Tasavvuf, Türkiye'de son yıllarda en çok ilgi gören konular arasında. Neredeyse belli başlı bütün yayınevlerinin tarih kitaplarının yanı sıra tasavvufî eserleri de bulunuyor. Toplumda ilginin bu kadar yükselmesine vesile olan, insanlarımıza yol yordam gösteren tasavvuf erbabı hocalarımızı unutmamak gerekiyor. Onların gayreti, aşkı, himmeti, çabası ve şevki olmasaydı bu güzel netice kolayca alınamazdı. İşte bu öncü isimlerden biri de Dr. Mustafa Tatcı Hocamızdır. H Yayınları'nda neşredilen kıymetli eserleri, merak ehlini aydınlatıyor. Sadık Yalsızuçanlar'ın "Açık Deniz" programı başta olmak üzere bir çok ekranda dinleyip fikirlerinden istifade ettiğim Tatcı Hoca, mütevazı kişiliği ile bir gönül insanı olarak toplumda sevilen ve sayılan bir şahsiyet. Bütün bu görünen ve görünmeyen nice hizmetleri dolayısıyla Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER) tarafından 2012 yılında Mustafa Tatcı Hoca'ya "Üstün Hizmet Ödülü" takdim edilmişti.
Klasik Türk edebiyatı ve tasavvuf edebiyatı sahasında pek çok kitabı bulunan yazarın birkaç eserini zikredelim: Niyazî-i Mısrî, Yûnus Emre Bibliyografyası, Şiir Burcunda Çocuk, Türk Edebiyatında Tasavvufî Rüya Tabirnameleri, Türk Edebiyatında Hû Şiirleri, Türk Edebiyatında Şathiye, Elmalı'nın Canları, Aziz Mahmûd Hüdayî Divanı, Tasavvufî Sorular ve Cevaplar, Üsküdarlı Nasûhî, Yûnus Emre Külliyatı, Dervişler Hüma Kuşu, Bir Erenin Söyledikleri.
Müellifimizin 2011 yılında neşredilen ve Seçil Ofset tarafından basılarak vatandaşlara ücretsiz hediye edilen Niyazî-i Mısrî'nin İzinde Limni'den Geliyorum kitabı, çok hoş bir hatıra ve seyahat kitabıdır. Tatcı Hocanın 2014 yılında basılmış iki eseri bulunuyor. İbrahim Özay ile birlikte yayıma hazırladıkları Niyazî-i Mısrî Dîvanı Şerhi ile yeni baskısı yapılan Yûnus Emre Yorumları isimli eser. Her ikisinde de gönül coğrafyamızın, mana aleminin bu şahsiyeti, etraflı biçimde ele alınıyor. "Sözbaşı"nda Mısrî şöyle tanıtılıyor:
"XVII. Asırda yaşayan Niyazî-i Mısrî, Halvetiye'nin 'Orta Kol' diye tanınan 'Ahmediyye-i Halvetiyye' kolunun devamı nitelinde olan 'Mısriyye' şubesinin kurucu pîridir. Coşkun ve cezbeli bir sûfî olan Mısrî, İslam tasavvuf tarihinin en renkli ve en önemlisi sîmalarından biridir. 1618'de Malatya'da doğmuş Diyarbakır, Mardin, Kerbela, Mısır, İstanbul, Elmalı, Uşak, Kütahya ve Bursa'da yaşamış, nihayet sürgüne gönderildiği Limnî'de 1694 senesinde vefat etmiştir. Kendileri Mısır'da öğrenim gördüğü için 'Mısrî' diye tanınmıştır."
Niyazi-i Mısrî'nin unutulmasına gönlü razı olmayan Mustafa Hoca, bu ermiş zatı yeniden hatırlatmak adına cansiperane gayretlerin içinde oldu. Bu üstün çabaları, hazırladığı eserlerde rahatlıkla fark edilebiliyor. Bilindiği gibi Niyazi-i Mısrî, Yunus Emre'den sonra ülkemizde ilahileri en çok bestelenen ve dinî manfillerde okunan şairlerimizdendir. Onun "Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a / Yolundan izin ayırma yalvar güzel Allah'a" diye başlayan bu ilahiyi duymayan yok sanırım. İlahinin bazı beyitlerini hatırlatmak isterim: "Her geceyi kaim ol her gündüzü saim ol / Hem zikr ile daim ol yalvar güzel Allah'a. / Bir gün bu gözün görmez hem kulağın işitmez / Bu Fırsat ele girmez yalvar güzel Allah'a. / Sağlığı ganîmet bil her sa'ati ni'met bil / Gizlice ibadet kıl yalvar güzel Allah'a / Ömrünü hiçe satma kendini oda yakma / Her şam u seher yatma yalvar güzel Allah'a. / Her vakt-i seherde bin lutfu gelir Allah'ın / Ol vakt uyanır kalbin yalvar güzel Allah'a / Allah'ın adın yad et can ile dili şad et / Bülbül gibi feryad et yalvar güzel Allah'a"
Mustafa Tatcı ruhuyla Niyazî-i Mısrî ise, gönlüyle de Yûnus Emre'dir. Bu iki tasavvuf büyüğünün yolundan gitmiş ve bu iki ışık adamı tanıtmayı adeta bir görev kabul etmiştir. Feyzle okunan Yûnus Emre Yorumları İşitin Ey Yarenler kitabı yüreği yanık insanları şad etmiştir. 800 sayfalık bu güzel ve kıymetli eserde yedi ana bölüm bulunuyor: Yûnus'un Menakıbı, İşidin Ey Yarenler, Aşk Bir Güneşe Benzer, Dervîşler Hüma Kuşu, Aşk İmamdır Bize, Ey Su Kandan Gelirsin?, Yûnus Emre ve Tasavvuf Üzerine. Mustafa Tatcı bu eserinde Yunus'un özge dünyasını, tahassüslerini okuyucuya açıyor. Yunus'un ilahilerini yorumlayan müellif, Türkmen dervişinin yolundan ve izinden giden şairleri bir araya getiriyor. Mesela günümüz aşığı Sadık Miskînî'nin nefesini yüreğimizde hissediyoruz: "Erenlere gönül verdim / Yola çevirdiler beni / Damla bile değil idim / Göle çevirdiler beni. / Tohumu döl eylediler / Dikeni gül eylediler / Yari bülbül eylediler / Güle çevirdiler beni / Serimi sevdaya saldım / Gah boşandım gahî doldum / Muhabbet arısı oldum / Bala çevirdiler beni / Miskînî'yi eğittiler / Dane dane öğüttüler / Dil bilmezdim öğrettiler / Dile çevirdiler beni"
H Yayınları: 0 216 532 33 13 www.hyayinlari.combilgi@hyayinlari.com