YAZARLAR

Tüm Yazıları Mustafa Tezcan

Çocuklar hayatın içinde olsun!

08.10.2018 00:02

Yarıyıl tatilinin ilk haftasıydı, işten eve dönerken çocuklar aradı. Seslerinde farklı bir coşku vardı. ‘Baba gelirken sucuk, kaşar, yumurta ve ekmek alır mısın?’. Tamam deyip telefonu kapattım ama her zaman ki gibi evin normal bir ihtiyacı olmasına rağmen isteyişleri farklı idi. Normal zamanlarda kapı zili çalınca açmak için birbirine bakan bizimkiler beni kapıda karşılayıp poşetleri alıp mutfağa koştular. Hayırlısı bakalım dedim içimden, pek normal bir durum değil ama. Kapıyı kapatıp bir şeyler ile uğraşmaya koyuldular. İçerden gürültüler, patırtılar, gülüşme sesleri, bazen tartışmalar...

Ama keyifli bir şeyler yaptıkları ortada...

35-40 dakika sonra bizi de mutfağa davet ettiler. Çok eğlendikleri her hallerinden belliydi. Bir şey başarmış olmanın verdiği coşku yüzlerinden okunuyordu. Mutfağa girip etrafa bakınca şok tabii ki. Savaş alanına dönmüş her yer. Tezgah, masa, halı batmış, tepki vermedim. Ne mi yapmışlar? Tost; sucuklu, yumurtalı, kaşarlı, baharatlı...

Sonra tostları yemeye başladık, fena değil, ilk denemeye göre gayet başarılı. Tostları yerken telefondan You Tube’dan bir video izlettiler. Tostçu Erol’un atom tost yapımı. Hem yedik, hem izledik, hem de güldük...

Çocuklar için tatilin en verimli ve en eğlenceli günü olduğunu fark ettim. Çünkü yeni bir şeyler öğrenmişlerdi. Tamam ama bunda ne var ki her gün okul da tonlarca yeni şey öğreniyorlar. Ama uygulamıyorlar. Aslında kendileri yaparak öğrendiler ve eğlendiler. Eğlenme ve öğrenme beraber gezen iki arkadaş aslında, onları yalnız çok göremezsiniz aslında. Yapılan hatalarda öğrenmeyi pekiştiriyor. Yanlış yapmak öğrenmenin doğasında var. Aksi halde doğruyu bulmak nasıl olacak ki! Elbette deneyerek, yanlış yaparak.

Asistanı çok sayıda deneyin ardından istenen sonuca bir türlü ulaşamayıp cesaretini yitirerek Edison’a geldiğinde o asistanına şu karşılığı vermiş ‘Yeni bir pil bulmak için 50 bin deney yaptım. Bu 50 bin olasılığın işlememesi harika bir sonuç.’

Peki çocuklar basit bir tost yaparken bile bu kadar eğlenip ve öğrenirken okullar niçin öğrencilere cazip ve eğlenceli gelmiyor? Çünkü hayata dair uygulama yok ya da çok az. Öğrenci işin içine tam giremiyor. Resim, müzik ve beden eğitimi dersleri neden çok seviliyor. Öğrendiğini anında uygulama var, öğrenci ders yapmıyor, dersi yaşıyor. İşte tüm mesele bu.

Bırakın çocuklar evde bari kırsın, döksün, batırsın, kirletsin, kirlensin...

Çocuklarımız ve onların gelecekleri eşyalardan daha kıymetli. Nasıl olsa 10 yıl sonra eşyalar zaten değişecek ama çocuklarımızın geleceğini değiştirme zamanı bir daha olmayacak.

Bırakın oynasınlar, eğlensinler! Mutlaka öğrenirler merak etmeyin!

Kendilerini, çevrelerini, diğer canlıları keşfetme şansı verelim!

Yanlış yapma fırsatı verelim!

Sokağa çıksınlar, üşüsünler, hasta olsunlar!

Sanal alemden çıkaralım onları gerçek hayatın içinde olsunlar!

Öne Çıkanlar

Yusuf Suresi hakkında her şey...

'Oylama Trump'ın koruyamayacağını gösteriyor'

'Korkuyorum!' demişti

ABD'nin etekleri tutuştu! Küstah tehdit

Dağdaki hain sayısı açıklandı!

Altuğ Verdi'nin kanı yerde kalmadı