Yenikapı'da "Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses" mitingine adam gibi toplandılar ve adam gibi dağıldılar… Milyonlar istenene uymuş, Yenikapı'ya sadece al bayraklarla gelmişler… Tek olumsuz bir hadise olmadan; imandan gelen edep, gerçek vatanseverlik, tüm çapulculuklardan uzak… Türk, Kürt ve gerçek vatanseverler; tek yürek, tek nefes, disiplinli Osmanlı akıncıları toplanmış sanki meydana… Hiç kimse incitilmeden, teröre lanet, şehitlere yakışır bir tavır ile sergilendi…
Vatanın bütünlüğüne ve al bayrağa güçlü nefes ve sesle sahip çıkıldı, zafer kazanılan meydanlar hatırlatılırcasına… En önemlisi de: Şehitler için Kur'an okundu, dua edildi… Meğer kemiklerimiz hasret kalmış; devletin kuran okutmasına, mukaddesata sahip çıkmasına… Özlediğimiz manzara bunlar; Erdoğan Beştepe'de olduğu gibi, meydanda da devlete şehitlerimiz için Kur'an okuttu ve dua ettirdi. Biz tek yürek, tek nefes olmaya ezelden sevdalıyız…
Geçtiğimiz günlerde Malatya'dan bir okurum Gül Hanım, mesaj atmış: "Hocam ben bir kürdüm. Vatanıma ihanet edenleri asla affedemiyorum ve şehitler için yüreğim kavruluyor" diyor. Zaten bu ülkenin üzerinde dalgalanan bayrak ve ruhlara beş kez hayat veren ezanlar imanlı Türkler ve Kürtlerin şuurlu vatanseverliğindendir… Her şeyde bir hayır var; PKK alçaklarının ve FETÖ örgütünün ihanetleri bu milletin gerçekleri görmesine vesile oldu... Yaşadığımız namertlikler ve kuduran PKK, kürdün gözünü Türkün gözünü açtı…
Şuursuzca, körü körüne sevmediğimiz, millete hizmetkar olan Erdoğan, bu sevgileri hak ettiği içindir ki milletin gönlünde yeri sarsılmadan devam ediyor... Sevilmeyen ekabir takımı ise düşünmezler: "Bu millet neden bizi sevmez?" diye… Saten sevilmek gibi bir endişeleri yok... Uzun yıllar millete soğuk bakmaktan kendi yüreklerini buz gibi etmişler…
Öfke anarşistlerinin, Erdoğan düşmanlığında, biraz da bu Erdoğan'nın sevilmesine karşı duydukları kıskançlıktır… Hani eşini sevmeyi beceremeyen çiftlerin mutlu çiftlere haince bakışları vardır ya, aynen bu ekabir takımının, çok sevilen Erdoğan üzerinde hain bakışları var… Keşke milleti ve değerlerimizi sevse idiniz çürük yerlere fokurdayan muhabbet yerine…
Bütün ihtiraslarını, kirli niyetlerini bir kenara bırakarak, muhalefetin böyle bir mitinge katılması elzemdi ve çok yapıcı bir duruş olurdu… Fakat bizde öyle şuur sahibi bir muhalefet olmadı. Varlıkları sadece ak parti ve Erdoğan düşmanlığı olanlar, böyle milli bir meselede yer almaları beklenemez. Ak Partinin ve Erdoğan'ın hedefi: Tüm ülkeye huzur, barış ve kalkınma sağlamak… Muhalefetin gelecek adına hedefi, millet için hayırlı planları olmadı ki hiç... İktidar düşüncesi ise akıllarının ucuna gelmeden, sadece Erdoğan düşmanlığına kilitlenmişler… Nefretleri artıyor millete yeni diriliş sağlayan lidere… Oysa bilmezler ki çoktan uzaklaşmaya başladılar vatandaşın gönlünden…
Ak Parti, parti olmaktan çıkmış, bir dava olmuştur; bayrağına, şehidine, dinine ve ezanına sahip çıkan… PKK'nın belini kırmış, şehidimizin intikamını almıştır. İyice temizleyeceğine ise güvenimiz tamdır... Bu dava, ülkemizi başı dik hale getirmiş ve getirmeye devam edecektir… Davutoğlu'ndan dileğimiz: Uyuşuk ve heyecanı olmayan, koltuk sevdası ya da başka amaçlar için siyasete girmiş olan birileri var ise şimdiden ayıklamasıdır… Eskide kaldı kişisel hülyalar ve menfaatler için siyasete girmek… Şimdi gecesi gündüzü hizmet aşkı olacak yiğitler lazım ve ancak yola onlar ile devam edilir... Bu milletin artık ruhsuz, heyecansız siyasilere karnı çoktan doydu; işte muhalefetin durumu ortada…
Sahi bir şey daha: Son devrin din mazlumları ve Bediüzzaman, bu alnı secde gören, vatan için mücadele eden cesur ve çalışkan devlet adamlarını görse idiler, başka hiçbir şey bu kadar o iman kahramanlarını sevindirmezdi… Zaten tüm çileyi ne için çekmişlerdi? Düşman olan arızalı Müslümanlar iyi düşünsün!