FARC; Marksist- Leninist çizgide, bilindik kelimelerle (eşitlik, özgürlük) bir çiftçi hareketi olarak doğdu. Oysa gerçek amacı, mevcut rejimi devirerek yeni bir hükümet kurmaktı. Zaten sonraları şiddet içerikli söylem ve eylemleri neticesinde ABD, Kanada ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak kabul edildi. Marksist görünümünün arkasında dünyanın en büyük kokain üreticileri arasında da yer alan FARC, her ne kadar bu iddiayı kabul etmese de kokainden yıllık 1 milyar dolar kazandığı istihbarat raporlarına yansımıştı.
FARC'ın bu şekilde günden güne büyümesi, kontrol edilemeyen bir hüviyete bürünmesine sebep oldu. Fakat uluslararası bazı klikler (silah ve uyuşturucu baronları), artık bölgede denetleyemeyeceği bir silahlı güç ve uyuşturucu ticareti istemiyordu. Kaldı ki Kolombiya'nın, ABD'nin "Güney Amerika'daki yeni İsrail'i" olarak görülmesi, konunun ciddiyetini daha da artırmıştı. O nedenle kendi politikalarına tam bağlı bir Kolombiya için istikrarın sağlanması tek yoldu. Ve biran önce barış sağlanmalıydı.
Kolombiya barışının arkası
İşte terörden bunalan Kolombiya ile FARC terör örgütünün barış görüşmeleri bu atmosferde başladı. Hatta ABD hükümeti tarafından 450 milyon dolarlık bir yardım bile alelacele onaylandı. Her şey yolunda giderken iddia o ki; Kolombiya'nın muadil ilaç satışına onay vererek, oldukça pahalı bir kanser ilacının fiyatını düşürmesiyle tüm büyü bozuldu. Ne alaka demeyin sakın. Çünkü dünyaca ünlü ilaç firması, sadece ürettiği bu ilaçtan yüz milyarca dolar kazanıyordu. Yani pasta en az uyuşturucu ve silah kadar büyük meblağlar içermekteydi.
Halk kabul etmedi
Neticede referanduma sunulan barış deklarasyonu; medya ve çıkar gruplarının baskısıyla halkın teveccühünü kazanamadı doğal olarak. ABD'nin 450 milyon dolar desteği de böylece askıya alındı. Fakat buna rağmen, Devlet Başkanı Santos'un mevcut ilaç politikasından geri adım atacak düzenlemelere göz kırpması, uluslararası popülaritesini kaybettirmeyecekti. Zaten bu tavrı sayesinde Nobel barış ödülüne de layık görüldü. Anlayacağınız her şey tamamen duygusaldı.
Nobel'in ardındaki gerçek
Aslında bu, küresel unsurların kalesi olan Norveç Nobel Komitesinin ilk icraatı değildi. Geçmişi bu şekilde sayısız örneklerle doluydu. Yanlış anlaşılmasın sakın! Ödülde gözümüz yok kesinlikle. Lakin her uluslararası organizasyonda olduğu gibi burada da siyasi ve ekonomik menfaatlerin söz konusu olduğu açıktı. Zaten Sn. Erdoğan, "Çünkü Nobel de siyasi. Nobel ödüllerinin nasıl verildiğini zaten çoğunuz biliyorsunuz. Sipariş üzerine Nobel ödülü veriliyor" diyerek bu kurumun menşeini de deşifre etmişti.
PKK hamisi Norveç
Ne garipti ki aynı Norveç, PKK/PYD'nin en bilindik hamilerinden de biriydi. Üstüne üstlük bundan sonra BM'nin terör örgütleri listesini dikkate alacağını ilan ederek aklımızla da alay ediyordu. Zira PKK; hem AB, hem NATO hem de BM Güvenlik Konseyi'nin terör örgütleri listesinde de bulunuyordu. Bu çerçevede aynı durumun ABD ve AB ülkeleri için de geçerli olduğunu söylersek abartmış olmayız. Çünkü terör örgütü saydıkları PKK'yı dolaylı / direk olarakdesteklemeleri, ayrıca ülkelerinde örgütün poster ve paçavralarının asıldığı organizasyonlara izin vermeleri bu açıdan manidardır. Takdir edersiniz ki düne kadar Devletimizi LAHEY ile tehdit edenlerin takındığı bu tavır, tamamen suç bastırmaktan başkada da bir şey değildir.
UCM'ye başvurmalıyız
Bu bağlamda;savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar ve saldırı suçlarına bakan Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) başvuru hakkımız doğmaktadır. Özellikle deDevletimiz, sözde "Ermeni Tasarısını" parlamentolarında onaylayan ülkelere karşı bu kartın kullanılmasını değerlendirmelidir. Örgütün elindeki patenti belli silahlar, yakalanan ajanların ifadeleri ve Avrupa ülkelerindeki faaliyetleri ise bu iddiamıza altlık teşkil edecektir. Tabi buna binaen AHİM ve LAHEY'in siyasi bir karar vermeyeceğini de kimse taahhüt edemez. Ama terörle mücadelenin uluslararası mahkemelere taşınması, elimize ciddi bir koz geçirecektir.
Bir Norveç atasözünde belirtildiği gibi "Yalan dörtnala gider, gerçek adım adım yürür, fakat gene de vaktinde yetişir".
Vesselam…