15 Temmuz'un üzerinden bir yıl geçti. Artık hayatımızın tam ortasına yerleşmiş bir 15 Temmuz ile birlikte yaşıyoruz.
O gün ne olup bittiğine dair akıllarında en küçük şüphe taşımayanlar, ülkeyi yaşanmaz hale getireceklerin kim olduğunu daha 15 Temmuz'un ilk dakikalarından itibaren bilenler aynı hassasiyetle ve teyakkuzda olarak yaşamaya devam ediyorlar.
Siz öyle bir hayat sürersiniz ki en son yaptığınız iş; "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz." dedirtir herkese. Şaşırtmaz insanları. Daha önce attığınız adımlar en son adımınızı pekiştirir. İşte 15 Temmuz'u hazırlayan ve uygulamaya koyan zihniyet de yaptıklarıyla zaten zihinlerde bir soru işareti olmayı başarmıştı.
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Sadece 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki FETÖ yayın organlarında çıkan yazılara, haberlere bakmak yeter. 15 Temmuz'a kadar ortaya koydukları resim ancak 15 Temmuz gibi bir ihaneti meydana getirebilirdi. Bunu da yapmaya çalıştılar.
Bugün olan durum şu; 15 Temmuz; bir milletin yeniden istiklal mücadelesine giriştiği tarihin adıdır ve buna şeksiz, şüphesiz inananlar "Ben de nöbetteyim." diyerek durdukları yeri işaret ediyorlar.
Kafasında "Asıl darbe 20 Temmuz'daydı, 15 Temmuz kontrollü darbeydi." düşüncesi olanlar yürümeye devam ediyorlar. Kimin için, ne için yürüdüğü belli olmayan bir kalabalık halinde yürüyorlar hem de.
Yürüyüş ilerledikçe yürüyüşe katılan isimler tam seyirlik olmaya başladı.
Terör suçundan tutuklanıp hasta olduğu için serbest bırakılan ve şimdi 40 derece sıcakta gayet sağlıklı bir şekilde yürüyen belediye başkanı,
Devlete milyonlarca lira telefon faturası ödeten vekil,
Aldığı maaş ile rezidanslar biriktiren vekil,
Gezi olaylarında devleti milyonlarca lira zarara uğratan, ülkenin birliğine dirliğine kast eden gençleri cici çocuk olarak görüp onların safında bulunmaktan en küçük rahatsızlık duymayan hoca,
Belediye başkanlığı döneminde genelevler açmasıyla zihinlerde yer eden eski bir başkan,
Terör suçundan ceza almış vekiller,
Gizli ve açık FETÖcüler,
Her fırsatta ülkeyi bölmek isteyenlerin ekmeğine yağ süren sözüm ona sanatçılar ve daha nice bu ülkenin lehine parmağını dahi oynatmayı bırakın ülke aleyhine her türlü faaliyette yer almış kişiler var adalet yürüyüşünde.
Şimdi bunların istediği adaletin kimin için ne için olacağına nasıl inanmamızı, bu yürüyüşün masum bir adalet yürüyüşü olduğuna kanaat getirmemizi bekleyebilirler ki…
Enis Berberoğlu'ndan önce hapis yatan CHP vekilleri de vardı. Kendi mantıklarına göre yapılan adaletsizlikler de olmuştur kesin. Bunlar olup biterken kılını dahi kıpırdatmayanların 15 Temmuz'un yıldönümünde böyle bir işe kalkışmalarını masum bir yürüyüş olarak görmemizi beklemesinler.
Nöbetteyiz. Sadece 15 Temmuzlarda değil her zaman nöbetteyiz artık. Ülkemizin birliğine, dirliğine kast etmeyi düşünenler var oldukça bizim nöbetimiz bitmez. Yüzyıllar boyunca şehit kanlarıyla sulanan bu topraklar için, mevzu vatan olduğunda gözünü kırpmadan kendini meydana atan aziz milletimiz için nöbetteyiz.
"Bırak bozuk saatler yalan yanlış işlesin" dediği gibi Arif Nihat Asya'nın bozuk saatler yanlışı göstermekte ısrar ederken biz doğru olduğunu bildiğimizin yanında durmaya devam edeceğiz.