YAZARLAR

Tüm Yazıları Nurettin Şimşek

Merhamet…

13.09.2018 00:03

‘‘Merhamet masum olduğu için her kalbe misafir olmaz’’ der İbn-i Haldun. Merhamet fukarası insanoğlu. İnsanlığın geçirdiği tüm trajediler merhamet noksanlığının ürünü. Kendi evladı için dünyaları yıkabilecek olan insan, nasıl da insanlık için zehir yüklü bir akrebe dönüşebiliyor. İnsana bir şeyler olmuş ki insanlık can çekişen bir deli danaya benzemiş. Merhamet tüketile tüketile iyi olunamıyor bir türlü, her türlü içinden çıkılmaz bir karambol, bu hâl ne an narkozlanmış. Neredeyse normal bir insan görme hasretinde insan, normal insan görülebildiğinde, normal insan görmenin hayretinde insan. Öfke, acı ve acımasızlık nasıl de en sık kullanılan sıfatlar. Herkes herkesi suçlarken, kimse neden dönüp bakamaz kendinden kendine.

Uzun zamandır yazmıyordum. Susmuş ve suskun kala kalmıştı benden ötede benlik. İnsanlığa, insana, doğal olarak kendime bile uzun uzun bakakalmış, dura kalmıştım. Ölüm nasıl da sıradanlaşan, sevgi seli vardı eskilerden, duygunun esiri olunduğu görülürdü de lakin artık tastamam eşyanın ve kibrin esaretinde âdemoğlu, akıl, akıl almaz bir halde, seccadeler gözyaşı hasretinde, kürsüler adalet ve sevgi beklentisinde. Herkes her şeyi bilir iken, herkes neden bu kadar bir keskin bilinmez. Eskiden aşk şiirleri elden ele dolaşılır iken, artık her mısrada intikam ve ihtiras imaları. Zaman ve zemin artık aşka yabancı. Aşk demişken, neden artık bozuk para niyetine. Teşekkürü kalbiyle söylerdi insanlar, artık dil bile samimiyetsizliğe isyanda. Bütün, bütün bunlar merhamet noksanlığından.

İnsan nasıl da aslına acımasız. Dile kolay, yüz binlerce çocuk bir hiç uğruna bedenleri tarumar edilircesine öldürülüyor, kaç milyon insan yerinden yurdundan anasından evladından töresinden bahtından tahtından suyundan yanından hatıralarından yöresinden nasıl da tecrit ediliyor, bin yıllık medeniyetler yakılıp yıkılıyor, tarih olabildiğine ve alabildiğine yok sayılıyor, nedir ve nasıldır bu hâl. İnsan nasıl ve ne asıl bu biçim gerçeklere sırt çevirebiliyor.

Tebessümler niye bu kadar sahte. Bir gönül samimiyetle ve hararetle ne an okşanır. Çiçeklerin sulanışı hangi anının kırıntısı. Beton ucubeler huzur hanesine dönüşür mü a gönül. Serin rüzgârlar saçları dalgalandırmayalı kaç dem geçti. Gibiler uzun uzadıya, benzetmeler hiçbir zaman bu kadar kuru ve kısır olmamıştı. Hayret! Hayret! Merhametin uzaklığına bin hayret.

Kitap okumayan bir topluma dönüşümüz, kadir kıymet bilmeyen bir nesil, aşkı tomar tomar alabileceğini düşünme zehri, alabilme hikâyeciliği hayalciliği, kalbin hükmüne sığınamayışın sağanak günahındayız.

İnsan, merhameti kaybedeli dinin yarısını kaybetmiş olabilir mi. Sorular geliyor işte, deli sorular. Cevapsız sualler. Sorular sert ve soğuk. Hangi cümleye sığınmalı. Hangi kıvılcım yeni bir çareye sebep olabilir. Hangi dert hangi dermanla neşelenebilir. Güneş elbet vazifeye mukadder, ya merhamet nerede kayıp. Ruhlara özlem var, merhamet kayıp iken. Ruha iltica var, aşkımızın namıdır rahmet, bir merhamet salgını gerek nur dolu, nur, Nuran…

 

 

 

 

Öne Çıkanlar

Mevlid Kandili hangi gün? Mevlid Kandili'nde hangi ibadetler yapılmalı? (Kutlu Doğum)

Milat Gazetesi 1. Sayfa

Yitik kadınlar kendini bulsun diye!

CHP'den bayrağı devraldı

Türkiye karanlık planları bozdu!

Bakan Soylu açıkladı!