Türk tarihi, Osmanlı mirası ve Türklerin İslam’la ilişkisi bilhassa son yıllarda en çok tartışılan konular arasında yer alıyor. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Osmanlı tarihiyle koparılmak istenen bağ, Türk devlet geleneğinin sürekliliği, dilin tarihsel gelişimi ve kültürel kimliğin oluşumu üzerine bir kimlik karmaşası ortaya çıkardı. Bilhassa siyasi olarak bazı çevreler sosyal medya aracılığıyla Türklüğü İslam’dan ayırma, Türklerin şaman olduğuna, Osmanlı Devleti’nin de Türklükten kopuk hatta Türklüğe düşman olduğuna dair yalan söylemlerle gençlerin zihnini bulandırmaya çalışıyor. Kendini “Tengrici” diyen tanımlayan dinsiz Türkçülük, gençlerimizi hedef alıyor. “Terörsüz Türkiye” hedefiyle 50 yıllık terör belası son bulma sürecinde iken ırkçı ve dinsiz provokasyonların arkasında İsrail gizli servisi Mossad ve emperyalist ülkelerin olduğu ortaya çıktı. MİT’in son yıllarda gerçekleştirdiği operasyonlar, bu casusluk ve etki ajanlığı odaklarını tek tek gün yüzüne çıkardı. Türk Tarihi Uzmanı, Akademisyen Prof. Dr. Ahmet Taşağıl Milat’a değerlendirdi.
"Osmanlı bir Türk Devletiydi"
Osmanlı’nın her şeyiyle bir Türk Devleti olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, “Osmanlı Türk’tü ve şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devleti’nin devamıdır. Sonuçta biz Osmanlı torunuyuz. Ayrıca Türklerin dini Şamanizm değildi. Türkler, İslamiyet’e girerek en az bin yıldır hatta daha da fazla İslam’a önemli hizmetlerde bulundular, bulunmaya da devam ediyorlar” dedi.
"Irkçılar Türkleri bölmek istiyor"
Türkiye’de dış kaynaklı bazı grupların Türk tarihini kirletmek ve abartarak yolundan çıkarmak gibi bir misyonları olduğunu belirten Taşağıl, “Arkasında dış güçler olan birileri Türkleri bölmek istiyor. Irkçılık son derece tehlikeli ve toplumlar için zararlıdır. Bu büyük problemin önüne geçilmesi gerekiyor. Zaman zaman tarihçiyim diyen ve akademik unvan taşıyan kişiler de bu gruplara katılıyor. Noel Baba’yı da Türkleştirmek için Nardugan bayramını uydurdular. Bunun gerçek olmadığını ilk söyleyen benim” diye konuştu.
"Bu millet İslam'dan koparılamaz"
Tarih boyunca Türklerin ırkçılık yapmadığını kaydeden Taşağıl, “Gerçek Türklerin İslam’la bir derdi olmadığı gibi bünyesinde bulunan diğer milletlerde de bir derdi yoktu. Dört bin kilometre akan bir ırmak gibi düşünün; başka ırmakların da katılımıyla Türkler günümüze zengin bir şekilde ulaştı. Türkleri İslam’dan koparmak mümkün değildir. Balkanlarda Türk demek Müslüman demektir. Geçmişten günümüze kadar gelen o bütüncül yaklaşımı model olarak geliştirebilirsek bu problemler ortadan kalkar. Kafatasçı ırkçılığın hiçbir millete hiçbir faydası yok” ifadelerini kullandı.
"Kılıç zoruyla Müslüman olmadık"
Türklerin kılıç zoruyla Müslüman olmadığına dikkat çeken Taşağıl sözlerini şöyle noktaladı: “Dış kaynaklı kafatasçı ırkçı grubun iddia ettiği gibi Talkan savaşında öldürülenler Türk değildi. Türkler zorla Müslüman olmadı. Kendi istekleriyle İslam’ı seçtiler. Halk arasında Osmanlıca olarak telaffuz edilen Osmanlı Türkçesi de Türkçe’dir. Yapısı içerisinde Arapça ve Farsça fazlaydı. Daha sonra da dilimizde Batı dillerinden gelen kelimeler fazlalaştı. Türkiye Türkçesi, Osmanlı Türkçesinin devamıdır.”