Paralel Terör Malezya'da.

0

Paralel kuklalar ülkemiz aleyhine Malezya'da uzun zamandır devamettirdikleri lobi faaliyetlerini artık hiç kimseden çekinmeden arsızca yapmaya başladılar.

Hizmet ettikleri şer güçlere sonsuz bir bağlılıkla ülkemizi ve milli değerlerimizi hedef almış durumdalar.

Yüzsüzce gelip Uluslararası İslam Üniversitesi'nde konferans vererek hem üniversitenin Rektörüne hem de üniversitemizin değerli bilim adamlarına hakaretler etmekten de çekinmediler.

Bu derece arsız olabildiklerine göre güvendikleri büyük bir güç olmalı. Kendi şakirtlerini uyuşturdukları gibi başkalarını da uyuşturmak için her yöntemi kullanıyorlar.

Bunlardan Malezyalı'lar da çok rahatsız. Fakat yalanlarını süsleyerek anlattıkları için kimse birşey yapamıyor. Rektör hanım hayır dese, bir üst makamı devreye sokup yine yapacaklarını yapabiliyorlar; bir üst makam hayır dese Kral'ı (Sultan) özel hediyeleri ve yalanları ile kandırırp yine istediklerine ulaşabiliyorlar.

Bu yüzden Dışişlerinin, Konsoloslukların ve Büyükelçiliklerin üzerine çok ciddi sorumluluklar düşüyor. Bunların ihanetleri takip edilip, gerçek yüzleri samimi insanlara anlatılmalıdır.

Tarihin görmediği katmerli münafık tiplemesi, "Diriliş" filmindeki tapınakçıların daha profesyonel versiyonu bunlar. Kur'an ile sünnet ile müslümanları kandırmaya çalışan eğitimli münafık tiplemeleri.

Görevlerini tam anlamıyla profesyonelce yapıyorlar, aldıkları yeşil ve sarı paraların hakkını çok iyi veriyorlar.

Geçen hafta Malezya'nın en iyi düşünce enstitüsü olan International Institute of Advanced Islamic Studies (IAIS)'de bir konferans düzenlediler. Ben İspanya'da olduğum için onların yalanlarına cevap verme imkanım olmamıştı maalesef.

Perşembe günü de Malezya İslam Üniversitesinde bir konferans daha düzenlediler. Yine Dünya Helal Zirvesi'ndeki özel moderatörlük görevlerimden dolayı da bu Paralel yapının koferansına katılıp yalanlarını yüzlerine vurma fırsatını bulamamıştım.

Konferansa katılan öğrencilerden biri konferansın kaydını bana getirdi. İhaneti apaçık dinledim ve bu hainler için ne dense, ne yapılsa az gelir. Konuşma baştan sona tamamen Türkleri, Osmanlı'dan başlayarak günümüze kadar kötülemek. Şu anda AK Parti hükümetinin icraatlerini her yönden yalanlarla süsleyerek kötü göstermek. Böylesi çirkin bir ihanetin tarih boyunca bu derece profesyoneli hiç bir zaman görülmemiştir.

İhsan Yılmaz diye biri yapıyor bu ihanetleri. Konferansın başlığı "Democratic Transitions in Contemporary Middle East after the Arab Spring" olmasına rağmen konuştuğu tek şey Türkiye'yi teröristlerle işbirliği yapan bir ülke olarak göstermek ve devletimizin bütün icraatlarını kötülemek. Ülkemizin prestijini yok edici yalanlar söylemek.

Bu eğitimli kişi, açmış ağzını yummuş gözünü, ülkemizi terörist ilan ettirmek için uğraşmış. Ahmet Davutoğlu gibi, Yusuf Ziya Özcan gibi, Sabri Orman gibi hocalarımızın başbakan ve rektörler olmalarından dolayı artık bu İslam üniversitesinin bilim adamı değil, terörist yetiştirdiği iftirasını atmaktan bile çekinmemiş.

Yahu bu nebiçim satılmışlıktır, insan kendi ülkesini, kendi milletini, kendi dinini, kendi değerlerini, kendi şerefini satar mı böyle üç kuruşluk dünya menfaatine? Nasıl bir beyin yıkama eğitiminden geçirildiniz ki bütün güzel değerlere düşman olabildiniz bu derece?

Bu şer güçler, Kabil'in yolunu temsil edenler, kendi menfaatleri için hem dinlerini, hem insanlıklarını hem de şereflerini satmaktan bir an geri durmayacak maskeli teröristlerdir.

Habil'in yolunu temsil edenler de en az bu Kabil'in yolunda olanlar kadar çalışma sorumluluğunun bilincinde olmalıdır. Bu Allah'ın iyiler üzerindeki hakkıdır. "Siz en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder kötülükten de sakındırırsınız" buyurarak misyon da apaçık bildirilmiştir.

Kabil'in yolunu takip eden Fetullah Gülen başlı bu Pensilvanya hareketine karşı, iyiler, Habil taraftarları, birlikte hareket etmelidir.

Allah bu şer güç içindeki saf hizmetkarlara akıl, fikir versin de uyuşturuldukları hipnotizmadan uyansınlar. Gözlerinin önündeki perdeler kaldırılsın ki, kime hizmet ettiklerini görebilsinler.

Saflık kişiyi kurtarmaz. Mü'min feraset sahibi olur.