Sahabe öğrendiği yeni ayet ve hadisleri bir taraftan kavrıyor ve hayatına geçiriyor, diğer taraftan da çevresine ve bir sonraki nesle aktarıyordu.
Hatta hadislerin kalıcı olmasını sağlamak amacıyla bunları yazanlar da olmuştur.
Peygamber Efendimiz, sağlığındayken hadislerin yazılmasına pek sıcak bakmamıştır.
Bunun en birinci sebebi, ayetlerle hadislerin karışma ihtimali idi.
İkinci sebep: Hadise önem verilip Kur'anın ikinci plana atmaları tehlikesi.
Üçüncü sebep: Okuma yazmayı iyi derecede bilenlerin azlığı, hatalı yazma ihtimali.
Dördüncü sebep: Sözlü kültürün yaygınlığı ve isteyenin kolayca bilgilenebilmesi.
Bu sebeple Allah Resulünün hadis yazmak için izin verdiği sahabeler sınırlıdır. Hatta bazılarını bu işten men etmiştir. Ancak ayet ve hadis metinlerinin, anlaşmaların, davet mektuplarının, bazı hutbe ve nasihatlerin, siyasi vesikaların, ahkam içeren kısa ifadelerin varlığı bilinmektedir. Ki bunların hepsi hadis kategorisindedir.
…
Peygamber Efendimiz hayattayken sorun yoktu.
Sonrasında, sahabeler birbirinden soruyorlardı meseleleri, aktarıyorlardı.
İlk halife ama özellikle de Hz. Ömer döneminde kolayca hadis aktaramıyordu.
Sebep: Hadisi yanlış aktarma korkusu, hassasiyet…
Dört halife, Abdullah b. Ömer, Zübeyir b. Avam, Zeyd b. Erkam, hadisleri lafzen rivayet etmeye çalışıyor, mana rivayetinden sakınıyorlardı. Fakat Hz. Aişe, Enes b. Malik, Abdullah b. Mesud, Ebu Said el-Hudri, Ebu Hureyre mana ile rivayet ediyorlardı. Hz. Ömer şahid istiyordu. Güvensizlik değil, tedbir amacıyla. İnsanların, Kur'an'dan önce hadis almasını uygun görmüyordu, haklı olarak.Hz. Ali yemin ettiriyordu.Hz. Aişe rivayeti nakleden kişiden, uzun bir zaman sonra tekrar soruyor, aynı şekilde aktarırsa, kabul ediyordu.
Bir anlamda isnadın temelini atılmıştı.
Sahabelerin vefatı, art niyetli kişilerin hadis uydurması, ashabı da değiştirdi.
Talebeleri, bolca hadis aldılar, kağıt bulamayınca, duvarlara hatta elbiselerine bile yazıyorlardı.
Bu dönemde bazı sahabeler hadis yazmış, yazdırmışlardır. Birbirlerinden hadis müzakeresi yapmışlardır. Ebu Hureyre, talebesi Hemmam b. Münebbih'e hadis yazdırmıştır. Abdullah b. Amr b. As: Sahifetü's- Sadıka' bin hadis derledi ki Müsned'de yer alıyor. Yazmak için Resûlullah (sav)'tan özel izin almıştı. Cabir b. Abdullah (ö.78) Hacla ilgili bir risale yazmış, hadisleri toplamıştır. Muğire b. Şube, Muaviye'nin isteği üzerine, derlediği bazı hadisleri ona göndermiştir.
Ali b. Ebi Talip, Sad b. Ubade, Abdullah b. Abbas, Muaz b. Cebel, Semüre b. Cündep, Enes b. Malik, Abdullah b. Ömer ve Abdullah b. Abbas yaz(dır)mıştır.
Ashap; Mekke, Medine, Şam, Kûfe, Basra, Mısır ve daha pek çok merkezde, binlerce, on binlerce insana hadis öğrettiler.
Hz. Peygamber'in vefatından sonra hadisler sahabe tarafından tabiine, onlardan da etbeütabiine ve kitaplara geçmiştir. Ancak çok dikkatli ve titiz idiler. "Kim bana alan isnad ederse cehennemdeki yerini hazırlasın." (Buhari, İlim) Bu hadis caydırıcı olmuştur.
Ve istekliydiler: "Benden bir şey işitip de onu işittiği şekilde başkasına ulaştıran kimsenin (Kıyamet günü) Allah yüzünü taze kılsın. (ağartsın) Zira kendisine ulaştırılan öyleleri vardır ki, bizzat işitenden daha iyi kavrar." (Tirmizi- K.Sitte, 11/509)
Bu dönemde hadislerin tamamını bir araya getirme çabaları arttı.
Hadis rivayeti için koşturanlar, önceki döneme göre çok fazlaydı.
Said b. Museyyeb, Said b. Cübeyr, İbniŞihab es-Zühri en çok yazanları…
Rihle denilen hadis öğrenmek için meşakkatli yolculuklar başladı. Talebü'l-Hadis: Sünnetin İzinde Tükenen Ömürler…Böylece tedvin; hadisleri bir araya getirmek, toplama ve tasnif: gruplandırma, sınıflara ayırma dönemi başladı.
- 1. Asırda Ömer b. Abdulaziz, sahabelerin, alimlerin vefatı üzerine, valilere genelge yayınlar: "Resûlullah (sav)'ın tüm hadislerini toplayın, derleyin." Bu konuda ilk çalışmalara başlayan İbn-i Şihab ez-Zührî'dir. (ö.124), Said b. Cübeyr, Said b. el-Müseyyeb, Şube b. Haccac önemli hizmetler yapmıştır.Tedvinin başlamasıyla başlayan süreçte, ilk asırda hadis derleyen muhaddis sayısı 400'dür.Cüreyc (ö.150), Süfyan-ı Servi (ö.161), Abdullah b. Mübarek (181), Hammad b. Seleme (ö.167) bu anlamda çalışmalar yapan öncülerdir. Yemenli Mamer b. Raşid'in el-Cami'si (1600 hadis) ve Rebi' b. Habip el-Basri'nin (1000 hadis) el-Camiü'l-Hadis'i, İmam Malik'in Muvatta'ı bu anlamda yazılan ilk kaynaklardandır.
Özetle; Allah Resulünün teşviki, sahabenin bu konudaki aşkı, mescitlerde, evlerde, İslam beldelerinde kurulan ilim meclisleri, Hz. Muhammed'in mübarek eşleri, değişik bölgelere gönderilen elçiler, Medine'ye İslam'ı öğrenmeye gelenler ve daha pek çok yolla hadis-i şerifler bizlere ulaşmıştır.