Peygamber Efendimizin 3 erkek Çocuğu ve 4 kız Çocuğu olmak üzere 7 tane çocuğu olmuştur. Sadece Hazreti Fatima Peygamber Efendimizden sonra, diğer 6 tane çocuğu Peygamberimizden önce vefat etmişlerdir. Peygamber Efendimiz'in yedinci çocuğu olan Hz. İbrahim ne zaman ve nasıl vefat etti? İşte detaylar...
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Mısırlı Hazret-i Mariye'den İbrahîm adında bir oğlu dünyaya gelmişti. Hazret-i İbrahîm, Tebük dönüşü hastalandı ve bir müddet sonra vefat etti. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- buna çok üzüldüler. Mübarek gözlerinden sessiz sessiz merhamet damlaları döküldü. Şöyle buyurdular:
"Göz ağlar, kalp de mahzûn olur, ancak biz Rabbimiz'in razı olacağı sözden başkasını söylemeyiz! Vallahi ey İbrahîm! Biz senin firakınla çok mahzûnuz!" buyurdu. (Buharî, Cenaiz, 44; İbn-i Sa'd, I, 138)
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir taş getirilmesini emretti ve onu kabrin başına dikti. Hazret-i İbrahîm'in kabri böylece bir alametle belirlendi. Kabrinin üzerine ilk defa su serpilen de o oldu.
Bu sırada güneş tutulmuştu. Ashabdan bazıları, bunu bir cahiliye adeti olarak Hazret-i İbrahîm'in vefatına bağladılar. Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ise hadise esnasında iki rekat namaz kıldı ve ashabın bu düşüncelerini tasvîb etmediğini bildirerek:
"Güneş ve Ay Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Bunlar hiç kimsenin ne ölümünden ne de hayatından dolayı tutulur. Ay ve Güneş tutulması görünce Allah'ı zikre koyulun ve namaz kılın!" buyurdular.[(Nesaî, Kusûf, 14)
NECAŞİ'NİN (R.A.) VEFATI
Receb ayı içinde iken, Habeş Necaşîsi vefat etti. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-, arada deniz bulunduğu ve karadan da günlerce gidilecek mesafe olduğu halde Necaşî'nin vefatını hemen o gün ashabına haber verdi ve:
"–Uzak bir beldede ölen kardeşinizin cenaze namazını kılınız!" buyurdu.
Sahabîler:
"−Ya Rasûlallah! Kimdir o?" diye sorduklarında, Fahr-i Kainat -sallallahu aleyhi ve sellem-:
"–Necaşî Ashama'dır! Bugün Allah'ın salih kulu Ashama öldü! Kardeşiniz için Allah'tan mağfiret dileyiniz!" buyurdu ve gıyabî cenaze namazı kıldırdı. (Müslim, Cenaiz, 62-68; Ahmed, III, 319; IV, 7)
Sonradan Necaşî'nin gerçekten tam da Allah Rasûlü'nün haber verdiği gün vefat ettiği öğrenildi.
ÜMMÜ GÜLSÜM'ÜN (R.A.) VEFATI
Şaban ayında da Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in mübarek kızları, Hazret-i Osman -radıyallahu anh-'ın da zevce-i muhteremeleri olan Ümmü Gülsüm -radıyallahu anha- rahmet-i Rahman'a kavuştu.
PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN NAMAZINI KILDIĞI MÜNAFIK
Tebük Seferi'nden iki ay kadar sonra, yani Zilkade ayında münafıkların reisi Abdullah bin Übey'in fitne ve fesat dolu hayatı nihayete erdi. Onun ölümüyle münafık hareketin temeli sarsıldı ve geride kalan diğer münafıkların ekseriyeti, tevbe ederek hakîkî Müslümanlardan oldular.
O ölünce, oğlu Abdullah, babasının vasiyeti üzerine Allah Rasûlü'ne gelip:
"–Ya Rasûlallah! Abdullah bin Übey öldü. Gömleğini ver de ona kefen yapayım. Cenaze namazını kıl ve onun için istiğfar ediver!" dedi.
Peygamber -aleyhissalatü vesselam- sırtından gömleğini çıkarıp ona verdi, hazırlanınca da namazını kıldırdı. Bunun üzerine şu ayet-i kerîme nazil oldu:
"Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar, Allah'ı ve peygamberini inkar ettiler, fasık olarak öldüler." (et-Tevbe, 84) (Buharî, Cenaiz, 23; İbn-i Mace, Cenaiz, 31)
Fahr-i Kainat -sallallahu aleyhi ve sellem-'e niçin böyle yaptığı sorulunca:
"–Gömleğim ve onun üzerine kıldığım namazım, onu Allah'tan gelecek azaba karşı korumaz! Fakat ben bu sayede onun kavminden bin kişinin Müslüman olmasını umuyorum." buyurdu.
Nitekim Abdullah bin Übey'in böyle Allah Rasûlü'nün gömleğinden ve üzerine kılacağı namazdan şifa ve şefaat dilemiş olduğunu gören Hazreclilerden bin kişi, müşrikliği bırakarak Müslüman oldular.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa 2, Erkam Yayınları