Peygamberimiz kritik zamanlarda korkutucu Şakaları yasaklamıştır

0

Hicretin beşinci yılındaydı. Mekkeli müşriklerin Müslümanlar üzerine yürüdüğü haberi duyulmuştu. Peygamberimiz, derhal şehrin dışına derin ve geniş hendekler kazdırmaya başladı. Düşmanın şehre girmesi böylece önlenecekti. Hendek kazma işinde, bazı yetişkin çocukların da çalışmalarına müsaade edilmişti.

Zeyd bin Sabit, o sıralar on beş yaşında bulunuyordu. Hendek kazma işinde canla başla çalışıyor, mücahitlere yardım ediyordu. Bir ara yorgunluktan gözlerini uyku bürüyüp uyuyakaldı. Kalkanı, oku, yayı ve kılıcı yanında duruyordu. Birlikte çalıştığı Müslümanlar, onu o halde bırakıp hendeği dolaşmaya çıktılar. Bu sırada ashaptan Umare adında çok şakacı bir zat, Zeyd'in uyuduğunu görünce, onun yanına vardı, silahlarını alarak sakladı.

Zeyd uyandığında, silahlarını yanında bulamadı. Heyecanlanıp telaşlandı. Kendini bir korku kapladı.

Peygamberimiz, Zeyd'in silahlarını kaybettiğini işitince, onu yanına çağırdı.

– Ey uykucu! Sen uyuyakaldın, silahlarını da kaybettin ha, diye takıldı.

Sonra ashabına dönerek:

– Bu çocuğun silahlarının nerede olduğunu kim biliyor? Diye sordu.

Şakacı Umare ileriye atıldı:

– Ya Resûlallah! Silahlarını ben almıştım... Benim yanımda, dedi.

Peygamberimiz:

– Silahlarını ona geri ver.. Buyurdu. Ve ondan sonra, Müslümanın Müslümana kritik günler yaşanırken telaş ve korku verici şakalar yapmasını yasakladı.