Dışarıda usul usul kar yağdı bu hafta. Bense pencere kenarında bekledim durdum sabaha kadar. Kar yağıyor ve yüreğimde ince bir sızı, Suriye sınırında ölen bebekler. Her bebek dünyaya gelirken güvenli ve sıcacık bir kucakta büHer bebek dünyaya gelirken güvenli ve sıcacık bir kucakta büyümeyi umut eder. Allah böyle programlamıştır bir bebeğin varolma ve gelişme sürecini. Bebek başkasına bağımlı doğar ve zaman içinde bağımlılığı bağımsızlığa doğru evrilir. Bebeklikten çıkıpta, çocukluğa doğru adım attıkça yürümeye sonra da koşmaya başlar. Her bebek, çocukluğa geçme sürecinde aynı gelişim öyküsü içerisinde hayatını sürdürmeye devam eder. Fakat bazen bu durum bazı nedenlerden dolayı sekteye uğrar. Neden mi?
Pi'nin hayatı bu nedenleri çok güzel açıklar. Oskar ödülü almış Ang Lee'nin yönetmenliğini yaptığı sıra dışı şiirsel bir öyküyü anlatan "Pi'nin Hayatı"isimli film beni çok etkilemiştir. Bir insanın zor durumda kaldığı zaman diliminde hayat mücadelesi için nasıl bir çaba gösterdiğini anlatmaktadır. Kısacası Hindistan'dan Kanada'ya giden bir yük gemisi içerisinde yolculuk eden bütün canlılarla birlikte trajik bir şekilde batar. Bir can kurtaran filikası , uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayanlız kalır. Sandalın hayatta kalan mürettebatı ise bir Sırtlan, kırık bacaklı bir zebra,bir orangutan,Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında bir çocuktan oluşmaktadır. Filmin ilerleyen zaman dilimi içerisinde, filikada ki sırtlan orangutan ve zebrayı ısırarak öldürür. Daha sonra Richard Parker adındaki Bengay kaplanı da Sırtlanı öldürür. Pi bir Bengay kaplanı ile okyanusun orta yerinde başbaşa kalır ve o kaplanla önce mücadele etmeyi öğrenir. Sonra da kaplanı ehlileştirerek, onunla yaşamayı ve dost olmayı öğrenir. Fakat onun bir kaplan olduğubu asla unutmaz. Kaplandan öyle çok korkmaktadır ki, bu korku onu hayatta kalmaya zorlar.
Pi'nin hayatı bana göre metaforlarla dolu bir filmdir. Bu yüzden de çok etkileyicidir. Hayatın her zaman diliminde ve dünya'nın her yerinde Pi'nin bulunduğu filikadaki hayvanların özelliklerini taşıyan insanlar var olmuştur. Kimisi sırtlan gibi acımasız ve arkadan vuran, kimisi kaplan gibi ürkütücü ve saldırgan, kimisi orangutan gibi yumuşak huylu ve anaç, kimi ise zebra gibi edilgen ve ne denirse onu yapan... Bir de Pİ var elbette, hayatı farklı bir yerden ele alan. Bunca zorluğa rağmen hayatı yaşanılası kılan bir maceranın içinde kendisini buluverir. Acımasız bir kaplan ve sırtlanın ancak ehlileştirildiği veya parmaklıklar ardında yaşadığı takdirde hayat güvenle sürdürülebilmektedir. Etrafımızda sırtlan gibi, kaplan gibi başka hayvanların canına, malına, inancına, varoluş anlamlarına kastederek yaşayan insanlar vardır. Birde orangutan gibi, zebra gibi canına kastedilen insanlar da vardır; hani şu ötelenen, istenmeyen, varlığı reddedilen, inancına saygı gösterilmeyen....