YAZARLAR

Tüm Yazıları Prof. Dr. Abdulhakim Koçin

Haklı olmak her zaman yeterli mi?

11.02.2019 00:11

Adaletin olduğu bir dünyada “haklı olmak”, güven içinde ve huzurlu yaşamak için yeterli olabilir. Ne var ki, günümüz dünyasında bunun tek başına bir kıymeti yoktur. İnsan gibi yaşamak, zillete düşmemek, mağdur olmamak, ezilmemek, çiğnenmemek, güven içinde olmak, özgür ve huzurlu yaşamak, ailemizi, vatanımızı, maddi ve manevi değerlerimizi korumak için haklı olmanın yanı sıra güçlü ve başarılı olmak zorundayız. Şiirlerinde zulüm, adaletsizlik ve haksızlık gibi konuları işleyen Ziya Paşa,  terkib-i bend’inde bu hususa dikkat çeker: “Aciz olanın ketm olunur hakk-ı sarihi” (Güçsüz olanın en açık ve temel hakkı bile saklanır; verilmez).

Tarihe ve günümüzde yaşanan hadiselere baktığımızda güçlü ve başarılı olabilmemiz için hem birey hem de devlet olarak yapmamız gereken elzem ve acil görevlerimiz vardır. Bunları iki başlık altında maddeler halinde özetleyebiliriz.

Bir birey olarak yapmamız gerekenler:

İnancımızı, tarihimizi, kültürümüzü sağlam kaynaklardan okuyup öğrenmeli, aile bireylerimize, dost ve akrabalarımıza, yakın ve uzak çevremize anlatmalı; bu hususta uyanık olmalı, yapılan/yapılacak olan olumsuz propagandaları engellemeli, verilen kasıtlı, art niyetli ve yanlış bilgilere itibar etmemelerini her hal ü kârda sağlamalıyız.

Özellikle 15 Temmuz menfur darbe girişiminden sonra siyasi düşüncesi, yaşam biçimi, ırkı, dili, memleketi, partisi ne olursa olsun ülkede yaşayan sadık, milletine, vatanına düşkün her bir kaliteli insanın nasıl büyük bir önem arz ettiğini yaşayarak öğrendik. Zor günlerde yine omuz omuza mücadele etmek için bu sadakat ve beraberliği koruyup geliştirmeli, kişisel menfaatlerimizin ve farklı siyasi görüşlerimizin buna halel getirmemesine özen göstermeliyiz.  

Emperyalist devletlerin yüz yılı aşkın bir süredir yapmış oldukları olumsuz propagandalara rağmen Osmanlı devletinin ulaştığı sınırlar içerisinde kurulan devletlerdeki insanların bize bakışları ve yaklaşımları halen olumludur. Bu insanlarla irtibat kurup onların bu olumlu bakış ve yaklaşımlarını yeniden canlandırmalı ve kuvvetlendirmeliyiz. Bu yüzden çeşitli vesilelerle ülkelerine gidip ziyaret etmeli ve onları ülkemize, evlerimize davet etmeli, işbirliği ve dostluklar kurmalıyız.

Devlet olarak yapmamız gerekenler:

Dünyayı iyi okumalı, platonik ve tek yönlü bir sadakatla bağlandığımız ülkelerle olan ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmeli, dünyadaki hâkim güçlerin gizli proje, ittifak ve planlarının farkında olmalı ve ona göre önceden tedbir almalıyız.

Devlet yönetmenin ve siyasetin bir gereği olarak özellikle seçimler öncesinde kapıldığımız iç siyasi çekişme ve tartışmalardan hızlı bir biçimde çıkıp enerjimizi dış politikada karşılaştığımız problemlere harcamalı, etkin bir dış politikayla yeni ittifaklar kurmalıyız.

Dünyada saygın, etkin ve caydırıcı bir güç olabilmek için modern çağın gerektirdiği bilimsel bilgiye, teknolojik ve mali güce sahip olmalıyız. Ülkemiz jeopolitik bakımdan önemli bir konumdadır. Genç ve iyi yetişmiş insan kaynağına, teknolojik gelişmenin gerektirdiği şartlara ve hammaddelere sahibiz. Bunun farkında olmalı ve iyi değerlendirmeliyiz.

Dünyadaki siyasi gelişmeleri doğru okumada, iç ve dış politikada karşılaşılan sorunlara çözüm bulmada, mali açıdan güçlü ve teknolojik bakımdan caydırıcı güç haline gelmede üniversitelerden azami ölçüde yararlanmalı, bilim insanlarımızı cesaretlendirilip desteklemeli, çeşitli sebeplerle yurt dışında yaşayıp uluslararası başarılara imza atmış olanları davet edip istihdam etmeli, bunun için de en büyük yatırımı bilim ve teknolojiye yapmalıyız.

Bütün bunları başarabilmek için de doğru bilgiye, sahih bir inanca ve sağlam bir iradeye sahip olmamız, cesur ve kararlı bir tutum sergilememiz, disiplinli ve çok çalışmamız, akıl ve işbirliği içinde hareket etmemiz gerekir.

Şunu da belirmek gerekir ki, son yıllarda bu hususlarda çok şükür önemli bir başarıyı yakalamış durumdayız.  Ancak daha almamız gereken çok yol var. Bu yolda eksiklerimizi tamamlamak, başarılarımızı daha ileriye taşımak ve rehavete düşmemek için zaman zaman bu tür hatırlatmalar yapmanın da önemli olduğuna inanıyoruz.

 

Sudan'daki gösteriler

Şüheda toprağına ziyaretçi akını

Mübarek Berat Kandili gecesi ihya edildi

Türk dünyasının yeni 'başkenti'

Akşam saatinde kar sürprizi

Kağıthane'de çöken binanın yıkılma anı

Filipinler'deki deprem anı amatör kamerada

Jandarmadan 23 Nisan klibi

Avrupa'nın kalbinde isyan dinmiyor!

Fransa'da Sarı Yelekler protestoları 23. haftasına girdi

Sağlık alanında devrim niteliğinde buluş!

Bu hapı yutunca, midemizde ve bağırsaklarımızda olan rahatsızlıkların kaynakları anlaşılıyor.