YAZARLAR

Tüm Yazıları Prof. Dr. Abdulhakim Koçin

Seçmenim!.. sorumluluğunu bil!

11.03.2019 00:02

Bir önceki yazımızda bir partinin veya adayın seçim sonucunda umduğunu elde edemediğinde seçmeni suçlamak yerine amel defterine bakması, kalbini ve zihnini yoklaması gerektiğini; umduğu sonucu elde ettiğinde de böbürlenmek yerine Hakk’ın lütfuna şükür, halkın teveccühüne teşekkür edip halka hizmet etmeye kendini vakfetmesi gerektiğini belirtmiştik.

Yazımızın sonunda da Allah’tan “şehremini” vasfını, kendini halkın hizmetine vakfeden, karakter sahibi, samimi ve hasbi insanlara nasip eylemesini niyaz etmiştik. Ancak seçmenin ne yapması gerektiği hususunda özgür iradelerine olan saygımızdan dolayı herhangi bir cümle sarf etmemiştik. Bu husus, dikkatli okurlarımızdan bazılarının merakını celbetmiştir

Aktif siyasetin içinde olmayıp öğretim üyeliği görevinde bulunmamız hasebiyle farklı din, mezhep, düşünce ve siyasi dünya görüşüne sahip insanları eğitme görevini üstlendiğimizden bu hususta bir siyasetçi gibi davranmamız uygun düşmeyebilir. Ama bu durum, bildiklerimizi ve gerektiğinde düşüncemizi ifade etmemize engel teşkil etmez. Bu hususta bir söz söylemeden önce halk arasında sıklıkla anlatılan şu fıkrayı anlatmakta fayda olduğunu düşünüyoruz:

Nasreddin Hoca’nın oğullarından biri yakın köylerin birinde çömlekçilik diğeri ise yine köyüne yakın başka bir köyde rençberlik yapıyor, tarımla uğraşıyormuş.

Hoca bir gün sabah erkenden yola çıkıp ilk önce çömlekçilik yapan oğlunun evine gitmiş. Oğlu bir taraftan çömleklerini yapmaya çalışırken diğer taraftan da tedirgin bir şekilde babasının sorduğu sorulara cevap vermeye çalışmış. Hoca tedirginliğinin nedenini sorunca oğlu, “Nasıl tedirgin olmayayım babacığım? Varımı yoğumu bu çömleklere yatırdım. Hava güneşli olur da çömleklerim zamanında kurursa bunları satar borçlarımı öderim. Bir miktar da kazancım olur. Ama Allah korusun rahmet yağarsa mahvolurum. O zaman anam ağlar” der.

Hoca diğer oğlunu görmek için çömlekçilik yapan oğlundan ayrılır. Oğlunun zarar görmemesi için de yol boyunca yağmurun yağmaması için dua eder.

Akşama doğru rençberlik yapan oğlunun yanına varan Hoca, biraz dinlendikten sonra oğlunun durumunu sorar. Oğlu gece gündüz çalıştığını ama bir taraftan da endişe içinde olduğunu söyler. Hoca, nedenini sorunca o da önceki oğlu gibi “Babacığım bilirsin, aylardır gece gündüz çalışıyorum. Üstelik varımı yoğumu bu tarlaya harcadım. Eğer rahmet yağarsa yüzüm güler. Yağmazsa perişan olurum, anam ağlar” şeklinde cevap verir.

Hoca ondan da ayrılıp köyüne doğru yola çıkar. Ama suratı asık ve kafası karışıktır. Yol boyunca bir çömlekçi oğluna, bir rençber oğluna dua edip durur. Evine vardığında onun bu hâlini gören hanımı, “Hayrola Efendi, suratın neden böyle asık? Niçin yağmurun hem yağması hem yağmaması için dua edip duruyorsun? Aklını mı yitirdin?” diye çıkışır. 

Hoca hanımına acınacak bir şekilde bakıp, “Sen asıl kendi hâline yan! Yağmur yağsa da yağmasa da oğullarından birilerinin anası ağlayacak” diye cevap verir.

Gelelim buradan çıkaracağımız derse. Seçmenin de dikkatli olması gerektiği mesajını buradan almadık mı?

Öyleyse seçmen anasını ağlatmamak için kendisine hizmet edecek, derdini dert edinecek, halka ve Hakk’a karşı sorumlu olduğunu unutmayacak, haram yemeyecek ve yedirtmeyecek, kişileri referanslarına göre değil liyakat ve hünerlerine göre istihdam ettirecek, ne idüğü belirsiz ve sütü bozuk kişileri yanına yaklaştırmayacak, hukukun üstünlüğünden hareketle yasa ve yönetmelikleri uygulamada herkese eşit davranacak, milletin değer yargılarına saygı gösterecek, kişisel menfaati için kamu menfaatinin zarar görmesine izin vermeyecek ve göz yummayacak,  şehri güven ve huzur kenti haline getirebilecek kişileri oylarıyla desteklemeleri ve işi ehline vermeleri şarttır.  

Bu konuda hassasiyet gösterilmediği zaman ülkede kargaşa olur. Adalet terazisinin dengesi bozulur ve bütün bir memleketin anası ağlar. Daha önce yaşanan kötü hikâyeler halkın zihninde yeniden canlanır ve toplumu ümitsizliğe sürükler. Darbe seviciler ellerini ovuşturur ve Allah korusun, eski sıkıntıların yeniden yaşanma tehlikesi doğar.

İşte böyle bir durumda senin adayının ya da benim adayımın kazanmasının bir kıymeti kalmaz; onlar kazansalar bile hakikatte kaybeden biz oluruz; memleketimiz olur.

Şimdi duamızı yenileyelim: Allah “şehremini” vasfını, halka hizmet etmeyi kendine asıl gaye edinen, helale haram katmayan, dürüst, şefkatli, mütevazı, bilgili, gayretli ve işin ehli olanlara nasip eylesin.

Yeni Zelanda'da şehid olan baba oğul toprağa verildi

İstanbul'da rezidansta sır ölüm

Asırlar sonra ibadete açılacak

New York'a yeni kent simgesi

Veliden öğretmene yumruklu saldırı

ASELSAN'ın yeni canavarı

Aşırı hız ve sonuçları

Alman kanalında Batı'nın içyüzü!

Alman kanalında Batı'nın içyüzü: Öldürülen milyonlarca insanın sorumlusu müslümanlar değil...

HİSAR-A ve HİSAR-O'dan yüzde yüz başarı!

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Türkiye'nin hava savunma ihtiyaçlarının yerli-milli imkanlarla karşılanma çalışmalarının sürdüğünü, HİSAR-A, füze fırlatma sistemi üzerinden ilk defa dik olarak yapılan atışta, yüksek hızlı hedef uçağa karşı %100 başarı sağladığını paylaştı.

Denizli Acıpayam'da 5,5 büyüklüğünde deprem

Denizli'nin Acıpayam ilçesinde 5,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem nedeniyle Oğuz ve Yeşildere mahallelerinde eski toprak yapılardan bazıları yıkıldı ve çatlaklar oluştu.