Prof. Dr. İbrahim Yılmaz, Avrupa Birliği’nin 31 Temmuz 2026 tarihinde Fas’tan İspanya toprağı sayılan Ceuta (Sebte) şehrine yönelik gerçekleşen binlerce Müslüman mülteci gencin akımıyla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, bu süreçte 72 Müslüman gencin hayatını kaybettiğini belirterek, yaşananların Avrupa’nın göç politikalarının yeniden sorgulanması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti.
“İspanya İslam dünyasıyla birlikte olmak istiyor”
İspanya’nın her alanda İslam dünyası ile birlikte olmak isteyen bir ülke olduğunu belirten Yılmaz, Avrupa ülkelerinin çeşitli bahanelerle Müslümanları Avrupa’dan çıkarmak istediğini savundu. İspanya’nın ise “İspanya herkese açık” politikasını uygulamaya çalıştığını ifade eden Yılmaz, Avrupa içerisindeki bu yaklaşım farklılığının önemine dikkat çekti.
“Pedro Sánchez Türkiye’nin yanında”
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in pek çok konuda Türkiye’nin yanında olduğunu belirten Yılmaz, bu nedenle Sánchez ve İspanya’nın yıpratılmak istendiğini söyledi. Türkiye ile İspanya arasındaki yakınlaşmanın önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, iki ülkenin ortak bir gelecek için yürüdüğünü dile getirdi.
“İslam dünyası gittikçe kendine geliyor”
İslam dünyasının da yaşanan gelişmeler karşısında kendisini sorguladığını belirten Yılmaz, “İslam dünyası kendini sorguluyor. Gittikçe kendine geliyor. Kendine geldikçe dünyadaki sağduyulu insanlar tarafından takdir ediliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yılmaz, Avrupa’daki aşırı sağın ise kıtayı daha da daralttığını savunarak, göçmenlere yönelik yaklaşımın Avrupa’nın geleceği açısından önemli bir sorun haline geldiğini ifade etti.
“Rusya Avrupa’nın başında bir çekiç gibi duruyor”
Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorunlarına da değinen Yılmaz, “Rusya bir çekiç gibi Avrupa’nın başında duruyor” dedi. Avrupa’nın mevcut şartlarda göç, güvenlik ve bölgesel ilişkiler açısından önemli bir dönemeçten geçtiğini belirtti.
“Afrika’nın Türk şemsiyesine ihtiyacı artıyor”
Afrika ile Türkiye arasındaki ilişkilere de dikkat çeken Yılmaz, “Afrika’nın her alanda Türk şemsiyesine ihtiyacı artıyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerinin öneminin giderek arttığını belirten Yılmaz, bu sürecin Türkiye açısından da önemli bir sorumluluk ortaya çıkardığını söyledi.
“Sebte, tarihte Cihad kapısı olarak anılıyordu”
Ceuta’nın Türkçe adıyla Sebte’nin tarihsel önemine de değinen Yılmaz, şehrin tarihte “Cihad kapısı” olarak anıldığını belirtti. Yılmaz, Müslümanların tarih boyunca gittikleri yerlere medeniyet ve insanca yaşam götürdüğünü ifade etti.
İspanyol kültüründeki “estar como una cabra” deyimine de atıfta bulunan Yılmaz, bu ifadenin “keçi gibi olmak” anlamına geldiğini, çılgın ve inatçı davranışları anlatmak için kullanıldığını söyledi.
“Somos Amigos”
Türkiye ve İspanya’nın ortak bir gelecek için yürüdüğünü belirten Prof. Dr. İbrahim Yılmaz, iki ülke arasındaki yakınlaşmanın önemine dikkat çekti.
Yılmaz, değerlendirmesini İspanyolca “Somos Amigos” ifadesiyle tamamladı. Yılmaz, bu sözün yalnızca “biz dostuz” anlamına gelmediğini, dostluğun da ötesinde bir yakınlığı ifade ettiğini belirterek, “Sonuç olarak onlar bize ‘Somos Amigos’ diyorlar; biz dosttan da ileri, kankayız” ifadelerini kullandı.