Rabbi yessir\u2026

0

Kapı komşunuzun bir hizmetçisi olduğunu hayal edin. Ve öğreniyorsunuz ki, bu hizmetkar güzel bir ev, son model lüks bir araba, ve geniş ekran bir led Televizyon istiyor. Yapabileceğiniz en muhtemel hareket, boş gözlerle ona bakıp gülümsemek olurdu herhalde. Ve büyük olasılıkla aklınızdan şu geçerdi: "Bu hizmetçinin yapması gereken, önce çalışmak sonra da kendisine taktir edilen maaşı almak olmalıyken, adam hayatında rüyasında bile göremeyeceği şeyleri istiyor ev sahibinden". Şimdi gelin bu kurguladığım hikayeyi biraz daha geliştirelim, bu istekler karşısında komşunuz olan ev sahibi, bırakın sadece evet demeyi, daha fazla nimet ve hediye istemek için o basit hizmetçiyi teşvik ettiğini bir düşünün.

Bu yazdığım senaryo hakikat olsaydı, yoldan geçen biri de buna tanık olsaydı, herhalde çok ama çok şaşırırdı. Ancak biz bu sahneye daha farklı bir açıdan baksaydık daha farklı bir netice görecektik. Aslında bu sahne, Allah ve kulları arasındaki bağı çok andırıyor, tek farkla ki O'nun mülkünün sınırı yoktur. İki cihan serveri, Efendimiz Rasulullah (sav), Rabbimizin biz kullarına olan sevgisini aşağıda anlamını vereceğim hadiste mükemmel bir biçimde ifade ediyor:

"Şüphesiz Allah Teala haya ve kerem sahibidir. Bir kimse ellerini kendisine doğru kaldırıp dua ettiğinde onları boş döndürmekten haya eder".

Dua'nın ne kadar harika ve muhteşem olduğunu fark etmek çok önemli. Yine Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyuruluyor: "Allah indinde duadan daha kıymetli bir şey yoktur".

Duanın biz aciz kullar için pratikteki faydalarını şöyle özetlemek mümkün:

Dua, kibri ortadan kaldırır. Sürekli ve düzenli dua eden biri kibri ayakları altına alır, zira O, dua etmekle zayıflığını ve hiç'liğini kabul ve ifade eder.

Duanın kabul edilmesi bizim elimizde değildir.. Neyi niyaz edersen ona ulaşırsın. Bazen insanlar dualarının kabul olmadığını düşünürler, oysa durum tam da böyle değildir, ya edilen dua daha sonra kabul edilecektir ya da ahirette hakikatte tecelli edecektir. Yani dünya nimeti isteyen bir aciz kula, sonsuz ve hakiki cennet nimetleri verilmek murad edilmiş olabilir.

Dua ile rahmet kapıları açılır. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: " Sizden herhangi bir kimseye dua kapısı açılırsa, rahmet kapısı açılmış olur...".

Duanın insan hayatındaki bazı küçük kaderleri değiştirme kuvveti vardır. Yine Peygamberimiz: "Kaza-i muallakı, hiçbir şey değiştiremez. Yalnız dua değiştirir ve ömrü, yalnız ihsan, iyilik arttırır" buyurdu.

Dua hakkında hatırlamamız gereken birkaç husus:

Peygamberimiz duanın ibadet olduğunu ifade etti. Madem ki ibadettir, o zaman bizim sürekli ve düzenli yapmamız gereken bir şeydir. Rabbimiz kendisine dua etmeyen kuldan hoşnut olmadığını bildiriyor. Çoğumuz, duayı sürekli etmek yerine, yalnızca bıçak kemiğe dayandığı, her şeyin yolunda girmediği, başarısızlığa ve hayal kırıklığına uğradığımız zamanlarda sığınılacak bir liman gibi görüyoruz. Oysa rahatlık, bolluk zamanlarında daha kötü zamanlar için dua etmeliyiz. Sağlıklı iken, sıhhatimizi kaybedeceğimiz anlar için dua etmeliyiz.

Duayı diğer kullar için etmeye gayret etmemiz bize büyük rahmet ve bereket getirir. Nuh Suresi'nin son ayetinde Rabbimize şöyle dua etmemiz öğretiliyor:

"Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve kadınları bağışla. Zalimlerin ancak helakini arttır."

Duanın muhakkak Rabbimiz tarafından kabul edileceğine inanmamız gerek. Duayı yapacağımız en iyi an secde zamanıdır. Ezan ve kamet arasındaki vakittir. Cuma günü, yağmur yağarken, sabah namazı vakti, Arafat/arefe günü ve gecesi, Kadir ve Berat geceleri, bayram günleri de duaların en kabul ve makbul olduğu anlar olarak bildirilmiş. Rasulullah (sav) reddedilmeyen 3 dua vardır buyurdu: 1. Oruçlunun iftar vakti ettiği dua, 2. Adil hükümdarın ettiği dua 3.Mazlumun ettiği dua.

Benim, rahmetli babaannemden ilk öğrendiğim dua, daha henüz anlamını bile bilmememe rağmen: "Rabbi yessir, vela tuassir, Rabbi temmim bil hayr" idi. "Rabbim! Kolaylaştır, zorlaştırma. Rabbim hayırla sonuçlandır".

Bu yazı 1435. Hicri senenin, Ramazan-ı Şerifi'nin, 7.gününde, Cuma vakti, ezanla kamet arasında, yağmur yağarken yazılmıştır.

Ya Rabbi! Bu mübarek zamanlarda ettiğimiz duaları kabul eyle. Zalimleri kahreyle, mü'minleri tefrikadan koru, bizleri kardeş eyle ve işlerimizi kolaylaştır...Rabbi Yessir!

AMİN

İKİ DOĞU ve İKİ BATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...