RAMAZAN VE PEYGAMBERİMİZ

0

Çok uzak yoldan geleceğini bildiğimiz, özlediğimiz, hayır ve bereket getireceğini bildiğimiz birini nasıl bekleriz değil mi? İşte ramazan öyle. Gitti ve geliyor. Her halde bizden memnun kalır. Hani bir gurup Ramazan bayramını idrak ederken, bir ayı hayırla geçirip geçirmediklerini konuşuyorlarmış. Baba erenler, gayet emin bir şekilde noktalamış mevzuyu:

-Hiç merak etmeyin, Ramazan sizden çok memnun.

-Nasıl anladın be birader?

-Mesele çok basit. Eğer Ramazan sizden/bizden memnun kalmasaydı, her sene on gün erken gelir miydi?

Evet on gün erkenden gelen Ramazana Allah Resulü'nün yaptığı gibi hazırlamalıyız kendimizi.

Zihnen, bedenen, fert, aile ve toplum olarak.

Dinç, sağlıklı, ibadet yapmaya hazır bir ruh haliyle...

Çünkü Ramazan pek çok hikmet ve sırları barındırmaktadır.

Ruhi, bedenî, ferdi, içtimaî ve manevî sırlarını saymakla bitmez.

Bir kaç gün sonra hemhal olacağımız oruç; Allah'ın bir emri ve Resulünün vazgeçilmez bir uygulamasıdır.

Allah'ın rızasını kazanmaya bir vesiledir.

Cennetteki mertebemizi yüceltme aracıdır.

Nefsi dizginleme, şehevî isteklerini frenleme, onu hizaya getirmedir.

İradeyi kullanma, kendine hakim olmadır.

Zihne gelen kötü düşünceleri def etme, onları alt etme, elinin tersiyle itmedir.

Yokluk içindeki Müslümanların haliyle hallenme, dertlerine ortak olma, onların çektiği acılara yakın olmaktır.

Zengin de olsa, tüm imkanlara sahip de olsa, günün belli bir kısmı için, yeryüzündeki tüm Müslümanlarla ortak bir noktada buluşmadır.

Merhamet ve İslam kardeşliğini en güzel bir biçimde hissetmedir.

Yaşamın sadece kendi hayatından ve çevresinden ibaret olmadığını anlamadır.

İlerde karşılaşacağı bazı yokluklara ve çekeceği sıkıntılara karşı, hareket tarzını şekillendiren, güç veren bir tatbikattır.

Bedeni on bir aylık sürekli çalışmadan sonra dinlenmeye alma ve doğal bir perhizdir.

Sabrın güzel meyvelerini elde etmedir.

Şeytanın elini kolunu zincirleme, onu ümitsizliğe sevketme, alt etme, perişan etmektir.

Rabbimizin verdiği nimetlerin kıymetini hakkıyla bilme, O'na şükretme ve fark etmedir.

Kişiliğimizi olgunlaştırmadır.

Ruhumuzu yüceltmedir.

Günahları dondurma, onları hayatın dışına atma, tevbeye sığınmadır.

Mü'min ile Rabbi arasında bir ay boyunca kurulan, sırlarla dolu özel bir hattır.

Ateşten koruyan bir kalkandır.

Özetle, takvaya yönelme, onu elde etme, gerçek bir kul olma sürecidir.

Ramazanınız şimdiden mübarek olsun.

NOT: 26 Haziran Perşembe günü Gaziantep'te olacağız inşallah. Bir yıl önce vefat eden Son Osmanlı Alimi Muhammed Emin Er Hocaefendiyi Kuran ve dualarla anacağız. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Hoca'nın da katılacağı program, ikindi namazından sonra Nuri Mehmed Paşa Camiinde gerçekleşecek. Bu vesileyle dualarınızı bekliyorum.