Etiyopya’da misyoner tuzağı

Güncelleme: 16.08.2019 00:01

Misyonerler Kara Kıta’nın doğal kaynaklarının yanında insan kaynağını da sömürüyor.  Etiyopya’da Müslüman nüfusu eksik gösteren batılı misyonerler yaptıkları okullarda öğrencileri zorla Hristiyanlaştırıyorlar. Müslüman bölgelere inşa ettikleri kiliselerden fakir halkı yaptıkları ilaç, yiyecek ve içecek yardımlarıyla kiliseye üye yapıyorlar.

İsmail Zelvi

Yüzyıllardır Afrika’yı sömüren misyonerler şimdi de aileleri parçalayarak insan kaynağını kullanmaya bakıyorlar. Fakir bıraktıkları insanlara kiliselerden yardım yapan misyoner teşkilatları anneyi, babadan, çocukları ailelerinden kopartıyor. Etiyopya’da 16 yıldır Müslümanların misyoner tuzağından kurtarmak için çalışan İman İslam Derneği Genel Başkanı Ahmed Muhammed Salih ile Afrika’yı ve yapılan yardımları konuştuk. Türkiye’den gelen yardımların önemli olduğunu belirten Salih, en büyük ihtiyaçlarının eğitim olduğunu, İmam Hatip tarzı okullar açılarak, hem misyonerlerin tuzağından çocuklarını koruyacaklarını hem de ekonomik kalkınmayı temin edeceklerini anlattı. Adisababa’daki dernek merkezinde görüştüğümüz Ahmed Muhammed Salih, toplumu sosyal travmadan kurtarmak için İslami eğitimin şart olduğunu söyledi.

*Derneğiniz hakkında bilgi verir misiniz?

Etiyopyalı Müslümanlar tarafından 16 yıl önce kurulan, İslami faaliyetler yürüten bir derneğiz. Müslümanların iman ve islami kimliklerini korumaları ve ekonomik olarak kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını temin etmek için faaliyetler yürütüyoruz.  Ekonomik, sosyal, kültürel, akademik yaşam bakımından Müslümanların durumlarını iyileştirmek istiyoruz.

*Etiyopya’da Müslümanların durumu hakkında bilgi verir misiniz?

100 milyon nüfusu bulunan Etiyopya’da 50 milyon Müslüman yaşıyor. Resmi rakamlara göre ise bu sayı 35 milyon olarak gösteriliyor. Müslüman nüfus az gösterilerek merkezi yönetimin Hristiyanların elinde kalması sağlanıyor.  Müslümanlar eğitimden yoksun oldukları için ekonomik yönden de oldukça geri bırakılmış, fakirlik içinde yaşıyorlar. Bu durumu düzeltmek ve onların hayatlarını iyileştirmek istiyoruz.

*Derneğiniz bölgesel mi yoksa ulusal düzeyde bir dernek mi?

Biz federasyonlardan oluşan ülkenin tamamında faaliyette bulunmak üzere yetkilendirilmiş bir derneğiz. Etiyopya’da 11 bölge var biz bunların dokuzunda faaliyet yürütüyoruz. Bütün bu bölgelerde okul, medrese, camii, yetimhane açıyoruz. İslami konularda eğitim faaliyetleri yürütüyoruz. 8 farklı departmanımız var 4 departman eğitim üzerine  çalışıyor. İslam koleji faaliyetlerimiz var, Kur’an, Fıkıh, hadis, ahlak, siyer, ve temel konularda eğitimler veriyoruz. Arapça bölümümüz var. Sertifika ve diploma seviyesinde eğitimler veriyoruz. Bizim çin eğitim birinci ve en önemli bölüm.

*Etiyopyalı Müslümanların en önemli sorunu ne?

Etiyopyalı Müslümanların en önemli sorunu eğitimdir. 50 milyon Müslümanın içinde eğitimli olanlar 5 milyonun altında. Hem islami ilimler eğitimi konusunda da pozitif akademik bilimlerde de bu böyle. Büyük bir eğitim açığı var. Birinci en önemli problem eğitim problemidir.

Diğer bir problem ekonomik sorunlardır. Eğer iyi eğitim almamışsanız, ekonomik olarak da hayata geriden başlıyorsunuz. Geliriniz iyi olmuyor. Etiyopyalı Müslümanların büyük çoğunluğu eğitimsiz oldukları için devlet dairelerinde çalışmıyorlar.

*Türk kardeşlerinizden bir isteğiniz var mı?

Türk kardeşlerimizden istediğimiz en önemli şey eğitim konusunda bizleri desteklemeleridir. Biz sadece cami ve okul yapılmasını değil sosyal olarak da desteklenmek istiyoruz. Sosyal konularda Türkiye’nin tecrübelerinden istifade etmek istiyoruz. Eğitim programları açısından desteklenmek istiyoruz. Etiyopya’nın doğal kaynakları, toprağı, suyu, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri, madenleri var. Eğer biz bunları nasıl kullanacağımızı öğrenirsek ayaklarımız üstünde dururuz. Ticaret, tekstil alanlarında deneyimlerinizden istifade etmek istiyoruz. Etiyopya’da mantalitenin değişmesi eğitimle olacaktır. İnsanlarımız daha iyi eğitim aldıkça hayat daha da güzelleşecektir. Şimdiye kadar Türk kardeşlerimizle birlikte birçok camii ve medrese açtık. Yeteri kadar yapmadık ama yine de yaptık. Daha fazlasına ihtiyacımız var. Bölgelerde cami olmadığı için birçok insan Hristiyan ve protestan oluyor. Basit bir camii 10 bin dolara tamamlanabilir. Bir çok insanın dinini kurtarmış oluruz.

Camii yapmak neden bu kadar önemli?

Hediye bölgemizde federal yönetim Müslümanlara ait. Camii olmadığı için birçok insan Hristiyanlığa geçti. Camiiyi hayatın merkezine yerleştirerek, okul, medrese, kuran ve islam eğitimi verebilirsek birçok evladımız İslami yaşayacak. Birçok insan misyoner faaliyetler yüzünden dinlerinden ayrılıyorlar.

Misyonerler neler yapıyorlar, nasıl çalışıyorlar?

Misyoner faaliyetler yüzünden yuvalar yıkılıyor, aileler parçalanıyor. Bazen anne, bazen baba, bazen çocuklar din değiştiriyor. Eğer bölgelerde camii yaparsak, okul yaparsak, sağlık kuruluşu ve fakir insanlara yardımları ulaştıracak organizasyonlar yaparsak, insanları misyonerlerin tuzağına düşmesinden kurtarırız. Camilerin yapıldığı bölgelerde birçok insan tekrar islami hayat yaşamaya başladı. Biz Türkiye’den çocuklarımıza islami eğitim vermelerini, burada insanlara islamı doğru anlatacak imamlar yetiştirmesini istiyoruz. Ben eğitimle ilgili konuya odaklanıyorum. Çocuklar Türkiye’ye götürülebilir İmam olacak şekilde islami yüksek eğitim alır bunlar Etipopya’ya döndüğünde dönüşümü sağlayacak mihenk taşları olacaktır.

Etiyopya’da İslami konularda çalışan tek dernek siz misiniz?

Tek dernek biz değiliz, en büyük dernek biziz. Bilal, Buhari, Hüda gibi birçok dernek var. Onlar 2,3, 4 yıllık dernekler çalışan ve gönüllü sayıları az. İman İslam Derneği’nde 50 çalışan var. 150 civarında gönüllü ve üyemiz var. Bu sayının artırılması lazım. Çeşitli medreselerde eğitimler veriyoruz. Adisababa’da 20’den fazla derneğimiz tarafından görevlendirilmiş Kur’an-ı Kerim hocası çalışıyor. Kur’an, hadis, davet ve sosyal aktiviteler birimlerimiz var. Türkiye’deki organizasyonların tecrübelerinden yararlanmak istiyoruz.

Sosyal organizasyonunuz hakkında bilgi verir misiniz?

Sosyal organizasyon ikiye ayrılıyor. Dini ve kalkınmaya yönelik faaliyetler yürütüyoruz. İman dini bir organizasyondur, ancak ekonomik kalkınmaya yönelik faaliyetler de yürütüyoruz. Misyoner örgütler her iki alanda da çok güçlü. Bizim de onlarla baş edebilmemiz için yeni bir  çok organizasyon kurmaya ihtiyacımız var. Ülkemizin makus talihini değiştirmemiz için Türkiye’ye ihtiyacımız var.

Hristiyanlar ile Müslümanlar arasında ilişkiler nasıl?

Fiili olarak Hristiyanlar ile Müslümanlar arasında çatışma ve gerginlik yaşanmıyor. Sokak çatışması yok. Ancak Hristiyanların çoğu eğitimli ve devlet kademelerinde görev yapıyorlar. Devletteki pozisyonlarını Müslümanlar üzerinde baskı unsuru olarak kullanıyorlar. Devletin gücünü Müslümanlara baskıya dönüştürüyorlar. Bir yere camii yapmak istesek, eğitim kurumu açmak istesek izinler konusunda işleri zorlaştırıyorlar.

Etiyopya’da dini hayatı özetler misiniz?

Etiyopya’da 7 civarında din var. Geleneksel olarak Hristiyanlar ortadokslar ve misyonerler olarak ikiye bölünüyor. Ortadokslar devletin gücünü kullanıyor. Protestanlar, Katolikler, evangelistler ise misyoner faaliyetler yürütüyorlar.

Misyonerler, Müslümanlar üzerinde nasıl etkili oluyor?

Müslümanlar üzerinde en çok eğitim kurumları yoluyla etkili oluyorlar. Birçok okul açıyorlar. Açtıkları okulların içinde de kiliseler var. Öğrenci o okulda eğitim görmeye başlayınca otomatikman kiliseye gidiyor ve incil okuyor. Fakir olan halka ise, ilaç, elbise ve yiyecek yardımları yaparak onları Hristiyan yapmaya çalışıyorlar. Önemli merkezlere büyük kiliseler yapıyorlar. Bizim cami yapmak istediğimiz her yerin yakınına büyük bir kilise yapıyorlar. Kiliselerden yapılan yardım faaliyetleri insanları Hristiyanlaştırmanın bir yolu. Eğer bu faaliyetleri biz yaparsak onların Müslüman çocuklarını kapmasını engelleriz. Bizim de en büyük amacımız bu.

Etipoypa İslamla ne zaman tanıştı?

Etiyopya Peygamber efendimiz döneminde İslam ile tanıştı. Müslümanların ilk sığınağı oldu. Kral Necaşi döneminde iki büyük hicret oldu. Mekke’den sonra İslami kabul eden ikinci yer oldu. Etiyopya, Medine’den de, Suriye’den de, Türkiye’den de önce İslamla şereflendi. Hz. Cafer ve muhacirleri Mekkeli Müşrikler istemeye gelince. Hz. Cafer Meryem suresini okudu. Necasi, bu sureyi dinledikten sonra, İslam gerçek bir dindir. Sizin dininizle bizim dinimiz arasında yere çizdiğim çizgiden başka bir fark yok diyerek müşrikleri geri gönderdi. Muhacir Müslümanlara ‘Siz bizim ülkemizde huzur içinde kalabilirsiniz diyerek’ bu bölgelerin Müslümanların yurdu olmasını sağladı. 1400 yıldan fazla bu bölgede islam yaşanıyor.

Bu bölgede İslami devlet kurulmadı mı?

1542 yılında Ahmet İbrahim Gazi döneminde, İslami bir devlet hükümran oldu. O dönem Hristiyan olan kralın, Hristiyan eşkıyalarla mücadelesi sonrası zayıf düşmesi üzerine Ahmet İbrahim Gazi, Hristiyan kralı yenerek 7 sultanlığı kendine bağladı. O dönemde Müslümanlar yönetimde de, ticaret ve eğitimde de etkin oldular. Cibuti, Somali, Etiyopya bütün bu bölgeler bu devlete bağlı idi.

1974 yılında kızıl devrim yaşandı. Etiyopya, Rusya’da Gorbaçov’un devrilmesinden etkilendi. Daha önce Rusya’nın peyki olan bu ülkede kısmen özgürlükler yaşanmaya başladı. Son 30 yıldır insan hayatı daha iyileşiyor. Bu süreçte federal sisteme geçildi. Federal sistemle Müslümanlar kendi kendilerini yönetmesini öğrendi. Okullar, üniversiteler kurdular. Hükümette görev almaya başladılar. Sultan Abdülhamit, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan Etiyopya Türkiye ilişkilerinde gelişmeler oldu.

Şu andaki durumu özetler misiniz?

Şu anda mevcut durumda federal devletler var. Müslümanlar tarafından yönetilen federal devletler de var. Etiyopya hükümetinde 22 bakandan 7 tanesi Müslüman. Bilim ve Teknoloji Bakanı, Ekonomik Kalkınma Bakanı Müslüman. Müslümanların yönettiği federal yapıda, cami yapımından, ekonomik konulara kadar Müslümanlar kısmen rahat. Birçok Müslüman okula gitmeye başladı, devlette görev almaya başladı. Dr. Abiy Ahmet’in yönetime gelmesiyle ülkede sadece Müslümanların değil bütün gruplar için özgürlükçü, liberal, demokratik dönüşüm başladı. Zaten biz de İslamiyeti, adalet, eşitlik, diğer insanlarla uyumlu yaşama, insanların ekonomik olarak gelişmesi, refah içinde yaşaması, ülkelerin kalkınması olarak görüyoruz.

Etiyopya’da etnik yapı ve kültürel hayat hakkında bilgi verir misiniz?

Etiyopya çok kültürlü bir ülkedir 84 grup var, Müslümanlar olarak hepsiyle iyi ilişkiler içindeyiz. Biz STK’lardan buralara gelmelerini mevcut durumu tespit etmelerini istiyoruz. Bir sorunu çözmek ve bir şeyler yapabilmek için önce problem anlaşılmalıdır. Türk STK’ların sosyal konularda çalışma yapmasını önemsiyoruz. Cami yapımı en önemli konulardan biridir. Türkiye ile bilgi değişimi istiyoruz. Bizim insanımızın çok iyi islami bek raundu var. Konuları aynı Türk tarzı düşünür. İslamiyet evrenseldir. Türkiye’de yetişecek imam ve öğretmenlerin buralarda görev yapmalarını bekliyoruz. İmani ve İslami konularda eğitilmek üzere yeterince gönüllü öğrencimiz var. Bu çocukları Türkiye yetiştirebilir. Hem islami hem de akademik altyapıya ihtiyacımız var. Bunu başarabilirsek, Türkiye’de yetişenler Etiyopyadakileri yetiştirir. Bu bağlamda, Ramazan ayında iftar kumanya yardımlarını, Kurban bayramında kurban organizasyonlarını önemsiyoruz. Bu sayede fakir insanlarımızın misyonerlerin tuzağına düşmeleri engellenir.”

 

7'sinde neyse 70'inde de aynı! CHP zihniyeti asla değişmez

Gençler için güzel ‘Bir Gelecek'

Bağımsız Türkiye meydan okuyor

İslamın insanlığa çağrısı
Sebep Türk korkusu

İhracat odaklı büyüme zamanı

Etiyopya'da misyoner tuzağı

Gizli planlara engel ‘Türkiye'