İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım: İstanbul beni ben yapan şehir

Güncelleme: 18.03.2019 12:23

‘İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz projelerle bu şehre imza atma onuruna eriştim’ diyen Binali Yıldırım, “Yaşamımın her anında İstanbul'un bana etkisi oldu. Ben de İstanbul için hep çalıştım. İstanbul benim için çok önemli,  beni ben yapan şehir” dedi.

SÖYLEŞİ: ÖZLEM DOĞAN

Türkiye’nin kalbi denilince akla İstanbul gelir. Tarihî, kültürel, sosyolojik yapısı ve konumu itibarıyla büyük bir zenginliğe sahip olan İstanbul,  seçimler için de ayrı bir önem taşıyor. 31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kaldı. Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım halkın yakından tanıdığı ve çok sevdiği bir isim. Ulaştırma Bakanlığı, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı görevlerinin ardından İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmaya hazırlanan Binali Yıldırım’la yaklaşan yerel seçimleri ve İstanbul’a yönelik projelerini konuştuk. 

-İmparatorluklar başkenti İstanbul özellikle Suriçi’yle adeta açık hava müzesini andırıyor. Bu yönüyle turizmden büyük bir gelir elde edilebilecek şehirle alakalı hem yeni projelerde hem de mimari olarak ne tür projeler hayata geçireceksiniz? 

Dünyanın en çok ziyaret edilmek istenen 5. şehri İstanbul'da hâlihazırda 13.5 milyon turist ağırlıyoruz. 2023 yılında 22 milyon turist hedefimiz var. Bu amaç doğrultusunda çalışıyoruz. Bu yoğun turist akını için Suriçi, tarihin ve medeniyetin yaşayan açık hava müzesi olacak. Tarihi Yarımada sokaklarını, mimari anıtları, şehrin hafızasında yer etmiş mekânları geleneğine uygun şekilde düzenleyerek, İstanbul'un kadim kültürünü, kokusunu ve rengini geleceğe taşıyacağız. Zengin İstanbul kültürünün çağdaş tasarımlarla endüstriyel ürünlere ilham vereceği Haydarpaşa Tasarım Merkezi'ni tamamlayacak merkezler Süleymaniye'nin çevresine konuşlandırılacak.

İstanbul muhteşem bir dönüşüm yaşayacak

-O halde İstanbul’u büyük bir dönüşüm bekliyor, öyle değil mi?

Suriçi'nde Süleymaniye'den başlayarak Tarihi Yarımada'da ve İstanbul'un tamamında bir mimari kültür dönüşümü ve tarihsel restorasyon seferberliği başlatacağız. Kültür varlıkları korunup yeniden yaşatılacak. Yenikapı'ya yapacağımız kruvaziyer limanıyla İstanbul'a gelen turist sayısına çok önemli bir katkı yapacağız. Bu limana aynı anda 8 gemi yanaşabilecek. Yılda 500 bin üst gelir grubundan turist gelecek şehrimize. Aynı şekilde Galataport'ta yapılacak kruvaziyer limanı da 500 bin üst gelir grubundan turisti şehrimize getirecek. Bu iki kruvaziyer limanı, çarpan etkisiyle İstanbul'a ve ekonomimize yıllık 14.5 milyar lira katkı sunacak. 

-31 Mart’tan sonra İstanbul turizmde, kültür ve sanatta altın devrini yaşayacak diyebilir miyiz?

Elbette. İstanbul için yaptığımız kültür sanat projeleriyle kültür-sanat bütün şehri kuşatsın istiyoruz. İstanbul 4.0 vizyonumuzda bütün İstanbulluların yaşam kalitesini yükseltecek, hepsinin hayatına dokunacak projeleri oluşturduk. Bu vizyonumuzu 9 ana başlıkta topladık. Kültür-sanat projelerimiz ‘Yaşayan İstanbul’ başlığı altında. Yeni kültür merkezleri inşa ederek sanatı şehre yayacağız. Haydarpaşa Kent Sahnesi mesela, deniz üzerinde sanat keyfi yaşatacak. Boğaziçi Etkinlik Sahnesi de aynı şekilde. Yeni kütüphanelerimizle bütün şehre kitap okutacağız. 39 ilçeye millet kıraathanesi ve 7/24 hizmet verecek kütüphaneler açacağız. 

-İstanbul’un adına ve tarihine yakışır bir sanat şehri olabilmesi için ne tür projeler gerçekleştireceksiniz?

Sanatın oluşturulması için de imkân tanıyacağız. Haydarpaşa'da oluşturacağımız Haydarpaşa Tasarım Merkezi, “Designed in İstanbul”, “Inspired in İstanbul” etiketiyle dünya piyasalarında satışa sunulacak, tasarım ürünlerinin ortaya çıkmasına ön ayak olacak.  Buradan çıkan ürünler, tasarımlar, kuracağımız İstanbul Film Platosu'nda önemli rol oynayacak. Bu ürünler burada çekilecek, ülkemizin ve İstanbul'un tanıtımıyla beraber film ihracatımızı ve ülkemize gelen turist sayısını artıracak olan filmlerde de gösterilecek.  Dizi-film ihracatımızı 500 milyon doların üzerine taşıyacak, turizme önemli katkı da sunacağız. 
“Sen Neredeysen Metro Orada” olacak

-İstanbullular, ulaşımı kolaylaştıran toplu taşıma hizmetlerinden sonra hangi yeniliklerle buluşacak? Özellikle ulaşım yönünden zor bir noktada olan semtlere dönük ne tür çalışmalar hayata geçireceksiniz?

Biz toplu ulaşımda raylı sistemin payını artırarak trafikten araç çekmek ve trafiği rahatlatmak istiyoruz. Toplu ulaşımda raylı sistemin payı şu anda yüzde 18. Bu oran 5 yıl içinde yüzde 48'e yükselecek. “Sen Neredeysen Metro Orada” anlayışıyla şu an 233 kilometre olan raylı sistem 518 kilometreye çıkarılacak. Evinden çıkan bir İstanbullu ilk aşamada 1.5 km, sonraki etapta 750 metre yürüdüğü zaman bir raylı sistem durağına ulaşacak. Yani 8-10 dakika yürüyen, raylı sistem durağına erişecek. 

-Özellikle trafiği artıran sorunla alakalı nasıl bir nokta atışı yapılacak?

Trafikte hâlihazırda sorun yaratan 241 nokta belirlendi. Bu noktalara akıllı kavşak düzenlemeleri yaparak hem kapasite hem trafik hızı artırılacak. Otonom metrobüsler, yani şoförsüz metrobüslerle metrobüs kapasitesi yüzde 50 artırılacak. 24 noktaya aktarma merkezi yapacağız ve İstanbullu yağmurda ıslanmadan, güneşte yanmadan rahatça yolculuk edebilecek. Dolmabahçe'den Sarıyer'e kadar, Büyükdere'ye alternatif olacak, Kâğıthane’den Tüyap'a kadar da D100 ve TEM'e alternatif olacak tüneller zinciri inşa ediyoruz. 
Önceliğimiz İstanbulluların huzuru

-Tarihi yarımadada oldukça yoğun Suriyeli mülteci sayısı göze çarpıyor. İstanbul’daki Suriyeli mülteciler konusunda planlanan bir çalışma olacak mı?

Biz Belediye olarak insanların mutlu ve huzurlu bir ortamda yaşayabilmesi için uygun ortamı sağlamakla mükellefiz. Suriye'nin huzura ermesi, burada misafir ettiğimiz insanların memleketlerine, evlerine dönmeleri için imkân oluşturmak için devletimiz, askerimiz çalıştı ve çalışıyor. Suriyeli mülteciler burada kalıcı değiller. Eğer şartlar düzelirse evlerine dönecekler... Burada kaldıkları süre içerisinde hiçbir zaman suç teşkil edecek faaliyetlerin içine girmelerine, İstanbulluların can ve mal güvenliğini tehdit etmelerine göz yummamız söz konusu değil. Bu konuda sıfır tolerans politikasını uyguluyoruz. Misafirlerin başımızın üstünde yeri var, kardeşlerimizi hep korur kollarız. Önceliğimiz barış içinde yaşayan bir İstanbul. Biz bütün İstanbulluların huzurunu düşünmek zorundayız. 

-Birçok kişi şehrin kalabalığından ve başta kiraları olmak üzere yaşamın pahalı olduğundan dem vursa da İstanbul’dan vazgeçemiyor. Boğaz, simit, çay, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Kanlıca yoğurdu vs İstanbul sizin niçin ne ifade ediyor? 

İstanbul beni ben yapan şehir. Ben İstanbul'da okudum. İstanbul'da meslek sahibi oldum. İstanbul'da evlendim, baba oldum. İstanbul'da iş hayatına atıldım. Yaşamımın her anında İstanbul'un bana etkisi oldu. Ben de İstanbul için hep çalıştım. Ne mutlu ki bana, Hızlı Tren, Avrasya Tüneli, Marmaray, Üçüncü Köprü, Dünyanın en büyük havalimanı olan İstanbul Havalimanı gibi projelerle bu şehre imza atma onuruna eriştim. İstanbul benim için çok önemli..

 Gece gündüz çalışıp hizmet edeceğiz

-İstanbul’u yönetmenin diğer şehirlerden farkı ne?

İstanbul 8 bin 500 yıllık bir şehir. Burası Peygamber efendimizin fethini müjdelediği, Fatih Sultan Mehmed'in fethettiği, Mimar Sinan'ın süslediği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işgalden kurtardığı, Cumhurbaşkanımız’ın ayağa kaldırdığı bir şehir. Bu şehrin tarihi geçmişinin yanında ekonomik büyüklüğü de onu diğerlerinden ayırıyor. Böyle bir büyüklüğü, böyle bir şehri yönetmek, gece gündüz çalışmayı, tam konsantre ona hizmet etmeyi gerektiriyor. 
 

Bağımsız Türkiye meydan okuyor

İhracat odaklı büyüme zamanı

Etiyopya'da misyoner tuzağı

İdlib'de soykırım!
Türkiye olmadan doğal gazı Avrupa'ya taşıyamazlar

Gizli planlara engel ‘Türkiye'

İslamın insanlığa çağrısı

Sebep Türk korkusu