Mesleki ve teknik eğitim güçleniyor

Güncelleme: 28.02.2019 11:56

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle ülkenin kangren olmuş birçok sorunu çözüme kavuşuyor. Özellikle eğitim alanında çözüm bekleyen meseleler, insanı merkeze alan bir anlayışla yeniden dizayn ediliyor.

Söyleşi: Ezgi ÇELİK

Milli Eğitim Bakanlığı, 2023 Eğitim Vizyonunu açıkladıktan sonra mesleki ve teknik eğitim alanında önemli adımlar atıyor. Yıllardan beri şikâyet edilen konular birer birer çözülürken farklı alanlarda sektörler MEB ile her gün yeni işbirliği protokolleri imzalıyor. Sektörler, iş dünyası ve MEB arasındaki bağ eskiye göre daha güçlenmeye, dolayısıyla mesleki ve teknik eğitimle ilgili umutlar yükselmeye ve algı olumlu bir şekilde dönüşmeye başladı. Biz de son aylardaki bu dönüşümü ve gelişmeleri Milli Eğitim Bakanlığında mesleki ve teknik eğitimden sorumlu Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’e sorduk.

• 2023 Eğitim Vizyonu açıklandıktan sonra mesleki ve teknik eğitimde yeni projeler uygulamaya konuyor ve iyileştirmeler yapılıyor. Sektörlerde de ciddi bir hareketlilik var. Bu nasıl oldu?

Aslında mesleki ve teknik eğitimdeki sorunların tespiti ve çözüm önerileri ile ilgili yeterince araştırma, saha taramaları ve tartışmalar yıllardır yapılmaktadır. Yapılan çalışmalara baktığınızda hem sorunların tespitinde hem de çözüm önerilerinde bir mutabakat olduğu rahatlıkla görülmekte. Dolayısıyla biz tespit edilmiş sorunları tekrar tekrar tespit etmeye çalışmadık, tam tersine hızla çözüm yönünde adımlar attık. Eğitimde doğru adımlar attığınızda sadece ilgili alanla ilgili sorunları çözmüyor, diğer alanlarda da iyileştirmeyi beraberinde getiriyor. Burada en büyük avantajımız mesleki ve teknik eğitimin iyileştirilmesi konusunda toplumda, kamu kurum ve kuruluşlarında ve özel sektörde ciddi bir mutabakatın varlığı ve harekete geçme iradesi oldu. Her gittiğimiz yerde sorununun çözümü için ilgili paydaşları adım atmak için hazır bulduk. Böylece ortak bir sinerji oluştu. Dolayısıyla kısa sürede mesleki ve teknik eğitimin iyileştirilmesi kapsamında önemli mesafe alabildik.

Mezun olanlar hemen istihdam edilecek

• İlk hareketi galiba Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yaptınız.

Evet. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iki alanda ortak hareket ediyoruz. Birincisi turizm alanında nitelikli eleman ihtiyacının karşılanması için bu alanda eğitim veren mesleki ve teknik Anadolu liselerinin yeniden yapılandırılmasını kapsıyor. Protokol kapsamında 11 mesleki ve teknik Anadolu Lisesi ile oteller eşleştirildi. Bu okullarımızda İngilizce ve Rusça zorunlu yabancı dil eğitimi verilecek. Ayrıca bölgesel turist profiline göre öğrencilere Almanca, Arapça, Rusça ve Çince dillerinden seçmeli ders seçenekleri sunulacak. Bu okullardaki ders dağılım çizelgeleri ve ders müfredatları da Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sektörle birlikte yeniden yapılandırıldı. Bu okullardaki alan öğretmenlerinin mesleki gelişim eğitimleri de düzenli aralıklarla sektör tarafından verilecek. Öğrenciler lise ikinci sınıfta 2019 Nisan ayından itibaren otellerde beceri eğitiminde aylık yaklaşık 2 bin TL ücret ve burs alacaklar ve bu miktar üst sınıflarda giderek artacak. Öğrenciler mezun olduklarında da sektörde istihdam edilecekler.

• Bu çok önemli bir açılım. İkinci alanda ne var?

İkincisi İstanbul’da Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin kurulması idi. Son yıllarda geleneksel Türk sanatları alanında önemli gelişmeler olmasına rağmen bu alanda ortaöğretim seviyesinde eğitim verilmiyordu. Hem bu açığı kapatmak hem de geleneksel Türk sanatlarını gelecek kuşaklara aktarabilmek için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa İstanbul’da Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi kurduk. Ders dağılım çizelgesi ve derslerin müfredatlarının hazırlanma çalışmaları sanatçılarımızın yoğun katılımlarıyla tamamlandı. Önümüzdeki eğitim-öğretim yılı itibariyle öğrenci almaya başlıyoruz. Böylece , Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile birlikte hareket ederek geleneksel Türk sanatları alanındaki önemli bir eksikliği gidermiş olacağız.

Sektörlerden yoğun talep var

• Mesleki ve teknik eğitime ilişkin sektörden gelen en büyük eleştiri, kendilerinin görüşlerine başvurulmadan politikaların belirlenmesi ve programların yürütülmesiydi. Siz bu algıyı değiştirdiniz. İşbirliğini artırdığınız görülüyor. Bunu nasıl yaptınız?

Aslında, Milli Eğitim Bakanlığı ile sektörler arasında temaslar ve işbirlikleri sürekli vardı. Biz bu işbirliklerini sistematik hale getirdik ve yeni bir işbirliği modeli önerdik. Tüm sektörlerde, kendilerinden herhangi bir talep beklemeden biz sektörlere gitmeye gayret ediyoruz. Önerimiz eğitim sürecini birlikte yürütmek ve yönetmek oluyor. Müfredatı birlikte güncellemeyi, öğrencilerin beceri eğitimlerini sektörün gerçek iş ortamlarında yapmalarına ve alan öğretmenlerinin mesleki gelişim eğitimlerinin düzenli bir şekilde yapılmasına destek vermelerini istiyoruz. Ayrıca sektördeki deneyimli uzmanların alan ve dal derslerine girmelerine ve okul yönetim sürecinin de birlikte değerlendirilmesine imkân tanıdık. Aslında yıllardan beri onların özlemlerinin de bu olduğunu gördük. Mesleki ve teknik eğitime katkı vermelerine rağmen süreçlerde yeterince yer alamamaktan şikâyetçi olduklarını gördük. Dolayısıyla bizim önerilerimizle onların talepleri bire bir örtüştü. Böylece tüm alanlarda inanılmaz sayıda ortak harekete imkân veren işbirliği protokolleri imzaladık. Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’un konuşmalarında sıkça ifade ettiği gibi sektörün işbirliği taleplerine artık yetişemiyoruz. Her gün yeni işbirliklerini hayata geçiriyoruz. Bu bağlamda aslında Milli Eğitim Bakanlığı ile sektörler mesleki ve teknik eğitim alanında rezonans oluştu.

Mesleki eğitim güçlendirilecek

• Ocak ayında İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile imzaladığınız Mesleki ve Teknik Eğitimde İşbirliği protokolü de bu kapsamda önemli bir adım oldu.

Evet. Bu işbirliği yukarda değindiğim özelliklerin tamamını içeriyor. İlgili paydaşlarımızın her birinin zaten yıllardan beri mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi ile ilgili çok sayıda projesi vardı. Burada en çarpıcı olan Bakanlıkların ve sanayi ve ticaret hayatının önemli temsilcilerinin artık mesleki ve teknik eğitimin ülkemizde iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi yönünde bir araya gelip ortak hareket etme iradeleridir. Bu çok kıymetli bir adım oldu. Bu adımlar mesleki ve teknik eğitimin algısını da pozitif yönde etkileyecek ve değerini artıracaktır.

• Bu adımdan sonra bu hafta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ’81 ilde 81 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ işbirliği projesini başlattınız. Bu da önemli bir adım oldu.

Evet. Yukarda ifade ettiğim eğitim süreçlerini ortak yönetme ve diğer özelliklerin tümünü kapsıyor bu proje.  Projenin en önemli özelliklerinden birisi bu işbirliğinin tüm illerimizi kapsaması. Diğer taraftan TOBB’un mesleki ve teknik eğitimle ilgili değerli birikimini de bu okullarımıza aktarma imkânı bulacağız. Ayrıca seçilen 81 Mesleki ve Teknik Anadolu lisesinde 81 tasarım-beceri atölyesi kurulacak ve öğrencilerimizin gelişimleri için aktif olarak kullanılacak. Bu işbirliğinde hedefimiz seçilen okulların o illerde mesleki ve teknik eğitimde mükemmeliyet merkezi olma yönünde ilerlemelerine destek vermektir.

‘ASELSAN’la okul açtık’

• ASELSAN ve İTÜ ile ortak mesleki ve teknik Anadolu liseleri kurdunuz. Bu çabalarınız, basında da geniş yer buldu ve takdir edildi. Bunlarla neyi hedefliyorsunuz?

Mesleki ve teknik eğitimde üzerinde durduğumuz iki nokta var. Birincisi ülkemizin önceliklerine ve ihtiyaçlarına göre hareket eden dinamik bir mesleki ve teknik eğitim inşa etmek istiyoruz. İkincisi mesleki ve teknik eğitimi bu minvalde inşa ederken ülkemizin tüm kaynaklarını ve birikimlerini kullanmak istiyoruz. ASELSAN ve İTÜ ile ilgili atılan adımlar bu iki noktayı da kapsıyor. Savunma sanayinde ülkemiz çok önemli hamleler yaparken bu alanda mesleki ve teknik ortaöğretimde eğitim vermediğimizi gördük. ASELSAN ve MEB olarak böyle bir lisenin kurulmasında mutabık kaldık. Süreç çok hızlı ilerledi ve sonuçta yukarda değindiğimiz işbirliği özelliklerini kapsayacak şekilde Ankara Ostim’de ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurduk. Bildiğiniz gibi İTÜ mühendislik alanında en güçlü ve tarihsel birikimi oldukça kuvvetli olan üniversitelerimizden birisi. İTÜ’nün ayrıca artırılmış sanal gerçeklik (AVR) yaklaşımı ile mesleki İngilizce öğretimi ile ilgili de önemli birikimi var. Tüm bu birikimler ve deneyimlerden mesleki ve teknik eğitimde yararlanmak istedik. Önerimizi İTÜ yönetimi ile paylaştık, büyük destek verdiler. Benzer şekilde İTÜ ile İstanbul’da İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini kurduk.

Yeni düzenleme teknik eğitimin önünü açacak

Son aylarda mesleki ve teknik Anadolu liselerle ilgili çok sayıda iyileştirme yapıldı. Örneğin Mesleki ve teknik eğitimde döner sermaye kapsamında üretimden yapılan %15 hazine kesintisi %1’e düştü. Okul yöneticileri ile ilgili mesleki ve teknik eğitim alan öğretmeni olma şartı getirildi. Bunlarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Bir taraftan sektörler ve saha ilgili araştırmalar yaparken mesleki ve teknik Anadolu liselerimize yönelik de öğretmenler ve yöneticilerimizi kapsayan araştırmalar yaptık. Öğretmenlerimiz ve yöneticilerimizin iyileştirme taleplerinde iki konu öne çıktı. Birincisi bu okullarımızda öğrencilerimizin uygulama becerilerini geliştirmelerine büyük katkı sunan döner sermaye kapsamında yapılan üretimden kesilen %15’lik hazine kesintisinin %1’e düşürülmesiydi. Bu konuyu Hazine ve Maliye Bakanlığına ilettik, uygun görüldü ve 28 Kasım 2018 tarihi itibariyle hazine kesintisi %1’e düşürüldü. Bu düzenlemenin mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesine çok önemli katkıları olacak. Öğrenciler bu kapsamdaki üretimde sektörün talep ettiği becerileri eğitimleri aşamasında kazanacaklar. Bu istihdamlarını da kolaylaştıracaktır. Diğer konu mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında müdür olarak görevlendirilecek öğretmenlerin mesleki ve teknik eğitim alanından olması talebi idi. Yönetici görevlendirme yönetmeliğinde yapılan ve 9 Şubat 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına müdür atanmasında mesleki ve teknik eğitim alan öğretmeni olma şartı getirildi. Böylece okullarımızdan gelen iki ana talep de karşılık bulmuş oldu.

“Hizmet içi eğitim, en hassas olduğumuz konu”

Mesleki ve teknik eğitimin kalitesini artırmak için alan öğretmeleri ile ilgili ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Mesleki ve teknik eğitimin kalitesini artırmada öğretmenlerimizin bilgilerini sürekli güncelleyecek hizmet içi eğitimler ve işbaşı eğitimleri çok önemli. Bu konu üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bu konuda ilk açılımı üniversitelerimizin teknoparkları ile yaptık. Teknoparklarda alan öğretmenlerimizin yer almaları ve alanları ile ilgili düzenli eğitime katılmaları ve Ar-Ge işbirliklerinin güçlendirilmesi için ilk adımı İstanbul’da attık. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Teknokent ile “Ar-Ge Merkezleri ile Mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirme” işbirliklerini başlattık. Bu adımların kapsamını genişletmek için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile tüm teknokentleri kapsayacak şekilde bu bağlamda işbirliği hazırlık çalışmalarımız devam ediyor. Diğer taraftan 2019 yılı mesleki ve teknik eğitim alan öğretmenleri ile kapsamlı bir işbaşı eğitim paketi hazırladık. Bu çerçevede 2019 yılında 3 bin 400 öğretmenimiz işbaşında, 4 bin öğretmenimiz ise ilk kez uzaktan eğitim alacaklar. Yeni imzaladığımız ve yukarda kısaca değindiğim işbirliği protokolleri kapsamında da sektörler 500 alan öğretmenimize işbaşında eğitim imkânı sağlayacaklar. Bu sayının artacağını düşünüyoruz. Savunma Sanayi Başkanlığımızla bu hafta imzaladığımız ortak işbirliği kapsamında da savunma sanayi ile ilgili alanlardaki 2023 öğretmenimize kapsamlı mesleki gelişim eğitimi verilecek. Bu kapsamda 2019 yılında 500 alan öğretmenimize eğitim imkânı sağlayacaklar. Dolayısıyla 2019 yılında toplam 8 bin 400 öğretmenimize yönelik işbaşı eğitimi planlaması yaptık ve uygulama başladı. 2018 yılında alan öğretmenlerine yönelik işbaşı eğitimi alan öğretmen sayısı 2019 yılındaki planlanan sayı ile karşılaştırıldığında bu yıl geçen seneye oranla iş başı eğitimi alacak öğretmen sayısında yaklaşık dört katlık artış sağlamış olacağız. Ayrıca alan öğretmenlerimize yönelik yurt dışı eğitimler de detaylı bir şekilde planlandı. Özetle, öğretmenlerimiz profesyonel gelişimini destekleyecek adımları sürdüreceğiz.

Etiyopya'da misyoner tuzağı

Gizli planlara engel ‘Türkiye'

İslamın insanlığa çağrısı

Motosiklete bin keyfin artsın
İstanbul'da Yıldırım Hareketi

Sebep Türk korkusu

İdlib'de soykırım!

Türkiye olmadan doğal gazı Avrupa'ya taşıyamazlar