Ramazan muhasebe ayıdır

Güncelleme: 06.05.2019 12:05

İtikafa çok önem veren Peygamberimizin Ramazan ayında geçen bir yılın muhasebesini, gelecek bir yılın da planlamasını yaptığını ifade eden İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez, “Nasıl para kazandım, helalinden mi elde ettim şeklinde düşünmektir itikâf. Bu açıdan bakarsak Ramazan muhasebe ayıdır" dedi.

SÖYLEŞİ: ÖZLEM DOĞAN

Bugün on bir ayın sultanı Ramazan ayının ilk günü. İslam âlemi bir ay boyunca oruç tutacak, teravih namazı kılacak, Kadir Gecesi’ni ihya edecek ve bayram yapacak. İbadet olmasının yanı sıra toplumsal olarak da hem yardımlaşma hem de ihtiyaç sahipleriyle empati kurma bilincini aşılayan Ramazan ayını her yönüyle İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez’le konuştuk.

Oruç ibadetinin tarihçesi nedir?

İslam, Hz Adem’den itibaren tüm peygamberlere verilen dindir. Dolayısıyla İslam’ın içindeki ibadet manzumeleri de birbirini takip eder. Ayette ‘oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı’ buyrulmuştur. İslam öncesinde Araplar da birden fazla çeşidiyle oruç ibadeti yapardı. Bir ay banyo yapmama ya da susma orucu tutarlardı. Şu an ehli kitapta da oruç var ama bizim orucumuza birebir uyan yok.

Orucu bir paket olarak düşünmeli

Peki oruç tutmak sadece belirli saatlerde aç kalmak ve yemek yemekten ibaret bir ibadet mi?

Orucu bir paket olarak düşünmek lazım. Bu paketin içinde Kuran, ibadet ve itikâf var. Oruç aslında empati kurmak demektir. İçinde yaşadığımız toplum parçalardan oluşuyor. Peygamberimiz bu parçalarla empati kurmamızı istiyor. Ramazan ayı sofrasını donatan insanın, günlük olarak evine çok az maişet götüren insanı düşünebilmesini sağlıyor. Dünya küreselleştikçe bunu daha net görebiliyoruz.

Peygamberimiz Ramazan ayını nasıl karşılardı?

Ramazan Kuran ayıdır. İçerisinde bin aydan daha hayırlı bir gecenin olduğu zaman diliminden bahsediyoruz. Biz bunu çoğu zaman göz ardı ediyoruz. Oysa Peygamberimiz Ramazan ayı için özel hazırlık yapardı. Ramazana doğru önce iki gün oruç tutmaya başlar, yaklaştıkça günü artırır, bedenini hazır hale getirirdi. Öğrencilere de kişiye özgü müfredat belirler ve Kuran ödevi verirdi.

Cebrail, Peygamberimizin öğretmeniydi

Ramazan ve Kuran ilişkisini nasıl değerlendirmeliyiz?

Peygamberimiz her Ramazan ayında Kuran-ı Kerim’i Cebrail’le birlikte gözden geçiriyordu. Burada Kuran’ın sağlıklı ve sahih bir şekilde ulaşmasının vurgusu vardır. Cebrail, Peygamberimizin öğretmeniydi. Öte yandan Peygamberimiz de sahabeye öğretmenlik yapıyordu. O yüzden Kuran’ı Kerim’i bu Ramazan iniyormuş gibi değerlendirmemiz ve anlamaya çalışmamız gerekir. Allah’la konuşmak isteyen Kuran okumalı.

Peygamberimizin Ramazan ayında Oruç tutmak ve Kuran okumak dışında yaptığı bir ibadet var mıydı?

İtikâf Peygamberimiz için çok önemliydi. Bedir Savaşı’nda giremediği itikâfın kazasını yapmıştır. Peygamberimiz itikâfta geçen bir yılın muhasebesini, gelecek bir yılın da planlamasını yapardı. Bunu dünyevi işleri düşünmek olarak algılamamalıyız. Ne kadar para kazandım değil, kazandığım parayı nasıl kazandım, helalinden mi elde ettim şeklinde düşünmektir itikâf. Bu açıdan bakarsak Ramazan muhasebe ayıdır.

Teravih namazını yirmi rekât kılmak şart değil

Teravihin yeri ve önemi nedir?

Sadece farzları mescitte kılan Peygamberimiz teravih namazını üç gün Mescid-i Nebevi de kılmıştır. Sünnetleri evinde kılardı zira yaptığı ibadetler insanlara farz kılınır endişesiyle sünneti evinde kılardı. Sadece bu geleneğini teravih için bozup üç gün mescitte kılarak eve çekilmiştir. Sahabelerin teravih namazı sorusu üzerine ‘size farz kılınmasından endişe ettiğim için evime çekildim’ demiştir. Yine de mescitte kılarak ‘kılın’ mesajı vermiştir. Teravih namazının mutlaka yirmi rekât kılınması gerekmiyor. Sekiz rekât da kılınabilir. Ayrıca bizi bir araya getiren mabetlerimizde teravih namazı kılmanın toplumsal bir yönü de vardır.

İftar sofralarımıza da değinecek olursak uzun süre aç kalıyoruz. Nasıl bir iftar sofrası Ramazanın ruhuna uygun olur?

Akşama kadar aç kaldıktan sonra sofrada üç öğünlük yemek yiyip hazmetmek için teravih namazına gidiyoruz. Oysa Peygamberimiz ‘midenizi üçe taksim edin. Üçte biri yemeğin hakkıdır. Diğer üçte biri suyun, kalan üçte bir de havanın hakkıdır’ buyurmuştur. Biz ise midemizi üçe taksim etmek yerine gelecek öğünün hakkını dahi kullanıyoruz, o kadar ki sahurda bile acıkmıyoruz. Böyle dolu bir mideyle ibadetten haz alınamaz.

Herkesin bir teşekkürü vardır

Ramazan ayı içinde zekât ve fıtır sadakası da var…

Sadaka ve zekâtın toplumsal bir boyutu da var. Özellikle fıtır sadakası verecek olan kişinin belli bir ekonomik düzeye ulaşması gerekmiyor.  Herkesin bir teşekkürü vardır. Fakir de, zengin de, orta halli de kendi sofrasına göre sadaka verir. Sofrasında bir tabak çorbası olan ona göre, çeşit çeşit yemek sahibi ise ona göre sadaka miktarını belirler. Sonra da bayramla kutlayarak bu teşekkürümüzü taçlandırırız.

Allah, merkezimize kendisini koymamızı istiyor

Yaratıcıya nasıl teşekkür ve şükür etmeli? Bizden istenen ne?

Sadaka verdiğimiz zaman Allah’a şükür etmiş oluyoruz. Bu teşekkür bir anlamda başka bir varlığı hayatımızın merkezine koymamayı da ifade ediyor. Fakat bu modern çağda hayatımızın merkezini ne yazık ki Allah teşkil etmiyor. Günümüzde insanlar tuttukları futbol takımını, ırkını, memleketini, eşini, işini, parasını, evladını merkeze oturtmuş. Oysa Rabbimiz bizi bir amaç için, ona ibadet etmemiz için yarattı.

Ramazan eğlence ayı değildir

Ramazan eğlencelerine bakışınız nasıl? Son dönemde böyle bir kültür oluştu…

Ramazan bir eğlence kültürü değildir. Ortaoyunu, televizyonda yayınlanan eğlence programları ve diğer eğlencelik hazırlıklar ramazanın ruhuna ters. Ramazan, ibadet ayıdır. Osmanlı döneminde eğlence yapanların yanı sıra ibadet edenler de çoktu, bunu görmek lazım.

Ramazan ayının yaza denk gelmesi hasebiyle uzun saatler oruç tutan insanlar gün içinde işlerine, okullarına devam ediyor. Oruçluya saygı da sanki azalmış durumda. Bu da bazen gerginliğe sebep oluyor. Bu konuda düşünceleriniz neler?

Farklı yapılara ve renklere sahibiz. Bir arada yaşama kültürüne haiz olmamız gerekiyor. Özellikle dini hassasiyetlerimize karşılıklı olarak saygı duymalıyız. Ben her dinin kıyafet ve ibadetlerine saygı duyarım, bana da saygı duyulsun isterim. Müslüman olup da İslami pratikleri olmayan insanların ibadet pratiği olanlara karşı baskı ve dayatmalarına şahit olabiliyoruz. ‘Ben bu kimlikten sıyrıldım başka bir kimliğe geçtim’ düşüncesiyle baskıcı davranmaları doğru değil.

*** Günümüzde insanlar tuttukları futbol takımını, ırkını, memleketini, eşini, işini, parasını, evladını merkeze oturtmuş. Bu modern çağda hayatımızın merkezini ne yazık ki Allah teşkil etmiyor. Oysa Rabbimiz bizi bir amaç için, ona ibadet etmemiz için yarattı.

***Peygamberimiz ‘midenizi üçe taksim edin. Üçte biri yemeğin hakkıdır. Diğer üçte biri suyun, kalan üçte bir de havanın hakkıdır’ buyurmuştur. Biz ise midemizi üçe taksim etmek yerine gelecek öğünün hakkını dahi kullanıyoruz, o kadar ki sahurda bile acıkmıyoruz. Bu şekilde ibadetten haz alınamaz.

MEHMET MAHFUZ SÖYLEMEZ KİMDİR?

Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez, 1963 yılında Bingöl ilinin Solhan ilçesinde doğdu. İlkokulu Elazığ ve Solhan’da, Ortaöğretimi Muş İmam Hatip Lisesinde tamamladı. Fakülteyi Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktorasını yaptı. Yüzüncü Yıl Ü. İlahiyat Fakültesi’nde akademik hayata başladı. Daha sonra Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi ve Hitit Ü. İlahiyat Fakültesi’nde uzun yıllar çalıştıktan sonra İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesine geçti. Halen burada akademik yaşamını sürdürmektedir. İslam Medeniyeti Tarihi, Günümüz İslam Ülkeleri, İslam Düşünce Tarihi ve İslam Öncesi Arap Tarihi sahasına yoğunlaşan Söylemez’in bu alanda, değişik dillerde yazılan birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.

Kudüs'e giriş engeli

BİM 10 Mayıs aktüel ürünler indirim kataloğu!

Türkiye'deki marketler zincirinden biri olan ''BİM'' 10 Mayıs Aktüel İndirim ürünler kataloğu yayınladı. 10 Mayıs 2019 tarihi için indirimde olan ürünleri haberimizde bulabilirsiniz. İndirimli ürünler hangileri? Kampanya ne kadar sürecek? Öğrenmek için haberimizi okuyun.

Anadolu Savunma 'Seyit' ile görücüye çıktı

Assange'a böyle götürüldü

'Altınkale' turizme kazandırılacak

Günün diğer manşetleri

"İkinci Efes"in çarşısı ortaya çıkarılacak

"İkinci Efes" olarak adlandırılan Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesindeki Aizanoi Antik Kenti'nin "agora" olarak adlandırılan çarşısında kamulaştırma sonrası çalışma başlayacak.

Taklit edilemeyen tek şey cesarettir!

İhtiyaç fazlası yiyecekleri bakın nasıl değerlendiriyorlar

Yeni Zelenda'da ihtiyacı olanlar için, ihtiyaç fazlası yiyeceklerin konulduğu sokaklardaki buzdolabları.

Dünyanın en büyük deprem testleri

Sağlam binaların kullanıldığı, dünyanın en büyük deprem testleri. ABD'deki binaların inşaat güvenliğini artırmak için yapılan bu testlerde maket yerine gerçek binalar kullanılıyor. Testi başarılı geçen proje ülke genelinde inşaatlar da bu şekille yapılıyor.

Yüksek sese maruz kaldığında solan bitki!

Mimosa Pudica yani 'küstüm otu'. Yüksek düzeyde sese mâruz kaldığı an, anında soluyor. Ayrıca 1 hafta bakmadığınız ve su vermediğiniz zaman da soluyor.

Başkan Erdoğan: Türkiye'nin bir daha kötü günlere dönmesine izin vermeyeceğiz
İran'dan ABD'ye rest: Taleplerinin sınırı yok, uymayacağız
İlan - Mirasımız Derneği
Meteoroloji'den toz taşınımı uyarısı
İlan İHH
Trabzonspor'a müjde! Başkan Erdoğan devreye girdi
Rusya'dan S-400 açıklaması
Pistte korku dolu anlar!
Yeni askerlik sisteminin tüm detayları belli oldu
S-400 eğitimleri başladı
ABD menşeli ürünlerde vergi indirimi
8 ilde dolandırıcılık operasyonu!
İHH'ya yetim duası
Kudüs'ün tek açık kapısı Türkiye
Kazanan Yıldırım olacak

Kudüs'ün tek açık kapısı Türkiye

İsrail zulmü ve işgali altındaki Kudüs ile ilgili Milat'a konuşan Şeyh Raid Salah'ın yardımcısı Nasir İkbari, Türkiye başta olmak üzere tüm İslam alemine “Kudüs'e sahip çıkın” çağrısında bulundu. Dünyaya açık tek kapılarının Türkiye olduğunun altını çizen İkbari; Türk halkının Kudüs'e daha çok gelmesini, Mescid-i Aksa'yı boş, Kudüslüleri yalnız bırakmamasını istedi. İkbari, “Kudüs'te yaşamak bizim kaderimiz, ama mesuliyet tüm Müslümanların” diyerek, “İsrail her an Mescid-i Aksa'yı işgal edebilir” uyarısında bulundu.

İmamoğlu İBB'nin kripto odasına neden girdi?

İBB'de en kritik ihtiyaçlarla ilgili önemli bilgiler olduğunu ifade eden konunun uzmanları soruyor: “Yeni göreve gelen bir başkan neden belediyenin kripto odalarına girip acil bir şekilde kopyalama yapmak ister? Bu girişim devletin güvenliği ile ilgili bir takım bilgileri ele geçirmek olabilir.”

'Düşman bilincimizi kaybettik'

Batılılaşma yüzünden düşman bilincinin yitirildiğini ifade eden Prof. Dr. Lütfi Şeyban, “Türkiye'de ve İslam toplumunda Batı hayranlığı iğrendirici boyutlarda. Oysa Batı'da düşman bilinci İslam düşmanlığı yüzyıllardır dipdiri tutuluyor” dedi.

'Merhamet azalırsa istismar artar'

Değerler ve ahlak eğitiminde en önemli iki değer empati ve merhamet olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın, “İnsanlarda empati ve merhamet duygusu azalırsa, çocuk istismarı, insanlara ve hayvanlara şiddet artar” dedi.

İslâmî İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) Başkanı Prof. Dr. Ali Özek: Oruç günahtan korur

Prof. Dr. Ali Özek hoca efendi 87 yaşında olmasına rağmen hâlâ fîsebîlillah cehdiyle hizmetlerine devam ediyor. İlimde olduğu gibi hayır işlerinden de hiçbir zaman emeğini esirgemeyen Özek, yaptıkları ve yapacaklarını anlatırken dâvâ adamlığı ve hizmet ehli olmanın mutluluğu gözlerinden okunuyor.

En Çok Okunan Haberler