Ünlü Şarkıcı Yusuf Güney: Önce içimizdeki hainler temizlenmeli

Güncelleme: 17.10.2019 09:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibinin 7 düvel değil, 77 düvele karşı mücadele ettiklerini ifade eden Yusuf Güney, “Allah önce içimizdeki hainleri ve düşmanları temizlemeyi nasip etsin. Devletimiz dış düşmanları görüp ne yapacağını kestirebilir fakat en tehlikelisi içimizdeki hainler. Yüzümüze gülüp, yanımızda olup bir anda insanı arkasından vururlar” dedi.

SÖYLEŞİ: ÖZLEM DOĞAN

Türkiye’nin, terör örgütü PKK/PYD/YPG’ye yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekâtı sürüyor. PKK/PYD sempatizanı isimler ise harekâta tepki gösterirken devletin yanında yer alan sanatçılar ise ABD, Batı ve terör örgütü dilini kullanan sözde sanatçılar ve troller tarafından adeta sosyal lince maruz bırakılıyor. İlk günden beri harekâta destek veren ünlü Şarkıcı Yusuf Güney’le Akçakale yolunda karşılaştık. Güney’le, müzik piyasasını, sosyal medya ünlülerini, devletinin yanında durduğu için gördüğü tepkileri ve hem mesajlarıyla hem de Akçakale’ye giderek destek verdiği Barış Pınarı Harekâtı’nı konuştuk.

Merak uyandırdıkları için ünlü oluyorlar

Günümüzde ünlü olmak kolay ama kalıcı olmak çok zor. Bir anda popülerliği yakalamak kişi için bir artı mı eksi mi sizce?

Tek bir videoyla milyonlarca izlenme oranı yakalayan tek şarkılık ünlülerin, Youtuber’ların şöhreti kolayca sönüyor. Popülerlik başka, sanatçı olmak ise bambaşka bir şey. Günümüzde popüler olmak artık çok kolay. İyi iş yapmaktan ziyade gereksiz hareketler ve garip bir üslupla merak uyandırıp çok izlenmek mümkün. Bu ilgiyi gören kişiler genelde balon misali şiştikten sonra unutularak hüsrana uğruyor.

Sanatçı ya da ünlü kavramının içini boşalttılar diyebilir miyiz? Çünkü yeni nesil ünlüler daha çok sansasyonlarıyla gündem oluyor…

Gündelik hayatta eğlenmek, gülmek, neşelenmek normal fakat sosyal medya üzerinden çok fazla yapılıp abartıldığı zaman gençler çok etkileniyor. Ben attığım her adıma dikkat etmeye çalışıyorum. Bir yerde yemek yerken bile ‘acaba burada görülürsem yanlış mı anlaşılır, yiyen var, yemeyen var’ diye düşünüyorum.

Kendini sanatçı sanan saçma tipler türedi

90’lı yıllarda söylenen şarkılar hâlâ dinlenirken son dönemlerde yapılan müzikler en fazla bir haftada popülaritesini yitiriyor. Nedeni nedir?

Müzik Türkiye’de çok sıkıntılı bir hal aldı. Müzik listelerin ilk 10’u adeta şaka gibi. Eski sanatçılar ve şarkılar artık yok. Şimdi ise o kalite geri planda kaldığı için kendilerini sanatçı sanan saçma sapan tipler türedi.

Bir şekilde üne kavuşmuş bazı isimlerin ürettikleriyle değil de siyasi görüşleriyle, marjinal fikirleriyle ön planda olduklarını görüyoruz. Üstelik oldukça kışkırtıcı bir üslup kullanıyorlar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu ülkede ciddi bir kesim var ki devleti destekleyip askeri, polisi sevenleri hain, devlete karşı gelip hakaret edenleri de kahraman ilan ediyor. Ben bu insanları hiçbir zaman ciddiye almadım, almayacağım. Sanatçı kimliğimi kenara bırakarak şunu söylüyorum ki ben bir vatandaş olarak vatanım için elimden ne geliyorsa onu yapmakla, birleştirici ve yapıcı olmakla mükellefim.

Devlet Başkanına saygı duymak zorundasınız

Son dönemde Cumhurbaşkanına hakaret edip, Türkiye’nin bekası için düzenlediği Barış Pınarı Harekâtı’na karşı çıkmayı muhaliflik sanan sözde sanatçılar var. Bu yaptıkları sizce partizanlık mı yoksa Türkiye düşmanlığı mı?

Parti sempatizanlığı başka, devletçilik, milliyetçilik başka bir şeydir. Partiler, şahıslar gider fakat devlet kalıcıdır. Bu ülkenin başında olan devlet başkanına saygı duymak zorundasınız. Sevmek ya da desteklemek zorunda değilsiniz ama hakaret edemezsiniz. Partiler üzerine tartışılabilir ama söz konusu vatansa gerisi teferruattır.

Devletimi seviyorum diye saldırıyorlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını paylaştığınız için sizi linç edenler Tarkan’ın CHP’li İmamoğlu ve Soyer’e övgü dolu sözlerine alkış tutuyor. Bu nasıl bir tutum sizce?

Benim duruşum bellidir. Kota koymadan, sınırsız bir şekilde devletimin yanında olduğum için tepki görmek beni çok üzüyor. Cumhurbaşkanımız Başkan seçildiğinde kutladığım için bir gecede 120 bin kişi küfrederek takipten çıktı. Ne yalakalığım kaldı ne yandaşlığım, ne de saray soytarılığım. Ama onlar CHP’li bir siyasetçiyi kutladıklarında demokrat ve özgürlükçü oluyorlar.

Onların görüşünde olsaydım heykelimi dikerlerdi

O zaman dertleri sadece siz ve sizin gibi devletinin arkasında duranlar diyebiliriz, öyle değil mi?

Tarkan kalkıp CHP’li iki belediye başkanını; Ekrem İmamoğlu ve Tunç Soyer’i ‘güneş gibi doğdunuz üzerimize’ gibi ağır övücü sözlerle övdüğünde doğal karşılanıyor, tepki görmüyor. Tarkan bu düşüncesini söylemekte özgür fakat bu kadar taraf olmak yanlış. Onlar yapınca ‘Tarkan kalitesi, aydın görüşlü’ diyerek yere göğe sığdıramıyorlar. Biz devletimizin yanında olunca yalaka oluyoruz. Bu nasıl bir zihniyet, nasıl bir ayrımcılık ve kutuplaştırma, anlamak imkânsız. Eğer ben onların görüşünde olsaydım, benim heykelimi dikerlerdi. Ben sevmedikleri tarafta olduğum ve devletimi desteklediğim için benden nefret ediyorlar.

Önce içimizdeki hainleri temizlemek lazım

Türkiye’nin terör örgütü PKK/PYD’ye yönelik gerçekleştirdiği ‘Barış Pınarı Harekâtı’na destek veren ünlülerden birisiniz. Fakat sanat camiasında harekâta karşı çıkan ya da suspus olanlar da var. Devletin bekası için büyük önem taşıyan harekâta tepkilerinin ya da sessizliklerinin nedeni ne olabilir?

Benim Allah’tan başka kimseden korkum ve çekincem yok. Barış Pınarı Harekâtı’nda Allah ordumuza güç kuvvet versin. Savaş iki ordu arasında olur. Burada Türk ordusu, çapulcu terör örgütü PKK/PYD’yle mücadele ediyor. Allah önce içimizdeki hainleri ve düşmanları temizlemeyi nasip etsin. Devletimiz dış düşmanları görüp ne yapacağını kestirebilir fakat en tehlikelisi içimizdeki hainler. Yüzümüze gülüp, yanımızda olup bir anda insanı arkasından vururlar. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekibine Allah güç kuvvet versin. 7 düvel değil, 77 düvele karşı mücadele ediyorlar.

Herkesin ne olduğu ortada, halk da farkında

Harekâta karşı yaptıkları açıklamalarda ABD, Batı, PKK/PYD diliyle konuşan sözde sanatçıların gerçek yüzünü böylece halk da görmüş oluyor öyle değil mi?

Herkesin gösterdiği tepkiler, nerede durdukları ve neyin karşısında oldukları apaçık ortada. Bu ülkeden milyonlar kazanıp, ‘binde birini sadaka verir gibi bağışlayayım da şunların sesleri kesilsin’ der gibi bağış yapıyorlar. Onu da vermezler de üzerlerinde baskı var. Hayatımda bir kere bile şehit haberi ya da harekâta destek amacıyla bir şey paylaştıklarını görmedim. Fakat madenlerimizden tutunda devletimizin menfaatine bir yatırıma, anlaşmaya başlansa devreye ya ağaçla giriyorlar ya da başka bir eylemle. Allah’tan halkımız kimin ne olduğunun farkında.

YUSUF GÜNEY KİMDİR?

1984 yılında Trabzon'da dünyaya gelen Yusuf Güney aynı zamanda söz yazarı ve bestecidir. 14 yaşına kadar Trabzon'da yaşadıktan sonra ailesiyle birlikte Londra'ya taşınan Güney, ilk albümünü piyasaya sürmeden önce Londra'da yaşamaktaydı. 2006 yılının Haziran ayında Türk pop müzik sanatçısı Rafet El Roman'ın Londra'da verdiği bir konserinde sanatçıyla tanışmasıyla müzik dünyasına ilk adımlarını attı. O günden beri beste çalışmalarını hızlandırdı ve 2008 yılında ilk bestesi "Aşk-ı Virane" Rafet El Roman'ın 2008 tarihli albümü Bir Roman Gibi'de kendine yer buldu. Rafet El Roman ile bu şarkıda bir düete imza atan şarkıcı, bu parçaya çekilen video klipte de sanatçıya eşlik etti. Şarkı oldukça başarılı oldu ve Billboard Türkçe Top 20 Listesi'nde tam 17 hafta bir numarada kaldı. 2009 yılında düzenlenen geleneksel Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde de bu şarkı, "Yılın Şarkısı" seçildi.

 

 

 

 

 

 

Atatürk Kitaplığı eski Müdürü Ramazan Minder: CHP haklarımı gasp etti

Dün Ermenileri bugün PKK'lıları kullanıyorlar

PYD/YPG İsrail'e yanaşacak

Batı gerçeği bildiği halde saklıyor
Türkiye'nin dış politikası hatasız

Türkiye çıktığı yoldan geri dönmez

Avcı kızlar avlanmış!

Ünlü Şarkıcı Yusuf Güney: Önce içimizdeki hainler temizlenmeli