<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/bilim-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 02:33:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/bilim-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin uzay çalışmaları SAHA 2026'da]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-uzay-calismalari-saha-2026da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-uzay-calismalari-saha-2026da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında yerli hibrit motorlarla Ay yolculuğuna hazırlanan ve uzay diplomasisinde zirveye oynayan Türkiye'nin uzay faaliyetleri ve bu yıl Antalya'da ev sahipliği yapacağı Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) çalışmaları masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nın ikinci gününde "IAC 2026 Antalya, Türkiye'nin Uzay Vizyonu ve Küresel İşbirliği Fırsatları" paneli yapıldı.</p>

<p>Panelin moderatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök üstlendi.</p>

<p>Türkiye Uzay Ajansı Başkanı (TUA) Yusuf Kıraç, burada yaptığı konuşmada her ülkenin, güvenliği için uzaya daha fazla odaklandığını belirterek, fırlatma ve uydu sistemlerinin giderek önemli hale gelmeye başladığını söyledi.</p>

<p>Mimarinin gelişmesi ve ekonomi dirençliliği konularının da uzay ekonomisinin gelişiminde etkili olduğunu dile getiren Kıraç, Türkiye'nin uzay alanındaki çalışmalarını anlattı.</p>

<p>Kıraç, gelecek yıl hibrit itme promosyon sistemleriyle bir uzay mekiği süreci başlatacaklarının bilgisini vererek şöyle konuştu:</p>

<p>"Amacımız, Ay'a gitmek için teknolojileri geliştirmek. Artık derin uzay misyonları önem kazanmaya başladı. Bazı uydular farklı yörüngeler arasında manevra yaparak yeniden konumlandırılabiliyor. Bu yıl Fergani bunun testini yaptı, artık daha fazla garantimiz var. Yeni bir uzay rekabeti başladı özel şirketler arasında. Bu nedenle TUA olarak biz ekosistemlerimizi güçlendirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Aksi takdirde uzay rekabetinde yer almak kolay olmayacak. Önümüzdeki yıl üniversitelerle işbirlikleri yapacağız. ODTÜ ve İTÜ ile işbirliğimiz var. Artemis gibi uluslararası projelerde yer alma durumumuz var, yakında bunları duyacaksınız."</p>

<h3>IAC'ye tarihi katkı Türkiye'den</h3>

<p><br />
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) Başkanı Gabriella Arrigo da federasyonun görevlerine ilişkin bilgi vererek, uzay işbirliğinin teşvik edilmesi, uzay teknoloji hizmetlerinin ve uygulamalarının dünyadaki barışa katkı sağlamasını desteklemeyi amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Federasyonda 82 ülkeden 604 üyeleri olduğunu belirten Arrigo, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"IAC, bütün uzay aktörlerinin bir araya geldiği, 10 binden fazla katılımcının olduğu bir etkinlik. Bakanlardan endüstri liderlerine, girişimcilerden öğrencilere herkes burada bir araya geliyor. Antalya'nın adaylığını seçerken uluslararası uzay camiasının çeşitliliğini de göstersin istedik. 2024 Milano Kongresi'nde 103 ülkeden 7 bin bildiri geldi. Sidney'de ise 6 bin 400 makale takdimi oldu.</p>

<p>2026 Antalya'da yapılacak IAC için ise gururla söylüyorum ki 108 ülkeden 8 bin 325 makale geldi. Eşi benzeri görülmemiş şekilde 1810 katkı da Türkiye'den geldi, bu IAC tarihinde görülen en yüksek katılım. Antalya'nın farkı nedir diye baktığımızda, Türkiye'nin kültürel mirası, konukseverliği, çalışkanlığı ile yenilikçilik ekosistemini teşkil ediyor. Bu sayede Türkiye'nin vitrini de ortaya çıkacak."</p>

<p>IAF Başkan Yardımcısı Arif Karabeyoğlu da uzayın geleceğinin nükleer ve nükleer itki konuları üzerinde şekilleneceğini ifade ederek, bu teknolojinin ufkunun 20 yıla kadar belirlenebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-uzay-calismalari-saha-2026da</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/turkiye-uzay-1.jpg" type="image/jpeg" length="10671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salda Gölü, uzay araştırmalarına ilham veren merkez oluyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/salda-golu-uzay-arastirmalarina-ilham-veren-merkez-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/salda-golu-uzay-arastirmalarina-ilham-veren-merkez-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur'da beyaz kumsalı ve turkuaz renginin yanı sıra Mars'a benzerliğiyle de dikkati çeken Salda Gölü'nde kurulan merkezde düzenlenecek etkinliklerle bilim camiasının ilgisinin bölgeye çekilmesi amaçlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salda'da kurulan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Salda Gölü Bilim, Eğitim ve Doğa Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezinin, gelecek aylarda açılması planlanıyor.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce gölde yürütülen bilimsel çalışmaları desteklemek amacıyla oluşturulan merkezde, göl ve havzasını bilimsel yönden araştırma, doğa koruması ve eylem planlarına katkıda bulunma, biyoçeşitlilik araştırmaları yapma ve toplumu bilgilendirme gibi çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<h3><br />
Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı'dan ziyaret</h3>

<p><br />
Burdur Öğrenci Teknoloji Festivali kapsamında kente gelen Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Salda Gölü'nü ve bilim merkezini ziyaret etti.</p>

<p>Gezeravcı, Salda'nın yalnızca doğal güzelliğiyle değil uzay araştırmaları açısından da ilham verici bir yer olduğunu söyledi.</p>

<p>İlk defa Salda Gölü'ne geldiğini belirten Gezeravcı, "Uluslararası uzay istasyonunda yer alan bütün astronotların gıptayla baktığı, uzay çalışmaları için büyük ilham kaynağı olan bir alan. Geleceğimizin teminatı olan kardeşlerimizin bilimsel alandaki farkındalıklarının yükseltilmesi ve uzay alanına ilişkin zihinlerinde somut resimlerin oluşturulması için herkesi bu alanı ziyaret etmeye davet ediyoruz" dedi.</p>

<p>Bölgede düzenlenecek etkinliklerin bilimsel farkındalığı artıracağını vurgulayan Gezeravcı, Salda'nın gelecekte sadece doğal bir güzellik alanı değil aynı zamanda bilimsel keşiflere ev sahipliği yapan önemli bir merkez haline geleceğini kaydetti.</p>

<h3><br />
Salda Bilim Günleri düzenlenecek</h3>

<p><br />
Salda'da gerçekleştirilecek bilim günlerinin koordinatörlüğünü yapan astronom Kadir Uluç ise Salda'nın özellikle Mars çalışmaları odağında önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Gölün doğal bir laboratuvar imkanı sunduğuna dikkati çeken Uluç, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Salda turizm açısından ön planda olan bir lokasyon. Biz bunun bilimsel tarafını da ön plana çıkartmak istiyoruz çünkü dünya açısından çok önemli. Dünya üzerinden başka bir gezegene gitmeye gerek kalmadan aslında o gezegen hakkında çalışma yapabileceğiniz ender yerlerden bir tanesi. Bu kapsamda bölgede bilim turizmine teşvik etmeye çalışıyoruz. Amacımız dünya bilim camiasının ilgisini buraya çekip bilimsel aktiviteleri burada artırmak."</p>

<p>Bilim merkezine gelenlerin Mars ve göl arasındaki ilişkiyi görebileceğini anlatan Uluç, burada bilimsel çalışmalara da katkıda bulunabileceklerini belirtti.</p>

<p>"Salda Bilim Günleri" etkinliğinin haziranda yapılacağı bilgisini veren Uluç, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu etkinliğimiz iki ana unsurdan oluşuyor. Birincisi 'Salda'dan Mars'a Yaşamın İzini Sürmek' isimli çalıştayımız. Bu çalıştayın temel odağı aslında tamamen bilimsel çalışmalar konusunda bir ateşleyici unsur olabilmek. Bölge gençlerinin ve çocuklarının özellikle bilime olan ilgisini artırmak ve bu bilime olan ilgilerini aynı zamanda yaşadıkları bölgedeki göllerini de işin içine katarak nasıl daha efektif hale getirebilecekler. Bu kapsamda bilim şenliği düzenleyeceğiz."</p>

<p>Uluç, bilim şenliği süresince öğrencilerin çeşitli bilimsel deneylere katılabileceklerini, akşam da arazide kurulacak teleskoplarla gökyüzünü gözlemleyeceklerini ve böylelikle biyoloji, kimya ve astronominin bir araya getirileceğini anlattı.</p>

<h3><br />
Mars'a benzerliğiyle dikkati çekmişti</h3>

<p><br />
Salda Gölü'ndeki magnezyum karbonatların, Mars'taki Jezero Krateri'ndekilere benzerlik göstermesiyle NASA ve bilim dünyasının ilgisi bölgeye yönelmişti.</p>

<p>NASA'nın gönderdiği Perseverance aracının Mars'taki görevini sürdürdüğü süreçte, İstanbul Teknik Üniversitesi bilim insanlarının Salda Gölü ve Göller Bölgesi'ndeki kayaçları inceleyerek bu çalışmalara katkı sağladığı belirtilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/salda-golu-uzay-arastirmalarina-ilham-veren-merkez-oluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/03/salda-golu.jpg" type="image/jpeg" length="64333"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Canlı ve sentetik unsurlar birleşiyor: Biyohibrit Robot]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/canli-ve-sentetik-unsurlar-birlesiyor-biyohibrit-robot</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/canli-ve-sentetik-unsurlar-birlesiyor-biyohibrit-robot" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biyolojik organizmalar ile akıllı devrelerin entegrasyonuyla doğan "Biyohibrit Robot" projesi, Türkiye'yi düşük görünürlüklü taktik operasyonlardan afet bölgelerine kadar her türlü zorlu koşulda yeni nesil bir keşif altyapısına kavuşturmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK'tan edinilen bilgiye göre, Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında, Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu (SAVTAG) tarafından "Biyohibrit Robot (B-9) Geliştirilmesi" çağrısı açıldı.</p>

<p>Çağrısı açılan B-9 projesi ile canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilen ve/veya yalnızca yönlendirilebilen konfigürasyondan oluşan modüler bir robotik platform olan Biyohibrit Robot'un geliştirilmesi amaçlandı.</p>

<p>Biyohibrit Robot'un tasarlanacağı, geliştirileceği ve işlevsel, performans, arayüz gibi testlerinin gerçekleştirileceği projenin sonunda, canlı ve sentetik unsurların bütünleşik yapısından oluşan, uzaktan kontrol edilebilen, yönlendirilebilen ve topladığı verileri Yer Kontrol Birimi'ne iletebilen görev odaklı Biyohibrit Robot için tasarım detayları ve operasyon protokolleri, ilgili standarda uygun olarak Teknik Veri Paketi halinde teslim edilecek.</p>

<h3>Afet bölgesinde görev yapacak</h3>

<p><br />
Proje sayesinde, Türkiye'de yerli ve milli imkanlarla yönlendirilebilir Biyohibrit Robot sistemine yönelik teknolojik birikim sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Böylece, afet bölgelerinde arama kurtarma, çevresel izleme, tarımsal gözlem ve düşük görünürlükteki taktik operasyonlar gibi birçok kritik alanda klasik çözümlerin ötesine geçebilecek, yenilikçi bir keşif altyapısının önünün açılması bekleniyor.</p>

<h3>Aranacak şartlar</h3>

<p><br />
Toplam süresi, en fazla 36 ay olacak proje önerileri, 24 Haziran'a kadar alınabilecek. "Hizmete Özel" gizlilik derecesinde yürütülecek proje başvuruları, doğrudan II. Aşama Proje Önerisi (ön değerlendirmeyi geçen AR-GE projelerinin detaylandırıldığı, AR-GE niteliği, yöntem, yapılabilirlik ve bütçenin detaylı teknik analizinin sunulduğu kapsamlı dosya) olarak alınacak.</p>

<p>Müracaat edecek kurum ve kuruluşlar, "Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği"ne uygun olarak, "SAVTAG Çağrı Belgesi Teslim Tutanağı"nı doldurarak, Çağrı Dokümanı'nı teslim alabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca üniversiteler dışındaki kurum ve kuruluşlarda, "Tesis Güvenlik Belgesi" şartı ile projede çalışacak tüm firma personelinde, "Kişi Güvenlik Belgesi" şartları aranacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/canli-ve-sentetik-unsurlar-birlesiyor-biyohibrit-robot</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/yapay-zeka-1-3.jpg" type="image/jpeg" length="97414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizi kum fırtınalarını tetikledi: 3,8 milyar insan risk altında]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iklim-krizi-kum-firtinalarini-tetikledi-38-milyar-insan-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iklim-krizi-kum-firtinalarini-tetikledi-38-milyar-insan-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliğiyle artan kuraklık, kum ve toz fırtınalarının sıklığını ve şiddetini küresel boyuta taşıdı. Dünya genelinde 3,8 milyar insanı etkileyen bu doğa olayı; kalp krizinden inmeye, menenjitten kronik solunum yolu hastalıklarına kadar birçok ölümcül riski beraberinde getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim kriziyle şiddetlenen kum ve toz fırtınaları küresel tehdit haline gelirken, fırtınalar kalp krizi veya inme, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütüne göre, Doğu Akdeniz ve diğer bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve yoğunluğunda artış yaşanıyor. İklim değişikliği çölleşmeye yol açarak kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve yayılımını artırıyor. Kum ve toz fırtınaları partikül madde konsantrasyonlarını artırarak hava kirliliğine de doğrudan katkıda bulunuyor.</p>

<p>Öte yandan, küresel olarak 330 milyon insanın her gün rüzgarla taşınan ve bazen kaynağından binlerce kilometre uzağa gidebilen partiküllere maruz kaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, dünya genelinde görülen kum ve toz fırtınalarının iklim değişikliğiyle bağlantısını anlattı.</p>

<p>Kuvvetli rüzgarın genellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde atmosfere kaldırdığı ve kilometrelerce uzağa taşıdığı çökel malzemeye kum ve toz adı verildiğini anımsatan Türkeş, kum ve toz fırtınalarının iklimi, havayı, atmosferi, ekosistemleri, insan sağlığını, tarımı, ulaşımı ve güneş enerjisi sistemini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Türkeş, yıl boyunca kurak koşullarının egemen olduğu coğrafyalarda toz taşınımı görüldüğüne işaret ederek, "Kurak ve yarı kurak bölgeler özellikle çöller, çöllerin çevresindeki kurak ve yarı kurak bölgeler en önemli kum ve toz kaynaklarıdır. Afrika, Sahra ve Sahra Altı Afrika'nın bir bölümü, Sahel, Gobi Çölü, Orta Doğu ve özellikle Orta Doğu'daki bazı çöller ile Arap çölleri en önemli kum ve toz fırtınalarının oluştuğu ve toz kaynağı olan bölgelerdir." dedi.</p>

<p>İklim değişikliği etkisiyle özellikle bazı bölgelerdeki uzun süreli kuraklıkların kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve şiddetini artırdığına dikkati çeken Türkeş, iklim değişikliğinin var olan kurak ve yarı kurak bölgeler dışında giderek daha sıcak ve kurak koşullarla kuraklaşma eğilimindeki bölgelerde yeni kum ve toz fırtınalarına oluşum alanları yarattığını kaydetti. Türkeş, bu fırtınaların doğrudan iklimi, atmosferi, havayı ve özellikle bulut ile yağış oluşumunu etkilediğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25'i insan kaynaklı"</h3>

<p><br />
Türkeş, kum ve toz fırtınalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3,8 milyar insanı etkilediğini belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Atmosfere verilen küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25'i insan kaynaklı. Bugünkü iklim, basınç, rüzgar sistemleri açısından küresel ölçekte, küresel toz bütçesinin yüzde 80'inden fazlası Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Arap çöllerinden kaynaklanıyor. Bu, Türkiye'yi çok ilgilendiren bir şey. İklim değişikliğiyle Ekvator'dan başlayarak büyük ölçekli basınç rüzgar sistemleri, yıl içindeki mevsimlik döngüsünün dışında kuzeye doğru hareket etme eğiliminde. Özellikle subtropikal yüksek basınçlar ve onun oluşumuna doğrudan katkı sağlayan Hadley döngüsü adını verdiğimiz geniş ölçekli döngü kuzeye kaydığında kum ve toz fırtınaları üretebilecek hem kurak ve yarı kurak bölgeler hem de bu bölgelerden toz taşıyabilecek sistemler Akdeniz'i, Güney Avrupa'yı, Orta Doğu'yu dolayısıyla Türkiye'yi daha fazla etkileyebilecek. Gözlemler, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güneybatı Asya'daki pek çok bölgede kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve zaman zaman şiddetinde artış olduğunu gösteriyor."</p>

<p>Kum ve toz fırtınalarının yağış ve su kaynaklarını da etkilediğinin altını çizen Türkeş, bu fırtınaların belirli dönemlerde sebze ve meyve üretimini, çiçeklenme ve tozlanma dönemlerini etkileyerek rekoltede düşüşe yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>"Toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yapılması gerekiyor"</h3>

<p><br />
Türkeş, kum ve toz fırtınalarının önlenmesine yönelik alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:</p>

<p>"İlk olarak iklim değişikliği mücadelesinin güçlenmesi gerekiyor. İklim değişikliği mücadelesi kurak ve yarı kurak bölgelerin çevresindeki yarı nemli alanlarda sıklığı, süresi, şiddeti artan sıcak hava dalgaları ve artan kuraklık etkileri, değişen fırtına, rüzgar ve yağış rejimleri dikkate alınarak sürdürülmek zorunda. Mutlak çöller, tam kurak alanlar, kurak ve yarı kurak bölgelerde bugün dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi çok etkili bir yeşil kuşak var. Çin Halk Cumhuriyeti kurak ve çöl alanlarının çevresinde çok uzun soluklu ağaçlandırma, bitkilendirme çalışmaları yapıyor. Toprak nemini artırabilmek ve topraktaki ince materyali, kum ve toz fırtınalarına kaynak oluşturabilecek, ince çökeltileri tutabilmek için toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da mutlaka yapılması gerekiyor."</p>

<p>Öte yandan, Türkeş, Dünya Meteoroloji Örgütünün günlük toz üretimine ilişkin öngörülerine bakıldığında, 23 Nisan'da Akdeniz kıyılarında ve Güneydoğu Anadolu'nun Türkiye-Suriye sınırına yakın olan bölgelerinde günlük ortalama yüzey toz konsantrasyonunun orta seviyeden hassas düzeye ulaşabileceğini sözlerine ekledi.</p>

<h3>Kum ve toz fırtınaları insan sağlığını tehdit ediyor</h3>

<p><br />
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Onur Turan da, kum ve toz fırtınalarının ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Kum ve toz fırtınalarıyla sanayi atıkları, tarım ilaçları, polenler, bakteriler ve mantar sporlarının da taşındığını anımsatan Turan, "Toz bulutu içindeki PM10 partikülleri, üst solunum yolunda tutulurken, 2,5 mikrometreden küçük olanlar doğrudan akciğerlerin en derin noktalarına yani alveollere kadar ulaşır. Buradan kana karışarak sistemik bir etkilemeye neden olabilir. Havada çöl tozlarının bulunduğu günlerde solunum, kalp ve damar hastalıkları ile hastane başvurularının, hastalık ve ölümlerin arttığı çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir." diye konuştu.</p>

<p>Çöl ve kum fırtınalarının sağlık üzerindeki etkisinin maruziyet süresi ve yoğunluğa bağlı olarak değiştiğine değinen Turan, bu fırtınaların zatürre, kalp krizi veya inme, gözlerde şiddetli yanma, burun kanamaları, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini anlattı.</p>

<p>Turan, çöl ve kum fırtınalarının mevcut astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) vakalarında ani atak ve krizleri tetiklediğini belirterek, bu günlerde astım ve KOAH ile ilişkili acil başvurularının ve astım ölümlerinin arttığının çalışmalarda yer aldığını hatırlattı.</p>

<h3>"Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir"</h3>

<p><br />
Çöl tozlarının bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için büyük risk taşıdığının altını çizen Turan, şunları söyledi:</p>

<p>"Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir. Özellikle kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlar önemli risk oluşturmakta, akciğer rezervleri düşük olduğu için en ufak bir irritasyon dahi ciddi bir krize yol açabilir. Çocuklar, akciğer gelişimleri devam ettiği ve vücut ağırlıklarına oranla daha hızlı nefes aldıkları için daha fazla toz solurlar. Yaşlılar, bağışıklık sistemi ve organ rezervlerinin azalması nedeniyle komplikasyonlara daha açıktırlar. İnşaat, tarım veya ulaşım sektöründe olup gün boyu açık havada bulunanlar doğrudan bu tozlara maruz kalırlar."</p>

<p>Turan, toz fırtınası uyarılarının yapıldığı saatlerde dışarıya çıkılmaması, pencerelerin kapalı tutulması, N95 veya FFP2 tipi filtreli maskeler kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, bol su tüketiminin solunum yollarındaki mukozanın nemli kalmasına yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iklim-krizi-kum-firtinalarini-tetikledi-38-milyar-insan-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/kuveyt-kum-firtinas-1.jpg" type="image/jpeg" length="86399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MKE’nin ürettiği ENFAL-17 füzesi ismini ayetten aldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/mkenin-urettigi-enfal-17-fuzesi-ismini-ayetten-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/mkenin-urettigi-enfal-17-fuzesi-ismini-ayetten-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tarafından geliştirilen ENFAL-17 mühimmatının adının, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Enfâl Sûresi’nden alındığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE), savunma sanayi alanında geliştirdiği yeni mühimmat sistemlerinden biri olan ENFAL-17 ile dikkat çekti. ENFAL-17 mühimmatının adının, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Enfâl Suresi’nden alındığı ifade edildi. Söz konusu surede yer alan 17’nci ayette şu ifadelere yer veriliyor:</p>

<p><strong><i>"Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü; attığında da sen atmadın, Allah attı; bunu da müminlere kendinden güzel bir lütufta bulunmuş olmak için yaptı. Allah her şeyi işitmekte, her şeyi bilmektedir."</i></strong></p>

<p>MKE tarafından geliştirilen ENFAL-17 mühimmatının, yerli ve millî savunma sanayi çalışmaları kapsamında üretildiği ve ileri teknolojiye sahip sistemler arasında yer aldığı değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Enfal 17 Mke" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/enfal-17-mke.jpg" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/mkenin-urettigi-enfal-17-fuzesi-ismini-ayetten-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/enfal-17-fuze.png" type="image/jpeg" length="72513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Roketsan MAM-T Akıllı Mühimmat Nedir, Özellikleri Neler?]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-nedir-ozellikleri-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-nedir-ozellikleri-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli ve milli gururu Roketsan, insansız hava araçlarının (İHA) vuruş gücünü bir üst seviyeye taşıyan MAM-T Akıllı Mühimmat ile oyunun kurallarını yeniden yazıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MAM-L ve MAM-C ile kazanılan saha tecrübesinin bir meyvesi olan MAM-T, daha ağır harp başlığı ve çok daha uzun menzil ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. İşte modern harp sahasının yeni gücü <strong>MAM-T (Mini Akıllı Mühimmat-T)</strong> hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar:</p>

<hr />
<h3><strong>MAM-T Nedir?</strong></h3>

<p>MAM-T, özellikle İHA platformları için optimize edilmiş, yüksek hassasiyetli ve düşük yan hasar riskine sahip bir akıllı mühimmat ailesi üyesidir. <strong>Bayraktar AKINCI TİHA</strong> ve <strong>TUSAŞ AKSUNGUR</strong> gibi stratejik platformların ana mühimmatlarından biri olarak tasarlanmıştır. MAM-L’ye kıyasla daha büyük boyutlara ve daha geniş kanat açıklığına sahip olan bu mühimmat, "stand-off" (hedefe yaklaşmadan) vuruş yeteneği sağlar.</p>

<hr />
<h3><img alt="Roketsan-2" class="detail-photo img-fluid" height="677" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/roketsan-2.jpg" width="1280" /></h3>

<h3><strong>MAM-T’nin Öne Çıkan Teknik Özellikleri Neler?</strong></h3>

<p>MAM-T, sadece bir ağırlık artışı değil, aynı zamanda bir teknoloji sıçramasıdır. Mühimmatın kabiliyetlerini şu başlıklar altında toplayabiliriz:</p>

<p><strong>Menzil ve operasyonel yükseklik:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MAM-T, sahip olduğu aerodinamik yapı ve kanat tasarımı sayesinde süzülerek çok uzak mesafelerdeki hedefleri imha edebilir.</p>

<ul>
 <li><strong>İHA'lardan atıldığında:</strong> 30+ km menzil.</li>
 <li><strong>Hafif Taarruz Uçaklarından atıldığında:</strong> 60+ km menzil.</li>
 <li><strong>Jetlerden atıldığında:</strong> 80+ km menzil.</li>
</ul>

<p><strong>Hassas vuruş kabiliyeti:</strong></p>

<p>Mühimmat, <strong>Lazer Arayıcı Başlık</strong> kullanır. Bu sayede hareketli veya sabit hedeflere karşı yüksek vuruş hassasiyeti (CEP değeri oldukça düşüktür) sergiler. Hedefleme, İHA'nın kendi lazer işaretleyicisiyle veya yer unsurları tarafından yapılabilir.</p>

<p><strong>Çok maksatlı Harp başlığı:</strong></p>

<p>MAM-T'nin yaklaşık <strong>94 kg</strong> ağırlığındaki gövdesinin içinde, zırhlı araçlara, binalara ve personel topluluklarına karşı etkili olan parçacık etkili, zırh delici ve termobarik opsiyonları destekleyebilen bir harp başlığı bulunur.</p>

<p><strong>Teknik tablo:</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Özellik</strong></td>
   <td><strong>Detay</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Çap</strong></td>
   <td>230 mm</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Boy</strong></td>
   <td>1.4 metre</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Ağırlık</strong></td>
   <td>94 kg</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Arayıcı Başlık</strong></td>
   <td>Lazer Arayıcı (Opsiyonel GPS/INS desteği)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Platformlar</strong></td>
   <td>AKINCI, AKSUNGUR, Hürkuş-C, F-16</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<h3><strong>Neden MAM-T? Avantajları Neler?</strong></h3>

<p>MAM-T'nin sahaya sunduğu en büyük avantaj <strong>maliyet-etkinlik</strong> dengesidir. Daha pahalı olan genel maksat bombalarının (MK-82 gibi) yaptığı işi, çok daha hassas ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirir.</p>

<ul>
 <li><strong>Düşük yan hasar:</strong> Hedefi tam isabetle vurduğu için sivil yerleşim yerlerine yakın operasyonlarda güvenle kullanılır.</li>
 <li><strong>Hava savunma menzili dışından vuruş:</strong> 30 kilometreyi aşan menzili, İHA'ların düşman orta menzilli hava savunma sistemlerine (Pantsir, Tor vb.) yakalanmadan saldırı yapmasına olanak tanır.</li>
 <li><strong>Platform çeşitliliği:</strong> Sadece İHA’lar için değil, hafif taarruz uçakları ve savaş uçakları için de ideal bir ara çözüm sunar.</li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>MAM-T Kullanım Alanları Neresi? </strong></h3>

<p>MAM-T; ana muharebe tankları, hava savunma radar sistemleri, düşman lojistik merkezleri ve korunaklı binalar gibi yüksek öncelikli hedeflerin imhasında kullanılır. Türk savunma sanayiinin dışa bağımlılığını azaltan bu yerli mühimmat, ihracat potansiyeliyle de dünya pazarında yoğun ilgi görmektedir.</p>

<h3><strong>Hangi Stratejik Öneme Sahip?</strong></h3>

<p>Özellikle <strong>Bayraktar AKINCI</strong> ile yapılan testlerde tam isabetle hedefleri vurması, mühimmatın olgunluk seviyesini kanıtlamıştır. Gelecekte GPS ve INS (Ataletsel Navigasyon Sistemi) güncellemeleriyle, her türlü hava koşulunda tam otonom görev yapma kapasitesinin daha da geliştirilmesi hedeflenmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Aytaç Aybak</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-nedir-ozellikleri-neler</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/roketsan-3.jpg" type="image/jpeg" length="61428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA, Dünya'nın uzaydan çekilmiş yeni görüntülerini yayınladı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/nasa-dunyanin-uzaydan-cekilmis-yeni-goruntulerini-yayinladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/nasa-dunyanin-uzaydan-cekilmis-yeni-goruntulerini-yayinladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay'a ilk yolculuğunu başlatan Artemis II görevinde yer alan mürettebat, Ay'a doğru yol alırken Dünya'nın uzaydan çekilmiş 2 yeni görüntüsünü paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Artemis II görevi kapsamında Ay'a doğru yol alırken çekilen Dünya görüntülerini yayınladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu görüntülerin Komutan Reid Wiseman tarafından yakalandığı belirtildi.</p>

<p>Görüntülerden ilkinde kapsülün camlarından Dünya'nın görüntüsüne yer verilirken ikincisinde Dünya'nın tam küre hali yansıyor.</p>

<p>Misyondaki mürettebatın 6 Nisan'da Ay'a ulaşması bekleniyor.</p>

<p>NASA, 1 Nisan'da 50 yılı aşkın sürenin ardından, Ay’a Artemis II görevi kapsamında ilk yolculuğu başlatmıştı.</p>

<p>Toplam 4 kişiden oluşan ekip, görev süresince uzay aracındaki sistemleri test edecek, Ay'ın daha önce görülmeyen kısımlarını görüntüleyecek ve gelecek misyonlarda iniş yapılabilecek bölgeleri araştıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/nasa-dunyanin-uzaydan-cekilmis-yeni-goruntulerini-yayinladi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/08/dunya.jpg" type="image/jpeg" length="97276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye 5G'ye geçiyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-5gye-geciyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiye-5gye-geciyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 1994'te başlayan mobil iletişim 1 Nisan'da hizmete sunulacak 5G ile yeni bir boyuta taşınacak, mobil internette 10 kata kadar hız birçok alanda dönüşümü beraberinde getirecek. 5G ile hayatın her alanında yeni fırsatlar oluşacak. 5G sistemlerini aktif eden kullanıcılar 1 Nisan itibarıyla kapsama alanı içinde 5G'yi kullanabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 1986'da araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanıştı. Cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi ise 1994'te kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, 23 Şubat 1994'te dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla ilk cep telefonu görüşmesi gerçekleştirildi. Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla Türkiye, 2009 itibarıyla 3G'ye geçti. 1 Nisan 2016'da ise mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisi sayesinde yeni imkanlara kavuşuldu.<br />
Türkiye'de mobil iletişim 32 yılın ardından yarın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla düzenlenecek tören sonrası 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçilecek.</p>

<p>Bu tarihi geçiş, iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü dönüşümün habercisi olacak. 5G hizmetleri, 1 Nisan'da ilk sinyalin alınmasının ardından belli bir takvim dahilinde Türkiye genelinde hizmete sunulacak.</p>

<p><br />
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un katılımıyla geçen yıl gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildi. 5G ile mobil internet hızı yaklaşık 10 kat artacak. Böylece kesintisiz ve daha güvenilir haberleşme imkanı sağlanacak.</p>

<p>Bu teknoloji, birçok alanda önemli gelişmeleri de beraberinde getirecek. Bu büyük dönüşümde en önemli önceliklerden biri, teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği Türkiye vizyonu olacak.</p>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<h3>Yerli ve milli imkanlarla 5G'yi yaygınlaştırma hedefi</h3>

<p><br />
5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilere yıllara göre artan şekilde yüzde 60'a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün, ürün bulunma durumuna göre de yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanım yükümlülüğü getirildi.</p>

<p>Mobil özel şebekelerde de milli ürün zorunluluğu bulunuyor. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), 160'tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörün rekabet gücünü artırıyor.</p>

<p>TÜBİTAK ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) Başkanlığı destekleriyle "Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi" gibi çalışmalarla 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılımlar geliştirildi.<br />
Hasdal Akıllı Yol Projesi'nde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonları başarıyla devreye alındı. TÜRKSAT'ın uydu ve kablo altyapısındaki katkıları, ULAK'ın milli baz istasyonları, GSM operatörlerinin sahadaki yatırımları ve diğer tüm paydaşların çalışmalarının bir araya gelerek Türkiye'yi içinde bulunduğu bilişim çağında daha güçlü ve bağımsız kılması hedefleniyor.</p>

<p>5G, önceki nesillere göre kablosuz ağ mimarisini temelden değiştiriyor.</p>

<p>Dijital dünyadaki her şeyin birbiriyle anlık haberleşebilmesi için tasarlanan bu teknoloji, mobil ağların karşılayamadığı anlık tepki süresi ve yoğun bağlantı taleplerine de cevap veriyor.<br />
Ulaştığı hızla geçmiş teknolojilerden ayrılan 5G'de daha önceden megabitlerle ifade edilen hız, gigabit seviyelerine ulaşıyor.</p>

<p>Türkiye 5G'ye geçiş için çalışmalarına uzun süredir devam ediyor. TBMM, stadyumlar gibi birçok alanda geçen yıl test çalışmaları kapsamında hizmete sunulan bu teknoloji, 1 Nisan itibarıyla ise ülke genelinde kullanılmaya başlanacak.</p>

<p>5G ilk aşamada 81 il merkezinde devreye girecek, 2 yıl içinde ülkenin her noktasına yayılacak.</p>

<p>Dolayısıyla ilk aşamalarda sadece şehir merkezlerinde olacak bu teknoloji, peyderpey genişleyecek.</p>

<h3>5G kullanımı için yapılması gerekenler</h3>

<p><br />
Beşinci nesil mobil haberleşme için kullanıcıların en başta bu teknolojiye uyumlu bir cep telefonu ile uyumlu bir sim kartının olması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halihazırda 4,5G teknolojisi ile uyumlu sim kartlar 5G ile de uyumlu iken daha önceki teknolojilere ait sim kartların güncellenmesi şartı bulunuyor.</p>

<p>Uyumlu telefon ve sim karta sahip olunduktan sonra geriye bu teknolojiyi aktif etmek kalıyor. Türkiye'de bu hizmeti sunacak 3 operatörde de SMS ile veya operatörlerin mobil uygulamaları üzerinden 5G aktif edilebiliyor.<br />
Dördüncü ve son aşamada ise telefonun "Ayarlar", "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" kısmından şebekenin LTE veya 4,5G'den 5G'ye taşınması gerekiyor.</p>

<p>Uyumlu telefon ve sim kart sahip, hem operatör hem de telefonda 5G sistemlerini aktif eden kullanıcılar ise 1 Nisan itibarıyla kapsama alanı içinde bu teknolojiyi kullanabilecek.</p>

<h3><br />
Telefonun uyumlu olup olmadığı nasıl kontrol ediliyor?</h3>

<p><br />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açıklamasına göre Türkiye'deki 95 milyon civarında cep telefonundan 32 milyonu 5G'ye uyumlu görünüyor. Yaklaşık bir sene önce bu rakam 15 milyon civarında bulunuyordu. 5G'nin devreye girmesiyle bu rakamın artması bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda Apple telefonlarda iPhone 12 ve sonrası, Samsung telefonlarda da Galaxy S21 ve sonrasındaki telefonların uyumlu olduğu operatörler tarafından ifade edildi.</p>

<p>Kullanıcılar Android ve iPhone telefonlarda "Ayarlar" menüsünden "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" başlığı altında en yüksek teknoloji olarak LTE veya 4,5G yerine 5G'yi görüyorsa bu teknolojiye uyumlu telefonu olduğu anlamını taşıyor.</p>

<p>Operatörlerin internet siteleri üzerinden de telefonlarının 5G uyumlu olup olmadığını tespit edebiliyor.</p>

<h3>5G birçok alanda farklılık yaratacak</h3>

<p><br />
Bu teknolojiyi 1 Nisan itibarıyla hizmete sunacak 3 operatör de 5G uyumlu telefonlara yönelik kampanyalara odaklandı. Böylece kullanıcılar telefonunu güncelleyerek 5G'yi kullanmaya başlayabiliyor.</p>

<p>Ancak 5G yüksek hızla birlikte yüksek veri kullanımını da beraberinde getiriyor. Bu, internet paketlerinin 4,5G teknolojisine göre daha hızlı tükenebileceği anlamını taşıyor. Operatörler ise yüksek kullanıma yönelik "sınırsız mobil internet" gibi seçeneklerle yeni paketler sunuyor.</p>

<p>5G'nin daha hızlı internetin yanında, hayatın birçok alanında kritik değişiklikleri beraberinde getirmesi bekleniyor. Bu teknolojiyle büyük dosyaların saniyeler içinde inmesi, konser, stadyum, metro gibi kalabalık yerlerde bağlantı kopmalarının azalması ve mobil cihaz üzerinden başka elektronik araçlarla hızlıca iletişim kurulabilmesi mümkün olacak.<br />
Uzaktan ameliyatların robotlarla yaygınlaşması, 5G'nin 1 milisaniyenin altına düşen gecikme süresi sayesinde, bir cerrahın binlerce kilometre ötedeki bir hastayı robotik kollar yardımıyla, sanki yanındaymış gibi anlık tepkilerle ameliyat edebilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca 5G, sanayi ve üretimde binlerce sensör ve robotun aynı anda çalışması, tarlaların sulanması ve sensörlerle izlenmesi imkanı sunuyor.</p>

<p>Mobil oyunlarda gecikmenin düşmesiyle takılmaların azalması ve bulut tabanlı oyunların her yerde daha rahat oynanabilmesi de 5G ile mümkün olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-5gye-geciyor-1</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/5g-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="11684"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişimde yeni dönem: 5G'ye geçiş yarın törenle ilan edilecek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iletisimde-yeni-donem-5gye-gecis-yarin-torenle-ilan-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iletisimde-yeni-donem-5gye-gecis-yarin-torenle-ilan-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, düzenlenecek törenle Türkiye’nin 5G dönemine resmen geçişini ilan edecek. Yeni teknoloji 81 ilde kademeli olarak hizmete sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin mobil haberleşme tarihinde yeni bir dönüm noktasına ulaştığını belirterek, 5G’ye geçiş sürecine ilişkin açıklamada bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 32 yıllık mobil iletişim yolculuğunda kritik bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, 23 Şubat 1994’te başlayan bu serüvenin bugün 5G teknolojisiyle yeni bir safhaya taşındığını ifade etti.</p>

<h3>5G dönemi resmen başlıyor</h3>

<p><br />
Uraloğlu, 31 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşrifleri ile düzenlenecek törenle Türkiye’nin 5G’ye geçişinin resmen ilan edileceğini belirterek, “1 Nisan 2026’da 81 ilimizde 5G hizmeti kademeli olarak başlamış olacak. İki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında 5G hizmetini yaymayı hedefliyoruz” dedi.</p>

<p>5G ile birlikte iletişim hızının artacağını kaydeden Uraloğlu, bu dönüşümün yalnızca haberleşmeyle sınırlı kalmayacağını vurguladı.</p>

<p>Uraloğlu, “Yeni teknolojiyle birlikte; akıllı ulaşım sistemlerinden otonom sürüşe, uzaktan sağlık uygulamalarından akıllı fabrikalara, yüksek çözünürlüklü medya yayıncılığından tarım teknolojilerine kadar birçok alanda köklü değişim yaşanacak” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eda Koyuncu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iletisimde-yeni-donem-5gye-gecis-yarin-torenle-ilan-edilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/5g-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="40302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye imzalı uzay hackathonu dünyaya yayılacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-imzali-uzay-hackathonu-dunyaya-yayilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiye-imzali-uzay-hackathonu-dunyaya-yayilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerin uzay alanında farkındalığını artırmak üzere Türkiye'de başlatılan "TUA Astro Hackathon" ağının 78 ülkeye yayılması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Uzay Ajansı (TUA) öncülüğünde, Tüm Mucitler, İcat, İnovasyon ve Araştırma Derneği (TÜMMİAD) ile Valentura Teknoloji ve Yatırım AŞ arasında kamu ve sivil toplum işbirliği açısından örnek teşkil edecek protokol hayata geçirildi.</p>

<p>Protokol kapsamında, bilim, teknoloji ve uzay meraklısı gençler, Türkiye'nin ilk uzay hackathonu için Türkiye'nin 37 şehrinde bir araya geldi. İki günlük "TUA Astro Hackathon"da, yarışmacılar 36 saat boyunca uzay alanında belirlenen çeşitli problemlere çözümler arıyor.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye'nin ilk milli uzay temalı hackathonu kapsamında yarın yarışmacıların projeleri, her şehrin kendi jürisi tarafından değerlendirilecek. Ardından, 37 şehirden ilk 3'e girmeye hak kazananlar belli olacak. Daha sonra açıklanacak bir tarihte ise bu takımlar arasında değerlendirme yapılarak, Türkiye'nin en iyi 3 takımı belirlenecek. Kazanan takımlara projelerini hayata geçirmeleri için çeşitli ödül ve destekler verilecek.</p>

<p>Katılımcılar, Ay yüzeyi için otonom rota optimizasyonundan haberleşme uyduları için yenilikçi radyasyon kalkanına, bölgesel konumlama ve zamanlamada güneş fırtınaları için erken uyarı ağına, uzay sanayisinden yörünge dinamiğine kadar birçok konuda çalışmalar gerçekleştiriyor. Ayrıca, yeni nesil uzay okuryazarlığı, uzay istasyonu gibi konularda çözüm önerileri hackathon gündeminde bulunuyor.</p>

<h3>Türk cumhuriyetlerine açılacak</h3>

<p><br />
TUA Astro Hackathon'un küresel topluluk lideri Koray Hamza Kalaycı, AA muhabirine, 5 yıldır NASA Space Apps Challenges'ın Türkiye'de farklı konumlarda yerel liderliğini yaptığını ve bunun daha fazla şehirde düzenlenmesine öncülük ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra bu etkinliği yerli olarak düzenlemek istediklerini vurgulayan Kalaycı, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu fikrimizi TUA'ya sunduk. TUA ve yetkili birimlerin onayını aldıktan sonra 5 yıllık süreç için etkinliğin Türkiye, Türk cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Balkanlar'da yapılması için imzalar atıldı. Böylece 'TUA Astro Hackathon' çatısı altında 78 ülkede uzay alanında bir ekosistem kurulmasına öncülük edeceğiz. Bu sayede Türk bayrağının daha geniş bir coğrafyada dalgalanmasına liderlik etmeyi hedefliyoruz."</p>

<p>Kalaycı, bu yıl etkinliğin ilk yılı olduğu için sadece Türkiye'ye odaklandıklarını ancak gelecek yıldan itibaren bu bölgelere de açılacaklarını bildirdi.</p>

<p>Organizasyonun iki ay gibi kısa bir sürede hayata geçirilmesinde, Milli Eğitim Bakanlığı il müdürlükleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yerel yönetimlerle kurulan işbirliği sayesinde atılan sağlam temellerin etkili olduğunu vurgulayan Kalaycı, daha önce uzay alanında faaliyet göstermiş ve kendi ülkelerinde liderlik yapan kişilerle de görüşmelerinin sürdüğünü dile getirdi.</p>

<h3>"Daha çok katılımcıyla yola devam edeceğiz"</h3>

<p><br />
TUA Astro Hackathon'un Ankara yerel lideri Talha Kaya da yerel lider seçilme sürecini anlattı.</p>

<p>Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü son sınıf öğrencisi olduğu bilgisini veren Kaya, gerekli mülakatları başarıyla tamamlayarak Ankara genel lideri seçildiğini ifade etti.</p>

<p>NASA'nın dünya genelinde uzay alanında yaptığı bir hackathon bulunduğuna dikkati çeken Kaya, "Türkiye'nin ilk milli hackathonunun Ankara lideri olmaktan gurur duyuyorum. Daha önce uzay alanında, uzayı topluma yayma konusunda yaptığım çalışmalar bu göreve seçilmemde etkili oldu. Ankara'da uzay ve bilime meraklı bu kadar gencin bulunması Milli Uzay Programı'mızdaki hedeflerin hayata geçirilmesinde de önemli rol oynadığını düşünüyorum. Bu yıl ilk olması sebebiyle katılımcı sayısını kısıtlı tuttuk, ilerleyen yıllarda daha çok katılımcıyla yola devam edeceğiz." diye konuştu.</p>

<h3>Liseli öğrenciler görev başında</h3>

<p><br />
TEMA Koleji 9. sınıf öğrencisi Reyhan Boybaşı da yarışmaya katıldıkları projeye ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Ay yüzeyindeki engelleri aşmak için biyonik bir kol ve özel kameralar bulunan bir araç geliştirdiklerini belirten Boybaşı, "En dikkat çekici özelliğimiz ise tekerlek tasarımımız. Derin kraterlere saplanmamak için her tekerleğin içinde gizli palet sistemleri düşündük. Bir engel durumunda paletler aktive olarak aracı yükseltecek ve haritalama işleminin sorunsuz sürmesini sağlayacak." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-imzali-uzay-hackathonu-dunyaya-yayilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/hackathon-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="68984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yıllık proje trajik bitti: 58. klonlama ölümle sona erdi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/20-yillik-proje-trajik-bitti-58-klonlama-olumle-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/20-yillik-proje-trajik-bitti-58-klonlama-olumle-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da bilim insanları, tarafından yapılan 20 yıllık klonlama çalışması 58. nesilde sonlandı. Dişi bir farenin nesiller boyu klonlayarak, memeli klonlama limitinin araştırıldığı araştırmada genetik ölüm sınırına gelindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2005’de başlayan Yamanashi Üniversitesi’nde başlayan araştırmada dişi bir fare klonlanarak başlanan araştırmada genetik klonlanma limiti araştırıldı.</p>

<p>Daha sonra, bu klonun çekirdek DNA’sını, yine çekirdek DNA’sı boşaltılan bir yumurtaya aktararak onu yeniden klonladılar. İşte bu işlemi 57 nesil boyunca sürdürdüler; böylece tek bir orijinal donörden 1.200’den fazla fare ürettiler.</p>

<p>Yirmi yıl sonra, ekip 58. nesile ulaşmıştı fakat yeniden klonlanan farelerde o kadar çok genetik mutasyon birikti ki, fareler 1 gün sonra öldü.</p>

<p>Bu çalışma, bu amaçla bir memeliyi ‘seri olarak’ klonlayan ilk hakemli araştırmadır.</p>

<p>Genetikçi Sayaka Wakayama liderliğindeki araştırma ekibi, “Bitkiler ve bazı alt hayvanların aksine, memelilerin sadece klonal üreme yoluyla türlerini sürdürüp sürdüremeyeceği uzun süredir belirsizdi. Sonuçlarımız, Muller’in cırcır hipoteziyle büyük ölçüde örtüşüyor. Bu model, eşeysiz soylar içinde zararlı mutasyonların kaçınılmaz olarak birikeceğini ve bunun sonunda mutasyonel çöküşe ve neslinin tükenmesine yol açacağını öngörüyor,” diyor.</p>

<p>1990’ların ortalarında, ünlü Dolly the Sheep adıyla anılan ilk memeli klonlandığından beri, bilim insanları tüm süreç hakkında ve çok az sayıda hücre kullanarak bir hayvanı nasıl yeniden yaratabilecekleri konusunda çok şey öğrendiler.</p>

<p>Bazı doğa koruma uzmanları, bu uygulamanın bir gün nesli tükenme eşiğinde olan türleri geri getirmemize yardımcı olabileceğini umuyor ve birkaç ünlü kişi evcil hayvanlarını klonlamaya bile başladı.</p>

<p>Bu bir süre işe yarayabilir, ancak zamanla klonlar yeniden klonlandıkça ve sonra tekrar klonlandıkça, genomda tehlikeli mutasyonlar birikebilir. Bunun bir canlıyı öldürmesi ne kadar sürer bilinmiyor ve Japonya’daki bilim insanları bunu fareler kullanarak öğrenmek istedi.</p>

<p>Ekibin ilk 25 klonlama denemesinde, yeniden klonlanan fareler orijinal genetik donörden farklı görünmüyordu. Aslında, başarı oranları her klon nesliyle birlikte arttı, bu da yazarların “hayvanları sonsuza kadar yeniden klonlamanın mümkün olabileceğini” düşünmelerine yol açtı.</p>

<p>Ancak sonra bir şeyler değişti. Klonlanan farelerin başarı oranları kademeli olarak düştü ve ardından aniden sona erdi.</p>

<p>Fareler, kromozomal anormallikleri ve kodlama mutasyonlarını verimli bir şekilde ortadan kaldırma yeteneklerini bir şekilde kaybetmiş gibi görünüyordu.</p>

<h3>25. Nesilden Sonra Mutasyonlar Artmaya Başladı</h3>

<p><br />
X kromozomunun kaybı, 25. klon neslinden sonra belirgin bir sorun haline geldi ve zararlı mutasyonların sıklığı 57. nesilde neredeyse iki katına çıktı.</p>

<p>Ancak mutasyon taşıyanlar bile, 58. nesile kadar normal ömür sürdüler.</p>

<p>“Seri klonlama 58. nesilden (G58) öteye devam edemese de, yeniden klonlanan fareler G58 hariç sağlıklı kaldılar; bu da sonraki nesillerin eşeyli üreme yoluyla üretilebileceği olasılığını gündeme getirdi,” diyor yazarlar.</p>

<p>Bu fikri test etmek için ekip, 20., 50. ve 55. nesillerden dişi fareler seçti ve bunları normal erkek farelerle çiftleştirdi. 20. nesil klonların yavru sayısı kontrol grubundaki farelerle benzerdi, ancak 50. ve 55. nesil klonların yavru sayısı önemli ölçüde daha azdı.</p>

<p>Yine de, bu yavru soyları klonların normal farelerle torunlarını ürettiğinde, yavru sayıları tekrar sağlıklı bir düzeye çıktı.</p>

<p>Bulgular, memeli türlerinin genetik mutasyonlara şaşırtıcı derecede toleranslı olabileceğini ve yaygın genetik değişikliklerle karşı karşıya kaldıklarında bile formda kalıp üreyebildiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazarlar, çalışmanın “cinsel üremenin memeli türlerinin uzun vadeli hayatta kalması için vazgeçilmez olduğu,” şeklindeki evrimsel kaçınılmazlığı teyit ettiğini söylüyor.</p>

<p>Sonuç olarak zamanla ortaya çıkacak mutasyon, klonlanan canlının sonunda ölmesine neden olacak kadar ciddi mutasyonlardır.</p>

<p>Çalışma Nature Communications dergisinde yayınlandı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sciencealert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/20-yillik-proje-trajik-bitti-58-klonlama-olumle-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/klonlama.jpg" type="image/jpeg" length="75707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital İpek Yolu Türkiye'den geçecek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dijital-ipek-yolu-turkiyeden-gececek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dijital-ipek-yolu-turkiyeden-gececek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜBİSAD Başkanı Mehmet Ali Tombalak, Türkiye'nin artık sadece oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosisteme dönüştüğünü söyledi. Türkiye'nin veri merkezi kapasitesini hızla artırdığına dikkat çeken Tombalak, veriyi ekonomik değere dönüştüren yatırımlarla 'Dijital İpek Yolu'nun merkezinin İstanbul olacağını kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Ali Tombalak, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bilişim sektörü ihracatında son dönemde çok güçlü bir ivme gördüklerini belirterek, özellikle en büyük payın bilgi teknolojileri yazılım kategorisinde toplanmasının Türkiye’nin katma değerli büyüme açısından doğru bir hatta ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Beklentilerinin büyümenin yalnızca sürmesi değil, niteliğinin de güçlenmesi yönünde olduğunu aktaran Tombalak, “Yapay zeka, bulut teknolojileri, analitik, siber güvenlik ve veri odaklı çözümler önümüzdeki dönemde sektörün ana taşıyıcıları olacak. Özellikle yapay zekada dikeylerde şirketlerimiz için fırsat görüyoruz.” dedi.</p>

<p>Tombalak, önümüzdeki bir ila üç yılda en yüksek etkiyi yaratması beklenen alanların başında yapay zeka ve bulutun geldiğine işaret ederek, “Türkiye, insan kaynağını, ürünleşmeyi ve küresel satış kapasitesini güçlendirebilirse 2026 sonrasında yazılım ve bilişim hizmetleri ihracatında çok daha güçlü bir sıçrama yapabilir.” diye konuştu.</p>

<p>Pazar tarafında ise Türkiye’nin en güçlü olduğu eksenin Avrupa, Kuzey Amerika ve seçili Körfez ülkeleri olduğunu kaydeden Tombalak, şunları aktardı:</p>

<p>“Hizmet İhracatçıları Birliği’nin sektör stratejisi çalışmasında Almanya, ABD ve Birleşik Krallık ilk sıralarda yer alırken, Hollanda, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa da öne çıkan pazarlar arasında bulunuyor. Bu tablo, Türkiye’nin hem gelişmiş pazarlarda rekabet edebildiğini hem de coğrafi ve ticari yakınlık taşıyan bölgelerde avantaj üretebildiğini gösteriyor.”</p>

<h3>"Türkiye, bölgesinin en yetkin ve ölçeklenebilir ülkelerinden biri"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin bilişim ihracatının toplam hizmet ihracatı içindeki payına bakıldığında hala önemli bir büyüme alanı bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin bölgesinin en yetkin ve ölçeklenebilir ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Tombalak, “Türk yazılım şirketlerinin küresel rekabetçiliğini artıran en önemli faktörlerin başında güçlü insan kaynağı, üretim kabiliyeti, çeviklik, yakın coğrafyalara hızlı erişim ve çözüm geliştirme esnekliği geliyor.” dedi.</p>

<p>Tombalak, Türk yazılım firmalarının uluslararası pazarlara açılırken karşılaştığı en büyük engellerin başında ölçeklenme finansmanına erişim, küresel pazarlarda görünürlük ve doğru iş geliştirme kapasitesinin geldiğine dikkati çekerek, “Sadece iyi teknoloji üretmek yetmiyor, o teknolojiyi ürünleştirmek, doğru pazarlarda konumlandırmak, güven oluşturmak ve sürdürülebilir satış yapısı kurmak gerekiyor.” diye konuştu.</p>

<h3>"Türkiye artık oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosistem"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin küresel teknoloji merkezleriyle kıyaslandığında artık çok daha görünür, dinamik ve potansiyeli yüksek bir noktada olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin artık oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosistem olduğunu kaydeden Tombalak, “Şimdi bunu kalıcı küresel rekabete çevirmemiz gerekiyor. Yatırım yapılan şirketleri zaman içerisinde yatırım yapabilen şirketlere dönüştürmek için tersine şirket satın almaların önünü açacak yatırım ortamının geliştirilmesi, ekosistemin bu konuya özel olarak belirlenecek stratejilerle teşvik edilmesi önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tombalak, bugün yapay zekaya artık farklı bir yerden bakılması gerektiğine işaret ederek, “Yapay zeka artık yatay bir teknoloji ve hatta sadece bir teknoloji aracı değil, dikey bir güç çarpanı. Türkiye bir üretim ülkesi. Sanayiden enerjiye, bankacılıktan perakendeye ve lojistiğe kadar birçok sektörde güçlü bir saha deneyimimiz var. Bu nedenle Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak asıl alan, genel amaçlı çözümlerden çok sektörlere özgü yapay zeka uygulamaları geliştirmekten geçiyor.” şeklinde konuştu.</p>

<h3>"Sektörün dinamiklerini bilen çözümler Türkiye’nin rekabet avantajını güçlendirebilir"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, Türk şirketlerinin yapay zeka tarafında odaklandığı uygulamalara bakıldığında ise daha çok somut iş sonucu üreten alanların öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Kendileri açısından kritik konunun yapay zekayı yalnızca kullanan değil, onu sektör ihtiyaçlarına uyarlayan, ürünleştiren ve ihracata dönüştüren bir yapı kurabilmek olduğunu kaydeden Tombalak, “Türkiye’nin asıl fırsatı da burada, yapay zekayı verimlilik aracı olmanın ötesine taşıyıp, yüksek katma değerli yerli teknoloji ve küresel rekabet gücüne dönüştürmek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tombalak, finansta finans yapay zekası, enerjide enerji yapay zekası, perakendede perakende yapay zekası gibi sektörün dinamiklerini bilen çözümlerin Türkiye’nin rekabet avantajını güçlendirebileceğini ifade ederek, “Yerli yazılım şirketlerimizin yetkinliği, güçlü mühendislik kapasitemiz ve sektörlerin sahip olduğu veri birikimi birleştiğinde yapay zeka Türkiye için yalnızca kullanılan bir teknoloji değil, aynı zamanda küresel pazarlara ihraç edilebilecek yüksek katma değerli bir teknoloji alanına dönüşebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zeka, veri ekonomisi, siber güvenlik, yazılım, bulut ve platform temelli iş modelleri güçlendikçe dijital ekonominin Türkiye’nin üretkenliğine, ihracatına ve rekabetçiliğine çok daha yüksek katkı vermesinin mümkün olduğunu aktaran Tombalak, “Nitekim 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi de dijital ekonomiyi Türkiye’nin dönüşüm alanlarından biri olarak konumluyor ve yüksek teknolojili üretim ile ihracatta çok daha iddialı bir çerçeve ortaya koyuyor.” dedi.</p>

<h3>"Dijital çağda veri merkezleri artık kritik değer merkezleri haline geldi"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, dijital ekonominin büyümesini hızlandıracak önemli başlıklardan birinin de ekosistem ekonomisinin güçlendirilmesi olduğuna işaret etti.</p>

<p>Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarını ve bulut bilişim alanındaki gelişimini stratejik bir dönüşüm olarak değerlendirdiklerini kaydeden Tombalak, “Dijital çağda veri merkezleri artık yalnızca teknik altyapı değil, ülkelerin dijital bağımsızlığını, ekonomik büyümesini ve inovasyon kapasitesini taşıyan kritik değer merkezleri haline geldi. Türkiye’de veri merkezi sektörü bugün yaklaşık 1 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük yaratıyor ve binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Ancak asıl önemli olan, veriyi sadece depolayan değil, işleyen, dönüştüren ve ekonomik değere çeviren bir ekosistemin oluşmaya başlamasıdır.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tombalak, Türkiye’nin coğrafi konumunun da bu alanda önemli bir avantaj sağladığını belirterek, “Avrupa–Orta Doğu–Afrika üçgeninde yer alan ülkemiz, veri trafiği açısından doğal bir köprü konumunda. Bu sayede İstanbul’un yeni dijital İpek Yolu’nun merkezlerinden biri haline gelme potansiyeli bulunuyor. Uluslararası raporlar da Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme göstereceğini ortaya koyuyor. Bugün yaklaşık 400 MW seviyesinde olan kapasitenin 2028–2030 döneminde 500–750 MW aralığına ulaşması bekleniyor.” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dijital-ipek-yolu-turkiyeden-gececek</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/05/turkiye-bayrak-1.jpg" type="image/jpeg" length="54921"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıların genetiğini bozan gizli tehlike]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/arilarin-genetigini-bozan-gizli-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/arilarin-genetigini-bozan-gizli-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Üniversitesi (DAGEM) tarafından yapılan araştırma, arıların küresel ısınmadan ziyade baz istasyonları, Wi-Fi ve yüksek gerilim hatlarının yaydığı elektromanyetik alanlardan doğrudan etkilendiğini, bu dalgaların arıların genetiğini ve beyin hücrelerini bozduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzce Üniversitesi (DÜ) Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu, küresel ısınma ve elektromanyetik alanın arılar üzerindeki etkilerine ilişkin laboratuvar ve saha çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalar kapsamında DAGEM Moleküler Genetik Araştırma Laboratuvarı'nda elektromanyetik dalgaların ve UV ışınlarının olduğu deney alanları oluşturduklarını anlatan Kekeçoğlu, bir süre bu alanlara bırakıldıktan sonra doğaya salınan arıların tepkimelerini merkezde tespit ettiklerini kaydetti.</p>

<p>Bu yıl mevsimin normal seyrinde devam ettiğini, arıların "erken ilkbahar" yaşadığını dile getiren Kekeçoğlu, bunun da bilim insanlarını ümitlendirdiğini kaydetti.</p>

<h3><br />
"UV ışınları arının genetiğini etkilemiyor, davranışını etkiliyor"</h3>

<p><br />
Kekeçoğlu, bu dönemde ilk başlarda nektar akımının çok iyi olduğunu aktararak, "Arıların şu anda durumu çok güzel, muhteşem gelişim gösterdiler. Bundan sonraki süreçte havaların aniden ısınıp aniden soğuması olumsuzluğunda arıların gelişimi etkilenecektir. Dileriz ki havalar bu şekilde normal seyrinde gitsin ve arıların gelişimi de devam etsin." diye konuştu.</p>

<p>Bilimsel açıdan da verimli bir sezon geçirdiklerini anlatan Kekeçoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"İklim değişikliği ve çevresel faktörler arasında arılara en fazla zararlı olduğunu düşündüğümüz elektromanyetik alanlar üzerinde bilimsel çalışmaları tamamladık. Toplumda 'küresel ısınma arıları önemli düzeyde etkiliyor' diye biliniyor. Yaptığımız bilimsel çalışmada bunun kanıtını oluşturmaya çalıştık. UV (ultraviyole) ışınlarını örnek aldık ama gördük ki arıları etkileyen çevresel faktör elektromanyetik alan. Küresel ısınma etkili ama doğrudan değil. Arının yapısından kaynaklı, UV ışınları arının genetiğini etkilemiyor, davranışını etkiliyor."</p>

<h3>"Elektromanyetik alanların arıyı strese soktuğunu gördük"</h3>

<p><br />
Kekeçoğlu, uzun süreli laboratuvar ve saha çalışmalarında arılar üzerinde asıl etkiyi elektromanyetik dalgalar yayan yüksek gerilim hatları, baz istasyonları ve Wİ-Fİ (kablosuz ağ) cihazların oluşturduğunu belirledikleri bilgisini paylaşarak, "Elektromanyetik alanların arıyı strese soktuğunu gördük. Bu sonuçlardan gördük ki küresel ısınma, arıların yaşamı ve davranış biçimleri için dolaylı olarak önemli bitki florasını etkilediği için. Elektromanyetik alan ise arıyı direkt etkiliyor, genetiğini ve beynini etkiliyor. Arının strese girmesine neden oluyor ve stres proteinlerinde artış oluyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Saha çalışmalarında elektromanyetik alanlara maruz kalan arı kolonileri ile maruz kalmayanların stres proteinleri farklarına baktıklarını anlatan Kekeçoğlu, bu alanların, arıların nektar kaynaklarını bulamamasına neden olduğunu kaydetti.</p>

<p>Kekeçoğlu, özellikle baz istasyonlarının arılar üzerindeki etkisine ilişkin laboratuvar çalışmaları yaptıklarından bahsederek, "Çevrede canlılara zarar veren birçok faktör olabilir. Bu yüzden elektromanyetik alana maruz bıraktığımız arılar ve bu durumdan uzak tuttuğumuz arılar üzerine çalışma yaptık. Her iki grubun beyin hücrelerinden aldığımız sonuca göre elektromanyetik alana maruz kalan grupta stres proteinlerinde çok ciddi artış olduğunu gördük. Bu sonuçla diyebiliriz ki arılıklarımızı kesinlikle baz istasyonu yanına veya yakınına kurmamamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/arilarin-genetigini-bozan-gizli-tehlike</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/ari-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="51753"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İHA pilotu olmak için başvuranların sayısı yüzde 236 arttı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iha-pilotu-olmak-icin-basvuranlarin-sayisi-yuzde-236-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iha-pilotu-olmak-icin-basvuranlarin-sayisi-yuzde-236-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu yıl, insansız hava aracı (İHA) pilotu olmak için yapılan başvuruların, geçen yılın ilk 3 ayına göre yüzde 236 arttığını belirterek, "2026 yılının başından bu yana 54 bin 75 kişi, İHA pilotu olmak için başvuruda bulundu." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'deki İHA ve pilot lisans başvurusunda bulunan kişi sayılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından, son yıllarda sivil havacılık alanında yapılan eğitim ve çalışmalar sayesinde başvurularda artış olduğuna işaret eden Uraloğlu, "2026 yılının başından bu yana 54 bin 75 kişi, İHA pilotu olmak için başvuruda bulundu. Geçen yılın ilk 3 ayına göre, İHA pilotu olmak isteyenlerin sayısı yüzde 236 arttı." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Yılın başından bu yana 1091 yeni İHA'yı, kayıt altına aldık"</h3>

<p><br />
Uraloğlu, SHGM'nin "İHA Sistemleri Talimatı" kapsamında, bu araçlara özel kayıt sistemi oluşturduğunu bildirdi. Bu sayede, söz konusu araçların izin, uçuş ve kayıtlarında büyük kolaylık sağlandığını aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"İHA'ların zirai ilaçlama, fotoğrafçılık, sinema, haritalama, trafik, güvenlik, kargolama ve sağlık gibi farklı sektörlerde kullanımı oldukça arttı. Yılın başından bu yana 1091 yeni İHA'yı, kayıt altına aldık. İHA Kayıt Sistemi'nde, 17 Mart itibarıyla kayıtlı ve kullanımda olan İHA sayısı, 77 bin 616. Sistemde kayıtlı İHA pilot lisansına sahip kişi sayısı ise 1 milyon 655 bin 918'e ulaştı."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iha-pilotu-olmak-icin-basvuranlarin-sayisi-yuzde-236-artti</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/03/iha-1-2.jpg" type="image/jpeg" length="84616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRKSAT Satellite 2026'da boy gösterecek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turksat-satellite-2026da-boy-gosterecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turksat-satellite-2026da-boy-gosterecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKSAT, dünya uydu ekosisteminin önde gelen organizasyonlarından biri olan Satellite 2026'ya katılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sektörde uzun yıllardır "Satellite" ismiyle markalaşan ve savunma sanayisi odaklı "GovMilSpace" etkinliğini bünyesine katarak SATShow çatısı altında düzenlenen fuar, 23-26 Mart tarihlerinde ABD'nin başkenti Washington'da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Dünyanın dört bir yanından ticari liderler, kamu ve askeri karar alıcılar ile teknoloji profesyonellerini buluşturacak fuarda TÜRKSAT da boy gösterecek.</p>

<p>Bu yılı "uluslararası pazarlara açılma yılı" ilan eden TÜRKSAT, uydu haberleşmesi alanındaki ürün ve hizmetlerini uluslararası arenada tanıtacak.</p>

<h3>Yeni ortaklıklar için yoğun görüşme trafiği yürütülecek</h3>

<p><br />
Fuar kapsamında, Türksat 6A'nın da filoya dahil olmasıyla ulaşılan 6 uydulu dev uydu filosu, havacılık sektöründe kesintisiz bağlantı sunan uçak içi internet (IFC) hizmeti ve hareketli platformlar için yerli imkanlarla üretilen PeycON anten ailesi (HidrON, TerrON, AerON, MicrON) TÜRKSAT standında profesyonellerin beğenisine sunulacak.</p>

<p>TÜRKSAT, küresel pazardaki etkinliğini artırmak amacıyla fuarda TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Uydu Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Selman Demirel, Uydu Programları Direktörü Veli Yanıkgönül ve Uydu Servisleri Direktörü Mehmet Fuat Eroğlu başta olmak üzere güçlü bir kadroyla yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜRKSAT ekibi fuar süresince küresel uydu operatörleri ve teknoloji üreticileriyle bir araya gelecek.</p>

<p>Geçen yıl fuarda uçak içi internet hizmetinin küresel ölçekte kesintisiz sunulması amacıyla Fransız uydu operatörü Eutelsat ile stratejik bir işbirliği anlaşmasına imza atan TÜRKSAT, bu yıl da uluslararası iş birliklerini güçlendirmek, yeni pazar fırsatlarını değerlendirmek ve stratejik ortaklıklara imza atmak amacıyla yoğun bir görüşme trafiği yürütecek.</p>

<p>TÜRKSAT tecrübesini dünya devleriyle paylaşmak üzere 2526 numaralı stantta ziyaretçilerini ağırlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turksat-satellite-2026da-boy-gosterecek</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/turksat-1-4.jpg" type="image/jpeg" length="50079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital bağımlılığa karşı 81 ilde ailelere eğitim]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dijital-bagimliliga-karsi-81-ilde-ailelere-egitim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dijital-bagimliliga-karsi-81-ilde-ailelere-egitim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında binlerce aileye eğitim vererek çocukların güvenli internet kullanımı konusunda bilinçlendirme çalışmaları yürütüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla ailelere yönelik eğitim programları ve bilgilendirme faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Bu kapsamda çocukların gelişimini desteklemek ve ebeveynlerin bilinçlendirilmesini sağlamak amacıyla 2025 yılında "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlandı.</p>

<p>Erken çocukluk dönemine yönelik ebeveynler için hazırlanan program, "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin ve Etkili İletişim", "Günlük Rutinler", "Dijital Ebeveynlik" ile "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" modüllerinden oluşuyor.</p>

<h3>3 bin 244 ebeveyne eğitim verildi</h3>

<p><br />
Özellikle depremden etkilenen iller başta olmak üzere Haziran 2025'te yaygınlaştırma çalışmaları başlatılan program kapsamında, şubat sonu itibarıyla 3 bin 244 ebeveyne eğitim verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine yönelik danışman akademisyenler tarafından bağımlılık, teknoloji bağımlılığı ve güvenli internet kullanımına yönelik modüller hazırlanıyor.</p>

<h3>Dijital farkındalık atölyelerine 2 bine yakın aile katıldı</h3>

<p><br />
Bakanlık ile Enstitü Sosyal işbirliğinde "Aile Gelişim Programı" kapsamında geliştirilen "Ebeveynler İçin Dijital Farkındalık Atölyesi"nde de "Dijital Oyun Dünyası ve Çocuk" başlığında sanal bağımlılıklar, oyun, kumar konusunda anne ve babalara yönelik bilgilendirmeler yapılıyor.</p>

<p>Koruyucu ve evlat edinen aileler ile Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlananların katıldığı, çevrim içi gerçekleştirilen atölyede şu ana kadar 81 ilden 1985 aileye ulaşıldı.</p>

<h3>"Dijital detoks" ile aile içi iletişim güçleniyor</h3>

<p><br />
Bakanlıkça çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklere karşı korunması amacıyla geçen yıl "Çocuklar Güvende" web sitesi ve mobil uygulaması da hizmete sunuldu.</p>

<p>Ebeveyn denetim araçlarının tanıtımı ile bu araçların nasıl kurulacağı ve kullanılacağına ilişkin bilgilere yer verilen platforma, "cocuklarguvende.gov.tr" adresinden erişilebiliyor.</p>

<p>Çocukların internet ortamında karşılaştıkları zararlı içerikleri bildirebilecekleri "Benimle Paylaş" alanının bulunduğu platformda ayrıca çocukların dijital dünyadaki haklarını vurgulayan "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" de yer alıyor.</p>

<p>Mobil uygulama ile çocuklar ve ebeveynler dijital ortamlarda karşılaştıkları riskleri hızlı ve güvenli şekilde bildirebiliyor, bilgilendirici içeriklere ve rehberlere cep telefonları üzerinden erişebiliyor.</p>

<p>Öte yandan 2025 Aile Yılı kapsamında ülke genelinde hayata geçirilen "Dijital Detoks" etkinlikleri ile aile bireylerinin teknolojik cihazlardan uzaklaşarak birlikte vakit geçirmeleri ve aile içi iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda aile ve çocuklara yönelik düzenlenen söyleşiler, oyunlar, boyama etkinlikleri ve doğa yürüyüşleri ile katılımcılar stresten uzaklaşarak, sosyal ilişkilerini geliştirme imkanı buluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dijital-bagimliliga-karsi-81-ilde-ailelere-egitim</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/dijital-bagimlilik-1.jpg" type="image/jpeg" length="12337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıdaların raf ömrünü 15 gün uzatan ambalaj üretildi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/gidalarin-raf-omrunu-15-gun-uzatan-ambalaj-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/gidalarin-raf-omrunu-15-gun-uzatan-ambalaj-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü (SUMAE) bünyesinde yürütülen çalışmalar sonucunda, gıdaların oda sıcaklığında tazeliğini daha uzun süre koruyacak ambalaj üretildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı SUMAE Gıda Teknolojisi Bölümü ekiplerince "Doğal Olanı Koruyalım" sloganıyla yürütülen çalışmalar kapsamında "Antimikrobiyal Nanolif Membran Üretimi Projesi" hayata geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gıdaların oda sıcaklığındaki tazeliğini korumak hedefiyle geliştirilen ambalaj, Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillendi.</p>

<p>Proje lideri Dr. Esen Alp Erbay, doğal gıdaları korumada ambalaj tasarımının kritik önem taşıdığını söyledi.<br />
Erbay, araştırmaları sırasında belirli materyallerin farklı partiküllerle birleştiğinde gıda korumada yüksek bir sinerji yarattığını keşfettiklerini belirtti.</p>

<p>Bakterilerin üreme süreçlerini incelediklerini anlatan Erbay, "Ortamdaki bazı maddeleri dışarıya alarak üremesini baskılayacağımızı keşfettik. Fikir bu şekilde ortaya çıktı." dedi.</p>

<p>Erbay, laboratuvar aşamasında özel çözeltilerin uzun süre karıştırıldığını ve ileri teknik işlemlerden geçirildiğini ifade ederek, A4 boyutunda, şeffaf yapıda yenilikçi ambalaj elde ettiklerini vurguladı.</p>

<h3>Ambalajın sanayiye aktarılması hedefleniyor</h3>

<p><br />
Erbay, böylece gıda güvenliğini tehdit eden, tüketicilerde sağlık sorunlarına yol açabilen histamin maddesini gıda ortamından uzaklaştırmayı başardıklarının altını çizdi.</p>

<p>Nanoteknolojinin imkanlarıyla materyalleri yeniden tasarladıklarını, bu sayede bozulmaya neden olan hedef molekülleri ortamdan ayırabildiklerini belirten Erbay, şunları kaydetti:</p>

<p>"Domates, kivi, avokado gibi klimakterik meyve ve sebzeleri yani dalından koparıldıktan sonra hala etilen gazı (büyüme hormonu) salgılayan meyvelerde bu gazı hapsederek, ortamdan alarak onların bir süre daha olgunlaşma hızını yavaşlatmış olduk. Dolayısıyla raf ömrünü uzatmış olduk. Yaptığımız bu çalışmada raf ömrünü 15 gün uzatabildik meyve ve sebzelerde oda sıcaklığında. Balıklarda da 3-4 güne kadar uzatabiliyoruz. Özellikle fermente gıdalarda, örneğin balık sosu gibi gıdalarda daha da uzun süre raf ömrünü uzatabiliyoruz."</p>

<p>SUMAE bünyesinde üretilen ve patentini aldıkları ambalajın sanayiye aktarılmasını hedeflediklerini vurgulayan Erbay, bilgi ve tecrübelerini paylaşmak adına ilgili firmalarla ortak projeler yürütmeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/gidalarin-raf-omrunu-15-gun-uzatan-ambalaj-uretildi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/gida-ambalaj-1.jpg" type="image/jpeg" length="17632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin siber alemdeki muhafız sayısı 8 bin 455'e ulaştı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-siber-alemdeki-muhafiz-sayisi-8-bin-455e-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-siber-alemdeki-muhafiz-sayisi-8-bin-455e-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de siber güvenlik organizasyonu kapsamında faaliyetlerine devam eden sektörel siber olaylara müdahale ekibi (SOME) sayısı 14'e, kurumsal SOME sayısı 2 bin 414'e ulaşırken, SOME İletişim Platformu'na kayıtlı uzman sayısı 8 bin 455 olarak kayıtlara geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2025 Yılı Faaliyet Raporu'na göre, Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında 8 stratejik amaç ve bu amaçların gerçekleştirilmesini sağlayacak 40 eylem maddesi ve 75 uygulama adımının hayata geçirilmesine yönelik periyodik izleme ve değerlendirme faaliyetleri sürdürülüyor.</p>

<p>Türkiye'nin teknik olarak siber güvenlik organizasyonu, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten sektörel ve kurumsal SOME'lerden oluşuyor.</p>

<p>Kritik altyapılara yönelik sektörel SOME sayısı 14'e, kurumsal SOME sayısı ise 2 bin 414'e ulaştı. SOME İletişim Platformu'na kayıtlı uzman sayısı da 8 bin 455 oldu.</p>

<p>Periyodik olarak SOME'lerin olgunluk seviyelerinin gelişiminin izlenmesine devam edilirken, bu seviyenin artırılmasına yönelik çalışmalar da yürütülüyor.</p>

<p>Öte yandan, siber suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin artırılması kapsamında uluslararası kuruluşlar ve diğer ülkelerin sorumlu makamları ile bilgi paylaşımı da yapılıyor. Bu paylaşımın çift yönlü artırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SOME'ler nasıl faaliyet gösteriyor?</h3>

<p><br />
Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi kapsamında temel görevi koordinasyon ve işbirliği olan USOM, 27 Mayıs 2013'te kurularak faaliyetlerine başladı. Söz konusu strateji çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde kurumsal ve sektörel SOME'ler oluşturulması öngörüldü.</p>

<p>USOM ve SOME'ler, siber olayları bertaraf etmek, oluşması muhtemel zararları önlemek veya azaltmak, siber olay yönetiminin ulusal düzeyde koordinasyon ve işbirliği içerisinde sağlanması amacıyla kuruldu.</p>

<p>SOME'ler ile kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, araştırma kurumları, özel sektör ve uluslararası kuruluşlar arasındaki işbirliği artırıldı.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında siber tehditler hızlıca tespit edilerek, engellenmesine yönelik teknolojik tedbirler alınıyor. Siber tehditlerle mücadele kapsamında ortaya çıkan teknolojik gelişmeler de takip ediliyor.</p>

<p>Zararlı yazılım analizi, dijital kayıt incelemesi, servis izleme, zararlı bağlantı tespiti, sızma testleri, alarm üretme ve uyarı gibi faaliyetlerle elektronik haberleşme altyapısı ve kritik altyapılar siber tehditlere karşı korunuyor.</p>

<p>Ulusal siber güvenliğin sağlanmasına yönelik düzenleme ve denetleme faaliyetleri de sürdürülüyor</p>

<p>Sektör ihtiyaçları dikkate alınarak ulusal siber güvenliğe ilişkin mevcut düzenlemeler güncellenerek, yeni düzenlemeler devreye alınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-siber-alemdeki-muhafiz-sayisi-8-bin-455e-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/11/hacker-casus-yazilim-siber-guvenlik-1.jpg" type="image/jpeg" length="71108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de 5G için geri sayım: 1 Nisan’da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiyede-5g-icin-geri-sayim-1-nisanda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiyede-5g-icin-geri-sayim-1-nisanda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, operatörlerin 5G'nin kullanıma alınması için çalışmalarına devam ettiğini belirterek, "2 Ocak'ta işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerini verdik. 1 Nisan itibarıyla ülke genelinde 81 il merkezimizde 5G'yi vatandaşların hizmetine sunacağız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, saniyede 20 gigabit veri aktarım hızı sunacak 5G teknolojisine geçiş için 1 ay gibi kısa bir sürenin kaldığını söyledi.</p>

<p>5G mobil haberleşme altyapısının yerli ve milli imkanlarla kurulması için 5 Ocak 2023'te AR-GE destek çağrısına çıkıldığını anımsatan Uraloğlu, "Başvurusu uygun bulunan 14 firma ile 1 Ekim 2023'te sözleşme imzalanarak AR-GE destek süreçleri başlatıldı. 2025 yılı içinde firmalara ödenen toplam AR-GE destek tutarı 39 milyon 774 bin 328 lira oldu. Bu ödemeyle çağrı kapsamında firmalara ödenen toplam destek miktarı 162 milyon 135 bin 610 liraya ulaştı. Çağrı kapsamında AR-GE desteği alan projelerden 8'inin proje çalışmaları tamamlandı, kalan 6 projeye yönelik destek programı ve izleme faaliyetleri devam ediyor. Kalan projelerin bu yıl sonlandırılması hedefleniyor" diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, 16 Ekim 2025'te gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesiyle haberleşme alanında yeni bir çağın kapısını araladıklarına dikkati çekerek, 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ederek stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduklarını dile getirdi.</p>

<h3>İki yıl içinde her noktada 5G kullanılabilecek</h3>

<p><br />
Türkiye'nin 5G geçiş sürecine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Operatörlerimiz 5G'nin kullanıma alınması için çalışmalarına devam ediyor. 2 Ocak'ta işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerini verdik. 1 Nisan itibarıyla ülke genelinde 81 il merkezimizde 5G'yi vatandaşların hizmetine sunacağız. Türkiye'de 5G'li hayat bir ay sonra başlayacak. 5G hizmetlerini 2 yıl içinde de Türkiye'nin her noktasında vatandaşımıza ulaşır hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, üç büyük operatör Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone'un 5G frekans paketlerini alarak ağlarını bu teknolojiyi destekleyecek şekilde hazırlamaya devam ettiğini belirterek, baz istasyonları ve altyapı ekipmanlarının bu teknolojiye uygun hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü anlattı.</p>

<p>5G'nin sağlayacağı faydalara değinen Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Hız ve performans artacak. Mobil internet hızları ve veri aktarımı mevcut 4,5G'ye göre çok daha yüksek olacak. 5G ile gecikme süresi ciddi şekilde düşecek. Bu da uzaktan ameliyatlarda, otonom araçlarda, gerçek zamanlı uygulamalarda ve sanal gerçeklik gibi alanlarda avantaj sağlayacak. Aynı anda çok daha fazla cihaz bağlantısı desteklenecek. 5G sektörel dönüşümü de getirecek. Bu kapsamda sağlık, eğitim, lojistik ve üretim gibi alanlarda 5G'nin etkisi büyük olacak."</p>

<p>Uraloğlu, 5G'ye geçişte yerli ve milli teknolojilere öncelik verdiklerini belirterek, bu alanda özellikle altyapıda dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli ürünlerle ilerlemeyi hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de 5G teknolojisine geçişle özellikle iletişim teknolojilerinde büyük bir dönüşüm yaşanacağını vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Altyapıda yerli ve milli ürün desteklenecek. Elektronik haberleşme sektöründe yapılacak yetkilendirmelerde, yerli katma değeri yükseltecek şekilde yerlilik oranı kriterleri belirlenecek ve işletmecilerin altyapılarındaki teknoloji bazlı yerlilik oranları düzenli olarak izlenecek. 5G yetkilendirmeleri kapsamında, ilk yıl için yüzde 50 oranında yerli malı belgeli ürün kullanımı ve en az yüzde 5 oranında milli haberleşme ürünü kullanım zorunluluğu getirilecek. Takip eden yıllarda ise yerli malı belgeli ürün oranı kademeli olarak artırılarak yüzde 60 seviyesine çıkarılacak. 4,5G uygulamasında bu yükümlülük başlangıçta yüzde 30 olarak uygulanmış, sonrasında yüzde 45'e yükseltilmişti. Bu çerçevede 5G, mobil iletişim hızını 10 kat artırmasının yanı sıra yerli ürün kullanım oranındaki daha yüksek hedefleriyle 4,5G'ye göre önemli bir avantaj sunacak."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiyede-5g-icin-geri-sayim-1-nisanda-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/10/5g-1-3.jpg" type="image/jpeg" length="71651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST 2026 başvuruları yarın sona eriyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/teknofest-2026-basvurulari-yarin-sona-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/teknofest-2026-basvurulari-yarin-sona-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST 2026'daki teknoloji yarışmaları için başvurular yarın sona erecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Bu yıl dokuzuncu kez düzenlenecek festival kapsamında 51 ana kategori ve 132 alt kategoride yarışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürmesine imkan tanıyan TEKNOFEST'te ön eleme aşamasını geçen takımlara 100 milyon liranın üzerinde maddi destek sağlanacak. Festivalde yarışarak derece elde eden takımlar, toplamda 75 milyon lirayı aşan ödülün sahibi olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TEKNOFEST 2026 kapsamında Roket, Model Uydu, Robotaksi Binek Otonom Araç, Savaşan İHA, Çip Tasarım, TEKNOFEST Mesleki Yetenek Yarışması, BlokZincir, Hava Savunma Sistemleri, Finansal Teknolojiler ve İnsansız Deniz Aracı gibi gençlerin yoğun ilgi gösterdiği 51 farklı teknoloji yarışması düzenlenecek.</p>

<p>Bu yıl ayrıca 4 yeni yarışma da ilk kez başvuruya açıldı. TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması ile FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması, 2026 programında yerini aldı.</p>

<p>İlkokuldan lisansüstü seviyeye ve mezunlara kadar geniş katılımcı kitlesine hitap eden yarışmalar, geleceğin odak teknoloji alanlarında kurgulandı.</p>

<p>Detaylı bilgi ve başvuru işlemleri için TEKNOFEST'in resmi internet sitesi ziyaret edilebilir.</p>

<p>TEKNOFEST 2026, bu yıl 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/teknofest-2026-basvurulari-yarin-sona-eriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/01/teknofest-1-8.jpg" type="image/jpeg" length="61900"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
