<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/bilim-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 16:30:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/bilim-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuzey Kıbrıs'ın incisi Doğu Akdeniz Üniversitesi'nden yapay zeka atılım]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kuzey-kibrisin-incisi-dogu-akdeniz-universitesinden-yapay-zeka-atilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kuzey-kibrisin-incisi-dogu-akdeniz-universitesinden-yapay-zeka-atilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yasa ile kurulan ilk ve tek devlet Üniversitesi olan Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), çağdaş eğitim anlayışı ve teknoloji odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yasa ile kurulan ilk ve tek devlet Üniversitesi olan Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ), çağdaş eğitim anlayışı ve teknoloji odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Çağımızın gerekliliği doğrultusunda yapay zeka alanındaki çalışmalara büyük önem verilen DAÜ’de yapay zekanın yalnızca bir teknoloji değil, insanlığın düşünme, üretme ve birlikte yaşama biçimini dönüştüren bir güç olduğu anlayışından yola çıkarak “DAÜ Yapay Zeka ve Toplum Manifestosu” hazırlanarak kamuoyuyla paylaşıldı. Manifesto, DAÜ’nün yapay zeka çağında yalnızca gelişmeleri izleyen değil, bu dönüşümü yönlendiren öncü bir kurum olma hedefini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 15.54.20 (1)" height="800" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-155420-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="812" /></p>

<p>DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, manifesto ile ilgili yaptığı açıklamada, yapay zekanın bilgiye erişim sorununu ortadan kaldırdığını, asıl meselenin bilgiyi anlamlandırmak, eleştirel düşünmek ve etik biçimde kullanmak olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kılıç, “Bir üniversiteyi güçlü kılan şey, bilgi üretmesi kadar insanlığın geleceğine yön verecek soruları sormaya cesaret etmesidir. Biz DAÜ olarak bu cesarete sahibiz.” dedi. Yayınlanan söz konusu manifestoda şu ifadeler yer aldı:</p>

<p></p>

<p><strong>1. Yeni Bir Çağın Eşiğinde</strong></p>

<p>Yapay zekâ, yalnızca bir teknoloji değil; insanlığın düşünme, üretme ve birlikte yaşama biçimini yeniden tanımlayan bir dönüşüm gücüdür. Bugün bilgiye erişim artık bir sorun değildir — asıl mesele bilgiyi anlamlandırmak, eleştirel düşünmek ve etik biçimde kullanmaktır. Doğu Akdeniz Üniversitesi olarak biz, bu dönüşümü izleyen değil, yönlendiren bir kurum olmayı hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, bir üniversiteyi güçlü kılan şey yalnızca bilgi üretmesi değil, insanlığın geleceğine yön verecek soruları sormaya cesaret etmesidir.</p>

<p></p>

<p><strong>2. Zirveden Hareket’e: Toplumsal Bir Farkındalık Dönemi</strong></p>

<p>Yapay Zeka Zirvesi, mühendislik, bilişim ve yenilik odaklı bir platform olarak önemli bir etki yarattı. Ancak artık bu süreci bir adım öteye taşıyoruz: “DAÜ Yapay Zeka ve Toplum Hareketi” başlıyor. Bu hareketin amacı, yalnızca teknik beceriler kazandırmak değil; insan merkezli, etik ve çok disiplinli bir öğrenme kültürü oluşturmaktır. Yapay zeka, toplumun her alanına dokunuyor — biz de bu dönüşümün her boyutunu eğitim, sanat, hukuk, ekonomi ve kültür alanlarında yeniden düşünmeyi hedefliyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>3. Hareketin Temel İlkeleri</strong></p>

<p>Etik, Hukuk ve Sorumluluk:</p>

<p>Yapay zekanın veri güvenliği, mahremiyet, insan hakları ve karar alma süreçlerindeki etkileri, akademik özgürlük ve toplumsal fayda ilkeleriyle birlikte ele alınacaktır.</p>

<p></p>

<p>Yaratıcılık ve Kültür:</p>

<p>Sanat, edebiyat ve tasarım gibi alanlarda yapay zekanın yaratıcı potansiyeli keşfedilecek; “insan + yapay zeka” iş birliğiyle estetik üretim biçimleri desteklenecektir.</p>

<p>Toplumsal Fayda ve Katılım:</p>

<p>Öğrencilerimizin kent yaşamı, çevre, sağlık ve sosyal hizmetlerde yapay zekâyı kullanarak çözüm üretmeleri teşvik edilecektir. Her DAÜ öğrencisi, yapay zekâyı insanlık yararına kullanan bir değişim elçisi olacaktır.</p>

<p></p>

<p>Disiplinler Arası İş Birliği:</p>

<p>Mühendislikten psikolojiye, iletişimden ekonomiye kadar her fakülte, bu hareketin doğal paydaşıdır. Bilim, sanat ve insanlık arasında köprüler kurmak DAÜ’nün önceliğidir.</p>

<p></p>

<p><strong>4. Öğrenmenin Yeni Modeli: İnsan + Yapay Zeka</strong></p>

<p>Geleceğin eğitimi, öğretmeni destekleyen, öğrenciyi merkeze alan ve teknolojiyi etik biçimde kullanan bir öğrenme ortaklığı modelidir. Yapay zekâ, öğretmenin yerini almaz; tam tersine, onu güçlendirir. Bu anlayışla, DAÜ’de öğrenci odaklı ve etik temelli yapay zeka destekli öğrenme sistemleri geliştirilecektir.</p>

<p></p>

<p><strong>5. Birlikte Var Olmak ve Armoni</strong></p>

<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi, farklı kültürlerin, disiplinlerin ve fikirlerin bir arada var olduğu benzersiz bir ekosistemdir. “Birlikte Var Olmak ve Armoni” vizyonumuz doğrultusunda, öğrencilerimizin hem teknolojiyi üretmelerine hem de onu anlamlı biçimde kullanmalarına olanak sağlayacağız.</p>

<p></p>

<p><strong>6. Çağrımız</strong></p>

<p>Bugün bir dönüm noktasındayız. Yapay zeka, yalnızca laboratuvarların değil, insanlığın ortak geleceğinin konusudur. DAÜ olarak bu dönüşümün parçası olmaktan öte, öncüsü olma kararlılığındayız. Tüm öğrencilerimizi, akademisyenlerimizi ve paydaşlarımızı bu dönüşüme katılmaya davet ediyoruz.</p>

<p></p>

<p><strong>7. Geleceğe Doğru</strong></p>

<p>Bir üniversiteyi güçlü kılan şey, bilgi üretmesi kadar, insanlığın geleceğine yön verecek soruları sormaya cesaret etmesidir. DAÜ Yapay Zekâ ve Toplum Hareketi, bu soruları sormaktan korkmayanların ortak vizyonudur. Birlikte üretiyoruz, birlikte güçleniyoruz. Gelecek burada başlıyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 15.54.21" class="" height="603" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-155421.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="905" /></p>

<p><strong>DAÜ’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Bir İlk: YÖK Onaylı Yapay Zekâ Mühendisliği Programı</strong></p>

<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi, teknolojinin öncüsü olma misyonuyla önemli bir başarıya daha imza attı. DAÜ Mühendislik Fakültesi, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü bünyesinde açılan Yapay Zekâ Mühendisliği Lisans Programı, Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onay alarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir ilki gerçekleştirdi. Bu program, DAÜ'nün sektörel ve akademik liderlik hedeflerine ulaşmada önemli bir kilometre taşıdır. Bu onay ile DAÜ, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversiteleri arasında YÖK onaylı Yapay Zekâ Mühendisliği Programı sunan tek yükseköğretim kurumu oldu.</p>

<p></p>

<p>S<strong>ektörün İhtiyaçlarına Uygun Eğitim</strong></p>

<p>Yapay zekâ teknolojilerinin sağlık, ulaşım, finans, savunma gibi birçok alanda dönüştürücü bir rol üstlendiği günümüzde DAÜ, bu alandaki eğitim vizyonunu ileriye taşıyor. Teorik altyapıyı uygulamalı becerilerle birleştiren program, DAÜ Mühendislik Fakültesi’nin öncülüğünde sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendisleri yetiştirmeyi hedefliyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Yapay Zekâ Laboratuvarı ile Uygulamalı Eğitim</strong></p>

<p>Program kapsamında DAÜ bünyesinde kurulan Yapay Zekâ Laboratuvarı, DAÜ Rektörlüğü desteğiyle en son teknolojiye sahip yüksek performanslı bilgisayarlarla donatıldı. Öğrenciler bu laboratuvar aracılığıyla makine öğrenimi, derin öğrenme, doğal dil işleme ve robotik gibi alanlarda uygulamalı projeler geliştirme imkânı bulacak.</p>

<p></p>

<p><strong>Uluslararası Geçerliliğe Sahip Diploma</strong></p>

<p>YÖK onayı sayesinde, Yapay Zekâ Mühendisliği Programı’ndan mezun olan öğrenciler uluslararası geçerliliğe sahip bir diploma ile eğitimlerini tamamlayacak. Program, yerli ve uluslararası öğrencilere açık olup, mühendisliğin yanı sıra etik ve sosyal sorumluluk gibi disiplinler arası yaklaşımları da müfredatına entegre ediyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Güncel ve Geleceğe Hazırlayan Müfredat</strong></p>

<p>Dört yıllık lisans programı, bilgisayar mühendisliği, matematik, istatistik ve etik gibi alanları bir araya getiriyor. Müfredatta derin öğrenme, görüntü işleme, doğal dil işleme, yapay sinir ağları, büyük veri analizi ve robotik sistemler gibi konulara odaklanılıyor. Program, öğrencilerin zorunlu Bitirme Projesi ve staj uygulamalarıyla mezuniyet öncesinde iş hayatına hazırlanmasını sağlıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>“Herkesin İçinde Geleceği Değiştirecek Güç Vardır”</strong></p>

<p>DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, DAÜ olarak bilgiyi teknoloji ile, akademiyi sektör ile ve öğrencileri gelecek ile buluşturmak için çeşitli çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, Yapay Zekâ’nın geleceğin değil bugünün teknoloji ve stratejik gücü olduğunu vurguladı. DAÜ olarak bu doğrultuda öncü olma hedefi ile tüm programlarda yapay zekanın kullanılacağını açıklayan Prof. Dr. Kılıç, mezun olan öğrencilerin hangi programdan mezun olursa olsun yapay zeka konusunda ders almış olarak mezun olacaklarını aktardı. Prof. Dr. Kılıç, DAÜ’de devam eden Yapay Zekâ Mühendisliği eğitiminin yanı sıra 12 farklı programın da hayata geçeceğinin bilgisini veren Prof. Dr. Kılıç, söz konusu programlarla öğrencilere yeni nesil beceriler kazandırarak onları dijital çağın liderleri olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini ve bu doğrultuda sadece teorik değil uygulamalı eğitimin de önünü açarak Yapay Zekâ Laboratuvarı’nı hayata geçirdiklerini aktardı. Prof. Dr. Kılıç, söz konusu laboratuvarın hem lisans hem de lisansüstü öğrenciler için uygulamalı eğitim imkânı sunacağını, aynı zamanda akademik araştırmalar ve özel sektörle gerçekleştirilecek iş birlikleri açısından da önemli bir merkez olarak hizmet vereceğinin altını çizdi. “Herkesin içinde geleceği değiştirecek güç vardır.” diyen Prof. Dr. Kılıç, “Önemli olan insanın bilgi ve becerilerini geliştirebileceği ve açığa çıkarabileceği doğru bir ortamda olmasıdır. Doğu Akdeniz Üniversitesi de bölgenin en iyi üniversitelerinden biri olarak bu ortamı öğrencilerine sunan, doğru bir adrestir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.</p>

<p></p>

<p><strong>DAÜ Ülkenin En Kapsamlı Yapay Zeka Zirvesine Ev Sahipliği Yapıyor</strong></p>

<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi, iki yıldır yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarında ülke genelinde büyük ses getiren prestijli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor. DAÜ Öğrenci Gelişim, Etkinlikler ve Spor İşleri Müdürlüğü ile DAÜ Yazılım ve Yapay Zekâ Geliştirme Kulübü iş birliğinde organize edilen ve yapay zekâ ve ileri teknolojiler alanında hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tanınmış uzman isimleri bir araya getiren Yapay Zekâ Zirvesi (AI SUMMIT) 2024 ve 2025 yıllarında büyük ses getirdi. Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan zirvede yine birbirinden değerli konuşmacılar öğrencilerle biraraya gelerek yapay zeka ve teknolojik gelişmeleri tartışacaklar.</p>

<p></p>

<p>Rektör Prof. Dr. Kılıç, etkinliğe yönelik yaptığı açıklamada söz konusu etkinliğin sadece teknolojinin konuşulduğu bir etkinlik değil, aynı zamanda vizyonun ve ortak hayallerin güçlendiği bir buluşma olduğunun altını çizdi. Yapay Zeka Zirvesi’nin ülkenin teknoloji dünyasında daha güçlü bir konuma gelmesi için atılan güçlü bir adım oluğunu aktaran Prof. Dr. Kılıç, geleceği şekillendiren fikirlerin, girişimciliğin, birlikte üretme ve başarının da zirvede ele alındığını bildirdi. Zirve süresince katılımcıların, yapay zekâ teknolojilerindeki en güncel gelişmeleri alanında uzman kişilerden dinleme fırsatı yakaladıklarını aktaran Prof. Dr. Kılıç, etkinlik boyunca, sektörün önde gelen teknoloji firmaları ile doğrudan temas kurma, bilgi alışverişinde bulunma imkânı da elde edildiğini vurguladı.</p>

<p>Bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirecek olmaktan dolayı gururlu olduklarını ve zirvenin sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda bir çağrı olduğunu aktaran Prof. Dr. Kılıç şu ifadelere yer verdi: “Bu çağrı ezberlenmiş bilgiden sıyrılmaya, keşfetmeye ve cesaret etmeye çağrıdır. Tüketen değil üreten bir nesil olmaya çağrıdır. Teknolojiyi sadece kullanmaya değil yön vermeye çağrıdır. Hayal kurmaya çağrıdır. Bu çağrıyı Doğu Akdeniz Üniversitesi olarak hem öğrencilerimize hem de toplumumuza söz konusu zirve aracılığıyla ulaştırmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Basın Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kuzey-kibrisin-incisi-dogu-akdeniz-universitesinden-yapay-zeka-atilim</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-155420.jpeg" type="image/jpeg" length="42301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adanalı öğrencilerin tasarladığı su altı aracı dünya finalinde yarışacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/adanali-ogrencilerin-tasarladigi-su-alti-araci-dunya-finalinde-yarisacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/adanali-ogrencilerin-tasarladigi-su-alti-araci-dunya-finalinde-yarisacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Fen Lisesi öğrencileri, tasarladıkları su altı aracı "Fırtına" ile haziranda Kanada'da düzenlenecek MATE-ROV Su Altı Sistemleri Yarışması Dünya Finalleri'nde birincilik mücadelesi verecek. 60 metre derinliğine kadar inebilen araç, nesneleri sınıflandırıp robotik kollar aracılığıyla toplayabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lise öğrencilerince 2019'da kurulan ve Seyhan Gençlik Merkezince desteklenen "ALESTA" teknoloji takımı, yapay zeka ve kamera desteğiyle otonom veya uzaktan kumandayla hareket ederek belirlenen görevleri gerçekleştiren su altı araçları geliştiriyor.</p>

<p>Projeleriyle 7 yıldır TEKNOFEST'te mücadele eden takım, "İnsansız Su Altı Sistemleri", "En Özgün Yazılım" ve "En İyi Takım Ruhu" alanlarında ödüller kazandı, birçok uluslararası yarışmadan da dereceyle döndü.</p>

<p>Öğrenciler, son olarak üzerinde hassas kavrama yeteneğine sahip 3 eksenli robotik kol ile 6 motorlu itki sistemi bulunan su altı aracı geliştirdi.<br />
Otonom veya uzaktan kumandayla çalıştırılabilen araç, suyun 60 metre derinliğine kadar inebiliyor, nesneleri sınıflandırıp robotik kollar aracılığıyla toplayabiliyor.</p>

<p>"Fırtına" adını verdikleri araçla Mısır'da düzenlenen Deniz İleri Teknoloji Eğitimi-Uzaktan Kumandalı Araç Yarışması'na (MATE-ROV) katılan öğrenciler, hem "En İyi İletişim Sistemi" ödülünün sahibi oldu hem de Kanada'da 23-27 Haziran'da yapılacak MATE-ROV Su Altı Sistemleri Yarışması Dünya Finalleri'ne katılmaya hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışmanın hazırlıklarını Adana Fen Lisesi laboratuvarları ve Çukurova Yarı Olimpik Yüzme Havuzu'nda sürdüren gençler, yarışmada birinci olmayı hedefliyor.</p>

<h3></h3>

<p></p>

<p><br />
Takım danışmanı bilişim teknolojileri öğretmeni Osman Onur Dilci, su altı araştırmaları ile arama ve kurtarma gibi görevleri yerine getirebilecek robotlar tasarladıklarını söyledi.</p>

<p>İmkan ve becerileri üst seviyeye çıkarmaya çalıştıklarını belirten Dilci, "Gayretli ve özverili çalışmalarla buraya kadar geldik. Sürdürülebilir şekilde yeni üyelerimizi eğiterek takım bünyesine katıyoruz. Önümüzde gelişmek için çok uzun bir yol var." dedi.</p>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Seyhan Gençlik Merkezinin takım mentörü Sinan Çakıcı da öğrencilere malzeme, konaklama, kamp ve ulaşım desteği verdiklerini anlattı.</p>

<h3><br />
"Gece gündüz demeden havuzlarda, atölyelerde çalışıyoruz"</h3>

<p><br />
Takım kaptanı 10'uncu sınıf öğrencisi Mehmet Ulaç Girgin, projede yazılım ve mekanik alanlarında görev yaptığını söyledi.</p>

<p>"Gece gündüz demeden havuzlarda, atölyelerde çalışıyoruz." ifadesini kullanan Girgin, şöyle konuştu:</p>

<p>"Mısır'da güzel bir derece elde edip Kanada'ya gitmeye hak kazandık. Kanada'da elimizden gelenin en iyisini yaparak üst düzey başarı elde etmeyi hedefliyoruz. Ayrıca orada farklı takımlarla iletişim kurarak onlardan bir şeyler öğrenmeyi, onlara bir şeyler öğretmeyi, verimli iletişimler kurup güzel bağlantılar kazanmak istiyoruz."<br />
10'uncu sınıf öğrencisi Buğlem Nisan Ekinci de aracın mekanik ve programlama kısmıyla ilgilendiğini anlattı.</p>

<p>Takım sayesinde okulda öğrendiği teorik bilgiyi uygulama şansı yakaladığını vurgulayan Ekinci, "Programlama dilini biliyordum ancak hiç pratiğe dökmemiştim. Bu sayede bilgilerimi çizerek, tasarlayarak pratiğe dökme şansı buldum." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/adanali-ogrencilerin-tasarladigi-su-alti-araci-dunya-finalinde-yarisacak</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/su-alti-araci-1.jpg" type="image/jpeg" length="82598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şıncou-23 uzay mekiği Tiengong Uzay İstasyonu'na ulaştı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/sincou-23-uzay-mekigi-tiengong-uzay-istasyonuna-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/sincou-23-uzay-mekigi-tiengong-uzay-istasyonuna-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'in Dünya yörüngesinde kurduğu Tiengong Uzay İstasyonu'na gönderdiği yeni taykonot ekibi hedefe ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin İnsanlı Uzay Programı Ajansından (CMSA) yapılan açıklamaya göre, taykonotlar Cu Yangcu, Cang Cıyüen ve Lai Ka-ying'yi taşıyan Şıncou-23 uzay mekiği, istasyonun çekirdek modülüne kenetlendi.</p>

<p>Yaklaşık 3,5 saat süren yolculuğun ardından istasyona ulaşan taykonotlar, mekikten modüle geçerek uzay istasyonuna girdi.</p>

<p>Taykonotları taşıyan Şıncou-23 uzay mekiği, dün gece Long March 2F roketiyle, ülkenin kuzeybatısındaki Ciuçüen Uydu Merkezi'nden fırlatılmıştı.</p>

<p>Yeni ekip, Şıncou-21 mekiğiyle 31 Ekim 2025'te istasyona gönderilen ve 6 ayı aşkın süredir görev yapan taykonot ekibinden görevi devralacak.</p>

<h3>İlk Hong Konglu taykonot</h3>

<p><br />
Seferin uçuş mühendisliğini üstlenen 48 yaşındaki Cu Yangcu, Mayıs 2023'te uzaya gönderilen "Şıncou-16" görevinde Tiengong Uzay İstasyonu'nda görev yapan taykonot ekibi içinde yer almıştı.</p>

<p>Taykonotlar Cang Cıyüen ve Lai Ka-ying ise ilk kez insanlı uzay görevinde yer alıyor.</p>

<p>Şıncou-23 mekiğinin pilotluğunu yapan Cang'ın daha önce Çin Halk Kurtuluş Ordusu Hava Kuvvetlerinde savaş uçağı pilotu, yük uzmanı olarak sefere katılan Lai ise Hong Kong Emniyet Müdürlüğünde polis başmüfettişi olarak görev yapmıştı.</p>

<p>Bilgisayar bilimleri alanında uzman olan Lai, Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nden uzay istasyonu görevlerine katılan ilk taykonot oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Taykonotlardan biri uzayda 1 yıl geçirecek</h3>

<p><br />
Yeni taykonot ekibinin 6 ay süreyle görev yapması planlanıyor ancak önceki seferlerinden farklı olarak taykonotlardan biri, uzun süreli uzay seferlerinin insan bedenine etkilerini inceleyecek deney için uzay istasyonunda 1 yıl süreyle kalacak.</p>

<p>Görev süresince ekip üyelerinin sağlık verileri takip edilerek, hangi ismin uzay istasyonunda uzun süre kalacağı belirlenecek.</p>

<p>Uzayda uzun süreli kalmak, düşük yer çekimi ve radyasyon nedeniyle insan bedeninde kemik yoğunluğunun azalması, kas kaybı, uyku bozukluğu, fiziksel ve psikolojik yorgunluk gibi etkilere yol açabiliyor.</p>

<p>1994-1995 yıllarında Mir Uzay İstasyonu'nda 437 gün (yaklaşık 14 ay) kalan Rus astronot Valeri Polyakov, bu alanda rekoru elinde bulunduruyor.</p>

<p>Taykonot ekibi, görev boyunca ayrıca yaşam bilimleri, malzeme bilimi, mikro kütle çekimi sıvı fiziği, uzay havacılık tıbbı ve uzay teknolojileri alanlarında 100'den fazla deney ve uygulama projesi yürütecek.</p>

<h3>Çin'in uzay istasyonu "Tiengong"</h3>

<p><br />
Çin, ABD'nin uzay araştırmaları alanındaki işbirliğini yasaklaması ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) programına katılımını engellemesi nedeniyle yörüngede kendi uzay istasyonunu kurmuştu.</p>

<p>Bir çekirdek modül, iki laboratuvar modülünden oluşan ve bir uzay teleskobunun eklenmesi planlanan "Tiengong" (Gök Sarayı) İstasyonu, Rusya'nın artık faal olmayan Mir Uzay İstasyonu örnek alınarak inşa edildi.</p>

<p>İstasyonun ana parçası "Tienhı" (Göksel Uyum) adı verilen çekirdek modül 29 Nisan 2021'de, ilk laboratuvar modülü "Vıntien" (Gökleri Aramak) 24 Temmuz 2022'de, ikinci laboratuvar modülü "Mıngtien" (Gökleri Düşlemek) ise 31 Ekim 2022'de fırlatıldı.</p>

<p>Çekirdek modüle laboratuvar modüllerinin eklenmesiyle "T" biçimli ana iskeletinin kurulumu tamamlanan istasyon, "uygulama ve geliştirme aşamasına" geçti.</p>

<p>"Şüntien" (Gökleri Dolaşmak) adı verilen uzay teleskobunun da ayrı modül olarak istasyona eklenmesi planlanıyor.</p>

<p>Üç kişilik taykonot ekibinin dönüşümlü görev yaptığı istasyona "Şıncou" (Kutsal Gemi) mekikleriyle personel, "Tiencou" (Gök Gemisi) mekikleriyle de ikmal malzemeleri taşınıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/sincou-23-uzay-mekigi-tiengong-uzay-istasyonuna-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 08:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/sincou-23cbsnews-1.jpg" type="image/jpeg" length="17933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5G’ye hızlı geçiş: Türkiye’de 34 milyon abone]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/5gye-hizli-gecis-turkiyede-34-milyon-abone</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/5gye-hizli-gecis-turkiyede-34-milyon-abone" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G’nin hizmete alınmasından bu yana yaklaşık 34 milyon aboneye ulaşıldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yükselen Türkiye Zirveleri"nde yaptığı konuşmada, zirvede yükselen Türkiye'nin ve Türkiye Yüzyılı'nın heyecan verici vizyonu altında dijitalleşen dünyada geleceğin teknolojileri "5G ve Yapay Zeka"nın ele alınacağını söyledi.</p>

<p>Zirveyi sadece etkinlik değil aynı zamanda ülkenin geleceğine ve insanına olan sorumlulukları için atılmış önemli bir adım olarak gördüğünü belirten Uraloğlu, "Dünya, on yılda bir yaşanan türden çok büyük ve kritik bir kırılma noktasından geçiyor. Bugün gelinen noktada veri, ekonominin yeni ve en stratejik kaynağı haline geldi ve dijital bağlantısı olmayan hiçbir sistemin rekabet gücünü koruması mümkün değil" diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, bu süreçte akıllara gelenin Türkiye'nin bu dönüşümü sadece izleyeceği mi yoksa ona yön mü vereceği sorusu olduğunu dile getirerek, "Türkiye, bu dönüşümü Allah'ın izniyle yönetecektir. Sektörümüzün yıllık net satış geliri 620 milyar liraya ulaşırken yatırımlarımız ise yaklaşık 145 milyar lirayı buldu. Mobil abone sayımız 100 milyona, genişbant internet abone sayımız da yaklaşık 98 milyona gelerek nüfusumuzun üzerinde artış gerçekleştirmiştir. Fiber optik ağ altyapımız ise 680 bin kilometreye yani dünyanın çevresini 17 kez dolaşacak bir uzunluğa geldi. Bu yılın sonunda 750 bin kilometreye çıkmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu rakamların Türkiye'nin dijital dönüşümünü güvenle taşıyacak o devasa altyapıyı başarıyla kurduğunun en somut göstergesi olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, 1 Nisan itibarıyla 5G'nin ticari olarak resmen kullanılmaya başlandığını anımsattı.</p>

<h3>"5G abonesi yaklaşık 34 milyona ulaştı"</h3>

<p><br />
Bakan Uraloğlu, 81 ilde kademeli hizmete alınan 5G ile ilk günden yaklaşık 21 milyon abonenin buluştuğunu söyledi.</p>

<p>"Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede de 12,5 milyon yeni 5G abonesiyle toplam sayımız yaklaşık 34 milyona ulaştı" diyen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur verici çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça gösteriyor. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin her noktasına yaygınlaştıracağız. Bu adım hiç şüphesiz Türkiye'nin küresel 5G liderliğine adım attığı tarihi bir dönüm noktası oldu. Türkiye olarak hedefimiz, başlattığımız bu ticari 5G hamlesini yerel yönetimlerimizle ve sanayimizle birleştirerek şehirlerimizi küresel ölçekte birer cazibe merkezi ve teknoloji laboratuvarı haline getirmek."</p>

<p>5G'nin daha hızlı bir internet anlamına gelmediğine dikkati çeken Uraloğlu, 5G'nin akıllı fabrikaların, otonom araçların, uzaktan cerrahinin ve akıllı şehirlerin temel altyapısı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uraloğlu, giderek büyüyen ve 2026'da 400 milyar doları aşması, 2030'da ise 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması beklenen yapay zeka teknolojisinin hayatı birçok alanda kolaylaştıracak bir gerçek olarak karşılarına çıktığını belirtti.</p>

<p>Kısa süre önce 5G bağlantısı ile İstanbul'dan Muş'a uzaktan böbrek taşı kırma operasyonunun gerçekleştirildiğini anlatan Uraloğlu, "5G'nin düşük gecikmeli bağlantısı ve yapay zeka destekli cerrahi navigasyon sistemleri sayesinde uzman cerrahlarımız, uzaktan yönlendirmeyle hassas bir böbrek taşı operasyonunu gerçekleştirdi. Bu operasyon, ülkemizin 5G ve yapay zekanın sağlıkta çığır açtığını gösteren somut ve gurur verici bir başarısı oldu" diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, ulaşımda akıllı trafik yönetimi ile otonom sistemlerin güvenliği ve verimliliği eş zamanlı artarken enerji sektöründe de talep tahmini ve akıllı şebeke yönetimi sayesinde kaynak verimliliğinin en üst seviyeye yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) koridorunda yerli ve milli imkanlarla kurdukları yol kenarı üniteleri, araç içi üniteleri, lidar, radar ve kamera sistemlerini entegre ettiklerini anlatan Uraloğlu, böylece bu koridorda Türkiye'de ilk kez 5G baz istasyonlarını ulaşım alanında devreye aldıklarını belirtti.</p>

<h3>"Akıllı kameralar ve sensörlerle tünel ve köprüleri 7/24 izliyoruz"</h3>

<p><br />
Uraloğlu, otomatik tren muayene istasyonlarında da yapay zekayla hareket halindeki trenlerin tekerlek, fren, aks rulman gibi kritik bileşenlerini anlık tarayarak olası arızaları oluşmadan tespit ettiklerini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"TCDD-TÜBİTAK işbirliğiyle geliştirdiğimiz bu sistem sayesinde bakım süreçlerini optimize ediyor, beklenmedik duruşları azaltıyor ve sefer sürekliliğini sağlıyoruz. Ankara Eryaman'daki izleme merkezimizde de akıllı kameralar ve sensörlerle tünel ve köprüleri 7/24 izliyor, doğal afet risklerini yapay zeka destekli analizlerle önceden belirleyerek müdahale ediyoruz. Denizcilik alanında ise Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi (COSPAS-SARSAT) ile tehlike sinyallerini saniyeler, dakikalar içinde tespit edip koordineli müdahale ediyoruz.</p>

<p>Yapay zeka destekli Arama Kurtarma Portalı Projemizle de insan hayatına dokunan daha hızlı ve etkin kurtarma operasyonları gerçekleştireceğiz. Antalya Havalimanımız, ileri seviye hava trafik kontrol sistemi olan 'ATC Tower' ile hizmet vermeye başladı. Yerli ve Milli Elektronik Uçuş Stripi ve Dijital Kalkış Müsaadesi sistemlerimizle desteklenen bu altyapı, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarında da sertifikasyon aşamasında, çok yakında onları da aynı standartlarda hizmete sunacağız."</p>

<h3>"Türkiye, artık teknolojinin sadece tüketicisi değil"</h3>

<p><br />
Bakan Uraloğlu, dijital dönüşümde siber güvenliğin ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası olduğuna dikkati çekerek, "Bu noktada siber güvenlikte uluslararası alanda marka haline gelme vizyonuyla oluşturduğumuz strateji ve teknik altyapımızla önemli bir olgunluğa erişmiş durumdayız" dedi.</p>

<p>Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm başlıklarda tam puan alarak "Seviye 1 Rol Model" ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Uraloğlu, dijital dönüşüm yolculuğunda sadece altyapıyı geliştirmekle yetinmediklerini, dijital ekosistemi daha güvenli, daha sorumlu ve insan odaklı hale getirmek için de kararlı adımlar attıklarını vurguladı.</p>

<p>Uraloğlu, sosyal medya ve oyun platformları düzenlemesiyle önemli bir milat daha gerçekleştirdiklerini, düzenlemenin sosyal medyayı yasaklayan değil daha güvenli ve sorumlu bir mecraya dönüştüren, çocukları risklerden korurken aileleri de güçlendiren insani bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Ankara'da ev sahipliği yaptığı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu'nu başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu sempozyum, Türkiye'nin dijital dönüşümdeki liderlik vizyonunu uluslararası platformda bir kez daha ortaya koydu. Türkiye, artık teknolojinin sadece tüketicisi değil kurallarını şekillendiren, standartlarını belirleyen ve küresel dijital geleceğe yön veren ülkeler arasında yer alıyor. Dijital dönüşüm dünyasında teknolojiyi sadece dışarıdan alıp tüketen ve onu üretenler olarak temelde iki tür ülke karşımıza çıkıyor. Türkiye'nin buradaki hedefi de yeri de son derece açıktır.</p>

<p>Biz, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı geçtiğimiz yıl hizmete aldık ve bu teknolojiyi üretebilen 11 ülkeden biri olduk. Şimdi TÜRKSAT 7A da yolda. Kendi otomobilimiz, haberleşme ve gözlem uydularımız, İHA/SİHA'larımız, helikopterlerimiz, gemilerimiz, elektrikli trenlerimiz, metrolarımız, yerli ve milli siber güvenlik sistemlerimiz… Özetle biz, üretenler arasında yer alıyoruz. Aynı bunlar gibi yerli yapay zeka altyapısına yatırım yapmayı bir şart olarak görüyoruz."</p>

<h3>"Bugüne kadarki başarılarımız, bizim için yalnızca bir başlangıçtır"</h3>

<p><br />
Bakan Uraloğlu, nitelikli insan kaynağını da yetiştirmeye gayret ettiklerini belirterek, "Veri bilimi, siber güvenlik, yapay zeka ve yazılım gibi hayati alanlara yapılan eğitim yatırımları, esasen ülkemizin geleceğine yapılan en stratejik yatırımdır" diye konuştu.</p>

<p>Çevrim içi eğitim platformu BTK Akademi'ye de değinen Uraloğlu, "BTK Akademi, ücretsiz ve sertifikalı 23 yeni eğitim daha sundu. Bunların 18'i doğrudan yapay zeka alanına odaklanıyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bugün 5G altyapısını hayata geçirmiş, yapay zeka uygulamalarının önünü açmış, siber güvenliğini güçlendirmiş ve yerli teknoloji ekosistemini hızla büyüten bir Türkiye var. Bugüne kadarki başarılarımız, bizim için yalnızca bir başlangıçtır. Bu büyük ve tarihi dönüşümü kamu, özel sektör, üniversiteler ve girişimciler olarak hep birlikte omuzlamalıyız."</p>

<p>Kurban Bayramı döneminde Bakanlık olarak bütün önlemlerin alındığını belirten Uraloğlu, seyahat edecek vatandaşlara hayırlı yolculuklar diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/5gye-hizli-gecis-turkiyede-34-milyon-abone</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/5g-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="59776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antarktika'da yıldız tozu bulundu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/antarktikada-yildiz-tozu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/antarktikada-yildiz-tozu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antarktika buzullarında antik süpernova patlamalarından kalan radyoaktif yıldız tozları bulundu. Bilim insanları, 40 bin ila 80 bin yıllık buz örneklerinde tespit edilen "demir-60" izotopunun, güneş sistemimizin içinden geçtiği yerel kozmik buluttan Dünya'ya ulaştığını kanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güneş sistemimiz, on binlerce yıldır uzayda "Yerel Yıldızlararası Bulut" olarak adlandırılan devasa bir gaz, toz ve plazma kümesinin içinde ilerliyor. Yapılan son araştırmalar, bu bulutun içinde sürüklenen ve güneş sisteminin koruyucu kalkanını aşarak Dünya'ya kadar ulaşan kozmik tozların, Antarktika buzullarında korunduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Bilim insanları, bu tozların kaynağını belirlemek amacıyla Antarktika'dan 40 bin ila 80 bin yıl öncesine ait 300 kilogramdan fazla buz örneğini inceledi. Eritilen ve özel kimyasal işlemlerden geçirilen buz örnekleri, parçacıkları hızlandırarak izotopları birbirinden ayıran gelişmiş bir kütle spektrometrisi tekniğiyle analiz edildi. Analizler sonucunda, sadece devasa yıldız patlamalarında yani süpernovalarda ortaya çıkan "demir-60" izotopunun izlerine rastlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma ekibi, geçmiş yıllarda taze kar örneklerinde buldukları demir-60 miktarını, bu antik buz örnekleriyle kıyasladığında şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı. Eski dönemlere ait buzda çok daha az izotop bulunması, 40 bin ila 80 bin yıl öncesinde Dünya'ya ulaşan yıldızlararası toz miktarının günümüze kıyasla çok daha düşük olduğunu gösterdi.</p>

<p>Astrofiziksel zaman ölçeğine göre oldukça kısa sayılabilecek bu değişim, bilim insanlarını milyonlarca yıl önceki büyük patlamalar yerine, daha yakın ve yerel bir kaynağı aramaya yöneltti. Araştırmacılar, bu durumun güneş sistemini çevreleyen kozmik bulutun doğrudan bir yıldız patlamasıyla bağlantılı olduğunu kanıtladığını belirtiyor.</p>

<p>Yaklaşık 124 bin yıldır bu bulutun içinde seyahat eden ve birkaç bin yıl sonra bu bölgeden çıkacak olan güneş sistemimizin geçmişini anlamak için uzmanlar, şimdi sistemin bu buluta girmesinden önceki döneme ait daha eski buz tabakalarını incelemeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/antarktikada-yildiz-tozu-bulundu</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/antarktika-1.jpg" type="image/jpeg" length="94537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siber güvenlikte yerli hamle]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/siber-guvenlikte-yerli-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/siber-guvenlikte-yerli-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda geliştirilen Türkiye'nin ilk yerli uç nokta güvenlik platformu, SAHA 2026'da düzenlenen törenle Milli Savunma Bakanlığına teslim edilerek siber savunmada yeni bir dönem başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, siber güvenlik alanında stratejik bir eşiği daha geride bırakarak kritik altyapıların korunmasında yerli ve milli çözümlerle yeni bir döneme geçti.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda, C-Prot tarafından geliştirilen ve HAVELSAN işbirliğiyle hayata geçirilen Türkiye’nin ilk Uç Nokta Güvenlik Platformu (AV-EDR) çözümü, SAHA 2026 kapsamında düzenlenen törenle Milli Savunma Bakanlığına teslim edildi.</p>

<p>C-Prot'tan yapılan açıklamaya göre, bu gelişme, Türkiye'nin siber güvenlikte dışa bağımlılığı azaltma, kritik sistemlerini yerli teknolojilerle koruma ve dijital egemenliğini güçlendirme hedeflerinin somut bir çıktısı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Platform, Yeni Nesil Antivirüs ve EDR (Endpoint Detection and Response) fonksiyonlarını tek ajan altında konsolide eden bütünleşik mimarisiyle uç nokta güvenliğinde yeni bir standart ortaya koyuyor. Bu yaklaşım sayesinde kurumlar, parçalı güvenlik yapılarından kurtularak daha sade, hızlı ve etkin bir güvenlik altyapısına kavuşuyor.</p>

<p>Platform, yüksek hacimli telemetri toplama ve gelişmiş tehdit tespit kabiliyetleri ile uç noktalarda derin görünürlük sağlayarak, potansiyel tehditlerin erken aşamada tespit edilmesine ve hızlı müdahale edilmesine imkan tanıyor. Ayrıca çözüm, Pardus başta olmak üzere yerli ve milli işletim sistemleriyle tam uyumlu çalışacak şekilde geliştirilmiş olup, özellikle kamu kurumları ve kritik altyapılarda yüksek seviyede entegrasyon ve operasyonel süreklilik sağlıyor.</p>

<h3>Sayılı ülke sahip bulunuyor</h3>

<p><br />
Uç nokta güvenliği ve EDR teknolojileri, yüksek mühendislik, tehdit istihbaratı ve sürekli veri işleme kabiliyeti gerektiren, geliştirilmesi son derece karmaşık sistemler arasında yer alıyor. Bu alanda çözüm üretebilen oldukça sınırlı sayıda ülke bulunuyor. Başta ABD, İsrail, Rusya ve Çin olmak üzere, Japonya ve Fransa gibi ülkeler bu teknolojiyi geliştirebilen aktörler arasında yer alıyor.</p>

<p>Türkiye'nin bu alanda yerli bir çözüm geliştirmiş olması, sınırlı teknoloji ligine geçişte önemli bir kazanım olarak değerlendiriliyor. C-Prot tarafından geliştirilen bu platform, Türkiye'yi yalnızca bu teknolojileri kullanan değil, aynı zamanda geliştiren ve ihraç edebilecek kapasiteye sahip ülkeler arasına taşıyan kritik bir adım niteliği taşıyor.</p>

<h3>Savunma ve siber egemenlik açısından kritik katman</h3>

<p><br />
Teslimat, 5 Mayıs'ta gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu toplantısında ortaya konan vizyon ile doğrudan örtüşüyor. Bu kapsamda siber güvenliğin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanmış, kritik altyapıların korunması, veri egemenliği ve yerli teknolojilerin geliştirilmesi öncelikli alanlar arasında yer almıştı.</p>

<p>Milli savunmada yerli siber güvenlik çözümlerinin kullanımı, stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkarken geliştirilen AV-EDR platformu Türkiye’nin siber egemenliğini güçlendiren kritik bir katman olarak konumlanıyor.</p>

<p>Geliştirilen AV-EDR platformunun önümüzdeki süreçte başta savunma sanayi olmak üzere enerji, finans, kamu hizmetleri ve diğer kritik altyapı sektörlerinde yaygın olarak kullanılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu teslimat, Türkiye'nin siber güvenlikte yerli ve milli kapasitesini güçlendiren, dijital egemenliğini pekiştiren ve küresel rekabette konumunu ileriye taşıyan önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/siber-guvenlikte-yerli-hamle</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/siber-guvenlik-1.jpg" type="image/jpeg" length="88008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Girişimlerimizin küresel sahnede daha güçlü yer almasını destekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bakan-kacir-girisimlerimizin-kuresel-sahnede-daha-guclu-yer-almasini-destekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bakan-kacir-girisimlerimizin-kuresel-sahnede-daha-guclu-yer-almasini-destekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakan Kacır, Türk girişimcileri, uluslararası yatırımcılarla buluşmaları ve yeni işbirlikleri kurmaları için 31 Mayıs'a kadar küresel girişimcilik etkinliklerine başvuruda bulunmaya davet etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2026 Yılı Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı"na ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Yerli girişimcilerin, dünyanın en prestijli teknoloji duraklarında yer almasını isteyen Kacır, şunları söyledi:</p>

<p>"Girişimcilerimizin küresel etkinliklere katılımını sağlıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla, girişimlerimizin küresel sahnede daha güçlü yer almasını destekliyoruz. Girişiminizi dünyaya tanıtmak, uluslararası yatırımcılarla buluşmak ve yeni işbirliklerine kapı aralamak için Köln, Lizbon, Helsinki, Las Vegas ve Doha'daki teknoloji ve girişimcilik etkinliklerinde yerinizi almak üzere girişimcilerimizi başvuruya davet ediyoruz."</p>

<p>Kacır, girişimcilere global ölçekte görünürlük, uluslararası yatırımcılarla doğrudan temas, yeni işbirlikleri, ticari bağlantılar, yeni pazarlara erişim fırsatı ve teknolojideki güncel gelişmeleri yerinde takip etme imkanı sunduklarını belirterek, başvuruların 31 Mayıs Pazar saat 23.59'a kadar yapılabileceğini bildirdi.</p>

<h3>Her yıl 100'den fazla Türk girişimi küresel pazarlara açılıyor</h3>

<p><br />
Açıklamada yer verilen bilgiye göre, söz konusu çağrı kapsamında her yıl 100'den fazla Türk girişimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Ankara Kalkınma Ajansı (ANKARAKA), Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) ve Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) işbirliğiyle küresel pazarlara açılıyor.</p>

<p>Çağrı kapsamında, Türk teknoloji girişimlerinin, 26-30 Ağustos'ta Almanya'nın Köln kentinde düzenlenecek Gamescom, 9-12 Kasım'da Portekiz'in Lizbon şehrinde yapılacak Web Summit Lisbon, 18-19 Kasım'da Finlandiya'nın Helsinki bölgesinde gerçekleştirilecek Slush, 6-9 Ocak 2027'de ABD'nin Las Vegas kentinde düzenlenecek Consumer Electronics Show (CES), 31 Ocak-3 Şubat 2027'de ise Katar'ın Doha şehrinde yürütülecek Web Summit Qatar etkinliklerine katılımının desteklenmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başvuruda bulunacaklar ayrıntılı bilgileri "kge.yatirimadestek.gov.tr" internet adresinden edinebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bakan-kacir-girisimlerimizin-kuresel-sahnede-daha-guclu-yer-almasini-destekliyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/mehmet-fatih-kacir.jpg" type="image/jpeg" length="37836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin uzay çalışmaları SAHA 2026'da]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-uzay-calismalari-saha-2026da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-uzay-calismalari-saha-2026da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında yerli hibrit motorlarla Ay yolculuğuna hazırlanan ve uzay diplomasisinde zirveye oynayan Türkiye'nin uzay faaliyetleri ve bu yıl Antalya'da ev sahipliği yapacağı Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) çalışmaları masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nın ikinci gününde "IAC 2026 Antalya, Türkiye'nin Uzay Vizyonu ve Küresel İşbirliği Fırsatları" paneli yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Panelin moderatörlüğünü Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök üstlendi.</p>

<p>Türkiye Uzay Ajansı Başkanı (TUA) Yusuf Kıraç, burada yaptığı konuşmada her ülkenin, güvenliği için uzaya daha fazla odaklandığını belirterek, fırlatma ve uydu sistemlerinin giderek önemli hale gelmeye başladığını söyledi.</p>

<p>Mimarinin gelişmesi ve ekonomi dirençliliği konularının da uzay ekonomisinin gelişiminde etkili olduğunu dile getiren Kıraç, Türkiye'nin uzay alanındaki çalışmalarını anlattı.</p>

<p>Kıraç, gelecek yıl hibrit itme promosyon sistemleriyle bir uzay mekiği süreci başlatacaklarının bilgisini vererek şöyle konuştu:</p>

<p>"Amacımız, Ay'a gitmek için teknolojileri geliştirmek. Artık derin uzay misyonları önem kazanmaya başladı. Bazı uydular farklı yörüngeler arasında manevra yaparak yeniden konumlandırılabiliyor. Bu yıl Fergani bunun testini yaptı, artık daha fazla garantimiz var. Yeni bir uzay rekabeti başladı özel şirketler arasında. Bu nedenle TUA olarak biz ekosistemlerimizi güçlendirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Aksi takdirde uzay rekabetinde yer almak kolay olmayacak. Önümüzdeki yıl üniversitelerle işbirlikleri yapacağız. ODTÜ ve İTÜ ile işbirliğimiz var. Artemis gibi uluslararası projelerde yer alma durumumuz var, yakında bunları duyacaksınız."</p>

<h3>IAC'ye tarihi katkı Türkiye'den</h3>

<p><br />
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) Başkanı Gabriella Arrigo da federasyonun görevlerine ilişkin bilgi vererek, uzay işbirliğinin teşvik edilmesi, uzay teknoloji hizmetlerinin ve uygulamalarının dünyadaki barışa katkı sağlamasını desteklemeyi amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>Federasyonda 82 ülkeden 604 üyeleri olduğunu belirten Arrigo, şunları kaydetti:</p>

<p>"IAC, bütün uzay aktörlerinin bir araya geldiği, 10 binden fazla katılımcının olduğu bir etkinlik. Bakanlardan endüstri liderlerine, girişimcilerden öğrencilere herkes burada bir araya geliyor. Antalya'nın adaylığını seçerken uluslararası uzay camiasının çeşitliliğini de göstersin istedik. 2024 Milano Kongresi'nde 103 ülkeden 7 bin bildiri geldi. Sidney'de ise 6 bin 400 makale takdimi oldu.</p>

<p>2026 Antalya'da yapılacak IAC için ise gururla söylüyorum ki 108 ülkeden 8 bin 325 makale geldi. Eşi benzeri görülmemiş şekilde 1810 katkı da Türkiye'den geldi, bu IAC tarihinde görülen en yüksek katılım. Antalya'nın farkı nedir diye baktığımızda, Türkiye'nin kültürel mirası, konukseverliği, çalışkanlığı ile yenilikçilik ekosistemini teşkil ediyor. Bu sayede Türkiye'nin vitrini de ortaya çıkacak."</p>

<p>IAF Başkan Yardımcısı Arif Karabeyoğlu da uzayın geleceğinin nükleer ve nükleer itki konuları üzerinde şekilleneceğini ifade ederek, bu teknolojinin ufkunun 20 yıla kadar belirlenebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-uzay-calismalari-saha-2026da</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/turkiye-uzay-1.jpg" type="image/jpeg" length="18165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salda Gölü, uzay araştırmalarına ilham veren merkez oluyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/salda-golu-uzay-arastirmalarina-ilham-veren-merkez-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/salda-golu-uzay-arastirmalarina-ilham-veren-merkez-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur'da beyaz kumsalı ve turkuaz renginin yanı sıra Mars'a benzerliğiyle de dikkati çeken Salda Gölü'nde kurulan merkezde düzenlenecek etkinliklerle bilim camiasının ilgisinin bölgeye çekilmesi amaçlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salda'da kurulan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Salda Gölü Bilim, Eğitim ve Doğa Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezinin, gelecek aylarda açılması planlanıyor.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce gölde yürütülen bilimsel çalışmaları desteklemek amacıyla oluşturulan merkezde, göl ve havzasını bilimsel yönden araştırma, doğa koruması ve eylem planlarına katkıda bulunma, biyoçeşitlilik araştırmaları yapma ve toplumu bilgilendirme gibi çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<h3><br />
Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı'dan ziyaret</h3>

<p><br />
Burdur Öğrenci Teknoloji Festivali kapsamında kente gelen Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Salda Gölü'nü ve bilim merkezini ziyaret etti.</p>

<p>Gezeravcı, Salda'nın yalnızca doğal güzelliğiyle değil uzay araştırmaları açısından da ilham verici bir yer olduğunu söyledi.</p>

<p>İlk defa Salda Gölü'ne geldiğini belirten Gezeravcı, "Uluslararası uzay istasyonunda yer alan bütün astronotların gıptayla baktığı, uzay çalışmaları için büyük ilham kaynağı olan bir alan. Geleceğimizin teminatı olan kardeşlerimizin bilimsel alandaki farkındalıklarının yükseltilmesi ve uzay alanına ilişkin zihinlerinde somut resimlerin oluşturulması için herkesi bu alanı ziyaret etmeye davet ediyoruz" dedi.</p>

<p>Bölgede düzenlenecek etkinliklerin bilimsel farkındalığı artıracağını vurgulayan Gezeravcı, Salda'nın gelecekte sadece doğal bir güzellik alanı değil aynı zamanda bilimsel keşiflere ev sahipliği yapan önemli bir merkez haline geleceğini kaydetti.</p>

<h3><br />
Salda Bilim Günleri düzenlenecek</h3>

<p><br />
Salda'da gerçekleştirilecek bilim günlerinin koordinatörlüğünü yapan astronom Kadir Uluç ise Salda'nın özellikle Mars çalışmaları odağında önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gölün doğal bir laboratuvar imkanı sunduğuna dikkati çeken Uluç, şöyle konuştu:</p>

<p>"Salda turizm açısından ön planda olan bir lokasyon. Biz bunun bilimsel tarafını da ön plana çıkartmak istiyoruz çünkü dünya açısından çok önemli. Dünya üzerinden başka bir gezegene gitmeye gerek kalmadan aslında o gezegen hakkında çalışma yapabileceğiniz ender yerlerden bir tanesi. Bu kapsamda bölgede bilim turizmine teşvik etmeye çalışıyoruz. Amacımız dünya bilim camiasının ilgisini buraya çekip bilimsel aktiviteleri burada artırmak."</p>

<p>Bilim merkezine gelenlerin Mars ve göl arasındaki ilişkiyi görebileceğini anlatan Uluç, burada bilimsel çalışmalara da katkıda bulunabileceklerini belirtti.</p>

<p>"Salda Bilim Günleri" etkinliğinin haziranda yapılacağı bilgisini veren Uluç, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu etkinliğimiz iki ana unsurdan oluşuyor. Birincisi 'Salda'dan Mars'a Yaşamın İzini Sürmek' isimli çalıştayımız. Bu çalıştayın temel odağı aslında tamamen bilimsel çalışmalar konusunda bir ateşleyici unsur olabilmek. Bölge gençlerinin ve çocuklarının özellikle bilime olan ilgisini artırmak ve bu bilime olan ilgilerini aynı zamanda yaşadıkları bölgedeki göllerini de işin içine katarak nasıl daha efektif hale getirebilecekler. Bu kapsamda bilim şenliği düzenleyeceğiz."</p>

<p>Uluç, bilim şenliği süresince öğrencilerin çeşitli bilimsel deneylere katılabileceklerini, akşam da arazide kurulacak teleskoplarla gökyüzünü gözlemleyeceklerini ve böylelikle biyoloji, kimya ve astronominin bir araya getirileceğini anlattı.</p>

<h3><br />
Mars'a benzerliğiyle dikkati çekmişti</h3>

<p><br />
Salda Gölü'ndeki magnezyum karbonatların, Mars'taki Jezero Krateri'ndekilere benzerlik göstermesiyle NASA ve bilim dünyasının ilgisi bölgeye yönelmişti.</p>

<p>NASA'nın gönderdiği Perseverance aracının Mars'taki görevini sürdürdüğü süreçte, İstanbul Teknik Üniversitesi bilim insanlarının Salda Gölü ve Göller Bölgesi'ndeki kayaçları inceleyerek bu çalışmalara katkı sağladığı belirtilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/salda-golu-uzay-arastirmalarina-ilham-veren-merkez-oluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/03/salda-golu.jpg" type="image/jpeg" length="27978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Canlı ve sentetik unsurlar birleşiyor: Biyohibrit Robot]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/canli-ve-sentetik-unsurlar-birlesiyor-biyohibrit-robot</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/canli-ve-sentetik-unsurlar-birlesiyor-biyohibrit-robot" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biyolojik organizmalar ile akıllı devrelerin entegrasyonuyla doğan "Biyohibrit Robot" projesi, Türkiye'yi düşük görünürlüklü taktik operasyonlardan afet bölgelerine kadar her türlü zorlu koşulda yeni nesil bir keşif altyapısına kavuşturmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK'tan edinilen bilgiye göre, Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında, Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu (SAVTAG) tarafından "Biyohibrit Robot (B-9) Geliştirilmesi" çağrısı açıldı.</p>

<p>Çağrısı açılan B-9 projesi ile canlı organizmalar ile mikroelektronik bileşenlerin bütünleşik bir yapıda çalıştığı, görev senaryosuna bağlı olarak çevresel veri toplayabilen ve/veya yalnızca yönlendirilebilen konfigürasyondan oluşan modüler bir robotik platform olan Biyohibrit Robot'un geliştirilmesi amaçlandı.</p>

<p>Biyohibrit Robot'un tasarlanacağı, geliştirileceği ve işlevsel, performans, arayüz gibi testlerinin gerçekleştirileceği projenin sonunda, canlı ve sentetik unsurların bütünleşik yapısından oluşan, uzaktan kontrol edilebilen, yönlendirilebilen ve topladığı verileri Yer Kontrol Birimi'ne iletebilen görev odaklı Biyohibrit Robot için tasarım detayları ve operasyon protokolleri, ilgili standarda uygun olarak Teknik Veri Paketi halinde teslim edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Afet bölgesinde görev yapacak</h3>

<p><br />
Proje sayesinde, Türkiye'de yerli ve milli imkanlarla yönlendirilebilir Biyohibrit Robot sistemine yönelik teknolojik birikim sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Böylece, afet bölgelerinde arama kurtarma, çevresel izleme, tarımsal gözlem ve düşük görünürlükteki taktik operasyonlar gibi birçok kritik alanda klasik çözümlerin ötesine geçebilecek, yenilikçi bir keşif altyapısının önünün açılması bekleniyor.</p>

<h3>Aranacak şartlar</h3>

<p><br />
Toplam süresi, en fazla 36 ay olacak proje önerileri, 24 Haziran'a kadar alınabilecek. "Hizmete Özel" gizlilik derecesinde yürütülecek proje başvuruları, doğrudan II. Aşama Proje Önerisi (ön değerlendirmeyi geçen AR-GE projelerinin detaylandırıldığı, AR-GE niteliği, yöntem, yapılabilirlik ve bütçenin detaylı teknik analizinin sunulduğu kapsamlı dosya) olarak alınacak.</p>

<p>Müracaat edecek kurum ve kuruluşlar, "Savunma Sanayii Güvenliği Yönetmeliği"ne uygun olarak, "SAVTAG Çağrı Belgesi Teslim Tutanağı"nı doldurarak, Çağrı Dokümanı'nı teslim alabilecek.</p>

<p>Ayrıca üniversiteler dışındaki kurum ve kuruluşlarda, "Tesis Güvenlik Belgesi" şartı ile projede çalışacak tüm firma personelinde, "Kişi Güvenlik Belgesi" şartları aranacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/canli-ve-sentetik-unsurlar-birlesiyor-biyohibrit-robot</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/yapay-zeka-1-3.jpg" type="image/jpeg" length="47937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizi kum fırtınalarını tetikledi: 3,8 milyar insan risk altında]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iklim-krizi-kum-firtinalarini-tetikledi-38-milyar-insan-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iklim-krizi-kum-firtinalarini-tetikledi-38-milyar-insan-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliğiyle artan kuraklık, kum ve toz fırtınalarının sıklığını ve şiddetini küresel boyuta taşıdı. Dünya genelinde 3,8 milyar insanı etkileyen bu doğa olayı; kalp krizinden inmeye, menenjitten kronik solunum yolu hastalıklarına kadar birçok ölümcül riski beraberinde getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim kriziyle şiddetlenen kum ve toz fırtınaları küresel tehdit haline gelirken, fırtınalar kalp krizi veya inme, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütüne göre, Doğu Akdeniz ve diğer bölgelerde kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve yoğunluğunda artış yaşanıyor. İklim değişikliği çölleşmeye yol açarak kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve yayılımını artırıyor. Kum ve toz fırtınaları partikül madde konsantrasyonlarını artırarak hava kirliliğine de doğrudan katkıda bulunuyor.</p>

<p>Öte yandan, küresel olarak 330 milyon insanın her gün rüzgarla taşınan ve bazen kaynağından binlerce kilometre uzağa gidebilen partiküllere maruz kaldığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, dünya genelinde görülen kum ve toz fırtınalarının iklim değişikliğiyle bağlantısını anlattı.</p>

<p>Kuvvetli rüzgarın genellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde atmosfere kaldırdığı ve kilometrelerce uzağa taşıdığı çökel malzemeye kum ve toz adı verildiğini anımsatan Türkeş, kum ve toz fırtınalarının iklimi, havayı, atmosferi, ekosistemleri, insan sağlığını, tarımı, ulaşımı ve güneş enerjisi sistemini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Türkeş, yıl boyunca kurak koşullarının egemen olduğu coğrafyalarda toz taşınımı görüldüğüne işaret ederek, "Kurak ve yarı kurak bölgeler özellikle çöller, çöllerin çevresindeki kurak ve yarı kurak bölgeler en önemli kum ve toz kaynaklarıdır. Afrika, Sahra ve Sahra Altı Afrika'nın bir bölümü, Sahel, Gobi Çölü, Orta Doğu ve özellikle Orta Doğu'daki bazı çöller ile Arap çölleri en önemli kum ve toz fırtınalarının oluştuğu ve toz kaynağı olan bölgelerdir." dedi.</p>

<p>İklim değişikliği etkisiyle özellikle bazı bölgelerdeki uzun süreli kuraklıkların kum ve toz fırtınalarının sıklığı, süresi ve şiddetini artırdığına dikkati çeken Türkeş, iklim değişikliğinin var olan kurak ve yarı kurak bölgeler dışında giderek daha sıcak ve kurak koşullarla kuraklaşma eğilimindeki bölgelerde yeni kum ve toz fırtınalarına oluşum alanları yarattığını kaydetti. Türkeş, bu fırtınaların doğrudan iklimi, atmosferi, havayı ve özellikle bulut ile yağış oluşumunu etkilediğini aktardı.</p>

<h3>"Küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25'i insan kaynaklı"</h3>

<p><br />
Türkeş, kum ve toz fırtınalarının doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3,8 milyar insanı etkilediğini belirterek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Atmosfere verilen küresel toz salımlarının yaklaşık yüzde 25'i insan kaynaklı. Bugünkü iklim, basınç, rüzgar sistemleri açısından küresel ölçekte, küresel toz bütçesinin yüzde 80'inden fazlası Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Arap çöllerinden kaynaklanıyor. Bu, Türkiye'yi çok ilgilendiren bir şey. İklim değişikliğiyle Ekvator'dan başlayarak büyük ölçekli basınç rüzgar sistemleri, yıl içindeki mevsimlik döngüsünün dışında kuzeye doğru hareket etme eğiliminde. Özellikle subtropikal yüksek basınçlar ve onun oluşumuna doğrudan katkı sağlayan Hadley döngüsü adını verdiğimiz geniş ölçekli döngü kuzeye kaydığında kum ve toz fırtınaları üretebilecek hem kurak ve yarı kurak bölgeler hem de bu bölgelerden toz taşıyabilecek sistemler Akdeniz'i, Güney Avrupa'yı, Orta Doğu'yu dolayısıyla Türkiye'yi daha fazla etkileyebilecek. Gözlemler, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güneybatı Asya'daki pek çok bölgede kum ve toz fırtınalarının sıklığı ve zaman zaman şiddetinde artış olduğunu gösteriyor."</p>

<p>Kum ve toz fırtınalarının yağış ve su kaynaklarını da etkilediğinin altını çizen Türkeş, bu fırtınaların belirli dönemlerde sebze ve meyve üretimini, çiçeklenme ve tozlanma dönemlerini etkileyerek rekoltede düşüşe yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h3>"Toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların yapılması gerekiyor"</h3>

<p><br />
Türkeş, kum ve toz fırtınalarının önlenmesine yönelik alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:</p>

<p>"İlk olarak iklim değişikliği mücadelesinin güçlenmesi gerekiyor. İklim değişikliği mücadelesi kurak ve yarı kurak bölgelerin çevresindeki yarı nemli alanlarda sıklığı, süresi, şiddeti artan sıcak hava dalgaları ve artan kuraklık etkileri, değişen fırtına, rüzgar ve yağış rejimleri dikkate alınarak sürdürülmek zorunda. Mutlak çöller, tam kurak alanlar, kurak ve yarı kurak bölgelerde bugün dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi çok etkili bir yeşil kuşak var. Çin Halk Cumhuriyeti kurak ve çöl alanlarının çevresinde çok uzun soluklu ağaçlandırma, bitkilendirme çalışmaları yapıyor. Toprak nemini artırabilmek ve topraktaki ince materyali, kum ve toz fırtınalarına kaynak oluşturabilecek, ince çökeltileri tutabilmek için toprak nemini artıracak yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da mutlaka yapılması gerekiyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Türkeş, Dünya Meteoroloji Örgütünün günlük toz üretimine ilişkin öngörülerine bakıldığında, 23 Nisan'da Akdeniz kıyılarında ve Güneydoğu Anadolu'nun Türkiye-Suriye sınırına yakın olan bölgelerinde günlük ortalama yüzey toz konsantrasyonunun orta seviyeden hassas düzeye ulaşabileceğini sözlerine ekledi.</p>

<h3>Kum ve toz fırtınaları insan sağlığını tehdit ediyor</h3>

<p><br />
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Onur Turan da, kum ve toz fırtınalarının ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Kum ve toz fırtınalarıyla sanayi atıkları, tarım ilaçları, polenler, bakteriler ve mantar sporlarının da taşındığını anımsatan Turan, "Toz bulutu içindeki PM10 partikülleri, üst solunum yolunda tutulurken, 2,5 mikrometreden küçük olanlar doğrudan akciğerlerin en derin noktalarına yani alveollere kadar ulaşır. Buradan kana karışarak sistemik bir etkilemeye neden olabilir. Havada çöl tozlarının bulunduğu günlerde solunum, kalp ve damar hastalıkları ile hastane başvurularının, hastalık ve ölümlerin arttığı çeşitli çalışmalarla gösterilmiştir." diye konuştu.</p>

<p>Çöl ve kum fırtınalarının sağlık üzerindeki etkisinin maruziyet süresi ve yoğunluğa bağlı olarak değiştiğine değinen Turan, bu fırtınaların zatürre, kalp krizi veya inme, gözlerde şiddetli yanma, burun kanamaları, boğazda kuruma ve menenjit gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini anlattı.</p>

<p>Turan, çöl ve kum fırtınalarının mevcut astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) vakalarında ani atak ve krizleri tetiklediğini belirterek, bu günlerde astım ve KOAH ile ilişkili acil başvurularının ve astım ölümlerinin arttığının çalışmalarda yer aldığını hatırlattı.</p>

<h3>"Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir"</h3>

<p><br />
Çöl tozlarının bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için büyük risk taşıdığının altını çizen Turan, şunları söyledi:</p>

<p>"Uzun süre toza maruz kalanlarda kronik solunum ve kalp hastalıkları görülebilir. Özellikle kronik akciğer ve kalp hastalığı olanlar önemli risk oluşturmakta, akciğer rezervleri düşük olduğu için en ufak bir irritasyon dahi ciddi bir krize yol açabilir. Çocuklar, akciğer gelişimleri devam ettiği ve vücut ağırlıklarına oranla daha hızlı nefes aldıkları için daha fazla toz solurlar. Yaşlılar, bağışıklık sistemi ve organ rezervlerinin azalması nedeniyle komplikasyonlara daha açıktırlar. İnşaat, tarım veya ulaşım sektöründe olup gün boyu açık havada bulunanlar doğrudan bu tozlara maruz kalırlar."</p>

<p>Turan, toz fırtınası uyarılarının yapıldığı saatlerde dışarıya çıkılmaması, pencerelerin kapalı tutulması, N95 veya FFP2 tipi filtreli maskeler kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, bol su tüketiminin solunum yollarındaki mukozanın nemli kalmasına yardımcı olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iklim-krizi-kum-firtinalarini-tetikledi-38-milyar-insan-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/kuveyt-kum-firtinas-1.jpg" type="image/jpeg" length="86949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MKE’nin ürettiği ENFAL-17 füzesi ismini ayetten aldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/mkenin-urettigi-enfal-17-fuzesi-ismini-ayetten-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/mkenin-urettigi-enfal-17-fuzesi-ismini-ayetten-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE) tarafından geliştirilen ENFAL-17 mühimmatının adının, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Enfâl Sûresi’nden alındığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. (MKE), savunma sanayi alanında geliştirdiği yeni mühimmat sistemlerinden biri olan ENFAL-17 ile dikkat çekti. ENFAL-17 mühimmatının adının, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Enfâl Suresi’nden alındığı ifade edildi. Söz konusu surede yer alan 17’nci ayette şu ifadelere yer veriliyor:</p>

<p><strong><i>"Savaşta onları siz öldürmediniz, onları Allah öldürdü; attığında da sen atmadın, Allah attı; bunu da müminlere kendinden güzel bir lütufta bulunmuş olmak için yaptı. Allah her şeyi işitmekte, her şeyi bilmektedir."</i></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MKE tarafından geliştirilen ENFAL-17 mühimmatının, yerli ve millî savunma sanayi çalışmaları kapsamında üretildiği ve ileri teknolojiye sahip sistemler arasında yer aldığı değerlendiriliyor.</p>

<p><img alt="Enfal 17 Mke" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/enfal-17-mke.jpg" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İLKHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/mkenin-urettigi-enfal-17-fuzesi-ismini-ayetten-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/enfal-17-fuze.png" type="image/jpeg" length="75906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Roketsan MAM-T Akıllı Mühimmat Nedir, Özellikleri Neler?]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-nedir-ozellikleri-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-nedir-ozellikleri-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli ve milli gururu Roketsan, insansız hava araçlarının (İHA) vuruş gücünü bir üst seviyeye taşıyan MAM-T Akıllı Mühimmat ile oyunun kurallarını yeniden yazıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MAM-L ve MAM-C ile kazanılan saha tecrübesinin bir meyvesi olan MAM-T, daha ağır harp başlığı ve çok daha uzun menzil ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. İşte modern harp sahasının yeni gücü <strong>MAM-T (Mini Akıllı Mühimmat-T)</strong> hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar:</p>

<hr />
<h3><strong>MAM-T Nedir?</strong></h3>

<p>MAM-T, özellikle İHA platformları için optimize edilmiş, yüksek hassasiyetli ve düşük yan hasar riskine sahip bir akıllı mühimmat ailesi üyesidir. <strong>Bayraktar AKINCI TİHA</strong> ve <strong>TUSAŞ AKSUNGUR</strong> gibi stratejik platformların ana mühimmatlarından biri olarak tasarlanmıştır. MAM-L’ye kıyasla daha büyük boyutlara ve daha geniş kanat açıklığına sahip olan bu mühimmat, "stand-off" (hedefe yaklaşmadan) vuruş yeteneği sağlar.</p>

<hr />
<h3><img alt="Roketsan-2" class="detail-photo img-fluid" height="677" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/roketsan-2.jpg" width="1280" /></h3>

<h3><strong>MAM-T’nin Öne Çıkan Teknik Özellikleri Neler?</strong></h3>

<p>MAM-T, sadece bir ağırlık artışı değil, aynı zamanda bir teknoloji sıçramasıdır. Mühimmatın kabiliyetlerini şu başlıklar altında toplayabiliriz:</p>

<p><strong>Menzil ve operasyonel yükseklik:</strong></p>

<p>MAM-T, sahip olduğu aerodinamik yapı ve kanat tasarımı sayesinde süzülerek çok uzak mesafelerdeki hedefleri imha edebilir.</p>

<ul>
 <li><strong>İHA'lardan atıldığında:</strong> 30+ km menzil.</li>
 <li><strong>Hafif Taarruz Uçaklarından atıldığında:</strong> 60+ km menzil.</li>
 <li><strong>Jetlerden atıldığında:</strong> 80+ km menzil.</li>
</ul>

<p><strong>Hassas vuruş kabiliyeti:</strong></p>

<p>Mühimmat, <strong>Lazer Arayıcı Başlık</strong> kullanır. Bu sayede hareketli veya sabit hedeflere karşı yüksek vuruş hassasiyeti (CEP değeri oldukça düşüktür) sergiler. Hedefleme, İHA'nın kendi lazer işaretleyicisiyle veya yer unsurları tarafından yapılabilir.</p>

<p><strong>Çok maksatlı Harp başlığı:</strong></p>

<p>MAM-T'nin yaklaşık <strong>94 kg</strong> ağırlığındaki gövdesinin içinde, zırhlı araçlara, binalara ve personel topluluklarına karşı etkili olan parçacık etkili, zırh delici ve termobarik opsiyonları destekleyebilen bir harp başlığı bulunur.</p>

<p><strong>Teknik tablo:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Özellik</strong></td>
   <td><strong>Detay</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Çap</strong></td>
   <td>230 mm</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Boy</strong></td>
   <td>1.4 metre</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Ağırlık</strong></td>
   <td>94 kg</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Arayıcı Başlık</strong></td>
   <td>Lazer Arayıcı (Opsiyonel GPS/INS desteği)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Platformlar</strong></td>
   <td>AKINCI, AKSUNGUR, Hürkuş-C, F-16</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<h3><strong>Neden MAM-T? Avantajları Neler?</strong></h3>

<p>MAM-T'nin sahaya sunduğu en büyük avantaj <strong>maliyet-etkinlik</strong> dengesidir. Daha pahalı olan genel maksat bombalarının (MK-82 gibi) yaptığı işi, çok daha hassas ve ekonomik bir şekilde gerçekleştirir.</p>

<ul>
 <li><strong>Düşük yan hasar:</strong> Hedefi tam isabetle vurduğu için sivil yerleşim yerlerine yakın operasyonlarda güvenle kullanılır.</li>
 <li><strong>Hava savunma menzili dışından vuruş:</strong> 30 kilometreyi aşan menzili, İHA'ların düşman orta menzilli hava savunma sistemlerine (Pantsir, Tor vb.) yakalanmadan saldırı yapmasına olanak tanır.</li>
 <li><strong>Platform çeşitliliği:</strong> Sadece İHA’lar için değil, hafif taarruz uçakları ve savaş uçakları için de ideal bir ara çözüm sunar.</li>
</ul>

<hr />
<h3><strong>MAM-T Kullanım Alanları Neresi? </strong></h3>

<p>MAM-T; ana muharebe tankları, hava savunma radar sistemleri, düşman lojistik merkezleri ve korunaklı binalar gibi yüksek öncelikli hedeflerin imhasında kullanılır. Türk savunma sanayiinin dışa bağımlılığını azaltan bu yerli mühimmat, ihracat potansiyeliyle de dünya pazarında yoğun ilgi görmektedir.</p>

<h3><strong>Hangi Stratejik Öneme Sahip?</strong></h3>

<p>Özellikle <strong>Bayraktar AKINCI</strong> ile yapılan testlerde tam isabetle hedefleri vurması, mühimmatın olgunluk seviyesini kanıtlamıştır. Gelecekte GPS ve INS (Ataletsel Navigasyon Sistemi) güncellemeleriyle, her türlü hava koşulunda tam otonom görev yapma kapasitesinin daha da geliştirilmesi hedeflenmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Aytaç Aybak</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/roketsan-mam-t-akilli-muhimmat-nedir-ozellikleri-neler</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/roketsan-3.jpg" type="image/jpeg" length="79344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA, Dünya'nın uzaydan çekilmiş yeni görüntülerini yayınladı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/nasa-dunyanin-uzaydan-cekilmis-yeni-goruntulerini-yayinladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/nasa-dunyanin-uzaydan-cekilmis-yeni-goruntulerini-yayinladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay'a ilk yolculuğunu başlatan Artemis II görevinde yer alan mürettebat, Ay'a doğru yol alırken Dünya'nın uzaydan çekilmiş 2 yeni görüntüsünü paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NASA, Artemis II görevi kapsamında Ay'a doğru yol alırken çekilen Dünya görüntülerini yayınladı.</p>

<p>Söz konusu görüntülerin Komutan Reid Wiseman tarafından yakalandığı belirtildi.</p>

<p>Görüntülerden ilkinde kapsülün camlarından Dünya'nın görüntüsüne yer verilirken ikincisinde Dünya'nın tam küre hali yansıyor.</p>

<p>Misyondaki mürettebatın 6 Nisan'da Ay'a ulaşması bekleniyor.</p>

<p>NASA, 1 Nisan'da 50 yılı aşkın sürenin ardından, Ay’a Artemis II görevi kapsamında ilk yolculuğu başlatmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 4 kişiden oluşan ekip, görev süresince uzay aracındaki sistemleri test edecek, Ay'ın daha önce görülmeyen kısımlarını görüntüleyecek ve gelecek misyonlarda iniş yapılabilecek bölgeleri araştıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/nasa-dunyanin-uzaydan-cekilmis-yeni-goruntulerini-yayinladi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/08/dunya.jpg" type="image/jpeg" length="57807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye 5G'ye geçiyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-5gye-geciyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiye-5gye-geciyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 1994'te başlayan mobil iletişim 1 Nisan'da hizmete sunulacak 5G ile yeni bir boyuta taşınacak, mobil internette 10 kata kadar hız birçok alanda dönüşümü beraberinde getirecek. 5G ile hayatın her alanında yeni fırsatlar oluşacak. 5G sistemlerini aktif eden kullanıcılar 1 Nisan itibarıyla kapsama alanı içinde 5G'yi kullanabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, 1986'da araç telefonları aracılığıyla 1G teknolojisiyle tanıştı. Cep telefonuyla görüşme, veri aktarımı ve SMS gönderimine olanak sağlayan 2G teknolojisi ise 1994'te kullanılmaya başlandı.</p>

<p>Dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in, 23 Şubat 1994'te dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramasıyla ilk cep telefonu görüşmesi gerçekleştirildi. Sesin yanında datanın da önem kazanmasıyla Türkiye, 2009 itibarıyla 3G'ye geçti. 1 Nisan 2016'da ise mobil cihazlarda internet hızını 10 kat artıran 4,5G teknolojisi sayesinde yeni imkanlara kavuşuldu.<br />
Türkiye'de mobil iletişim 32 yılın ardından yarın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla düzenlenecek tören sonrası 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisine geçilecek.</p>

<p>Bu tarihi geçiş, iletişimden sanayiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda köklü dönüşümün habercisi olacak. 5G hizmetleri, 1 Nisan'da ilk sinyalin alınmasının ardından belli bir takvim dahilinde Türkiye genelinde hizmete sunulacak.</p>

<p><br />
Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom'un katılımıyla geçen yıl gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildi. 5G ile mobil internet hızı yaklaşık 10 kat artacak. Böylece kesintisiz ve daha güvenilir haberleşme imkanı sağlanacak.</p>

<p>Bu teknoloji, birçok alanda önemli gelişmeleri de beraberinde getirecek. Bu büyük dönüşümde en önemli önceliklerden biri, teknolojinin sadece tüketildiği değil, yerli ve milli imkanlarla üretildiği Türkiye vizyonu olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<h3>Yerli ve milli imkanlarla 5G'yi yaygınlaştırma hedefi</h3>

<p><br />
5G yetkilendirme ihalesinde işletmecilere yıllara göre artan şekilde yüzde 60'a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün, ürün bulunma durumuna göre de yüzde 30'a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanım yükümlülüğü getirildi.</p>

<p>Mobil özel şebekelerde de milli ürün zorunluluğu bulunuyor. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK), 160'tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörün rekabet gücünü artırıyor.</p>

<p>TÜBİTAK ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) Başkanlığı destekleriyle "Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi" gibi çalışmalarla 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu ve yazılımlar geliştirildi.<br />
Hasdal Akıllı Yol Projesi'nde yerli 5G çekirdek şebeke ve ULAK baz istasyonları başarıyla devreye alındı. TÜRKSAT'ın uydu ve kablo altyapısındaki katkıları, ULAK'ın milli baz istasyonları, GSM operatörlerinin sahadaki yatırımları ve diğer tüm paydaşların çalışmalarının bir araya gelerek Türkiye'yi içinde bulunduğu bilişim çağında daha güçlü ve bağımsız kılması hedefleniyor.</p>

<p>5G, önceki nesillere göre kablosuz ağ mimarisini temelden değiştiriyor.</p>

<p>Dijital dünyadaki her şeyin birbiriyle anlık haberleşebilmesi için tasarlanan bu teknoloji, mobil ağların karşılayamadığı anlık tepki süresi ve yoğun bağlantı taleplerine de cevap veriyor.<br />
Ulaştığı hızla geçmiş teknolojilerden ayrılan 5G'de daha önceden megabitlerle ifade edilen hız, gigabit seviyelerine ulaşıyor.</p>

<p>Türkiye 5G'ye geçiş için çalışmalarına uzun süredir devam ediyor. TBMM, stadyumlar gibi birçok alanda geçen yıl test çalışmaları kapsamında hizmete sunulan bu teknoloji, 1 Nisan itibarıyla ise ülke genelinde kullanılmaya başlanacak.</p>

<p>5G ilk aşamada 81 il merkezinde devreye girecek, 2 yıl içinde ülkenin her noktasına yayılacak.</p>

<p>Dolayısıyla ilk aşamalarda sadece şehir merkezlerinde olacak bu teknoloji, peyderpey genişleyecek.</p>

<h3>5G kullanımı için yapılması gerekenler</h3>

<p><br />
Beşinci nesil mobil haberleşme için kullanıcıların en başta bu teknolojiye uyumlu bir cep telefonu ile uyumlu bir sim kartının olması gerekiyor.</p>

<p>Halihazırda 4,5G teknolojisi ile uyumlu sim kartlar 5G ile de uyumlu iken daha önceki teknolojilere ait sim kartların güncellenmesi şartı bulunuyor.</p>

<p>Uyumlu telefon ve sim karta sahip olunduktan sonra geriye bu teknolojiyi aktif etmek kalıyor. Türkiye'de bu hizmeti sunacak 3 operatörde de SMS ile veya operatörlerin mobil uygulamaları üzerinden 5G aktif edilebiliyor.<br />
Dördüncü ve son aşamada ise telefonun "Ayarlar", "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" kısmından şebekenin LTE veya 4,5G'den 5G'ye taşınması gerekiyor.</p>

<p>Uyumlu telefon ve sim kart sahip, hem operatör hem de telefonda 5G sistemlerini aktif eden kullanıcılar ise 1 Nisan itibarıyla kapsama alanı içinde bu teknolojiyi kullanabilecek.</p>

<h3><br />
Telefonun uyumlu olup olmadığı nasıl kontrol ediliyor?</h3>

<p><br />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açıklamasına göre Türkiye'deki 95 milyon civarında cep telefonundan 32 milyonu 5G'ye uyumlu görünüyor. Yaklaşık bir sene önce bu rakam 15 milyon civarında bulunuyordu. 5G'nin devreye girmesiyle bu rakamın artması bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda Apple telefonlarda iPhone 12 ve sonrası, Samsung telefonlarda da Galaxy S21 ve sonrasındaki telefonların uyumlu olduğu operatörler tarafından ifade edildi.</p>

<p>Kullanıcılar Android ve iPhone telefonlarda "Ayarlar" menüsünden "Hücresel" veya "Mobil Ağlar" başlığı altında en yüksek teknoloji olarak LTE veya 4,5G yerine 5G'yi görüyorsa bu teknolojiye uyumlu telefonu olduğu anlamını taşıyor.</p>

<p>Operatörlerin internet siteleri üzerinden de telefonlarının 5G uyumlu olup olmadığını tespit edebiliyor.</p>

<h3>5G birçok alanda farklılık yaratacak</h3>

<p><br />
Bu teknolojiyi 1 Nisan itibarıyla hizmete sunacak 3 operatör de 5G uyumlu telefonlara yönelik kampanyalara odaklandı. Böylece kullanıcılar telefonunu güncelleyerek 5G'yi kullanmaya başlayabiliyor.</p>

<p>Ancak 5G yüksek hızla birlikte yüksek veri kullanımını da beraberinde getiriyor. Bu, internet paketlerinin 4,5G teknolojisine göre daha hızlı tükenebileceği anlamını taşıyor. Operatörler ise yüksek kullanıma yönelik "sınırsız mobil internet" gibi seçeneklerle yeni paketler sunuyor.</p>

<p>5G'nin daha hızlı internetin yanında, hayatın birçok alanında kritik değişiklikleri beraberinde getirmesi bekleniyor. Bu teknolojiyle büyük dosyaların saniyeler içinde inmesi, konser, stadyum, metro gibi kalabalık yerlerde bağlantı kopmalarının azalması ve mobil cihaz üzerinden başka elektronik araçlarla hızlıca iletişim kurulabilmesi mümkün olacak.<br />
Uzaktan ameliyatların robotlarla yaygınlaşması, 5G'nin 1 milisaniyenin altına düşen gecikme süresi sayesinde, bir cerrahın binlerce kilometre ötedeki bir hastayı robotik kollar yardımıyla, sanki yanındaymış gibi anlık tepkilerle ameliyat edebilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ayrıca 5G, sanayi ve üretimde binlerce sensör ve robotun aynı anda çalışması, tarlaların sulanması ve sensörlerle izlenmesi imkanı sunuyor.</p>

<p>Mobil oyunlarda gecikmenin düşmesiyle takılmaların azalması ve bulut tabanlı oyunların her yerde daha rahat oynanabilmesi de 5G ile mümkün olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-5gye-geciyor-1</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 08:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/5g-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="12480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişimde yeni dönem: 5G'ye geçiş yarın törenle ilan edilecek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iletisimde-yeni-donem-5gye-gecis-yarin-torenle-ilan-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iletisimde-yeni-donem-5gye-gecis-yarin-torenle-ilan-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, düzenlenecek törenle Türkiye’nin 5G dönemine resmen geçişini ilan edecek. Yeni teknoloji 81 ilde kademeli olarak hizmete sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin mobil haberleşme tarihinde yeni bir dönüm noktasına ulaştığını belirterek, 5G’ye geçiş sürecine ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 32 yıllık mobil iletişim yolculuğunda kritik bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, 23 Şubat 1994’te başlayan bu serüvenin bugün 5G teknolojisiyle yeni bir safhaya taşındığını ifade etti.</p>

<h3>5G dönemi resmen başlıyor</h3>

<p><br />
Uraloğlu, 31 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşrifleri ile düzenlenecek törenle Türkiye’nin 5G’ye geçişinin resmen ilan edileceğini belirterek, “1 Nisan 2026’da 81 ilimizde 5G hizmeti kademeli olarak başlamış olacak. İki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında 5G hizmetini yaymayı hedefliyoruz” dedi.</p>

<p>5G ile birlikte iletişim hızının artacağını kaydeden Uraloğlu, bu dönüşümün yalnızca haberleşmeyle sınırlı kalmayacağını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, “Yeni teknolojiyle birlikte; akıllı ulaşım sistemlerinden otonom sürüşe, uzaktan sağlık uygulamalarından akıllı fabrikalara, yüksek çözünürlüklü medya yayıncılığından tarım teknolojilerine kadar birçok alanda köklü değişim yaşanacak” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eda Koyuncu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iletisimde-yeni-donem-5gye-gecis-yarin-torenle-ilan-edilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/5g-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="39247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye imzalı uzay hackathonu dünyaya yayılacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-imzali-uzay-hackathonu-dunyaya-yayilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiye-imzali-uzay-hackathonu-dunyaya-yayilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerin uzay alanında farkındalığını artırmak üzere Türkiye'de başlatılan "TUA Astro Hackathon" ağının 78 ülkeye yayılması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Uzay Ajansı (TUA) öncülüğünde, Tüm Mucitler, İcat, İnovasyon ve Araştırma Derneği (TÜMMİAD) ile Valentura Teknoloji ve Yatırım AŞ arasında kamu ve sivil toplum işbirliği açısından örnek teşkil edecek protokol hayata geçirildi.</p>

<p>Protokol kapsamında, bilim, teknoloji ve uzay meraklısı gençler, Türkiye'nin ilk uzay hackathonu için Türkiye'nin 37 şehrinde bir araya geldi. İki günlük "TUA Astro Hackathon"da, yarışmacılar 36 saat boyunca uzay alanında belirlenen çeşitli problemlere çözümler arıyor.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Türkiye'nin ilk milli uzay temalı hackathonu kapsamında yarın yarışmacıların projeleri, her şehrin kendi jürisi tarafından değerlendirilecek. Ardından, 37 şehirden ilk 3'e girmeye hak kazananlar belli olacak. Daha sonra açıklanacak bir tarihte ise bu takımlar arasında değerlendirme yapılarak, Türkiye'nin en iyi 3 takımı belirlenecek. Kazanan takımlara projelerini hayata geçirmeleri için çeşitli ödül ve destekler verilecek.</p>

<p>Katılımcılar, Ay yüzeyi için otonom rota optimizasyonundan haberleşme uyduları için yenilikçi radyasyon kalkanına, bölgesel konumlama ve zamanlamada güneş fırtınaları için erken uyarı ağına, uzay sanayisinden yörünge dinamiğine kadar birçok konuda çalışmalar gerçekleştiriyor. Ayrıca, yeni nesil uzay okuryazarlığı, uzay istasyonu gibi konularda çözüm önerileri hackathon gündeminde bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Türk cumhuriyetlerine açılacak</h3>

<p><br />
TUA Astro Hackathon'un küresel topluluk lideri Koray Hamza Kalaycı, AA muhabirine, 5 yıldır NASA Space Apps Challenges'ın Türkiye'de farklı konumlarda yerel liderliğini yaptığını ve bunun daha fazla şehirde düzenlenmesine öncülük ettiğini söyledi.</p>

<p>Daha sonra bu etkinliği yerli olarak düzenlemek istediklerini vurgulayan Kalaycı, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu fikrimizi TUA'ya sunduk. TUA ve yetkili birimlerin onayını aldıktan sonra 5 yıllık süreç için etkinliğin Türkiye, Türk cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Balkanlar'da yapılması için imzalar atıldı. Böylece 'TUA Astro Hackathon' çatısı altında 78 ülkede uzay alanında bir ekosistem kurulmasına öncülük edeceğiz. Bu sayede Türk bayrağının daha geniş bir coğrafyada dalgalanmasına liderlik etmeyi hedefliyoruz."</p>

<p>Kalaycı, bu yıl etkinliğin ilk yılı olduğu için sadece Türkiye'ye odaklandıklarını ancak gelecek yıldan itibaren bu bölgelere de açılacaklarını bildirdi.</p>

<p>Organizasyonun iki ay gibi kısa bir sürede hayata geçirilmesinde, Milli Eğitim Bakanlığı il müdürlükleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yerel yönetimlerle kurulan işbirliği sayesinde atılan sağlam temellerin etkili olduğunu vurgulayan Kalaycı, daha önce uzay alanında faaliyet göstermiş ve kendi ülkelerinde liderlik yapan kişilerle de görüşmelerinin sürdüğünü dile getirdi.</p>

<h3>"Daha çok katılımcıyla yola devam edeceğiz"</h3>

<p><br />
TUA Astro Hackathon'un Ankara yerel lideri Talha Kaya da yerel lider seçilme sürecini anlattı.</p>

<p>Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü son sınıf öğrencisi olduğu bilgisini veren Kaya, gerekli mülakatları başarıyla tamamlayarak Ankara genel lideri seçildiğini ifade etti.</p>

<p>NASA'nın dünya genelinde uzay alanında yaptığı bir hackathon bulunduğuna dikkati çeken Kaya, "Türkiye'nin ilk milli hackathonunun Ankara lideri olmaktan gurur duyuyorum. Daha önce uzay alanında, uzayı topluma yayma konusunda yaptığım çalışmalar bu göreve seçilmemde etkili oldu. Ankara'da uzay ve bilime meraklı bu kadar gencin bulunması Milli Uzay Programı'mızdaki hedeflerin hayata geçirilmesinde de önemli rol oynadığını düşünüyorum. Bu yıl ilk olması sebebiyle katılımcı sayısını kısıtlı tuttuk, ilerleyen yıllarda daha çok katılımcıyla yola devam edeceğiz." diye konuştu.</p>

<h3>Liseli öğrenciler görev başında</h3>

<p><br />
TEMA Koleji 9. sınıf öğrencisi Reyhan Boybaşı da yarışmaya katıldıkları projeye ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Ay yüzeyindeki engelleri aşmak için biyonik bir kol ve özel kameralar bulunan bir araç geliştirdiklerini belirten Boybaşı, "En dikkat çekici özelliğimiz ise tekerlek tasarımımız. Derin kraterlere saplanmamak için her tekerleğin içinde gizli palet sistemleri düşündük. Bir engel durumunda paletler aktive olarak aracı yükseltecek ve haritalama işleminin sorunsuz sürmesini sağlayacak." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-imzali-uzay-hackathonu-dunyaya-yayilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/hackathon-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="16600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yıllık proje trajik bitti: 58. klonlama ölümle sona erdi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/20-yillik-proje-trajik-bitti-58-klonlama-olumle-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/20-yillik-proje-trajik-bitti-58-klonlama-olumle-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da bilim insanları, tarafından yapılan 20 yıllık klonlama çalışması 58. nesilde sonlandı. Dişi bir farenin nesiller boyu klonlayarak, memeli klonlama limitinin araştırıldığı araştırmada genetik ölüm sınırına gelindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2005’de başlayan Yamanashi Üniversitesi’nde başlayan araştırmada dişi bir fare klonlanarak başlanan araştırmada genetik klonlanma limiti araştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra, bu klonun çekirdek DNA’sını, yine çekirdek DNA’sı boşaltılan bir yumurtaya aktararak onu yeniden klonladılar. İşte bu işlemi 57 nesil boyunca sürdürdüler; böylece tek bir orijinal donörden 1.200’den fazla fare ürettiler.</p>

<p>Yirmi yıl sonra, ekip 58. nesile ulaşmıştı fakat yeniden klonlanan farelerde o kadar çok genetik mutasyon birikti ki, fareler 1 gün sonra öldü.</p>

<p>Bu çalışma, bu amaçla bir memeliyi ‘seri olarak’ klonlayan ilk hakemli araştırmadır.</p>

<p>Genetikçi Sayaka Wakayama liderliğindeki araştırma ekibi, “Bitkiler ve bazı alt hayvanların aksine, memelilerin sadece klonal üreme yoluyla türlerini sürdürüp sürdüremeyeceği uzun süredir belirsizdi. Sonuçlarımız, Muller’in cırcır hipoteziyle büyük ölçüde örtüşüyor. Bu model, eşeysiz soylar içinde zararlı mutasyonların kaçınılmaz olarak birikeceğini ve bunun sonunda mutasyonel çöküşe ve neslinin tükenmesine yol açacağını öngörüyor,” diyor.</p>

<p>1990’ların ortalarında, ünlü Dolly the Sheep adıyla anılan ilk memeli klonlandığından beri, bilim insanları tüm süreç hakkında ve çok az sayıda hücre kullanarak bir hayvanı nasıl yeniden yaratabilecekleri konusunda çok şey öğrendiler.</p>

<p>Bazı doğa koruma uzmanları, bu uygulamanın bir gün nesli tükenme eşiğinde olan türleri geri getirmemize yardımcı olabileceğini umuyor ve birkaç ünlü kişi evcil hayvanlarını klonlamaya bile başladı.</p>

<p>Bu bir süre işe yarayabilir, ancak zamanla klonlar yeniden klonlandıkça ve sonra tekrar klonlandıkça, genomda tehlikeli mutasyonlar birikebilir. Bunun bir canlıyı öldürmesi ne kadar sürer bilinmiyor ve Japonya’daki bilim insanları bunu fareler kullanarak öğrenmek istedi.</p>

<p>Ekibin ilk 25 klonlama denemesinde, yeniden klonlanan fareler orijinal genetik donörden farklı görünmüyordu. Aslında, başarı oranları her klon nesliyle birlikte arttı, bu da yazarların “hayvanları sonsuza kadar yeniden klonlamanın mümkün olabileceğini” düşünmelerine yol açtı.</p>

<p>Ancak sonra bir şeyler değişti. Klonlanan farelerin başarı oranları kademeli olarak düştü ve ardından aniden sona erdi.</p>

<p>Fareler, kromozomal anormallikleri ve kodlama mutasyonlarını verimli bir şekilde ortadan kaldırma yeteneklerini bir şekilde kaybetmiş gibi görünüyordu.</p>

<h3>25. Nesilden Sonra Mutasyonlar Artmaya Başladı</h3>

<p><br />
X kromozomunun kaybı, 25. klon neslinden sonra belirgin bir sorun haline geldi ve zararlı mutasyonların sıklığı 57. nesilde neredeyse iki katına çıktı.</p>

<p>Ancak mutasyon taşıyanlar bile, 58. nesile kadar normal ömür sürdüler.</p>

<p>“Seri klonlama 58. nesilden (G58) öteye devam edemese de, yeniden klonlanan fareler G58 hariç sağlıklı kaldılar; bu da sonraki nesillerin eşeyli üreme yoluyla üretilebileceği olasılığını gündeme getirdi,” diyor yazarlar.</p>

<p>Bu fikri test etmek için ekip, 20., 50. ve 55. nesillerden dişi fareler seçti ve bunları normal erkek farelerle çiftleştirdi. 20. nesil klonların yavru sayısı kontrol grubundaki farelerle benzerdi, ancak 50. ve 55. nesil klonların yavru sayısı önemli ölçüde daha azdı.</p>

<p>Yine de, bu yavru soyları klonların normal farelerle torunlarını ürettiğinde, yavru sayıları tekrar sağlıklı bir düzeye çıktı.</p>

<p>Bulgular, memeli türlerinin genetik mutasyonlara şaşırtıcı derecede toleranslı olabileceğini ve yaygın genetik değişikliklerle karşı karşıya kaldıklarında bile formda kalıp üreyebildiğini gösteriyor.</p>

<p>Yazarlar, çalışmanın “cinsel üremenin memeli türlerinin uzun vadeli hayatta kalması için vazgeçilmez olduğu,” şeklindeki evrimsel kaçınılmazlığı teyit ettiğini söylüyor.</p>

<p>Sonuç olarak zamanla ortaya çıkacak mutasyon, klonlanan canlının sonunda ölmesine neden olacak kadar ciddi mutasyonlardır.</p>

<p>Çalışma Nature Communications dergisinde yayınlandı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sciencealert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/20-yillik-proje-trajik-bitti-58-klonlama-olumle-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/klonlama.jpg" type="image/jpeg" length="39470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital İpek Yolu Türkiye'den geçecek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dijital-ipek-yolu-turkiyeden-gececek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dijital-ipek-yolu-turkiyeden-gececek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜBİSAD Başkanı Mehmet Ali Tombalak, Türkiye'nin artık sadece oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosisteme dönüştüğünü söyledi. Türkiye'nin veri merkezi kapasitesini hızla artırdığına dikkat çeken Tombalak, veriyi ekonomik değere dönüştüren yatırımlarla 'Dijital İpek Yolu'nun merkezinin İstanbul olacağını kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Ali Tombalak, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bilişim sektörü ihracatında son dönemde çok güçlü bir ivme gördüklerini belirterek, özellikle en büyük payın bilgi teknolojileri yazılım kategorisinde toplanmasının Türkiye’nin katma değerli büyüme açısından doğru bir hatta ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Beklentilerinin büyümenin yalnızca sürmesi değil, niteliğinin de güçlenmesi yönünde olduğunu aktaran Tombalak, “Yapay zeka, bulut teknolojileri, analitik, siber güvenlik ve veri odaklı çözümler önümüzdeki dönemde sektörün ana taşıyıcıları olacak. Özellikle yapay zekada dikeylerde şirketlerimiz için fırsat görüyoruz.” dedi.</p>

<p>Tombalak, önümüzdeki bir ila üç yılda en yüksek etkiyi yaratması beklenen alanların başında yapay zeka ve bulutun geldiğine işaret ederek, “Türkiye, insan kaynağını, ürünleşmeyi ve küresel satış kapasitesini güçlendirebilirse 2026 sonrasında yazılım ve bilişim hizmetleri ihracatında çok daha güçlü bir sıçrama yapabilir.” diye konuştu.</p>

<p>Pazar tarafında ise Türkiye’nin en güçlü olduğu eksenin Avrupa, Kuzey Amerika ve seçili Körfez ülkeleri olduğunu kaydeden Tombalak, şunları aktardı:</p>

<p>“Hizmet İhracatçıları Birliği’nin sektör stratejisi çalışmasında Almanya, ABD ve Birleşik Krallık ilk sıralarda yer alırken, Hollanda, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa da öne çıkan pazarlar arasında bulunuyor. Bu tablo, Türkiye’nin hem gelişmiş pazarlarda rekabet edebildiğini hem de coğrafi ve ticari yakınlık taşıyan bölgelerde avantaj üretebildiğini gösteriyor.”</p>

<h3>"Türkiye, bölgesinin en yetkin ve ölçeklenebilir ülkelerinden biri"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin bilişim ihracatının toplam hizmet ihracatı içindeki payına bakıldığında hala önemli bir büyüme alanı bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin bölgesinin en yetkin ve ölçeklenebilir ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Tombalak, “Türk yazılım şirketlerinin küresel rekabetçiliğini artıran en önemli faktörlerin başında güçlü insan kaynağı, üretim kabiliyeti, çeviklik, yakın coğrafyalara hızlı erişim ve çözüm geliştirme esnekliği geliyor.” dedi.</p>

<p>Tombalak, Türk yazılım firmalarının uluslararası pazarlara açılırken karşılaştığı en büyük engellerin başında ölçeklenme finansmanına erişim, küresel pazarlarda görünürlük ve doğru iş geliştirme kapasitesinin geldiğine dikkati çekerek, “Sadece iyi teknoloji üretmek yetmiyor, o teknolojiyi ürünleştirmek, doğru pazarlarda konumlandırmak, güven oluşturmak ve sürdürülebilir satış yapısı kurmak gerekiyor.” diye konuştu.</p>

<h3>"Türkiye artık oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosistem"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin küresel teknoloji merkezleriyle kıyaslandığında artık çok daha görünür, dinamik ve potansiyeli yüksek bir noktada olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin artık oyuna dahil olan değil, iddiasını güçlendiren bir ekosistem olduğunu kaydeden Tombalak, “Şimdi bunu kalıcı küresel rekabete çevirmemiz gerekiyor. Yatırım yapılan şirketleri zaman içerisinde yatırım yapabilen şirketlere dönüştürmek için tersine şirket satın almaların önünü açacak yatırım ortamının geliştirilmesi, ekosistemin bu konuya özel olarak belirlenecek stratejilerle teşvik edilmesi önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tombalak, bugün yapay zekaya artık farklı bir yerden bakılması gerektiğine işaret ederek, “Yapay zeka artık yatay bir teknoloji ve hatta sadece bir teknoloji aracı değil, dikey bir güç çarpanı. Türkiye bir üretim ülkesi. Sanayiden enerjiye, bankacılıktan perakendeye ve lojistiğe kadar birçok sektörde güçlü bir saha deneyimimiz var. Bu nedenle Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak asıl alan, genel amaçlı çözümlerden çok sektörlere özgü yapay zeka uygulamaları geliştirmekten geçiyor.” şeklinde konuştu.</p>

<h3>"Sektörün dinamiklerini bilen çözümler Türkiye’nin rekabet avantajını güçlendirebilir"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, Türk şirketlerinin yapay zeka tarafında odaklandığı uygulamalara bakıldığında ise daha çok somut iş sonucu üreten alanların öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Kendileri açısından kritik konunun yapay zekayı yalnızca kullanan değil, onu sektör ihtiyaçlarına uyarlayan, ürünleştiren ve ihracata dönüştüren bir yapı kurabilmek olduğunu kaydeden Tombalak, “Türkiye’nin asıl fırsatı da burada, yapay zekayı verimlilik aracı olmanın ötesine taşıyıp, yüksek katma değerli yerli teknoloji ve küresel rekabet gücüne dönüştürmek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tombalak, finansta finans yapay zekası, enerjide enerji yapay zekası, perakendede perakende yapay zekası gibi sektörün dinamiklerini bilen çözümlerin Türkiye’nin rekabet avantajını güçlendirebileceğini ifade ederek, “Yerli yazılım şirketlerimizin yetkinliği, güçlü mühendislik kapasitemiz ve sektörlerin sahip olduğu veri birikimi birleştiğinde yapay zeka Türkiye için yalnızca kullanılan bir teknoloji değil, aynı zamanda küresel pazarlara ihraç edilebilecek yüksek katma değerli bir teknoloji alanına dönüşebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde yapay zeka, veri ekonomisi, siber güvenlik, yazılım, bulut ve platform temelli iş modelleri güçlendikçe dijital ekonominin Türkiye’nin üretkenliğine, ihracatına ve rekabetçiliğine çok daha yüksek katkı vermesinin mümkün olduğunu aktaran Tombalak, “Nitekim 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi de dijital ekonomiyi Türkiye’nin dönüşüm alanlarından biri olarak konumluyor ve yüksek teknolojili üretim ile ihracatta çok daha iddialı bir çerçeve ortaya koyuyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Dijital çağda veri merkezleri artık kritik değer merkezleri haline geldi"</h3>

<p><br />
Mehmet Ali Tombalak, dijital ekonominin büyümesini hızlandıracak önemli başlıklardan birinin de ekosistem ekonomisinin güçlendirilmesi olduğuna işaret etti.</p>

<p>Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarını ve bulut bilişim alanındaki gelişimini stratejik bir dönüşüm olarak değerlendirdiklerini kaydeden Tombalak, “Dijital çağda veri merkezleri artık yalnızca teknik altyapı değil, ülkelerin dijital bağımsızlığını, ekonomik büyümesini ve inovasyon kapasitesini taşıyan kritik değer merkezleri haline geldi. Türkiye’de veri merkezi sektörü bugün yaklaşık 1 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklük yaratıyor ve binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Ancak asıl önemli olan, veriyi sadece depolayan değil, işleyen, dönüştüren ve ekonomik değere çeviren bir ekosistemin oluşmaya başlamasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tombalak, Türkiye’nin coğrafi konumunun da bu alanda önemli bir avantaj sağladığını belirterek, “Avrupa–Orta Doğu–Afrika üçgeninde yer alan ülkemiz, veri trafiği açısından doğal bir köprü konumunda. Bu sayede İstanbul’un yeni dijital İpek Yolu’nun merkezlerinden biri haline gelme potansiyeli bulunuyor. Uluslararası raporlar da Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin önümüzdeki yıllarda güçlü bir büyüme göstereceğini ortaya koyuyor. Bugün yaklaşık 400 MW seviyesinde olan kapasitenin 2028–2030 döneminde 500–750 MW aralığına ulaşması bekleniyor.” açıklamasını yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dijital-ipek-yolu-turkiyeden-gececek</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/05/turkiye-bayrak-1.jpg" type="image/jpeg" length="66870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıların genetiğini bozan gizli tehlike]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/arilarin-genetigini-bozan-gizli-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/arilarin-genetigini-bozan-gizli-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Üniversitesi (DAGEM) tarafından yapılan araştırma, arıların küresel ısınmadan ziyade baz istasyonları, Wi-Fi ve yüksek gerilim hatlarının yaydığı elektromanyetik alanlardan doğrudan etkilendiğini, bu dalgaların arıların genetiğini ve beyin hücrelerini bozduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzce Üniversitesi (DÜ) Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu, küresel ısınma ve elektromanyetik alanın arılar üzerindeki etkilerine ilişkin laboratuvar ve saha çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında DAGEM Moleküler Genetik Araştırma Laboratuvarı'nda elektromanyetik dalgaların ve UV ışınlarının olduğu deney alanları oluşturduklarını anlatan Kekeçoğlu, bir süre bu alanlara bırakıldıktan sonra doğaya salınan arıların tepkimelerini merkezde tespit ettiklerini kaydetti.</p>

<p>Bu yıl mevsimin normal seyrinde devam ettiğini, arıların "erken ilkbahar" yaşadığını dile getiren Kekeçoğlu, bunun da bilim insanlarını ümitlendirdiğini kaydetti.</p>

<h3><br />
"UV ışınları arının genetiğini etkilemiyor, davranışını etkiliyor"</h3>

<p><br />
Kekeçoğlu, bu dönemde ilk başlarda nektar akımının çok iyi olduğunu aktararak, "Arıların şu anda durumu çok güzel, muhteşem gelişim gösterdiler. Bundan sonraki süreçte havaların aniden ısınıp aniden soğuması olumsuzluğunda arıların gelişimi etkilenecektir. Dileriz ki havalar bu şekilde normal seyrinde gitsin ve arıların gelişimi de devam etsin." diye konuştu.</p>

<p>Bilimsel açıdan da verimli bir sezon geçirdiklerini anlatan Kekeçoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"İklim değişikliği ve çevresel faktörler arasında arılara en fazla zararlı olduğunu düşündüğümüz elektromanyetik alanlar üzerinde bilimsel çalışmaları tamamladık. Toplumda 'küresel ısınma arıları önemli düzeyde etkiliyor' diye biliniyor. Yaptığımız bilimsel çalışmada bunun kanıtını oluşturmaya çalıştık. UV (ultraviyole) ışınlarını örnek aldık ama gördük ki arıları etkileyen çevresel faktör elektromanyetik alan. Küresel ısınma etkili ama doğrudan değil. Arının yapısından kaynaklı, UV ışınları arının genetiğini etkilemiyor, davranışını etkiliyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Elektromanyetik alanların arıyı strese soktuğunu gördük"</h3>

<p><br />
Kekeçoğlu, uzun süreli laboratuvar ve saha çalışmalarında arılar üzerinde asıl etkiyi elektromanyetik dalgalar yayan yüksek gerilim hatları, baz istasyonları ve Wİ-Fİ (kablosuz ağ) cihazların oluşturduğunu belirledikleri bilgisini paylaşarak, "Elektromanyetik alanların arıyı strese soktuğunu gördük. Bu sonuçlardan gördük ki küresel ısınma, arıların yaşamı ve davranış biçimleri için dolaylı olarak önemli bitki florasını etkilediği için. Elektromanyetik alan ise arıyı direkt etkiliyor, genetiğini ve beynini etkiliyor. Arının strese girmesine neden oluyor ve stres proteinlerinde artış oluyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Saha çalışmalarında elektromanyetik alanlara maruz kalan arı kolonileri ile maruz kalmayanların stres proteinleri farklarına baktıklarını anlatan Kekeçoğlu, bu alanların, arıların nektar kaynaklarını bulamamasına neden olduğunu kaydetti.</p>

<p>Kekeçoğlu, özellikle baz istasyonlarının arılar üzerindeki etkisine ilişkin laboratuvar çalışmaları yaptıklarından bahsederek, "Çevrede canlılara zarar veren birçok faktör olabilir. Bu yüzden elektromanyetik alana maruz bıraktığımız arılar ve bu durumdan uzak tuttuğumuz arılar üzerine çalışma yaptık. Her iki grubun beyin hücrelerinden aldığımız sonuca göre elektromanyetik alana maruz kalan grupta stres proteinlerinde çok ciddi artış olduğunu gördük. Bu sonuçla diyebiliriz ki arılıklarımızı kesinlikle baz istasyonu yanına veya yakınına kurmamamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, teknoloji</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/arilarin-genetigini-bozan-gizli-tehlike</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/ari-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="12101"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
