<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/diger" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 07:16:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/diger"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Karatay halk ekmek fabrikası ve glütensiz ekmek üretim tesisi hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/karatay-halk-ekmek-fabrikasi-ve-glutensiz-ekmek-uretim-tesisi-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/karatay-halk-ekmek-fabrikasi-ve-glutensiz-ekmek-uretim-tesisi-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karatay Belediyesi tarafından 231 milyon liralık güncel yatırım değeriyle hayata geçirilen Karatay Halk Ekmek Fabrikası ve Glütensiz Ekmek Üretim Tesisi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Saatte 10 bin ekmek üretim kapasitesine sahip tesis, glütensiz ürün üretimi ve ürün çeşitliliğiyle Konya’nın yanı sıra Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Vatandaşların ekonomik, sağlıklı ve kaliteli ekmeğe ulaşabilmesi amacıyla inşa edilen tesis, 5 bin 510 metrekare arsa üzerinde 4 bin 95 metrekare kapalı alanda, bodrum, zemin ve iki kat olarak hizmet verecek. Karatay Belediyesi’nin 2019 yılından bu yana sürdürdüğü glütensiz gıda üretimi de yeni yatırımla birlikte çok daha güçlü bir altyapıya kavuştu.</p>

<p><strong>GLÜTENSİZ GIDANIN ÜRETİM ÜSSÜ KARATAY</strong></p>

<p>Yeni tesis bünyesinde glütensiz ekmek başta olmak üzere çeşitli unlu mamuller üretilecek. Çölyak hastaları ve glüten hassasiyeti bulunan vatandaşlar için üretilen ürünler ise Konya'nın yanı sıra Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen taleplere de cevap verecek.</p>

<p><strong>SAATTE 10 BİN EKMEK ÜRETİM KAPASİTESİ</strong></p>

<p>120 personelin görev yaptığı Karatay Halk Ekmek Fabrikası, saatte 10 bin adet 200 gramlık ekmek üretim kapasitesine sahip. Fabrikada yıllık ortalama 25 milyon adet ekmek üretilirken, ürünler Karatay’ın farklı noktalarında bulunan 39 Halk Ekmek Büfesi aracılığıyla vatandaşlara ulaştırılıyor.</p>

<p>Tesiste ayrıca 2 adet tünel fırın, 1 adet taş tabanlı fırın ve 4 adet konveksiyonel fırın bulunuyor. Endüstriyel üretimin geleneksel yöntemlerle buluşturulduğu fabrikada kaliteli ve sağlıklı üretim anlayışı ön planda tutuldu.</p>

<p><strong>KILCA: SADECE EKMEK ÜRETMİYORUZ, SOSYAL FAYDA ÜRETİYORUZ</strong></p>

<p>Tesisin hayırlı olmasını dileyen Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, yeni yatırımla birlikte hem üretim kapasitesinin hem de ürün çeşitliliğinin önemli ölçüde artacağını, vatandaşlara daha hızlı ve daha kapsamlı hizmet sunacaklarını ifade etti.</p>

<p>Yeni tesis sayesinde glütensiz ekmek başta olmak üzere unlu mamul çeşitliliğinin artırılacağını belirten Başkan Kılca, Konya’nın yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen taleplere de daha güçlü şekilde cevap vereceklerini söyledi.</p>

<p>Belediyeciliğin yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetlerinden ibaret olmadığını vurgulayan Hasan Kılca, “Bugün burada yalnızca bir fabrikanın açılışını gerçekleştirmiyoruz. Üretimin, sosyal belediyeciliğin, sağlıklı gıdanın ve insan odaklı hizmet anlayışının yeni bir aşamaya taşınmasına şahitlik ediyoruz. Bazı yatırımlar vardır ki doğrudan insan sağlığına dokunur. İşte bugün hizmete sunduğumuz tesis de böyle bir yatırımdır” dedi.</p>

<p>Vatandaşların ekonomik ve kaliteli ekmeğe ulaşmasını önemsediklerini ifade eden Kılca, “Vatandaşımızın sofrasındaki bereketi korumak da bizim en temel sorumluluklarımızdan biridir. Çünkü ekmek sadece bir gıda ürünü değil; bereketin, emeğin ve paylaşmanın simgesidir” diye konuştu.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE’NİN FARKLI ŞEHİRLERİNE ULAŞACAĞIZ”</strong></p>

<p>Glütensiz üretime yeni başlamadıklarını vurgulayan Başkan Kılca, 2019 yılından bu yana sürdürdükleri çalışmalar sayesinde Türkiye’nin birçok şehrinden talep aldıklarını belirtti.</p>

<p>Kılca, “Ürettiğimiz ürünler vatandaşlarımız tarafından büyük memnuniyet gördü. Artan talep doğrultusunda üretim kapasitemizi büyütmek ve daha fazla vatandaşımıza ulaşmak için bu yatırımı hayata geçirdik. Yeni tesisimizle birlikte glütensiz ürün çeşitliliğimizi artıracak, üretim kapasitemizi güçlendirecek ve ülkemizin farklı şehirlerindeki çölyak hastalarına daha etkin şekilde ulaşacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“KONYA’DAN TÜRKİYE’YE ÖRNEK PROJELER ÜRETİYORUZ”</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı ile yürütülen çalışmalara da değinen Hasan Kılca, Konya’da başlatılan ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı iş birliğinde sürdürülen Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası’nın Türkiye’ye örnek bir çalışma olduğunu söyledi.</p>

<p>Önümüzdeki süreçte kendi ekşi mayalarını üreterek ekşi mayalı ekmek üretiminde de öncü belediyelerden biri olmayı hedeflediklerini belirten Kılca, “Hedefimiz yalnızca daha fazla ekmek üretmek değil; daha sağlıklı, daha kaliteli ve daha nitelikli ürünler üretmektir. Karatay Belediyesi olarak insanımızın hayatını kolaylaştıran, sosyal fayda üreten ve örnek gösterilen projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>ÖZGÖKÇEN: TESİS DOĞRUDAN VATANDAŞIN SOFRASINA DOKUNUYOR</strong></p>

<p>AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Karatay Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nın açılışının son derece anlamlı bir yatırım olduğunu belirterek, belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan ve doğrudan vatandaşın hayatına dokunan önemli bir hizmetin hayata geçirildiğini söyledi.</p>

<p>AK Parti belediyeciliğinin merkezinde insanın bulunduğunu vurgulayan Özgökçen, milletin sofrasındaki ekmeği, hanesindeki huzuru ve kalbindeki umudu büyütmek için çalıştıklarını ifade etti. Karatay Belediyesi’nin de bu anlayış doğrultusunda önemli projelere imza attığını kaydeden Özgökçen, kentsel dönüşümden yeşil alan yatırımlarına, eğitim projelerinden sosyal destek çalışmalarına kadar birçok hizmetin ilçeye değer kattığını dile getirdi.</p>

<p>Bugün açılışı yapılan Halk Ekmek Fabrikası’nın bu hizmet zincirinin en önemli halkalarından biri olduğunu belirten Özgökçen, tesisin sadece bir üretim merkezi olmadığını, aynı zamanda Konyalı vatandaşlar için ekmek, aş ve bereket anlamı taşıdığını söyledi. En modern ve hijyenik şartlarda üretilecek ekmeklerin Karatay’ın ve Konya’nın her noktasına ulaştırılacağını ifade eden Özgökçen, fabrikanın sağlayacağı istihdamla da şehrin ekonomisine katkı sunacağını kaydetti.</p>

<p>Konya Modeli Belediyecilik anlayışının yıllardır Türkiye’ye örnek olduğunu vurgulayan Özgökçen, AK Parti belediyeciliğinin eser ve hizmet odaklı bir anlayışla hareket ettiğini belirterek, bu önemli yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya ve katkı sağlayan herkese teşekkür etti.</p>

<p><strong>ERDOĞAN: SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN GÜÇLÜ BİR ÖRNEĞİ</strong></p>

<p>Konya Vali Yardımcısı Aydın Erdoğan da Karatay Belediyesi’nin Konya’ya değer katan yatırımlar gerçekleştirdiğini belirterek, Halk Ekmek Fabrikası’nın vatandaşların bütçesine ve sağlıklı gıdaya erişimine doğrudan katkı sunacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tesisin istihdama da önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Erdoğan, saatte 10 bin ekmek üretim kapasitesiyle fabrikanın Konya’nın önemli yatırımlarından biri olduğunu kaydetti.</p>

<p>Glütensiz gıda üretiminin yeni yatırımla daha da güçleneceğini belirten Erdoğan, özellikle çölyak hastaları ve glüten hassasiyeti bulunan vatandaşlar için önemli bir hizmet sunulacağını ifade ederek yatırımın hayırlı olmasını temenni etti.</p>

<p><strong>ALTAY: GELECEĞİN ÜRETİM ANLAYIŞINA DA CEVAP VERİYOR</strong></p>

<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Karatay Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Halk Ekmek Fabrikası’nın sosyal belediyecilik anlayışının güçlü örneklerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Konya’da vatandaşların sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı gıdaya erişimini önemsediklerini belirten Altay, Büyükşehir Belediyesi olarak hizmete sundukları Fenni Fırın ile bu alanda önemli bir adım attıklarını, Karatay Belediyesi’nin yatırımının da aynı anlayışın güçlü bir yansıması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tesisin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin üretim anlayışına da cevap verdiğini vurgulayan Altay, glütensiz ürün çeşitliliğinin artırılması, tam buğday ekmeğinin yaygınlaştırılması ve ekşi mayalı ekmek üretimine yönelik çalışmaların son derece kıymetli olduğunu söyledi.</p>

<p>Konya Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin uyum içerisinde çalıştığını belirten Altay, şehrin her köşesine hizmet ulaştırmak için ortak hedeflerle çalışmaya devam ettiklerini ifade ederek yatırımın hayırlı olmasını diledi.</p>

<p><strong>ÖZER: KONYA’DA HİZMET VE YATIRIMLAR ARALIKSIZ SÜRÜYOR</strong></p>

<p>Son olarak konuşan AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer ise Konya’da belediyeler tarafından hayata geçirilen yatırımların her geçen gün arttığını belirterek, şehrin her köşesinde önemli projelerin yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Karatay Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nın yaklaşık 231 milyon liralık yatırım değeriyle dikkat çeken önemli bir eser olduğunu ifade eden Özer, tesisin uzun yıllar vatandaşlara hizmet vereceğini kaydetti.</p>

<p>Konya’nın yerel yönetimler arasındaki güçlü uyum sayesinde birçok alanda örnek yatırımlara ev sahipliği yaptığını vurgulayan Özer, belediyelerin vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti.</p>

<p>Özer, Karatay Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nın hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca olmak üzere tüm çalışanlara teşekkür ederek yatırımın hayırlı olmasını temenni etti.</p>

<p><strong>PROTOKOL ÜYELERİ TESİSTE İNCELEMELERDE BULUNDU</strong></p>

<p>Konuşmaların ardından Karatay Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası ve Glütensiz Ekmek Üretim Tesisi'nin açılış kurdelesi protokol üyeleri tarafından kesildi. Daha sonra tesisi gezen protokol üyeleri, üretim alanlarında incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Karatay Halk Ekmek Fabrikası ve Glütensiz Ekmek Üretim Tesisi açılış programına; AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Konya Vali Yardımcısı Aydın Erdoğan, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, AK Parti Karatay İlçe Başkanı Akif Demirci, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, İŞKUR Konya İl Müdürü Önder Çiftçi, Konya Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürü Hüseyin Bülbül, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Vehbi Konarlı, Konya İl Müftü Yardımcısı Hüseyin Avni Böge, Konya Çölyak Derneği Başkanı Şerife Sedakatlı ile çok sayıda davetli katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/karatay-halk-ekmek-fabrikasi-ve-glutensiz-ekmek-uretim-tesisi-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/karatay-halk-ekmek-fabrikasi-1.png" type="image/jpeg" length="68198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz'da devreye alınıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bik-analitikte-yeni-donem-versiyon-2-temmuzda-devreye-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bik-analitikte-yeni-donem-versiyon-2-temmuzda-devreye-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu tarafından internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiğinin ölçümlenmesi amacıyla geliştirilen BİK Analitik sistemi, dijital yayıncılık ekosisteminin değişen dinamikleri ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncelleniyor. Yeni versiyon, Temmuz ayı itibarıyla kademeli olarak uygulamaya alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın İlan Kurumu görev alanındaki internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini ölçümleyen BİK Analitik sistemi; ziyaretçi davranışları, cihaz çeşitliliği ve erişim kanallarında yaşanan gelişmeler dikkate alınarak yeniden yapılandırıldı.</p>

<p>BİK Analitik Versiyon 2’de ölçümleme yöntemleri; yeni nesil cihaz ve uygulama mimarileri ile güncel izleme ve doğrulama ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde revize edilirken, ziyaretçilerin haber okuma davranışlarını ve etkileşim düzeyini yansıtan parametreler ölçümleme kriterlerine dâhil edildi.</p>

<p>Yeni altyapının geliştirme ve test süreçleri, ölçümleme işleyişinde herhangi bir kesintiye yol açılmaması amacıyla mevcut sistemle eşgüdümlü şekilde yürütüldü. Bu kapsamda internet haber siteleri, eş zamanlı olarak Versiyon 2 altyapısı üzerinden de izlenerek sistemin işleyişi değerlendirildi.</p>

<p>Yeni versiyona ilişkin politika belgesi 6 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanacak. Geçiş süreci ise yayın kategorileri dikkate alınarak Temmuz ayı boyunca kademeli şekilde yürütülecek. Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinde Versiyon 2 ölçümleri 10 Temmuz’dan itibaren esas alınmaya başlanacak olup, diğer Kategorilerdeki geçişlerin ise ay sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Teknik yönlendirmeler, uygulanacak işlemler ve geçiş takvimine ilişkin internet haber sitelerine ayrıca yazılı bildirim yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BİK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bik-analitikte-yeni-donem-versiyon-2-temmuzda-devreye-aliniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/versiyon2-manset-gorselijpg-1536x1056.jpeg" type="image/jpeg" length="12988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Toprağından uzakta parlayan hilal! Galiçya Cephesi diplomasisi ve  Çekya’daki Türk şehitlikleri]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/topragindan-uzakta-parlayan-hilal-galicya-cephesi-diplomasisi-ve-cekyadaki-turk-sehitlikleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/topragindan-uzakta-parlayan-hilal-galicya-cephesi-diplomasisi-ve-cekyadaki-turk-sehitlikleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Savaşların soğuk istatistikleri ve devletlerin büyük stratejileri arasında bazen öyle insan hikâyeleri gizlenir ki, haritaların sınırlarını aşarak iki farklı milleti sonsuza dek birbirine bağlar. Birinci Dünya Savaşı’nın en uzak, en az bilinen ama en hüzünlü sayfalarından biri olan Galiçya Cephesi, bugün Türkiye ile Çekya arasında tam da böyle bir dostluk köprüsünün temelini oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Vatan topraklarından binlerce kilometre uzağa gönderilen Osmanlı askerlerinin fedakârlığı, Çekya’daki Türk şehitliklerinde yaşayan bir hatıraya dönüşürken; savaşın içinden doğan insani bağlar, diplomasinin yalnızca antlaşmalardan ibaret olmadığını da gözler önüne seriyor.</strong></p>

<p><strong>Fevzi AKARGÜL / ÇEKYA</strong></p>

<p>Birinci Dünya Savaşı haritasında Osmanlı Devleti’nin kendi sınırları dışında müttefiklerine destek olmak amacıyla asker gönderdiği en uzak ve en dramatik cephe şüphesiz Galiçya Cephesi’dir. Bugün Ukrayna sınırları içinde bulunan Lviv merkezli bu bölge, 1916 yılında Rus Çarlığı ordularının Avusturya-Macaristan savunmasını çökertmek amacıyla başlattığı tarihi Brusilov Taarruzu ile savaşın en kritik alanlarından biri hâline gelmişti.</p>

<p><strong>GALİÇYA CEPHESİ: SAVAŞIN STRATEJİK DÜĞÜM NOKTASI</strong></p>

<p>Zor durumda kalan müttefiklerinin yardım çağrısına olumlu yanıt veren Osmanlı Genelkurmayı, Çanakkale’den yeni çıkmış, savaş tecrübesi yüksek birliklerden oluşturulan 15. Kolordu’yu bölgeye sevk etti. Yakup Şevki Paşa ve ardından Cevat Çobanlı Paşa komutasındaki yaklaşık 32 bin kişilik Türk gücü, Rus ordularına karşı olduğu kadar sert iklim koşulları, salgın hastalıklar ve lojistik güçlüklerle de mücadele etti. Bu cephede verilen ağır kayıpların, Rusya’da yaşanan siyasi çalkantılar ve ardından gelen Şubat Devrimi üzerinde önemli etkileri olduğu tarihçiler tarafından vurgulanmaktadır.</p>

<p><strong>TRAKYA’DAN ORTA AVRUPA’YA UZANAN LOJİSTİK VE İTTİFAK DİPLOMASİSİ</strong></p>

<p>Osmanlı askerinin vatan topraklarından binlerce kilometre uzaklıktaki bu cepheye sevki, dönemin askeri lojistik ve uluslararası koordinasyon kabiliyetinin dikkat çekici örneklerinden biridir. On binlerce Mehmetçik, Trakya’daki stratejik demiryolu merkezlerinden hareket eden askeri trenlerle Bulgaristan, Romanya ve Macaristan üzerinden Orta Avrupa’ya taşındı. İttifak Devletleri arasındaki diplomatik ve askeri iş birliği sayesinde oluşturulan bu koridor, dönemin en büyük sınır ötesi askerî nakliye operasyonlarından biri olarak tarihe geçti.</p>

<p>Haftalar süren bu yolculuk, Osmanlı İmparatorluğu’nun küresel ölçekte yürütülen bir savaşta ne denli organize bir lojistik ağ kurabildiğinin de somut göstergesi oldu.</p>

<p><img alt="Fotoğraf 2-3" height="669" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/fotograf-2-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1001" /></p>

<p><strong>CEPHE GERİSİNİN SAĞLIK ÜSSÜ: ÇEKYA’DAKİ TÜRK HASTANELERİ</strong></p>

<p>Galiçya’da savaşan Türk askerlerinin yolu, cephe hattının yüzlerce kilometre gerisinde bulunan Bohemya ve Moravya bölgeleriyle, yani bugünkü Çekya topraklarıyla kesişti. Savaşın yol açtığı ağır yaralanmaların yanı sıra tifüs, kolera ve dizanteri gibi salgın hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla Avusturya-Macaristan yönetimi, iç bölgelerde büyük sağlık ve karantina merkezleri oluşturdu. Bu kapsamda Çekya’daki bazı şehirler, Türk askerlerinin tedavi ve bakımına tahsis edildi.</p>

<p>Özellikle Pardubice’de yalnızca Türk askerlerinin tedavisi için yaklaşık 16 bin yatak kapasiteli büyük bir askeri hastane kompleksi kuruldu. Valašské Meziříčí ve Hodonín’deki okul ve kamu binaları da yaralı Mehmetçiklerin bakımına ayrılarak özel sağlık merkezlerine dönüştürüldü.</p>

<p><img alt="Fotoğraf 3-2" height="634" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/fotograf-3-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1046" /></p>

<p><strong>GURBET TOPRAKLARINDA EBEDÎ İSTİRAHAT: ÇEKYA’DAKİ TÜRK ŞEHİTLİKLERİ</strong></p>

<p>Tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayan askerlerimiz, bugün Çekya’da bulunan üç resmî Türk şehitliğinde ebedî istirahatgâhlarında yatmaktadır. Pardubice’de 508, Hodonín’de 387 ve Valašské Meziříčí’de 205 olmak üzere toplamda 1.100’ü aşkın şehidimizin mezarı bulunmaktadır. Bu kutsal alanlar, geçen bir asır boyunca farklı siyasi dönemlerden geçerek günümüzdeki anıtsal kimliğine kavuşmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Prag Büyükelçiliği ile Çek makamlarının katkılarıyla her yıl düzenlenen anma törenleri, iki ülke arasındaki tarihî bağların canlı tutulduğu önemli kültürel diplomasi etkinlikleri olarak dikkat çekmektedir.</p>

<p><strong>DEMİR PERDE ARDINDA BİR DİPLOMASİ MÜCADELESİ: İSMAİL EREZ</strong></p>

<p>Çekya’daki Türk şehitliklerinin bugünkü görünümüne kavuşmasında, Türkiye’nin Prag Büyükelçisi İsmail Erez’in özel bir yeri vardır. 1960’lı yıllarda Çekoslovakya’nın komünist rejim altında bulunduğu dönemde görev yapan Erez, unutulmaya yüz tutmuş Türk mezarlarının izini sürerek kapsamlı bir çalışma başlattı. Arşiv kayıtlarını inceleyen ve yerel makamlarla uzun görüşmeler yapan Erez, özellikle Hodonín’deki toplu mezar alanının korunması ve yeniden düzenlenmesi için büyük çaba gösterdi.</p>

<p>Tarihin acı bir tesadüfü olarak, Türk şehitlerinin hatırasını yaşatmak için mücadele eden Büyükelçi İsmail Erez, 1975 yılında Paris Büyükelçisi olarak görev yaptığı sırada ASALA terör örgütünün düzenlediği saldırıda şehit edildi.</p>

<p><strong>ARŞİVLERDEN YÜKSELEN SESSİZ TANIKLIK: BİR FOTOĞRAFIN HİKÂYESİ</strong></p>

<p>Valašské Meziříčí’deki tarihi lise arşivlerinde ortaya çıkarılan cam negatif fotoğraflar, Galiçya Cephesi’nin yalnızca askerî bir mücadele olmadığını gösteren önemli belgeler arasında yer alıyor. Bu fotoğraflardan birinde, hastaneye dönüştürülen okul binasında başlarında fesleri ve sargılarıyla namaz kılan Türk askerleri görülüyor. Onları dikkat ve saygıyla izleyen Çek doktor ve hemşireler ise savaş yıllarında kurulan insani bağların en anlamlı sembollerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Aynı dönemde iyileşme sürecindeki Mehmetçiklerin Çek çocuklarına oyuncaklar yaptığı, yerel halkın da Türk askerlerine yiyecek ve yardım ulaştırdığı bilinmektedir. Dil farklılıklarına rağmen kurulan bu bağlar, savaşın ortasında filizlenen dostluğun kalıcı izlerini oluşturmuştur.</p>

<p><strong>SAVAŞIN KARANLIĞINDAN DOĞAN DİPLOMATİK KÖPRÜ</strong></p>

<p>Galiçya Cephesi ve onun Çekya topraklarındaki yansımaları, askeri harekâtların ve jeopolitik hesapların ötesinde, uluslararası ilişkilerin en insani boyutunu ortaya koymaktadır. 1916 yılında büyük imparatorlukların askerî ittifakıyla başlayan bu süreç, bugün Türkiye ile Çekya arasında siyasi konjonktürlerden bağımsız, derin bir toplumsal saygı ve dostluk ilişkisine dönüşmüştür. Galiçya’da ve Çekya’nın kalbinde yatan Mehmetçikler, yalnızca vatanlarından uzakta hayatlarını kaybeden askerler değil; aynı zamanda iki ülkenin ortak tarih hafızasını yaşatan, zamana meydan okuyan en güçlü diplomatik elçilerdir.</p>

<p><strong><u>Kaynakça:</u></strong></p>

<p>Dağlar, Oya. Birinci Dünya Savaşında Osmanlı Ordularının Galiçya Cephesi’ne Gönderilmesi ve Cephe Gerisinde Yaşananlar, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları Dergisi, Sayı 10, 2006.</p>

<p>Dağlar Macar, Oya. Galiçya Cephesi'nde Osmanlı Birlikleri ve Sağlık Hizmetleri (1916-1917), Osmanlı Bilimi Araştırmaları Dergisi, X/2, 2009.</p>

<p>Galiçya Görselleri, GeliboluyuAnlamak.com.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/topragindan-uzakta-parlayan-hilal-galicya-cephesi-diplomasisi-ve-cekyadaki-turk-sehitlikleri</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/fotograf-1-3.jpeg" type="image/jpeg" length="79212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yakutiye Belediyesi’nden örnek çevre hareketi!  Minik eller doğayı kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/yakutiye-belediyesinden-ornek-cevre-hareketi-minik-eller-dogayi-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/yakutiye-belediyesinden-ornek-cevre-hareketi-minik-eller-dogayi-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakutiye Belediyesi, sürdürülebilir bir gelecek ve çevre bilinci oluşturma hedefiyle "Sıfır Atık Şenliği" düzenledi. Kent Meydanı’nı dolduran vatandaşlar 3 litre atık yağa 1 litre sıvı yağ alırken, minik öğrenciler atık malzemelerle hazırladıkları sergiyle büyük beğeni topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i>Haber: Emirhan HINISLIOĞLU</i></p>

<p> <strong>Yakutiye belediyesi Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Yakutiye’nin Türkiye'de uluslararası çevre ağına kabul edilen 20 belediyeden biri olduğunu açıkladı.</strong></p>

<p></p>

<p>Erzurum Yakutiye Belediyesi tarafından Çevre Haftası kapsamında düzenlenen "Sıfır Atık Şenliği", Yakutiye Kent Meydanı'nda çocukların yoğun katılımıyla başladı. Çevre bilincinin artırılması ve sıfır atık kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen programda, öğrenciler ve vatandaşlar hem eğlenceli hem de öğretici etkinliklerle bir araya geldi.</p>

<p><img alt="" height="1376" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/yakutiye3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>MİNİK ELLERİN ATIKLARI SANATA DÖNÜŞTÜ</strong></p>

<p>Etkinlikler kapsamında açılan Sıfır Atık Sergisi, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Öğrencilerin geri dönüşüm malzemelerini kullanarak ürettiği yaratıcı çalışmalar meydanda sergilendi. Geri Dönüşüm Atölyesi'nde çocuklar atık malzemelerin yeniden değerlendirilme süreçlerini uygulamalı olarak deneyimlerken, Sıfır Atık Eğitimi ile de çevrenin korunması ve kaynakların verimli kullanılması konusunda önemli bilgiler edindi.</p>

<p><strong>3 LİTRE ATIK YAĞA 1 LİTRE SIVI YAĞ</strong></p>

<p>Program kapsamında çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla düzenlenen Atık Yağ Toplama Kampanyası vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Kampanya çerçevesinde, evlerinde biriktirdikleri 3 litre bitkisel atık yağı getiren vatandaşlara 1 litre sıvı yağ hediye edildi. Bu sayede doğaya büyük zarar veren atık yağların geri kazanıma dâhil edilmesi hedeflendi.</p>

<p><img alt="Yakutiye4" height="1066" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/yakutiye4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>EĞLENİRKEN ÖĞRENDİLER</strong></p>

<p>Şenlikte çocuklar için özel olarak hazırlanan oyunlar, yarışmalar ve eğitici aktiviteler renkli görüntülere sahne oldu. Kendileri için hazırlanan alanlarda doyasıya eğlenen minikler, aynı zamanda çevreye karşı sorumlulukları konusunda erken yaşta bilinç kazanma fırsatı yakaladı.</p>

<p><strong>"ULUSLARARASI ÇEVRE AĞINDAYIZ”</strong></p>

<p>Programda konuşan Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, sıfır atık anlayışını yaygınlaştırmak ve çocuklarda çevre bilinci oluşturmak için kararlılıkla çalıştıklarını belirtti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre dostu projeler üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Uçar, Yakutiye Belediyesi’nin Türkiye'de uluslararası çevre ağına dâhil olan 20 belediyeden biri olduğunu da sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/yakutiye-belediyesinden-ornek-cevre-hareketi-minik-eller-dogayi-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 23:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/yakutiye.jpg" type="image/jpeg" length="47894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Katılım Bankacılığında bir ilk! Sukuk İhraçları Viyana Borsası’nda]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turk-katilim-bankaciliginda-bir-ilk-sukuk-ihraclari-viyana-borsasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turk-katilim-bankaciliginda-bir-ilk-sukuk-ihraclari-viyana-borsasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ziraat Katılım, uluslararası sermaye piyasalarındaki etkinliğini yeni bir kilometre taşıyla güçlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziraat Katılım, uluslararası sermaye piyasalarındaki etkinliğini yeni bir kilometre taşıyla güçlendirdi.</p>

<p>Banka tarafından uluslararası yatırımcılara yönelik oluşturulan 1,5 milyar USD tavan tutarlı MTN (Medium Term Note) programı kapsamında gerçekleştirilen sukuk ihraçları, küresel piyasalarda yatırımcılarla buluşmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, yurt dışından uygun maliyetlerle temin edilen 3 yıl vadeli ve toplam 150 milyon USD tutarındaki iki ayrı sukuk ihracı, Wiener Börse (Viyana Borsası)’nda kote edilerek uluslararası piyasalarda işlem görmeye başladı. </p>

<p><img alt="Ziraat Katılım Gong Töreni" height="1080" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/ziraat-katilim-gong-toreni.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1620" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu işlem, Viyana Borsası’nda bir Türk katılım bankası tarafından gerçekleştirilen ilk sukuk ihracı olma özelliğini taşıyor. Viyana Borsası’nda Gong Töreni Halihazırda toplam 2 milyar USD tutarında sukuk ihracı uluslararası piyasalarda dolaşımda bulunan Ziraat Katılım, gerçekleştirdiği yeni işlemle birlikte hem dış kaynak çeşitliliğini artırdı hem de Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak teminine katkı sundu. Viyana Borsası tarafından Ziraat Katılım adına organize edilen “Wiener Börse Gong Töreni” uluslararası yatırımcılar, finans kuruluşları ve sermaye piyasası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Prestijli organizasyon, Ziraat Katılım’ın küresel finans piyasalarındaki görünürlüğünü ve uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliğini daha da güçlendirdi. “Ziraat Katılım’ın başarı öyküsünde bir dönüm noktası olacak” Tören kapsamında değerlendirmelerde bulunan Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, uluslararası sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlerin Bankanın sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu işlemle birlikte, Viyana Borsası’nda bir Türk katılım bankası tarafından gerçekleştirilen ilk sukuk ihracının kote edilmesinden duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum.</p>

<p>Ziraat Katılım olarak, Türkiye'deki ilk kamu katılım bankasıyız ve son 10 yılda başarılı bir büyüme öyküsüne imza atarak ülkede güçlü bir pazar payına ulaştık. Sukuk ihraçlarımız ve diğer uluslararası finansman işlemlerimiz aracılığıyla dünya çapında geniş bir yatırımcı tabanına da ulaştık. Bu önemli etkinliğin Bankamızın başarı öyküsünde bir dönüm noktası olacağına inanıyorum.” Özdemir ayrıca, Ziraat Katılım’ın reel ekonomiyi destekleyen, sürdürülebilir ve katılım esaslı finansman anlayışıyla hem yurt içinde hem de küresel ölçekte sürdürülebilir büyümesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turk-katilim-bankaciliginda-bir-ilk-sukuk-ihraclari-viyana-borsasinda</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/ifm-ziraat-kulelerijpg.jpeg" type="image/jpeg" length="26028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Girişimcilikte kadın eli! İSTAF Buluşması'nda Gazze de unutulmadı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/girisimcilikte-kadin-eli-istaf-bulusmasinda-gazze-de-unutulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/girisimcilikte-kadin-eli-istaf-bulusmasinda-gazze-de-unutulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Bilim ve Düşünce Derneği İSTAF’ın düzenlediği Kadın Girişimciler Buluşması, siyaset, iş dünyası, akademi ve sanat dünyasından isimleri bir araya getirdi. Kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmeyi hedefleyen programda Gazze’deki anneler de unutulmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>İki bölümden oluşan etkinlikte ilk bölümde protokol konuşmaları, ikinci bölümde ise iş dünyası, akademi ve sanat temsilcilerinin mesajları yer aldı.</p>

<h3>Protokolden Güçlü Mesajlar</h3>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin UYGUR, Türkiye’de kadın girişimciliğinin hızla büyüdüğünü belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın bu alandaki destek projelerinin belirleyici olduğunu söyledi. İSTAF’ın samimi ve kararlı çalışmalarını takdir ettiğini ifade etti.</p>

<p>İSTAF Onursal Başkanı Ravza KAVAKCI KAN, kadının aile ve toplum üzerindeki etkisine vurgu yaptı. Gazze’de kadın ve çocukların yaşadığı ağır şartlara dikkat çeken KAVAKCI KAN, program kapsamında Gazzeli annelere ulaştırılacak yardımların önemini dile getirdi.</p>

<p>İSTAF Genel Başkanı Yakup YILMAZ, buluşmanın amacını şu sözlerle özetledi: “Amaç eksik olanı tamamlamak değil, var olan potansiyeli hak ettiği menzile ulaştırmaktır.” 25 bin gönüllüyle büyük bir aile olduklarını belirten YILMAZ, hukuk, gümrük, vergi, yazılım ve PR gibi alanlarda girişimcilere destek vermeye devam edeceklerini açıkladı.</p>

<h3>YILMAZ’dan 5 Adımlık Kadın Girişimcilik Destek Modeli</h3>

<p>Programın en dikkat çeken bölümü, Genel Başkan Yakup YILMAZ’ın açıkladığı “5 Adımlık Kadın Girişimcilik Destek Modeli” oldu.</p>

<p>YILMAZ, kadınların sahip olduğu potansiyelin doğru destek mekanizmalarıyla daha büyük başarılara dönüşeceğini belirterek, modelin sahada uygulanacağını söyledi.</p>

<p>Mentörlük Programı: Deneyimli iş insanları kadın girişimcilere birebir rehberlik edecek.</p>

<p>Stratejik Destek Ofisi: Hukuk, mevzuat ve bürokrasi süreçlerinde profesyonel danışmanlık sağlanacak.</p>

<p>İş Birliği Zirveleri: Kadın girişimcilerin ürün ve hizmetleri üç ayda bir düzenlenen zirvelerle ulusal ve uluslararası pazarlara taşınacak.</p>

<p>Finansal Köprü: Hibe, yatırımcı ağı ve devlet desteklerine erişim kolaylaştırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dayanışma Ağı: Kadın girişimciler arasında güçlü bir omuzdaşlık kültürü oluşturularak hiçbir fikir yalnız bırakılmayacak.</p>

<p>İSTAF Akademi Başkanı Prof. Dr. Salim YÜCE, onlarca etkinlikle yüzbinlerce insana ulaşmanın ve hayatlarına dokunmanın İSTAF’ın en büyük hedeflerinden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İSTAF Kadın Kolları Başkanı Emine KILIÇ ise “Kadın güçlenirse toplum güçlenir” diyerek kadının üretim ve ticaretteki rolünün toplumsal kalkınmaya doğrudan katkı sağladığını belirtti. Dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p>

<h3>Siyaset, Finans ve Akademi Aynı Masada</h3>

<p>Programın ikinci bölümünde iş dünyasından siyasete, akademiden sanata uzanan geniş bir katılımcı kadrosu söz aldı.</p>

<p>Ana Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Onur KILIÇ, siyasi iradenin kadın girişimcilere yönelik teşvik çalışmaları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>TCMB Para Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Elif HAYKIR HOBİKOĞLU, makroekonomik dengeler içinde kadın istihdamı ve girişimciliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>İSTAF KKTC Temsilcisi Selin ALTINCIĞLU, KKTC ile Türkiye arasında kurulan girişimcilik köprülerini anlattı.</p>

<p>Dr. Perihan AĞAY, kadın girişimciliğinde eğitim, mentorluk ve sürdürülebilirlik modellerini paylaştı.<br />
Vakıfbank Daire Başkanı Sibel SAĞMAN, kadın esnaflar ve yeni girişimciler için özel kredi paketleri ve finansmana erişim kolaylıklarını aktardı.</p>

<h3>Sanatçılardan Tam Destek</h3>

<p>Oyuncu ve müzisyen Burçin BİLDİK, seslendirdiği şarkılarla programa renk kattı.<br />
Türk Halk Müziği sanatçısı Mileena YILDIRIM da türkülerle salondaki davetlilere keyifli anlar yaşattı.</p>

<p>Büyük bir coşkuyla sona eren etkinlik, kadın girişimcilerin network ağlarını genişletmesine ve yeni iş birliklerinin doğmasına zemin hazırladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/girisimcilikte-kadin-eli-istaf-bulusmasinda-gazze-de-unutulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 21:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-18-at-210509.jpeg" type="image/jpeg" length="35219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir annenin lösemi günlüğü]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bir-annenin-losemi-gunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bir-annenin-losemi-gunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BU kitap Türkiye'de türünün ilk ve özel bir yayını olup lösemi hastalarının başucu kitabı olacak bir niteliği taşımaktadır. Ve bu günlük, sadece bir hastalığın kaydı değil; acının nasıl onurla taşındığının, sevginin ölüme karşı nasıl direndiğinin ve bir annenin yüreğinden süzülen evrensel bir tanıklığın eseridir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>5 GÜNDE 2. BASKI</strong></p>

<p><strong>KELEBEK MİSALİ</strong></p>

<p><strong>RUMEYSA</strong></p>

<p><strong>YETER ŞENTÜRK</strong></p>

<p><strong>384 SAYFA</strong></p>

<p><strong>LÖSEMİ/KANSER</strong><strong> </strong><strong>HASTALARI İÇİN BAŞUCU/REHBER BİR KİTAP…</strong></p>

<p><strong>TÜRKİYE’DE SAHASINDA BİR </strong><strong>İLK VE TEK </strong><strong>KİTAP</strong></p>

<p></p>

<p><strong>RUMEYSA’nın annesi Yeter hanımefendi</strong>; “Hastalık sürecini anlatan bir kitap yazmak istiyordu 11 yaşındaki kızım. Hatta başlamıştı” diye başlıyor günlüğünü yazmaya. Devamla; “Onun hayalini gerçekleştirip, verdiğimiz mücadeleyi, nasıl savaştığını, tevekkülünü, küçücük yaşında bizlere öğrettiklerini anlatmak istiyorum. Gidişinden önce biriktirip, konuşamadıklarımızı anlatacağım. Çünkü anlatmazsam artık kalbim dayanamayacak, patlayacak sanki…</p>

<p>Bizim mücadelemiz aslında binlerce anne, babanın, binlerce minik savaşçının hikâyesi…</p>

<p>Hepimizin hikâyesini anlatıyorum. Anne baba olmanın en ağır halini yaşayan, yaşadığı korkuyu çocuklarına hissettirmemeye çalışan, küçücük umuda tutunan, sessizce içlerinden ağlayan, haykırsa acıdan dağları titretecek olmasına rağmen bırakamayan anne babaların hikâyesini anlatıyorum. Aslında bu hepimizin hikâyesi…” diyor Yeter hanım ve 2 yıl boyunca yaşanmışlıklarının hikâyesini yani bir anne olarak kendini, kızını, ailesini ve kader birliği yaptığı bir avuç LÖSEMİ AİLESİNİ anlatıyor bu kitapta.</p>

<p>Evet, Lösemi (kan kanseri) süreci, hastalar ve aileleri için fiziksel zorlukların yanı sıra derin duygusal tecrübeler ve unutulmaz hatıralar barındıran, yeni yeni ailelerin oluştuğu, umutların paylaşıldığı, dayanışmanın had safhaya çıktığı, duygusallığın yoğunlaştığı zorlu bir mücadele dönemidir.</p>

<p>“Tıp biliminin çocukluk çağı kanserlerinde kat ettiği mesafe, bilim insanları için gurur vericidir. Bir zamanlar çaresizce izlenen pek çok tablo, bugün multidisipliner yaklaşımlar, gelişmiş tedavi protokolleri ve ileri teknolojilerle yönetilebilmektedir. Her yeni çalışma, bu yolda karanlıkta yeşeren bir umuttur. Bununla birlikte <strong><i>hekimler ve sağlık çalışanları olarak çok iyi bilirler ki; tedavi bizim elimizden gelse de, mutlak şifa Allah’tandır.</i></strong> Bazen tıp tüm imkânlarını seferber eder ancak kaderin çizgisinde teslim olduğumuz bir eşiğe geliriz ve bazen en ileri tedaviler değil, en derin bağlar belirler bu yolculuğun anlamını. Rumeysa’nın hikâyesi, bize tıbbın ne kadar ilerlediğini gösterdiği kadar, insanın ve sevginin gücünün tıbbın bittiği yerde nasıl devam ettiğini de hatırlatıyor. Onun aramızdan ayrılışı başta ailesi olmak üzere tüm sevenleri için geride doldurulması güç bir boşluk bırakmıştır. Ancak yaşanan bu süreç, bir annenin sabrını ve bir çocuğun metanetini en yalın şekilde ortaya koymaktadır. Çünkü <strong><i>bazı mücadeleler kazanılmak için değil, sevginin ne kadar güçlü olduğunu göstermek için yaşanır.”</i></strong></p>

<p>Ne var ki bu menhus hastalığa yakalanıp da yaşanan süreçle alakalı annelerin, yakınlarının hatta bizzat hastaların yaşadıklarıyla, tedavi günleriyle, hastane yaşantılarıyla hatta tedavi sonrasıyla alakalı süreci anlatan, anılarını paylaşan, yeni hastalara tecrübe ve tavsiyelerinin aktarıldığı bilgileri içeren kitap veya kitaplar, yayınlar maalesef bir elin parmakları kadar bile YOKTUR ülkemizde.</p>

<p><img alt="Rmse" height="540" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/rmse.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="383" /></p>

<p><strong>EVET, MAALESEF ÖZELLİKLE LÖSEMİ/ KAN KANSERi ile alakalı bu tür anı, hikâye türünde yayınlarımız yok ve bu kitap türünün ilk kitabı olarak yayınlanmış oluyor.</strong></p>

<p>Lösemi tedavi sürecinin ne denli zorlu bir mücadele olduğunu yaşamayan bilemez tabii ki. Hatta bizlerin, özellikle çocukların; ailelerin özelde annelerin bu tedavi sürecine nasıl tahammül gösterebildiklerini hakkıyla bilmemiz de mümkün görünmemektedir. O tahammülü onlara ancak Allah bahşetmektedir. Bunu başka bir şeyle açıklamanın da imkânı yoktur.</p>

<p>Bu günlüğü yayına hazırlarken bir öğretmen anne olan Yeter hanımın sade, duygulu, sevgi yüklü anlatısına o kadar kendimizi kaptırdık ki adeta onunla ve (takdiri ilahinin tecellisiyle) melek olan Rumeysa ile an be an süreci yaşadık. Duygulandık. Gözyaşı döktük.</p>

<p>Bu satırlarda kendinden bir parça bulan her aile, şifa arayan her hasta ve bu kutsal mesleğe gönül veren her hekim, hemşire ve sağlık çalışanı şunu bilmelidir: Bilim ilerliyor, dualarımız baki ve bu zorlu yolda aslında hiçbirimiz yalnız değiliz. O koridorlarda hissedilen ortak duygu, bizi; hekimler, hemşireleri, hastane çalışanlarını ve hastaları hep birlikte görünmez bağlarla birbirimize bağlıyor<strong><i>. Bazı hayatlar kısa sürer; ama bıraktıkları iz, bir ömürden daha uzundur. </i></strong></p>

<p>İnanıyoruz ki bu zorlu, sabırla, sevgiyle donatılmış hatırayı okurken siz de o süreci yaşayacak ve bu menhus rahatsızlığa düçar olmuş yavrularımız/hastalarımız için dualarınızı esirgemeyecek hatta <strong>ihtiyaç anında DONÖR olma, ilik-kan-verme gibi ulvi görevlerinizi ihmal etmeyerek</strong> <strong>yerine getirmeyi bir dini/insani vecibe olarak göreceksiniz.</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İşte bu kitap bizlere farkında olamadığımız bu hassasiyetleri hatırlatmaktadır. Hatırlatacaktır.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bir-annenin-losemi-gunlugu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/rms.jpg" type="image/jpeg" length="24511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mücevher dünyası 60. kez İstanbul’da buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/mucevher-dunyasi-60-kez-istanbulda-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/mucevher-dunyasi-60-kez-istanbulda-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en prestijli beş mücevher fuarından biri olan IJS Istanbul Jewelry Show, bu yıl 40. yaşını kutlarken 60’ıncı edisyonuyla küresel ticaretin nabzını tutmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><i>Haber: Emirhan HINISLIOĞLU</i></p>

<p></p>

<p>30 Eylül - 03 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek dev organizasyon, 15 ülkeden bine yakın firma ve markayı, 120’den fazla ülkeden gelecek 18 bin ziyaretçiyle bir araya getirecek.</p>

<p>Fuarın, üreticilerin 2027 koleksiyonlarını finalize edeceği kritik bir dönemde gerçekleştiğini belirten Kurucu Ortak Şermin Cengiz, IJS’in hem tasarım hem de yeni iş birlikleri için stratejik bir merkez olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Ijs Fuar" height="768" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/ijs-fuar.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1152" /></p>

<p>50 bin metrekarelik alanda; altın takılardan pırlanta tasarımlara, üretim teknolojilerinin sergilendiği IJS Tech bölümünden usta tasarımcıların buluştuğu Designer Club'a kadar mücevhere dair her şey tek çatıda toplanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektörün gelecek vizyonunu şekillendirecek bu uluslararası buluşma, Türkiye’nin mücevher ticaretindeki gücünü bir kez daha kanıtlayacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/mucevher-dunyasi-60-kez-istanbulda-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 21:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/ijs-fuar2.JPG" type="image/jpeg" length="26370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, Avrupa’nın Fiber Şampiyonlar Ligi’nde zirveye oynuyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-avrupanin-fiber-sampiyonlar-liginde-zirveye-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiye-avrupanin-fiber-sampiyonlar-liginde-zirveye-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’yi en kuzeyinden en güneyine, en doğusundan en batısına fiber ağlarla örerek Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan Türk Telekom, 550 bin kilometreyi aşan fiber altyapısıyla Türkiye’deki fiber ağın yaklaşık yüzde 80’ini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Güçlü fiber altyapısıyla 81 ili uçtan uca birbirine bağlayan Türk Telekom, Türkiye’nin fiber altyapıda devler ligindeki yerini sağlamlaştırırken; FTTH Council Europe’un yayımladığı FTTH/B Market Panorama raporuna göre Türkiye’nin fiberleşme hızında Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığı da tescillendi. Fiberdeki gücünü mobile de taşıyan Türk Telekom, 5G için kritik öneme sahip LTE mobil baz istasyonlarında fiberleşme oranını yüzde 62’ye yükselterek, dünya genelinde 2030 yılı için hedeflenen seviyenin şimdiden üzerine çıktı.</p>

<p></p>

<p>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom olarak ‘insan’ odaklı yatırımlarımız ve aralıksız sürdürdüğümüz çalışmalarımızla ülkemizi geleceğe taşıyoruz. Faaliyetlerimizle yalnızca bugünün bağlantı ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, 5G dünyasının yapay zeka ekosistemini, tüm ileri teknolojileri ve milli teknoloji üretme vizyonumuzu destekleyecek güçlü bir dijital omurga oluşturuyoruz. Sadece ‘merkeze değil herkese’ hizmet anlayışımızla bu dijital omurgayı Türkiye’nin en zorlu coğrafyalarına kadar taşıyoruz. Türkiye, sayısal artışta eve, binaya kadar fiberde Avrupa ikincisi olurken, bu artışa en yüksek katkıyı sunmanın gururunu yaşıyoruz. Ortaya koyduğumuz vizyonun somut bir göstergesi olan FTTH Council’in raporu Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda Avrupa ölçeğinde oyun kurucu bir güç olduğunu da kanıtlıyor. Türk Telekom olarak liderlik ettiğimiz bu yolculukta ülkemizi küresel dijital ekonominin merkez üslerinden biri yapma hedefimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom, dijital geleceğin inşası için çalışmalarına ve yatırımlarına aralıksız devam ediyor. 550 bin km’yi aşan fiber altyapısıyla Türkiye’nin fiber ağının yaklaşık yüzde 80’ini taşıyan Türk Telekom, geleceğin teknolojileri için güçlü bir dijital omurga oluşturuyor. Fiber ağını en kuzeyinden en güneyine, en doğusundan en batısına ülkenin her köşesine taşıyan Türk Telekom, Türkiye’nin dijital altyapıda bölgesinin önemli bir gücü olmasına liderlik ederken; FTTH Council Europe’un yayınladığı FTTH/B Market Panorama raporuna göre Türkiye’nin fiberleşme hızında Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında olduğu tescillendi. Eylül 2024 ile Eylül 2025 arasındaki bir yıllık verileri kapsayan FTTH/B Market Panorama raporuna göre; Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında Almanya’nın ardından en fazla FTTH/B (Eve, binaya kadar fiber) hane erişimi artışı sağlayan ikinci ülke oldu. Aynı rapora göre Türkiye, fiber hane erişimi yıllık büyüme oranında Belçika, Malta, Almanya ve İsviçre ile birlikte Avrupa’nın en hızlı gelişen ilk 5 pazarı arasında yer aldı. Türk Telekom, aralıksız sürdürdüğü fiber altyapı çalışmalarıyla bu artışa en yüksek katkıyı sunan operatör oldu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 12 At 17.04.57" height="861" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-170457.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1754" /></p>

<p>“Sadece merkeze değil herkese” anlayışıyla Türkiye’yi fiber ağlarla örmeye devam eden Türk Telekom, herkes için 5G vizyonuyla girdiği yeni dönemde 5G için kritik öneme sahip LTE mobil baz istasyonlarını fiberleştirmeye devam ediyor. LTE mobil baz istasyonlarının yüzde 62’sini fiberle bağlayarak dünya genelinde 2030 yılı için hedeflenen oranın üzerine çıkan Türk Telekom, güçlü fiber altyapısını mobil yatırımlarla destekleyerek Türkiye’nin her köşesinde ve herkes için kesintisiz 5G deneyimi sunuyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>“Sadece ‘merkeze değil herkese’ hizmet anlayışımızın tescili”</strong></p>

<p><strong>Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin</strong>, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom olarak ‘insan’ odaklı yatırımlarımız ve aralıksız sürdürdüğümüz çalışmalarımızla ülkemizi geleceğe taşıyoruz. Faaliyetlerimizle yalnızca bugünün bağlantı ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, 5G dünyasını, yapay zeka ekosistemini, tüm ileri teknolojileri ve milli teknoloji üretme vizyonumuzu destekleyecek güçlü bir dijital omurga oluşturuyoruz. Sadece ‘merkeze değil herkese’ hizmet anlayışımızla bu dijital omurgayı Türkiye’nin en zorlu coğrafyalarına kadar taşıyoruz. Türkiye, eve, binaya kadar fiber hane erişimi artışında Avrupa ikincisi olurken, bu artışa en yüksek katkıyı sunmanın gururunu yaşıyoruz. Ortaya koyduğumuz vizyonun somut bir göstergesi olan FTTH Council’in raporu Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda Avrupa ölçeğinde oyun kurucu bir güç olduğunu da kanıtlıyor. Türk Telekom olarak liderlik ettiğimiz bu yolculukta ülkemizi küresel dijital ekonominin merkez üslerinden biri yapma hedefimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>“Kar odaklı değil ‘insan’ odaklı yatırımlarla, ülkemizin her ferdine ileri teknoloji götürüyoruz”</strong></p>

<p>“Sadece merkeze değil herkese” hizmet anlayışıyla 81 ilin her köşesini fiber ağlarla ördüklerini belirten <strong>Ebubekir</strong> <strong>Şahin</strong>, “Türkiye’nin her köşesine yayılan yatırımlarımızda herkes için dijital gelecek inşa ediyoruz. Geleceğin ileri teknolojilerinin temelini oluşturan fiber ağımızı, coğrafi ve fiziki koşulların çetin olduğu noktalara taşıyor, dijital çağın olanaklarını herkes için erişebilir hale getiriyoruz. Kar odaklı değil ‘insan’ odaklı yatırımlar gerçekleştiriyor, yalnızca nüfus yoğunluğu yüksek bölgelere değil nüfus yoğunluğu düşük bölgelere de aynı hizmeti götürüyoruz. Bu sadece teknik bir başarı değil, yerli ve milli vizyonumuzun, ülkemizin her ferdine en ileri teknoloji sunma kararlılığımızı gösteriyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan SEGE-2022 (Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması) Raporu sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş bölgelere bağlantı sağlama konusundaki kararlılığımızı açıkça ortaya koyuyor. Sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş olarak tanımladığımız 343 ilçede, 2020 yılında 671 bin olan fiber hane kapsaması sayısını 2025 itibarıyla 1,2 milyon haneye yükselttik. Herkes için eşit bir dijital gelecek vizyonumuz kapsamında yine aynı ilçelerde son 5 yılda toplam 6,6 bin yeni baz istasyonu devreye alarak aynı ilçelerdeki mobil nüfus kapsama oranımızı son 5 yılda yüzde 76’dan yüzde 99’a yükselttik. Bu sayede Türkiye’nin her köşesinde kaliteli ve güvenilir erişim hizmeti sağlamakla kalmıyor, dijitalleşmeye, sosyal ve ekonomik kalkınmaya da katkı sunuyoruz. Ülkemizin her köşesini fiberle örmeye, ‘Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı yapmaya ve ülkemizin küresel rekabet gücüne destek olmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-avrupanin-fiber-sampiyonlar-liginde-zirveye-oynuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-170457-1.jpeg" type="image/jpeg" length="96451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim fakültesi öğrencilerine Basın İlan Kurumu’nda staj imkânı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/iletisim-fakultesi-ogrencilerine-basin-ilan-kurumunda-staj-imkani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/iletisim-fakultesi-ogrencilerine-basin-ilan-kurumunda-staj-imkani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Müdürlük ve 16 Bölge Müdürlüğünü kapsayan yaz dönemi staj programı için başvurular 1-15 Mayıs tarihleri arasında alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik yaz dönemi staj programı başlatıyor. Program kapsamında adaylar, Kurumun Genel Müdürlüğü ile 16 Bölge Müdürlüğünde mesleki deneyim kazanma fırsatı elde edecek.</p>

<p>Staj için başvurular 1-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında alınacak, değerlendirme ve görüşme süreçleri ise 18-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Başvurusu kabul edilen adaylar için belge teslim süreci ise 1-5 Haziran 2026 tarihleri arasında tamamlanacak.</p>

<p>Başvuru şartlarını görüntülemek ve başvuru yapmak için <strong><a href="https://bik.gov.tr/staj-basvurusu/" rel="nofollow">tıklayınız.</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/iletisim-fakultesi-ogrencilerine-basin-ilan-kurumunda-staj-imkani</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/08/universite-3.jpg" type="image/jpeg" length="80896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-ile-anadolu-universitesi-arasinda-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-ile-anadolu-universitesi-arasinda-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Protokolle, eğitim ve staj programlarından akademik çalışmalara, araştırma projelerinden ortak bilimsel etkinliklere uzanan geniş bir çerçevede iş birlikleri hayata geçirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><br />
Basın İlan Kurumu (BİK), kamu-akademi iş birliği vizyonu doğrultusunda üniversitelerle yürüttüğü ortaklıklara bir yenisini daha ekleyerek Anadolu Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı.</p>

<p>Protokol ile eğitim, uygulama ve sektör deneyimini bir araya getiren çalışmaların hayata geçirilmesinin yanı sıra öğrencilerin mesleki yetkinliklerinin artırılması ve medya alanındaki nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h3>Protokol, öğrencilere önemli fırsatlar sunacak</h3>

<p>İmza töreninde konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, protokolün özellikle iletişim ve basın-yayın alanında öğrencilere önemli fırsatlar sunacağını belirtti.</p>

<p>Rektör Adıgüzel, “İletişim bilimleri alanındaki güçlü birikimimizle, sektörle daha yakın temas kurmayı önemsiyoruz. Genel Müdürümüzle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda medya ve iletişim alanında yapılabilecek ortak çalışmaları değerlendirdik ve bu iş birliği protokolünü hayata geçirdik. Bu adımla birlikte başta basın-yayın alanı olmak üzere öğrencilerimizin sektöre hazırlanması ve istihdam olanaklarının artırılması hedeflenmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>İş birliği, sektöre geçişte köprü işlevi görecek</h3>

<p>Türkiye’nin en köklü üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi’nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ise “İki köklü kurum arasında kurulan bu iş birliğinin; Eskişehir’deki yerel medya için olduğu kadar Üniversitede eğitim gören öğrencilerin sektöre daha hızlı uyum sağlamaları açısından da önemli bir köprü işlevi göreceğine inanıyoruz. Amacımız genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırmaktır” şeklinde konuştu.</p>

<h3>Akademik ve mesleki iş birlikleri geliştirilecek</h3>

<p>Genel Müdür Çay ve Rektör Adıgüzel’in imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri ve benzeri somut akademik ve mesleki iş birliği faaliyetleri gerçekleştirecek.</p>

<p>Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Staj ve uygulamalı eğitim imkânı</h3>

<p>Anadolu Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.</p>

<p>Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Senato Odası’nda gerçekleştirilen imza törenine Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, BİK Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren de katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-ile-anadolu-universitesi-arasinda-is-birligi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/t7-a3036-2jpg-1536x1056.jpeg" type="image/jpeg" length="36971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İHH reklam]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ihh-reklam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ihh-reklam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHH Sumud Filosu reklam]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Fatma Aydın</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ihh-reklam</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/1286x720jpg.jpeg" type="image/jpeg" length="74676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekranın Ardındaki Kriz:  Gençler Görünmeyen Risklerle Kuşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ekranin-ardindaki-kriz-gencler-gorunmeyen-risklerle-kusatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ekranin-ardindaki-kriz-gencler-gorunmeyen-risklerle-kusatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital Dönüşüm Uzmanı Emre Özcan ‘’Okullar, sadece akademik bilgi aktaran kurumlar olmaktan çıkmalı ve öğrencilerin dijital dünyaya hazırlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlamalıdır. Dijital okuryazarlık, medya bilinci ve güvenli internet kullanımı eğitim müfredatının bir parçası haline getirilmelidir.’’ diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i>Haber: Fatma Gülşen Koçak</i></p>

<p>Dijital Dönüşüm Uzmanı Emre Özcan kimdir?</p>

<p>1991 doğumlu <strong>Emre Özcan</strong>, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu ve Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlamış bir <strong>Dijital Dönüşüm Uzmanı</strong>dır. Kariyerine 2012'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda başlayan Özcan; Turkuvaz Medya gibi kurumlarda ve kamu sektöründe dijital pazarlama ile sosyal medya alanlarında uzmanlaşmıştır. Aktif bir eğitimci olarak sosyal medya okuryazarlığı ve kadın girişimcilere yönelik dersler vermektedir. Ödüllü <strong>"Şehir Engel Tanımaz"</strong> YouTube kanalının kurucusu olan Özcan, televizyon programları ve Dijital Karga platformunda içerik üretmektedir. Ayrıca, <strong>"Mesleklerin Geleceği"</strong> kitabının yazarıdır.</p>

<p><img alt="Emre Özcan" height="1133" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/emre-ozcan.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1125" /></p>

<p></p>

<p>Son zamanlarda okullarda yaşanan acı olayalar çerçevesinde dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerini ailelere eğitimcilere ve devlet yetkililerine düşen sorumlulukları Dijital Dönüşüm Uzmanı Emre Özcan ile konuştuk.</p>

<h3><strong>DİJİTAL DÜNYADA TEMEL RİSKLER VE TEHDİTLER</strong></h3>

<p><strong>Dijital dünyada çocuklar ve gençler için bugün en büyük tehlikeler nelerdir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün en büyük tehlike, kontrolsüz maruziyet ile rehbersiz kullanımın birleşmesidir. Çocuklar ve gençler dijital dünyaya çok erken yaşta dahil oluyor ancak bu alanı nasıl yöneteceklerine dair yeterli bilinç çoğu zaman oluşturulamıyor. Algoritmaların yönlendirdiği içerik akışı, farkında olmadan daha uç, daha dikkat çekici ve zaman zaman riskli içeriklerle karşılaşma ihtimalini artırıyor. Burada asıl mesele içeriklerin varlığı değil, bu içeriklerin zamanla normalleşmesi ve eleştirel süzgeçten geçirilmeden kabul edilmesidir. Ayrıca dijital dünya, sosyal hayattaki eksiklikleri telafi eden bir alan haline geldiğinde, bağımlılık ve gerçeklikten kopma riski de artmaktadır.</p>

<h3><strong>ŞİDDET İÇERİKLERİ VE PSİKOLOJİK ETKİLER</strong></h3>

<p><strong>Sosyal medya, şiddet içerikleri ve nefret söylemi gençlerin psikolojisini nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Sürekli tekrar eden şiddet ve nefret dili, genç bireylerde duyarsızlaşmaya ve empati kaybına yol açabilir. Bu içerikler zamanla olağan bir durum gibi algılanmaya başlanabilir. Ancak burada kritik nokta şudur: Dijital içerik tek başına belirleyici değildir. Aile içi iletişim, sosyal çevre, ekonomik koşullar ve bireyin psikolojik durumu bu etkilerin nasıl şekilleneceğini belirler. Destekleyici bir ortamda büyüyen bir genç ile yalnızlık yaşayan, kendini ifade edemeyen bir genç aynı içerikten çok farklı etkilenir. Bu nedenle mesele sadece içerik değil, o içeriğin hangi zeminde karşılandığıdır.</p>

<p></p>

<h3><strong>ŞİDDET VE DİJİTAL PLATFORMLARIN ROLÜ</strong></h3>

<p><strong>Son günlerde yaşanan okul cinayetleri açısından baktığınızda, dijital platformların etkisi nedir?</strong></p>

<p>Bu tür trajik olayları tek bir nedene bağlamak hem eksik hem de yanıltıcıdır. Dijital platformlar bazı bireyler üzerinde etkili olabilir ancak bu olaylar genellikle çok katmanlı bir sürecin sonucudur. Sosyal izolasyon, ekonomik baskılar, aile içi iletişim eksikliği, akran zorbalığı ve psikolojik destek mekanizmalarının yetersizliği bir araya geldiğinde risk artar. Dijital ortam, bu sorunların üretildiği yerden ziyade, çoğu zaman bu sorunların görünür hale geldiği bir alan olarak karşımıza çıkar. Yani dijital platformlar tek başına sebep değil, bazı durumlarda hızlandırıcı veya görünürlük sağlayıcı bir rol oynar.</p>

<h3><strong>ONLINE OYUNLAR VE DİJİTAL TOPLULUKLAR</strong></h3>

<p><strong>Online oyunlar ve dijital topluluklar gençleri nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Online oyunlar ve dijital topluluklar tek başına bir tehdit değildir. Doğru kullanıldığında oyunlar strateji geliştirme, problem çözme, hızlı karar alma ve sosyalleşme gibi birçok olumlu katkı sağlayabilir. Ancak denetimsiz kullanım, uzun süreli ekran maruziyeti ve özellikle yalnızlık hissi ile birleştiğinde riskli hale gelebilir. Burada kritik olan oyunun kendisi değil, kullanım süresi, içerik seçimi ve çocuğun içinde bulunduğu sosyal bağlamdır. Aile desteği zayıf olan, sosyal çevresi sınırlı olan gençler için dijital ortam bazen bir kaçış alanına dönüşebilir.</p>

<h3><strong>SİBER ZORBALIK VE GERÇEK HAYAT İLİŞKİSİ</strong></h3>

<p><strong>Siber zorbalık ile gerçek hayattaki şiddet arasında nasıl bir bağ var?</strong></p>

<p>Siber zorbalık, bireyin psikolojik dayanıklılığını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür. Sürekli aşağılanma, dışlanma ve hedef gösterilme gibi durumlar genç bireylerde ciddi bir stres ve öfke birikimi yaratabilir. Bu durum bazı bireylerde içe kapanma, özgüven kaybı ve depresyon gibi sonuçlar doğururken, bazı bireylerde bu birikmiş öfkenin dışa vurulmasına neden olabilir. Bu nedenle dijital zorbalık, gerçek hayattaki davranışları etkileyen ve ciddiyetle ele alınması gereken bir risk alanıdır.</p>

<p></p>

<h3><strong>AİLELER İÇİN UYARI İŞARETLERİ</strong></h3>

<p><strong>Aileler hangi işaretlere dikkat etmeli?</strong></p>

<p>Aileler için en önemli sinyal, çocukta gözlemlenen ani davranış değişiklikleridir. İçe kapanma, aşırı öfke, uyku düzeninde bozulma, sosyal ilişkilerden uzaklaşma, sürekli ekran başında olma ve gizlilik eğiliminin artması dikkat edilmesi gereken başlıca işaretlerdir. Ancak burada sadece kontrol etmek yeterli değildir. Çocukların kendilerini rahatça ifade edebileceği bir güven ortamı oluşturmak gerekir. Aksi halde çocuklar yaşadıkları sorunları gizlemeyi tercih edebilir. Ailelerin dijital dünyayı anlaması ve çocuklarıyla bu konuda açık iletişim kurması büyük önem taşır.</p>

<h3><strong>OKULLARIN SORUMLULUĞU VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER</strong></h3>

<p><strong>Okullar hangi önlemleri almalı?</strong></p>

<p>Okullar, sadece akademik bilgi aktaran kurumlar olmaktan çıkmalı ve öğrencilerin dijital dünyaya hazırlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlamalıdır. Dijital okuryazarlık, medya bilinci ve güvenli internet kullanımı eğitim müfredatının bir parçası haline getirilmelidir. Rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli, öğrencilerin psikososyal durumları düzenli olarak gözlemlenmelidir. Erken uyarı sistemleri sayesinde riskli davranışlar büyümeden fark edilebilir. Okulların bu süreçte ailelerle iş birliği içinde hareket etmesi de oldukça önemlidir.</p>

<h3><strong>ALGORİTMALAR VE GERÇEKLİK ALGISI</strong></h3>

<p><strong>Algoritmaların etkisi nedir?</strong></p>

<p>Algoritmalar, kullanıcıyı daha uzun süre platformda tutmayı hedefler ve bu doğrultuda dikkat çekici içerikleri öne çıkarır. Bu içerikler çoğu zaman uç, çarpıcı ve duygusal yoğunluğu yüksek içerikler olabilir. Genç bireyler bu içeriklere sürekli maruz kaldığında, gerçeklik algılarında kaymalar yaşanabilir. Dünya olduğundan daha tehlikeli ya da daha normal dışı bir yer gibi algılanabilir. Ancak burada yine belirleyici olan, bu içeriklerin nasıl yorumlandığı ve bireyin bu noktada ne kadar bilinçli olduğudur.</p>

<h3><strong>YETKİLİLERE YÖNELİK POLİTİKA ÖNERİLERİ</strong></h3>

<p><strong>Yetkililere önerileriniz nelerdir?</strong></p>

<p>Dijital platformlar içerik politikalarını daha etkin hale getirmeli ve zararlı içeriklerin yayılımını sınırlandırmalıdır. Bununla birlikte ailelere yönelik dijital bilinçlendirme programları artırılmalı, okullarda bu konuda eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Özellikle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocuklar için dijital okuryazarlık ve psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmelidir. Çünkü dijital riskler çoğu zaman sosyal eşitsizliklerle birlikte daha derin hale gelir. Bu konu sadece teknoloji değil, aynı zamanda bir sosyal politika meselesidir.</p>

<h3><strong>TOPLUMSAL MÜCADELE VE ORTAK SORUMLULUK</strong></h3>

<p><strong>Toplum olarak nasıl bir mücadele vermeliyiz?</strong></p>

<p>Bu meseleye tek boyutlu yaklaşmak mümkün değildir. Aileler, okullar, kamu kurumları ve dijital platformlar birlikte hareket etmelidir. Yasaklayıcı ve korku odaklı yaklaşımlar yerine, bilinçlendirici ve yönlendirici bir yaklaşım benimsenmelidir. Çocukları dijital dünyadan tamamen uzak tutmak artık gerçekçi değildir. Önemli olan, onları bu dünyada doğru şekilde var olabilecek bilgi ve farkındalıkla donatmaktır. Güçlü aile yapısı, bilinçli eğitim sistemi ve dengeli dijital politikalar bir araya geldiğinde, riskleri azaltmak ve daha sağlıklı bir dijital toplum inşa etmek mümkündür.</p>

<h3><strong>YASAKLAMA MI, YÖNLENDİRME Mİ?</strong></h3>

<p><strong>Dijital dünyayı riskli alan olarak görüp tamamen yasaklamak çözüm olabilir mi?</strong></p>

<p>Dijital dünyayı tamamen riskli bir alan olarak görmek de doğru değildir. Çünkü aynı platformlar, doğru kullanıldığında eğitim, gelişim ve fırsat eşitliği açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Bugün bir çocuk dünyanın en iyi eğitim içeriklerine ulaşabilir, farklı kültürleri tanıyabilir ve kendini geliştirebilir. Ancak burada belirleyici olan erişim değil, bu erişimin nasıl yönetildiğidir. Bilinçsiz kullanım, fırsatı riske dönüştürürken; bilinçli kullanım, riski fırsata çevirebilir. Bu nedenle yapılması gereken şey yasaklamak değil, yönlendirmektir. Çocuklara ve gençlere “uzak dur” demek yerine “nasıl kullanacağını öğren” demek çok daha sürdürülebilir bir yaklaşımdır. Dijital dünya artık hayatın dışında değil, tam merkezindedir. Bu yüzden çözüm, bu dünyayı reddetmek değil; onu doğru anlamak ve doğru şekilde yönetmektir.</p>

<p><img alt="Resim6-12" height="727" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/resim6-12.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<h3><strong>EKRAN SÜRESİ VE İÇERİK YÖNETİMİ</strong></h3>

<p><strong>Ekran süresini azaltmak yerine doğru içeriklere yönlendirmek çözüm olabilir mi?</strong></p>

<p>Sadece ekran süresini azaltmaya odaklanmak çoğu zaman yeterli değildir. Önemli olan, geçirilen zamanın nasıl değerlendirildiğidir. Üretken içerikler, eğitici videolar, araştırma ve öğrenme süreçleri çocukların gelişimine katkı sağlarken; kontrolsüz ve amaçsız tüketim tam tersine zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve motivasyon kaybı yaratabilir. Bu nedenle aileler ve eğitimciler, süreyi sınırlamak kadar içeriği yönlendirmeye de odaklanmalıdır. Çocuğun ne izlediğini, ne oynadığını ve kimlerle etkileşim kurduğunu anlamaya çalışmak, doğrudan yasak koymaktan çok daha etkili sonuçlar verir. Dijital dünyada sağlıklı bir denge kurabilmek, hem bireysel farkındalık hem de çevresel destekle mümkün hale gelir.</p>

<p><strong>Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.</strong></p>

<p>Ben teşekkür ederim.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ekranin-ardindaki-kriz-gencler-gorunmeyen-risklerle-kusatiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/resim3-2-1.jpg" type="image/jpeg" length="68917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul’un köylerinde mandalar ve sulak alanların yaşayan mirası kutlanacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/istanbulun-koylerinde-mandalar-ve-sulak-alanlarin-yasayan-mirasi-kutlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/istanbulun-koylerinde-mandalar-ve-sulak-alanlarin-yasayan-mirasi-kutlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un kuzeyindeki sulak alan köylerinden Ağaçlı’da 16 Mayıs 2026 Cumartesi günü, 5. Manda Festivali gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manda Festivali, CLIMAVORE x Jameel at RCA, Dört Ayaklı Şehir- Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği tarafından ve mandacılıkla geçinen insanlarla iş birliği içinde her yıl düzenlenen, mandaları ve onlarla yaşayan pastoral pratiklerin İstanbul’un kuzeyindeki sekiz orman köyündeki varlığını ve sürekliliğini kutlayan bir etkinlik. Şehrin son kalan pastoralist pratiklerinden bu yaşam biçimi, festival aracılığıyla görünür kılınıyor. Festival, mandaları ve onların haklarını merkeze alarak, zarar görmüş sulak alanların onarımında ve ortak geleceğin şekillendirilmesinde kilit varlıklar olduklarını kabul ediyor. Otlatma pratiklerini hasar görmüş arazilerin yeniden canlandırılması ile ilişkilendirerek, mandaların, mandacılıkla geçinen insanların ve sulak alanların iç içe geçmiş geleceğini onurlandıran festival hem yaşam alanlarının hem de yaşamlarının korunması gerekliliğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Bugün yaklaşık 4.000 manda ve 40’ı aşkın mandacılıkla geçinen insan hâlâ bu değişken sulak alan meralarında dolaşmaya devam ediyor; ancak yaşamları artan altyapı projeleri ve değişen arazi kullanımlarıyla tehdit altında. CLIMAVORE x Jameel at RCA’nın Manda Müşterekleri projesi, İstanbul’un post-endüstriyel sulak alanlarında mandaları ve onların sürdürdüğü çok-türlü yaşam biçimini destekliyor. Araştırma, uzun soluklu saha çalışmaları ve her yıl düzenlenen Manda Festivali aracılığıyla, mandaların yaşam alanlarını korumayı ve İstanbul’un gıda kuşağının hayati bir parçasını oluşturan sulak alan ekolojilerini yeniden canlandırmayı hedefliyor.</p>

<p>Mandalar, onlara bakan ve mandacılıkla geçinen insanlar ve yaşam alanları arasındaki ekolojik ve toplumsal ilişkileri öne çıkaran şehir çapındaki kampanyaya dayanan festival; yerel örgütleri, doğa ve ekoloji savunucularını, hayvan hakları aktivistlerini, dayanışma gruplarını, yerel müzisyenleri, sanatçıları, biyologları, yoğurt üreticilerini ve geniş halk kesimlerini bir araya getiriyor. Bu yılki programda mera yürüyüşleri, çocuk korteji, canlı müzik, çocuk atölyeleri, tadımlar ve yerel üretici pazarı yer alacak. Sulak alan ekosisteminin insan ve insan-dışı sakinlerini onurlandırmak amacıyla düzenlenen Manda ve Mandacı Portre Yarışması’nın üçüncüsü gerçekleştirilecek ve kazananlara özel manda çanları (lopka) ödül olarak verilecek.</p>

<p>Festival bu yıl aynı zamanda, manda çanlarının özgün biçiminden yola çıkarak adını alan Lopka’nın da lansmanına ev sahipliği yapacak. Lopka, İstanbul’un orman köylerindeki mandacılarla birlikte geliştirilen ve Ariste Peynir ile İstanbul Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) desteğiyle hayata geçirilen bir yoğurt markası. Sulak alanların ve peyzajların korunması, manda varlığının geleceğinin güvencesi için hayati önem taşıyor. Muhallebicilerden köklenen manda sütüyle kurulmuş derin bağ üzerinden gelişen mutfak geleneklerini yeniden canlandıran Lopka, aynı zamanda mandaların yaşamının ve haklarının korunmasını destekliyor, tehlike altındaki sulak alan ekosistemlerini onarıyor ve İstanbul’un kırsal pastoral mirasını kentin çeperlerinde yaşatmayı hedefliyor.</p>

<p>Festival bu yıl, 10 - 17 Mayıs tarihleri arasında restoran iş birlikleriyle yürütülen LOPKA kampanyasına da ev sahipliği yapacak. LOPKA hem mandacılarla birlikte geliştirilen yeni bir manda yoğurt markası, hem de İstanbul’un mutfak kültürünü, mandalarını ve sulak alanlarını geleceğe taşıyan bir gastronomi hareketi. Restoran menülerinde özel tariflerle yer alacak LOPKA, kentlileri sulak alanların lezzetiyle buluştururken; aynı zamanda bu ekosistemlerin yeniden canlanmasına katkı sunan, mandacıları güçlendiren ve İstanbul’un manda sütü geleneğini yaşatan şehir çapında bir dayanışma ağı kuruyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>CLIMAVORE x Jameel at RCA Hakkında</strong></p>

<p>CLIMAVORE x Jameel at RCA, RCA Mimarlık Okulu Kıdemli Araştırma Görevlileri ve Cooking Sections sanat ve mimarlık ofisinin kurucu ortakları Alon Schwabe ve Daniel Fernández Pascual tarafından yönetilen bir girişimdir. CLIMAVORE x Jameel at RCA, ekolojik ağları mevcut sürdürülebilirlik anlayışlarının ötesine taşımak ve gıda ve iklim adaleti etrafında yeni bilgiler üretmek için mimari ve sanatsal araştırma araçları, eğitim ve eylem kullanır. Bu işbirliği, yeni metodolojiler geliştirerek ve dünya çapında politikaları iyileştirerek insan faaliyetleri iklimi değiştirirken nasıl yemek yediğimizi yeniden hayal etmeyi amaçlamaktadır.</p>

<p></p>

<p>RCA'daki CLIMAVORE x Jameel, iki farklı ve ilgili projeye odaklanan ve kilit yerel işbirlikleri aracılığıyla Türkiye, Fransa ve İtalya'daki vaka çalışmalarına odaklanan üç yıllık bir ortaklıktır. CLIMAVORE x Jameel'in iki projesi, yüzyıllar boyunca insan faaliyetleriyle daha da kötüleşen belirli mevsimsel streslere maruz kalan kurak alanlardaki ve sulak alanlardaki topluluklarla doğa merkezli gıda sistemlerinin nasıl geliştirilebileceğini araştırmaktadır.</p>

<p></p>

<p>İklim krizinde kurak alanlar ve sulak alanlar için gıda yollarını yeniden tasarlayan CLIMAVORE x Jameel at RCA, mekânsal adalete yönelik yeni bilgi ve eylem üretmek için ekolojik ağları geliştirme amacını taşır. CLIMAVORE x Jameel at RCA, CLIMAVORE ve Jameel Topluluğu arasında RCA'da geliştirilen bir ortaklık olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>CLIMAVORE x Jameel at RCA Manda Müşterekleri Hakkında</strong></p>

<p>Sulak alanlar, kırlar, bataklıklar, mangrovlar ve çamur düzlükleri, biyolojik çeşitlilikleri, filtreleme kapasiteleri ve sellere karşı tampon görevi görmelerinin önemine rağmen yüzyıllardır arazileri “iyileştirmek” için kurutulmaktadır. CLIMAVORE, bu bulanık arazinin zengin içerik çeşitliliğini vurgulayarak daha fazla kurutulmasını durdurmayı savunmaktadır. İnanılmaz derecede zengin habitatlar olmalarına rağmen sulak alanlar, İtalya ve Sri Lanka kıyılarından Dicle-Fırat ve Mississippi'ye kadar, monokültür tarım arazilerini dayatmak, emlak genişlemesi yaratmak, özgürlük arayanları yerlerinden etmek veya sıtmayı ortadan kaldırmak için yüzyıllardır kurutulmaktadır.</p>

<p></p>

<p>Ancak geçtiğimiz yıllarda, bu liminal peyzajların iklim direncine katkıda bulunduğu kabul edilmiştir. Sulak alanlar geleceğin meyve bahçeleri olabilir mi? 2023 yılının BM Meralar ve Çobanlar Yılı ilan edilmesiyle birlikte, hayvanların serbest dolaşım alanlarına ve tarihi yaylacılık güzergâhlarına uluslararası düzeyde yeniden odaklanmaya başlandı. İstanbul'un eteklerinde, iç sulak alanlar mandalara, çobanlarına ve onlara bağımlı olan bir dizi türe ev sahipliği yapıyor. Osmanlı döneminde Bulgar çobanların ve 1923 nüfus mübadelesinden sonra Yunanistan'dan sürgün edilen Türklerin getirdiği bilgiler, manda sütünün yoğurt, kaymak ve sütlaçta önemli bir bileşen olarak kullanılmasını sağlamıştır.</p>

<p></p>

<p>2013 yılından bu yana bölgede, Karadeniz ve Marmara Denizi'nin ekosistemlerini dönüştürme tehdidi oluşturan bir dizi hiper ölçekli inşaat ve yeni bir denizcilik kanalı kazma planları yapıldı. Manda topraklarında yer alan bu mega projeler, bölgeyi kırsaldan kente yeniden bölgelendirmiş, sulak alanları kurutmuş ve yan etki olarak otlatma müştereklerini parçalamıştır. Çobanlarla mevcut işbirliklerine ve CLIMAVORE tarafından son dört yılda İstanbul'da geliştirilen çalışmalara dayanan bu proje türler arasındaki etkileşimlerin incelenmesi yoluyla sulak alanlarla birlikte çobanların yaşam biçimlerini, gıda ve ekoloji mirasını korumak için çalışıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Dört Ayaklı Şehir: Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği Hakkında</strong><br />
Dört Ayaklı Şehir, insan, hayvan ve doğa arasındaki ilişkileri tarihsel, mekânsal ve siyasal bağlamlarda ele alan, araştırma temelli ve hak odaklı bir sivil toplum kuruluşudur. Hayvan hakları savunuculuğuna odaklanmakta, kent yaşamında hayvanların özne olarak tanınmasını savunmakta ve onlara yönelik şiddet, ihmal ve dışlama biçimlerini görünür kılarak bu yapısal eşitsizliklere karşı bütüncül politikalar geliştirmektedir. Araştırmayı yalnızca bilgi üretimi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün bir aracı olarak konumlandırmakta; bu doğrultuda akademik çalışmaları afetlerde hayvan kurtarma pratikleri, iklim krizi ve dayanıklılık çalışmaları, eğitim programları, kültür ve sanat üretimleri ile bir araya getirmektedir. Kent hakkı, hayvan hakları ve türlerarası adalet ilkeleri temelinde, daha adil, dayanışmacı ve sürdürülebilir yaşam biçimlerinin inşasına katkı sunmakta; topluluk oluşturma süreçleriyle yerel pratikleri güçlendirmekte ve farklı alanlardan bilgi ile deneyimleri buluşturarak ortak mücadele zeminleri yaratmaktadır. Ulusal ve uluslararası ölçekte kent coğrafyalarında hayvanların yaşamını iyileştiren çalışmalar geliştirmekte ve hayvanların kent içindeki varlığını, hafızasını ve haklarını çok yönlü bir perspektifle savunmaktadır.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.dortayaklisehir.org/" rel="nofollow">https://www.dortayaklisehir.org/</a></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Lopka Yogurt Hakkında</strong></p>

<p>Lopka Yoğurdu, İstanbul’un kuzey orman köylerinden, mandacılıkla geçinen insanlar ile birlikte geliştirilen ve Ariste Peynir’in pilot desteğiyle hayata geçirilen bir manda yoğurdu serisidir. Yoğurt, Baklalı köyünden manda yetiştiricisi Miray Yoldaş tarafından, sütü doğrudan sulak alan üreticilerinden temin edilerek üretilmektedir. “Lopka” adı, bölgede mandaların boynuna takılan çanlara atıfta bulunur. Bu çanların karakteristik formu, dar ağızdan genişleyen yapısıyla geleneksel çan formunun tersine çevrilmiş halidir ve mandaların çamurda yuvarlanmalarına dayanacak şekilde tasarlanmıştır. “Orman köyleri” ifadesi ise hem kuzeydeki manda köylerinin geçmiş idari statüsüne hem de sakinlerinin küçük ölçekli tarım, hayvancılık ve toplayıcılığın yanı sıra orman kaynaklarına dayanan yaşam biçimlerine işaret eder. Hem ismi hem de görsel kimliği mandacılarla birlikte tasarlanan bu ürün serisinin amacı, İstanbul’un kuzeyindeki pastoralist toplulukları desteklerken aynı zamanda yerel ve onarıcı yöntemlerle üretilmiş manda sütü ürünlerinin tüketimi yoluyla post-endüstriyel sulak alan peyzajını korumaktır.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Ariste Peynir Hakkında</strong></p>

<p>Ariste Peynir, Türkiye’nin zengin süt ürünleri mirasını canlandırmak amacıyla kurulmuş, geleneksel mandıracılığı yeniden gündeme taşıyarak olgunlaştırılmış nitelikli peynirlerin korunmasında ve tanıtılmasında öncülük eden bir markadır. Küçük ölçekli yerel mandıralarla işbirliği içinde çalışan Ariste, Anadolu’nun köklü peynircilik geleneğini usta zanaatkârlarla birlikte yaşatırken, modern uzmanlığıyla geleceğe taşımaktadır. Geleneksel yöntemlerle üretilip Ariste’nin bilgi birikimiyle olgunlaştırılan peynirler, uzun süreli dinlendirme süreçlerinden geçerek benzersiz tatlara dönüşmektedir. Bugün Ariste peynirleri, önde gelen ulusal perakende zincirleri aracılığıyla milyonlarca haneye ulaşarak bir zamanlar yerel kalmış çeşitleri ülke çapında görünür kılmaktadır. Bir markadan öte, kültürel bir taşıyıcı olan Ariste, neredeyse unutulmuş peynir çeşitlerini yeniden canlandırmakta, üretici ile tüketici arasında köprüler kurmakta ve geleneksel ustalıkla modern inovasyonu bir araya getirmektedir. İstanbul’daki Deneyim Merkezi’nde gerçekleştirilen canlı üretim, tadım etkinlikleri ve eğitim programları aracılığıyla peynir kültürü tüm ziyaretçilere somut bir deneyim sunmaktadır. Bugün, İstanbul’un kuzeyindeki sulak alanlarda manda sütü üretiminin canlandırılması gibi girişimleri destekleyerek Ariste, çiftçiye saygı duyan, ekosistemleri koruyan ve Türkiye’nin en nitelikli peynirlerini ulusal ve uluslararası kitlelerle buluşturan bir değer zincirini güçlendirmeyi sürdürmektedir.</p>

<p></p>

<p>aristepeynir.com</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) Hakkında</strong></p>

<p>Mutfak Sanatları Akademisi (MSA), 2004 yılından bu yana Türkiye’nin en kapsamlı gastronomi eğitimini sunarak ülkenin önde gelen mutfak okuludur. Uluslararası akreditasyona sahip programlarıyla profesyonel aşçılık ve pastacılıktan barista, miksoloji ve dünya mutfağı atölyelerine uzanan geniş bir yelpaze sunan MSA, hem mesleki kariyer hedefleyenler hem de gastronomiye tutkuyla ilgi duyanlar için dinamik bir platform sağlamaktadır. Son teknoloji mutfak altyapısı ve alanında uzman eğitmenleriyle, mutfak sanatlarında yaratıcılığı, beceriyi ve yenilikçiliği teşvik etmektedir. Bugün MSA, yalnızca bir okul olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin zengin gastronomi kültürünü dünyaya tanıtan, aynı zamanda yeni nesil şefleri yetiştiren bir merkez konumundadır.</p>

<p></p>

<p><a href="http://msa.com.tr/" rel="nofollow">msa.com.tr/</a></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>CLIMAVORE Hakkında</strong></p>

<p>CLIMAVORE, iklim krizini ve bunun yapılı çevre üzerindeki etkisini ele alarak rejeneratif gıda sistemleri, peyzajlar ve altyapılar geliştirmektedir. Projenin Baş Araştırmacıları Daniel Fernández Pascual &amp; Alon Schwabe (Cooking Sections) tarafından 2015 yılında başlatılan CLIMAVORE, insanlar iklimleri değiştirirken nasıl beslendiğimizi sorgulamaktadır. Yeni antropojenik 'mevsimlerin' ortaya çıkmakta olduğunu kabul etmektedir. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış ya da yağmurlu ve kurak mevsimler arasındaki çizgiler giderek bulanıklaşırken, okyanusların kirlendiği, toprağın tükendiği, çöktüğü ve kuraklığın yaşandığı dönemler daha yaygın hale geliyor.</p>

<p></p>

<p>Royal College of Art’ın mimarlık bölümünde yer alan iki araştırma projesi, ekolojik ağları geliştirmek, gıda ve iklim adaleti konusunda yeni bilgiler üretmek ve Birleşik Krallık'ta ve küresel ölçekte politika oluşturma üzerinde gerçek bir etkiye sahip olmak için mimari ve sanatsal araştırma araçlarını, eğitim ve eylemi kullanıyor. CLIMAVORE, sosyal girişim yörüngesi, ödüllü deneyleri ve çığır açan metodolojileriyle tanınmaktadır. CLIMAVORE, gelecek senaryolarını öngörerek ve tasarlayarak, bu gezegende daha eşitlikçi birlikte yaşama modellerine doğru insandan daha fazlasının failliğini kucaklamak için disiplinlerarası işbirlikleri kurmaktadır.</p>

<p></p>

<p><a href="http://climavore.org" rel="nofollow">climavore.org</a></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Jameel Topluluğu Hakkında </strong></p>

<p>Jameel Topluluğu, toplumların gelişmesi için bilimi ve öğrenimi ilerletmektedir. Bağımsız, küresel bir kuruluş olan Jameel Topluluğu, Suudi Arabistanlı Jameel ailesi tarafından 1945 yılında başlatılan hayırseverlik ve toplum hizmeti geleneğini sürdürmek amacıyla 2003 yılında kurulmuştur. Jameel Topluluğu iklim değişikliği, sağlık ve eğitim gibi alanlarda acil insani zorlukları anlamak ve ele almak için bilim insanlarını, insani girişimleri, teknoloji uzmanlarını ve yaratıcıları desteklemektedir.</p>

<p>Jameel Topluluğu tarafından etkinleştirilen ve desteklenen çalışmalar, MIT Jameel Kliniği’nin yeni antibiyotikler halisin ve abaucini keşfi, Imperial College London'daki Jameel Enstitüsü tarafından yürütülen COVID-19'un yayılmasına ilişkin kritik modelleme ve MIT'deki Abdul Latif Jameel Yoksulluk Eylem Laboratuvarı'nın kurucu ortakları tarafından desteklenen küresel yoksulluğun azaltılmasına yönelik Nobel Ödüllü deneysel yaklaşım dahil olmak üzere önemli atılımlara ve başarılara yol açmıştır.</p>

<p></p>

<p><a href="http://communityjameel.org" rel="nofollow">Communityjameel.org</a></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Royal College of Art Hakkında </strong></p>

<p>1837 yılında kurulan Royal College of Art, dünyanın önde gelen sanat ve tasarım üniversitesidir. Öğretim ve araştırma alanlarında uzmanlaşan RCA, mimarlık, sanat ve beşeri bilimler, tasarım ve iletişim disiplinlerinde MA, MPhil, MFA, MDes, MArch, MEd, MRes, Graduate Diploma ve PhD dereceleri sunmaktadır. Londra'nın kalbinde yer alan küçük, uzmanlığa yönelik ve araştırma yoğunluklu bir lisansüstü üniversite olan RCA, yaklaşık 2.800 öğrencisine dünyayı dönüştüren sanat ve tasarım projeleri sunmaları için rakipsiz fırsatlar sunmaktadır.</p>

<p></p>

<p>RCA'nın yaklaşımı, sanat, tasarım, yaratıcı düşünce, bilim, mühendislik ve teknolojinin günümüzün küresel sorunlarını çözmek için işbirliği yapması gerektiği önermesi üzerine kurulmuştur. RCA, 34 akademik programda öğrencilere eğitim veren ve onları geliştiren dünyanın önde gelen 850'den fazla akademik ve profesyonel personeline evsahipliği yapmaktadır.</p>

<p>RCA öğrencileri, kendilerini deney yapmaya teşvik edecek şekilde yeni bilgilerle beslenmektedir.</p>

<p></p>

<p>RCA, Imperial College London ve Victoria &amp; Albert Müzesi ile ortak kurslar düzenlemektedir. Üniversitenin girişim, girişimcilik, kuluçka ve iş destek merkezi olan InnovationRCA, 81'den fazla RCA iş fikrinin gerçeğe dönüşmesine yardımcı olarak 800'den fazla Birleşik Krallık'ta istihdam yaratılmasını sağlamıştır. Mezunlar arasında Dame Barbara Hepworth, Bridget Riley, Henry Moore OM, David Hockney OM, Sir Peter Blake, Sir Ridley Scott, Dame Zandra Rhodes, Sir Frank Bowling, Sir James Dyson OM, Tracey Emin RA CBE, Chris Ofili CBE, Sir Anthony Finkelstein, Francesca Amfitheatrof, Erdem Moralıoğlu MBE, Bianca Saunders ve Thomas Heatherwick CBE RDI gibi önemli isimler bulunmaktadır. RCA, QS World Rankings 2024'te üst üste onuncu kez dünyanın önde gelen sanat ve tasarım üniversitesi seçilmiştir (QS World Rankings by Subject 2015-2024).</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/istanbulun-koylerinde-mandalar-ve-sulak-alanlarin-yasayan-mirasi-kutlanacak</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-27-at-210337.jpeg" type="image/jpeg" length="48143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hür ve kabul edilmiş masonlar büyük locasına!]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-buyuk-locasina</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-buyuk-locasina" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, halen tutuklu bulunan Büyük Üstat Remzi Sanver konusunda ilke çıkmazına girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i>Haber: Recep Yazgan</i></p>

<p>Kıdemli masonların ‘hürriyet’ kuralını hatırlatarak yaptığı itirazlar ve şikayetler sonucunda Türkiye’deki Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’na eliyle kayyum atanması gündeme gelecek.</p>

<p>REMZİ SANVER HÜR DEĞİL AMA…</p>

<p>Can Holding soruşturması kapsamında 20 Ekim 2025 tarihinde tutuklanan Remzi Sanver’in cezaevinde bulunması, mason camiasında "hürriyet" tartışmalarını alevlendirdi.</p>

<p>Masonik teamüllere göre bir kişinin mason olabilmesi ve bu sıfatı sürdürebilmesi için en temel şart "hür" olmasıyken, özgürlüğünü yitirmiş bir ismin kâğıt üzerinde hâlâ Büyük Üstat olarak görünmesi dernek içinde bölünmeye yol açtı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 21 At 18.51.28-1" height="675" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-21-at-185128-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<p>KAYYUM TEHLİKESİ KAPIDA</p>

<p>Hukuken ve masonik açıdan mevcut durumun sakıncalı olduğunu savunan kıdemli hukukçu ve dernek üyesi Ali Rıza Aral, duruma itiraz ederek gerekli hukuki girişimlerde bulunmuştu.</p>

<p>Dernek yönetiminin yeni bir seçim kararı almamakta direnmesi üzerine süreç yargıya taşındı.</p>

<p>Eğer Ekim ayındaki duruşma tarihine kadar yeni bir Büyük Üstat seçilmezse, derneğe mahkeme kararıyla kayyum atanması bekleniyor.</p>

<p>BÜYÜK LOCA’NIN ‘HÜKÜMLÜ DEĞİL TUTUKLU’ SAVUNMASI</p>

<p>Büyük Loca yönetimi ise yaptığı açıklamayla adeta meydan okudu.</p>

<p>Sanver’in henüz hüküm giymediğini, sadece tutuklu olduğunu ve yasal haklarının devam ettiğini gerekçe gösteren yönetim, seçimli genel kurula gitmeyeceklerini duyurdu.</p>

<p>Ancak bu karar, "hürriyetini kaybetmiş birinin masonluğu devam edebilir mi?" sorusunu soran üyeler arasında, kurumun kendi temel ilkeleriyle çeliştiği yorumlarına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MASONLUĞUN ESASI ‘HÜRRİYET VE KABUL EDİLMİŞ’ İLKESİ ÇİĞNENİYOR MU!</p>

<p>Masonluk literatüründe hürriyet kavramı, insanın varlığı kadar hayati bir önem taşıyor.</p>

<p>Kıdemli üyeler, geçici de olsa özgürlüğü kısıtlanmış birinin bu süre zarfında masonik faaliyetlerinin askıya alınması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Masonların en üst makamında bulunan ismin, masonluğun en temel şartı olan ‘hürriyet’ ilkesinden mahrum şekilde Büyük Üstad unvanını taşıması, kurumun tarihi duruşunu ciddi şekilde tartışmalı hale getirmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/hur-ve-kabul-edilmis-masonlar-buyuk-locasina</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 18:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-21-at-185127.jpeg" type="image/jpeg" length="33251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asansör endüstrisi teknolojisinde dev atılım]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/asansor-endustrisi-teknolojisinde-dev-atilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/asansor-endustrisi-teknolojisinde-dev-atilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllık 300 milyon doları aşan ihracatı ve her yıl eklenen 35 bin yeni asansörle Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan asansör sanayisi, rotayı 6-9 Mayıs 2027 tarihlerindeki 20. Uluslararası Asansör İstanbul fuarına kırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><i> Haber: Emirhan HINISLIOĞLU</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye asansör sektörü, yıllık ortalama 300 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ülke ekonomisine sunduğu istikrarlı katkıyı büyütmeye devam ediyor. Toplu konut hamleleri ve kentsel dönüşüm projeleriyle iç pazarda da güçlü bir ivme yakalayan sektör, yasal düzenlemelerin etkisiyle hızla genişliyor. Mevcut yönetmeliklere göre dört kat ve üzeri binalarda asansör zorunluluğu bulunması, talebi canlı tutan en önemli faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>TEKNOLOJİK YETKİNLİĞİNİ GELİŞTİREN ENDÜSTRİ</strong></p>

<p>AYSAD verilerine göre, Türkiye genelinde halihazırda kullanımda olan yaklaşık 1 milyon asansöre her yıl ortalama 35 bin yeni ünite ekleniyor. Artan şehirleşme dinamikleriyle üretim kapasitesini ve teknolojik yetkinliğini geliştiren endüstri, şimdi rotasını 6-9 Mayıs 2027 tarihlerinde TÜYAP’ta düzenlenecek olan 20. Uluslararası Asansör İstanbul buluşmasına çevirdi. Fuar Direktörü Seda Bozkurt, asansörlerin artık sadece bir ulaşım aracı değil; dijitalleşme, uzaktan izleme ve enerji verimliliği odaklı "akıllı sistemlere" dönüştüğünü vurguluyor. Sektörün rekabet gücünü artıran bu ileri güvenlik çözümleri ve inovatif ürünler, dünya genelinden katılımcıların ağırlanacağı bu dev organizasyonda vitrine çıkacak. Türkiye, hem üretim gücü hem de mühendislik çözümleriyle küresel pazardaki stratejik konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.</p>

<p><img alt="" height="675" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/asansor2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1012" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/asansor-endustrisi-teknolojisinde-dev-atilim</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 21:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/asansor1.JPG" type="image/jpeg" length="21102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oto Koltuğu Seçimi: Çocukların Araç Yolculuklarında Güvenliği Nasıl Sağlanır?]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/oto-koltugu-secimi-cocuklarin-arac-yolculuklarinda-guvenligi-nasil-saglanir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/oto-koltugu-secimi-cocuklarin-arac-yolculuklarinda-guvenligi-nasil-saglanir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bebek ve çocuk güvenliği söz konusu olduğunda araç içi güvenlik büyük önem taşır. Günümüzde ebeveynlerin en çok dikkat ettiği konuların başında çocukların araç yolculukları sırasında güvenli bir şekilde seyahat etmesi gelir. Bu noktada oto koltukları, çocukların araç içinde korunmasını sağlayan en önemli güvenlik ekipmanlarından biridir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<p>Araçlarda bulunan standart emniyet kemerleri yetişkinlerin vücut yapısına göre tasarlanmıştır. Bu nedenle küçük yaştaki çocuklar için yeterli koruma sağlamaz. Bu durum çocukların güvenliğini sağlamak için özel olarak tasarlanmış oto koltuklarının kullanılmasını gerekli kılar. Günümüzde farklı yaş gruplarına uygun birçok<a href="https://www.pegperegoshop.com.tr/oto-koltuklari" rel="nofollow"> </a><a href="https://www.pegperegoshop.com.tr/oto-koltuklari" rel="nofollow"><strong>oto koltuğu</strong></a> modeli bulunmaktadır. Bebek ürünleri alanında kaliteli ve güvenli tasarımlarıyla bilinen <strong>Peg</strong> markası da ebeveynlerin güvenle tercih ettiği oto koltuğu seçenekleri sunmaktadır.</p>

<h2><a name="_ck2vspqaufea"></a><strong>Oto Koltuğu Nedir?</strong></h2>

<p>Oto koltuğu, bebeklerin ve çocukların araç içinde güvenli bir şekilde taşınmasını sağlayan özel bir güvenlik ekipmanıdır. Bu koltuklar, çocukların boy ve kilo özelliklerine uygun olarak tasarlanır ve çarpışma anında oluşabilecek darbeleri azaltmaya yardımcı olur.</p>

<p>Çocuk oto koltukları yalnızca güvenlik amacıyla değil, aynı zamanda konforlu bir yolculuk deneyimi sunmak için de tasarlanmıştır. Ergonomik oturma alanı, baş ve boyun desteği gibi özellikler sayesinde çocuklar uzun yolculuklarda bile rahat edebilir.</p>

<p>Doğru bir <strong>çocuk oto koltuğu</strong>, hem çocuğun güvenliğini artırır hem de ebeveynlerin içini rahatlatır.</p>

<h2><a name="_ldpg61cf58nk"></a><strong>Oto Koltuğu Neden Önemlidir?</strong></h2>

<p>Araç kazaları çocuk yaralanmalarının en önemli nedenlerinden biri olarak görülmektedir. Uzmanlar, çocukların araç içinde oto koltuğu kullanmasının kazalarda oluşabilecek riskleri ciddi oranda azalttığını belirtmektedir.</p>

<p>Oto koltuğunun sağladığı başlıca avantajlar şunlardır:</p>

<p>● Çarpışma sırasında çocuğun savrulmasını engeller</p>

<p>● Baş ve boyun bölgesini korur</p>

<p>● Çocuğun doğru oturma pozisyonunu sağlar</p>

<p>● Uzun yolculuklarda konfor sunar</p>

<p>● Araç içi güvenliği artırır</p>

<p>Bu nedenle ebeveynlerin araç içinde her zaman oto koltuğu kullanmaları önerilmektedir.</p>

<h2><a name="_wy9qzulmykej"></a><strong>Çocuk Oto Koltuğu Modelleri</strong></h2>

<p>Günümüzde farklı yaş gruplarına uygun birçok oto koltuğu modeli bulunmaktadır. Bu modeller çocuğun yaşına, kilosuna ve boyuna göre farklı kategorilere ayrılır.</p>

<h3><a name="_ozk2uas8vs0e"></a><strong>Grup 0 ve 0+ Oto Koltukları</strong></h3>

<p>Bu grup oto koltukları genellikle yeni doğan bebekler için tasarlanmıştır. Doğumdan itibaren kullanılabilir ve genellikle 13 kiloya kadar olan bebekler için uygundur.</p>

<p>Bu koltuklar aracın arka koltuğuna ters yönde yerleştirilir. Bu sayede çarpışma anında bebeğin baş ve boyun bölgesi daha iyi korunur.</p>

<h3><a name="_anvi8fl8zbpt"></a><strong>Grup 1 Oto Koltukları</strong></h3>

<p>Bu koltuklar genellikle 9 ile 18 kilogram arasındaki çocuklar için uygundur. Çocukların büyüme sürecine uygun olarak tasarlanmıştır ve emniyet kemeri sistemi ile güvenli kullanım sağlar.</p>

<h3><a name="_nn4xcknnq14k"></a><strong>Grup 2 ve 3 Oto Koltukları</strong></h3>

<p>Bu koltuklar daha büyük çocuklar için tasarlanmıştır. Genellikle 15 ile 36 kilogram arasındaki çocuklar tarafından kullanılabilir.</p>

<p>Yükseltici koltuk olarak da bilinen bu modeller, aracın emniyet kemerinin çocuğa uygun şekilde kullanılmasını sağlar.</p>

<p>Farklı yaş grupları için tasarlanan<a href="https://www.pegperegoshop.com.tr/oto-koltuklari" rel="nofollow"> </a><a href="https://www.pegperegoshop.com.tr/oto-koltuklari" rel="nofollow"><strong>çocuk oto koltuğu</strong></a> modelleri sayesinde ebeveynler çocukları için en uygun seçeneği kolayca bulabilir.</p>

<h2><a name="_xmg1earix241"></a><strong>Oto Koltuğu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></h2>

<p>Oto koltuğu satın alırken bazı önemli kriterleri göz önünde bulundurmak gerekir. Bu kriterler hem güvenli hem de konforlu bir kullanım için oldukça önemlidir.</p>

<h3><a name="_r0dn10cb5rhp"></a><strong>Güvenlik Sertifikaları</strong></h3>

<p>Bir oto koltuğunun uluslararası güvenlik standartlarına uygun olması gerekir. Avrupa güvenlik standartları olan ECE R44 veya i-Size sertifikaları ürünün güvenilir olduğunu gösterir.</p>

<h3><a name="_ymufemx7k0u7"></a><strong>Isofix Sistemi</strong></h3>

<p>Isofix sistemi oto koltuğunun araç gövdesine sabitlenmesini sağlayan bir bağlantı sistemidir. Bu sistem koltuğun daha sağlam bir şekilde sabitlenmesini sağlar.</p>

<h3><a name="_rxg2jc86v0gk"></a><strong>Yan Darbe Koruması</strong></h3>

<p>Yan darbe koruma sistemi bulunan oto koltukları çarpışma anında çocuğun baş ve boyun bölgesini korur.</p>

<h3><a name="_rw1ivhx560uo"></a><strong>Ayarlanabilir Özellikler</strong></h3>

<p>Ayarlanabilir baş desteği ve emniyet kemeri sistemi çocuğun büyümesine uyum sağlar.</p>

<h3><a name="_uwh63qaz4juv"></a><strong>Konfor</strong></h3>

<p>Yumuşak minderler ve nefes alabilen kumaşlar uzun yolculuklarda çocukların daha rahat etmesini sağlar.</p>

<p>Peg tarafından tasarlanan oto koltuğu modelleri, güvenlik ve konforu bir arada sunan ürünler arasında yer almaktadır.</p>

<h2><a name="_13bdtylkcv5f"></a><strong>Oto Koltuğu Nasıl Yerleştirilmelidir?</strong></h2>

<p>Oto koltuğunun doğru şekilde yerleştirilmesi güvenli kullanım açısından oldukça önemlidir.</p>

<p>● Oto koltuğu mümkünse arka koltuğa yerleştirilmelidir</p>

<p>● Bebekler için ters yönlü kullanım tercih edilmelidir</p>

<p>● Emniyet kemerleri doğru şekilde sabitlenmelidir</p>

<p>● Isofix sistemi doğru şekilde bağlanmalıdır</p>

<p>Ayrıca üretici tarafından verilen kullanım talimatları dikkatlice uygulanmalıdır.</p>

<h2><a name="_l42z3zws3kcg"></a><strong>Uzun Yolculuklarda Oto Koltuğu Kullanımı</strong></h2>

<p>Uzun yolculuklarda çocukların araç içinde güvenli ve rahat olması oldukça önemlidir. Oto koltukları çocukların sabit bir şekilde oturmasını sağlar ve yolculuk sırasında oluşabilecek riskleri azaltır.</p>

<p>Ergonomik tasarıma sahip oto koltukları çocukların rahat bir şekilde uyumasına da yardımcı olur. Bu sayede uzun yolculuklar hem ebeveynler hem de çocuklar için daha konforlu hale gelir.</p>

<p>Peg oto koltuğu modelleri de uzun yolculuklarda konfor ve güvenliği bir arada sunan tasarımlarıyla dikkat çeker.</p>

<h2><a name="_75ev24aq8dg4"></a><strong>Çocuk Oto Koltuğu Kullanırken Yapılan Hatalar</strong></h2>

<p>Bazı ebeveynler oto koltuğu kullanırken farkında olmadan bazı hatalar yapabilir. Bu hatalar güvenliği azaltabilir.</p>

<p>En sık yapılan hatalar şunlardır:</p>

<p>● Oto koltuğunu yanlış yönlü kullanmak</p>

<p>● Emniyet kemerini gevşek bağlamak</p>

<p>● Çocuğun yaşına uygun olmayan koltuk seçmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>● Oto koltuğunu ön koltuğa yerleştirmek</p>

<p>Bu tür hatalardan kaçınmak için oto koltuğu kullanım talimatları dikkatlice okunmalıdır.</p>

<h2><a name="_i2358uq1aqri"></a><strong>Araç İçinde Çocuk Güvenliği</strong></h2>

<p>Araç içinde çocuk güvenliği yalnızca oto koltuğu kullanımı ile sınırlı değildir. Araç içindeki diğer güvenlik önlemleri de oldukça önemlidir.</p>

<p>Çocukların araç içinde güvenli bir şekilde seyahat etmesi için oto koltuğunun doğru şekilde kullanılması gerekir. Ayrıca araç içinde ani hareketlerden kaçınılması ve güvenli sürüş kurallarına dikkat edilmesi gerekir.</p>

<h2><a name="_2ijdu4wu6npo"></a><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>Oto koltukları, çocukların araç içinde güvenli bir şekilde seyahat etmesini sağlayan en önemli güvenlik ekipmanlarından biridir. Doğru bir oto koltuğu seçimi hem çocuğun güvenliğini artırır hem de ebeveynlerin içini rahatlatır.</p>

<p>Günümüzde farklı yaş gruplarına uygun birçok oto koltuğu ve çocuk oto koltuğu modeli bulunmaktadır. Ebeveynler bu modeller arasından çocuklarının yaşına ve ihtiyaçlarına uygun olanı seçebilir.</p>

<p>Peg tarafından geliştirilen oto koltuğu modelleri ise güvenlik, konfor ve dayanıklılığı bir arada sunarak ebeveynlerin güvenle tercih ettiği ürünler arasında yer almaktadır. Doğru oto koltuğu seçimi sayesinde çocukların araç yolculukları hem güvenli hem de konforlu hale getirilebilir.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.pegperegoshop.com.tr/oto-koltuklari" rel="nofollow">https://www.pegperegoshop.com.tr/oto-koltuklari</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/oto-koltugu-secimi-cocuklarin-arac-yolculuklarinda-guvenligi-nasil-saglanir</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/primo-viaggio-slk-grup-i-size-oto-ko-c74df9.jpg" type="image/jpeg" length="59566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebek Bisikleti Seçimi: Çocukların Güvenli ve Eğlenceli Hareket Dünyası]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bebek-bisikleti-secimi-cocuklarin-guvenli-ve-eglenceli-hareket-dunyasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bebek-bisikleti-secimi-cocuklarin-guvenli-ve-eglenceli-hareket-dunyasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukların gelişiminde fiziksel aktivitenin önemi oldukça büyüktür. Küçük yaşlarda hareket etmeye teşvik edilen çocuklar hem fiziksel hem de zihinsel açıdan daha sağlıklı gelişim gösterir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu süreçte çocukların hem eğlenmesini hem de hareketli bir yaşam tarzı kazanmasını sağlayan ürünlerden biri de bebek bisikletleridir. Özellikle erken yaş döneminde kullanılan bisikletler, çocukların denge kurma, koordinasyon ve motor becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.</p>

<p>Modern ebeveynler için çocukların güvenli ve sağlıklı şekilde hareket edebilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle doğru ürün seçimi yapılırken güvenlik, ergonomi ve kullanım kolaylığı gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Günümüzde farklı yaş gruplarına uygun şekilde tasarlanan birçok<a href="https://www.kraftbaby.com/bebek-bisikleti" rel="nofollow"> </a><a href="https://www.kraftbaby.com/bebek-bisikleti" rel="nofollow"><strong>bebek bisikleti</strong></a> modeli bulunmaktadır. Bu noktada çocuk ürünleri konusunda deneyimli markalar arasında yer alan Kraft Baby, ebeveynlerin ihtiyaçlarına yönelik fonksiyonel tasarımlar sunan markalardan biridir.</p>

<h2><a name="_5f0xvkvxdj0q"></a><strong>Bebek Bisikleti Nedir?</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti, küçük yaş grubundaki çocukların güvenli şekilde bisiklet kullanabilmesi için tasarlanmış özel araçlardır. Genellikle 1 yaşından itibaren kullanılabilen bu ürünler, çocukların denge ve koordinasyon becerilerini geliştirmelerine yardımcı olur.</p>

<p>Bebek bisikletleri çoğunlukla üç tekerlekli tasarıma sahiptir. Bu sayede çocuklar düşme riski olmadan güvenli şekilde hareket edebilir. Aynı zamanda ebeveyn kontrol kolu bulunan modeller sayesinde ebeveynler çocukları yönlendirebilir ve güvenli sürüş sağlayabilir.</p>

<p>Ergonomik tasarımları sayesinde çocuklar için rahat bir oturma alanı sunan bebek bisikletleri, açık havada geçirilen zamanı daha eğlenceli hale getirir.</p>

<h2><a name="_xrtobq5o6gmu"></a><strong>Bebek Bisikletinin Çocuk Gelişimine Katkıları</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti yalnızca eğlence aracı değildir. Aynı zamanda çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sağlayan önemli bir araçtır. Küçük yaşta bisiklet kullanmaya başlayan çocuklar birçok farklı beceri kazanır.</p>

<h3><a name="_10dm21gb7am1"></a><strong>Motor Becerilerin Gelişimi</strong></h3>

<p>Bisiklet kullanmak çocukların kas gelişimine katkı sağlar. Pedal çevirme, yönlendirme ve denge kurma gibi hareketler çocukların kas koordinasyonunu güçlendirir.</p>

<h3><a name="_av6uyk2p9v20"></a><strong>Denge ve Koordinasyon</strong></h3>

<p>Bisiklet kullanımı, çocukların denge kurma becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Bu beceriler ilerleyen yaşlarda spor aktivitelerinde de önemli rol oynar.</p>

<h3><a name="_nhh1mo6qlxl1"></a><strong>Özgüven Artışı</strong></h3>

<p>Bir çocuğun kendi başına bir aracı kontrol edebilmesi özgüven gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bebek bisikleti kullanan çocuklar bağımsız hareket etmenin verdiği mutluluğu yaşar.</p>

<h3><a name="_cqrjxqtx2o3a"></a><strong>Açık Havada Zaman Geçirme</strong></h3>

<p>Teknolojinin yaygınlaştığı günümüzde çocuklar çoğu zaman kapalı alanlarda vakit geçirmektedir. Bebek bisikletleri ise çocukları açık havada hareket etmeye teşvik eder.</p>

<h2><a name="_2y94uj2ryo9g"></a><strong>Bebek Bisikleti Modelleri</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti modelleri kullanım özelliklerine ve yaş grubuna göre farklı tasarımlara sahip olabilir. Bu modeller çocukların ihtiyaçlarına göre farklı avantajlar sunar.</p>

<h3><a name="_ph17ycxfn9b3"></a><strong>Üç Tekerlekli Bebek Bisikletleri</strong></h3>

<p>Üç tekerlekli modeller en yaygın kullanılan bebek bisikletleridir. Bu modeller denge konusunda güvenli kullanım sağlar ve küçük yaş grubu için idealdir.</p>

<h3><a name="_j0qbzhb2s2gb"></a><strong>Ebeveyn Kontrollü Bisikletler</strong></h3>

<p>Ebeveyn kontrol kolu bulunan modellerde ebeveynler bisikleti yönlendirebilir. Bu özellik özellikle küçük yaş grubunda güvenliği artırır.</p>

<h3><a name="_suzu49ppuk2j"></a><strong>Katlanabilir Bisiklet Modelleri</strong></h3>

<p>Katlanabilir tasarıma sahip bisikletler seyahatlerde ve taşıma sırasında kolaylık sağlar. Bu tür modeller pratik kullanım avantajı sunar.</p>

<h3><a name="_ancxq7xukqgr"></a><strong>Dönüşebilir Bisikletler</strong></h3>

<p>Bazı modeller çocuk büyüdükçe farklı şekillerde kullanılabilir. Bu tür ürünler uzun süreli kullanım avantajı sağlar.</p>

<p>Farklı tasarımlara sahip<a href="https://www.kraftbaby.com/bebek-bisikleti" rel="nofollow"> </a><a href="https://www.kraftbaby.com/bebek-bisikleti" rel="nofollow"><strong>bisiklet çocuk</strong></a> modelleri sayesinde ebeveynler çocuklarının yaşına ve ihtiyaçlarına uygun seçenekleri kolayca bulabilir. Kraft Baby tarafından sunulan modeller de hem güvenlik hem de kullanım kolaylığı açısından ebeveynlerin sık tercih ettiği seçenekler arasında yer almaktadır.</p>

<h2><a name="_7sz5q96k2ba8"></a><strong>Bebek Bisikleti Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti satın alırken bazı önemli kriterlere dikkat etmek gerekir. Bu kriterler hem güvenli kullanım hem de uzun ömürlü kullanım açısından önemlidir.</p>

<h3><a name="_ip7kojp621js"></a><strong>Güvenlik Özellikleri</strong></h3>

<p>Bisiklet seçiminde en önemli kriter güvenliktir. Emniyet kemeri, sağlam gövde yapısı ve kaymaz pedallar güvenli kullanım sağlar.</p>

<h3><a name="_ifqpmp75j62x"></a><strong>Yaşa Uygunluk</strong></h3>

<p>Her bisiklet modeli farklı yaş gruplarına uygun olabilir. Bu nedenle çocuğun yaşına ve boyuna uygun model tercih edilmelidir.</p>

<h3><a name="_r152dsmkt748"></a><strong>Ergonomik Tasarım</strong></h3>

<p>Rahat oturma alanı ve ayarlanabilir parçalar çocukların konforunu artırır. Ergonomik tasarıma sahip modeller daha rahat kullanım sunar.</p>

<h3><a name="_8h1hyx7c1hz7"></a><strong>Malzeme Kalitesi</strong></h3>

<p>Dayanıklı malzemelerden üretilmiş bisikletler uzun süre kullanılabilir. Ayrıca kaliteli malzemeler güvenli sürüş açısından da önemlidir.</p>

<h3><a name="_n4mlqkjlg67o"></a><strong>Tekerlek Yapısı</strong></h3>

<p>Tekerleklerin sağlam ve dengeli olması güvenli sürüş sağlar. Geniş tekerlekli modeller daha stabil kullanım sunar.</p>

<h2><a name="_k3oi35paqkp"></a><strong>Bebek Bisikleti Kullanmanın Avantajları</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti kullanmanın birçok avantajı bulunmaktadır. Bu avantajlar hem çocuklar hem de ebeveynler için günlük hayatı kolaylaştırır.</p>

<h3><a name="_fft5ujmdkrpk"></a><strong>Eğlenceli Aktivite</strong></h3>

<p>Bisiklet kullanmak çocuklar için oldukça eğlencelidir. Açık havada yapılan bu aktivite çocukların enerjilerini sağlıklı şekilde harcamalarını sağlar.</p>

<h3><a name="_t5rtyzbjt3vw"></a><strong>Sosyal Etkileşim</strong></h3>

<p>Parkta veya oyun alanlarında bisiklet süren çocuklar diğer çocuklarla iletişim kurabilir. Bu durum sosyal gelişimi destekler.</p>

<h3><a name="_vpb0cgcmqzpm"></a><strong>Aile Aktiviteleri</strong></h3>

<p>Bisiklet kullanımı ailelerin birlikte vakit geçirmesine de yardımcı olur. Aile yürüyüşleri veya park gezileri daha keyifli hale gelir.</p>

<h3><a name="_kglpvqivqr1o"></a><strong>Sağlıklı Yaşam Alışkanlığı</strong></h3>

<p>Erken yaşta hareket etmeye alışan çocuklar ilerleyen yaşlarda da aktif bir yaşam tarzı benimseyebilir.</p>

<h2><a name="_f5wdg4cf1qzs"></a><strong>Bebek Bisikleti Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti kullanımı sırasında bazı güvenlik kurallarına dikkat edilmelidir.</p>

<p>● Çocuk mutlaka ebeveyn gözetiminde bisiklet kullanmalıdır.</p>

<p>● Bisikletin emniyet kemeri doğru şekilde bağlanmalıdır.</p>

<p>● Düz ve güvenli alanlarda kullanım tercih edilmelidir.</p>

<p>● Bisiklet düzenli olarak kontrol edilmelidir.</p>

<p>Ayrıca çocukların bisiklet kullanırken uygun ayakkabı giymesi ve rahat kıyafetler tercih edilmesi önerilir.</p>

<h2><a name="_anr2bdkbbs68"></a><strong>Bebek Bisikleti ve Açık Hava Aktiviteleri</strong></h2>

<p>Açık hava aktiviteleri çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bebek bisikletleri çocukların parkta, bahçede veya yürüyüş alanlarında keyifli vakit geçirmesine yardımcı olur.</p>

<p>Ayrıca açık havada geçirilen zaman çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir ve enerji seviyelerini artırır. Bu nedenle bebek bisikleti, çocukların günlük aktivitelerine dahil edilebilecek en faydalı araçlardan biridir.</p>

<h2><a name="_ae6xk1rt5j0f"></a><strong>Uzun Süreli Kullanım İçin Doğru Seçim</strong></h2>

<p>Bebek bisikleti satın alırken uzun süreli kullanım sağlayan modeller tercih edilmelidir. Ayarlanabilir özelliklere sahip modeller çocuk büyüdükçe kullanılmaya devam edebilir.</p>

<p>Ayrıca kaliteli malzemelerden üretilmiş bisikletler daha dayanıklı olur ve uzun yıllar güvenli şekilde kullanılabilir. Kraft Baby gibi çocuk ürünleri konusunda deneyimli markalar, güvenlik standartlarına uygun ürünler sunarak ebeveynlerin tercih ettiği markalar arasında yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><a name="_up6ph6pgp80c"></a><strong>Sonuç</strong></h2>

<p>Bebek bisikletleri çocukların fiziksel gelişimini destekleyen, eğlenceli ve faydalı ürünler arasında yer alır. Denge, koordinasyon ve özgüven gelişimine katkı sağlayan bu araçlar aynı zamanda çocukların açık havada daha fazla zaman geçirmesine yardımcı olur.</p>

<p>Doğru model seçimi yapıldığında hem güvenli hem de konforlu bir kullanım sağlanabilir. Günümüzde farklı ihtiyaçlara uygun tasarlanan bebek bisikleti ve bisiklet çocuk modelleri sayesinde ebeveynler çocukları için en uygun seçeneği kolayca bulabilir.</p>

<p>Çocukların hareketli bir yaşam tarzı benimsemesi için erken yaşta bisiklet kullanmaya başlaması oldukça önemlidir. Bu sayede hem eğlenir hem de sağlıklı bir gelişim süreci geçirirler. Kraft Baby tarafından sunulan farklı bebek bisikleti seçenekleri de bu süreçte ebeveynlere güvenli ve pratik çözümler sunmaktadır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><a href="https://www.kraftbaby.com/bebek-bisikleti" rel="nofollow">https://www.kraftbaby.com/bebek-bisikleti</a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bebek-bisikleti-secimi-cocuklarin-guvenli-ve-eglenceli-hareket-dunyasi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/bebek-bisikleti.webp" type="image/jpeg" length="62588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milyar Dolarlık Mücevher Pazarı İstanbul'a Geliyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/milyar-dolarlik-mucevher-pazari-istanbula-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/milyar-dolarlik-mucevher-pazari-istanbula-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mücevher dünyasının kalbi 1-4 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul’da atacak. 250 milyar dolarlık küresel pazarın en stratejik duraklarından biri olan IJS Istanbul Jewelry Show, 40. yılında 1.300’den fazla marka ve 30 bine yakın profesyoneli bir araya getirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><em>Haber: Emirhan Hınıslıoğlu</em></p>

<p></p>

<p>Informa Markets tarafından Elmas Kule sponsorluğunda düzenlenen ve alanında dünyanın en büyük beş fuarı arasında yer alan IJS Istanbul Jewelry Show, 59. edisyonuyla sektör profesyonellerini İstanbul Fuar Merkezi’nde ağırlayacak. 15 ülkeden katılımcının en yeni koleksiyonlarını sergileyeceği fuar, 125’i aşkın ülkeden gelen ziyaretçilerle 2026 yılının ilk dev ihracat anlaşmalarına ev sahipliği yapacak.</p>

<p><img alt="" height="929" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/fuar2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1393" /></p>

<p><strong>SEKTÖRE İLHAM VEREM FUAR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuarın kurucu ortağı Şermin Cengiz, IJS'nin 1986'dan bu yana mücevher dünyasının geleceğine yön verdiğini ve Türkiye’nin bu alandaki küresel gücünü pekiştirdiğini vurguladı. Organizasyon kapsamında; WGSN’in gelecek trendleri semineri, tasarımcıları buluşturan “Designer Club” ve sanatla mücevheri birleştiren “Art for Jewellery – Inspiration Hub” gibi etkinliklerle sektöre ilham verilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/milyar-dolarlik-mucevher-pazari-istanbula-geliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/fuar-1.JPG" type="image/jpeg" length="44694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye İyilik Kulübü’nün Ramazan’da başlattığı zimem defteri hareketi İstanbul’da büyüyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-iyilik-kulubunun-ramazanda-baslattigi-zimem-defteri-hareketi-istanbulda-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiye-iyilik-kulubunun-ramazanda-baslattigi-zimem-defteri-hareketi-istanbulda-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma ikliminde, Türkiye İyilik Kulübü Platformu öncülüğünde başlatılan “zimem defteri kapatma” çalışması İstanbul’un farklı mahallelerinde büyüyerek devam ediyor. Kızılay İstanbul iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, mahalle bakkallarındaki veresiye borçları sessizce kapatılarak ihtiyaç sahiplerine destek olunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Osmanlı’dan miras kalan zimem defteri geleneği, Türkiye İyilik Kulübü Platformu’nun girişimiyle bu Ramazan ayında yeniden yaşatılıyor. Bu gelenekte hayırseverler mahalle bakkallarına giderek veresiye defterindeki borçları kapatıyor, böylece ihtiyaç sahiplerinin yükü hafifletiliyor. Yardımın en anlamlı tarafı ise veren el ile alan elin birbirini bilmemesi; iyiliğin sessizce ve incitmeden yapılması.</p>

<p>Çalışmanın ilham veren isimlerinden biri, Türkiye İyilik Kulübü Platformu Kurucu Çocuk Başkanı 10 yaşındaki Elmira Ayabakan oldu. Okuduğu bir kitaptan etkilenerek iyilik hareketine adım atan Elmira Ayabakan, kısa sürede çevresini de harekete geçirdi. Arkadaşlarını iyilik etrafında bir araya getiren Ayabakan, “Ben değil, biz olunca bir şeyleri değiştirebiliriz” sözüyle hareketin temel yaklaşımını ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elmira Ayabakan’ın bu iyilik yolculuğunda ailesinin desteği de önemli bir rol oynuyor. Özellikle annesi Pınar Ayabakan’ın, paylaşma ve dayanışma kültürünü büyütmeye yönelik yaklaşımı, yürütülen çalışmaların güçlenmesine katkı sağlıyor. Pınar Ayabakan’ın iyiliği gösteriş için değil, toplumsal farkındalığın artması ve örneklerin çoğalması için önemseyen yaklaşımı, Türkiye İyilik Kulübü’nün sahadaki çalışmalarına da anlamlı bir destek sunuyor.</p>

<p>Türkiye İyilik Kulübü Platformu çatısı altında çocuklar ve gençler, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çeşitli sosyal sorumluluk ve dayanışma çalışmalarında aktif rol alıyor. Ramazan boyunca sürdürülen zimem defteri kapatma programı da bu çalışmaların en anlamlı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Pendik’te gerçekleştirilen bir ziyaret sırasında yaşananlar ise çalışmanın toplumsal karşılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşlı bir çiftin işlettiği mahalle bakkalında, ekonomik zorluklara rağmen ihtiyaç sahiplerinin geri çevrilmediği görüldü. Bakkal işletmecisinin, “Biz de zor ayakta duruyoruz ama kimseyi geri çevirmiyoruz” sözleri, mahalle dayanışmasının ve paylaşma kültürünün ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Ziyaret sırasında zimem defterindeki borçların kapatılması duygusal anlara sahne oldu. Bakkal ve eşinin gözyaşlarını tutamadığı bu anlar, yapılan desteğin yalnızca maddi bir yardım değil, aynı zamanda insan onurunu koruyan güçlü bir dayanışma örneği olduğunu gösterdi.</p>

<p>Türkiye İyilik Kulübü’nün yürüttüğü sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle öne çıkan Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem’in, özellikle çocuklar ve gençler arasında iyilik bilincinin yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sunduğu ifade edildi.</p>

<p>Türkiye İyilik Kulübü Başkanı Elmira Ayabakan ise Kızılay İstanbul’un sağladığı anlamlı desteğin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesini temenni ettiklerini ifade etti.</p>

<p>Türkiye İyilik Kulübü Platformu öncülüğünde ve Kızılay İstanbul iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, Ramazan ayının manevi iklimini sahaya taşırken; çocuklardan gençlere, ailelerden mahallelere uzanan geniş bir iyilik halkasının oluşmasına katkı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diğer</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiye-iyilik-kulubunun-ramazanda-baslattigi-zimem-defteri-hareketi-istanbulda-buyuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 21:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-18-at-212458.jpeg" type="image/jpeg" length="91927"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
