<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/hayat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 08 Jun 2026 07:22:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/hayat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazzeli çocuklardan sembolik Hac]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/gazzeli-cocuklardan-sembolik-hac</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/gazzeli-cocuklardan-sembolik-hac" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nın tamamlanmasıyla birlikte İslam dünyasında, farklı coğrafyalarda yaşanan ancak aynı manevi eksende buluşan üç dikkat çekici tablo öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kutsal topraklarda Hac ibadetini yerine getiren yaklaşık iki milyon Müslüman, Gazze’de savaşın gölgesinde Hac özlemini sembolik olarak yaşayan çocuklar ve savaşın büyük ölçüde tahrip ettiği Suriye’nin Telirfan beldesinde eğitim yolculuğunu sürdüren yüzlerce genç…</p>

<p>Bu üç ayrı coğrafyada şekillenen manzara, bayramın ardından geride yalnızca hatıraların değil; direnişin, kardeşliğin ve geleceğe dair güçlü bir umudun da kaldığını gösterdi.</p>

<h3>1,7 milyondan fazla Müslüman Hacı oldu</h3>

<p>Bu yıl Hac ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan Hacı sayısının 1,7 milyonu aştığı açıklandı. Hac Bakanlığı verilerine göre Hacıların yüzde 47,7’sini kadınlar, yüzde 52,3’ünü ise erkekler oluşturdu. Türkiye’den yaklaşık 85 bin kişi Hac farizasını eda etmek üzere Mekke ve Medine’ye geldi.</p>

<p>Hicretin 9. yılında farz kılınan Hac ibadeti, Hz. Peygamber’in (S.A.V.) Veda Haccı’ndan bu yana her yıl Zilhicce ayında yerine getirilen en büyük ibadetlerden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Arafat Vakfesi sırasında Türkiye kafileleri, kurraların Kur’ân-ı Kerim tilavetlerinin ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yaptığı dua ile vakfeye durdu. TRT Diyanet ekranlarından canlı yayınlanan program, irşat çadırındaki merkezi ses sistemi aracılığıyla tüm çadırlara ulaştırıldı.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Hüseyin Demirhan, Mekke’deki Hac İdare Merkezi’nde AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’den gelen 10 Hacı adayının Arafat öncesinde kutsal topraklarda vefat ettiğini bildirdi.</p>

<p>Bayramın son günü itibariyle veda tavaflarını da tamamlayan Hacılar, ülkelerine dönmeye başladı. Türk Hacılarının ilk kafilelerinin bugün yurda ulaştığı öğrenildi.</p>

<h3>İstanbul’un Fethi Mekke’de dualarla anıldı</h3>

<p>İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü, Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk geldi. Fetih yıl dönümü İstanbul’da törenlerle, kutsal topraklarda ise dualarla anıldı.</p>

<p>İstanbul Valisi Davut Gül ve beraberindeki heyet, Fatih Sultan Mehmet Han Türbesi’ni ziyaret ederek fethi yâd ederken, Mekke’de bulunan Hacılar da dualarla andı. Sadece fetihleriyle değil, şiirleriyle de tanınan Sultan Fatih’in Hz. Peygamber’e (S) duyduğu derin sevgiyi dile getiren mısraları da okundu.</p>

<p>Kutsal topraklarda dualarla yâd edilen bir diğer isim ise Türkiye’nin fikir ve edebiyat dünyasının müstesna isimlerinden Necip Fazıl Kısakürek oldu. Vefat yıl dönümü Terviye gününe, doğum yıl dönümü ise Arefe gününe denk gelen büyük şair, Hac mevsiminin manevi atmosferinde rahmetle anıldı.</p>

<p><img alt="G A Z Z E-16" class="detail-photo img-fluid" height="596" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/g-a-z-z-e-16.jpeg" width="1038" /></p>

<h3>Gazze’de sembolik Hac</h3>

<p>Savaş ve abluka nedeniyle kutsal topraklara ulaşamayan Gazzeliler, çocukları için Hac ibadetini sembolik olarak düzenlendiği bir etkinlik düzenledi.</p>

<p>Gazze’nin Deyr Belah kentindeki Menasira Kampı’nda düzenlenen etkinlikte çocuklar, kurulan Kâbe maketi etrafında ihramlarıyla tavaf ederek Hac ibadetini temsili olarak yapıldı. Savaşın ve kuşatmanın ortasında düzenlenen bu etkinlik, Hac mevsiminin en çarpıcı görüntülerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Yaklaşık iki milyon Müslüman Arafat’ta vakfeye dururken, Gazze’deki çocukların oluşturduğu bu sembolik tablo, İslam dünyasının ortak vicdanına dokunan güçlü bir görüntü oluşturdu.</p>

<p>Etkinliği düzenleyenler, ağır insani koşullara rağmen çocukların dini ve manevi değerlerle bağlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, Hac bilincinin yeni nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h3>Savaşın alevleri arasında yükselen ilim ve irfan mücadelesi: Telirfan</h3>

<p>Hacıların Mina’ya doğru hareket etmeye başladığı saatlerde, Suriye’nin Haseke iline bağlı Telirfan beldesinde dikkat çekici bir tablo yaşandı. Haznevi İlim ve İrfan Enstitüsü tarafından düzenlenen 18. Geleneksel Yıl Sonu ve İcazet Töreni’nde, mezuniyetle birlikte Kur’ân-ı Kerim hafızlığı, hadis hafızlığı ve hüsn-i hat alanlarında eğitimlerini tamamlayan 500 öğrenciye icazet belgeleri verildi. Ayrıca İlim ve İrfan - İslami İlimler Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Makrâ platformu üzerinden eğitim alan 850 öğrenciye icazet belgeleri takdim edildi.</p>

<p>Şam, Halep ve Haseke’den gelen protokol üyeleri, âlimler, kanaat önderleri ve aşiret temsilcilerinin katıldığı programa yaklaşık 5 bin kişi iştirak etti. Beyaz kıyafetleriyle törende yer alan öğrenciler, birçok katılımcıya Arafat’ta vakfeye duran Hacıları hatırlattı.</p>

<p>Ancak Telirfan’daki tablo, yalnızca bir mezuniyet ya da icazet töreninden ibaret değildi. Bir yanda Arafat’ta vakfeye duran Hacılar, diğer yanda Gazze’de Kâbe hasretiyle sembolik ibadetini yaşayan çocuklar bulunurken, Telirfan’da beyaz kıyafetleriyle icazet alan yüzlerce genç, savaşın gölgesinde yetişen bir neslin ilme ve geleceğe tutunma iradesini temsil ediyordu.</p>

<p>Telirfan’da bugün ortaya çıkan bu tablonun arkasında, uzun yıllardır bölgede ilim, irfan ve toplumsal dayanışma faaliyetlerini sürdüren günümüzün münevver âlimlerinden Şeyh Muhammed Muta' Haznevi bulunuyor. Kurban Bayramı Namazı'nı Adana’da eda eden Haznevi, Türkiye genelinden ve Avrupa’dan gelen binlerce kişinin katıldığı programda<br />
yaptığı konuşmasına, “Allah Teala bu bayramı bizlere, Müslümanların kalplerini birbirine ısındırmış, saflarını birleştirmiş ve sözlerini hak ile hidayet üzerinde toplamış olarak ulaştırsın” duasıyla başladı.</p>

<p><img alt="Haznevi" class="detail-photo img-fluid" height="1363" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/haznevi.jpeg" width="1155" /></p>

<p>Konuşmasında, “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.” ayeti çerçevesinde birlik ve kardeşlik bilinci vurgusu yapan Haznevi’nin mesajları, video konferans aracılığıyla Telirfan’daki bayram programında da canlı olarak takip edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pazar günü Telirfan’daki icazet törenine ise, Şeyh Muhammed Muta' Haznevi'nin oğlu Üstad Muhammed Muvaffak Haznevi video konferans yoluyla katılarak katılımcılara hitap etti.</p>

<p>Suriye’de yıllarca süren iç savaş boyunca birçok eğitim kurumu faaliyetlerini durdurmak zorunda kalırken, Telirfan’daki külliye ilim ve irfan faaliyetlerini tüm tehlikelere ve engellere rağmen kesintisiz sürdürdü. Ancak bu yapının önemi yalnızca eğitimle sınırlı kalmadı.</p>

<p>Arap, Kürt ve Türkmenleri aynı çatı altında buluşturup kucaklaştıran külliyenin, savaş yıllarında mağdur Süryani ve Ermeni aileler için de bir dayanışma ve sığınma merkezi işlevi gördüğü biliniyor. Bu yönüyle Telirfan, yalnızca bir eğitim kurumu değil; savaşın ayrıştırıcı etkilerine karşı birlikte yaşama kültürünü koruyan nadir merkezlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bir asırdan fazla süre önce Şeyh Ahmed Haznevi tarafından temelleri atılan bu ilim müessesesi, bugün savaşın yıkımına rağmen ilim faaliyetlerini sürdürerek, Bitlis-Nurşin’deki Şeyh Muhammed Diyauddin’in savaş ortamında bile devam ettirdiği ilim mücadelesinin günümüzdeki dikkat çekici örneği olarak öne çıkıyor. Geleneksel medrese birikimini akademik bir perspektifle buluşturan Enstitü, Ezher ve Medine gibi uluslararası ilmî çevrelerde de bilinen önemli eğitim kurumları arasında gösteriliyor.</p>

<p>Telirfan’daki çaba yalnızca bu beldeyle sınırlı değil. Enstitünün Halep şubesinde de eğitim faaliyetleri tüm zorluklara rağmen sürüyor. Yakın zamanda savaşın izlerini hâlâ taşıyan ve birçok yönüyle Gazze’deki yıkım manzaralarını hatırlatan mahalledeki Müttakin Camii’nde düzenlenen icazet programında 70 öğrenci belgelerini aldı. Minaresi yıkılmış cami görüntüleri ise bugün Suriye’de ilmin hangi şartlar altında yaşatıldığını gösteren en çarpıcı karelerden biri olarak hafızalarda yer ediyor.</p>

<p>Bugün verilen 500 mezuniyet icazeti ve Makrâ bünyesinde takdim edilen 850 icazet belgesi, yalnızca bireysel bir eğitim başarısını değil; savaşın gölgesinde yaşayan bir toplumun ilme, kimliğine ve geleceğine sahip çıkma iradesini de ortaya koydu.</p>

<p><img alt="S U R İ Y E-2" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/s-u-r-i-y-e-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h3>Makrâ: Dört dilde on binlerce öğrenciye ulaşan ilim ağı</h3>

<p>Telirfan’daki eğitim faaliyetleri yalnızca fiziki sınıflarla sınırlı değil. İlim ve İrfan - İslami İlimler Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Makrâ platformu, Arapça, Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olmak üzere dört dilde Kur’ân, tecvid ve şer’î ilimler dersleri sunuyor.</p>

<p>Tamamen ücretsiz olarak yürütülen online eğitim faaliyetleri kapsamında son dört yılda yalnızca Kur’ân ve tecvid alanında 20 bini aşkın, şer’î ilimler alanında da yine 20 bini aşkın öğrenci eğitim aldı. Dünya genelinden katılımcılara ulaşan platform, Telirfan’daki ilim halkasını dijital çağın imkânlarıyla küresel ölçekte genişletmeye devam ediyor.</p>

<h3>Üç coğrafya, tek sosyal yapı</h3>

<p>Arafat’ta vakfeye duran Hacılar, Gazze’de Kâbe hasretiyle sembolik ibadetini yaşayan çocuklar ve Telirfan’da ilim yolunda icazet alan gençler…</p>

<p>Bayram geride kalırken, İslam dünyasının üç farklı köşesinden yükselen bu manzara aynı hakikati hatırlatıyor: Savaşlar, kuşatmalar ve zorluklar değişse de; inanç, ilim ve umut yaşamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/gazzeli-cocuklardan-sembolik-hac</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/gazze-173.jpg" type="image/jpeg" length="68211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yurda dönen Hacılar sevinçle karşılandı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/yurda-donen-sevincle-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/yurda-donen-sevincle-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklarda Hac ibadetini tamamlayarak yurda dönen Hacılar, İstanbul Havalimanı'nda yakınları tarafından karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kutsal topraklarda ibadetlerini yerine getiren Hacıların, özel ve tarifeli uçaklarla yurda dönüşleri bu sabahtan itibaren başladı.</p>

<p>İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Geliş Terminali'nde hacılar, karanfil ve gülerle karşılandı. Duygusal anlar yaşayan hacılar, aileleri ve yakınlarıyla kucaklaştı.</p>

<p><img alt="Hacı-3" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/haci-3.webp" width="800" /></p>

<p>Hacılardan Çağrı Işık, Hac vazifesini yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sevinci ve burukluğu aynı anda yaşadıklarını ifade eden Işık, "Elhamdülillah mutluyuz. Bugün kutsal topraklardan ayrıldığımız için burukluk var. Fakat buraya geldiğimiz için ayrı bir sevinç var. İnsanlar oraya gidince ayrılmak istemiyor açıkçası. Burada sizleri özleyenler oluyor. Siz de annenizi babanızı, eşinizi, çocuklarınızı özlüyorsunuz ama yüreğimiz orada kaldı." dedi.</p>

<p><img alt="Hacı-2" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/haci-2.webp" width="800" /></p>

<p>Hacılardan Murat Yılmaz, kutsal topraklardan ayrılmanın zor olduğunu, Allah'ın herkese Hac'ca gitmeyi nasip etmesi için dua ettiğini söyledi.</p>

<p>Havalimanında torunları ve çocukları tarafından beklenen Hacılardan Yunus Kazdal ise hacca gidip gelmenin ardından yaşadığı heyecan ve sevincin kelimelerle anlatılamayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Münevver Kabaoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat, İslam</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/yurda-donen-sevincle-karsilandi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/hacilar-1.jpg" type="image/jpeg" length="76371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kontrolsüz Dijitalleşme ve Tüketim Kültürü Aileyi Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kontrolsuz-dijitallesme-ve-tuketim-kulturu-aileyi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kontrolsuz-dijitallesme-ve-tuketim-kulturu-aileyi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Kök Aile, Güçlü Toplum” çalıştayının sonuç bildirgesi yayımlandı. Çalıştayda aile kurumunu tehdit eden dijitalleşme, bireyselleşme, ekonomik baskılar ve kültürel dönüşüm ele alınırken, uzmanlar aileyi koruyacak yeni sosyal ve hukuki politikalar çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da düzenlenen “Kök Aile, Güçlü Toplum” temalı 1. Aile Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı. Külünkoğlu Eğitim Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen çalıştayda, aile kurumunun karşı karşıya olduğu sosyolojik, kültürel, ekonomik ve dijital tehditler masaya yatırıldı. Bildirgede, aile yapısının korunmasının yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ve devlet düzeyinde stratejik bir mesele olduğu vurgulandı.</p>

<p>İstanbul’da düzenlenen çalıştayda akademisyenler, eğitimciler, sivil toplum temsilcileri ve aile bireyleri bir araya geldi. Çalıştayın temel hedefinin aile yapısında yaşanan dönüşümü analiz etmek, aileyi tehdit eden unsurları tespit etmek ve uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmek olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>TÜKETİM ODAKLI YAŞAM BİR TEHDİT</h3>

<p>Bildirgede, modernleşme süreciyle birlikte aile kurumunun ciddi bir dönüşüm yaşadığı ifade edildi. Özellikle kapitalizm, kentleşme, dijitalleşme ve bireyselleşmenin aile bağlarını zayıflattığına dikkat çekildi. Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, tüketim odaklı yaşam biçiminin aileyi “üretim ve değer merkezi” olmaktan uzaklaştırdığı kaydedildi. Ailenin giderek piyasa merkezli yaşamın bir parçası haline geldiği, bireylerin ise anlam ve dayanışma yerine performans ve tüketim baskısı altında yaşamaya yönlendirildiği vurgulandı.</p>

<p>Sonuç bildirgesinde dijitalleşmenin aile üzerindeki etkilerine geniş yer ayrıldı. Özellikle sosyal medya ve dijital platformların aile bireyleri arasındaki yüz yüze iletişimi azalttığı, çocuk ve gençlerin kimlik oluşum süreçlerini olumsuz etkilediği belirtildi. Bildirgede, aynı ev içinde yaşayan bireylerin farklı dijital dünyalarda yaşadığı ve bunun duygusal kopuşlara yol açtığı ifade edildi. Ayrıca yapay zekâ teknolojilerinin aile içi ilişkilerde “alternatif ebeveyn” veya “sanal arkadaş” rolüne dönüşebileceği yönündeki değerlendirmeler dikkat çekti.</p>

<p>Çalıştayın dikkat çeken başlıklarından biri de çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskler oldu. Kontrolsüz dijital içeriklerin çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini olumsuz etkilediği belirtilirken, siber zorbalık, dijital bağımlılık ve zararlı içeriklerin önemli tehditler arasında yer aldığı kaydedildi. Bu kapsamda ailelere yönelik dijital okuryazarlık eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><img alt="Aile-14" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/aile-14.webp" width="800" /></p>

<h3>DİJİTAL SADAKATSİZLİK RİSKLERİ ARTTIRIYOR</h3>

<p>Bildirgede boşanma oranlarındaki artışa da dikkat çekildi. Özellikle ekonomik baskılar, dijital sadakatsizlik ve modern yaşamın hız odaklı yapısının evlilik kurumunu kırılgan hale getirdiği ifade edildi. “Anlık tatmin” kültürünün sabır, fedakârlık ve sorumluluk gibi aileyi ayakta tutan değerleri aşındırdığı değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Çalıştay sonuçlarında aile kurumunun yalnızca bireysel bir yapı değil, aynı zamanda devlet ve toplum düzeninin temel unsurlarından biri olduğu görüşü öne çıktı. Katılımcılar, aile politikalarının sadece sosyal yardım eksenli değil; eğitim, hukuk, medya, kültür ve ekonomi politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Özellikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere farklı kamu kurumlarının ortak projeler geliştirmesi gerektiği belirtildi.</p>

<h3>ÇÖZÜM İÇİN NE YAPMALI?</h3>

<p>Raporda, kırsal yaşamın desteklenmesi ve mahalle kültürünün yeniden güçlendirilmesi gerektiği de ifade edildi. Büyük şehirlerde artan yalnızlık duygusunun aile bağlarını zayıflattığı belirtilirken, köyden kente göçü azaltacak politikaların önemine vurgu yapıldı. Ayrıca aile içi iletişimi güçlendirecek kültürel ve sosyal projelerin artırılması gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Çalıştayın sonuç bölümünde ise “kök aile” kavramı öne çıktı. Güçlü bir toplumun ancak dayanışma üreten, ekonomik baskılara karşı dirençli ve dijital yalnızlığa teslim olmayan ailelerle mümkün olacağı belirtildi. Ailenin yalnızca tüketen değil; birlikte üreten, paylaşan ve anlam inşa eden bir yapıya dönüşmesi gerektiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kontrolsuz-dijitallesme-ve-tuketim-kulturu-aileyi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/aile-12.webp" type="image/jpeg" length="38732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban emanetini taşırken STK’lara ve gönüllülere notlar]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kurban-emanetini-tasirken-stklara-ve-gonullulere-notlar-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kurban-emanetini-tasirken-stklara-ve-gonullulere-notlar-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban bayramına sayılı günler kala, binlerce gönüllü ve STK emanetleri sahiplerine ulaştırmak için sahaya çıkıyor. Ancak kurban emanetini taşımak sadece bir yardım faaliyeti değil; teslimiyetin, adaletin ve ümmet olmanın bilinciyle kuşanmış hassas bir temsil meselesidir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erdal ELİBÜYÜK</strong></p>

<p>Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Dünyanın dört bir yanında Müslümanlar bu mübarek ibadeti idrak etmeye hazırlanıyoruz. Aynı zamanda birçok sivil toplum kuruluşu ve gönüllü de, kendilerine emanet edilen kurban bağışlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere sahaya çıkmış durumda. Kurban, Hz. İbrahim’in sadakatiyle Hz. İsmail’in teslimiyetinin kesiştiği büyük bir imtihanın hatırasıdır. Bu yönüyle sadece bir ibadet değil, teslimiyetin, bağlılığın ve kardeşliğin en güçlü sembollerinden biridir.</p>

<p>Bu yazıda kurbanın mahiyetinden ziyade, bu ibadetin vekâlet boyutunu taşıyan STK’lara ve sahada görev alan gönüllülere dair bazı hatırlatmalara yer vermek istiyorum. Çünkü kurban emanetinin taşınması, sadece bir yardım faaliyeti değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk, ciddi bir emanet ve hassas bir temsil meselesidir. Bu nedenle sahaya çıkan her gönüllü ve her kurum şunu unutmamalıdır. Kurban emanetinin muhatabı sadece bağışçı değil, aynı zamanda o bağışla ulaşılan ihtiyaç sahibidir. Bu iki taraf arasında kurulan köprü, büyük bir emanet bilinci gerektirir.</p>

<p><img alt="Kurban-14" class="" height="614" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/kurban-14.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="921" /></p>

<p><strong>KURUMSAL HASSASİYET: “KASADAKİ HER KURUŞ EMANETTİR”</strong></p>

<p>Her şeyden önce, kurban emanetini taşıyan STK’lar şunu asla unutmamalıdır. Bu işte kullanılan her kaynak, her kuruş ve her imkân emanettir. Kasalarda bulunan hiçbir para kuruma ait değildir, bağışçıların güveni, niyeti ve ibadet hassasiyetidir. Bu yüzden hayvan temininden kesim süreçlerine, dağıtımdan lojistiğe kadar her aşamada en yüksek hassasiyet gösterilmelidir. Şaibeye açık olabilecek her türlü işlemden, görüntüden ve ilişkiden özellikle uzak durulmalıdır. Çünkü bu alan, sıradan bir yardım faaliyeti değil, doğrudan ibadet, güven ve vicdan alanıdır. Burada oluşabilecek en küçük bir yanlışlık bile sadece bir kurumu değil, ümmetin yardım bilincini zedeleyebilir. Bu nedenle kurban emanetini taşımak, aynı zamanda güveni taşımaktır.</p>

<p><strong>SAHADAKİ DİLİMİZ: “MODEL DAYATMAK DEĞİL, EŞLİK ETMEK</strong>”</p>

<p>Aynı hassasiyet sahada görev alan gönüllüler için de geçerlidir. Gönüllüler gittikleri ülkeleri önceden tanımalı, o coğrafyanın kültürel yapısını, hassasiyetlerini ve yaşam biçimlerini öğrenmelidir. Her toplumun farklı bir dili, farklı bir algısı ve farklı bir hassasiyeti vardır. Yardım götürmek, o toplumun üzerine çıkmak değil onun yanında durmayı gerektirir. Ayrıca önemli bir hatırlatma da şudur. Sahaya giden kardeşlerimiz, ihtilaflı konulara ve tartışma doğuracak meselelere girmekten özellikle uzak durmalıdır. Orada bulunma maksadı, fikir beyan etmek veya teorik tartışmalar açmak değildir. Daha da önemlisi, oradaki insanların mazlumiyetleri, yoksullukları ve mahcubiyetleri üzerinden üstten bakan bir üslup asla benimsenmemelidir. “Şöyle yaparsanız kurtulursunuz”, “böyle yaparsanız düzelirsiniz” gibi kısa süreli ziyaretlerin oluşturabileceği yüzeysel ve yukarıdan yaklaşan dil, oradaki gerçekliği anlamaktan uzak bir tavırdır.</p>

<p>Bu sebeple kendi kültürel birikimimizi ve kendi ülkemizdeki tecrübelerimizi oraya bir “model dayatma” refleksiyle taşımak doğru değildir. Yapılması gereken şey, hüküm vermek değil, anlamaya çalışmak, yönlendirmek değil, eşlik etmektir. Kendi gerçekliğimiz ile oranın gerçekliği arasındaki farkı görmek, kurban emanetini taşıyan her gönüllü için en temel hassasiyetlerden biri olmalıdır.</p>

<p><img alt="Kurban1" height="518" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/kurban1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="950" /></p>

<p><strong>ŞEFFAFLIK İLE TEŞHİR ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ</strong></p>

<p>Özellikle dağıtım esnasında kullanılan üslup, davranış biçimi ve yaklaşım çok önemlidir. Bir yardım kolisinin veriliş şekli bile bazen bir insanın hafızasında yıllarca kalabilir. Yardım edilen insanlara "muhtaç" psikolojisi hissettiren her türlü tavırdan uzak durulmalıdır. Çünkü ihtiyaç sahibi olmak, insanın onurunu kaybettiği anlamına gelmez. Nezaket, bu işin en temel ahlaki ölçüsüdür. Bir diğer önemli husus da fotoğraf ve görüntü meselesidir. İhtiyaç sahiplerinin mahremiyetini zedeleyen, onları teşhir eden görüntülerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Elbette şeffaflık önemlidir ancak şeffaflık ile teşhir arasındaki çizgi çok incedir ve bu çizgiye dikkat edilmelidir. Çünkü yardım gösteri değil, emanettir.</p>

<p><strong>KONFOR DEĞİL FEDAKÂRLIK ZAMANI</strong></p>

<p>Bütün bunlarla birlikte şunu da unutmamak gerekir. Kurban emanetini taşımak, konfor değil fedakârlık gerektirir. Tozlu yollar, uzun dağıtım saatleri, sıcak hava ve zor şartlar bu işin tabiatındandır. Çünkü taşınan şey sıradan bir paket değil, bir ibadetinin emanetidir. Bir bağışçı, belki yıllarca biriktirdiği imkânından ayırdığı kurban vekâletini teslim etmektedir. Vakıf ve dernekler de bu emaneti dünyanın farklı coğrafyalarına ulaştırmaktadır. Oraya giden her gönüllü aslında sadece kendi adına değil, binlerce insanın emaneti adına hareket etmektedir.</p>

<p><strong>GÜVENİ ZEDELEYECEK HİÇBİR RİSK ALINMAMALI</strong></p>

<p>Bu yüzden kullanılan dil kadar niyet, yaklaşım kadar ahlak da önemlidir. Kurban emanetini taşıyanların bir diğer sorumluluğu da mali hassasiyettir. STK’lar ve yöneticiler şunu hiçbir zaman unutmamalıdır. Ellerindeki imkânlar kendilerine ait değildir. Bu imkânlar, bağışçıların güvenidir. Bu nedenle hayvan alımlından kesim süreçlerine, lojistikten dağıtıma kadar her adımda en ince detayına kadar dikkat edilmelidir. Şaibe ihtimali doğurabilecek her şeyden uzak durulmalı, bu alanda güveni zedeleyecek hiçbir risk alınmamalıdır. Çünkü bu alan, hassasiyet alanıdır, yara kaldırmaz, ihmal kabul etmez.</p>

<p><strong>GÖNÜLLÜNÜN TAVRI, İSLAM'IN TEMSİL YÜZÜDÜR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı zamanda vakıf ve dernek yöneticileri, sahaya gönderdikleri ekipleri sadece teknik olarak değil, ahlaki ve insani olarak da hazırlamalıdır. Temsil bilinci, kriz yönetimi, kültürel farkındalık ve iletişim eğitimi bu işin ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Bugün birçok coğrafyada Müslüman STK’lar sadece yardım kuruluşu değil, aynı zamanda İslam’ın temsil yüzü olarak görülmektedir. Bir gönüllünün tavrı, bir toplumun İslam algısını etkileyebilir. Bu nedenle kurban emanetini taşımak aynı zamanda bir temsil sorumluluğudur. Bugün Afrika’nın ücra bir köyünde bir çocuğun hatırasında kalan şey, çoğu zaman et değil o eti getiren insanın davranışıdır. Kurulan ilişki bir dağıtımdan çok daha fazlasıdır, bir gönül bağının başlangıcıdır. Bu yüzden "iş yetiştirme" mantığı yerine "emaneti hakkıyla taşıma" bilinci yerleşmelidir.</p>

<p><strong>KURBAN BİR BİTİŞ DEĞİL, BİR BAŞLANGIÇTIR</strong></p>

<p>Bir başka önemli mesele de şudur. Kurban emanetleri sadece bayram günlerine sıkıştırılmamalıdır. Eğer bir bölgede açlık, eğitim sorunu, sağlık problemi veya su sıkıntısı varsa, bu alanlara yıl boyu temas edilmelidir. Çünkü kurban bazen bir başlangıçtır. Bir kapı açar, bir ilişki kurar, bir kardeşliği başlatır. Ümmet bilinci de ancak süreklilikle oluşur. Bugün İslam dünyasının en büyük sorunlarından biri, birbirini yeterince tanımamasıdır. Aynı kıbleye yönelen milyonlarca insanın birbirinin acısından habersiz yaşamasıdır. Kurban Bayramı ise bu kopukluğu azaltan en önemli zamanlardan biridir. Bir Müslüman, dünyanın başka bir ucundaki kardeşinin sofrasına misafir olur. Onun acısını görür, halini hisseder, dünyasını tanır. Fark eder ki ümmet olmak sadece aynı inanca sahip olmak değil aynı acıya ortak olabilmektir.</p>

<p><strong>KARDEŞLİĞİN BÜYÜDÜĞÜ BİR BAYRAM OLSUN</strong></p>

<p>Modern dünya insanı giderek daha bireysel hale gelirken, kurban ibadeti insanı yeniden paylaşmaya, yeniden düşünmeye ve yeniden hatırlamaya çağırır. "Ben tokken başkası aç mı?" sorusu bu ibadetin en güçlü vicdani çağrısıdır. Bu yönüyle kurban, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda modern bencilliğe karşı güçlü bir itirazdır. İnşallah bu Kurban Bayramı, sadece sofraları değil kalpleri de birbirine yaklaştırır. Sadece etin dağıtıldığı değil, kardeşliğin büyüdüğü bir bayram olur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kurban-emanetini-tasirken-stklara-ve-gonullulere-notlar-1</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/manset-37.jpg" type="image/jpeg" length="17996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya 232 mavi bayraklı plajla dünya liderliğini koruyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/antalya-232-mavi-bayrakli-plajla-dunya-liderligini-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/antalya-232-mavi-bayrakli-plajla-dunya-liderligini-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından açıklanan 2026 Mavi Bayrak Ödülleri kapsamında, Türkiye genelinde 580, Antalya’da ise 232 plaj ödül almaya hak kazandı. Türkiye plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan'ın ardından en başarılı üçüncü ülke.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en fazla mavi bayraklı plajına sahip Antalya'da, 2026'nın bayrakları teslim edilmeye başlandı.</p>

<p>Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı-FEE tarafından açıklanan 2026 Mavi Bayrak Ödülleri'ne göre, Türkiye genelinde bu yıl 580 plaj, turizm kenti Antalya'da ise 232 plaj mavi bayrak almaya hak kazandı.</p>

<p>Bu yıl da hak kazanan işletmelere, yeni bayrak teslimleri yapılmaya başlandı.</p>

<h3>Türkiye en iyi plajda dünya üçüncüsü</h3>

<p><br />
Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatörü Mustafa Ergiydiren ve ekibi, Muratpaşa ilçesindeki Mermerli Plajı'nı ziyaret ederek, hem denetim yaptı hem de bayrağı verdi.</p>

<p>Ergiydiren, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan'ın ardından en başarılı üçüncü ülke olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antalya'nın da mavi bayrak konusunda başarılı bir kent olduğunu belirten Ergiydiren, "Antalya 232 plajıyla dünyada en fazla mavi bayrak ödüllü şehir konumunda. Tabii ardından İspanya'nın, Yunanistan'ın, Fransa'nın kentleri geliyor ama açık ara birinciliğimizi korumanın da mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.</p>

<p><br />
Ergiydiren, bu başarıda tüm kurum ve kuruluşların, vatandaşın, turistlerin büyük emeği bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Sayıyı ve kaliteyi daha da artırmak için çalışmaya devam edeceklerini bildiren Ergiydiren, plajları, denizleri temiz tutmak ve gelecek nesillere temiz şekilde bırakmak için TÜRÇEV olarak önemli faaliyetler yürüttüklerini dile getirdi.</p>

<h3>Mavi bayrak kriterleri</h3>

<p><br />
Denetimlerin belli periyotlarla devam edeceğini aktaran Ergiydiren, şöyle konuştu:</p>

<p>"Mavi Bayrak programında ödül almaya hak kazanan plajlarımız denetimlerden geçmeden mavi bayrağını teslim alamıyor. Bu denetimlerimiz sezon boyunca devam ediyor. Denetimlerde baktığımız en önemli hususlar, plajın temizliği, donanımların kalitesi, can kurtaranların yeterliliği, çevre konusunda plaj kullanıcılarına verilen bilgilendirmeler, açıklayıcı yazılar, tabelalar, bunların muhakkak plajlarda olmasını istiyoruz."</p>

<p>Ergiydiren, geçmiş 4 yıl temiz olmayan hiçbir plajın da mavi bayrak başvurusu yapamadığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/antalya-232-mavi-bayrakli-plajla-dunya-liderligini-koruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/antalya-plaj-1.jpg" type="image/jpeg" length="74798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seçimden kesime, saklamadan kıymaya kurban rehberi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/secimden-kesime-saklamadan-kiymaya-kurban-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/secimden-kesime-saklamadan-kiymaya-kurban-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Kasaplar ve Et Üreticileri Derneği Başkanı Sebahattin Bulut, kurbanlıkların seçimi, kesimi, kurban etinin parçalanması ve doğranmasına ilişkin püf noktaları hakkında bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı öncesinde Kars, Erzurum, Ardahan, Çorum, Tokat ve Amasya gibi çeşitli illerden başkente gelen besiciler, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını pazarda satışa çıkardı.</p>

<p>Tüm Kasaplar ve Et Üreticileri Derneği Başkanı Sebahattin Bulut, kurbanlıklarla ilgili dikkat edilmesi gereken hususları anlattı.</p>

<h3>Hayvanın boynuzundan ayaklarına kadar dikkat edilmesi gerekiyor</h3>

<p><br />
Ankara'nın Altındağ ilçesinde kurulan Kurban Pazarı'nda kurbanlık seçerken dikkat edilmesi gereken hususları sıralayan Bulut, "Seçilen kurbanlıklar, hareketli, bakışları canlı olmalıdır. Kör, topal ve yaraları olmamalıdır. Tüyleri parlak ve yatık olmalıdır. Boynuzları kırık olmamalıdır. Kemikleri görünecek kadar zayıf olmamalıdır. Hayvanda burun ve göz akıntısı olmamalıdır. Ayrıca alt iki dişinin kapak atması gerekiyor." diye konuştu.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının "Tarım Cebimde" mobil uygulamasından da hayvanların küpe numarası ile sorgulanabildiğini vurgulayan Bulut, "Uygulama üzerinden mutlaka hayvanın geçmişine bakılmalıdır. Hayvanın geçirmiş olduğu tüm hastalıklar, vurulan aşıların kayıtlarını oradan görebilirler." dedi.</p>

<h3>"Etlerin bir gün dinlenmesi gerekiyor"</h3>

<p><br />
Kurbanlıkların kesilmesinin ardından hisselere nasıl ayrılacağı ve kesim yerlerinin püf noktalarını göstererek anlatan Bulut, kesim işinin ehli insanlara verilmesinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Etlerini evlerinde doğramak isteyen vatandaşlara da uyarılarda bulunan Bulut, "Kurban etini evinde işlemek isteyen vatandaşlarımız da eklem yerlerinden kesip kıymalığını, biftekliğini, kuşbaşılığını ayırıp ayrı ayrı dolaplarına yerleştirmelidir. Kıymalıklarını mahalle kasabında çektirmeye özen göstermelidirler. Kıymayı bir gün sonra çektirmeleri daha uygun olacaktır. Çünkü etlerin bir gün dinlenmesi gerekiyor." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Gıda terörüne etlerinizi teslim etmeyin"</h3>

<p><br />
Kurban Bayramı'nda farklı meslek gruplarının sokaklarda kıyma çektiğine dikkati çeken Bulut, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kurban Bayramı geldiği zaman farklı meslek grupları kasap olmak istiyor. Depolarından kıyma makinelerini çıkarıyorlar. Senede bir kez kömürlüklerden, merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerden çıkan kıyma makineleri küflü, paslı bir şekilde hijyenik olmayan ortamlarda kullanılıyor. Sokak aralarında kapı önlerine konulup vatandaşların rastgele kurban etlerini çekiyorlar. Biz diyoruz ki gıda terörüne etlerinizi teslim etmeyin."</p>

<p>Mahalle kasaplarının, her gün mesai bitiminde kıyma makinelerini sıcak suyla yıkayarak sabaha hazır hale getirdiklerini belirten Bulut, "Merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerde kullanılan makinelerin soğutucuları bile yok. Soğutucusu olmadığı için o makineler bakteri ve mikrop üretiyor. Örneğin vatandaş güneş altında etini bazen farkında olmadan kokutuyor. Buralarda kıyma çekildiğinde ise ardından çekilen ete de bulaşıyor. Mesleği kasap olan biri kokmuş eti fark eder ve çekmez. Vatandaşlarımız oldubittiye getirip merdiven altı yerlerde kıyma çektirmesinler. Etlerini heder etmesinler." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/secimden-kesime-saklamadan-kiymaya-kurban-rehberi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/kurban-1-5.jpg" type="image/jpeg" length="99152"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atıksız mutfak iş birliği protokolü imzalandı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/atiksiz-mutfak-is-birligi-protokolu-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/atiksiz-mutfak-is-birligi-protokolu-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Dr. Maliki Ejder Batur, TOGEMDER Başkanı Belma SEKMEN ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan tarafından imzalanan protokol ile; gıda israfına dikkat çeken ve sıfır atık bilincini yaygınlaştırmayı hedefleyen önemli bir süreç başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde büyüyen Sıfır Atık seferberliğinde İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Dr. Maliki Ejder Batur, TOGEMDER Başkanı Belma SEKMEN ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan tarafından imzalanan protokol ile; gıda israfına dikkat çeken ve sıfır atık bilincini yaygınlaştırmayı hedefleyen önemli bir süreç başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu iş birliği kapsamında düzenlenecek Instagram yarışmasında; katılımcılar atıksız mutfak anlayışını fotoğraf ve video içerikleriyle paylaşacak, en yüksek etkileşim alan 6 kişi Özyeğin Üniversitesi Le Cordon Bleu şefleri eşliğinde gerçekleştirilecek özel mutfak eğitimine katılma hakkı kazanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/atiksiz-mutfak-is-birligi-protokolu-imzalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/atiksiz-mutfak-1.jpg" type="image/jpeg" length="48988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 yeni endemik yangıç türü keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/4-yeni-endemik-yangic-turu-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/4-yeni-endemik-yangic-turu-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk bilim insanları, halk arasında yan yüzmeleri nedeniyle 'yangıç' (Gammarus) olarak bilinen amfipoda grubuna ait 4 yeni endemik türü bilim dünyasına tanıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi İç Sular Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Özbek öncülüğündeki ekip, Erzurum'da Aras Nehri, Kastamonu'da Sarpunalınca Mağarası, İzmir'de Homeros Vadisi ve Nif Çayı'nın kollarından topladıkları ve farklı olduklarını düşündükleri yangıç örneklerini inceledi.</p>

<p>Morfolojik ve moleküler incelemeler sonucunda söz konusu böceğin dünyadaki benzer türlerden farklı, bilim camiası tarafından bugüne kadar tanımlanmamış yeni türler olduğu ortaya çıktı.</p>

<p>Türler uluslararası hakemli bilimsel dergide yayımlanan makalelerle literatüre kazandırıldı.<br />
Nif Çayı'nda bulunan türe Özbek'in eski yüksek lisans öğrencisi Tufan Göktürk'e ithafen "Niphargus gokturki", Aras Nehri'nde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden Dr. Hazel Baytaşoğlu ve Dr. İsmail Aksu'nun müşterek çalışması sonucunda keşfedilene "Gammarus arasensis", Homeros Vadisi'ndeki su kaynaklarında tespit edilene de Prof. Dr. Hasan Musa Sarı'ya ithafen "Niphargus hasansarii" isimleri verildi.</p>

<p>Murat Özbek, Kastamonu'daki Sarpunalınca Mağarası'nda keşfedilen türü ise kızları Elif ve Eda'nın isimlerinden esinlenerek "Gammarus elifedae" olarak adlandırdı.</p>

<h3>24 yeni türü bilim dünyasına kazandırdı</h3>

<p><br />
Özbek, yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü çalışmalarda bugüne kadar 24 yeni türü bilim dünyasına kazandırdıklarını söyledi.</p>

<p><br />
Bu yılki yürütülen araştırmalarda ise 4 yeni türün daha tanımlandığını belirten Özbek, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu canlılar karideslere benzerlikleriyle bilinir. Temiz sularda yaşamayı sevdikleri için suyun kalitesi açısından birer göstergedirler. Dağ göllerinden yerin 1630 metre derinliğindeki mağara sularına kadar hemen hemen her yerde bulunabilirler. Ancak dışarıdan gözle ayırt edilmeleri mümkün değildir, mikroskop altında detaylı morfolojik incelemeler ve moleküler analizler gerektirir. Yeni türler ülkemize endemik türler. Bazı türler sadece bir mağarada var. Dünyada sadece bir mağarada var. Bunların korunması lazım. Çevremize özen göstermemiz lazım. Habitatlarının yok edilmemesi lazım."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temel bilimler alanında yapılan bu keşiflerin biyoçeşitlilik için temel oluşturduğunu vurgulayan Özbek, türlerin gelecekte enzim araştırmaları veya farklı endüstriyel çalışmalara konu olabileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/4-yeni-endemik-yangic-turu-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/yangic-1.jpg" type="image/jpeg" length="71200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban ibadetiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kurban-ibadetiyle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kurban-ibadetiyle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak. Bayram yaklaşırken ibadetle ilgili doğru bilinen yanlışlar yeniden gündeme geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumda sıkça karıştırılan uygulamaları 10 başlıkta açıklığa kavuşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesme işlemi Kurban Bayramı süresince gerçekleştirilecek.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan alınan bilgilerle, kurban ibadetiyle ilgili doğru bilinen bazı yanlışlar 10 soruda derlendi.</p>

<h3>1 - Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçer mi?</h3>

<p><br />
Kurban ibadetinin yerine getirilmesi için gerekli şartları taşıyan bir hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesi şarttır. Kesim gerçekleşmeksizin yalnızca bağışta bulunmak veya sadaka vermek kurban ibadeti yerine geçmez. Bu bağlamda "kesimsiz kurban bağışı" adı altında yapılan bağışların hiçbir dini dayanağı bulunmamakta olup söz konusu bağışlar kurban sayılmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>2 - Bir kurban hissesine birden fazla kişi ortak olabilir mi?</h3>

<p><br />
Bir kurban hissesi yalnızca bir kişi içindir. İmkanı olmayan birden fazla kişinin, tek kişilik bir hisseye ortak olabileceği anlayışı dinen doğru değildir. Aynı hisseye birden fazla kişinin ortak olması halinde kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bu bağlamda vekaletle kurban kesen kuruluşlar kendi adlarına değil, sadece vekalet veren kimseler adına kurban kesebilir.</p>

<h3>3 - Kadınlar kurban kesebilir mi?</h3>

<p><br />
Kadınların kurban kesim işlemini yapamayacağı anlayışı doğru değildir. Kesme becerisine sahip kişi, erkek veya kadın olsun, kurban kesimini gerçekleştirebilir.</p>

<h3>4 - Büyükbaş kurbanlıkların hissedar sayısının tekli sayılarda mı olması gerekiyor?</h3>

<p><br />
Büyükbaş bir kurbanlığın hissedar sayısının mutlaka 3, 5, 7 gibi tekli sayılarda olması gerektiği anlayışı doğru değildir. Bir büyükbaş hayvana 7 kişi ortak olabildiği gibi 6 veya daha az kişi de ortak olabilir.</p>

<h3>5 - Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire mi dağıtılması gerekiyor?</h3>

<p><br />
Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire dağıtılması gerektiği anlayışı doğru değildir. Kişi, kurbanını kesmesinin ardından bunun bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına verdikten sonra geriye kalan kısmını kendi evi için kullanabilir.</p>

<h3>6 - Yolculuk halinde olanların kestiği kurbanlar geçerli mi?</h3>

<p><br />
Seferi (yolcu) olanın kestiği kurbanın geçersiz olduğu anlayışı doğru değildir. Bir kimsenin misafir olarak gittiği köyünde veya başka bir yerde kestiği kurban geçerlidir. Bu şekilde kurban kesen kişinin, daha sonra bayram günleri içinde yaşadığı yere dönünce yeniden kurban kesmesi gerekmez.</p>

<h3>7 - Kurban kanı alna ya da araç lastiğine sürülür mü?</h3>

<p><br />
Kurban kanının, alna veya araba tekerleği gibi eşyalara sürülmesi inancı yanlıştır.</p>

<h3>8 - Hazreti Muhammed adına kurban kesilebilir mi?</h3>

<p><br />
İnsanların bir araya gelerek topluca Hazreti Peygamber adına bir kurban hissesine girmeleri şeklinde bir uygulama İslam'da mevcut değildir.</p>

<h3>9 - Kabir veya ölü kurbanı kesilebilir mi?</h3>

<p><br />
İslam'da "kabir kurbanı" veya "ölü kurbanı" adıyla bir kurban türü bulunmamaktadır. Ölenin vasiyeti yoksa onun adına kurban kesilmesi gerekmez.</p>

<h3>10 - Adak, akika ve şükür kurbanlarında yaş şartları gerekli değil mi?</h3>

<p><br />
Kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler, bütün kurban çeşitlerinde aynıdır. Bu itibarla toplum arasındaki adak, akika veya şükür olarak kurban edilecek hayvanlarda yaş gibi bazı şartların gerekli olmadığı inancı yanlıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kurban-ibadetiyle-ilgili-dogru-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/04/kurban-1.jpg" type="image/jpeg" length="13437"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yuva şenlendi: Yaren leyleğin yavruları yumurtadan çıktı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/yuva-senlendi-yaren-leylegin-yavrulari-yumurtadan-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/yuva-senlendi-yaren-leylegin-yavrulari-yumurtadan-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Karacabey ilçesinde balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostlukla tanınan Yaren leyleğin yavruları yumurtadan çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balıkçı Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle tanınan Yaren, 15'inci yıl da kilometrelerce mesafe katedip Avrupa Leylek Köyleri Birliği üyesi Eskikaraağaç'taki yuvasına geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göl manzaralı yuvasına yerleşen Yaren'in yavruları yumurtadan çıktı.</p>

<p>Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, yavruların yumurtadan çıktığını sosyal medya hesabından, "Yaren'in dün itibarıyla ilk yavrusu yumurtadan çıktı. Ebeveynler hemen yavruyla ilgilenmeye başladılar. Tam göremiyoruz ama sanırım 3 veya 4 yavrumuz olacak bu yıl." sözleriyle paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/yuva-senlendi-yaren-leylegin-yavrulari-yumurtadan-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/yaren-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="27052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 10 yıllık aile ve nüfus yol haritası 2 Mayıs'ta açıklanacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-10-yillik-aile-ve-nufus-yol-haritasi-2-mayista-aciklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-10-yillik-aile-ve-nufus-yol-haritasi-2-mayista-aciklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katkılarıyla, Türkiye'nin gelecek 10 yıllık aile ve nüfus politikalarının belirlenmesi için hazırlanan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi", 2 Mayıs'ta İstanbul'da gerçekleştirilecek programla kamuoyuna tanıtılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanan, insan odaklı ve aile merkezli anlayışla bütüncül bir yol haritası sunacak olan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi"nde çalışmalar tamamlandı.</p>

<p>Türkiye'nin gelecek 10 yıllık aile ve nüfus politikalarını belirlenmesi için hazırlanan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımının beklendiği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da bulunacağı 2 Mayıs'ta İstanbul'da gerçekleştirilecek tanıtım programında kamuoyuyla paylaşılacak.</p>

<p>Aile ve nüfus yapısındaki değişimleri çok boyutlu bir şekilde ele alarak uzun vadeli bir politika ufku ortaya koymayı amaçlayan Vizyon Belgesi, aynı gün Resmi Gazete'de yayımlanacak Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girecek, tüm kamu kurum ve kuruluşları için bağlayıcı bir politika çerçevesi niteliği kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Türkiye'nin Ritmi: Hikayemiz Yarım Kalmayacak" kamu spotunun ilk gösterimi</h3>

<p><br />
Öte yandan, "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi" tanıtım programında, "2025 Aile Yılı"na katkı sağlayanlar ile kısa film ve fotoğraf yarışması birincilerine ödülleri takdim edilecek.</p>

<p>Programda ayrıca "Türkiye'nin Ritmi: Hikayemiz Yarım Kalmayacak" başlıklı kamu spotunun ilk gösterimi yapılacak, nüfus dinamizminin önemine, ailenin yaşamdaki merkezi yerine ve kuşaklar arası bağın değerine dikkat çekilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/turkiyenin-10-yillik-aile-ve-nufus-yol-haritasi-2-mayista-aciklanacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/koruyucu-aile-1.jpg" type="image/jpeg" length="50635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Nisan'a özel hazırlanan 'Gazete Çocuk'un 3. sayısı yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/23-nisana-ozel-hazirlanan-gazete-cocukun-3-sayisi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/23-nisana-ozel-hazirlanan-gazete-cocukun-3-sayisi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel olarak çıkarılan "Gazete Çocuk", 3. sayısıyla okurlarla buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel hazırlanan gazetede çocukların kaleminden çıkan yazılar, şiirler, resimler ve röportajlar yer alıyor.</p>

<p>Gazetenin başyazısını kaleme alan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 23 Nisan'ın, çocukların sesinin dünyaya duyurulduğu çok özel bir gün olduğuna dikkati çekerek, bu anlamlı mirasın çocuklara emanet edilen büyük bir sorumluluk taşıdığını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Çocukların düşünen, sorgulayan, kendini ifade edebilen bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret eden Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda çocukların fikir ve hayallerine büyük değer verdiklerini dile getirdi.</p>

<p>Tekin, bu kapsamda nisan ayı boyunca "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla yürütülen çalışmaların da çocukların milli egemenlik, demokrasi ve hukuk devleti bilinciyle yetişmesine katkı sunduğuna dikkati çekti.</p>

<h3>"Her fikriniz bizlere yeni bakış açıları kazandırıyor"</h3>

<p><br />
Bakan Tekin, Gazete Çocuk'un yalnızca bir yayın olmadığını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>"İletişimin bu denli çok yönlü ve çok hızlı sürdürüldüğü bu dijital çağda basın ve yayın organları çok önemli bir köprü görevi görmekte. Düşüncelerinizi özgürce ifade edebilmeniz, yaşadığınız dünyayı anlatabilmeniz ve sesinizi duyurabilmeniz için başta gazete ve dergiler olmak üzere her türlü kitle iletişim aracı bu bakımdan çok kıymetli. İşte bu minvalde sizlerden gelen eserler, fikirler, görüş ve önerilerle hayat verdiğimiz Gazete Çocuk da sadece bir yayın olmakla kalmadı. Aynı zamanda güzel ülkemizin neredeyse her şehrinden ses veren öğrencilerimizin kaleminden dökülen duyguların, fikirlerin, paletlerinden akan renklerin, resimlerin ve hayallerin yükseldiği kıymetli bir platform kimliği kazandı.</p>

<p>Gazetemizin bu sayısında da sizleri dinlemek, anlamak ve düşüncelerinize kulak vermek, geleceği inşa etme yolculuğumuza değer kattı, çünkü sizler bugünün söz sahibi, yarının büyükleri olacaksınız. Her yazınız, her çiziminiz, her fikriniz ve her eseriniz bizlere yeni bakış açıları kazandırıyor. Tüm gayretleriniz için size ve sizlere rehberlik eden öğretmenlerimize teşekkür ediyorum."</p>

<h3>"Emanetiniz aziz, sorumluluğunuz kıymetlidir"</h3>

<p><br />
23 Nisan'ın dünyada yazılmış ender başarı hikayelerinden biri olduğuna vurgu yapan Tekin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere 'cumhuriyet' hikayesini yazarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı ülkemin çocuklarına armağan eden tüm ecdadımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Emanetiniz aziz, sorumluluğunuz kıymetlidir. Yürüyeceğiniz tüm yollarda Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm gücüyle daima yanınızda olmaya devam edeceğiz. Muhabbetle gözlerinizden öperim. Bayramınız kutlu ve umutlu olsun."</p>

<h3>"Yıllar Geçer, Çocuklar Büyür, Dünya Değişir, 23 Nisan Ruhu Değişmez"</h3>

<p><br />
Gazetenin bu sayısında, konuk gazeteci Hande Fırat tarafından gerçekleştirilen 23 Nisan özel röportajında "Caribou Matematik Yarışması"nda dünya birincisi olan 8. sınıf öğrencisi Ertuğrul Ege Kaya'nın hikayesi de yer aldı.</p>

<p>Röportajda, disiplin, azim, merak ve hayal kurmanın başarı yolculuğundaki önemi, çocukların ilham alabileceği bir anlatımla paylaşıldı.</p>

<p>"Yıllar Geçer, Çocuklar Büyür, Dünya Değişir, 23 Nisan Ruhu Değişmez" başlığı altında, gazetenin ilk sayısında 23 Nisan'a ilişkin düşüncelerini paylaşan çocukların, iki yıl sonraki görüşlerine yeniden yer verildi.</p>

<p>Gazetede ayrıca öğrencilerin kaleminden çıkan "Dünyada Barış ve Umut" temalı yazılar, yarışmalarda dereceye giren eserler, şiirler, bulmaca ve etkinliklerle çocukların hayal dünyasını zenginleştirmeye yönelik içerikler yer aldı.</p>

<p>Editör yazısında, MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Yılmaz Güney'in satırlarıyla Gazete Çocuk'un her sayısında çocukların katkılarıyla daha da zenginleştiği vurgulanarak, seslerini daha geniş kitlelere ulaştırmanın önemli bir sorumluluk olduğuna dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazete Çocuk'un 3. sayısına "meb.gov.tr" adresinden erişilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/23-nisana-ozel-hazirlanan-gazete-cocukun-3-sayisi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/04/gazete-cocuk-meb-1.jpg" type="image/jpeg" length="77372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan sosyal medya düzenlemesine destek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/uzmanlardan-sosyal-medya-duzenlemesine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/uzmanlardan-sosyal-medya-duzenlemesine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Müdürü Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin çocukları korumak adına olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Kurt, farklı ülkelerde 15 ya da 16 yaşın kritik yaş sınırı olarak alındığını belirterek, böylelikle çocukların gelişime katkı sağlayabilecek içeriklerle bir arada olmasının hedeflendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal ağlara ilişkin uygulamaların gelişim çağındaki çocuklar üzerindeki etkisini değerlendiren Kurt, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bizim 'prefrontal lob' (ön beyin) dediğimiz kısımda özellikle gelişme çağındaki çocukların karar verme, problem çözme ya da sosyal ilişkilerini düzenleme gibi süreçleri, henüz bu kritik yaşlarda tam oturmuyor. Sosyal medya platformlarının ya da dijital oyunların dopamin döngüsü içerisinde çocukları kendi egemenliği altına almaya çalışmasıyla çocuklar burada üretici konumdan ziyade tüketici konumunda yer almaktadır. Çocukların bu platformlarda beyinlerinin büyük bir kısmını da kullanmamaları ilerleyen yaşlarda sıkıntı yaratabileceği için bunu önlemeye yönelik bir çalışmadır. Aynı zamanda çocuklarımızın dijital mecralarda karşılaşabileceği siber zorbalık, siber taciz gibi olumsuz durumların önüne bir nebze geçebilmek adına uygulanmaya çalışılan bir yasa olarak karşımızda duruyor. 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesi çocukları korumak adına olumlu bir gelişme."</p>

<h3>"Sistem, kişiye özgü oluşturulan kriptolanmış dijital anahtar üretecek"</h3>

<p><br />
Kurt, yasalaştırma sürecinin iki ayrı platform için düzenleme gerektirdiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:</p>

<p>"Biri, sosyal medya ağları. Diğeri de dijital oyunlar. Dijital oyunlar için derecelendirme sistemine uygun olarak oyunları platformlarında sunmaları isteniyor. Yasa, eğer derecelendirilmemiş bir oyunla çocukların karşısına çıkılacaksa da en yüksek derecelendirmeden işlem görmesini talep ediyor. Sosyal medya platformlarında ise 15 yaşını doldurmuş kişilerin bunu teyit ederek bu platformlara girmeleri isteniyor. Kişi, bu platformlara girmek istediğinde e-devlet bağlantılı bir sisteme dahil olarak, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve e-devlet şifresiyle birlikte giriş yapacak. Sistem, kişiye özgü oluşturulan kriptolanmış dijital anahtar üretecek. Üretilen dijital anahtar sosyal medya platformuna ya da oyun platformuna girilerek birey eğer 15 yaş üstündeyse kullanıma açılacak."</p>

<p>Dijital oyun sektöründe 100 binden ya da sosyal medyada 10 milyondan fazla kullanıcısı olan platformların bu kurala uymak durumunda olacağını vurgulayan Kurt, "Eğer uyum sağlanmazsa önce reklam azaltma ardından da yüzde 50 ile yüzde 90'a varan oranda bant daraltma işleminin gerçekleştirileceği ifade ediliyor. Bu bant daraltma işlemi zaten kişinin hazırladığı bir videoyu ya da fotoğrafı çok uzun sürede yüklemesi anlamına geliyor." diye konuştu.</p>

<h3>"Ailelerin dijital ebeveyn olması gerekiyor"</h3>

<p><br />
Kurt, çocukların sosyal medya platformlarına yaş doğrulamasıyla giriş yapmasının herhangi bir şey üretmeden sadece tüketim yerine daha efektif vakit geçirmeleri ya da üretici konumda olmalarının sağlanabileceğine işaret etti.</p>

<p>"Çocukların sonsuz dopamin döngüsünden bir nebze uzak tutulması ruhsal ve eğitsel bağlamda korunmalarını sağlar." diyen Kurt, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sadece devletin aldığı bu tedbirlerle yetinmemek gerekiyor. Ailelerin de bilinçli olması gerekiyor. Ailelerin günümüzde artık, dijital ebeveynler olması gerekiyor. Toplumun dijital okuryazarlık becerileriyle donatılması gerekiyor. Çocuğun da katkı sağlayacağı bir sosyal medya kullanım kuralları listesi oluşturulması, ailenin çocukla bu platformun ona sağlayacağı faydaların yanı sıra olası riskleri veya zararlarını açık konuşmaları gerekiyor. Çok küçük yaşlardan itibaren açık ve etkili iletişimle çocukların daha sağlıklı bir biçimde bu platformlarda yer almaları sağlanabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/uzmanlardan-sosyal-medya-duzenlemesine-destek</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/sosyal-medya-begeni-cocuk-1.jpg" type="image/jpeg" length="44884"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akran zorbalığı yapan çocuğa hapis istemi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/akran-zorbaligi-yapan-cocuga-hapis-istemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/akran-zorbaligi-yapan-cocuga-hapis-istemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yaklaşık bir yıldır zorbalık ettiği akranını yolda darbeden ve bıçakla kovalayan 15 yaşındaki çocuk hakkında, "kasten yaralama" ve "silahla tehdit" suçlarından 1 yıl 8 aydan 5 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, 28 Ocak'ta kendisiyle aynı sitede yaşayan ve aynı okula giden K.A.'yı yolda darbeden ve bıçakla kovalayan 15 yaşındaki G.H.Ö. hakkında yürütülen soruşturmayı tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, G.H.Ö.'nin elindeki bıçağı göstererek mağdur K.A.'yı tehdit ettiği, mağdur çocuğun ise kaçtığı anlatıldı.</p>

<p>G.H.Ö.'nün mağdur K.A.'nın peşinden gittiği ve 2 kez tokat attığı belirtilen iddianamede, mağdur çocuğun kaçarak bir alışveriş merkezine sığındığı aktarıldı.</p>

<p>İddianamede, mağdur K.A.'nın alınan raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığının belirtildiği kaydedildi.</p>

<p>Her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmese de görüntü izleme tutanağına göre G.H.Ö.'nün mağdura yönelik cebinden çıkarttığı cismi tuttuğu, mağduru iteklediği ve yumrukla vurduğunun tespit edildiği aktarılan iddianamede, G.H.Ö.'nün ifadesinin ise suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.</p>

<p>İddianamede, G.H.Ö.'nün üzerine atılı suçu işlediği yönünde kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğu vurgulanarak, "kasten yaralama" suçundan 4 aydan 1 yıla, "silahla tehdit" suçundan ise 1 yıl 4 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.</p>

<p>Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere gönderildiği mahkemece kabul edildi.</p>

<h3>Okul değişikliği ve rehabilitasyon programlarına katılma kararı</h3>

<p><br />
Öte yandan mağdur K.A.'nın babası, G.H.Ö. hakkında aynı eyleme ilişkin daha önce Anadolu 2. Aile Mahkemesince 2 ay süreyle okul saatleri dışında elektronik kelepçe takarak "konutunu terk etmeme" ve mağdur K.A.'ya 500 metreden fazla yaklaşmama şeklinde verilen tedbir kararının süresinin dolması üzerine, yeniden tedbir talebinde bulundu.</p>

<p>Talebi kabul eden mahkeme, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında, G.H.Ö.'nün 3 ay süreyle mağdurun bulunduğu konut ve okula yaklaşmamasına karar verdi.</p>

<p>Mahkeme tedbir kararında, G.H.Ö.'nün, onu suça sürükleyen unsurların bulunduğu değerlendirilen çevreden uzaklaşmasını sağlamak için 3 ay süreyle okulunun değişmesine de hükmetti.</p>

<p>Mahkeme, ayrıca, G.H.Ö.'nün öfke kontrolü, stresle başa çıkma, şiddeti önlemeye yönelik farkındalık sağlayarak tutum, davranış değiştirmeyi hedefleyen eğitim ve rehabilitasyon programlarına, İstanbul Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi Müdürlüğü tarafından koordine edilip belirlenecek olan meslek edindirme kurslarına katılmasına karar verdi.</p>

<p>Kararda, tedbir kararına aykırı davranılması halinde G.H.Ö. hakkında 3 günden 10 güne, tekrarı üzerine ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanacağı da hatırlatıldı.</p>

<h3>Ne olmuştu?</h3>

<p><br />
Ümraniye'de 28 Ocak'ta 15 yaşındaki G.H.Ö, kendisiyle aynı sitede yaşayan ve aynı okula giden K.A.'yı yolda darbetmişti. K.A. kaçarak bir alışveriş merkezine sığınırken, G.H.Ö. de elinde bıçakla kaçan çocuğu kovalamıştı.</p>

<p>Durumu gören alışveriş merkezinin güvenlik görevlisi, K.A.'yı saklayıp polisi aramıştı. Olayın ardından K.A. ile babası, İstanbul Anadolu Adliyesi'ne başvurmuştu.</p>

<p>Savcılığa şikayette bulunan mağdur çocuk ve ailesi, mahkemeden de koruma tedbiri istemişti.</p>

<p>K.A. ifadesinde, yaklaşık 1 yıldır G.H.Ö.'nün zorbalığına maruz kaldığını söylemişti.</p>

<p>Anadolu 2. Aile Mahkemesi, G.H.Ö. hakkında 2 ay süreyle okul saatleri dışında elektronik kelepçe takarak konutunu terk etmeme ve mağdur K.A.'ya 500 metreden fazla yaklaşmama kararı vermişti.</p>

<p>Kararda, G.H.Ö. hakkında, mağdura yönelik eylemlerini devam ettirmesi halinde daha ağır tedbirler uygulanabileceği uyarısı yapılmıştı.</p>

<h3>Mahkeme, yeni kanun hazırlıklarına vurgu yapmıştı</h3>

<p><br />
Mahkemenin tedbir kararında, son dönemde kamu vicdanını yaralayan pek çok elim hadisede, çocukların giderek hızlanan bir ivme ile suça sürüklenmesinin toplumun her kesimi tarafından gözlemlendiği ifade edilmişti.</p>

<p>Çocukların suça sürüklenmesinin önünü kesecek nitelikte kanun yapma hazırlıklarına vurgu yapılan kararda, "Bu çalışmaların uzun vadede toplumsal barışı sağlamakla başarıya ulaşması tüm kamunun ortak temennisidir. Ancak kamu vicdanını yaralayan bu hadiseler karşısında yeni kanunlarla birlikte mevcut düzenlemelerin de kamu barışının sağlanması bakımından hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yeniden yorumlanması, çözüm sürecini muhakkak ki kısaltacaktır." değerlendirmesi yapılmıştı.</p>

<p>Çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilmesinin devletin tüm kurumlarının sorumluluğunda olduğu belirtilen kararda, K.A.'nın saldırıya uğradığı olaya ilişkin şunlar kaydedilmişti:</p>

<p>"Tedbir talep eden K.A. kolluk ifadesinde, G.H.Ö. tarafından 'sustalı' tabir edilen bir bıçak ile birden fazla defa tehdit edildiğini, G.H.Ö.'nün 'Saplayayım şimdi bu bıçağı.' dedikten sonra iki defa bıçağı kendisine doğru savurduğunu, G.H.Ö.'nün kendisine tokat attığını ve korkarak bir alışveriş merkezine sığındığını, ailesini arayarak korktuğu için ailesinden biri gelinceye kadar alışveriş merkezinden çıkamadığını beyan etmiştir. Tedbir talep edenin olay anlatımına göre, mağdura yönelen şiddet riskinin yoğunluğu, tedirgin edici boyuttadır ve tedbir alınmasını elzem kılmaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/akran-zorbaligi-yapan-cocuga-hapis-istemi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/11/akran-zorbaligi.jpg" type="image/jpeg" length="29307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet himayesindeki çocuklar başarılarıyla dikkat çekiyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/devlet-himayesindeki-cocuklar-basarilariyla-dikkat-cekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/devlet-himayesindeki-cocuklar-basarilariyla-dikkat-cekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koruma ve bakım hizmetlerinden yararlanan çocuklar, eğitim ve spor alanındaki başarılarıyla dikkati çekmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, devlet himayesindeki çocuklar farklı alanlarda önemli başarılar elde ediyor.</p>

<p>Sivas Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezine bağlı çocuk evlerinde kalan 10-13 yaş arasındaki 6 çocuk, katıldıkları müsabakalarda çeşitli dereceler elde etti.</p>

<p>Bu kapsamda, 13 yaşındaki 7. sınıf öğrencisi, çekiç atma branşında katıldığı ilk Türkiye Şampiyonası'nda 29,43 metrelik derecesiyle genel klasmanda Türkiye üçüncüsü, kendi yaş kategorisinde ise Türkiye ikincisi oldu.</p>

<h3>Sporla güçlenen başarı hikayeleri</h3>

<p><br />
Devlet himayesinde bulunan 12 yaşındaki bir diğer öğrenci de kriket ve futbolda faaliyet gösteriyor. Çocuk evlerinde kalan, 2018'den beri devlet korumasındaki 11 ve 12 yaşlarındaki kardeşler de eğitimlerini sürdürürken judoda çalışmalarına devam ediyor.</p>

<p>Öte yandan 10 ve 11 yaşlarındaki 2 çocuk da judo ve kriket branşlarında eğitim alarak sportif gelişimlerini sürdürüyor.</p>

<p>Söz konusu çocuklar, ASP Spor Kulübü adına katıldıkları Kriket Türkiye Şampiyonası'nda 18 takım arasında üçüncü olarak bronz madalya kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların sosyal ve sportif gelişimini desteklemeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/devlet-himayesindeki-cocuklar-basarilariyla-dikkat-cekiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/koruyucu-aile-1.jpg" type="image/jpeg" length="90857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıfır atıkta büyük başarı: 90 milyon ton geri kazanıldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/sifir-atikta-buyuk-basari-90-milyon-ton-geri-kazanildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/sifir-atikta-buyuk-basari-90-milyon-ton-geri-kazanildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2017'de başlatılan "Sıfır Atık Projesi" kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık dönüştürülerek ekonomiye geri kazandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Bakanlıkça 2017'de başlatılan "Sıfır Atık Projesi", sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına alma, gelecek nesillere temiz ve yaşanabilir dünya bırakma amacını taşıyor.</p>

<p>Proje, BM nezdinde kabul gören küresel bir çevre hareketine dönüştü. BM Genel Kurulu'nda, 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan olarak kabul edildi.</p>

<p>Geçen yıl 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde "Yeterince Var" sloganı ile farkındalık oluşturuldu. 81 ilde ve yurt dışı temsilciliklerde "Moda ve Tekstilde Sıfır Atığa Doğru" teması kapsamında geri dönüşüm ve sürdürülebilir moda uygulamaları ile ilgili etkinlikler düzenledi.</p>

<p>Bu yıl ise BM'deki Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinliklerinde ana başlıkları gıda israfı, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı ve ev sahipliği süreci olacak.</p>

<p>Bu kapsamda, BM New York Genel Merkezi başta olmak üzere BM Cenevre Daimi Temsilciliği, BM Nairobi Daimi Temsilciliği, UNESCO Daimi Temsilciliği, BM Daimi Temsilciliği, OECD Paris Daimi Temsilciliği, Brüksel Daimi Temsilciliği, FAO Roma Büyükelçiliği, UNODC Daimi Temsilciliği, Kosova Daimi Temsilciliği , Berlin Dai Temsilciliği, Brezilya Daimi Temsilciliği, Londra Daimi Temsilciliği, Bakü Daimi Temsilciliği, Viyana Daimi Temsilciliği ve Gaboron Büyükelçiliği'nde 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla etkinlikler düzenlenecek.</p>

<p>Öte yandan, Türkiye projenin başlangıcından bu yana Sıfır Atık Hareketi ile çevreden enerjiye, sera gazı salınımından depolama alanına kadar pek çok alanda tasarruf sağlayıp hem ekonomiye hem de geleceğe yatırım yaptı.</p>

<p>Bu kapsamda, bugüne kadar 217 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemine geçildi. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranını her yıl arttırarak 2024'te yüzde 36,08'e, 2025'de ise yüzde 37,53'e yükseltildi.</p>

<p>Türkiye, 2035 yılında geri kazanım oranı yüzde 60'a, 2053 yılında da yüzde 70'e çıkarmayı hedefliyor.</p>

<h3>28 milyon kişiye "sıfır atık" eğitimi verildi</h3>

<p><br />
Sıfır Atık girişimleri konusundaki deneyim paylaşımını arttırmak amacıyla Basel Sözleşmesi Asya ve Pasifik Bölgesel Merkezi tarafından 2022 yılında kurulan Uluslararası Sıfır Atık Şehir Ağına Türkiye'den 20 belediye dahil edildi. Küresel Çevre Fonu tarafından desteklenen ve Bakanlık koordinasyonunda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yürütülen Kirliliğe Karşı Sıfır Atığa Geçiş Girişimi Projesi Kocaeli'nde başlatıldı.</p>

<p>UNDP İşbirliği ile Kadınların Plastiksiz Hareketine Destek, Belediyeler ve Kadın Kooperatifleriyle İşbirliği Sağlayarak Plastik Kullanımının Azaltılması Projesi'nin nisan ayında başlatılması planlanıyor. Proje kapsamında tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, döngüsel ekonominin geliştirilmesi, yerel geçim kaynaklarının desteklenmesi, kadın kooperatiflerinin ve kadın üreticilerin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan Sıfır Atık Eğitim İşbirliği Protokolü kapsamında okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise seviyesine göre ayrı öğretim programı oluşturulmuş ve uygulama rehberi hazırlandı.</p>

<p>Sıfır Atık Eğitim Portalı ile yaklaşık 1 milyon 134 bin 500 çocuğa ulaşıldı. Bakanlık ile Türkiye Basketbol Federasyonu Sporda Sıfır Atık İşbirliği Protokolü kapsamında basketbol kulüplerine Sıfır Atık belgesinin alınması ve basketbol müsabakalarında Sıfır Atık farkındalığı sağlandı.</p>

<p>Bakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki işbirliği ile Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullar ile sanayi sektörünün Sıfır Atık yaklaşımı doğrultusunda ortak hareket etmesinin sağlanması, Sıfır Atık sisteminin kurulması, öğretmen ve öğrencilerin aktif katılım sağlayacağı kalıcı uygulamaların gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Ayrıca, bakanlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sıfır atık işbirliği protokolü kapsamında 81 ildeki 7200 VEFA çalışanlarına ve 2500 ADEM VE SODAM koordinatörlerine yönelik Sıfır Atık eğitimleri verildi, hanelerde uygulanmasının alt yapısı oluşturuldu.</p>

<p>Bakanlık ile Milli Savunma Bakanlığı Sıfır Atık işbirliği protokolü kapsamında er-erbaş ve Sıfır Atık koordinatörleri bölgesel Sıfır Atık eğitiminden geçirildi.</p>

<p>Söz konusu eğitimler sayesinde 28 milyon kişiye de "sıfır atık" eğitimi verildi.</p>

<h3>İstanbul'un 2 yıllık su tüketimine eş değer tasarruf yapıldı</h3>

<p><br />
Öte yandan, projenin başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar geçen süreçte, 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam, 9,6 milyon ton metal ile 30,6 milyon ton organik ve diğer geri kazanılabilir atık olmak üzere toplam 90 milyon ton atık, Bakanlıktan çevre lisansı alan işletmelerce işlenerek geri dönüştürüldü ve ülke ekonomisine 365 milyar lira katkı sağlandı.</p>

<p>Toplanan atıklardan 54 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacına eş değer 270 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu, İstanbul'un 2 yıllık su tüketimine eş değer 2 trilyon litre su tasarrufu, Türkiye'deki tüm araçların 1 yıllık yakıt tüketiminden daha fazlasına eş değer 60 milyar litre petrol tasarrufu, yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alan atık depolama yeri tasarrufu edildi.</p>

<p>Ayrıca, projeyle Türkiye'deki ormanların yüzde 7'sine denk gelen 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi ve yaklaşık 36 milyon aracın yıllık karbon salınımına eş değer 180 milyon ton sera gazı salınımının da önüne geçildi.</p>

<h3>Türkiye, 577 mavi bayraklı plajla dünyada 3. sırada</h3>

<p><br />
Sıfır Atık Projesi kapsamında Emine Erdoğan'ın himayelerinde Sıfır Atık Mavi Hareketi ise 10 Haziran 2019'da başlatıldı. Bu kapsamda yayımlanan Deniz Çöpleri İl Eylem Planlarının Hazırlanması ve Uygulanması Genelgesi ile 28 kıyı ilinde deniz çöpleri toplanırken ulusal düzeyde eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri yaygınlaştırıldı. 2020-2024 yılları arasında "1,5 Yıllık Eylem Planları" uygulandı. 2025-2029 yıllarını kapsayan "2,5 Yıllık Deniz Çöpleri İl Eylem Planları" ise 1 Ocak 2025 itibarıyla uygulamaya alındı.</p>

<p>Sıfır Atık Mavi projesi kapsamındaki temizlik çalışmaları için 64 lisanslı atık alım gemisi, 183 atık kabul tesisi aracılığıyla toplam 348 kıyı tesisinde atık alım hizmeti veriliyor. Bu yıl itibarıyla yaklaşık 325 bin tondan fazla deniz çöpü toplanarak bertaraf edildi. Denizler 23 bin kamyon dolusu çöpten kurtarıldı. Türkiye, 2025'te 577 mavi bayraklı plajla dünyada üçüncü sırada yerini aldı.</p>

<p>Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına yönelik hassas ekosistemin korunmasına katkı sağlamak, gelişigüzel çapa atmaların önüne geçerek denizlerin akciğeri olarak tanımlanan deniz çayırlarını korumak amacıyla pilot bölge ilan edilen Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi Göcek-Dalaman Koylarında Mapa-Şamandıra Projesi DERİA uygulaması ile hayata geçirildi.</p>

<p>17 koyda toplam 856 tekneye hizmet verecek olan bu sisteme deria.gov.tr adresi ve mobil uygulama üzerinden ulaşılabiliyor. Koy bazında seçim yapılarak teknelerin rahatlıkla konaklama rezervasyonu yapmasına imkan sağlanıyor.</p>

<h3>Depozito Yönetim Sistemi 53 ilde kullanımda</h3>

<p><br />
Sıfır Atık Hareketinin en kritik aşamalarından biri olan Depozito Yönetim Sistemi, Ocak 2025'te Sakarya'da hayata geçirilen pilot uygulamanın ardından bugün itibarıyla 53 ilde kullanıma sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şehirlerin farklı noktalarına yerleştirilen 834 adet depozito iade makinesi sayesinde ambalaj atıkları kaynağında ayrı toplanıyor. Verilere göre, 13 Mart itibarıyla sisteme kayıtlı kullanıcı sayısı 117 bine yükseldi. Bugüne kadar iade edilen ambalaj sayısı 12,5 milyonu aştı, toplanan ambalajların yüzde 64'ünü PET, yüzde 31'ini cam, yüzde 5’ini ise alüminyum oluşturdu.</p>

<p>Geri dönüşüme kazandırılan yaklaşık 200 ton PET, 504 ton cam ve 11 ton alüminyumdan yaklaşık 3 milyon lira doğrudan ham madde geliri elde edildi.</p>

<p>Sistem ekonomik gelir üretmenin yanı sıra enerji tasarrufu, ithalatın azaltılması ve yeni istihdam alanlarının oluşmasına da zemin hazırlıyor. Türkiye Çevre Ajansı, sistemin ülke genelinde yaygınlaştırılmasıyla birlikte 25 milyar ambalajın geri dönüşüm zincirine dahil edilmesini hedefliyor. 25 milyar ambalajın sisteme kazandırılmasıyla ekonomiye yaklaşık 5,8 milyar lira tutarında doğrudan katkı sağlanması öngörülüyor.</p>

<p>Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemiyle içecek ambalajlarının dönüşümünü teşvik eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçiriyor.</p>

<p>Çevreye zarar veren ve plastik kirliliğine neden olan tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımdan kaldırılması için harekete geçen Bakanlık, yeni yönetmelik taslağını gelecek günlerde kurum görüşlerine açacak.</p>

<p>Sivil Toplum Kuruluşları ve sektör temsilcilerinin görüşleri sonrası son şekli verilecek yönetmeliğin bu yıl içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek. Bu sayede yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eş değer karbon salımı engellenecek ve yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek.</p>

<h3>"Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"na ilk imza Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan</h3>

<p><br />
BM Genel Kurulu'nda, 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan olarak kabul edildi.</p>

<p>Emine Erdoğan, 30 Mart 2023'te BM Genel Kurulu'nda "Uluslararası Sıfır Atık Günü" özel oturumunda hitap ederek, BM kürsüsünden dünyaya seslenen ilk Türk cumhurbaşkanı eşi oldu.</p>

<p>Aynı toplantıda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu"nun kurulacağını duyurdu ve Emine Erdoğan'a başkanlık teklif etti. Emine Erdoğan, bu teklifi kabul ederek 12 Nisan 2023'te resmen kurulan kurulun başkanlığını üstlendi.</p>

<p>12 Nisan 2023'te ise "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" resmen kuruldu. Başkanlığını Emine Erdoğan'ın yaptığı danışma kurulunda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı Guy Bernard Ryder'in yanı sıra ABD, Sierra Leone, Şili, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Hollanda, Fas, Belçika ve Hindistan'dan 13 üye yer aldı.</p>

<p>Emine Erdoğan, BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu'nun ilk toplantısına, BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Ryder ile ABD, Sierra Leone, Şili, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Hollanda, Fas, Belçika ve Hindistan'dan üyelerin katılımıyla, 1 Kasım 2023'te Dünya Şehirler Günü kapsamında İstanbul'daki Vahdettin Köşkü'nde liderlik etti.</p>

<p>Kurulun ikinci toplantısı 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde çevrim içi yapılırken, üçüncü toplantı 13 Aralık 2024'te İstanbul'da yüz yüze düzenlendi.</p>

<p>Dördüncü toplantı 30 Mart 2025'te New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında gerçekleştirilirken, beşinci toplantı 17 Ekim 2025'te İstanbul'da Sıfır Atık Forumu çerçevesinde yapıldı.</p>

<p>BM 78. Genel Kurulu kapsamında Emine Erdoğan'ın öncülüğünde New York'taki Türkevi'nde "Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"na ilk imzayı attı.</p>

<p>Halihazırda 131 ülkeden 438 binin üzerinde sıfır atık gönüllüsü, çevrim içi platform üzerinden iyi niyet beyanını imzalayarak harekete destek verdi. Ayrıca, 50'den fazla lider eşi, uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri ve yabancı bakanlar da Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı'nı imzaladı.</p>

<p>Dünyanın dört bir yanından insanlar, "https://zerowastecommitment.com" internet sitesi üzerinden beyanı okuyup imzalayarak çevre dostu yaşam taahhüdünde bulunuyor. Belgeyi çevrim içi imzalayan sıfır atık gönüllüleri, adlarına düzenlenen ve kimlik bilgilerinin yer aldığı sertifikayı da indirebiliyor.</p>

<h3>Sıfır Atık birçok uluslararası ödüle layık görüldü</h3>

<p><br />
Hindistan'ın dönem başkanlığını yaptığı G20 toplantıları kapsamında, BM77/161 sayılı "Sıfır Atık Girişimleri" kararı G20 Çevre ve İklim Bakanları Toplantısı'nın sonuç dokümanında yer aldı ve tüm ülkelerin oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<p>Eylül 2023'te Hindistan'ın Yeni Delhi kentinde gerçekleşen G20 Liderler Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünya Ortak Evimiz" sloganıyla yürütülen projenin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Emine Erdoğan'ın öncülüğünde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, farklı kuruluşlar tarafından da ödüllere layık görüldü. 2018 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2021 yılında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat), 2022 yılında Akdeniz Parlamenterler Meclisi ve Dünya Bankası, 2024 yılında ikinci kez Akdeniz Parlamenterler Meclisi ve 2026 yılında Green Organization tarafından toplam 7 uluslararası ödül verildi.</p>

<h3>Sıfır Atık Forumu'nun ilki yapıldı</h3>

<p><br />
Öte yandan, Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı ve BM işbirliğiyle düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu, 17-19 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>İlk kez düzenlenen forum, dünya genelinde sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve iklim dostu politikalar alanında önemli buluşma noktası oldu.</p>

<p>Forumda 60'tan fazla konuşmacı, 100'ün üzerinde ülke temsilcisi, 118 kurum ve kuruluş ile BM yetkilileri yer aldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık alanında küresel ölçekte uygulanabilir politika ve stratejileri değerlendirdi.</p>

<p>Üç gün süren forum boyunca, atık yönetimi, gıda kaybı, sürdürülebilir üretim-tüketim, yeşil finansman, akıllı şehirler, eğitimde sıfır atık ve uluslararası işbirliği başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/sifir-atikta-buyuk-basari-90-milyon-ton-geri-kazanildi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/sifir-atik-1-2.jpg" type="image/jpeg" length="63588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su kıtlığı dünya nüfusunun yarısını etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/su-kitligi-dunya-nufusunun-yarisini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/su-kitligi-dunya-nufusunun-yarisini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asude Hanedar, dünyada yaklaşık 4 milyar insanın yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hanedar, NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen "Su Farkındalık" panelinde yaptığı konuşmada, 1980'lerden bu yana dünya nüfusunun ve buna bağlı sorunların hızla arttığını söyledi.</p>

<p>Su talebinin nüfus artışından daha hızlı yükseldiğini belirten Hanedar, insanların daha fazla ve kaliteli beslenme isteği, artan endüstriyel üretim ve teknolojik gelişmelerin su tüketimini artırdığını ifade etti.</p>

<p><br />
Değişen yaşam tarzının da suya bağımlılığı artırdığına dikkati çeken Hanedar, "Günümüzde yaklaşık 4 milyar insan yılın en az bir ayında su kıtlığı yaşıyor. 2050 yılına geldiğimizde ise su talebinin, nüfus artışı ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle yüzde 30 daha artacağı öngörülüyor." dedi.</p>

<p>Hanedar, iklim değişikliğinin etkisiyle su sıkıntısının daha fazla insanı etkileyeceğini vurgulayarak, sıcaklıktaki her 1 derecelik artışın atmosferin yaklaşık yüzde 7 daha fazla nem taşımasına neden olduğunu kaydetti.</p>

<p><br />
Bu durumun su döngüsünü hızlandırdığını ancak dengeyi bozduğunu anlatan Hanedar, yağışların daha düzensiz hale geldiğini, ıslak bölgelerin daha fazla yağış aldığını, kurak bölgelerin ise daha da kuraklaştığını dile getirdi.</p>

<p>Hanedar, kar örtüsünün daha erken erimesinin özellikle yaz aylarında su kaynaklarının azalmasına yol açtığını, kuraklığın süreç içinde etkisini artırdığını söyledi.</p>

<p>Kuraklığın yağış eksikliğiyle başladığını belirten Hanedar, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ardından toprak nemi azalır, tarımsal kuraklık ortaya çıkar ve süreç hidrolojik kuraklığa, yani su kaynaklarının tükenmesine kadar ilerler. Bu zincirleme etki artık çok daha hızlı yaşanıyor. Özellikle ani kuraklık olayları daha sık görülmeye başlandı. Bunun yanında uzun süreli ve yıkıcı etkiler bırakan mega kuraklıklar da giderek daha büyük bir risk haline geliyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, bu açıdan en hassas bölgelerden biri. Kuraklık ile su kıtlığı aynı şey değildir. Kuraklık doğal bir süreçtir, su kıtlığı ise daha çok yönetimle ilgilidir."</p>

<p>Panel, akademisyenlerin sunumlarının ardından sona erdi.</p>

<p>Programa, rektör yardımcısı Prof. Dr. Murat Taşan, Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Özyavuz, Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/su-kitligi-dunya-nufusunun-yarisini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/su-kitlik-1.jpg" type="image/jpeg" length="75542"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kızılay'dan Adana'ya 3 bin kişilik aşevi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kizilaydan-adanaya-3-bin-kisilik-asevi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kizilaydan-adanaya-3-bin-kisilik-asevi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kızılay, '81 İlde 81 Aşevi' hedefi doğrultusunda aşevi kapasitesini ülke geneline yaygınlaştırıyor. Bu kapsamda Adana’da Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi’ni hizmete açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Münevver KABAOĞLU / ADANA</p>

<p>Türk Kızılay, 'Bu Ramazan’da da Bir Başına Olanların Yanı Başındayız' sloganıyla çalışmalarına devam ediyor. Tek başına yaşayanlar, yaşlılar ve engelliler başta olmak üzere Ramazan ayında her gün 60 bin fazla kişiye iftarlık sıcak yemek dağıtan Kızılay, Adana’da yeni aşevini açtı.<br />
Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz'ın katılımıyla açılışı yapılan Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi hizmete başladı.</p>

<h3>Günde 3 bin kişilik yemek</h3>

<p>Açılışta konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, dayanışma ruhunu Türkiye’nin her köşesine taşımak istediklerini belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>''Fatma-Arif Zaloğlu Aşevimiz, olağan dönemde günlük 3 çeşit yemekle 3 bin kişilik kapasiteyle hizmet verecek. Bunun yanında aşevimiz, afet ve acil durumlarda bölge için önemli bir beslenme üssü olarak görev üstlenecek''</p>

<p><img alt="Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz" class="detail-photo img-fluid" height="855" src="https://milatgazetesicom.teimg.com/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/turk-kizilay-genel-baskani-prof-dr-fatma-meric-yilmaz.jpg" width="900" /><em>Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Adana'da Fatma-Arif Zaloğlu Aşevi'nin mutfağında...</em></p>

<h3>Mehmet Şef de katıldı</h3>

<p>Genel Başkan Yılmaz, açılışa katılan Şef Mehmet Yalçınkaya’ya da teşekkür ederek, “Mehmet Şef deprem bölgesini hiçbir zaman yalnız bırakmadı. ‘İyilikle Pişen Hayatlar’ projemize destek verdi, Kahramanmaraş'ta afetzedeler için bizzat yemek yaptı'' ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Binlerce kişi tarihi Taşköprü’de iftar yaptı</h3>

<p>Türk Kızılay, aşevi açılışının ardından tarihi Taşköprü’de iftar sofrası kurdu. Binlerce kişi aynı sofrada buluşarak, Ramazan mutluluğunu paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Katkı sunmak isteyenler için</h3>

<p>Kızılay’ın Ramazan ayı boyunca kurduğu kardeşlik sofralarına katkı sunmak isteyen hayırseverler pek çok kanaldan bağış yapabiliyor. Aşevlerine destek olmak isteyenler 240 TL öğün bedeli ve katları olacak şekilde katkı sunabiliyor. Bağışlarını Kızılay’a yapmak isteyenler fitre, fidye, iftar ya da sahur yazıp 1877’ye gönderebilir. Ayrıca kizilay.org.tr internet sitesi üzerinden, kolay bağış uygulamasından, tüm bankalardan, mobil bankacılıktan, şubeler ve temsilcilikler aracılığıyla ya da 168 çağrı merkezini arayarak da Kızılay’a bağış ulaştırmak mümkün.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Münevver KABAOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Hayat, Adana</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kizilaydan-adanaya-3-bin-kisilik-asevi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/kizilay-asevi.png" type="image/jpeg" length="34899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek kullanımlık bazı plastik ürünlerde kısıtlama 1 Eylül'de başlayacak]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/tek-kullanimlik-bazi-plastik-urunlerde-kisitlama-1-eylulde-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/tek-kullanimlik-bazi-plastik-urunlerde-kisitlama-1-eylulde-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, tek kullanımlık bazı plastik ürünlerin kullanımına yönelik kısıtlamaların 1 Eylül'den itibaren kademeli olarak uygulanmasının planlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, AA muhabirine, Sıfır Atık vizyonu kapsamında plastik kirliliğini azaltmak amacıyla tek kullanımlık bazı ürünlerin piyasaya arzının yasaklanmasına yönelik hazırlanan yönetmeliğe ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Tek kullanımlık plastiklerin kısıtlanmasına yönelik yönetmelik çalışmasının son aşamaya geldiğini belirten Turan, söz konusu düzenlemenin döngüsel ekonomi eylem planı ile atık yönetimi stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.<br />
Plastik ürünlerin çevre kirliliğinde önemli paya sahip olduğuna dikkati çeken Turan, bu ürünlerin doğada çözünmesinin uzun yıllar aldığını, özellikle geri dönüştürülemeyen türlerinin ekosistem üzerinde ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Günlük hayatta yaygın olarak kullanılan plastik bardaklar, içecek ve yemek kapları, plastik çatal, kaşık ve bıçaklar, kulak temizleme çubukları ile balon çubuklarının tek kullanımlık plastik ürünler arasında yer aldığını aktaran Turan, "Burada amaç tüm plastik ürünleri yasaklamak değil, geri dönüştürülemeyen ve çevre kirliliği oluşturan tek kullanımlık ürünlerin kullanımını kısıtlamak." diye konuştu.</p>

<h3>"Geri dönüştürülebilir veya biyobozunur alternatif ürünler kullanılabilecek"</h3>

<p><br />
Yönetmelik taslağının ilgili kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin görüşüne açıldığını belirten Turan, değerlendirme sürecinin ardından kapsam ve uygulama takvimine ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Turan, "Bazı ürünlerde kısıtlamaları 1 Eylül'den itibaren, bazı ürünlerde ise 2027 yılının başından itibaren uygulamayı planlıyoruz. Tek kullanımlık plastiklerin yerine geri dönüştürülebilir veya biyobozunur alternatif ürünler kullanılabilecek." dedi.</p>

<p>Kağıt, ahşap ve bambu gibi doğa dostu malzemelerden üretilen ürünlerin bu kapsamda alternatif oluşturduğunu belirten Turan, düzenlemenin günlük yaşamı zorlaştırmayacağını, aksine çevre üzerindeki baskıyı azaltmayı hedeflediğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de Sıfır Atık uygulamalarıyla geri kazanım oranının son yıllarda yüzde 40 seviyesine ulaştığını hatırlatan Turan, uzun vadede 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda geri kazanım oranının yüzde 60'ın üzerine çıkarılmasının amaçlandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/tek-kullanimlik-bazi-plastik-urunlerde-kisitlama-1-eylulde-baslayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/plastik-1.jpg" type="image/jpeg" length="52788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrencilerin Ramazan coşkusu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ogrencilerin-ramazan-coskusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ogrencilerin-ramazan-coskusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki Ahmet Yesevi İlkokulu'nda öğrencilerin, ramazan ayının manevi atmosferini yaşayabilmesi için çeşitli etkinlikler düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığının "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla illere gönderdiği yazı kapsamında, öğretmenler ve öğrenciler tarafından okuldaki sınıflar ramazan temalı dekorasyonlarla süslendi, duvarlara ramazan ayıyla ilgili sözler asıldı.</p>

<p>Yöresel kıyafetleri ve davuluyla okula gelen Din Kültürü öğretmeni Adem Hatipoğlu, öğrencilerin ramazan coşkusuna eşlik etti.</p>

<p>Öğrenciler, okulun bahçesinde, davul eşliğinde maniler söyleyip, ilahi okudu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okul Müdürü Ali Sapmaz, ramazan ayının paylaşma ve birlik ruhunun en yoğun yaşandığı dönemlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan kılavuz doğrultusunda okulda çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini dile getiren Sapmaz, "Çocuklarımız hem ramazan ayının manevi atmosferini hissediyor hem de bu kültürel değeri yaşayarak öğreniyor." dedi.</p>

<p>3. sınıf öğrencisi Perihan Çakmak, ramazan ayını farklı etkinliklerle kutladıklarını ve bu yıl ramazan ayının okulda çok daha renkli geçtiğini söyledi.</p>

<p>Öğrencilerden Hira Badur da ramazan davulcusu etkinliğinin eğlenceli geçtiğini belirterek, öğretmenlerine ve okul yönetimine teşekkür etti.</p>

<p>Öğrencilerden Mustafa Bekir Tosun da okulda ramazan ayını yansıtan çeşitli etkinliklere katılarak, ramazanı daha iyi anladıklarını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayat</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ogrencilerin-ramazan-coskusu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/02/okul-ramazan-1.jpg" type="image/jpeg" length="86232"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
