<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 06:18:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta akreditasyon talepleri arttı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/saglikta-akreditasyon-talepleri-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/saglikta-akreditasyon-talepleri-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına (TÜSEB) bağlı Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) Başkanı Doç. Dr. Bayram Demir, kamu, özel ve üniversite sağlık tesislerini kapsayan 180’e yakın yeni akreditasyon başvurusunun bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜSKA Başkanı Demir, bir program için bulunduğu Bursa'da, TÜSKA'nın hastaneler, laboratuvarlar, ağız ve diş sağlığı kuruluşları ile diyaliz merkezlerini ulusal ve uluslararası standartlar doğrultusunda akredite ettiğini belirtti.</p>

<p>Akreditasyonun temel amacının sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak, hasta, çalışan ve tesis güvenliğini güçlendirmek olduğunu ifade eden Demir, sağlık kuruluşlarının bağımsız değerlendirmelerle uluslararası standartlara uygunluğunun belgelendiğini anlattı.</p>

<p>Demir, Sağlık Bakanlığının kalite ve akreditasyon çalışmalarını önemli gündem maddeleri arasına aldığına dikkati çekerek, bu yaklaşımın sağlık hizmetlerinde sürekli iyileşmeyi desteklediğini dile getirdi.</p>

<p>Son dönemde akreditasyona yönelik talebin önemli ölçüde arttığına dikkati çeken Demir, şöyle konuştu:</p>

<p>"Şu anda 180'e yakın yeni başvurumuz var. Bunlar içerisinde kamu, özel ve üniversite sağlık tesislerimiz yer almaktadır. Türkiye genelinde sağlık hizmetlerinde kalitenin zirve noktası dediğimiz akreditasyon için hummalı bir çalışma yürütüldüğünü görüyoruz. Eminim ki bu ülkemizin tüm sathına yayılacaktır. Bugüne kadar Sağlık Bakanlığımız 20 yıldır kalite çalışmalarını yürütüyor. Bu akreditasyonun bu kadar önem kazanmasında Sayın Bakanımız Kemal Memişoğlu'nun 2025 yılında Türkiye sağlık sistemi içinde sağlık hizmetlerinde kaliteye biçtiği vizyonla ilişkilidir.</p>

<p>Akreditasyon başvurularımız giderek artmaya devam ediyor. Bunun hem 2026 yılının sonuna kadar hem de 2027 yılında artacağını düşünüyoruz. Çünkü bizler TÜSKA Enstitüsü olarak uluslararası hüviyete sahip kamu kuruluşuyuz. Ayrıca uluslararası muadillerine göre bütün sağlık tesislerimiz için mali açıdan erişilebilir seçeneklere sahip olduğumuzu belirtmek isterim."</p>

<h3>Uluslararası iş birlikleri sürüyor</h3>

<p><br />
Demir, TÜSKA'nın uluslararası faaliyetlerine de değinerek, Senegal, Arnavutluk, Kırgızistan, Sri Lanka ve Azerbaycan ile kalite ve akreditasyon alanında iş birliklerinin sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde sağlık hizmetlerinde kalite sisteminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Demir, TÜSKA'nın uluslararası görünürlüğünü artırmak ve uluslararası paydaşların kendilerine ulaşmasını sağlamak amacıyla tanıtım broşürlerinin 10 yabancı dilde hazırlandığını kaydetti.</p>

<p>Demir, kalite ve akreditasyon alanındaki üyesi oldukları uluslararası çatı kuruluş olan Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde Kalite Derneğinin (ISQua) bültenlerinde TÜSKA'ya yer vermesinin Türkiye'nin sağlıkta kalite alanındaki görünürlüğünü güçlendirdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:</p>

<p>"TÜSKA'mız da bu uluslararası camianın saygın bir üyesi. Nitekim bizim çatı kuruluşu bu yıl içerisinde bizim de çalışmalarımıza yer verdiğini gördük. Kendi resmi bültenlerinde TÜSKA'nın çalışmalarına yer verdi. Bu yer verme bizim dünyada da görünürlüğümüzü artırıyor. Daha ötesi tıbbi hizmetlerimizin dünya ölçeğinde de modern sağlık hizmetlerinde ulaştığı noktasına tartışılmaz bir yere sahip olduğu da herkesçe bilinmektedir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Standartlarımızın ana eksenini hasta güvenliği oluşturuyor"</h3>

<p><br />
Demir, sağlık kuruluşlarının akreditasyona başvurmasının en önemli nedenlerinden birinin sundukları hizmetin uluslararası standartlara uygunluğunu bağımsız bir kuruluş tarafından belgelendirmek olduğunu belirterek, akreditasyonun aynı zamanda kurumsal saygınlığı da artırdığını dile getirdi.</p>

<p>Hasta güvenliğinin akreditasyon standartlarının temelini oluşturduğuna işaret eden Demir, "Standartlarımızın ana eksenini hasta güvenliği oluşturuyor. TÜSKA'ya akredite olmuş bir kuruluş standartlara uygunluk sağladığı sürece hasta güvenliğini, çalışan güvenliğini ve tesis güvenliğini önceliyor demektir." diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'nin sağlıkta kalite alanında uluslararası marka olma potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Demir, sağlık turizmindeki başarıların da bu süreci desteklediğini belirtti.</p>

<p>Demir, uluslararası toplantılar, akademik yayınlar ve iş birlikleriyle Türk sağlık kuruluşlarının tanıtımına katkı sağlamayı amaçladıklarına dikkati çekerek, tüm sağlık kuruluşlarını TÜSKA akreditasyon sistemine dahil olmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/saglikta-akreditasyon-talepleri-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/tuska-baskani-1.jpg" type="image/jpeg" length="46634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum Şehir Hastanesi'nde canlı yayında kolon ameliyatı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/erzurum-sehir-hastanesinde-canli-yayinda-kolon-ameliyati-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/erzurum-sehir-hastanesinde-canli-yayinda-kolon-ameliyati-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Şehir Hastanesi'nde, Türk Kolon ve Rektum Cerrahisi Derneği ile hastane işbirliğiyle düzenlenen bilimsel organizasyonda, kapalı kalın bağırsak ameliyatı canlı yayınla uzman hekimlere aktarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, bilimsel organizasyon kapsamında tıp literatürüne katkı sunan başarılı bir canlı cerrahi uygulaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Aras Emre Canda tarafından yapılan kapalı kalın bağırsak operasyonu, ameliyathaneden konferans salonuna canlı olarak aktarıldı. İleri düzey teknoloji ve yöntemlerin uygulandığı operasyon, salondaki hekimlerce ilgiyle takip edildi.</p>

<p>Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Mesud Fakirullahoğlu'nun ev sahipliğinde, bilimsel eğitimin ön planda tutulduğu programa, derneğin başkanı Prof. Dr. Emre Balık ve yönetim kurulu üyeleri, genel cerrahi uzmanları ile çevre illerden gelen çok sayıda uzman doktor katıldı.</p>

<p>Operasyon sırasında salonda bulunan doktorlar, interaktif canlı yayın sayesinde merak ettikleri soruları ameliyat ekibine doğrudan yönelterek teknik detaylar hakkında görüş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Programda konuşan Prof. Dr. Balık, dernek olarak bu tür üst düzey eğitim faaliyetlerini Anadolu'nun güçlü sağlık merkezlerinde gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu belirterek, organizasyonda emeği geçen hastane ekibine teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başhekim Fakirullahoğlu da hastanenin akademik ve bilimsel çalışmalardaki vizyonuna dikkati çekerek, "Hastanemizde böylesine prestijli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan onur duyuyoruz. Dernek başkanımız ile üyelerine ve ameliyatı yapan ekibe teşekkür ederim. Bu tür etkinliklerle bölgedeki sağlık hizmeti standartlarını daha da yukarı taşımayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Canlı cerrahi uygulaması, ameliyatın başarıyla tamamlanmasının ardından katılımcı hekimlerin değerlendirme ve bilgi paylaşımı oturumuyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/erzurum-sehir-hastanesinde-canli-yayinda-kolon-ameliyati-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/erzurum-sehir-hastanesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="92422"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: İlk defa 'Üreten Sağlık' anlayışını hayata geçiriyoruz]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bakan-memisoglu-ilk-defa-ureten-saglik-anlayisini-hayata-geciriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bakan-memisoglu-ilk-defa-ureten-saglik-anlayisini-hayata-geciriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye, sağlıkta üretimden çok hizmet odaklı çalıştı. Sizler ve bizler ilk defa 'Üreten Sağlık' dediğimiz anlayışı hayata geçiriyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Memişoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ile İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi'ni (İBG) ziyaret etti.</p>

<p>Memişoğlu, İBG'de yaptığı konuşmada, bu merkezin Türkiye'nin sağlık alanında bilgi ve teknoloji üreten en önemli araştırma merkezlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin sağlıkta güçlü altyapıya ve nitelikli insan kaynağına sahip olduğunu ifade eden Memişoğlu, hizmet sunumundaki başarının üretimle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Memişoğlu, bu merkezleri sadece bilim yapmak için değil, dünyada yeni bir şey söyleyip yeni bir şey üretebilmek için bilginin ve araştırmanın yapıldığı merkezler olarak tanımladı.</p>

<p>Araştırma merkezlerinin yalnızca fonlarla değil, ürettikleri bilgiyle de sürdürülebilir bir ekosistem oluşturması gerektiğini belirten Memişoğlu, "Türkiye, sağlıkta üretimden çok hizmet odaklı çalıştı. Sizler ve bizler ilk defa 'Üreten Sağlık' dediğimiz anlayışı hayata geçiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık teknolojisini ve sağlık endüstrisini geliştirecek en önemli gücün bilim insanları olduğunu vurgulayarak, araştırmacılara her türlü desteği vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.</p>

<h3>TÜSEB aracılığıyla 960 kamu hastanesi araştırmacıların kullanımına sunuldu</h3>

<p><br />
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) bu süreçte araştırmacıların yanında olacağını aktaran Memişoğlu, "Yeter ki yeni şeyler söyleyin, yeni şeyler üretin." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK) araştırmaların ürüne dönüşmesini sağlayacak süreçlerde bilim insanlarına destek vereceğini bildirerek, TÜSEB aracılığıyla 960 kamu hastanesinin klinik araştırmalar için araştırmacıların kullanımına sunulduğunu, ayrıca TÜSEB tarafından onaylanan klinik çalışmaların hasta maliyetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasına yönelik yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini kaydetti.</p>

<p>Araştırmacılar ile yatırımcı, sanayici ve fon sağlayıcıları buluşturmak amacıyla Üreten Sağlık Portalı'nın oluşturulduğunu aktaran Memişoğlu, bilim insanlarının geliştirdikleri projeleri bu platform üzerinden paylaşabileceklerini ifade etti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, "Siz üretin, ürettiğinizi biz sanayiye verelim. Gerekirse sanayici, yatırımcı bulacağız." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bilim insanlarının pazarlama veya ticari süreçlerle değil, araştırma ve üretimle ilgilenmesi gerektiğine işaret eden Memişoğlu, "Bilim insanı çalışırken ekonomik kaygı duymayacak. Sizin işiniz laboratuvarda üretmek. O ekosistemi kurmak bizim görevimiz." değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bakan-memisoglu-ilk-defa-ureten-saglik-anlayisini-hayata-geciriyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/kemal-memisoglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="80728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan 'elektronik sigara' uyarısı: Diş kaybına kadar götürebilir]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/uzmanlardan-elektronik-sigara-uyarisi-dis-kaybina-kadar-goturebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/uzmanlardan-elektronik-sigara-uyarisi-dis-kaybina-kadar-goturebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik sigaranın "zararsız bir seçenek" olduğu algısının gerçeği yansıtmadığına dikkati çeken uzmanlar, ürünün içeriğindeki kimyasalların diş eti dokularını ve ağızdaki bakteri dengesini bozarak ciddi periodontal hastalıklara ve diş kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burcu Karaduman, elektronik sigara kullanımının periodontal hastalık riskini artırabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Karaduman, elektronik sigaranın diş eti ve ağız sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Karaduman, elektronik sigaranın, "zararsız bir seçenek" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini aktararak, "Elektronik sigaralar özel sıvıların ısıtılmasıyla aerosol oluşturuyor ve bu aerosol nikotin başta olmak üzere ağız dokularını etkileyebilecek çeşitli kimyasal maddeler içerebiliyor. Duman çıkmaması, diş etinin zarar görmediği anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Araştırmaların, elektronik sigara kullananlarda diş eti ceplerinin derinleşmesi, dişleri çevreleyen dokularda tutunma kaybı ve çene kemiğinde kayıp gibi periodontal göstergelerin olumsuz etkilenebileceğine işaret ettiğini belirten Karaduman, uzun dönemli etkilerin ise ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabileceğini kaydetti.</p>

<p>Elektronik sigara kullanan birçok kişinin, ürünün yanma oluşturmaması nedeniyle ağız ve diş sağlığına zarar vermediğini düşündüğünü aktaran Karaduman, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Oluşan aerosol doğrudan ağız boşluğuyla temas ediyor. İçeriğindeki nikotin ve diğer kimyasal maddeler diş eti hücrelerini, ağız içindeki bakteri dengesini ve dokuların iyileşme kapasitesini olumsuz etkileyebilir. Elektronik sigara kullanıcılarının ağızlarındaki bakteri yapısını inceleyen araştırmalarda, diş eti hastalıklarıyla ilişkili bazı mikroorganizmaların artabildiği görüldü. Bu değişim, plak birikimi ve iltihabi süreçler açısından risk oluşturabiliyor."</p>

<h3>"İleri aşamalarda dişlerde sallanma ve diş kayıpları görülebilir"</h3>

<p><br />
Prof. Dr. Karaduman, elektronik sigara kullanımının ardından ağız kuruluğu, boğazda tahriş ve ağızda kötü tat gibi şikayetlerin görülebileceğini belirterek, tükürüğün ağız ve diş sağlığındaki koruyucu rolüne dikkati çekti.</p>

<p>Tükürüğün diş yüzeylerinin temizlenmesine, ağızdaki asitlerin dengelenmesine ve zararlı mikroorganizmaların çoğalmasının kontrol edilmesine yardımcı olduğunu anlatan Karaduman, elektronik sigara kullanan kişilerin diş etlerindeki değişimleri yakından takip etmesi gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Diş eti hastalıklarının erken dönemde kontrol altına alınmaması halinde dişleri çevreleyen kemiğe ilerleyebileceğini aktaran Karaduman, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Diş eti kanaması, kızarıklık, şişlik, ağız kokusu, dişlerin daha uzun görünmesi, diş köklerinde hassasiyet, dişler arasında yeni boşlukların oluşması ve dişlerde sallanma periodontal hastalık belirtisi olabilir. Kanama görülmemesi de diş etlerinin tamamen sağlıklı olduğu anlamına gelmez. İleri aşamalarda dişlerde sallanma ve diş kayıpları görülebilir. En etkili korunma yöntemi elektronik sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımını bırakmaktır. Dişler günde iki kez uygun teknikle fırçalanmalı, diş araları düzenli olarak temizlenmeli ve periodontal muayeneler aksatılmamalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/uzmanlardan-elektronik-sigara-uyarisi-dis-kaybina-kadar-goturebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/elektronik-sigara-1.jpg" type="image/jpeg" length="98254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayati KKKA uyarısı: Kene müdahalesinde bunları yapmayın]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, kene ısırması durumunda kolonya dökme, sigara basma veya keneyi ezme gibi hatalı müdahalelerin KKKA bulaşma riskini artırdığı uyarısında bulundu. Vücuda tutunan kenenin çıplak elle temas etmeden çıkarılması ve sonrasındaki 10 günlük belirti takibinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Merve Kaplan, bahar ve yaz aylarında artan kene vakalarına ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları uyardı.</p>

<p>Kaplan, yaptığı yazılı açıklamada, kene ısırmasının KKKA gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çekerek, özellikle tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi riskli bölgelerde tedbirli olunması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Vatandaşlara doğaya çıkarken açık renkli ve uzun kollu giysiler tercih etmelerini tavsiye eden Kaplan, pantolon paçalarının da çorap içine sokulmasının kenenin vücuda ulaşmasını zorlaştıracağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kenelerin uçmadığını ve zıplamadığını, yerde yürüyerek vücuda tutunduğunu anımsatan Kaplan, eve dönüldüğünde kıyafetlerin ve vücudun detaylıca incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kendinizi ve çocuklarınızı özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi ve diz arkası olmak üzere kene açısından mutlaka kontrol edin." uyarısında bulundu.</p>

<h3>"Kenenin üzerine kolonya veya alkol dökmeyin"</h3>

<p><br />
Vücuda tutunan kenenin fark edilmesi halinde panik yapılmaması gerektiğinin altını çizen Kaplan, müdahale sırasında yapılan yanlışlara dikkati çekti.</p>

<p>Kenenin kesinlikle çıplak elle tutulmaması gerektiğini vurgulayan Kaplan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Keneyi eldiven, bez veya poşet gibi bir malzeme kullanarak deriye en yakın yerden dikkatlice çıkarın. Eğer çıkaramıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Keneyi kesinlikle ezmeyin veya patlatmayın. Üzerine sigara basmayın, kolonya, alkol, gaz yağı veya benzeri maddeler dökmeyin. Erken fark etmek ve doğru müdahale etmek, hastalık riskini önemli ölçüde azaltır."</p>

<p>Kaplan, kene vücuttan çıkarıldıktan sonra da tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirterek, kişinin 10 gün boyunca kendisini takip etmesi, bu süreçte ateş, halsizlik, kas ve baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya iştahsızlık gibi belirtilerden birinin görülmesi halinde derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/06/kene-1.jpg" type="image/jpeg" length="64198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından yaz sıcaklarına karşı "su ve beslenme" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vatandaşlara sıvı tüketimi ve beslenme konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselirken, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Aşırı terlemeye bağlı olarak başta sıvı olmak üzere, mineral kayıpları yaşanabiliyor buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebiliyor.</p>

<p>Kronik hastalığı bulunanlar, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ile açık alanda çalışanlar, sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkileniyor.</p>

<p>Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması sağlığın korunması açısından önem taşıyor.</p>

<p>Yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 ila 3 litre su tüketimine karşılık geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıvı ihtiyacının karşılanmasında çay, kahve ve gazlı içecekler yerine, yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Yaz aylarında egzersiz yapan bireylere de egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri öneriliyor.</p>

<p>Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, serinlemek için ılık duş alınması ve sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.</p>

<p>Yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmesi, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi önerisinde bulunuluyor.</p>

<p>Yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca kaçınılması uyarısı yapılan açıklamada, yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme yöntemleriyle hazırlanması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Ayrıca meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi, yüksek kalorili hamur işi tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ile dondurmanın tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Besin zehirlenmeleri yaz aylarında daha sık görüldü için açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesi, et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan gıdaların açıkta bekletilmemesi, besinlerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına özen gösterilmesi, besin kaynaklı hastalıkların önlenmesi açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Münevver Kabaoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakanligindan-yaz-sicaklarina-karsi-su-ve-beslenme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/pet-sise-su-1.jpg" type="image/jpeg" length="55086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı yaz sıcaklarına karşı uyardı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakanligi-yaz-sicaklarina-karsi-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakanligi-yaz-sicaklarina-karsi-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vatandaşlara sıvı tüketimi ve beslenme konusunda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselirken, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Aşırı terlemeye bağlı olarak başta sıvı olmak üzere, mineral kayıpları yaşanabiliyor buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebiliyor.</p>

<p>Kronik hastalığı bulunanlar, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ile açık alanda çalışanlar, sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkileniyor.</p>

<p>Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması sağlığın korunması açısından önem taşıyor.</p>

<h3>Yeterli miktarda su tüketilmeli</h3>

<p><br />
Yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 ila 3 litre su tüketimine karşılık geliyor.</p>

<p>Sıvı ihtiyacının karşılanmasında çay, kahve ve gazlı içecekler yerine, yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Yaz aylarında egzersiz yapan bireylere de egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Bol, hafif ve açık renkli giysiler tercih edilmeli</h3>

<p><br />
Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, serinlemek için ılık duş alınması ve sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.</p>

<p>Yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmesi, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi önerisinde bulunuluyor.</p>

<h3>Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı</h3>

<p><br />
Yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca kaçınılması uyarısı yapılan açıklamada, yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme yöntemleriyle hazırlanması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Ayrıca meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi, yüksek kalorili hamur işi tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ile dondurmanın tüketilmesi öneriliyor.</p>

<p>Besin zehirlenmeleri yaz aylarında daha sık görüldü için açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesi, et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan gıdaların açıkta bekletilmemesi, besinlerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına özen gösterilmesi, besin kaynaklı hastalıkların önlenmesi açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakanligi-yaz-sicaklarina-karsi-uyardi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/milat-manset-tasarim-kopyasi-2-26.jpg" type="image/jpeg" length="56987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflamak isterken diş fırçasını yuttu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/zayiflamak-isterken-dis-fircasini-yuttu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/zayiflamak-isterken-dis-fircasini-yuttu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yaşayan bir kadının zayıflamak için kendini kusturmaya çalışırken yuttuğu 13 santimetrelik diş fırçası, gerçekleştirilen küçük kesiyle midesinden çıkartıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da yaşayan 21 yaşındaki S.B. zayıflamak için kendini kusturmaya çalışırken, yanlışlıkla diş fırçasını yuttu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üzerine yemek yiyen ve fenalaşan S.B, yakınları tarafından Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.</p>

<p>Acil serviste ilk müdahalesi yapılan S.B, ardından hastanenin endoskopi servisine yönlendirildi.</p>

<p>Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kubilay Özgür Öztütüncü başkanlığındaki ekibin gerçekleştirdiği yaklaşık 40 dakikalık küçük kesi yöntemiyle, kadının midesindeki 13 santimetrelik diş fırçası çıkarıldı.</p>

<h3>"Endoskopla almayı bilerek denemedik"</h3>

<p><br />
Öztütüncü, hastanın akşam saatlerinde diş fırçası yutma nedeniyle hastaneye başvurduğunu söyledi.</p>

<p>İlk etapta olay karşısında şaşırdıklarını belirten Öztütüncü, "İlk başta '13 santimetrelik diş fırçası nasıl yutulur?' diye inanamadık. Tomografisini çektik. Yaklaşık 13 santimetrelik diş fırçasını ucunu kırarak yutmuş. Yutma değil aslında. Hasta kendini kusturmaya çalışırken yanlışlıkla mideye kaçıyor." dedi.</p>

<p>Öztütüncü, yabancı cismin çıkarılması için endoskopik yöntemi tercih etmediklerini vurgulayarak, "Endoskopla almayı bilerek denemedik. Mideyi ya da yemek borusunu yırtarız diye doğrudan ameliyata aldık. Yaklaşık yarım saatlik ameliyat sonrasında hastayı servise aldık. İki gün sonra da taburcu ettik. Gayet iyi." diye konuştu.</p>

<p>Kubilay Özgür Öztütüncü, diş fırçasının yutulmasının hastanın organlarında herhangi bir hasara yol açmadığını kaydetti.</p>

<h3>"Yabancı cisim yutan hastalar, bunu kendileri çıkarmaya çalışmasın"</h3>

<p><br />
Hastanın kendisini kusturmaya çalışırken diş fırçasını yanlışlıkla yuttuğunu dile getiren Öztütüncü, "Kafasını kaldırdıktan sonra herhalde denerken direkt olarak yutmuş. Saplı plastik tarafını kırmış ve 13 santimetrelik kısmını yutmuş. Zayıflamak için galiba kendini kusturmaya çalışıyordu. Bunu birkaç defa daha yapmış. En sonundaki şanssızlık olmuş. Ne yazık ki diş fırçasını yutmuş. O yüzden ameliyat oldu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öztütüncü, benzer yabancı cisim yutma vakalarıyla zaman zaman karşılaştıklarını belirterek, bu tür durumlarda vatandaşların kendi yöntemlerini denememesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Hastaların yabancı cismi su içerek ya da ekmek yiyerek çıkarmaya çalışmasının daha ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkati çeken Öztütüncü, "Bu tür vakalarla çok karşılaşıyoruz. Hastalarımızdan beklentimiz, herhangi bir sıkıntı ya da problem gördüklerinde bir hekime danışmalarıdır. Bunları kendi sistemleri içerisinde kurgulayarak yapmaları farklı ve daha kötü sonuçlar doğurabiliyor." dedi.</p>

<p>Öztütüncü, "Genelde insanlar kilo verme amacıyla kendilerini kusturmaya çalışıyor. Biz bunu kesinlikle önermiyoruz. Kilo sorunları varsa doktora başvurmalarını tavsiye ederiz. Yabancı cisim yutan hastalar da bunu kendileri çıkarmaya çalışmasın. Gerek suyla gerek yemek ya da ekmek yiyerek çıkarmaya çalışmaları başka sıkıntılar doğurabilir. Böyle bir durumda doğrudan bir eğitim ve araştırma hastanesinin acil servisine başvurmalarını öneriyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/zayiflamak-isterken-dis-fircasini-yuttu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/07/rontgen-1.jpg" type="image/jpeg" length="73787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: KDC'deki Ebola salgınında 1048 vaka doğrulandı, bunlardan 267'si ölümle sonuçlandı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcdeki-ebola-salgininda-1048-vaka-dogrulandi-bunlardan-267si-olumle-sonuclandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcdeki-ebola-salgininda-1048-vaka-dogrulandi-bunlardan-267si-olumle-sonuclandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütünün Sağlık Acil Durum Uyarı ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgınında doğrulanan vaka sayısının 1048 olduğunu ve bunlardan 267'sinin ölümle sonuçlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Mahamud, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>KDC'deki Ebola salgınının yayılmaya devam ettiğini söyleyen Mahamud, 'KDC Sağlık Bakanlığının bildirdiğine göre, dün itibarıyla 1048 doğrulanmış vaka bildirildi, bunlardan 267'si ölümle sonuçlandı. Bu, KDC'de bir Ebola hastalığı salgınının ilk ayındaki en yüksek doğrulanmış vaka sayısıdır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mahamud, salgının yayılmasına ayak uydurmak için müdahalenin genişletilmesi gerektiğini ve bunun da olmaya başladığının altını çizdi.</p>

<p>19 sağlık merkezindeki yatak sayısının son iki haftada 500'ün üzerine çıktığını belirten Mahamud, yerel sağlık çalışanlarının gözetimlerini artırdığını söyledi.</p>

<p>Mahamud, 'Giderek daha fazla kişi Ebola risklerinin farkında, kendilerini korumak için araçlar ve destek istiyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>  Ebola salgını</h3>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta, yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcdeki-ebola-salgininda-1048-vaka-dogrulandi-bunlardan-267si-olumle-sonuclandi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso-1.jpg" type="image/jpeg" length="62334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: KDC'de Ebola salgınında durum ciddiyetini sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcde-ebola-salgininda-durum-ciddiyetini-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcde-ebola-salgininda-durum-ciddiyetini-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Afrika Bölge Ofisi Acil Durum Direktörü Marie-Roseline Belizaire, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgınının ilan edilmesinin üzerinden bir ay geçmesine rağmen durumun ciddiyetini sürdürdüğünü bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Belizaire, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak Ebola salgınının görüldüğü KDC'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>'KDC'de salgının ilanının üzerinden bir ay geçmesine rağmen durum ciddiyetini koruyor ve salgın yayılmaya devam ediyor' ifadelerini kullanan Belizaire, vakaların birçok bölgede bildirilmeye devam ettiğini kaydetti.</p>

<p>Belizaire, yeni vakaların, müdahale çabalarının sürdürülmesi ve hızlandırılması ihtiyacını vurguladığına işaret ederek, 'KDC'de şimdiye kadar 3 ilde bulunan 33 sağlık bölgesinden 896 doğrulanmış vaka ve 232 ölüm bildirildi. Uganda ise son 12 gündür vaka bildirmedi.' dedi.</p>

<p>DSÖ'nün, KDC hükümetini desteklediğini ve müdahalenin tüm aşamalarında ortaklarla birlikte çalıştığını ifade eden Belizaire, 115'ten fazla DSÖ uzmanının, farklı müdahale aşamalarını desteklemek üzere etkilenen illere ve sağlık bölgelerine görevlendirildiğini aktardı.</p>

<p>Belizaire, salgının genişledikçe operasyonel gereksinimlerin arttığını, bunun da sürekli finansman ve desteğe olan ihtiyacı güçlendirdiğini vurguladı.</p>

<p>Erişim kısıtlamalarının, bazı yüksek riskli bölgelerde operasyonları sınırladığını belirten Belizaire, 'Salgın ciddi olmaya ve yayılmaya devam ediyor. Ebolanın bulaşmasını durdurmak için neyin işe yaradığını biliyoruz. Ortak görevimiz, bu salgını kontrol altına almak için gereken hız ve ölçekte bu önlemleri uygulamaya devam etmektir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3> Ebola salgını</h3>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta, yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcde-ebola-salgininda-durum-ciddiyetini-surduruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso-1.jpg" type="image/jpeg" length="93109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücuda tutunan keneye 'çıplak elle dokunmayın' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, kenenin vücuda tutunması halinde çıplak elle müdahale edilmemesi uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) kene tutunması veya kene temasıyla bulaşan bir hastalık olduğunu belirtti.</p>

<p>KKKA'nın hasta kişilerin veya hastalığı taşıyan hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas sonucu da bulaşabildiğine işaret eden Öz, hastalığın herhangi bir belirti ortaya çıkmadan seyredebildiğini, bazı vakalarda ise ciddi sonuçlara yol açabilen ağır bir enfeksiyona dönüşebildiğini ifade etti.</p>

<p>Kenelerin özellikle kırsal alanlar, otluk ve çalılık bölgeler, orman kenarları, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarında görülebildiğini aktaran Öz, hayvanların bulunduğu ortamlarda da keneyle karşılaşma riskinin arttığını dile getirdi.</p>

<p>Kenenin vücuda tutunması halinde paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Öz, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Uygun şekilde onu çıkarabiliriz. Kesinlikle çıplak elle temas etmememiz gerekiyor. Keneyi çıkaracaksak da ince uçlu bir cımbızla çıkarabiliriz. Eğer cımbıza ulaşamıyorsak, bir poşetle veya eldiven takarak yine bir bezle çıkarabilmemiz mümkün. Kene vücutta ne kadar çok kalıyorsa hem hastalık riski hem de hastalığın şiddeti artıyor.</p>

<p>Burada bizim dikkat ettiğimiz husus kişinin çıplak elle dokunmaması, eldiven takması, cımbızla çok yüklenmeden sabit bir kuvvetle cilde en yakın kısımdan tutarak kenenin çıkarılmasıdır."</p>

<p>Öz, kenenin mümkün olan en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, "Kenenin parçalanması, ezilmesi veya patlaması uygun değil. Bu sebeple bunlara dikkat etmemiz gerekiyor." dedi.</p>

<h3>"Kırsal alan dönüşünde vücut kontrol edilmeli"</h3>

<p><br />
Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökülmesi ile tütün, kibrit, sigara gibi uygulamaların doğru olmadığını vurgulayan Öz, bu tür yöntemlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öz, tarla, bağ, bahçe gibi piknik alanları ve diğer kırsal bölgelerden dönüldüğünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve saçlı derinin incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların da aynı şekilde kontrol edilmesinin önemine işaret eden Öz, kene çıkarıldıktan sonra herhangi bir belirti görülmese bile 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerin takip edilmesi tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Öz, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kene açısından riskli bölgelere giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmesinin korunmada önemli rol oynadığını ifade eden Öz, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/05/kene.jpg" type="image/jpeg" length="77818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de 'Yeşilay Sağlıklı Yaşam Ligi' şampiyonları ödüllerini aldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/edirnede-yesilay-saglikli-yasam-ligi-sampiyonlari-odullerini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/edirnede-yesilay-saglikli-yasam-ligi-sampiyonlari-odullerini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Vali Yunus Sezer: - 'Gençler ne kadar başarılı ve sağlıklı olursa geleceğe daha iyi adımlar atarız. Daha sağlam aileler kurarız, daha sağlam bir toplum yapısı oluştururuz' - Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç: - 'Bağımlılık dediğimiz şey sadece bedenimizi yenmiyor, zihnimizi, duygularımızı, ilişkilerimizi, işimizi ve sevdiklerimizi yiyor. En son bizi de hayattan ciddi anlamda kopartıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>EDİRNE (AA) - Edirne'de Yeşilay tarafından düzenlenen Sağlıklı Yaşam Ligi'nde dereceye giren okulların gönüllü öğrencilerine ödülleri verildi.</p><p>Edirne Valisi Yunus Sezer, Halk Eğitimi Merkezi Mimar Kemalettin Konferans Salonu'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, özellikle genç nesillerin kötü alışkanlıklardan uzak durması gerektiğini söyledi.</p><p>Yeşilay'ın devlet ve millet adına önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Sezer, gençlerin sağlıklı ve başarılı bireyler olarak yetişmesinin güçlü bir toplumun temelini oluşturduğunu ifade etti.</p><p>Sezer, 'Gençler ne kadar başarılı ve sağlıklı olursa geleceğe daha iyi adımlar atarız. Daha sağlam aileler kurarız, daha sağlam bir toplum yapısı oluştururuz. Her şey fertten başlayarak devam ediyor. Onun için kıymetli arkadaşlar, bu tür gönüllülük, gönüllü kuruluşlarınızın içerisinde yer alan ve sadece kendi hayatınızı değil çevrenizdekilerin de hayatını etkileyecek olumlu davranışları her yere yaymayı kendinize birer insani görev bilelim.' diye konuştu.</p><p>Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de gençlere küçük desteklerle yeni yollar, yeni imkanlar ve yeni hayatlar kurmaları konusunda yardımcı olduklarını anlattı.</p><p>Yeşilay'ın 105 yıldır bağımlılıkla mücadele ettiğini vurgulayan Dinç, 'Bağımlılık dediğimiz şey sadece bedenimizi yenmiyor, zihnimizi, duygularımızı, ilişkilerimizi, işimizi ve sevdiklerimizi yiyor. En son bizi de hayattan ciddi anlamda kopartıyor.' dedi.</p><p>Dünyayı büyük bir bağımlılık dalgasının tehdit ettiğini ifade eden Dinç, Yeşilay'ın bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:</p><p>'Kendimizi korumak yetmez diğer kardeşlerimizi, diğer çocukları, gençleri, diğer insanlarımızı korumak noktasında da elimizden ne geliyorsa gücümüz ne yetiyorsa onu yapmaya çalışalım. Yeşilay gönüllüsü öğrencilerimiz güzel çalışmalar yapmış. Herkes kendisinin dışına çıkarak toplumu için, sevdikleri için, insanımız için, insanlık için bir adım atmış. Ümidimiz arttı, heyecanımız çoğaldı. Çok teşekkür ediyorum ben bütün emek verenlere.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dinç, Yeşilay Sağlıklı Yaşam Ligi'ne destek veren Vali Sezer'e, öğretmenlere, velilere ve öğrencilere teşekkür etti.</p><p>Yeşilay Edirne Temsilcisi Müzekka Bayrak da bağımlılıkla mücadele kapsamında okullarda ve kurumlarda etkinlikler düzenlemeye devam ettiklerini kaydetti.</p><p>Konuşmaların ardından dereceye giren okulların gönüllü öğrencilerine ödülleri verildi.</p><p>Törene Havsa Kaymakamı Oğuzhan Aksoy, Edirne Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, ilçe milli eğitim müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Edirne</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/edirnede-yesilay-saglikli-yasam-ligi-sampiyonlari-odullerini-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/aa/edirnede-yesilay-saglikli-yasam-ligi-sampiyonlari-odullerini-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="53504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nijerya'nın Plateau eyaletinde kolera salgınında 5 kişi öldü]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/nijeryanin-plateau-eyaletinde-kolera-salgininda-5-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/nijeryanin-plateau-eyaletinde-kolera-salgininda-5-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nijerya'da kolera salgını yayılmaya devam ederken, ülkenin Plateau eyaletinde salgın nedeniyle 5 kişi öldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>Plateau Eyaleti Sağlık Komiseri Nicholas Baamlong, gazetecilere yaptığı açıklamada, eyalette 53 şüpheli kolera vakası belirlendiğini, laboratuvar testleri sonucunda 11 vakanın teyit edildiğini söyledi.</p>

<p>Baamlong, salgın nedeniyle 5 kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti.</p>

<p>Eyalet hükümetinin salgını kontrol altına almak ve bulaşmanın daha da yayılmasını önlemek amacıyla gözetim, vaka yönetimi ve halkı bilinçlendirme kampanyalarını yoğunlaştırdığını aktaran Baamlong, hükümetin hızlı tanı testleri ve temel tıbbi tedaviler dahil olmak üzere acil durum malzemeleri tedarik ettiğini belirtti.</p>

<p>Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü, Nijerya'nın Borno eyaletinde 1 Mayıs'ta yayılmaya başlayan kolera salgını nedeniyle 74 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.</p>

<p>'Vibrio' bakterisinin neden olduğu, gıda ve su yoluyla bulaşan kolera, ishal ve dolayısıyla vücutta su kaybına yol açıyor. Hastalık tedavi edilmediği takdirde ölümcül olabiliyor.</p>

<p>Nijerya'da temiz su yetersizliğinin yanında tıbbi müdahalenin etkin yapılamaması da hastalık ve ölüm riskini artırıyor. Ülkede sıtma, çocuk felci, tifo ve M çiçeği virüsü gibi salgın hastalıklara da sıklıkla rastlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Nijerya, Afrika kıtasında koleradan en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Abuja, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/nijeryanin-plateau-eyaletinde-kolera-salgininda-5-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/nijerya-bayrakk.jpg" type="image/jpeg" length="34052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bolat, 'Hayat Şifa Hastanesi 30. Kuruluş Yıl Dönümü ve Yeni Birimlerin Açılış Töreni'nde konuştu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bakan-bolat-hayat-sifa-hastanesi-30-kurulus-yil-donumu-ve-yeni-birimlerin-acilis-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bakan-bolat-hayat-sifa-hastanesi-30-kurulus-yil-donumu-ve-yeni-birimlerin-acilis-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat, Bakanlık olarak 2012'de sağlık turizmi için hibe programları başlattıklarını belirterek, 'Geçen yıl 2,3 milyar lira sağlık turizmi için hibe destekleri verdik ve bugüne kadar sağlık turizmi için toplam 7,5 milyar lira sağlık turizmi desteği verdik.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Bolat, 'Hayat Şifa Hastanesi 30. Kuruluş Yıl Dönümü ve Yeni Birimlerin Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, yılda 100 bin vatandaşın hizmet alacağı Hayat Şifa Hastanesinin Pendikliler için şifa dağıtacağını söyledi.</p>

<p>Hayat Şifa Hastanesinin 52 hasta yatağı ve 6 bin cerrahi operasyon yapma kapasitesi olduğunu kaydeden Bolat, hastanenin uluslararası sağlık turizminde iddialı bir müessese olduğunu bildirdi.</p>

<p>Bolat, Bakanlık olarak uluslararası sağlık turizmini bütün kaynaklarıyla desteklediklerini işaret ederek, özellikle Türkiye'ye döviz kazancı anlamında sağlık turizmini geliştirmeyi çok önemsediklerini anlattı.</p>

<p>Türkiye'nin sağlık alanındaki gelişim sürecine değinen Bakan Bolat, şöyle devam etti:</p>

<p>'Türkiye'miz, Cumhuriyet'imizin kuruluşundan beri, ondan önce Osmanlı dönemindeki şifahaneler ve Cumhuriyet dönemindeki sağlık hizmetleri ile bugünlere ulaştı ama özellikle Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki son 23 yılda Türkiye sağlıkta adeta bir devrim yaptı ve altın çağını yaşıyor. Özellikle bütçe kaynaklarımızın, devlet bütçesi kaynaklarımızın tam yüzde 15'ini sağlık harcamalarına ayırıyoruz. İnsanımızın, vatandaşımızın birinci sınıf, yüksek kaliteli sağlık hizmeti alması konusunda gerek kamu hastaneleri ve sağlık tesisleri gerekse de özel sektörümüz vasıtasıyla Türkiye bugün dünya çapında bir şöhrete sahip. Dünyanın neresine gidersek gidelim, karşılaştığımız kişiler arasında Türkiye'de sağlık hizmeti almış kişilere rastlıyoruz. Bugün Allah'a şükürler olsun ki Türk ürünleri kaliteli, teknolojisi başarılı, yüksek ürünler olarak anılıyor.'</p>

<h3>'Son 23 yılda nitelikli hasta yatak sayısı tam 10 katı artışla 250 bine ulaştırıldı'</h3>

<p>Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye'nin hizmetler sektöründe başarılı bir ülke olduğunun altını çizerek, lojistik, sağlık ve eğitim hizmetleri, turizm, bilişim, yazılım, dizi ve filmler, fuarcılık ve danışmanlık hizmetleri gibi alanlarda Türkiye'nin rekabetçi ve güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bolat, Türkiye'de son 23 yılda artan hastane kapasitesine değinerek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Nitelikli hasta yatak sayısı tam 10 katı artışla 250 bine ulaştırıldı ve hastanelerimiz 5 yıldızlı otel konforunda modernize edildi. Eskiden koğuş düzeninde yatılan hastanelerdeki düzenden, bir-iki kişilik, içinde tuvaleti, banyosu, lavabosu olan güzel modern hizmetlere kavuştuk. Bu anlamda aile hekimliği müessesesi ve acil tıp hekimliği müessesesi kuruldu. İş yeri sağlığı ve iş güvenliği müessesesi kuruldu ve olmayan bir durum, şehir hastaneleri kavramıyla bugün 30'dan fazla şehir hastanelerimiz halkımıza çok üstün nitelikli, kaliteli hizmetler veriyor. Hatta kamudaki hastanelerin adeta özel sektörle yarışırcasına kalitelerini yükselttiğine şahitlik ettik.'</p>

<p>Bu yılki devlet bütçesinden 1 trilyon 600 milyar liranın direkt sağlık harcamalarına ayrıldığı bilgisini paylaşan Bolat, buna üniversite hastaneleri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sağlık harcamalarının da ilave edildiğinde 3 trilyon 307 milyar liranın sağlığa ayrıldığını söyledi.</p>

<p>Bolat, sağlık çalışanı sayısının da büyük bir artış kaydettiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'2002'de 257 bin olan sağlık çalışanı sayımız, Sağlık Bakanlığı'ndan bahsediyorum, özel sektörden bahsetmiyorum, tam 877 bin kişiye yükseldi. Toplam doktor sayımız 92 binden 230 bine yükseldi ve böylece Türkiye'miz hamdolsun sağlık alanında öncü, dünyada kalitenin, itibarın ve şifanın adresi haline geldi. Tabii şifanın, sağlığın adresi haline gelince yurt dışından da çok sayıda hastaların doğudan, batıdan, Avrupa'sından Orta Doğu'suna, Afrika'sından Asya'sına varıncaya kadar, Balkanlar, Kafkaslar, kuzey bölgesi Rusya-Ukrayna gibi Türkiye'ye sağlık hizmetleri almaya gelenlerin sayısı yıllık olarak 1,5 milyona ulaştı ve bunların bıraktığı ülkemize döviz geliri de yaklaşık 3 milyar dolar civarında hesaplanıyor. İşte sağlıkta devrimin sonucunda vatandaşımız için kaliteli sağlık hizmeti ve dünya vatandaşları için de bedeli karşılığında önemli sağlık hizmetleriyle Türkiye'miz sağlıkta bir çığır açtı.'</p>

<h3> 'Bugüne kadar sağlık turizmi için toplam 7,5 milyar lira sağlık turizmi destekleri verdik'</h3>

<p>Bolat, Bakanlığın 2012'de uluslararası sağlık turizmini desteklemek için hibe programları hazırladığını anımsattı.</p>

<p>2012'de 16 firmanın bunlardan faydalanırken, 2025'te 2 bin 56 firmanın sağlık turizmi desteklerinden faydalandığını bildiren Bolat, 'Geçen yıl 2,3 milyar lira sağlık turizmi için hibe destekleri verdik ve bugüne kadar sağlık turizmi için toplam 7,5 milyar lira sağlık turizmi desteği verdik.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolat, sıranın artık sağlıkta ilaç, ekipman ve makine cihazlarının yapımında olduğunu vurgulayarak, şu anda çok ciddi sayıda yerli ve uluslararası yabancı ilaç firmalarının Türkiye'de üretim ve ihracat yaptığını belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin yıllık ilaç ihracatının 2,5 milyar dolar, ithalatının da yaklaşık 4,5 milyar dolar olduğunu kaydeden Bolat, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>'Çok pahalı kanser ilaçları da tabii bunun içinde ciddi bir yekün tutuyor ama her alanda Ar-Ge çalışmalarıyla ilaçta da patentli, yerli ilaçların sayısı artmakta. Araç, ekipman, sarf malzemeleri anlamında da ciddi gelişmelerimiz var. Sağlık Bakanlığı, özellikle TÜBİTAK'la da işbirliği yaparak, Türkiye'de bundan 15-20 sene önce başlayıp da bugün dünyada 10'uncu sıraya yükseldiğimiz savunma sanayisindeki başarımızı, sağlık ekipmanları ve teknolojilerinde de göstermek için büyük bir çaba sarf ediliyor, ciddi teşvik destek programları uygulanıyor. Bunda da inşallah başarılı olacağız ve işte hastanelerimizde kullanılan sağlık cihazları, ekipmanlarının çok büyük bölümünü de önümüzdeki orta vadede yerli kaynaklardan tedarik etmeyi başaracağız ve bunda da büyük bir döviz tasarrufumuz olacak.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İstanbul</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bakan-bolat-hayat-sifa-hastanesi-30-kurulus-yil-donumu-ve-yeni-birimlerin-acilis-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/09/omer-bolat-3.jpg" type="image/jpeg" length="89082"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu' İstanbul'da düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bagimlilik-ve-adli-tip-sempozyumu-istanbulda-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bagimlilik-ve-adli-tip-sempozyumu-istanbulda-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilay ve Adli Tıp Kurumunun işbirliğiyle 'Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu' yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen sempozyumda konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Adli Tıp Kurumuyla geçen yıl başlatılan işbirliğinin büyüyerek ve güçlenerek devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Dinç, bağımlılık konusunda bilgi, beceri ve kurumlar arası işbirliğinin seferber edilmesi gerektiğini belirterek 'İnsanların yaşamlarını ciddi şekilde olumsuz etkileyen büyük bir problemle karşı karşıyayız. Hayatın her boyutunu, her yaş grubunu, her mesleği ve her sosyoekonomik kesimi ilgilendiren, bir arada yaşama kültürümüze zarar veren, güven duygusunu zedeleyen ve toplumsal huzuru tehdit eden bir durum söz konusu.' dedi.</p>

<p>Madde kullanan bireylerin şiddet suçunu işleme riskinin genel nüfusa göre yaklaşık 4-10 kat daha fazla olduğunu gösteren araştırmalar bulunduğunu aktaran Dinç, 'Bağımlılık dediğimizde sadece bireyin kendi bedenine zarar vermesini, aile huzurunun bozulmasını ya da ekonomik kayıpları kastetmiyoruz. Aynı zamanda suçtan, şiddetten, istismardan ve toplumun birlik ve bütünlüğünü tehdit eden sonuçlardan da söz ediyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Dinç, ceza infaz kurumlarında psikoz veya majör depresyon tanısı bulunan mahkumların yaklaşık yarısında eş tanılı madde kullanım bozukluğu görüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Bağımlılık endüstrisinin özellikle 15-25 yaşlarındaki gençleri hedef aldığına dikkati çeken Dinç, çocukların ve gençlerin herhangi bir bağımlılıkla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.</p>

<p>Dinç, bağımlılığın eğlence, sosyalleşme veya yaşam tarzı olarak gösterilmeye çalışılmasının çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimine yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Türkiye ve dünyadaki verilerin bağımlılık konusunda endişe verici bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Dinç, bağımlılıkla mücadelenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu, bunun bilimsel temelde yürütülmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p>Son 10 yılda kumar oynama bozukluğuna bağlı intihar vakalarını inceleyen önemli bir araştırmaya yer verdiklerini belirten Dinç, Adli Tıp Kurumunca hazırlanan çalışmanın sempozyum katılımcılarına da hediye edildiğini ifade etti.</p>

<p>Sempozyumda ortaya konulacak görüş ve tespitlerin sahaya yansıyan somut adımlara dönüşeceğine inandıklarını dile getiren Dinç, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.</p>

<h3> 'Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmak'</h3>

<p>Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek ise bağımlılıkla mücadelede bilimsel temelli yaklaşımın önemini anlattı.</p>

<p>Bağımlılığın adli ve toplumsal boyutlarını bilimsel veriler ışığında değerlendirdiklerini ifade eden Aslıyüksek, kurum olarak kanıta dayalı mücadele yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sunmayı temel hedef olarak gördüklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslıyüksek, bağımlılık konusunun yalnızca sağlık boyutuyla ele alınamayacağına dikkati çekerek 'Bağımlılık konusunun suç davranışı, aile içi şiddet ve toplumsal etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir.' dedi.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadelede disiplinler arası çalışmanın önemini vurgulayan Aslıyüksek, farklı alanlardan uzmanlarla yapılacak değerlendirmelerin sürece katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<p>Psikoaktif madde kullanımının izlenmesi ve önleyici politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Aslıyüksek, 'Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmaktır. Kurumlar arası işbirliğiyle desteklenen bağımlılık tedavi ve önleme modelleri, bağımlılık zincirini kırmaktaki en önemli gücümüzdür.' diye konuştu.</p>

<p>Aslıyüksek, tedavi, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma süreçlerinde Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinin (YEDAM) çalışmalarının da bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Kurumlar arası işbirliği ve etik yaklaşımların bağımlılık zincirinin kırılmasında belirleyici olduğunu kaydeden Aslıyüksek, güçlü laboratuvar altyapısı, erken uyarı sistemleri ve bilimsel iş birliklerinin önemini anlattı.</p>

<p>Aslıyüksek'in Yeşilay Genel Başkanı Dinç'e plaket takdim ettiği sempozyumda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İstanbul</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bagimlilik-ve-adli-tip-sempozyumu-istanbulda-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/agency/aa/bagimlilik-ve-adli-tip-sempozyumu-istanbulda-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="39436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, 'Yeni Dünya vida kurdu sineği'ne karşı acil durum müdahalesini devreye soktu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/abd-yeni-dunya-vida-kurdu-sinegine-karsi-acil-durum-mudahalesini-devreye-soktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/abd-yeni-dunya-vida-kurdu-sinegine-karsi-acil-durum-mudahalesini-devreye-soktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin açık yaralara larva bırakarak canlı dokuyu yiyen parazitik sinek türü 'Yeni Dünya vida kurdu sineği' konusunda acil durum müdahalesini devreye soktuğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Hill'in haberine göre, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, 'Yeni Dünya vida kurdu sineği' konusunda harekete geçti.</p>

<p>Buna göre, CDC'nin acil durum müdahalesi devreye girerken, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığının (HHS) da bu durumu doğruladığı kaydedildi.</p>

<p>ABD Tarım Bakanlığının ise çiftlik hayvanlarını kontrol ettiği ve kısırlaştırılmış sinekler yardımıyla yayılımın kontrol altına alınması konusunda müdahalesinin sürdüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni Dünya vida kurdu sineği, Amerika kıtasına özgü ve açık yaralara larva bırakarak canlı dokuyu yiyen parazitik sinek türü olarak biliniyor.</p>

<p>ABD, 1960'larda vida kurdu sineği popülasyonunu ortadan kaldırmış, 2017'de ise Florida'da hayvanlardaki küçük salgın başarıyla kontrol altına alınmıştı.</p>

<p>Parazitik sinekler, yaşam döngülerini veya beslenmelerini başka canlıların vücudunda ya da üzerinde sürdüren iki kanatlı böceklerdir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/abd-yeni-dunya-vida-kurdu-sinegine-karsi-acil-durum-mudahalesini-devreye-soktu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/07/abd-bayrak-6.jpg" type="image/jpeg" length="63443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'de 2 çocuk kızamık nedeniyle öldü]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ingilterede-2-cocuk-kizamik-nedeniyle-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ingilterede-2-cocuk-kizamik-nedeniyle-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de bu yıl 2 çocuğun kızamık nedeniyle öldüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansından (UKHSA) yapılan yazılı açıklamada, çocuklardan birinin 'akut kızamık' nedeniyle hayatını kaybettiği, diğer çocuğun ölümünün ise 'kızamığın geç etkileriyle' bağlantılı olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, son dönemdeki birçok kızamık vakasının başkent Londra ve West Midlands'daki salgınlarla bağlantılı olduğu, vakaların çoğunlukla 10 yaş ve altındaki aşısız çocuklarda görüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Ayrıca açıklamada, yeni verilere göre, İngiltere genelinde son 2 haftada 100'den fazla yeni kızamık vakasının doğrulandığı aktarıldı.</p>

<h3> 'Aşıları geciktirmeyin'</h3>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen UKHSA'da Uzman Epidemiyolog Dr. Vanessa Saliba, kızamığın ülkenin birçok bölgesinde yayılmaya devam ettiğini belirterek, hastalığın çok ciddi ve hatta ölümcül olabileceğini bildirdi.</p>

<p>Saliba, tüm ebeveynlere çocuklarının aşılarının güncel olduğundan emin olma çağrısında bulunarak, bu aşıların kızamığa karşı en iyi ve güvenli korumayı sağladığını vurguladı.</p>

<p>İngiltere Sağlık Bakanı James Murray da bu ölümlerin kızamığın zararsız bir çocukluk hastalığı olmadığını gösteren 'yürek parçalayıcı bir hatırlatma' olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Murray, kızamığın ölümcül olabilecek ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini, sayısız hayat kurtaran MMR aşısının bu son derece bulaşıcı hastalığa karşı en iyi koruma olmaya devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>İngiltere'de MMR (kızamık, kabakulak ve kızamıkçık) aşısı yaptırma oranı, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) yüzde 95 hedefinin altında kalmaya devam ediyor.</p>

<p>Son ulusal istatistiklere göre, çocukların yüzde 88,9'u ilk doz aşısını 2 yaşına kadar yaptırırken, 5 yaşındaki çocukların yüzde 83,7'si önerilen iki dozu da alıyor.</p>

<h3>  Kızamık nedeniyle 2020'nin başından 2024'ün sonuna kadar 3 can kaybı kaydedilmişti</h3>

<p>Ülkede bu yıl şimdiye kadar laboratuvarca doğrulanmış 736 kızamık vakası kaydedildi. Bu sayı, 2025'in tamamında 959 olarak bildirilmişti.</p>

<p>Bu yıl en fazla kızamık vakası, toplam vakaların yüzde 15'inin görüldüğü Londra'nın Enfield bölgesinde kayda geçti. Enfield'da 111 vaka tespit edilirken, Birmingham'da 79, Londra'nın Haringey bölgesinde ise 49 vaka görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmi verilere göre, İngiltere ve Galler'de 2020'nin başından 2024'ün sonuna kadar geçen 5 yıllık dönemde kızamık nedeniyle 3 ölüm kaydedilmişti.</p>

<p>Pnömoni ve ensefalopatiye yol açabilen kızamık, dünya genelinde aşıyla önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İngiltere, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ingilterede-2-cocuk-kizamik-nedeniyle-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/01/ingiltere.png" type="image/jpeg" length="28744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'de zayıflama ilacı kullanan hanelerin market harcamaları yılda 780 milyon sterlin azaldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ingilterede-zayiflama-ilaci-kullanan-hanelerin-market-harcamalari-yilda-780-milyon-sterlin-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ingilterede-zayiflama-ilaci-kullanan-hanelerin-market-harcamalari-yilda-780-milyon-sterlin-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de yapılan araştırma, GLP-1 türü zayıflama ilaçlarını kullananların bulunduğu hanelerin, ilaçlara başladıktan sonraki bir yılda market harcamalarının 780 milyon sterlin azaldığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>The Guardian gazetesinin haberine göre, Worldpanel by Numerator adlı araştırma şirketi tarafından 11 bin 600'den fazla haneyle yapılan araştırmada, Mounjaro ve Wegovy gibi zayıflama ilaçlarının kullanımındaki artışın, hanelerin gıda alışverişlerine de yansıdığı gündeme geldi.</p>

<p>Araştırmada, GLP-1 ilaçlarını kullanan en az bir kişinin bulunduğu hanelerin, ilaçlara başladıktan sonraki bir yılda, benzer hanelere kıyasla beklenenden 780 milyon sterlin daha az market harcaması yaptığı belirtildi.</p>

<p>Bu tutarın, zayıflama ilacı kullananların bulunduğu hanelerde, kullanıcı bulunmayan hanelere kıyasla yıllık 418 sterlinlik düşüş anlamına geldiği kaydedildi.</p>

<p>Araştırmaya göre, İngiltere'deki hanelerin yüzde 6,3'ünden fazlasında en az bir GLP-1 kullanıcısı bulunuyor. Bu oran 2025'te yüzde 4,1, 2024'te ise yüzde 2,3 olarak kaydedilmişti.</p>

<h3> Eskiden sevdikleri yiyecek veya içeceklerden artık keyif almıyorlar</h3>

<p>Araştırmanın yapıldığı şubat ayında, zayıflama iğnesi kullananların bulunduğu hanelerde 299 milyon daha az ürün satın alındığı belirtildi.</p>

<p>Kullanıcıların yüzde 52'si yeme yaklaşımlarını 'bilinçli' olarak tanımlarken gıda tüketimlerinin alışkanlık, rutin veya kısıtlamadan ziyade açlık hissine göre şekillendiğini ifade etti.</p>

<p>Zayıflama iğnesi kullananların yüzde 54'ü daha az iştah ve yemek yeme düşüncesi taşıdığını, yüzde 11'i ise eskiden sevdikleri yiyecek veya içeceklerden artık keyif almadığını belirtti.</p>

<p>Kullanıcıların yüzde 75'i daha az çikolata, yüzde 72'si ise daha az cips tükettiğini bildirdi.</p>

<h3> İlaçlar insanların gıdaya ilişkisini temelden değiştirdi</h3>

<p>Worldpanel by Numerator Kamu Sektörü ve Beslenme Bölümü Başkanı Chantel Kennaugh, zayıflama iğnelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:</p>

<p>'Bir zamanlar öncelikle tip 2 diyabet için reçete edilen özel bir tedavi olan bu ilaçlar, yalnızca birkaç yıl içinde ana akım bir güç haline geldi. Artık kullanıcıların yüzde 68'i GLP-1'leri özellikle kilo vermek için kullanıyor ve bu da onları çok daha geniş bir kitleye açıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ilaçların, insanların yiyecek ve içecekle ilişkisini temelden değiştirdiğine işaret eden Kennaugh, etkilerinin, market ve yaşam tarzı alanlarında şimdiden hissedildiğini, markaları ve işletmeleri hızla uyum sağlamaya zorladığını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İngiltere, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ingilterede-zayiflama-ilaci-kullanan-hanelerin-market-harcamalari-yilda-780-milyon-sterlin-azaldi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/01/ingiltere.png" type="image/jpeg" length="80758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dsoden-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dsoden-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 2 Mayıs'tan bu yana hantavirüsle ilgili yeni ölüm bildirilmediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p></p>

<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hollanda bandıralı "MV Hondius" yolcu gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>İngiltere hükümetinin, denizaşırı toprakları Tristan da Cunha'da daha önce virüsün yayıldığı "MV Hondius" gemisinde maruz kalma olasılığı bulunan bir kişide doğrulanmış vaka bildirdiğini aktaran Ghebreyesus, "10 Haziran itibarıyla toplam vaka sayısı 13 olarak kaldı ve bunlardan 3'ü ölümle sonuçlandı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, 2 Mayıs'tan bu yana yeni ölüm bildirilmediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ, Arjantin'den yola çıkan ve 10 Mayıs'ta Kanarya Adaları'nın Tenerife kentinde yolcuları tahliye edilen Hollanda bandıralı "MV Hondius" yolcu gemisinde belirlenen ve hızla dünya gündemine oturan hantavirüs vakalarında artış yaşanabileceğini ancak bir salgın riski görülmediğini bildirmişti.</p>

<h2>Hantavirüs</h2>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dsoden-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/hantavirus-1.jpg" type="image/jpeg" length="18779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tip 1 diyabet profesyonel spora engel değil]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/tip-1-diyabet-profesyonel-spora-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/tip-1-diyabet-profesyonel-spora-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tip 1 diyabetli bireylerin profesyonel düzeyde spor yapabileceğini vurgulayan uzmanlar; doğru tedavi, düzenli takip ve uygun beslenme programıyla her türlü sportif hedefe ulaşılabileceğinin altını çiziyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şengül Aydın Yoldemir, tip 1 diyabetli bireylerin doğru tedavi, düzenli takip ve uygun beslenme programıyla profesyonel düzeyde spor yapabileceğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Yoldemir, tip 1 diyabet tanısı almanın aktif yaşamdan uzaklaşmak anlamına gelmediğini aktardı.</p>

<p>Yoldemir, tip 1 diyabetin, pankreasta insülin üreten hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından hasara uğratılması sonucu ortaya çıkan vücudun insülin üretemediği kronik bir hastalık olduğunu belirterek, "Hastalık spor yapmaya engel değil. Doğru planlama, doğru tedavi ve düzenli takiple bu bireyler birçok spor dalında önemli başarılara imza atabilir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Fiziksel aktivitenin tip 1 diyabet yönetiminde önemli bir yere sahip olduğunu aktaran Yoldemir, şöyle devam etti:</p>

<p>"Düzenli egzersiz kan şekeri kontrolünün iyileşmesine katkı sağlar, insülin duyarlılığını artırır ve kalp-damar sağlığını destekler. Aynı zamanda kas gücünü artırır, yaşam kalitesini yükseltir ve bireyin kendine olan güvenini destekler. Bu nedenle spor, tip 1 diyabet tedavisinin önemli bir parçası olarak değerlendirilmelidir."</p>

<p>Yoldemir, tip 1 diyabetli bireylerin koşu, yüzme, tenis, bisiklet, futbol ve basketbol gibi birçok spor branşıyla güvenli şekilde ilgilenebileceğini belirterek, egzersiz planlamasının mutlaka kişiye özel yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>"Spor öncesinde ve sonrasında kan şekeri takip edilmeli"</h3>

<p>Spor sırasında kan şekeri seviyelerinde değişiklikler yaşanabileceğini anlatan Yoldemir, "Özellikle uzun süreli egzersizlerde kan şekeri düşüklüğü görülebilir. Bazı yoğun antrenmanlarda ise kan şekeri yükselmeleri yaşanabilir. Bu nedenle spor öncesinde, sırasında ve sonrasında kan şekeri takibi yapılmalı, insülin dozları ve beslenme planı yapılan aktiviteye göre düzenlenmelidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Yoldemir, dünya genelinde kronik hastalıklarla yaşayan çok sayıda sporcunun uluslararası başarılara imza attığını aktararak, diyabetli sporcuların başarısının arkasında doğru takip olduğunu belirtti.</p>

<p>Yoldemir, "Hastalığını tanıyan, düzenli hekim kontrolüne giden, beslenmesine dikkat eden ve tedavisini aksatmayan bireyler üst düzey performans sergileyebiliyor. Son olarak tenis sezonunun ikinci Grand Slam turnuvası olan Fransa Açık'ta Alexander Zverev'in şampiyonluğa ulaşması da sporcuların sağlık süreçlerini doğru yönettiklerinde en üst seviyede başarı elde edebileceklerini gösteren güncel örneklerden biri oldu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tip 1 diyabet tanısının çocukların ve gençlerin yaşam hedefleri ya da sportif kariyerleri açısından bir engel olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yoldemir, dünya genelinde olimpiyatlarda yarışan, uluslararası şampiyonalarda önemli başarılara imza atan ve profesyonel spor yaşamını sürdüren çok sayıda tip 1 diyabetli sporcu bulunduğunu aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yoldemir, tip 1 diyabetli bireylerin uygun tıbbi takip ve doğru diyabet yönetimiyle sporun her branşında aktif olarak yer alabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Düzenli hekim kontrolü, bireysel gereksinimlere uygun beslenme planı ve etkin tedavi yaklaşımı sayesinde çocuklarımız ve gençlerimiz hem sağlıklı bir yaşam sürdürebilir hem de sportif hedeflerine güvenle ilerleyebilir. Tip 1 diyabet, doğru yönetildiğinde başarıya ulaşmanın önünde bir engel değildir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Zülal Ceylan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/tip-1-diyabet-profesyonel-spora-engel-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/06/spor-7.jpg" type="image/jpeg" length="78884"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
