<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Milat Gazetesi</title>
    <link>https://www.milatgazetesi.com</link>
    <description>Son dakika haberleri ve gazeteler.  Türkiye ve dünyada ekonomiden siyasete, politikadan spora ve medyaya kadar tüm güncel haberleri sizlerle paylaşıyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 02:45:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Geleneksel tıp birçok hastalığın tamamlayıcı tedavisinde önemli rol oynuyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Özlü, ağrılardan romatizmal hastalıklara ve spor yaralanmalarına kadar birçok alanda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp'tan (GETAT) güzel sonuçlar aldıklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı zamanda Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi olan Özlü, sağlık kongresi için geldiği Antalya'da, AA muhabirine, geleneksel tıbbın tamamlayıcı tedavi olduğunu ifade etti.</p>

<p>GETAT'ı acil durumlar hariç her yaş grubunda ve her hastalıkta kullanabildiklerini belirten Özlü, 'Nörolojik rehabilitasyon açısından felçli hastalar, bel, boyun ağrısı, inflamatuar ağrı dediğimiz romatizmal hastalıklar, kas tendon problemleri, spor yaralanmaları başta olmak üzere birçok alanda tamamlayıcı tedavileri kullanıyoruz. Çünkü Sağlık Bakanlığının tanımladığı protokoller ve tedaviler bunlar. Akupunktur, ozon, hacamat, sülük, proterapi, mezoterapi, refleksoloji, fizik terapi gibi çok farklı yöntemlerimiz var. Hekimler yapıyor bu uygulamaları.' dedi.</p>

<p>Özlü, bu uygulamaların sağlık kuruluşlarında, özel sağlık merkezlerinde ya da kamu hastanelerinde kolaylıkla uygulanabildiğini kaydetti.</p>

<p>GETAT kapsamında en fazla akupunkturun, kronik ağrılarda ve migrende etkili olduğuyla ilgili çok güzel çalışmalar bulunduğunu anlatan Özlü, 'Ama hastalık ve branş özelinde de kesin sonuçlar alınan tedaviler var. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tamamlayıcı tedavi olarak kullanıyoruz. İltihaplı eklem romatizmasında özellikle ozon tedavisi daha ön planda iken ağrılar için akupunktur, mezoterapi, kupa tedavileri de yapılıyor.' diye konuştu.</p>

<h3><strong>Toplumda yaygın görülen diz ağrısından korunmak mümkün</strong></h3>

<p>Obezite ve plansız yaşam arttıkça ayak bileği, kalça, bel gibi bölgelerdeki ağrıların kaçınılmaz olacağını dile getiren Özlü, etkin kilo kontrolü ve sağlıklı yaşam için düzenli egzersizin zorunlu olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaş arttıkça kireçlenme problemlerinin de arttığına dikkati çeken Özlü, 'Bunu engellemek için düzenli egzersiz yapacağız, kilo kontrolünü sağlayacağız. Kilo kontrolü için önerilen egzersiz haftada 150 dakikadır. 30 dakikadan haftada 5 kez yürüyüş şeklinde nabzın bir miktar artmasını sağlayarak tempolu yürüyüşlerle başlayabiliriz.' önerisinde bulundu.</p>

<p>Özlü, yürümenin de formülleri olduğunu, bunun hastanın oksijen kapasitesine, nabız hızına ve kronik hastalıklarına göre değiştiğini belirtti.</p>

<p>Egzersizin düz zeminde ve tartan pistte yapılmasını öneren Özlü, 'Yani çakıllı, pütürlü yüzeyler, koşu bandı, engebeli yüzeyler, engebeli araziler diz ve kalça problemlerini hatta yer yer ayak bilek problemlerini beraberinde getirir. Dolayısıyla yürüdüğümüz zemin ve giydiğimiz ayakkabı, spor malzemeleri çok önemli.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/geleneksel-tip-bircok-hastaligin-tamamlayici-tedavisinde-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/tip-bayrami.jpg" type="image/jpeg" length="34906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cilt kanserinde erken teşhis uyarısı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/cilt-kanserinde-erken-teshis-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/cilt-kanserinde-erken-teshis-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Başak Yalçın, cilt kanserlerinin tüm dünyada artış gösterdiğini belirterek, erken teşhisin çok önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Cilt Kanseri Farkındalık Ayı' dolayısıyla, AA muhabirine açıklamada bulunan Yalçın, Türk Dermatoloji Derneği tarafından Türkiye genelinde deri kanserleri ve erken teşhisine dikkati çekmek amacıyla 1-12 Haziran tarihlerinde 'ben taraması' yapılacağını kaydetti.</p>

<p>Deri kanserlerinin önemli bir sağlık sorunu olduğunu ve dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını ifade eden Yalçın, bu kanserlerin çoğunun hayatı tehdit etmeyen türler olması nedeniyle zaman zaman göz ardı edildiğini belirtti.</p>

<p>Melanomun hayatı tehdit eden bir cilt kanseri olduğunu ifade eden Yalçın, 'Tüm çabamız melanomu yani cilt kanserini önceden tespit etmek ya da erken evrede tespit edebilmek. Çünkü, deri kanserleri tüm dünyada ve Türkiye'de artıyor. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Biz Türkler olarak biraz daha avantajlı durumdayız. Cilt tipimize göre yaşamamız gereken bir coğrafyada yaşıyoruz. Bizim cilt rengimiz bu coğrafya için uygun.' diye konuştu.</p>

<p>Deri kanserlerindeki artışa çevresel faktörlerin etkili olduğuna dikkati çeken Yalçın, büyükşehirlerde yeşil alanların azalması, cam ve aynı yapıların çoğalması ile asfalt yüzeylerin güneş ışınlarını daha fazla yansıtmasının riski artırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerine de değinen Yalçın, 'Daha sıcak geçen yazlar ve sert kışlar artık iklim değişikliğinin etkilerini gösteriyor. Bu durum cilt kanserleri açısından da uyarı niteliği taşıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Güneş koruyucular tek başına yeterli değil</strong></h3>

<p>Güneş koruyucularının önemli olduğunu ancak tek başına yeterli koruma sağlamadığını vurgulayan Yalçın, fiziksel korunmanın da ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini ifade eden Yalçın, şunları söyledi:</p>

<p>'Güneş koruyucuları konuştuğumuz zaman diğer yöntemler biraz geri planda kalıyor. Fiziksel korunma çok önemli. Güneşli zamanlarda dışarı çıkmamak önemli bir kural. Gerçekten çıkmamanız gerekiyorsa çıkmayın. Deniz kenarlarında plajlarda saat 10.00 ve 16.00 arasında güneşe temas edilmesini istemiyoruz. Denize girilecekse sabah erken saatler ya da akşamüstü tercih edilmeli. Güneş gözlüğü kullanımı ve cildi örtecek şekilde giyinmek önemli. Yazın açık renk tercih edilse de güneşten korunmak için koyu renk kıyafetler daha uygun.'</p>

<p>Çocukların güneşten korunmasının ayrı önem taşıdığını belirten Yalçın, yaşam boyu güneşe maruz kalmanın büyük bölümünün ise çocukluk döneminde gerçekleştiğini söyledi.</p>

<p>Park alanlarının gölgelikli olması gerektiğini dile getiren Yalçın, çocukların güneşli saatlerde dışarı çıkarılmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>'Güneş sayesinde D vitamini alma dönemini kapattık'</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Yalçın, güneş koruyucularının yaz-kış kullanılması gerektiğini belirterek, ürünlerin dışarı çıkmadan 10-15 dakika önce sürülmesini, açık havada bulunuluyorsa iki saatte bir yenilenmesini önerdi.</p>

<p>Koruyucuların ince tabaka halinde değil yeterli miktarda uygulanması gerektiğini ifade eden Yalçın, renkli güneş koruyucuların daha etkili koruma sağlayabildiğini söyledi.</p>

<p>D vitamini ihtiyacının da artık ağızdan alınan takviyelerle karşılanmasının daha güvenli olduğunu vurgulayan Yalçın, 'D vitamini alırken çok fazla güneş hasarına maruz kaldığımız için artık D vitaminini güneşten alma dönemini kapattık. D vitaminleri damlalar, ilaçlar ve haplar şeklinde ağızdan alıyoruz. O bizim için daha uygun ve yeterli. Güneş ışınları cilt yaşlanmasına da neden oluyor. Güneş sayesinde D vitamini alma dönemini kapattık.' diye konuştu.</p>

<h3><strong>Melanom her yaş grubunda artıyor</strong></h3>

<p>Melanomun tüm dünyada her yaş grubunda ve cinste artış gösterdiğine dikkati çeken Yalçın, açık tenli, sarışın, açık göz rengine sahip ve çok sayıda beni bulunan özellikle çocukluk döneminde şiddetli güneş yanığı geçiren ve ailesinde melanom öyküsü bulunanların risk grubunda olduğunu kaydetti.</p>

<p>Benlerdeki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Yalçın, 'Çapta büyüme, renk değişikliği, kaşıntı, yara oluşumu ya da simetri kaybı mutlaka uyarıcı olmalıdır.' dedi.</p>

<p>Yalçın, erişkinlik döneminde yeni ben oluşumlarının risk oluşturduğuna dikkati çekerek, bu durumun değerlendirilmesi ve takip edilmesi gerektiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/cilt-kanserinde-erken-teshis-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/cilt-kanserinde-erken-teshis-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="74225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyaliz cihazına bağlı geçen 10 yıl, kadavradan böbrek nakliyle sona erdi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da 10 yıldır evde diyaliz tedavisi gören 65 yaşındaki Meryem Sari, kadavradan nakledilen böbrekle yeniden sağlığına kavuşmanın ve yıllardır bağlı kaldığı diyaliz cihazından kurtulmanın sevincini yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurumlu 6 çocuk annesi olan ve böbrek yetmezliği nedeniyle evde diyaliz cihazına bağlı yaşayan Sari, böbrek nakli için Erzurum Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvurdu.</p>

<p>Eşinin böbreği nakle uygun olmayan Sari, yıllarca uygun donör beklerken bir yandan da en büyük hayali olan hac ibadetini yerine getirebilme umudunu korudu.</p>

<p>Merkezden yaklaşık 1 ay önce gelen haberle büyük sevinç yaşayan Sari, Giresun'da kadavradan kendisine uygun olabileceği değerlendirilen bir böbrek bulunduğu haberini aldı.</p>

<p>Yapılan tetkikler sonucu kadavradan alınan böbreğin nakle uygun olduğunun tespiti üzerine Sari, ameliyata alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Merkezin Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından yapılan başarılı operasyonla böbrek nakledilen Sari, sağlığına kavuşmanın ve yıllardır bağlı kaldığı diyaliz cihazından kurtulmanın sevincini yaşıyor.</p>

<h3><strong>'Meryem teyzemiz çok iyi'</strong></h3>

<p>Organ Nakli Merkezi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Tarık Recep Kantarcı, AA muhabirine, kronik böbrek yetmezliği hastası Sari'nin periton diyalizi tedavisi gördüğünü ve bunun hayatını kısıtladığını söyledi.</p>

<p>Giresun'da 3 Mayıs'ta beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın yakınlarının organ bağışladığını ifade eden Kantarcı, 'Beyin ölümü gerçekleşen hastadan çıkarılan 2 böbrek merkezimize verildi, biz de aynı gece Meryem teyzemize ve bir kişiye böbrek nakli gerçekleştirdik. Meryem teyzemiz çok iyi.' dedi.</p>

<p>Kantarcı, organ nakli bekleyen çok hasta olduğunu ifade ederek, organ nakliyle hastaların hayata tutunup hayallerine ulaşabildiğini aktardı.</p>

<p>Kadavradan organ bağışının önemine işaret eden Kantarcı, 'Bir kadavra bağışında, kalp, böbrekler ve bazen karaciğer ikiye bölünüp yaklaşık 4-5 hastaya umut oluyor. Ama maalesef kadavradan bağışlar çok düşük. Teknik, cerrahi ve akademik olarak çok iyi durumdayız. Gönül ister ki beyin ölümü gerçekleşen hastalar organlarını bağışlayarak hiç tanımadığı insanlara hayat armağan etsin.' şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>'Organ nakli tesellim oldu'</strong></h3>

<p>Organ nakledilen Sari de 10 yıl önce ayaklarında şişlik ve çeşitli rahatsızlıklar sonucu başvurduğu hastanede, kendisine böbrek yetmezliği tanısı konulduğunu ifade etti.</p>

<p>İlaç tedavisinden sonuç alamadığını anlatan Sari, '10 yıldır evde periton diyaliz görüyorum. Bir yere çıkıp gidemiyordum, sürekli makineye bağlıydım. Allah organ bağışı yapandan razı olsun, vefat eden kişinin mekanı cennet olsun, peygamberimize komşu olsun.' dedi.</p>

<p>Sari, kendisine böbreklerini vermek isteyen çocuklarına genç oldukları için müsaade etmediğini aktardı.</p>

<p>Nakli yapan Doç. Dr. Altundaş ve ekibine teşekkür eden Sari, şöyle konuştu:</p>

<p>'10 yıldır organ nakli bekliyordum, çağırdılar geldim. Şimdi daha iyiyim. Yıllardır hacca gitme hayaliyle yaşadım ama hac kurası çıkarsa, böbrek hastası olduğum için götürmezlerse veya gidemem diye çok üzülüyordum. Bundan sonra hac çıkarsa Allah'ın izniyle rahatça giderim, organ nakli tesellim oldu.'</p>

<h3><strong>Organ bağışlayana hatim okuyup hayır yapacak</strong></h3>

<p>Sari, diyaliz makinesinden kurtulduğunu, yeme ve içmesinin düzeldiğini dile getirdi.</p>

<p>Organ nakliyle sağlığına kavuştuğunu ve çifte bayram yaşadığını kaydeden Sari, 'Çok uzun ve zor süreçti, bu bayram uğurlu geldi, yeni doğmuş gibiyim. Organ bağışı yapana hatim okuyacağım, hayır işleyeceğim ve sürekli dua ediyorum. Allah onu cennetine koysun, organlar toprak olup çürüyeceğine insanları yaşatsınlar.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/diyaliz-cihazina-bagli-gecen-10-yil-kadavradan-bobrek-nakliyle-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" length="67484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan 'Dünya Tütünsüz Günü' paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakani-memisoglundan-dunya-tutunsuz-gunu-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakani-memisoglundan-dunya-tutunsuz-gunu-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 7 gün 24 saat hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nda, 2025'te 420 bin 651, 2026'nın ilk 4 ayında ise 143 bin 534 vatandaşa destek ve rehberlik sunduklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memişoğlu, sosyal medya hesabından Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla Bakanlığın sigara bırakma desteklerine ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>'Dumansız bir hava, sağlıklı bir gelecek mümkün' başlığıyla yaptığı paylaşımında, 1501 sigara bırakma polikliniğinde bugüne kadar 4 milyonun üzerinde muayene gerçekleştirdiklerini belirten Memişoğlu, '7 gün 24 saat hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'mızda 2025 yılında 420 bin 651, 2026'nın ilk 4 ayında ise 143 bin 534 vatandaşımıza destek ve rehberlik sunduk. Tütünle mücadele timlerimiz ve mobil polikliniklerimizle sahada 832 bin 873 vatandaşımıza ulaştık.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Memişoğlu, 2025'te sigara bırakma polikliniklerine yapılan başvuru sayısının bir önceki yıla göre yüzde 112, 2026 yılının ilk dört ayındaki muayene sayısının ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 53,6 artış gösterdiği bilgisini verdi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Dumansız yaşam alanlarına yönelik hassasiyetin artmasıyla birlikte 2026'nın ilk dört ayındaki ihbar sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 76,6 arttı. Bu tablo açıkça gösteriyor ki milletimiz sağlığını seçiyor ve dumansız bir Türkiye için adım atıyor. Sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımızı, ücretsiz hizmet veren ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'mızdan destek almaya ve sigara bırakma polikliniklerimize başvurmaya davet ediyorum. Gelin, bu kararı bugün verelim.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/saglik-bakani-memisoglundan-dunya-tutunsuz-gunu-paylasimi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/bakan-memisoglu-1.jpg" type="image/jpeg" length="18291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ, tütün kullanımının her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olduğunu belirtti]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dso-tutun-kullaniminin-her-yil-7-milyondan-fazla-kisinin-olumune-neden-oldugunu-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dso-tutun-kullaniminin-her-yil-7-milyondan-fazla-kisinin-olumune-neden-oldugunu-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, tütün kullanımının her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden olduğunu bildirerek, hükümetlere 'gençleri tütün ve nikotin ürünlerine bağımlılıktan koruma' çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>DSÖ, '31 Mayıs Dünya Tütünsüzlük Günü' dolayısıyla yeni rapor yayımladı.</p>

<p>'Dünya genelinde 13-15 yaş aralığındaki en az 40 milyon çocuk, tütün ürünleri kullanıyor. Gençlerin elektronik sigara ve nikotin poşeti kullanımı artmaya devam ediyor.' ifadelerinin kullanıldığı raporda, dünya genelindeki hükümetlere 'yeni nesli tütün ve nikotin ürünlerine bağımlı olmaktan koruma' çağrısı yapıldı.</p>

<p>Tütün ve nikotin şirketlerinin, özellikle ergenler ve genç yetişkinler için ürünlerini daha çekici, kullanımı daha kolay ve bırakılması daha zor hale getirmek üzere kasıtlı olarak tasarladıklarına işaret edilen raporda, nikotinin beyinleri hala gelişmekte olan çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler için son derece bağımlılık yapıcı ve zararlı olduğu vurgulandı.</p>

<p>Raporda, 'Hükümetler, aromalı ürünleri yasaklayarak, reklam, tanıtım ve sponsorluk faaliyetlerini engelleyerek, kapalı kamusal alanları tamamen sigara ve elektronik sigaradan arındırarak ve denetimi artırarak insanları koruyabilir.' değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Kısa süre önce piyasadaki en hızlı büyüyen nikotin ürünlerinden biri olan nikotin poşetlerine ilişkin sosyal medya fenomenlerinin de desteğiyle yoğun bir tanıtım kampanyası yapıldığına işaret edilen raporda, DSÖ'nün nikotin poşetlerine ilişkin raporunun, dünya genelinde hızla artan satışlara rağmen yaklaşık 160 ülkede nikotin poşetleri için özel bir düzenleme bulunmadığını ve milyonlarca insanın korunmasız kaldığını ortaya koyduğu hatırlatıldı.</p>

<p>- 'Tütün kullanımı her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor'</p>

<p>Raporda, 'Tütün kullanımı, her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor, küresel olarak önlenebilir ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. (Tütün kullanımı) Kardiyovasküler hastalıklar, solunum yolu hastalıkları ve 20'den fazla farklı kanser türü veya alt türüyle bağlantılı.' ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Dünyada 1 milyardan fazla tütün, elektronik sigara ve nikotin poşeti kullanıcısı olduğu belirtilen raporda, bu kişilere bağımlılıktan kurtulmak adına çağrı yapıldı.</p>

<p>Raporda görüşlerine yer verilen DSÖ Sağlık Belirleyicileri, Tanıtım ve Önleme Departmanı Direktörü Dr. Etienne Krug, tütünün milyonlarca insanı öldürmeye devam ettiğine dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Krug, 'Büyük tütün şirketleri, iş modellerini yeniden şekillendiriyor, ölümcül sigaralardan kar sağlamaya devam ederken, bir yandan da yeni nesli bağımlı hale getirmeyi amaçlayan aromalı elektronik sigaraları, nikotin poşetlerini ve diğer nikotin ürünlerini agresif şekilde pazarlıyorlar.' ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dso-tutun-kullaniminin-her-yil-7-milyondan-fazla-kisinin-olumune-neden-oldugunu-bildirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso-1.jpg" type="image/jpeg" length="60187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kenya Yüksek Mahkemesi 'Ebola karantina tesisi planını' geçici olarak durdurdu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kenya-yuksek-mahkemesi-ebola-karantina-tesisi-planini-gecici-olarak-durdurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kenya-yuksek-mahkemesi-ebola-karantina-tesisi-planini-gecici-olarak-durdurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kenya Yüksek Mahkemesi, ABD vatandaşlarının Ebola nedeniyle karantinaya alınması amacıyla kurulması planlanan tesise ilişkin hükümet girişimini geçici olarak durdurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıç Patricia Nyaundi, Nairobi merkezli sivil toplum kuruluşu Katiba Enstitüsünce açılan davayı acil olarak değerlendirerek ihtiyati tedbir kararı verdi.</p>

<p>Mahkeme, davanın esası görüşülene kadar ABD veya başka bir yabancı hükümetle bağlantılı herhangi bir Ebola karantina ya da tedavi tesisinin Kenya'da kurulmasını, işletilmesini veya kullanılmasını yasakladı.</p>

<p>Kararda, Ebola'ya maruz kalmış veya virüs taşıyan kişilerin, Kenya'ya girişine izin verilmemesi yönünde hüküm kuruldu.</p>

<p>Dava, Kenya'nın Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) devam eden Ebola salgını kapsamında 'virüse maruz kalan ABD vatandaşları için bir karantina tesisi kurmayı kabul ettiği' yönündeki haberlerin ardından açıldı.</p>

<p>Başvuruda, söz konusu düzenleme kapsamında, Ebola'ya maruz kalan kişilerin Kenya'da gözetim altında tutulması veya karantinaya alınmasının planlandığı, bunun ise daha kapsamlı hukuki inceleme gerektirdiği savunuldu.</p>

<p>- Tesis, kamuoyu tartışmalarına yol açtı</p>

<p>Önerilen tesis, Kenya'nın uluslararası sağlık krizlerine müdahalede üstleneceği rol ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede alınması gereken güvenlik önlemleri konusunda ülkede kamuoyu tartışmalarına yol açtı.</p>

<p>Mevcut salgınla bağlantılı doğrulanmış Ebola vakası bildirmeyen Kenya'da, sağlık makamları, ülkenin bölgesel ulaşım ağı ve önemli bir transit merkezi olması nedeniyle tarama ve hazırlık uygulamalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yüksek Mahkemenin, tarafların savunmalarını dinledikten sonra söz konusu düzenlemenin anayasal çerçeve ve halk sağlığı çerçevesine uygun olup olmadığına karar vermesi bekleniyor.</p>

<p>- Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu</p>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınındaki köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaştı ve hastaların 11 binden fazlası yaşamını yitirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Abuja, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kenya-yuksek-mahkemesi-ebola-karantina-tesisi-planini-gecici-olarak-durdurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/04/kenya-bayrak.jpg" type="image/jpeg" length="46250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ, Ebola salgınının görüldüğü KDC ve Uganda'ya seyahat ve ticaret kısıtlaması önermiyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dso-ebola-salgininin-goruldugu-kdc-ve-ugandaya-seyahat-ve-ticaret-kisitlamasi-onermiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dso-ebola-salgininin-goruldugu-kdc-ve-ugandaya-seyahat-ve-ticaret-kisitlamasi-onermiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütünün Viral Hemorajik Ateşler Biriminde teknik sorumlu olarak görev yapan Anais Legand, Ebola salgınının görüldüğü Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'ya yönelik herhangi bir seyahat ve ticaret kısıtlamasını önermediklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Legand, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısında, KDC ve Uganda'da görülen Ebola salgınına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>KDC'nin 15 Mayıs'ta DSÖ'ye Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola salgınını bildirdiğini hatırlatan Legand, '28 Mayıs itibarıyla Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu illerindeki 13 sağlık bölgesinde 17 ölüm dahil 125 doğrulanmış vaka bildirildi. Sağlık ve bakım çalışanları arasında 16 doğrulanmış vaka bildirildi. Öte yandan, 223'ten fazla ölüm dahil 906 şüpheli vaka inceleme altında.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Legand, test kapasitesi geliştikçe şüpheli vakaların daha ayrıntılı incelendiğinin altını çizdi.</p>

<p>DSÖ'nün gözetim, temas takibi, klinik bakım, malzeme temini ve lojistik, topluluk katılımı ile sınır ötesi hazırlık dahil KDC hükümetini desteklediğini dile getiren Legand, 'Bu salgın çok karmaşık bir bağlamda gerçekleşiyor. Sadece Ituri'de 1,2 milyon insan sağlık yardımına ihtiyaç duyuyor. Süregelen çatışmalar ve gıda güvensizliği, müdahaleyi daha da zorlaştırıyor.' dedi.</p>

<p>Legand, Uganda'nın 15 Mayıs'ta KDC'den tedavi görmek için gelen bir hastada doğrulanmış bir vaka bildirdiğini hatırlatarak, 28 Mayıs itibarıyla Kampala ve Wakiso'da 1'i ölümle sonuçlanan 7 doğrulanmış vakanın bildirildiğine işaret etti.</p>

<p>Bu vakalardan 3'ünün KDC'den ithal edildiğini belirten Legand, diğerlerinin ise sağlık çalışanları dahil bağlantılı temaslar nedeniyle yaşandığının altını çizdi.</p>

<p>Legand, Uganda'da bu aşamada topluluk içi bulaşmaya dair bir kanıt olmadığına işaret ederek, DSÖ'nün, temel müdahale önlemlerinin yerinde olmasını sağlamak için Uganda yetkililerini desteklediğini vurguladı.</p>

<p>- İki aday aşı öne çıktı</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus'un 19 Mayıs'ta Ebola salgınına dair DSÖ Acil Durum Komitesini topladığını hatırlatan Legand, 'Komitenin 22 Mayıs'ta yaptığı geçici tavsiyeler, koordineli salgın kontrolünün, güçlü sınır ötesi işbirliğinin, sürekli gözetimin ve dayanışmanın önemini vurguluyor. Mevcut bilgilere dayanarak DSÖ, KDC veya Uganda ile seyahat veya ticarete herhangi bir kısıtlama getirilmesini önermiyor.' diye konuştu.</p>

<p>Legand, DSÖ'nün tedavi ve aşıları gözden geçirmek üzere küresel uzmanları bir araya getirdiğini hatırlattı.</p>

<p>Klinik denemelerde daha fazla çalışma için çeşitli aday ürünlerin belirlendiğine dikkati çeken Legand, 'Tedavide, klinik denemeler için monoklonal antikorlar MBP134 ve Maftivimab ve antiviral remdesivir olmak üzere 3 aday tedavi yöntemi önceliklendirildi.' dedi.</p>

<p>Legand, salgını önlemek için vakaların temaslıları arasında maruziyet sonrası kullanım için oral antiviral obeldesivire öncelik verildiğine işaret ederek, 'Dozlar mevcut olduğunda değerlendirilmek üzere iki aday aşı da belirlendi.' bilgisini paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dso-ebola-salgininin-goruldugu-kdc-ve-ugandaya-seyahat-ve-ticaret-kisitlamasi-onermiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso.jpg" type="image/jpeg" length="36864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İtalya, AB'den 'Ebola'ya karşı sınır güvenliğinde güçlendirilmiş koordinasyon' istedi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/italya-abden-ebolaya-karsi-sinir-guvenliginde-guclendirilmis-koordinasyon-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/italya-abden-ebolaya-karsi-sinir-guvenliginde-guclendirilmis-koordinasyon-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya Başbakanı Meloni, Afrika'daki Ebola salgınına karşı önlem için Avrupa Birliği (AB) liderlerine sınır güvenliğinin güçlendirilmesini talep eden mektup yazdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya Başbakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'daki son Bundibugyo Ebola virüsü (BVD) salgınıyla bağlantılı olarak Orta Afrika'daki epidemiyolojik durumun azami dikkat gerektirdiği, Başbakan Meloni'nin AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Dönem Başkanlığına mektup gönderdiği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, mektubun amacının, ulusal sağlık koruma önceliklerine saygı çerçevesinde, etkilenen bölgelerden doğrudan ve dolaylı gelişlerin yönetimi için ortak kurallar aracılığıyla sınır denetimlerinde daha güçlü bir koordinasyon sağlanmasını teşvik etmek olduğu ifade edildi.</p>

<p>'Başbakan Meloni, sınır yönetimi konusunun 18-19 Haziran 2026 tarihlerindeki Avrupa Konseyi gündemine alınmasını önerdi.' ifadesine yer verilen açıklamada, bu toplantı öncesinde İtalya hükümetinin, söz konusu koordinasyonun operasyonel önceliklerinin belirlenmesi için gelecek hafta yapılacak Sağlık Bakanları Video Konferansı ile 16 Haziran'daki AB'nin İstihdam, Sosyal Politika, Sağlık ve Tüketici İşleri Konseyi'nin (EPSCO) öne çekilmesini talep ettiği aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca İtalya'da ulusal düzeyde ise Sağlık Bakanlığı, Sivil Savunma ile koordinasyon içinde, salgından etkilenen bölgelerden dönen yolcular için hedefe yönelik sağlık gözetimi ve denetim protokollerini devreye sokan genelgeler yayımlandığı ve İtalya'nın, KDC'nin başkenti Kinşasa'ya Roma'daki Spallanzani Enstitüsünden uzman bir ekip göndererek, teknik destek sağlayıp, sağlık malzemeleri ve ilaç tedarik edeceği bildirildi.</p>

<p>Öte yandan İtalya basınında çıkan haberlere göre, KDC'de Ebola hastası bir çocuğu ameliyat eden Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) sivil toplum kuruluşuna mensup bir İtalyan doktor ile dün testi pozitif çıkan bir kadın doktor da 21 günlük karantinaya alındı.</p>

<p>- Ebola salgını KDC'de yeniden görüldü</p>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle 'uluslararası halk sağlığı acil durumu' ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<p>- Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden olmuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaştı ve hastaların 11 binden fazlası öldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Roma, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/italya-abden-ebolaya-karsi-sinir-guvenliginde-guclendirilmis-koordinasyon-istedi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/04/italya-basbakan-meloni.jpg" type="image/jpeg" length="76974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nda en büyük hediyesi, 38 yıllık eşinin böbreği oldu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kurban-bayraminda-en-buyuk-hediyesi-38-yillik-esinin-bobregi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kurban-bayraminda-en-buyuk-hediyesi-38-yillik-esinin-bobregi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da hipertansiyon ve diyabet hastası 60 yaşındaki Abdurrahman Karadaş, 38 yıllık eşinden nakledilen böbrekle diyalizden kurtulup Kurban Bayramı'nda çifte bayram sevinci yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 yıldır diyabet ve hipertansiyon hastası olan 4 çocuk babası Karadaş'a, bir yıl önce ileri derecede böbrek yetmezliği tanısı konuldu.</p>

<p>Bunun üzerine Karadaş, kadavradan nakil için Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvurdu.</p>

<p>Haftada 3 gün diyalize giren ve hastalığı nedeniyle sosyal hayatı olumsuz etkilenen Karadaş'a, 38 yıllık eşi Şekernaz Karadaş böbreğini vermek için gönüllü oldu.</p>

<p>Hastanede yapılan tetkiklerde dokular uyumlu çıkınca Organ Nakli Merkezi Müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip, 56 yaşındaki Şekernaz Karadaş'ın böbreklerinden birini eşine nakletti.</p>

<p>Abdurrahman Karadaş, hayat arkadaşının bağışladığı böbrek sayesinde sağlığına kavuşarak hem diyalizden kurtuldu hem de Kurban Bayramı'nda çifte bayram mutluluğu yaşadı.</p>

<p>Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Tarık Recep Kantarcı, AA muhabirine, kronik böbrek yetmezliği tanısıyla hemodiyalize giren hastanın yıllarca hipertansiyon gibi komplikasyonlarla da mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p>Böbrek yetmezliği ilerleyince hastaya organ nakli gerektiğini belirten Kantarcı, 'Yaklaşık 40 yıllık hayat arkadaşı olan eşi böbreğini bağışlayarak büyük bir armağan verdi. Nakil operasyonu da başarılı geçen Abdurrahman Bey şu an çok iyi durumda. Laboratuvar değerleri normale döndü, idrar çıkışı yeterli düzeye çıktı. Eşinin durumu da çok iyi.' dedi.</p>

<h3><strong>Böbreğini bağışlayan eşini anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı</strong></h3>

<p>Hasta Karadaş da böbrek yetmezliği nedeniyle yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesi üzerine ailesinin organ bağışlama kararı verdiğini gözyaşlarıyla anlattı.</p>

<p>Diyaliz sürecinde perişan halde olduğunu aktaran Karadaş, şunları kaydetti:</p>

<p>'Nakilden sonra çok şükür iyiyim. Çocuklarım da organ vermek istedi ama eşim buna izin vermedi. Allah eşimden, Necip hocamızdan, nakil merkezi çalışanlarından razı olsun. Eşime çok teşekkür ederim, hakkını helal etsin. Ona minnettarım. Kurban Bayramı'nın en güzel hediyesi bu oldu. Önce eşime sonra hocalara teşekkür ederim. Hastane hizmetlerinden de çok memnun kaldık.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'Annem, babama ve bize bir bayram hediyesi vermiş oldu'</strong></h3>

<p>Çiftin oğlu Levent Karadaş ise yıllardır hipertansiyon ve diyabet hastalığıyla mücadele eden babasının yaklaşık bir yıldır böbrek yetmezliği yaşadığını belirterek, diyaliz tedavisi gördüğünü dile getirdi.</p>

<p>Diyaliz nedeniyle babasının sosyal hayatı ve yaşam kalitesinin bozulduğunu ifade eden Karadaş, 'Bu süreçte annem, babamın bu şekilde hayatını sürdüremeyeceğini düşündü. Bu nedenle bir böbreğini bağışlamaya karar verdi. Nakil merkezini ve hekimlerini özellikle Necip hocamızı araştırıp ameliyat olmaya karar verdik. Babam artık diyalize girmiyor. Annem, babama ve bize bir bayram hediyesi vermiş oldu.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Erzurum</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kurban-bayraminda-en-buyuk-hediyesi-38-yillik-esinin-bobregi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/kurban-bayraminda-en-buyuk-hediyesi-38-yillik-esinin-bobregi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="29757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbreğini verdi, oğlunu yeniden hayata bağladı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/bobregini-verdi-oglunu-yeniden-hayata-bagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/bobregini-verdi-oglunu-yeniden-hayata-bagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de yaşayan Süleyman Valiyev için annesinin yaptığı fedakarlık, yeniden başlayan bir hayatın kapısını araladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk yıllarından bu yana böbrek rahatsızlığıyla mücadele eden 35 yaşındaki Valiyev'in hastalığı yıllar içinde ilerledi. Böbrek yetmezliği nedeniyle yaklaşık 8 ay önce diyalize girmeye başlayan Valiyev, sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz hale geldi.</p>

<p>Nakil umuduyla Türkiye'ye gelen Valiyev için en büyük desteği annesi verdi.</p>

<p>Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde yapılan nakille 56 yaşındaki Güler Valiyeva, böbreğini oğlu Süleyman Valiyev'e verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AA muhabirine konuşan anne Valiyeva, oğlunun uzun yıllar zorlu bir süreçten geçtiğini ifade ederek, 'Anneler evladı için canını verir. Ben de aynısını yaptım. Ne isterse, öbür böbreğimi de veririm. O kadar, evladıma canımı feda ederim.' dedi.</p>

<p>Oğlunun rahatsızlığının 20 yaşından sonra başladığını aktaran Valiyeva, 'Tedaviler ve ilaçlar, süreç biraz uzadı. Ameliyat için Türkiye'ye geldi. Çok şükür şu anda iyi. Gözümü bile istese veririm. Evlat... Anne ve babalar evladı için fedakarlık yapmanın ne anlama geldiğini çok iyi bilir. İyileşme süreci tamamlanınca, iyi toparladıktan sonra Bakü'ye gidecek.' diye konuştu.</p>

<p>Süleyman Valiyev de annesinin fedakarlığı sayesinde yeniden umutlandığını dile getirdi.</p>

<p>Yaklaşık 8 aydır diyalize girdiğini anlatan Valiyev, 'Son yıllarda çalışamadım. Süreç zorlu geçti. Anneme teşekkür ederim. Bana böbreğini verdi, iyi ki var. Her zaman da annemin yanında olacağım.' dedi.</p>

<h3><strong>'Diyaliz ihtiyacı ortadan kalktı'</strong></h3>

<p>Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Kasapkara, hastanın uzun süredir böbrek yetmezliğiyle mücadele ettiğini belirterek, 'Hastamız son 8 aydır rutin hemodiyaliz programındaydı. Vericisi de annesiydi. Onun da bilinen, belirgin bir hastalığı olmadığı için yapılan tetkiklerde donör olması uygun bulundu ve operasyonu planlandı. Her ikisi de gayet iyi durumda. Diyaliz ihtiyacı da olmayacak şekilde hayatına devam edebilecek.' bilgisini verdi.</p>

<p>Kasapkara, Türkiye'de yaklaşık 30 bin kişinin organ nakli beklediğini belirterek, böbrek nakillerinin büyük kısmının canlı vericilerden yapıldığını, kadavra bağışının artırılmasının önem taşıdığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Ankara</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/bobregini-verdi-oglunu-yeniden-hayata-bagladi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/bobregini-verdi-oglunu-yeniden-hayata-bagladi.jpg" type="image/jpeg" length="16775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[84 yaşında kendinden kök hücre nakli yapılan sayılı hastalardan oldu]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/84-yasinda-kendinden-kok-hucre-nakli-yapilan-sayili-hastalardan-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/84-yasinda-kendinden-kok-hucre-nakli-yapilan-sayili-hastalardan-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 84 yaşındaki hastaya kendinden kök hücre nakli yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'nın Karapınar ilçesinde yaşayan Fevzi Uğur, belinde hissettiği ağrı ve halsizlik şikayetleriyle hastaneye başvurdu.</p>

<p>Belindeki kitlenin ameliyatla alınmasının ardından Uğur'a, yönlendirildiği hematoloji bölümünde lenf kanseri teşhisi konuldu.</p>

<p>NEÜ Dahili Tıp Bilimleri İç Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Demircioğlu ve Kök Hücre Nakli Ünitesi Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Merter hastanın genel sağlık durumunu değerlendirdi.</p>

<p>Değerlendirmeler sonucunda, kemoterapi sonrası ileri yaşına rağmen otolog kök hücre nakli (kendinden kök hücre nakli) yapılmasına karar verildi.</p>

<p>Nakil sürecinin başarıyla tamamlanması sonrasında hasta taburcu edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>'Bu yaşta kök hücre nakli gibi ağır bir tedaviyi bu kadar iyi tolere etmesi bizi de şaşırttı'</strong></h3>

<p>Doç. Dr. Mustafa Merter, AA muhabirine, lenfomanın hematolojide sık görülen bir hastalık olduğunu, otolog kök hücre naklinin öncelikli tedavi yöntemlerinden biri olarak tercih edildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak bu tedavinin genellikle ileri yaş grubunda uygulanamadığına değinen Merter, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bu hastamız 84 yaşında. Literatür araştırmamıza göre Türkiye'de bu tanıyla kendinden ilik nakli yapılan en yaşlı hasta. Dünyada ise nakil yapılan en yaşlı ikinci hasta. 86 yaşında İngiltere'den bir hasta bulunuyor. Onun dışında şimdiye kadar bu tedaviyi alabilmiş en yaşlı ikinci hasta. Bu yaşta kök hücre nakli gibi ağır bir tedaviyi bu kadar iyi tolere etmesi bizi de şaşırttı. Bu yaş grubunda lenfomada beklenen yaşam süresi genellikle bir yılın altındadır. Tek şifa sağlayıcı tedavi nakildir. Yaşı nedeniyle başta tereddüt ettik ancak fiziksel performansının iyi olması nedeniyle tedaviye karar verdik.'</p>

<p>Tedavinin ardından hastada aktif hastalık bulgusunun görülmediğini anlatan Merter, kemik iliğinin yeniden çalışmaya başladığını, hastanın kendisini toparladığını dile getirdi.</p>

<p>Merter, vakanın akademik yayın haline getirilebileceğini belirterek '84 yaşında bir hastada bu tedavinin nasıl uygulanabildiğini meslektaşlarımızla paylaşmak gerekiyor. Bu vaka, kronolojik yaştan çok kişinin fiziksel durumunun belirleyici olduğunu gösteriyor.' dedi.</p>

<h3><strong>Hastadan alınan kök hücre eksi 196 derecede saklanıyor</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Sinan Demircioğlu ise nakil sürecinin ortalama iki hafta sürdüğünü anlattı.</p>

<p>En riskli dönemin bağışıklık sisteminin zayıfladığı süreç olduğuna işaret eden Demircioğlu, 'Önce hastanın kök hücreleri damar yoluyla toplanıp eksi 196 derecede saklanıyor. Daha sonra yüksek doz kemoterapi uygulanıyor ve ardından dondurulan kök hücreler yeniden hastaya veriliyor. Bu hücreler kemik iliğinin tekrar çalışmasını sağlıyor.' diye konuştu.</p>

<p>Demircioğlu, ileri yaştaki hastaya uygulanan nakil sürecine ilişkin ise 'Hastamız büyük zorluklar yaşamadı. Genç hastalara benzer bir süreç geçirerek tedaviyi başarılı şekilde atlattı. Şu anda yürüyerek kontrollerine gelebiliyor.' dedi.</p>

<p>Tedavi sürecini anlatan Fevzi Uğur ise kanser teşhisi konulduğunda üzüldüğünü ancak nakil sonrası kendisini iyi hissettiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Konya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/84-yasinda-kendinden-kok-hucre-nakli-yapilan-sayili-hastalardan-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/84-yasinda-kendinden-kok-hucre-nakli-yapilan-sayili-hastalardan-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="87723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik akımında bir kolunu kaybetti, 'kesilecek' denilen ayağı Erzurum'da kurtarıldı]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da inşaatta elektrik akımına kapılması sonucu sol kolunu kaybeden elektrik teknisyeni Cevdet Çetinkaya'nın 'kesilecek' denilen ayağı, Erzurum Şehir Hastanesi'nde yapılan doku nakli, ameliyat ve tedavilerle kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurumlu 2 çocuk babası 47 yaşındaki Çetinkaya, yaklaşık 3 ay önce Hatay'da çalıştığı bir inşaatta yüksek gerilimli elektrik akımına kapılması sonucu ağır yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücudunda 2. ve 3. derece derin yanıklar oluşan Çetinkaya, kaldırıldığı Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındı.</p>

<p>Burada 35 gün yoğun bakımda ölüm kalım mücadelesi veren Çetinkaya'nın sol kolu, dirsek seviyesinden kesildi.</p>

<p>İlerleyen enfeksiyon nedeniyle sağ ayağının da kesileceği belirtilen Çetinkaya, ailesinin de talebiyle sevk edildiği Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'nde Doç. Dr. Ayetullah Temiz ve ekibince tedaviye alındı.</p>

<p>Burada tedavileri özenle yapılan hasta, plastik cerrahı Bilge Kaan İsmail ve ortopedi uzmanı Dr. Soner Özcan tarafından ameliyat edildi.</p>

<p>Doktorlarının yanık tedavisi, doku ve cilt nakliyle cerrahi müdahalede bulunduğu Çetinkaya'nın sağ bacağı kesilmekten kurtarıldı.</p>

<h3><strong>'Elektrik yanıkları çıkış bölgesinde ağır hasarlara yol açıyor'</strong></h3>

<p>Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu, AA muhabirine, Çetinkaya'nın elektrik akımına kapılması sonucu vücudunda derin yanıklar oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Elektrik yanıklarının çıkış bölgesinde ağır hasarlara yol açtığını belirten Nohutçu, 'Elektrik yanığının çıkış bölgesi sağ ayaktı ve tamamen patlatmıştı, kemik kısmı gözüküyordu. Bazı parmakları ampute edildi. Ayağın hemen amputasyonuna karar vermek hasta ve bizim açımızdan zordu. 'Ampute' olabilir diye düşündüğümüz ayak, plastik cerrahi ve ortopedinin başarılı ameliyatları sonucunda kesilmekten kurtarıldı.' dedi.</p>

<p>Nohutçu, hastanın ayak bölgesinde ciddi doku kayıplarının çoğunun tedavi edildiğini, ilerleyen süreçte tekrar ameliyat gerektiğini aktardı.</p>

<h3><strong>'Şimdiden ayağının üzerine basmaya başladı, yavaş yavaş yürüyor'</strong></h3>

<p>Çetinkaya'nın tedavisinin süreceğini anlatan Nohutçu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Hastanın ayağı kesilmekten kurtarıldı. Bu konuda hem biz hem de hasta ve yakınları çok mutlu olduk. Sol kolu ampute edilmiş, sağ ayağı da edilseydi ileriki dönemde günlük ihtiyacını karşılamakta çok zorlanacaktı. Ekibimiz ve özellikle ortopedi doktoru ve plastik cerrahının ortaklaşa yaptığı ameliyat neticesinde bu sonucu elde ettik. Şimdiden ayağının üzerine basmaya başladı, yavaş yavaş yürüyor. Vakum destekli kapama cihazıyla hastanın ayağındaki akıntıyı çektik, sonra yeni doku oluşmaya başladı. Kemik yaralarının da iyileşmesini bekleyeceğiz.'</p>

<p>Teknisyen Çetinkaya da elektrik akımına kapıldığı anı çok iyi hatırlayamadığını ve olay sonrası gözünü hastanede açtığını anlatarak, 'Yoğun bakımın 5. gününde ameliyatta sol kolumu kestiler, yanıklarımı tedavi ettiler. 35 günün sonunda ayağımı da kesmeye karar verdiler, çok enfeksiyon vardı. Ameliyatta masadaydım, ayağım kesilecekti. Ağabeyime soruyorlar, o da izin vermeyince buraya getirdiler.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çetinkaya, Erzurumspor'un şampiyonluğunu kutlamak için kente gelmeyi planladığı sırada bu talihsiz olayın başına geldiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>'Ayağım kesilmekten kurtuldu, çok mutluyum'</strong></h3>

<p>Erzurum Şehir Hastanesindeki tedavilerle iyileştiğini ifade eden Çetinkaya, şöyle devam etti:</p>

<p>'Ayetullah hocamız ve ekibi çok ilgilendi. Emeği geçen herkese teşekkür ederim, ayağım kesilmekten kurtuldu, çok mutluyum. Üzerine basıp gezince çok mutlu oldum, çok duygulandım. Ayağımı kaybedersem kendi memleketimde olsun istedim ama Allah'a şükür ayağımın kurtarılması bayram hediyesi oldu. Hastanedeki doktor, hemşire ve personelden Allah razı olsun, aileleri gibi davrandılar. İsyan etmemek lazım, protezler var, bir şekilde hayatımı sürdüreceğim.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Erzurum</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/elektrik-akiminda-bir-kolunu-kaybetti-kesilecek-denilen-ayagi-erzurumda-kurtarildi.jpg" type="image/jpeg" length="26704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsviçre'den Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınıyla mücadeleye destek]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/isvicreden-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salginiyla-mucadeleye-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/isvicreden-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salginiyla-mucadeleye-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgınıyla mücadeleye destek için Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) 3 milyon İsviçre frangı (yaklaşık 3,8 milyon dolar) tahsis etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p>İsviçre Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada KDC'nin, Bundibugyo virüsünün neden olduğu yeni bir Ebola salgınıyla karşı karşıya olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, 'İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı, virüsün yayılmasıyla mücadele için DSÖ'ye toplam 3 milyon İsviçre frangı tahsis ediyor' ifadeleri kullanılarak, KDC yetkililerinin şimdiye kadar 100'ü doğrulanmış 900'den fazla şüpheli vaka ve 10'u doğrulanmış 220 şüpheli ölüm bildirdiği anımsatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkenin doğusundaki Ituri, Güney Kivu ve Kuzey Kivu illerinin en çok etkilenen bölgeler olduğu vurgulanan açıklamada, 'Bu bölge, silahlı çatışmalarla boğuşuyor ve önemli nüfus yer değiştirmeleri virüsün yayılmasını kolaylaştırarak yardım ulaştırılmasını zorlaştırıyor.' ifadelerine yer verildi.</p>

<h3> Ebola salgını KDC'de yeniden görüldü</h3>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle 'uluslararası halk sağlığı acil durumu' ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<p>- Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu</p>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaştı ve hastaların 11 binden fazlası öldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/isvicreden-kongo-demokratik-cumhuriyetindeki-ebola-salginiyla-mucadeleye-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/03/isvicre-1.jpg" type="image/jpeg" length="42454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ, KDC'de 10 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu bildirdi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcde-10-milyon-kisinin-aclikla-karsi-karsiya-oldugunu-bildirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcde-10-milyon-kisinin-aclikla-karsi-karsiya-oldugunu-bildirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Tanganyika bölgelerinde yaklaşık 10 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, KDC'deki Ebola salgını ve açlığa ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>KDC'deki Ituri eyaletinin Ebola salgınının merkez üssü olmasının yanı sıra akut açlığın en çok etkilediği bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, 'En son yayımlanan Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) verileri, Ituri, Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Tanganyika genelinde yaklaşık 10 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, bu açlık krizinin çatışma ve ekonomik baskıların yanı sıra temel hizmetlere erişimin sınırlı olmasından ve altyapının zayıflamasından da kaynaklandığına işaret etti.</p>

<p>Etkilenen birçok bölgedeki sağlık tesislerinin, ya işlevsiz durumda ya da güvenlik olmaması nedeniyle ciddi kısıtlamalar altında çalıştığını aktaran Ghebreyesus, 'Kötü yol koşulları, mal ve insani yardımın hareketini daha da kısıtlıyor. Açlık ve hastalık, eski dostlardır. Açlıktan zayıflayan insanlar, enfeksiyonlara karşı çok daha savunmasızdır.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>DSÖ ve 55 insani yardım ortağının, KDC'de etkilenen bölgelerde akut yetersiz beslenme tedavisi dahil temel sağlık hizmetleri sağladığını hatırlatan Ghebreyesus, 'Ancak çalışmalarımız, şiddet ve ulaşılması en zor topluluklardan bazılarına erişimin sınırlı olması nedeniyle engellenmeye devam ediyor.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, KDC hükümeti ve ortaklarıyla Ebola salgınını sona erdirmenin yanı sıra bu durumdan etkilenen toplulukların daha geniş insani ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için devam eden krize yönelik müdahaleyi artırmaya devam edeceklerini belirtti.</p>

<p>Acilen yeterli fonla, sürdürülebilir ve güvenli erişime ihtiyaç duyduklarının altını çizen Ghebreyesus, bunların tesis edilmesi halinde daha etkili faaliyetler yürütebileceklerini kaydetti.</p>

<h3> Ebola salgını KDC'de yeniden görüldü</h3>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle 'uluslararası halk sağlığı acil durumu' ilan etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<h3>  Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu</h3>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.</p>

<p>Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmaya başlayan Ebola virüsü, Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında etkili oldu. Salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaşırken, 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dso-kdcde-10-milyon-kisinin-aclikla-karsi-karsiya-oldugunu-bildirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 20:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso.jpg" type="image/jpeg" length="31963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'li ilaç şirketi Eli Lilly, 3 aşı geliştiricisini satın alıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/abdli-ilac-sirketi-eli-lilly-3-asi-gelistiricisini-satin-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/abdli-ilac-sirketi-eli-lilly-3-asi-gelistiricisini-satin-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD merkezli ilaç şirketi Eli Lilly, bulaşıcı hastalıklar ve aşı alanındaki araştırma faaliyetlerini genişletmek amacıyla 3 şirketi toplam 3,8 milyar dolara ulaşabilecek bedelle satın alacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eli Lilly'den yapılan açıklamada, Curevo, LimmaTech Biologics ve Vaccine Company'nin satın alınmasına yönelik anlaşmaya varıldığı bildirildi.</p>

<p>Curevo'nun yetişkinlerde zona hastalığını önlemeye yönelik 'amezosvatein' adlı aşı adayı üzerinde çalıştığına işaret edilen açıklamada, anlaşma koşulları uyarınca şirket hissedarlarının 1,5 milyar dolara kadar ödeme alacağı aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, LimmaTech Biologics'in antibiyotik direncinin arttığı bakterilere karşı aşı geliştirdiği ifade edilerek, satın alma anlaşmasının değerinin 780 milyon dolara kadar çıkabileceği belirtildi.</p>

<p>Vaccine Company'nin de nanopartikül tabanlı yeni nesil aşı teknolojileri üzerinde çalıştığı vurgulanan açıklamada, Eli Lilly'nin bu şirket için yapacağı ödemenin 1,55 milyar dolara kadar ulaşabileceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>'Aşılar önlemede giderek tek seçenek haline geliyor'</h3>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Eli Lilly Araştırma Laboratuvarları Başkanı Daniel Skovronsky, 'Bu satın almalar, hastalığın sonuçlarını tedavi etmek yerine, hastalığı kaynağında önlemeye yönelik bilinçli bir stratejiyi yansıtıyor.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Bulaşıcı hastalıkların yıllar sonra ortaya çıkabilecek nörolojik hastalıklar, kanser ve kısırlık gibi uzun vadeli sağlık sorunlarına da yol açabildiğine dikkati çeken Skovronsky, şunları kaydetti:</p>

<p>'Antimikrobiyal direnç, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etme imkanlarımızı kısıtladıkça, aşılar önlemede giderek tek seçenek haline geliyor. Bu şirketlerin platformlarını ve ekiplerini, Lilly'nin küresel ölçeğiyle birleştirmek, bizi bu gidişatı değiştirme noktasında avantajlı bir konuma getiriyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>New york, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/abdli-ilac-sirketi-eli-lilly-3-asi-gelistiricisini-satin-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/07/abd-bayrak-6.jpg" type="image/jpeg" length="33457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda'daki Ebola vakalarının artacağını öngörüyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/dso-kongo-demokratik-cumhuriyeti-ve-ugandadaki-ebola-vakalarinin-artacagini-ongoruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/dso-kongo-demokratik-cumhuriyeti-ve-ugandadaki-ebola-vakalarinin-artacagini-ongoruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) 101, Uganda'da 7 doğrulanmış Ebola vakasının olduğunu bildirerek, müdahaleyi artırma çabalarına rağmen vaka sayılarında artış öngördüklerini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan KDC ve Uganda'daki Ebola salgınına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>'Şu ana kadar KDC'de 101 vaka doğrulandı ve bunlardan 10'u ölümle sonuçlandı.' ifadesini kullanan Ghebreyesus, KDC'deki salgının çok daha büyük olduğunun altını çizdi.</p>

<p>KDC'de 900'den fazla şüpheli vaka ve 220 şüpheli ölüm olduğunu aktaran Ghebreyesus, Uganda'da sağlık çalışanları arasında 2 ek doğrulanmış vaka bildirildiğine dikkati çekti.</p>

<p>Ghebreyesus, şunları kaydetti:</p>

<p>'Uganda'da toplam doğrulanmış vaka sayısı, biri ölümle sonuçlanmak üzere 7'ye çıktı. Ortaklarımızla birlikte müdahaleyi artırmaya devam ediyoruz ve önümüzdeki günler ile haftalarda daha fazla vakanın tespit edilmesini bekliyoruz. Enfeksiyonlu kişileri ne kadar çabuk takip edip temaslılarını tespit edebilirsek, ihtiyaç duydukları bakımı o kadar çabuk sağlayabilir ve bu salgını kontrol altına alabiliriz.'</p>

<h3>  Ebola salgını KDC'de yeniden görüldü</h3>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle 'uluslararası halk sağlığı acil durumu' ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<h3>  Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu</h3>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaştı ve hastaların 11 binden fazlası öldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/dso-kongo-demokratik-cumhuriyeti-ve-ugandadaki-ebola-vakalarinin-artacagini-ongoruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso.jpg" type="image/jpeg" length="12414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı sofraları için et tüketimi tavsiyeleri]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kurban-bayrami-sofralari-icin-et-tuketimi-tavsiyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kurban-bayrami-sofralari-icin-et-tuketimi-tavsiyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, kurban etinin en az 12-24 saat dinlendirilmeden tüketilmemesi gerektiğini belirterek, kurban etinin hijyenik koşullarda saklanması ve özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin tüketim miktarına dikkat etmesi gerektiği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, kurban etlerinin sağlıklı tüketimi, saklanması ve hijyen kurallarına ilişkin önerilerde bulundu.</p>

<p>Kaya, Kurban Bayramı sofralarında temel yemeğin et olduğunu ancak özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin tüketim miktarına ve hazırlama yöntemlerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kesim işleminde hijyene ve et eve getirilene kadar ısısına dikkat edilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Kaya, "Kurban kesilirken kaslar kasılmış oluyor, bu nedenle ette 'ölüm sertliği' denilen sertleşme gelişiyor. Bu sertliğin giderilmesi için etin mutlaka 12 ila 24 saat arasında serin bir yerde veya buzdolabında dinlendirilmesi gerekiyor. Etin 'ölüm sertliği' geçmezse kişilerde hazımsızlık, şişkinlik hatta hipertansiyon gibi sorunlar varsa kalp krizlerine yol açabiliyor. Mümkünse en az bir gün dinlendirilerek tüketilmesi önem arz ediyor" dedi.</p>

<h3>"Hastalığı olanlar için etin miktarı da çok önemli"</h3>

<p><br />
Kurban kesildikten hemen sonra etin tüketilmesi uygulamasının yaygın olduğunu dile getiren Kaya, "Eti dinlendirmeden tüketeceksek mutlaka sebzelerin içerisinde pişirmek veya yanında sebzelerle tüketmek, miktarına dikkat etmemiz gerekiyor. Yoğun veya fazla miktarda tüketiminden kaçınmalıyız. Özellikle diyabet ve kalp hastaları, hazımsızlık çeken, mide, bağırsak sorunu olan hastalarımız için miktarı da çok önemli. Etin tek başına değil de yanında sebzeyle, salatayla, kuru baklagillerle, pilav, çorba, yoğurt, ayranla alınmasını öneriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Etin tüketilmesi kadar saklanmasının da son derece önemli olduğuna dikkati çeken Kaya, "Büyük parçalı etler şeklinde değil, bir pişirimlik, belki 250'şer gramlık, belki 100 gramlık, belki yarım kiloluk, bir kiloluk şeklinde küçük poşetler halinde veya yağlı kağıda sarılmış olarak buzlukta eksi 2 derecede bir hafta saklayabiliyoruz. Eksi 18 derecede 3 ay ve daha fazla saklayabiliyoruz" diye konuştu.</p>

<h3>Dondurulmuş etler mutlaka buzdolabında çözdürülmeli</h3>

<p><br />
Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, dondurulmuş etin çözülme işleminin de buzdolabında yapılması gerektiğinin altını çizerek, "Oda ısısında, kaloriferde veya başka bir yerde çözdürme işlemi yapılmamalıdır veya direkt yemeğe atılacak şekilde yaparak pişme işlemini başlatmamız gerekiyor. Bu şekilde daha sağlıklı olacaktır" bilgisini verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram sofralarında etin genellikle kavurma şeklinde tüketildiğini belirten Kaya, şunları kaydetti:</p>

<p>"Eti kendi yağıyla, kendi suyuyla pişirmemiz, katı ya da sıvı yağ eklemememiz gerekiyor çünkü etin kendi içinde görünmeyen bir yağı var. Dolayısıyla ilave yağ koymamamız kalp damar sağlığımız için çok çok önemli. Etin aynı zamanda kolesterol riski olan hastalar için de miktarı çok önemli. Izgara olacaksa, ızgaradan etin yüksekliği en az 10-15 santimetre olmalıdır. Yani mangal ateşine yüksekliği fazla olması lazım çünkü etten damlayan su kömür ateşine değdikten sonra çıkan buhar ete tekrar bulaşırsa kanserojen madde açığa çıkıyor. Bu da sağlık sorunlarına yol açabiliyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kurban-bayrami-sofralari-icin-et-tuketimi-tavsiyeleri</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/et-sebze-1.jpg" type="image/jpeg" length="86106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ergenlik dönemindeki spor yaralanmaları asimetriye neden olabiliyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/ergenlik-donemindeki-spor-yaralanmalari-asimetriye-neden-olabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/ergenlik-donemindeki-spor-yaralanmalari-asimetriye-neden-olabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem: - 'Kas ve kemik büyümesi devam eden ergenlik yaşındaki spor yaralanmaları daha tehlikeli olabiliyor. Çünkü kemik gelişimi tamamlanmamış hastanın kırık olan tarafını sabitliyorsunuz, diğer taraf uzamaya devam ediyor, arada asimetri, boy farkı meydana gelebiliyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kas ve kemik büyümesi devam eden ergenlik yaşındaki spor yaralanmalarının daha tehlikeli olabildiğini söyledi.</p><p>Erdem, derneklerinin sağlık kongresi için geldiği Antalya'da AA muhabirine, özellikle düzenli spor yapmayan, sporu alışkanlık haline getirmeyenlerin halı saha maçı gibi ani gelişen durumlarda kas, lif ve bağ dokularında hasar oluşabildiğini dile getirdi.</p><p>Bu insanların ısınma, germe hareketleri gibi vücudu o aktiviteye hazırlayan ön kontrolü atlayarak direkt spor yapmaya başlamasının doğru olmadığını vurgulayan Erdem, 'Bunlarda kontrol mekanizması da olmuyor. Yani profesyonel sporcularda bile bütün önlemlere rağmen ciddi sağlık yaralanmaları olabiliyor. Çok uzun süre sahalardan uzak kalabiliyorlar. Genelde hafta sonları hobi amaçlı, hazırlıksız ısınmadan spora çıkan insanlar pazartesi-salıyı polikliniklerde geçiriyor.' diye konuştu.</p><p>Erdem, bu vakalarda en çok tendon kopmalarından korktuklarını anlatarak, aşil tendonu kopmalarında genelde ameliyat gerektiğini ifade etti.</p><p>Sıklıkla dizlerde menüsküs bozuklukları gördüklerine işaret eden Erdem, şöyle konuştu:</p><p>'Menüsküs yırtıkları, zedelenmeleri, liflerinde gerilim, yumuşak doku yaralanmaları, kırıklar meydana gelebiliyor. Maalesef kırık olduğu zaman tedavi süreci çok uzayabiliyor. Zaten profesyonel sporcu olmadıkları için belki spora dönme gibi kaygıları olmayabiliyor ama normal hayatlarına, işe dönmelerini zorlaştıracak süreçler yaşayabiliyorlar. Kırıkları alçı ya da ameliyatla stabilize edebiliyoruz ama sonrasında rehabilitasyon süreci oluyor.'</p><p>Kol, ayak ve bacak kırıklarından sonra sinirsel tepkiler, cilt rengi değişmesi, şiddetli ağrı tablolarının ortaya çıkabildiğini vurgulayan Erdem, bu hastaların rehabilitasyonunun çok uzun sürebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Yaralanan kişinin yürümesi kalıcı olarak değişebiliyor'</p><p>Ameliyattan sonra fizik tedavi sürecinin de önemli olduğuna işaret eden Erdem, 'Bilgi sahibi olmadan ya da ısınmadan yapılan spor, uzun süreli rahatsızlığa, kalıcı sorunlara neden olabiliyor. Özellikle alt ekstremite kırıklarında o bacakta kısalık meydana geliyor. Ameliyattan sonra enfeksiyon gibi komplikasyon da geliştiyse ömür boyu yürümesi değişiyor. Bir bacağı diğerinden daha kısa oluyor.' diye konuştu.</p><p>Erdem, fizik tedavi sürecinin atlanmaması gerektiğini vurgulayarak, ortopedideki operasyondan hemen sonra ilk ziyaret edilecek yerin fizik tedavi polikliniği olması gerektiğini kaydetti.</p><p>Ameliyat edilmeyen, alçıya alınan hastaların da fizik tedaviye gitmesi gerektiğini aktaran Erdem, kalıcı sakatlıklar yaşamamak için tedavi sürecinin önemine işaret etti.</p><p>Erdem, gençlerde çoklu kırığın daha riskli olduğuna değinerek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>'Kas ve kemik büyümesi devam eden ergenlik yaşındaki spor yaralanmaları daha tehlikeli olabiliyor. Çünkü kemik gelişimi tamamlanmamış hastanın kırık olan tarafını sabitliyorsunuz, diğer taraf uzamaya devam ediyor, arada asimetri, boy farkı meydana gelebiliyor. Gelişimi devam eden çocuklarda kemiklerin uzamasını sağlayan bölgeler var, bu bölgeler daha hassas olduğu için kırıklar burada daha fazla meydana gelebiliyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/ergenlik-donemindeki-spor-yaralanmalari-asimetriye-neden-olabiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/ergenlik-donemindeki-spor-yaralanmalari-asimetriye-neden-olabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="61146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 900'den fazla şüpheli Ebola vakasının görüldüğü bildirildi]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-900den-fazla-supheli-ebola-vakasinin-goruldugu-bildirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-900den-fazla-supheli-ebola-vakasinin-goruldugu-bildirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) şu ana kadar 101'i doğrulanmış olmak üzere 900'den fazla şüpheli Ebola vakası tespit edildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan KDC'deki Ebola salgınına ilişkin paylaşımda bulundu.</p>

<p>KDC'deki Ebola müdahalesinde gözetim çalışmalarının artırıldığına işaret eden Ghebreyesus, 'Şu ana kadar 101'i doğrulanmış vaka olmak üzere 900'den fazla şüpheli vaka tespit edildi.' bilgisini verdi.</p>

<p>Ghebreyesus, salgının merkez üssü olan Ituri eyaletinde yaklaşık 5 milyon kişinin devam eden çatışmaların ortasında yaşadığına dikkati çekerek, her 4 kişiden 1'inin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu ve her 5 kişiden 1'inin ülke içinde yerinden edildiğini vurguladı.</p>

<p>Şiddetin, sağlık ve insani yardım çalışanları dahil insanları kaçmaya zorladığına değinen Ghebreyesus, 'Bu durum, Ebola temas takibini artırma ve enfeksiyonları destekleyici bakım sağlayacak kadar erken tespit etme çabalarını ciddi şekilde engelliyor. Devam eden güvensizlik ve korku da topluluklar içinde güvensizliği körüklüyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Ghebreyesus, DSÖ ve sağlık alanındaki ortaklarının ulaşılması en zor ve en güvensiz bölgeler de dahil, Ituri genelinde varlıklarını sürdürdüğünün altını çizerek, toplulukların Ebola tehdidinin yanı sıra çok çeşitli hastalıklarla da karşı karşıya olduğunu kaydetti.</p>

<h3>  Ebola salgını KDC'de yeniden görüldü</h3>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından ülkede 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<p>DSÖ, 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.</p>

<p>Sağlık yetkililerine göre mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan 'Bundibugyo' virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış bir tedavisi veya aşısı bulunmuyor.</p>

<h3>  Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu</h3>

<p>Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.</p>

<p>KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaştı ve hastaların 11 binden fazlası öldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Cenevre, Sağlık</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/kongo-demokratik-cumhuriyetinde-900den-fazla-supheli-ebola-vakasinin-goruldugu-bildirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2025/02/dso.jpg" type="image/jpeg" length="34001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda ekran süresinin uzaması miyopi riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.milatgazetesi.com/cocuklarda-ekran-suresinin-uzamasi-miyopi-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.milatgazetesi.com/cocuklarda-ekran-suresinin-uzamasi-miyopi-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sevil Karaman, dijitalleşmenin etkisiyle çocuklarda miyopi görülme yaşının giderek düştüğünü ve günlük ekran süresinin iki saatin altında tutulması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, günümüzde hızla artan ekran maruziyeti, çocukların göz sağlığı üzerinde kalıcı hasarlar bırakma riskini beraberinde getiriyor. Tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının kontrolsüzce yaygınlaşması, çocukların göz sağlığını ciddi bir tehdit altında bırakırken, dijitalleşmenin etkisiyle çocuklarda miyopi görülme yaşı da giderek düşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada Mayıs Miyopi Farkındalık Haftası kapsamında görüşlerine yer verilen Karaman, günümüzde çocukların çok daha erken yaşlarda miyopi ile karşı karşıya kaldığını aktararak, 'Anne babalar ekran süresini sınırlamaya çalışsa da bu tek başına yeterli değil. Çocukların yaşam alışkanlıkları, genetik yatkınlık ve günlük aktiviteleri birlikte değerlendirilmeli.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Miyopinin önlenmesi ve ilerlemesinin yavaşlatılması için çevresel faktörlerin büyük önem taşıdığını belirten Karaman, 'Çocukların günde en az iki saat dışarıda vakit geçirmesi gerekiyor. Ekran süresi mümkün olduğunca iki saatin altında tutulmalı. Bunun yanında okuma ve yakın çalışma koşulları da doğru şekilde düzenlenmeli.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Karaman, miyopinin tamamen önlenemediği durumlarda ilerleme hızının kontrol altına alınabildiğini, damla tedavileri, özel gözlükler ve kontakt lenslerle hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiklerini ve yıllık artışı 0.25-0.50 seviyelerinde tutmanın kendileri için çok önemli olduğunu aktardı.</p>

<p>Miyopide her artışın göz sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Karaman, şunları kaydetti:</p>

<p>'Her bir diyoptri artış, göz arkasında oluşabilecek ciddi komplikasyon riskini artırır. Bu nedenle erken farkındalık ve düzenli takip büyük önem taşıyor. Ailelerin bu konuda bilinçli olması, çocukların düzenli göz kontrollerine götürülmesi ve gerekli önlemlerin alınması, ileride oluşabilecek ciddi göz hastalıklarının önüne geçebilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, İstanbul</category>
      <guid>https://www.milatgazetesi.com/cocuklarda-ekran-suresinin-uzamasi-miyopi-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://milatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/milatgazetesi-com/uploads/2026/05/agency/aa/cocuklarda-ekran-suresinin-uzamasi-miyopi-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="44686"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
