YAZARLAR

Tüm Yazıları Sadullah Özcan

Yerel yönetimler ve ülkenin kaderi

09.11.2018 00:02

İki gündür üyesi bulunduğum MÜSİAD’ın Balıkesir Şube Başkanı Tuncay Yıldız ve yönetiminin ziyaretlerine eşlik ediyorum. Milletvekilleri ve Balıkesirli bürokrat dostlara nezaket ziyaretinde bulunuyoruz. Bu vesile ile işlerimizden fırsat bulup ziyaret edemediğimiz dostlarla hasbihal etme imkanımız oldu. Büyükşehirlerin böyle bir handikabı oluyor. Bir vesile olmayınca dostlarla uzun süre görüşmeyi ihmal edebiliyoruz.

MÜSİAD Balıkesir Başkanımız Tuncay Yıldız, yönetiminden Taner Mutlu, Hasan Saraç, Özcan Özyanık arkadaşımız Vecihi Bilen ile birlikte çok güzel verimli ziyaretlerde bulunduk. Milletvekilleri ve bürokrat hemşerilerimizle konu hep döndü dolaştı Balıkesir’in elindeki imkanlar ve bu imkanların bir türlü yeterli faydaya çevrilememesine odaklandı. Bu görüşmelerden ortaya çıkan bir gerçek Balıkesir’in ekonomik bakımdan stratejik  konumunun değerlendirilmesi Ankara’da karar mevkilerinde yeterli Balıkesirli bürokrat sıkıntısında düğümleniyor.

Öyle görülüyor ki Ankara’daki bu eksikliğin nedeni hem siyasi iradeler hem de bürokrasideki hemşerilerimizin Ankara’dan uzak durmasından. Bu ise beraberinde bir önemli handikabı daha beraberinde getiriyor. Bu sefer ilin üst düzey bürokratları atanırken siyasi irade istese de memleket sevdalısı kişileri göreve getiremiyor. Hatta bugüne kadar ki gözlemlerden anlıyoruz ki, ildeki üst düzey bürokrat atamalarda siyasi irade yerli atamaktan kaçıyor.

Hepsi bir araya gelince zararı Balıkesir ve memleket görüyor. 0lke görüyor. O durumda bir ilin bir ilçenin gelişimi, büyümesinin tek yolu yerel yönetimlerin çalışmalarına kalıyor. İşte öyle bir dönemin öncesiyiz.

Bütün siyasi partiler belediye başkan adaylarını belirlemek için can hırac hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediye Başkanlıkları için stratejik hamleleri bugünlerde ciddi olarak hissediliyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde Ankara, Bursa, Balıkesir’de bir yıl önce görevlerinden istifa etmek zorunda kalan 3 ismin MHP’den adaylık dedikoduları dikkatimi çekti. MHP’nin AK Parti ile yerelde ittifak olmayacağı açıklaması sonrası gelen bu dedikoduları söz konusu isimlerini itibarlarını geri almak için hamleleri olarak gördüm. Aynı zamanda görevleri boyunca elde ettikleri imkanları kullanarak AK Parti’ye karşı pazarlık girişimi gibi.

Türkiye’de tek başına uzun yıllar iktidarda kalmanın yolu Büyükşehirlerde hakimiyete ve Anadolu’daki güce bağlıdır. İktidarların kaderi de buna bağlıdır. Anavatan Parti’nin çöküşü yerel yönetimlerle gerçekleşmiştir. 30 yıl öncesini iyi hatırlamak gerek. Geldiğimiz noktada her şey aynı olmasa da AK Parti’nin gücünü koruması için iki Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanma zorunluluğu bulunuyor. Birini veya ikisini birden kaybetmesi hem kendi gücünü hem de siyasetin geleceğini ve dolayısıyla ülkenin geleceğini de etkileyecektir. Bu açıdan İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıklarını AK  Parti’nin oranları hiç önemli değil mutlaka almak zorundadır.

Türkiye’nin geleceği 24 Haziran’da uygulanan toplum mühendisliğine yerel seçimlerde de kurban edilmemelidir. AK Parti’nin de hiç bir bahanesi kalmadı. Beklentiler boşa çıkmayacaktır.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun...

Öne Çıkanlar

Milat Gazetesi 1. Sayfa

Yitik kadınlar kendini bulsun diye!

Bakan Soylu açıkladı!

Bakan Turhan müjdeyi verdi!

Lokanta ve kafelerde yeni dönem!

Benzin ve motorinde indirim müjdesi!