Şehir hastanelerini markalaştırmak istiyoruz

Güncelleme: 09.03.2019 11:10

Şehir hastanelerini bulunduğu bölgede son noktada hizmet veren sağlık üsleri olarak konumlandırdıklarını belirten Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,  “Şehir hastaneleri sağlıkta dönüşümün önemli bir noktasıdır. Markalaştırmak istediğimiz şehir hastaneleri sağlıkta güçlü Türkiye algısına büyük katkı sunacaktır” dedi.

Bayram ZİLAN\ANKARA

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,  Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. Bakan Koca, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 14 Mart’ta resmi açılışının olacağının bilgisini verdi. Türkiye’nin gelişmiş en ileri sağlık kuruluşlarını yapıyor olmaktan öte geleceğin dünyasının hastanelerini inşa ettiklerini söyleyen Koca, “Biz yeni dönemde toplum olarak sağlıklı hayat tarzının benimsendiği, herkesin sağlık hakkının korunduğu; vaktinde, kaliteli, nitelikli sağlık hizmetine kolayca erişilebildiği bir Türkiye’ye sahip olmayı hedef belirledik. Bunu sadece kamu olarak planlamıyoruz. Bu hedefe ulaşmanın aracı olarak kamu, özel sektör ve üniversitelerle işbirliği içinde ve ülkenin en ücra köşesine kadar 82 milyon vatandaşımıza hakkaniyetli nitelikli ve daha da önemlisi sürdürülebilir sağlık hizmetini sunmayı hedefliyoruz. Bu noktada şehir hastaneleri sağlıkta dönüşümün önemli bir noktasıdır” açıklamasında bulundu.  

“Şehir hastanelerini markalaştırmak istiyoruz”

Şehir hastanelerini bulunduğu bölgede son noktada hizmet veren sağlık üsleri olarak konumlandırdıklarını kaydeden Bakan Koca, şöyle konuştu: “Biz hastaların şehir hastanesinden sevk edilmediği hastaneler planlıyoruz. Bunun sadece kamu özel iş birliği yaklaşımıyla inşa edilen ve adına şehir hastaneleri denilen yapıyla olması gerekmiyor. Bunun için yapılması gereken hastaneleri o bölgede üst noktada hizmet verebilir bir konuma getirmek. Biz özellikle şehir hastanelerinde branş eksikliğinin olmadığı, teknoloji yetersizliğinin olmadığı, kadro anlamında eksik yaşanmadığı, hastanın başka bir merkeze gönderilmeyerek hassasiyetle tedavisinin yapıldığı bir hastane olması noktasında gayret içinde oluyoruz. Dolayısıyla her geçen gün şehir hastaneleri markalaşan bir hastaneye doğru gidiyor olacak. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile birlikte 32 yapı planlıyoruz. Bu modelle düşünülen, 44 bin yatak gibi hedeflenen, 22 tanesinin ihalesi yapılmış olan, geri kalan 13 tane hastanenin de inşaatı devam ediyor. Diğerlerinin de ihale süreçleri sürüyor.”

“İki adet hibrit ameliyathanemiz var”

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi hakkında bilgi veren Bakan Koca, hastanenin 3 bin 711 yatak, 900 poliklinik, 700 yoğun bakım yatağı, 131 ameliyathaneye sahip olduğunu dile getirdi. Ameliyathanelerin iki tanesinin de hibrit ameliyathane olduğunu kaydeden Koca, burada anjiyo ve aynı anda açık kalp müdahalesinin yapılabilir olduğunu ifade etti. Bütün birimlerin devreye girmesiyle 12 bin kişinin çalıştığı ve 7 bin sağlık çalışanının olduğu bir yapıdan bahsettiğini belirten Koca, “Şu anda yaklaşık 4 bin kişi çalışıyor. Bu 4 bin kişinin yarısı sağlık çalışanı. Aktif olarak 900 hekim çalışmaya başladı. Yüksek İhtisas ve Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi komple taşınmış oldu. Bir aylık zaman diliminde toplam poliklinik sayısı 84 bin 779, acil 13 bin 414, konsültasyon sayısı 7 bin 748,  ameliyat sayısı 2 bin 230’dur. Açık kalp ameliyatı ve karaciğer nakli ameliyatları da yapıldı. Bu hastane 6 blok ve 8 hastaneden oluşuyor. Bunlar kalp damar hastalıkları hastanesi, nöroloji, ortopedi hastanesi, çocuk hastanesi, kadın doğum hastanesi, onkoloji hastanesi. Ayrıca fizik tedavi ve yüksek güvenlik psikiyatri hastanesi yapılıyor.”

“Sağlıkta güçlü Türkiye algısını oluşturacağız”

Kurguladığımız marka şehir hastanesine doğru giden yapıların sağlıkta güçlü Türkiye algısına her geçen gün çok ciddi katkısının olacağını ve bu algıyı güçlendireceğini belirten Koca,  “Bu çerçevede sağlık sistemimize yurtdışından birçok bölgeden talep var. Kazakistan gibi… Romanya’nın şimdi Mersin’deki benzer hastaneye talepleri var. Zannediyorum önümüzdeki haftalar imzalanabilir. Malezya ile görüşmeler yapıldı. Bizden ekipler gitmiş oldu.  Şu an görüşme halindeyiz. Hastane dışında sistemin transferi ile ilgili yoğun talepler var. Sağlık turizmi ile ilgili USHAŞ adında bir kurduk. En son kanun maddesi ilave ettik. Sağlık sistemini satan fonksiyon yükledik. Aynı zamanda ilaç ve benzeri tedarik sorunu çözen olması yönünü faaliyet alanına ilave etmiş olduk. 82 milyonu bütün giderleriyle kapsam altına alan, bunu çeşitlendiren ama daraltmayan bir sistemimiz var. Dünya her geçen gün sağlık giderlerini sürdürebilmek için daralma yolunu tercih ediyor. Biz ise çok pahalı olan SMA ilacını verebilen bir sistemden bahsediyoruz. Kısıtlamadığımız gibi her geçen gün genişletiyoruz.”

“Yurtdışından yoğun hasta akışımız var”

Bakan Koca, “Sağlıkta özellikle son dönem giderek artan ve hizmet boyutuyla 1,5 milyar dolara çıkan, 2030 yılına kadar 5 kat artırmayı hedeflediğimiz son dönem çok ileri olduğumuz alanlardan birisi kalp damar ve organ nakli. Bu alanda yurt dışından yoğun hastalarımız gelmeye başladı. Bir de estetik, plastik cerrahi, saç ekimi gibi yurtdışında geri ödeme kapsamında olmayan bu hizmetlerinin ücretleri oralarda oldukça yüksek. Bizde ise hem nitelikli hizmet veriliyor olması hem de makul ücretlerle veriliyor olması bu anlamda ciddi hasta akışına sebep oldu. Şehir hastanelerinin bu noktada her geçen gün daha sağlık turizminin odak hastaneleri olacağına inanıyorum. Şehir hastanelerinde özellikle yurtdışı hastalarına ayrı hizmet veren birimler oluşturmak istiyoruz. 2018 yılında yurtdışından gelen hasta 419 bin 790. Azerbaycan’dan Balkan ülkelerinden İran’dan gelen hastalarımız var. Bunların ötesinde Avrupa’dan gelen hastalarımızda var.”

“Dışa bağımlılığı azaltacağız”

Yerli ilaç, malzeme ve cihazlarda dışa bağımlılığı azaltmak istediklerini vurgulayan Koca, “Bizim şu anda ilaçta dışa bağımlılığımız yüzde 54. Malzemede dışa bağımlılığımız yüzde 82’lerde. Cihazda yüzde 84’lerde. Aşıda yüzde 100’e yakın. Bu yılın Ağustos ayında difteri, tetonaz aşısı ilk defa yerli olarak üretiliyor olacak ama ben 2023 yılı sonuna kadar tüm aşılarımızı kendimiz üretelim istiyorum. Aşıda şu an en geniş bağışıklama programı uygulayan ülkelerden biriyiz. 13 hastalığa karşı devlet eli ile ücretsiz aşılama yapıyoruz. Bu anlamda da bu aşıları 2023’e kadar yerlileştirme noktasında yoğun bir gayret içindeyiz ve kendimize bir hedef koyduk” dedi.

Kudüs'e giriş engeli

BİM 10 Mayıs aktüel ürünler indirim kataloğu!

Türkiye'deki marketler zincirinden biri olan ''BİM'' 10 Mayıs Aktüel İndirim ürünler kataloğu yayınladı. 10 Mayıs 2019 tarihi için indirimde olan ürünleri haberimizde bulabilirsiniz. İndirimli ürünler hangileri? Kampanya ne kadar sürecek? Öğrenmek için haberimizi okuyun.

Anadolu Savunma 'Seyit' ile görücüye çıktı

Assange'a böyle götürüldü

'Altınkale' turizme kazandırılacak

Günün diğer manşetleri

İsrail canlı yayınında Filistin'e destek

İsrail'de düzenlenen Eurovision yarışmasında İzlanda'yı temsil eden grup, Filistin'e destek mesajı yolladı.

Tarımda susuzluğa çare olacak icat

Konya'da 3 mühendis, tarımda susuzluğa çare olarak, susuz tarım yapabilen,bitkilerin su ihtiyacını düzenli olarak karşılamayı sağlayan bitki ünitesi Ecobox sistemini geliştirdi. Ve bu icat yakında kurak bölgelerde ki ağaçlandırma sahalarında da kullanılabilecek.

Donmuş üzümün soğuk su ile buluşması

Donmuş üzüm soğuk suyla temas ettiriliyor ve ortaya muazzam bir görüntü çıkıyor.

Yunan botu böyle taciz etti!

Denizkurdu-2019 Tatbikatı'na katılan TCG Burgazada korveti, uluslararası sularda Yunan hücumbotu tarafından taciz edildi.

Cam şişeleri kuma çeviren makine

Yeni Zelanda'lıların geliştirdiği bu makine cam şişeleri kuma çeviriyor. Kumlar yol ve inşaat yapımında kullanılıyor..

YSK toplantısı bitti! Gerekçeli karar...
Dışişleri Bakanlığına personel alımı sınavında inanılmaz FETÖ ayrıntısı!
12 il için kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısı
İlan İHH
'Turistik Doğu Ekspresi'nin ilk seferi için geri sayım
FETÖ'nün Afrika'da bayrak oyunu!
Trump'a 'İskender ve Cengiz Han' benzetmesi!
HDP'den şiddet ve tehdit dolu '23 Haziran' açıklaması!
Bu çiçeği koparmanın cezası 60 bin 163 TL!
Google'ın kararı sonrası Huawei'den açıklama
Zelenskiy herkesi görevden alarak başladı
Meteoroloji'den 6 ile sağanak uyarısı
TSK'dan sınır ötesi harekat!
Brezilya'da silahlı saldırı!
Venezuela'da bomba alarmı!

Dikkat! Ölüme yol açıyor

Doğru koşullarda saklanmayan patates, yeşillenip filizlendiği zaman zehirleyerek ölüme yol açabiliyor. Diyetisyen Beyza Köse, “Patates yedikten sonra mide bulantısı, boğaz yanması ve baş ağrısı başladıysa hemen hastaneye gidin” diyerek uyarılarda bulundu.

Uzmanlar uyardı! Ölüme yol açabiliyor

Doğru koşullarda saklanmayan patates, yeşillenip filizlendiği zaman zehirleyerek ölüme yol açabiliyor. Diyetisyen Beyza Köse, “Patates yedikten sonra mide bulantısı, boğaz yanması ve baş ağrısı başladıysa hemen hastaneye gidin” diyerek uyarılarda bulundu.

Kuru üzümün besin değerleri ve faydaları

Kuru üzüm özellikle bağların çok olduğu, üzüme mevsimin ve toprağın uygun olduğu Elazığ, Diyarbakır, Malatya gibi bölgelerde bol ve çeşitli olarak endam etmektedir. Kuru üzümün faydaları saymakla bitmeyecek kadar çoktur ama en çok bilineni pekmezinde ham maddesi olmasından dolayı da anlaşılacağı üzere kansızlığa iyi gelmesidir. Diğer çoğu kurutulmuş meyve gibi, antioksidan özelliklere sahiptir kuru üzüm. Ayrıca kuru üzüm içinde bir çok besin değerini de barındırmaktadır. Kuru üzüme dair her şey yazımızda.

Üzüm pekmezi nasıl yapılır? Neye iyi gelir?

Pekmezin her çeşidi insan sağlığı için önemlidir. Haberimizde sizlere Üzüm pekmezinin faydalarından bahsettik. Vitamin ve mineral açısından çok zengin olan üzüm pekmezi ülkemizde çokça yetiştirilmektedir. Üzüm pekmezi içerdiği früktoz ve glikoz ile de enerji deposu bir gıdadır. Üzüm pekmezinin keşfi de yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Amerikalı bir misyoner üzüm pekmezinin sarhoş edici bir özelliği olmadığı için Müslümanların rahatça kullanabileceği bir besin kaynağı olduğuna dikkat çekmiştir. Bir çok faydası olan üzüm pekmezinin evde hazırlanışı ve faydalarını yazımızda inceleyebilirsiniz.

Ramazan ayı için 'çay' uyarısı: İftarda çok, sahurda az

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, iftarda yemeğe birden yüklenmemek, sahurda ise kesinlikle karbonhidratlı yiyecekler tüketmemek gerektiğini belirterek, "İftarda çok çay içsinler ama sahurda çok çay içmesinler çünkü çay idrar söktürücüdür, su kaybettirir. Sahurda bir veya iki yumurta yesinler." dedi.

En Çok Okunan Haberler