YAZARLAR

Tüm Yazıları Şakir Kurter

Belediyecilik Hafızamız

01.02.2019 00:05

 

Belediye seçimlerine bir adımın kaldığı bugünlerde şehir, şehir yönetimi, belediyecilik konularında hafızalarımızı tazelemekte fayda var.

Kuşbakışı bakıldığında belediyelerin en temel dört vazifesi vardır: Şehrin temizliği, ticaretin sıhhati, çarşı pazarın teftişi bir de imar nizamının gözetilmesidir. Memleketimizin tüm şehirleri yüzyıllardır bu minval üzere idare edilegelmiş. Tanzimat’a kadar kadıların uhdesinde olan bu vazife, Tanzimat’tan sonra önce İhtisap Nazırlığı ardından daha geniş yetkilerle Şehremaneti Kurumuna verilmiş. Ülkemizdeki modern belediyeciliğin ilk nüveleri o zamanlar İstanbul’da atılmış. Şehremini’nin yanı sıra iki muavin ve 12 esnaf temsilcisinden müteşekkil 15 üyeli Şehremaneti Meclisi kurularak İstanbul 14 belediyeye bölünmüş.

Osmanlı Devletinin eyalet sisteminden vilayet sistemine geçmesi ile 1871 yılında “Vilayet Umumi İdare Nizamnamesi” gereği İstanbul dışındaki şehirlere de belediye kurulması karara bağlanmıştır. Takip eden süreçte 1913 yılında vilayetlerde umumi idarelerin yanı sıra birde hususi idarelerin teşekkülü için çıkarılan kanun 1929 yılında çıkarılan Vilayet İdaresi Kanunu ile birbirinden iyice ayrıştırılmıştır. 1987 yılında çıkarılan “İl Özel İdareleri Kanunu” ve 2007 yılında yapılan ilave düzenlemelerle vilayet hizmetleri ile belediye hizmetlerine ait sınırlar belirlenmiştir.

Cumhuriyetin kuruluşu ile Ankara başkent olmuş, 1924 yılında “Ankara Şehremaneti Kanunu” yürürlüğe girmesi ile Ankara’nın belediyecilikte öncü bir rol oynaması sağlanarak bir tür model olmuştur. 1930 yılında yürürlüğe giren “Belediyecilik Kanunu” henüz bugünkü anlamında seçimli özerk bir belediyeciliğe müsaade etmese de belediyeleri, çok çeşitli alanlarda yetkilerle donatarak hizmet alanlarını genişleten uygulamalar cumhuriyet belediyeciliğinin yapılanma sürecine girmesini sağlamıştır.

Belediyecilikte yeni dönem 1980 sonrasında belediyelerin “Büyükşehir Modeli” ile yeniden yapılandırılmasıyla başlamıştır. Bu uygulama ile Büyükşehirlerin yakın çevresindeki yerleşim yerlerinin ana belediyelere bağlanmasına ilişkin düzenlemelerle büyük kentlerin etrafında oluşmuş olan çok sayıda belediye tek bir belediye haline getirilmiş, Belediye ve İl Özel İdarelerine vergi gelirlerinden pay verilerek belediyelerin gelirleri kısmen arttırılmıştır.

Dünyada yaşanan küreselleşme süreci yönetimde de yerelleşme politikalarına hız kazandırmış, evvelce mevcut olan katı, hiyerarşik ve bürokratik kamu yönetimi yerini esnek, piyasa tabanlı kamu yönetimine bırakmıştır. Yani dünya değiştikçe ya da mevcut yapıları ihtiyacı karşılamaya yetmeyince yeniden yapılanma ihtiyacı hâsıl oluyorsa ister istemez bu değişim ihtiyacı kendini özellikle belediyecilikte gösteriyor. Bu değişiklik yönetim politikalarında basitlik, yalınlık, şeffaflık, vatandaş memnuniyeti, verimlilik, etkinlik, kalite, hesap verebilirlik gibi yeni anlayışları beraberinde getiriyor.

Gelinen süreçte biz şehir sakinleri külfeti en az nimetleri en fazla bir şehir istiyoruz.

Öne Çıkanlar

Mahkemeden şok eden karar!

'Menderes'in uçağı bizim yüzümüzden düştü'

PKK'nın talimatıyla aday oldu!

Marketlerde tanzim satış oyunu!

Başkan Erdoğan'dan milyonları ilgilendiren açıklama!

E- devletten dev hizmet!