YAZARLAR

Tüm Yazıları Şakir Kurter

Suriyeliler

09.11.2018 00:01

                Kamu Denetçiliği Kurumu’nun hazırladığı “Türkiye’de Suriyeliler” raporu yayınlandı. Raporda belirtilen tespit ve teşhisler aslında hepimizin bildiği ya da hayır diyemeyeceği noktalar. Nedir bu tespit ve teşhisler? Kamu Denetçiliği Kurumunca hazırlanan raporun 190-240. Sayfalarında yer alan tespitler özet olarak şöyle:

  • Nisan 2011 yılından bu yana ülkemizde bulunan 3,4 milyon Suriyelinin geri dönmeleri pek gerçekçi görünmemektedir. Ülkemizdeki bu Suriyeli nüfus 2011’den bu yana hem nitelik hem nicelik değiştirdiğinden oluşturulacak politika ve stratejilerin statik olmaması gerekir. Yani değişen yeni durumlara uygulanabilir sürdürülebilir politikalar olmalı.
  • Suriyelilere yönelik olarak kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerce yürütülen hizmetler genelde birbirinden bağımsız olduğundan aralarında bir eşgüdüm bulunmuyor. Söz konusu kurumlar birbirinden habersiz olarak bu faaliyetleri yürüttüğünden yeterince verimli olamadığı gibi kaynak israfı ortaya çıkmaktadır.
  • Ülkemizde bulunan yabancılarla ilgili verilerin kalitesi yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Ülkemizin güvenliğine yönelik tehditleri kontrol altına alabilmek için yabancılarla ilgili yaş, cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, adres vs. gibi gerekli bilgilerin kayıtları titizlikle tutulmalıdır.
  • Suriyeliler meselesi öncelikle bir kriz şeklinde ortaya çıktığından, bu krizin yönetilmesi ve acil durum yönetimi için AFAD gibi kuruluşlar görev üstlenmişse de bu mesele artık geçici, acil niteliğini yavaş yavaş yitirerek kalıcı bir durum arz ettiğinden gerekli yasal düzenlemelerin de bu minvalde yapılması gerekmektedir.
  • Ülkemizdeki Suriyelilerin kendilerine sunulan hizmetlerden yararlanmasının önündeki en temel engellerden biri belki de birincisi dil problemidir. Bu hizmetlerin sunumunda nitelikli ve profesyonel tercüme hizmetlerine ihtiyaç duyulmaktadır.
  • Ülkemizde bulunan Suriyeli nüfusun sadece %7,45’i geçici barınma merkezlerinde geri kalan %92’lik kısmı 81 ilimize dağılmış vaziyette kentlerde yaşamaktadır. Şehirlerde yaşayan Suriyelilerin büyük kısmı ya son derece yetersiz fiziki koşullarda ya da birden fazla aile bir araya gelerek kalabalık gruplar halinde yaşamak zorunda kalıyorlar. Bu durum yerel halkta hoşnutsuzluk ve gerilim yaratabiliyor.
  • Geçici Barınma Merkezlerinin(GBM) standartları nispeten yüksek olmasına rağmen çadır kentler geçici bir durumun çözümü olarak tasarlandığından uzun süreli yaşama uygun değildir. Bu nedenle çadır kentlerin acil duruma müdahale amaçlı kullanılması, ancak engelli, çocuk, yaşlı gibi hassas grupların uzun süreli kalmasına imkân tanıyan konteynerlere dönüştürülmesi gerekmektedir.
  • Ülkemizin Suriye’den büyük bir kitlesel göçe maruz kalması beraberinde sınır güvenliği, kayıtlardaki sızmalar, kayıt dışı insanlar, adi suçlarda artış, radikalleşme, insan ticareti, sosyal güvenlik ve çatışma potansiyeli gibi temel güvenlik sorunlarını getirmiştir.
  • Sınırdan geçen yaralılar, bulaşıcı hastalıklar, doğumlar, çocukların aşılanmaları gibi sağlık sorunları henüz bir standart kazanamamıştır.
  • 2017 verilerine göre 833 bin civarında olan Suriyeli çocuğun yaklaşık %60’ı okullaştırılabilmiş. Geçici Eğitim Merkezlerinde eğitilen Suriyeli çocukların Türk Milli Eğitim sistemine entegresinde en büyük problem yine dildir.
  • Ülkemizdeki Suriyeliler içinde çalışma potansiyeline sahip 15-65 yaş arası nüfus 1,9 milyon civarındadır. Bu nüfusun en az 500 bini düşük ücretlerle çalışıyor. Her ne kadar bir takım yasal düzenlemeler yapılmışsa da bu insanların kayıt dışı çalışmasının önüne geçilmesinde yetersiz kalmıştır.

Ombudsmanlık Kurumunun hazırlattığı raporun ana hatları böyle ve oldukça düşündürücü.

Öne Çıkanlar

Taha Suresi fazileti meali ve arapçası

Enbiya suresinin okunuşu ve faziletleri

TV'ye çıkan ilk başörtülü kadın konuştu

Türkiye Almanları şoka soktu!

Meryem Suresi'nin okunuşu, meali ve daha fazlası...

Nisa suresi meali, hakkında her şey...