Gündem

Samsun Üniversitesi’nde Neler Oluyor!

Samsun Üniversitesi’nde Ağustos 2026 itibarıyla başlayan rektörlük yarışı, devlet kurumlarında eşine az rastlanır bir idari ve adli skandala sahne oldu.

HABER: Recep YAZGAN

Dönemin rektör yardımcısı ve mevcut rektör adayının; görevdeki rektör ile rektörlük yarışındaki diğer rakiplerinin kurumsal e-posta hesaplarını yetkisiz şekilde ele geçirerek kumpas kurduğu iddia edildi.

Resmi belgelere ve log kayıtlarına yansıyan olaylar zinciri; siber sızmadan ağır mobbinge, usulsüz soruşturmadan delil karartmaya kadar uzanan iddialarla yargının ve kamuoyunun gündemine oturdu.

GECE YARISI SIZMASI VE BİLİŞİM KUMPASI

Edinilen bilgilere göre skandal, 2025 yılı ekim ayı başlarında meydana geldi. İddialara göre, dönemin rektör yardımcısı makam gücünü kötüye kullanarak, üniversitenin mevcut rektörünün ve diğer rektör adaylarının kurumsal e-posta hesaplarına gece yarısı operasyonuyla yetkisiz erişim sağladı.

Olayı şifreleri sıfırlayarak gerçekleştirdiğini resmi ifadesinde itiraf eden şüphelinin, bu yasa dışı eylemini hiçbir adli veya teknik rapor olmaksızın "oltalama şüphesi" bahanesiyle meşrulaştırmaya çalıştığı tespit edildi.

Rakiplere yönelik bu dijital fişleme hamlesi, kurum içerisinde "paralel yapılanma" şüphelerini de beraberinde getirdi.

İNTİHARIN EŞİĞİNE GELDİM

Siber kumpas sürecinde, Bilgi İşlem Daire Başkanlığında görevli bir personele ağır psikolojik baskı uygulandığı da resmi kayıtlara yansıdı. Şüpheli tarafından açıkça tehdit edilen ve baskılara dayanamayarak yasa dışı sürece alet edilen mağdur personelin verdiği ifade, yaşanan idari şiddetin boyutunu gözler önüne serdi. Mağdur personel ifadesinde, "Günlerce süren şiddetli kalp çarpıntısı, yoğun stres, nefes darlığı, uyku bozukluğu, titreme ve intiharı düşünme gibi ciddi sorunlar yaşadım" diyerek uğradığı mobbingi anlattı.

SORUŞTURMADA SKANDALLAR ZİNCİRİ VE İCAT EDİLEN CEZA

Olayın ifşa olmasının ardından başlatılan idari soruşturma ise adeta skandalın üstünü örtme operasyonuna dönüştü.

Görevlendirilen soruşturmacının dosyayı kapatmak amacıyla hukuk dışı yollara başvurduğu öne sürüldü. E-postaları çalınan görevdeki rektör ve adayların ifadelerine başvurulmazken, teknik uzmanlığı dahi bulunmayan soruşturmacının bilirkişi talebinde bulunmadan log kayıtlarını bizzat incelediği anlaşıldı. Soruşturmacının hazırladığı ilk raporda, şüphelinin görevden alınması hukuka aykırı biçimde "dolaylı/örtülü uyarı işlemi" olarak nitelendirilerek ağır bilişim suçu cezasız bırakılmak istendi.

HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ İTİRAZ ETTİ

Üniversitenin Hukuk Müşavirliği, mevzuatta "örtülü uyarı" şeklinde bir disiplin cezası bulunmadığını ve idari bir tasarrufun disiplin suçunu ortadan kaldıramayacağını belirterek raporu soruşturmacıya iade etti. Bunun üzerine soruşturmacı, mağdur adaylardan birinin e-posta adresini cihazında açık unutmasını gerekçe göstererek suçun niteliğini "görevde özensizlik" seviyesine indirdi ve şüpheli hakkında sadece basit bir "uyarı" cezası teklif etti.

Bu manevrayla dosyanın savcılığa intikal etmesinin önü kesildi.

GÖREVDEN ALINDI, İSTANBUL’A GİTTİ, ŞİMDİ REKTÖR ADAYI

Tüm bu süreçlerin ardından "görülen lüzum üzerine" rektör yardımcılığından alınan ve asaleten yürüttüğü dekanlık görevinden de istifa eden şüpheli isim, olayın unutturulması amacıyla İstanbul’daki Türkiye Uluslararası İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’ne (TİBU) genel sekreter olarak geçiş yaptı.

Ancak söz konusu şahsın, Ağustos 2026 itibarıyla tekrar Samsun Üniversitesi Rektörlüğü için resmi adaylık başvurusunda bulunması üniversite camiasında şok etkisi yarattı.

YÖK VE YARGIYA AÇIK SUÇ DUYURUSU

Kamuoyuna sızan dosyada, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Cumhuriyet Başsavcılıkları acil göreve çağrıldı.

Kapatılan idari dosyanın yeniden açılması istenerek, şüpheli ve olayda sorumluluğu bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca işlem yapılması talep edildi.