Geçtiğimiz haftalarda Kemal Kılıçdaroğlu resmi temaslar için Almanya'ya gitmişti. Resmi dediğime bakmayın, Alman basınına Türkiye'yi kötüledi, toplantılarını da, basına kapalı gerçekleştirmişti…
Neden Kemal Kılıçdaroğlu, Paris'te sarı yelekliler olaylarından sonra Saros'un maşası olan Friedrich Ebert Vakfı'nın programına katıldı? Neden Almanya'da PKK sevici Sevim Dağdelen ve FETÖ'cülerleydi?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Berlin'de terör örgütü PKK destekçisi Alman milletvekili Sevim Dağdelen ile buluşmuştu. Kılıçdaroğlu ardından da Almanya'nın Berlin kentindeki temasları sırasında FETÖ'cülerin olduğu bir toplantıya katılmıştı. Friedrich Ebert Vakfı'nın etkinliğiydi. Hani şu Saros'un maşası olan vakfın. Toplantıya terörist başı Fetullah Gülen tarafından kurdurulan ve Almanya'da faaliyet gösteren Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı ve FETÖ'nün Almanya temsilcisi Ercan Karakoyun da yer almıştı.
Bu cepte kalsın…
Neden CHP'li eski vekil Aytuğ Atıcı, sarı yeleklilerle eyleme katılıp, direniş çağrısı yaptı?
Hendek kazan teröristlere 'arkadaşlarımız' diyen Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yakın arkadaşı "Eğer siz bir çocuğun babasını şehit ederseniz o çocuğun eli yarın bomba tutar" diyen Aytuğ Atıcı'da, geçtiğimiz haftalarda Paris'te, sarı yeleklilerin eylemlerine katılmış ve canlı yayınlar ile insanları direnmeye çağırmıştı…
Bu da cepte kalsın…
Neden FOX TV Ana Haber'de Fatih Portakal, sokağa çıkın çağrısı yaptı?
Geçtiğimiz günlerde, FOX TV Ana Haber'de Fatih Portakal, Fransa'da meydana gelen protestoları ele alarak Türkiye için de benzer çağrıda bulunmuştu. Canlı yayında protesto çağrısı yapan Portakal, "Hadi bakalım barışçıl bir eylemle zamları, doğalgaz zamlarını protesto edelim. Hadi bakalım, yapalım. Yapabilecek miyiz? Kaç kişi çıkacak korkudan endişeden sokağa? Kaç kişi çıkar sokağa Allah aşkına söyler misiniz? Bireysel ve toplumsal muhalefeti baskı altına almaya ve yıldırmaya çalışıyorlar. En doğal hak ama uygulanamıyor. Fransa olmuş, Türkiye olmuş çok da fark etmiyor açıkçası" demişti.
Bu da cepte kalsın…
Neden Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay sokağa çıkarız tehdidinde bulundu?
Yine geçtiğimiz günlerde Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay tehdit gibi sözler sarf etmişti. Atalay, "Böyle ne kadar gider? Önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ne kadar gider? İşte gördük Fransa'da gitmediğini. Üç gün sonra bizim burada görür müyüz görmez miyiz? Bize bağlı!" ifadelerini kullanmıştı.
Bu da cepte kalsın…
Neden Deutsche Welle Türkçe, Gezi'yi tekrar gündeme getirmeye çalışıyor?
Türkiye'de yerel seçimler yaklaşırken, ittifaklar şekillenirken, Deutsche Welle Türkçe kanalında daha iki gün önce, Nevşin Mengü'nün sunduğu programın konusu Taksim Gezi Parkı olayları oldu. Gezi olaylarının sembol isimlerinden Mimarlar Odası Çevre Etki Sekreteri Mücelle Yapıcı konuk oldu. Programda geziyi akladı, pakladı, "Türkiye'nin şansıydı" dedi.
Programda Mengü'nün, "AKM üzerine Abdullah Öcalan'ın posteride asılmıştı onları hatırlıyor musunuz?" diye sordu. Yapıcı da cevap olarak, "Hiçbir şey olmadı vallahi. Gezi öyle bir renkliydi ki, o da vardı, öteki de vardı. Herkes kendi simgesini aldı geldi. Hiçbir şey de olmadı. Yani itiraz büyüdü, şiddet durmadı, itiraz büyüdü. O alan herkesin kendi rengiyle, kendi diliyle, kendi simgesiyle kendini ifade ettiği, şiddetsiz ve barış içinde ifade ettiği bir alan haline geldi. Türkiye'nin şansıydı, insanlar birbiriyle kavga etmeden dövüşmeden birbirini anlamaya çalışıyordu. Empati rüzgarları esiyordu." dedi.
Mengü, "Röportajda bir beyefendi dedi ya, 'Ben inanmıyorum, o kişiler Türk milletinden olamaz. Çünkü Türk milleti böyle yakıp yıkmaz, otobüsleri yaktılar. Sonuçta o otobüsler kamunun malı, parasını biz ödedik' diyor." Yapıcı'da cevap olarak, "Kaç otobüs yakılmış ve neyle yakılmış. Bakın, gaz fişekleri ile yakılmış, Polisin attığı."
Bu konuşmalar üzerine söylenecek çok şey var ancak ben şu soruyu sormak istiyorum: Neden Deutsche Welle Türkçe'de Gezi eylemleri ön plana çıkarmak için röportaj ve programlar yapıldı?
Bu da cepte kalsın…
Geziciler üniversitelerde seminerler düzenliyor!
Geçtiğimiz haftalarda, Pamukkale Üniversitesi'nde sosyal medya hesaplarından açıkça; gezi olaylarını, sözde barış bildirisini destekleyen, devletimize, Cumhurbaşkanımıza katil, cani, hırsız vb. paylaşımları olan ve hain Can Dündar hayranları, Feyza Eyikul ve Burak Ülman ögrencilere seminer verdi.
Bana gelen bilgiye göre, söyleşiyi PAÜ adına organize eden topluluğun danışmanı PAÜ Rektör yardımcısı Erdinç Duru'nun eşi Sibel Duru'dur. Sibel Duru'nun da Gezi destekçilerinden olduğu iddia edilmektedir.
'Başka Bir Okul Mümkün' adı altında başka üniversitelerde de, bu geziciler seminerler vermektedir!
Bu da cepte kalsın…
EYT meselesini zemin yapacaklar!
Peki, bu planı nasıl yansıtmak istiyorlar? Sizlerin de sosyal medyadan takip ettiğiniz gibi 'EYT' yani emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili gruplar kuruluyor ve gitgide büyüyorlar. Bu grupları kuranlara baktığınızda çoğunun marjinal gruplarla bağlantılı olduğu alenen gözüküyor. Tabi, gerçekten masum ve saf düşüncelerle bunların arasına girenlerde var. O kişilere de buradan sesleniyorum, bu yazdıklarımı bir düşünün ve o gruplardan derhal çıkın. Bu konu ile zemin hazırlanıyor olması muhtemel…
Bu da cepte kalsın…
FETÖ'cü sosyal medya hesapları algı yönetimi yaparak, sokağa çağırıyor!
FETÖ'cülerin, örgüt yapısını korumak için kendini gizleme yöntemini sosyal medya hesaplarında da kullanarak sokağa çıkma çağrısı yapıyor. Deşifre olan 100 binin üzerinde ki hesabın, yüzde 75'inin Atatürkçü, yüzde 25'inin ise PKK'lı olarak kendilerini gösterdikleri tespit edildi. FETÖ'cüler, kendi söylemlerini paylaşımlar içine saklıyor. Bu şekilde bilgi kirliliği oluşturarak algı yönetiyorlar. Atatürkçülerle, Apocuları 'solculuk' üzerinden ortak zemine taşımaya çalışıyorlar. EYT ve zamları yalan bilgilerle donatıp, bahane ederek sokağa çıkma çağrısı yapıyorlar.
Daha örnek çok…
Cebimizdekilere bakalım. Bize ne diyor? İkinci bir kalkışma için birileri harekete geçti.
Teyakkuzda olmalıyız! Şunu da unutmamalıyız ki, önümüzde ki yerel seçim, yerelden ötedir…