Takvimler değişti, haneye yeni bir rakam daha eklendi. İnsan bazen durup kendine soruyor: "Ee, ne oldu şimdi?"
Cevabı hiç uzakta aramayın.
O aradığımız mana; karmaşık cümlelerde değil, sevdiklerimize sunacağımız bir buket aromada, tencerenin kapağını kaldırırken duyduğumuz o bir dolu heyecandadır.
Önlüğümüzü takalım. Mutfağa giriyoruz.
Bugün sizinle; o aradığınız huzuru bulacağınız, alışılmışın dışında, meyvelerin rayihasıyla demlenen ama özünde bizden olan, şifalı bir tarif paylaşacağım.
Adı: Şeftali Bahçesi Pilavı.
Bu sadece karın doyurmak için değil; kalbi ve bedeni aynı anda beslemek için tasarlanmış, 4 kişilik özel bir reçete. Kalemi kağıdı ya da daha doğrusu tencereyi kaşığı hazırlayın. Başlıyoruz.
Mutfak Tezgâhındaki Hazırlık (Mise en Place)
İyi bir şef, ateşi yakmadan önce zihnini ve tezgâhını hazırlar. İşte ihtiyacımız olanlar:
· Ana Oyuncu: 2,5 çay bardağı iri pilavlık bulgur.
· Meyve Dokunuşları: Çeyrek şeftali (kabuğu soyulmuş), 1 tam elma (kabuğu soyulmuş, çekirdekleri çıkarılmış ve 4'e bölünmüş), yarım portakal (kabuklu ama varsa çekirdekleri mutlaka ayıklanmış).
· Yeşil ve Kırmızı: 8 dal maydanoz (saplarıyla beraber), 1 tatlı kaşığı domates salçası.
· Sır ve Baharat: 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 çay kaşığı tereyağı, 1 çay kaşığı kajun baharatı.
· Mineral Dengesi: 1.5 çay kaşığı Himalaya tuzu.
· Hayat Suyu: 4-5 çay bardağı sıcak su.
Ateş, Su ve Meyvenin Buluşması
Tencerenin altının tekrar ısınmasına izin verelim. Klasik kavurma yönteminin aksine, tencereye hemen yağ dökmüyoruz; sabırla doğru zamanı bekliyoruz.
Önce 4-5 bardak sıcak suyu tencereye alın ve içinde salçayı güzelce eritin. Ardından bulgurları bu kırmızı suya davet edin.
İşte işin sanat kısmı burada başlıyor.
Tencerenin içine; soyulmuş çeyrek şeftaliyi ve çekirdeklerini temizleyip 4'e böldüğünüz tam elmayı bırakın.
Ardından kabuğuyla beraber yarım portakalı ekleyin. (Burada dikkat; portakalda çekirdek varsa mutlaka çıkarın, yemeğin tadını acıtmamalı). Son olarak o 8 dal maydanozu (saplarıyla birlikte) bütün halde bırakın.
Aromalar patlasın diye 1 çay kaşığı kajun baharatını ve o 1.5 çay kaşığı Himalaya tuzunu serpip tencerenin kapağını kapatın.
Ocağı en kısık ateşe getirin. Sabırla pişmeye bırakın.
10. Dakika Müdahalesi: Aroma ve Parlaklık
Saatinize bakın. Tam 10 dakika geçtiğinde kapağı açın.
Burada seri olmalıyız:
1. Portakalı nazikçe dışarı alın, bir kenarda soğumaya bırakın.
2. Tencerenin içindeki yumuşamış şeftaliyi ve 4 parça halindeki elmayı bir çatalla ezin. Aman dikkat! Bunu yaparken bulgurları zedelemeyin, onları kırmadan meyveleri püre haline getirip aromanın pilava karışmasını sağlayın.
3. Görevini tamamlayan maydanozları artık tencereden alıp atabilirsiniz.
4. Soğuyan portakalın suyunu tencerenin içine sıkın. Kabuğu artık yemeğe acılık verebileceği için, tıpkı maydanoz gibi onu da dışarı almalı ve vedalaşmalıyız.
Ve şimdi sahne sırası yağlarda.
O ışıltıyı, o lezzeti verecek olan 1 tatlı kaşığı zeytinyağını ve 1 çay kaşığı tereyağını tam bu anda tencereye ekleyin. Kapağı tekrar kapatın ve kalan sürede pilav suyunu çekene kadar pişmeye bırakın.
Final Dokunuşu: Şifa Süreci
O belirlediğimiz 15-20 dakikalık sabır süresi dolduysa, şimdi bir şef hassasiyetiyle tencerenin kapağını açın. Yine de tedbiri elden bırakmayalım; tahta kaşıkla tencerenin içinde tam 360 derece tek bir tur attırın. Fazla değil, sadece bir tur.
Kaşığın ucuyla tencerenin tam ortasına bakın; su tamamen bitmiş, pilav "ben oldum" diyor mu?
Eğer cevabınız evet ise, ocağı kapatın. Şimdi bu yemeğin en önemli, en manevi anına geldik.
İki elinizle tencereyi kulplarından sıkıca kavrayın. Tencereyi omuz hizanıza kadar havaya kaldırın.
Bu an, yemeğin metadan şifaya dönüştüğü andır. İçinizden Felak ve Nas surelerini okuyun. Ya da en samimi halinizle; "Bu yemek şifa olsun, yiyenlere sağlık, huzur ve afiyet versin" diyerek iyi temennilerinizi, niyetlerinizi sunun.
Tencereyi omuz hizasında hafifçe sağa ve sola sallayın. Bulgurlar bir silkelensin, yağla parlasın, kendine gelsin.
Sonra yavaşça tezgâha veya (kısa süreliğine) ocağın üzerine bırakın. Kapağını kapatın. Demlenmesine izin verin.
Şeftali Bahçesi Pilavı, sadece bir yemek değil, bir niyetin sofraya yansımasıdır.
Afiyet, şifa ve rahmet olsun.