Selam, barış mesajımızdır

Bismillahirrahmanirrahim…
“Selamün Aleyküm” Medeniyetimizin ihtişamıdır I Sevgili kardeşlerim, bu sohbetlerimizde “Selamımızın evrensel bir barış mesajı” olduğu gerçeğini açıklamaya çalışacağız. Selamımızın iki ana özelliği vardır. Bunlardan biri selam sözcüğünün içerdiği barış anlamı, bir diğeri de bizim selamımızın Allah’ın es-Selam ismini içermesidir. Selam sözcüğü ‘Sin, Lam, Mim’ kökünden gelir. Bu kökün anlamı güven, barış ve kurtuluştur; güvene, barışa ve kurtuluşa erme ve erdirmedir.
DİNİMİZDE BARIŞIN ÖNEMİ
Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’in Bakara suresinin 208. ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Topyekûn barışsever olun / barışa yönelin, sizi çatışmalara sürükleyecek olan şeytanın adımlarını izlemeyin. O, sizin için apaçık bir düşmandır.”
İnsanî, bir diğer anlatımla İslamî bir hayatın oluşabilmesi ve yaşanabilmesi için barışın hayatımıza egemen olması gerekir. Bunun içindir ki dinimiz, haklar ve özgürlüklere saygıyı, hukuki ve sosyal adaleti emretmektedir. Barış için özel olarak belirlediği ve sonuncusu Muharrem olan dört haram ayın içinde barış etkinlikleri ve anlaşmalarına yer verilmesini öğütlemektedir.
Sözünü ettiğimiz dört ay Kur’ân-ı Kerim’de ‘Erbaatun hurum’ olarak nitelenir (Tevbe 36). Bu ayların birincisi Recep ayıdır. Diğerleri de Zilkade, Zilhicce ve şu anda içinde olduğumuz Muharrem aylarıdır.
BARIŞ MESAJLARINDAN BİRİ DE SELAMLAŞMADIR
Yüce dinimiz, barış için her zaman, her yerde ve her bir fertle karşılaşırken ve ayrılırken barış mesajları vermeyi emretmektedir. İşte bunun içindir ki kelime ve içerik olarak barış olan İslam dini, selamlaşmayı erkekler ve de kadınlar için görev haline getirmiş ve selamlaşma için barış anlamına gelen “Selâmün aleyküm veya es-Selâmü aleyküm” şeklindeki söz dizilerini belirlemiştir.
SELAMLAŞMA İLE İLGİLİ KUR’ÂN ÂYETLERİ
Rabbimiz Kur’ân’da şöyle buyurur: “Ey inananlar! Başkalarının evlerine, sahiplerinden izin alıp onlara güzelce selâm vermeden girmeyin. Bu, sizin için, içeriye izinsiz girip ev halkını rahatsız etmekten çok daha iyidir. İşte Allah, size bu gibi görgü ve edep kurallarını öğretiyor ki, belki düşünüp öğüt alırsınız.” (Nûr 27)
Kur’ân-ı Kerim’de selamlaşma ile alakalı bir diğer âyetin anlamı da şöyledir: “Size selam verildiği zaman, verilen selamdan daha güzeli ile karşılık verin veya aynısıyla mukabele edin. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla hesap edendir.” (Nisa 86)
SELAMIMIZ “SELÂMUN ALEYKÜM” ŞEKLİNDEDİR
Selam mutlaka Selamün aleyküm veya es-Selamü aleyküm şeklinde Allah’ın es-Selam ismini içine alacak ifadelerle verilmelidir. Bu gerçeği İmran b. Huseyn isimli sahâbinin anlatımından anlayabiliyoruz. O şöyle anlatıyor: – İslam öncesinde ve İslam’ın ilk yıllarında biz birbirilerimize “Allah sevdiklerinle seni mutlu etsin veya hayırlı sabahlar şeklinde” iki türlü selam verirdik ama İslam gelince biz bu şekilde selamlaşmadan men edildik ve bize öğretildiği şekilde selam vermekle emrolunduk.
Peygamber Efendimiz bu konuda bizleri şöylece uyarmışlardır: – Biz Müslümanlardan başkalarına benzemek isteyenler bizim çizgimiz üzerinde değildirler. Sakın ha Yahudilere ve Hristiyanlara benzemeyiniz. Yahudilerin selamı parmaklarla, Hristiyanların selamı ise avuçlarla işarette bulunmaktır. Siz böyle yapmayın. Selamün aleyküm veya es-Selamü aleyküm şeklinde selam verin.
İSLAMÎ SELAMIN ÖZELLİKLERİ
Aziz kardeşlerim, Selamün aleyküm şeklindeki selam şekli evrenseldir. Yani bütün peygamberlerin tebliğlerinde yer almaktadır. Mesela Tevrat şeriatında da aynen geçer. “Selamün aleyküm”, İbranice de bir selamlaşma şeklidir ve Tevrat’ın yaradılış kitabının 43. babının 23. biriminde aynen Selamün aleyküm şeklinde yer almaktadır. Buradan hareketle, peygamberlerin tebliğinde “selam” sözcüğünün veya ona eşdeğer “barış” anlamına gelen ifadelerin kullanıldığı söylenebilir.
SELAM VERME HEM HAK HEM DE GÖREVDİR
Selam, Aziz Peygamberimizin dilinde Müslümanların birbirlerine karşı hak ve görevlerinden biri olarak açıklanmıştır. Aziz Peygamberimiz şöyle buyurur:
– Müslümanların birbirlerinin üzerindeki hakları altıdır: Hastalandıklarında ziyaret etmek, aksırdığı ve elhamdülillah dediğinde Allah sana merhamet etsin demek, öğüt istediği zaman öğüt vermek, davet ettiği zaman bir engel yoksa icabet etmek, nefsin için istediğini mümin kardeşin için de istemek ve karşılaştığında selam vermektir.
Peygamberimiz bir sözlerinde şöyle buyurmuşlardır: “Barış içeren selamımızı vermeden söze başlayan kişiye oturma izni ve de cevap vermeyiniz.”
YALNIZCA TANIDIKLARIMIZA SELAM VERMEK HATADIR
İslamî bilgi ve bilinç yoksunu olduğumuz için genelde yalnızca birbirlerini tanıyan Müslümanlar selamlaşıyorlar. Oysaki konuşmamızın başlangıcında aktardığımız hadisi hatırlayacak olursak, Peygamberimiz, bize sevap kazandıracak ve aramızda barışı ve sevgiyi yaygınlaştıracak olan selamın yalnızca tanıdıklarımıza değil, tanımadıklarımıza da verilmesi gereğini ihtar etmektedir. Oysaki böyle olmamalı, hiçbir Müslüman hiçbir Müslümanı dışlamamalıdır. Farklı kültürel düzeylerde olabiliriz, ama görevimiz tanıdığımız ve tanımadığımız bütün Müslümanlara selam vermek olmalıdır. Zaten Peygamberimiz efendimiz bir hadislerinde, her Müslüman’a selam vermemeyi Kıyamet alametlerinden biri olarak zikretmiştir. Bir diğer anlatımla toplumsal çöküşün alametlerinden biri olarak nitelemiştir. Müslümanlar kendi toplumlarında dahi kamplara ayrışırlarsa bu büyük bir fecaat olmaz mı?
SELAM, BİR NİŞAN, BİR PAROLADIR
Müslümanlar arasında Selamün aleyküm veya es-Selamü aleyküm şeklinde selam verildiğinde, selam kişiyi tanıtıcı bir nişan bir parola olur. Çok farklı dillerde konuşan Müslümanlar ancak İslamî selam ile tanışıp kaynaşırlar.
Bu arada ifade etmiş olalım, “Selam” sözcüğü Arapçadır; ancak selamımız Türkçedir, selamımız Kürtçedir, selamımız İngilizcedir, selamımız Fransızcadır, selamımız insanca ve İslamcadır. Yani hangi ırka mensup olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun Müslümanın ezanı gibi, cemaat namazlarında okunan Fatiha sûresi gibi selamı da evrensel niteliktedir. Dünyanın neresine giderseniz gidin Müslümanlar birbirine böyle selam verirler veya böylece selam vermelidirler.
Bu arada tekrar değinmiş olalım, günaydın ve merhaba şeklindeki selamlar İslam’ın öğretip öğütlediği/emrettiği barış ve dua nitelikli selam değildir. Bu sebeple Müslümanlara sadece Selamün aleyküm veya es-Selamü aleyküm şeklinde selam verilir. Gayrimüslimlere bu şekilde selam verilmez.
İslami nitelikli olan selamımızı almayan insanlara da Selamün aleyküm şeklinde selam verilemez. Onlara medeni bir toplum insan olarak kendilerinin kullandığı selam biçimiyle günaydın, iyi akşamlar veya merhaba şeklinde selam verilebilir veya baş ve el işaretiyle selam verilebilir.