Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Lübnan iç savaşının yıl dönümü arifesinde yaptığı açıklamada, "Dış destek arayan ve bu desteğin yardımdan başka bir amacı olmadığını düşünen herkes yanıldı ve kendilerini kendilerinden çok daha büyük bir oyunun içinde buldular." dedi.
İsrail saldırılarının sebep olduğu acılara değinen Selam, "Lübnan'ın güneyinin bir daha korku, yıkım ve gelecek kaygısı karşısında yalnız bırakılmayacağını vurgulamak ulusal görevimizdir. Tüm Lübnan'ın korunması gibi, güneyin korunması da ancak tek, güçlü ve adil bir devlet aracılığıyla sağlanabilir." ifadelerini kullandı.
Saldırıları durdurmak, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini sağlamak ve yerinden edilenlerin topraklarına geri dönmesi için çalışacaklarını belirten Selam, güçlü bir devlet inşa etmek için birlik ve beraberlik çağrısı yaptı.
Selam, ulusal birliğin bir zorunluluk olduğuna vurgu yaparak, Lübnan halkını birleştiren hususlara bağlı kalınması gerektiğini belirtti.
Lübnan iç savaşı
Beyrut'taki Aziz Maruni Kilisesi önünde 13 Nisan 1975'te Filistinli mültecileri Tel ez-Zater Kampı'na taşıyan otobüse, Hristiyan Falanjist milisler tarafından düzenlenen silahlı saldırıda kadınlar ve çocukların da aralarında bulunduğu 27 Filistinlinin hayatını kaybetmesi, iç savaşın başlangıcı olarak kabul ediliyor. Ülkede, siyasi-mezhepsel ayrışma ve silahlanmanın eklenmesiyle olaylar 15 yıllık bir iç savaşa dönüştü.
Lübnan'daki farklı din ve mezhepleri karşı karşıya getiren iç savaş, 1989 yılında Suudi Arabistan'ın Taif şehrinde, imzalanan Taif Antlaşmasıyla sona erdi ancak antlaşma etkin olana kadar gruplar arasında çatışmalar bir süre daha devam etti.
Ülkede, 1975-1990 yıllarında süren iç savaşta 150 binden fazla insan hayatını kaybederken, yüz binlerce kişi yaralandı, bir milyondan fazlası da ülkesini terk etmek zorunda kaldı.