Bu yazımda sizleri güzel bir gönül ile özel bir insanla tanıştıracağım.
O küçük yaşta geçirdiği bir çocuk felci nedeniyle bedeninin boynundan aşağısını kullanamadığı halde engellere meydan okuyan bir hayat kahramanı. O kutlu gayesinin önündeki bütün engel, mazeret ve meşakkatleri yerle bir eden azim ve umut pehlivanı. O kendisini tanıyan herkes için ALLAH Teala’nın büyük bir ihsanı ikramı.
O Mersin’in şirin ilçesi Aydıncık sakinlerinin papatya sultanı.
İŞTE O KAHRAMAN...
Adı Nuriye Kısa...
Memleketi Aydıncık.
Yatağa bağımlı fakat bütün varlığıyla hayata sımsıkı bağlı sıra dışı bir hanımefendi. Hayatı ve mücadelesi kitap olmaya namzet örnek bir şahsiyet.
BAZI ÖLÜMLER İNLETİR
Her ölüm lisan-ı haliyle insana çok önemli şeyler anlatır. Öyle ölümler vardır ki, insanı hüngür hüngür ağlatır. Öyle ölümler de vardır ki; insanı hem ağlatır, hem de inletir.
Gayret ve metanetle dolu dolu hayatı, örnek şahsiyeti, özgün fikriyatı ve takdire şayan hizmetlerini düşündüğümde Nuriye Kısa hanımefendinin dar-ı bekaya irtihalinin 7’den 77’ye bütün bir şehri inlettiği ve uzun yıllarda inleteceği kanaatindeyim.
DERT, GAYRET, İBRET...
Nuriye Kısa hanımefendinin hayatını şu üç kelime ile özetlemek mümkün.
Dert, gayret, ibret...
O, hayatı boyunca dertlerin en soylusuyla dertlendi.
Evet... Onun bir derdi vardı bin dermana değişmediği...
Etrafındakilerin hidayet ve saadet içinde yaşamaları...
Bir gayret timsaliydi o... Hastalığından dolayı bedeninin bir çok azasını kullanamadı. Fakat iki azasını çok güzel değerlendirdi. İyiliklerle dolu bir kalp ve onları hayata hakim kılmak için biteviye çalışan bir kafa...
“Bu halimle ben ne yapabilirim” demedi. Mutlaka benimde yapabileceğim bir şeyler vardır dedi ve yapabileceklerinin en güzelini yaptı.
Okula gidemedi, fakat odasını bir okula dönüştürdü. Onun okuma, yazma, öğrenme, azim ve öyküsü herkes için nice dersler ve ibretlerle dolu. Fatma Baloğlu isimli fedakar bir öğretmen her gün evlerine gelip Nuriye Kısa hanımefendiye okuma yazma ve diğer temel bilgileri öğretiyor. Fatma hanımın derdi ile Nuriye Kısa hanımın gayreti birleşince ortaya müthiş bir başarı öyküsü çıkıyor. Okuma ve yazmayı öğrendiği günden son nefesine kadar Nuriye Kısa hanımefendi aşk ve azimle hep okudu. Kitaba ve kaleme tutundu. Kitap sevgisinin tadı ona bütün acılarını unutturdu.
Bir ilkokul diploması bile olmadı. Fakat o kendisini seven ve tanıyan herkesin öğretmeni oldu.
TEK BAŞINA BİR STK
Evet... Nuriye Kısa hanımefendi tek başına bir STK idi. Hayatı boyunca şehrini dokudu , insanlarına dokundu. Şehrinin kültürel gelişimine destek olmak için bir derneğin kuruluşuna öncülük etti. Nice Uzman psikologlara taş çıkartırcasına hemşehrilerinin sorunlarını dinledi, dertlerine ortak oldu. Üniversite öğrencisi yoksul gençlere burs temin etmek için nice kermesler organize etti.
İşi olmayanlara iş, eşi olmayanlara eş aradı durdu. Yetim, öksüz, kimsesiz ve çaresiz nice gençlere çeyiz yardımı yapabilmek için aktif çevresini harekete geçirdi.
O küçücük odası hayatı boyunca nice büyük sorular, sorunlar, hizmetler ve hedefler için doldu doldu boşaldı.
SOLMAYACAKSIN…
Merhume papatyayı çok severdi.
Bundan dolayı Aydıncıklılar ona papatya derler ve kendisine hep papatya getirirlerdi. Ecel rüzgarlarının boynunu büküp dünya bahçesinde rengini soldurduğu papatya, solmanın olmadığı başka bir dünyada yeniden açmak üzere sevenlerinin duaları ve gözyaşlarıyla toprakla buluştu.
Ey papatya…
Yolun açık, menzilin mübarek, mekanın cennet olsun...
Sen ki toprağı aştın, insanlara ulaştın, gönüllerde açtın.
Hatıralarınla hatırlarda yaşayacaksın...
Solmayacaksın...