Herhangi bir fiil art niyetle, kötülükle yapıldığı vakit güzelde olsa çirkinleşiyor! Şimdi yürümek fiili kainat şeytanı FETÖ ve alçak küffarın arzusuna göre Gerçekleştiği için çok kirli. Ankara'dan İstanbul'a yolların canı çekiliyor…
Ey Adalet için yürüyenler: Kanla beslenen Batı'nın, çükür Amerika'nın, insanlığın baş belası Siyonizm'in hiç umurunda değil sizin adalet için yürümeniz! Alçak fikirleri size çektirip, kafa yaptırıp, sizi yollara saldılar… Şimdi yürüyorsunuz… Sonra sizi yürütenler emellerine tam kavuştuklarında yürüdüğünüz toprakları bölmek isteyecekler... Zaten onlar bu numaraları hep yapıyorlar; adalet, özgürlük, diktatör, baskı-zulüm vs. Onlarda oyun çok; devletleri parçalamak için, yutmak için, tek yaptıkları yalan. Eeee inanan aveller de olunca hedeflerine ulaşmak kolay oluyor. İşte Ortadoğu ve Arap kardeşlerimiz… Yalana kanmakta ne var ki; yeter ki damardan olsun; adalet olsun, özgürlük olsun…
12 Eylül öncesi öldürülen solcu kardeşler şimdi yaşasaydılar, bütün samimiyetimle derim ki; Ak partili olurdular…
"Neden mi?"
"İşte özgürlük, işte adalet, işte insan hakları… 15 yılda gelinen yer tam da bizim eskiden hayal ettiğimiz şeylerdi. Üstelik üretmeye başlamışız"
Eski solcularda vatan sevgisi vardı; yoksulun yanında, garibanın yoldaşı idiler… Şimdikiler ne karın ağrısı belli değil. Vatan diyorlar, teröristle kol kola geziyorlar… İnsan hakları diyorlar, kendilerinden başka hiç kimseye özgürlük tanımıyorlar... İşçi kardeşim, yoksulum diyorlar, bir ailenin 10 günlük mutfak masrafını şişelerin dibine dibine vuruyorlar…
Geçmiş zamanlarda, adanın biri eliyle işaret ederek:
"Bu ne keçi, ne de koyun. Bu bir Allah'ın belası; geleni soyuyor, gideni soyuyor... Şimdi bu yürüyen arkadaşlar, vatan sevdalısı desen değil, milletten yana desen değil. Tek dertleri; gerçek vatansever, gelmiş geçmiş en iyi devlet adamlarından biri olan Erdoğan başımızdan gönderilsin, ayağı kaysında ne olursa olsun modundalar…
Cumhuriyeti biz kurduk, der bu cumhuriyetin ayakları altına muz kabuğu koyanları memnun etmek için ellerinden geleni yaparlar…
Yürüyün kardeşim yürüyün!… Sağlıkla sıhhatle yürüyün!… Ama unutmayın; gerçek vatanseverler ve iman edenler, bu topraklar için, ölümüne yürüyorlar... Keşke sizde biraz bu toprakları ve içinde yaşayan her canlıyı samimi sevseydiniz. Hayat zevkten, sefadan, fesatlıktan ibaret değil…
Ey yürüyen arkadaşlar:
Bakın gerçek yürüyenler; Çanakkale'de, Malazgirt'te, Dumlupınar'da… Emperyalist ve ibne batının oyununa gelmeden memleket için gerçekten yürümüşler ve şahadete yelken açmışlar…
Siz keşke, çukur Amerika ve kanlı batı istediği için, kainatın şeytanı istediği için yürümeseydiniz, vatan hainleri için yürümeseydiniz ve haçlılara ve onların gerçekten adaletsiz dünyalarına başkaldırı için yürüseydiniz, bu millet sizi muhabbet ve dua sağanağına tutardı… Ve de Sizi İstanbul'da Erdoğan muhabbetle karşılardı… Ama heyhat ne fayda çok çirkin gayeler için yürüyorsunuz ve yolları öyle kirlettiniz ki.