Serada Ürünlerinin Tüketilmesi Sağlıklı mı?

Ülkemizde örtü altında (Seralarda diye de okunabilir) 2024’te 8.98 milyon ton olan üretimin %90-95’ini sebzeler ve %5-10’nunu meyveler oluşturmaktadır.

Sera ürünlerinin pazar payının (Türkiye sebze üretiminin %25’i) her geçen gün artması bazı tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bu tartışmalardan en önemlileri sera ürünlerinin insan sağlığına olan etkileri ve perakende fiyatlarının yüksek olmasıdır.

Ekonomi

Bu ürünler tamamen mevsim dışında veya turfanda olarak üretildiğinden perakende fiyatları normal mevsimdeki fiyatlarından 6-8 katı kadar daha yüksek olabilir. Örneğin 2025 yazında domatesin 1 kg’ının perakende fiyatı yaz mevsiminde 10-15 TL iken şu günlerde (2026 Şubat) 80-100 TL’ye yükselmiştir. Havuç, turp vs. kışlık sebzenin ise üretim mevsimi olduğunda 1 kg’ının fiyatı 25-35 TL kadardır.

Besin maddelerinin bazıları bakımından daha zengin olan mevsiminde üretilen sebzelerin yerine yüksek perakende fiyatı olan sera sebzelerin tüketilmesi ile nasıl bir fayda beklenilmektedir?

Sebzelerin mevsiminde tüketilmesi daha ekonomik bir davranış olacaktır.

Sağlık

Sera ürünlerinin tüketiminin sağlıklı olup olmadığı sıkça tartışılmaktadır. Tartışmalar hormon kullanımı, tarımsal ilaçlar ve bitki beslemesinde kullanılan kimyasallar (gübreler vs) konusunda yoğunlaşmaktadır. Bu tartışmayı yapanların konunun uzmanı olmamaları da sorunu daha karmaşık hale getirmektedir.

-Hormon Kullanımı: Geçmiş yıllarda sera üretiminde döllenmeye yardım amacıyla hormonlar yaygın olarak kullanılmıştır. Bu durum kamuoyunda sera ürünlerin tüketilmesinin sağlık üzerinde olumsuz etki yapabileceği iddia edilmişti. Ancak günümüzde bambus arılarının kullanımı hormon kullanımını oldukça azaltmıştır.

-Tarımsal İlaçlar: Aynı seralarda aynı ürünün (Ör. Domates) yıllarca yetiştirilmesi (monokültür) yoğun bir hastalık/zararlı sorununu ortaya çıkartmaktadır. Çözüm olarak sera üreticileri hastalık/zararlı mücadelede tarımsal ilaçları sıkça kullanmaktadır. Son yıllarda Gıda ve Tarım Bakanlığı elemanlarınca sera üreticilerine yönelik bitki koruma ürünlerinin (BKÜ) uygulanması eğitimin verilmesi, BKÜ’nün reçeteye bağlanması, uygulanması için belge istenmesi ve biyolojik mücadele yapan üreticilere destek verilmesi gibi tedbirler gereksiz ilaç kullanımında önemli bir kontrol sağlamıştır. Ayrıca, Bakanlığın hasat öncesinde seralarda, hasat sonrası paketleme birimlerinde ve perakende satış noktalarında (market vb.) sıkı denetimi tüketici sofrasına kadar gelen pestisit (tarımsal ilaç) kalıntıları önemli ölçüde azaltılmıştır.

-Bitki Beslemesinde Kullanılan Kimyasallar (Gübreler vd.): Seralarda monokültür ve birim alandan elde edilen yüksek verim nedeniyle yoğun bir bitki besin maddesi kullanılmaktadır. Bu besinlerin tüketilen kısımlarda birikmesi sonucu tüketenlerin sağlığını olumsuz etkileyeceği iddia edilebilir. Ancak bu iddiaların gerçekliği çok düşüktür.

Riski

Birçok tüketici ve bazı uzmanlar (!) sera sebzelerinin tüketiminin sağlık üzerine riski olduğu düşüncesindedir. Bu düşünceyi taşıyanların önemli yanlışlığı; sera sebzelerinin yeterli güneş ışığı, sıcaklık vs. eksikliğinden ortaya çıkan gelişme ve kalite sorunlarını (renk açıklığı gibi) hormon/tarımsal ilaç kullanımı ile izah etmeye çalışmalarıdır. Örneğin domates meyvelerinin yaz aylarındaki gibi aromalı ve kırmızı renkte meyveleri olması için günde 6 saat yoğun güneş ışığına maruz kalması gerekir. Bu şartlar olmadığında rengi daha açık, asitliği yüksek domatesle oluşmaktadır. Sera ürünlerin erken hasat edilmesi de kalite düşüklüğünün bir başka nedenidir.

Tüketicilerin mevsimindeki kalitede ürünleri sera ürünlerinden bekleyerek değerlendirme yapmaları doğru değildir. Yine geçmişte sera üretiminde yoğun girdi kullanımına bağlı hormon/ilaç kalıntısı sorununun günümüzde her üründe var olduğunu düşünmeleri de önyargılı bir yaklaşımdır. Tüketicilerin ürün kalitesi ve güvenliği konusunda hassas olmaları; ürünler ile ilgili laboratuvar sonuçlarını dikkate almaları gerekir.

Sonsöz: Mevsiminde ürün tüketimi en güvenilir tercihtir.