Dünyanın gündemi ne olursa olsun, Türkiye içinde CHP’liler mutlaka kendilerini konuşturuyor. Ya birbirlerini şikayet ettikleri yolsuzluk dosyaları ile, ya aldıkları devasa rüşvetlerle, ya tuttukları metreslerle yahut mutlak butlanla… Mahkeme, CHP’nin 38. Kurultayını iptal etti. Sonraki kurultayları da yok saydı. Kılıçdaroğlu göreve başladı.
CHP mahkeme kararı konusunda Yüksek Seçim Kurulu’na başvurdu. Bu demektir ki birkaç ay daha CHP ile yatıp kalkacağız. Bir gazeteci Özgür Özel’in özel kalem müdireleri ile ilişkisini anlattı, Özel’en tık yok. İnkar etmiyor, edemiyor. Görünen o ki bunca rezillik yetmezmiş gibi “Atatürk’ün Partisi” dedikleri CHP’yi daha bir kuşa çevirecekler.
Ekim Partisi adını verdikleri yeni parti kurulması da gündemde. Ekim, Ekrem İmamoğlu’nun isim ve soy isminin ilk harfleri. Yolsuzluk, rüşvet ve irtikatptan yüzlerce yıl hapis cezası ile yargılanması yetmiyormuş gibi hala siyasi pişkinliği devam ediyor. CHP’nin para ile satın alınması mahkeme kararı ile tescillendiği ve kodese tıkıldığı halde hırsını frenleyemiyor.
***
İsrail’in ABD’in gözetiminde Irak’ta kurduğu gizli üsleri ve havaalanlarını Amerikan medyası ortaya çıkardı. Bu gerçek de İran cephesinden Türkiye’ye fırlatılan hirepsonik füzeler hakkında bize fikir veriyor. Şeytanlığa bakar mısınız? İsrail, Irak’ta ABD ile ortak üs kuruyor, Türkiye’ye roket fırlatıyor. Sonra herkes bu roketlerin İran’dan geldiğini zannediyor.
Türkiye ile İran’ı savaştırmak için kurulan şeytani tuzak akıllara durgunluk verecek boyutta. O yüzden Netenyahu şeytanının bir an önce bertaraf edilmesi şart. İsrail, İran’ın bütün üst düzey yöneticilerini suikastle yok etti. Suikast konusunda tarihte eline su dökülemeyecek kadar tecrübeli olan İran ise katillerine misliyle karşılık veremiyor, hiçbir şey yapamıyor.
Sumud filosu ile Filistin’e ulaşmaya çalışan dünyanın farklı ülkelerinden gönüllülerin kahramanlığı bir nebze olsun gönlümüze su serpiyor. Bu gönüllülerin dikkat çektiği en önemli nokta ise İsrail’in Akdeniz’in uluslararası sularını babasının çiftliği kullanması... İsrail, sivil ve silahsız Sumud gönüllülerini Askeri operasyonla tutuklayıp zulmetti, işkence etti.
***
Dünya kamuoyunun baskısı sonuç verdi, Sumud filosu gönüllüleri üç uçakla İstanbul’a ulaştı ama çoğunun ya kaburgası kırılmış ya sakat bırakılmış ve hastanelik edilmişti. İsrail’in aleni zulümlerine karşı Türkiye öncülüğünde İslam ülkelerinin tedbir alması şart. Bu konuda sadece İsrail hükûmeti ve bakanları değil halkının çoğunluğu da suçlu. Hepsi soykırım zihniyetinde.
Yakın zaman önce İsrailli askerlerin Filistinli bir esire işkence ve tecavüz ettiği anlar kameraya yakalanmıştı. Kurbanın bağırsakları yırtılmış; anüsünde ve akciğerlerinde ağır hasar, kaburgalarında kırıklar oluşmuştu. İsrailliler “tecavüz hakkı” için sokaklara döküldü, bakanlar tecavüzcüleri savundu, tecavüzcülerden biri televizyon yıldızı oldu!
Geldiğimiz noktada ise İsrail mahkemesi tüm suçlamaları düşürdü. Bu soykırımcı zihniyet sadece Siyonist hükûmetin değil, İsrail halkının ortak görüşü. İsrail terör devletinin zulümleri Gazze, Lübnan ve İran’ın yanı sıra, Batı Şeria’daki Filistin topraklarında da aralıksız devam ediyor. İslam dünyası birlik olup masaya ve sahaya yumruğunu vurmadıkça da devam edecek.