GEÇTİĞİMİZ cumartesi Galatasaray takımı, Fenerbahçe takımını yenerek şampiyon oldu. Genci, yaşlısı birçok insan sokaklarda, caddelerde sevinç içinde gösteriler yaptılar. Diğer mağlup olan takımın taraftarları büyük bir hayal kırıklığı yaşadı ve bazıları evlerine dönerken şiddet içeren eylemlerde bulundu. Bazı dükkanların camları kırıldı, iki takımın tarafları birbirleriyle ağız dalaşına girdi. Peki, ne için? Altı üstü bir futbol oyunu için mi? Elbette ki hayır, keşke bu kadar basit olsaydı.
İnsanlar ezelden beri şiddet uygulamak için çeşit çeşit uygulama alanları oluşturmuşlardır. Bu bilinen bir şeydir. Savaşlar, bazı taraftar oyunları, çeşitli yarışlar aslında insanların bilinç dışında yer alan şiddet duygularının ortaya çıkmasını sağlayan yegane eylem alanlarıdır. İnsanların sanki kendi tercihleriymiş gibi gösterilerek, bir şekilde şiddet içeren ortamların içine sürükleniyor olmaları kaçınılmazdır. Mesela birçok insanın masumane futbol izlemeye değil de, içindeki öfkeyi kusmak için maçlara gittiğini biliyor muydunuz?. Basit bir oyun sayesinde insanların var olan öfkelerinin boşalımı bu tarz ortamlarda sağlanıyor. Hem de meşru dairede gibi de toplumlara sunuluyor.
İnsanlar gönüllü olarak bilet alıyorlar ve maçlara gidip, avazları çıktığı kadar bağırıyor ve sonra da yetmiyormuş gibi birbirlerini dövüp, esnaf dükkanların camlarını kırıp, zarar verici eylemlerde bulunuyorlar. İnsanlığa yakışmayacak davranışlar ön plana çıkıyor böylece. Basit bir oyun, etrafa korku saçan bir tür korkutucu eyleme dönüşüveriyor. Bu eylemler başka türlü yerlere hizmet edecek şekilde konumlandırılamaz mı? Elbette konumlandırılabilir. Her türlü eylem bir enerjiden yola çıkarak kendini ortaya koyar. Bu bir fizik kanunudur. Milyonlarca insanın bir araya gelerek üretmiş olduğu enerji düşünülemeyecek ölçüde büyüktür. Kontrollü bir şekilde kullanıldığı zaman öfke ve şiddet içeren eylemlerin çok sağlıklı ve güvenilir ortamlarda kullanılabileceği malumdur.
Öfkenin bastırılması, bir yerlerde şiddete döner. Fakat bastırılmadan başka bir alana yönlendirilmesi, ruh sağlığının gelişmesine ve iyileşmesine destek verir. Bir örnek vermek gerekirse, kurban bayramında, hayvanların kurban edilmesi, birebir bu durumun yaşanması şiddet içeren bir davranışın olumlu ve meşru dairede uygulanmış halidir. İnsanlar meslek seçerken cerrahlık, kasaplık, gibi mesleki alanlara yönlendirilerek bu tür duygularını kontrol etmeyi öğrenebilirler.
Konuyu, basit bir örnekle sonuçlandırmak istiyorum. Göllerin barajlar kurularak faydalanılır hale getirilmesi bilinen bir durumdur. Kışın yağmur ve kar yağışlarının yoğun olduğu ve yakın çevresinde göllerin olduğu beldeler ve köyler vardır. Bu göllerde su oranı yükselince, civar yerler sular altında kalabilir diye baraj gölleri yapılır. Bu sayede göldeki suyun akış yönü kontrol altına alınırken aynı zamanda da, suyun akış hızından enerji üretilir. Barajlar sayesinde zarar verebilecek durumların önü alınırken, enerji üretimi sayesinde elektrik üretimi de sağlanmış olur. Sonuç olarak baraj gölleri sayesinde, içindeki suyun taşmasına engel olunabiliyor. Neden insanların da içindeki şiddet duygularına güzel bir yön verilip, taşkınlıkları kontrol altına alınamasın ki?
Tek ki önümüzde izleyebileceğimiz, model alabileceğimiz, uygulama alanı yüksek,
faydalı ve güzel yol haritaları olsun.