Lafı uzatmaya gerek yok!
Herkesin aklında aynı soru var: Bundan sonra Venezula’ya ne olacak?
Az çok dünya siyasetini takip eden biri olarak şunu diyorum;
Siz Venezuela’yı boşverin! Asıl ABD’ye ne olacak?
Üstünde yattığı petrolden ve bilumum kıymetli madenden yararlanamayan Venezuela devleti ABD ile restleşmesinde en fazla başkanını kaybedebilirdi, onu da kaybetti. Şu saatten sonra kaybedecek bir şeyleri olan varsa, o da ABD…
Muhtemel senaryo da şöyle:
ABD, Venezuela’nın başına kukla bir başkan getirmek isteyecek. Zaten Trump bunu açık açık söyledi. Akıllardaki ilk aday Nobel’le parlatılan Maria Corina Machado.
Kendisi ülkeyi ABD’ye teslim etmeye pek hevesli. Bugünkü hadiseden sonra İsrail’e selamı da çaktı. Daha iyi bir kukla bulmak zor, ama ABD onu seçmezse bu şaşırtıcı olmaz.
Hem asıl mesele kuklayı bulmak değil, yerine koymak…
Venezeula halkı Maduro’nun kaçırılmasının egemenliklerine bir saldırı olduğunun farkında. Bu sebeple ABD desteğiyle kim gelirse gelsin halk karşı çıkacak. Hatta ordunun ve siyasetin içerisinden de karşı duranlar olacak.
İşte kritik ayrım tam da burada!
Hem Venezuela hem ABD hem de dünya için…
ABD ya siyaset ve ordudaki karşıt sesleri sindirecek ya da Venezuela iç savaşa gidecek.
İç savaş çıkarsa burası ABD’nin başına Ukrayna olur.
Ukrayna’nın Rusya’yı oyaladığı gibi Venezeula da ABD’nin parasından, zamanından ve gücünden yer.
Diğer seçenek ise ABD’nin Venezuela’ya kara birliklerini çıkarması…
O zaman da kendini bir gerilla savaşının içinde bulacak. Ki bu epey yıprattırıcı bir savaşma şekli. Özellikle meskun mahalde tecrübesi olmayan ABD ordusu için.
Birileri ABD ordusunun Afganistan’dan tecrübeli olduğunu düşünebilir, ancak oradan bir zafer çıkmadığı gibi oradakiler de emekli oldu. Geriye 350 milyonluk ABD nüfusunu derinden sarsan kocaman bir travma kaldı.
Özetle; ABD içerideki hainlerin yardımıyla (Reuters’a konuşan kaynaklar da böyle dedi) Maduro’yu kaçırmış olabilir. Ama ayak basmadığın yer senin değildir.
Eğer kukla oyunu tutmazsa ABD’nin gediği daha çok açılacak. Sadece Venezuela’da değil; Pasifik’te, Karadeniz’de ve Orta Doğu’da daha fazla taviz vermek zorunda kalacak.
İşin ucu YPG’ye de İsrail’e de dokunacak.
Yani şu saatten sonra ABD’nin hata yapma lüksü yok.
Ve Beyaz Saray’da zafer şarkıları için henüz çok erken…