Nüfusunun büyük çoğunluğu Ezidi olan
Şengal’in/Sincar PKK’nın kontrolüne geçme hikayesi oldukça enteresandır.
2014 yılında bir gecede DEAŞ’ı Sincar’a yönlendirdiler.
DEAŞ’ın yöneldiği yerlerde ciddiye alınabilecek hiçbir çatışma yaşanmazken DEAŞ,
Batı’ya koz vermek, İslam’ı karalama fırsatı vermek için Müslüman olmayan diğer
azınlıklara olduğu gibi Sengal’de de Ezidileri vahşice öldürdü, kızlarına
musallat oldu.Fotoğraflama işini bitirdikten sonra ABD öncülüğündeki güçler DEAŞ’ı
Şengal’den çıkarıp oraya PKK’nın yerleşmesinin önünü açtı. Tam o günlerde
İran’ın Haşdi Şabi örgütü de Irak topraklarındaki pek çok bölgede kontrol
sağlamaya başladı. Görev ve alan dağılımını bu örgütler arasında ABD yapıyordu.
İşte, o tarihten sonra Şengal PKK’nın
kontrolüne geçti. DEAŞ’ınEzidilere yaşattığı acının benzerini uzun süredir PKK
da yaşatıyor ve500 bin nüfusa sahip Sincar Bölgesi PKK’nın zulmü sonucunda 100
bine düştü. 300-400 bin civarındaki Şengalli Ezidi, PKK’nın korkusundan dağlara
sığınmış,evlerine dönemiyor.
Geçtiğimiz Ekim ayının ilk günlerinde Bağdat
ile Erbil yönetimleri PKK ile Haşdi Şabi’nin kontrol ettiği bu bölgeyi Irak’ın
resmi güvenlik güçlerine bırakması için uyardı. Bunun için HAŞ ile PKK’ya
oldukça makul bir süre de verildi. Ne var ki PKK gibi İran’ın HAŞ’ı da bunaitiraz
ederek çatışmaların fitilini ateşledi ve geçtiğimiz haftadan beri bölgede
çatışmalar yaşanıyor. Bu çatışmalarda PKK IKYB’nin bazı kontrol noktalarına
saldırınca ölen ve yaralananlar oldu.
YPG, PKK değil mi?
Türkiye uzun süredirABD’lilere YPG’nin Suriye
PKK’sı olduğunu söylüyordu. ABD ise bunun doğru olduğunubildiği halde Türkiye’nin
bu iddiasına katılmadığını söylüyordu, çünkü bunu kabul etmesi halinde Suriye
PKK’sı YPG’ye binlerce TIR silah vermesi suç olacaktı.
ABD’nin bu tutumundan dolayı Sincar’da
olaylar farklı bir boyut kazandı. Çarşamba günü Suriye PKK’sı olan YPG 60
kişilik bir grupla IYKB Peşmergesine saldırdı, sonra saldırı devam etti. Söz
konusu saldırıda Peşmergeden ölen ve yaralananlar oldu. Bölgeden en son aldığım
sağlam bilgi Suriye’deki diğer Kürt unsurlar (ENKS) YPG’nin Peşmerge’ye
saldırmasına karşı çıktı. YPG de ENKS’ye tehditler savurduktan sonraENKS’nin bürolarını
yakmaya başladı. YPG/PKK dün de Suriye'de ENKS elemanlarına saldırdı. Bu da YPG
ile PKK’nın ayrı örgütler olmadığını göstermiş oldu.
Kâzımî Ankara’da
Irak Başbakanı MustafaKâzımî Perşembe günü
Ankara’daydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mustafa Kâzımî arasında
son yılların en önemli görüşmesi yapıldı. Pek çok konuda anlaşmalar imzalandı. İran’ın
kontrolündeki başbakanların sebep oldukları pek çok olumsuzluğu Mustafa
Kazımî’nin düzeltme çabaları takdire şayandır.
Ayrıca iki ülke arasındaki yakınlaşmada Cumhurbaşkanı
Sayın Erdoğan’ın duruşunun yanısıra,Neçirvan Barzani başkanlığındakiIKYB’nin
Türkiye’den yana bir politika izlemesinin de etkili olduğunu hatırda tutmamız
lazım.
Sorun sadece PKK olsa
Aslında konuyu sadece PKK-IKYB-Irak Yönetimi
bağlamında değerlendirir isek asıl meseleyi kaçırmış oluruz. Dr. Vahap
Coşkun’un da belirttiği gibi PKK/YPG’nin ABD’den bağımsız bir inisiyatif alması
söz konusu değildir. ABD de Sincar konusunda PKK’yi destekliyor, yoksa ABD’nin
verdiği ağır silahlarla PKK’nın Peşmerge’ye saldırması mümkün değildir.
Suriye’de YPG’yi de ESNK’yı da kuran ve kontrol eden ABD’li subaylar,ESNK’ya
saldırdığı halde YPG’ye sessiz kalarak Şengal konusundaki tavrını gösteriyor.
Bir başka oyun
İran, DEAŞ gerekçesi ile Haşdi Şabi’yi Irak’a
soktu. Sonra dönemin hükumetine HAŞ’ın Irak ordusunun resmi unsuru olmasını
kabul ettirdi. Böylece HAŞ, Kasım Süleymani’nin İran Özel Kuvvetlerine bağlı
kurduğu paramiliter güçten tam askeri bir güce dönüştürülmüştü. Dolayısıyla
sonraki yazıda yazacağımız sebeplerden dolayı HAŞ olsun, İran olsun PKK’nın
Şengal’den ayrılmasını istemiyor. Bunun için HAŞ PKK’ya kendilerinin yani Irak
resmi ordusunun kıyafetini giydirerek kamufle olmalarını sağlıyor.
Türkiye’nin Sincar’a operasyon yapacak mı?
PKK’nın amacı Sincar’ıIKBY’den koparmak mı?
Çarşamba günü devam edeceğiz, inşaallah…