Ülkemin güzel insanlarının yine bir terör saldırısı ile yürekleri dağlandı. Beşiktaş'ta sinsice gerçekleştirilen kahpe saldırıda sivillerden ve polislerimizden oluşan 48 şehidimiz ve birçok yaralılarımızın olduğu bu acı günü milletimize yaşatanlara en ağır şekilde ödetecek, cezalarını verecek güçlü bir İRADEmiz var şükürler olsun.
Rabbimden şehit yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar dilerim. Şehidlerimize de rahmet dilerim. Ne mutlu size, vatanımızın selameti için canlarınızı feda ettiniz, mekanınız cennet olsun.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın "Bizi bu şekilde korkutmayı hedefliyorlarsa unutmasınlar ki meydanı bu kahpelere bırakmayız. Mücadelesini "ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla veren bir milleti yolundan döndürecek bir silah henüz icat edilmemiştir" sözü düşmana korku vermeye devamedecektir...
Onlar korkularından sırtlanlar gibi saldıracaklar, biz de gayemizden bir milim bile ayrılmadan hedefe odaklanacağız.
Ülkemizin dünya dengelerini değiştirecek oluşumlara öncülük etmesi, dolara alternatif dünya düzenini öngörecek altın endeksli para sistemine geçilmesine önayak olması saldırıların en önemli nedenlerinden sayılabilir.
Özellikle adım adım yaklaştığımız Başkanlık sistemi ve Sivil Anayasa meselesi içimizdeki hainlere ve dışımızdaki düşmanlarımıza panik atak yaptırmaktadır. Bu iki önemli hayati meselenin çözümlenmesi demek Türkiye'nin önündeki engellerin bir bir kaldırılıp düzlüğe çıkması demektir.
Türkiye'nin düzlüğe çıkması "Dünya Beşten Büyüktür" hakikatinin adım adım hayata geçmesini sağlayacaktır. Düzlüğe çıkmasını istemeyen düşmanlarımız, ister kendileri olsun ister sahadaki terör saçan taşeronları olsun, Türkiye'nin düzlüğe çıkarak yeniden yeryüzündeki ezilen halkların hesaplarının sorulmasını asla istemeyeceklerdir. Bunun için de hertürlü sinsiliği, ahlaksızlığı, ihaneti yapacak, terörün hertürlü yöntemini kullanacaklardır.
Mücadele buraya kadar geldiğine, kimin düşman kimin dost olduğu da ayan beyan ortada iken asla ve asla geri adım atmadan onlara korktuklarını başlarına geçirip, onları korkuları ile boğmalıyız.
Sivil Anayasayı, Başkanlık sistemini de hayata geçirip, hainlerin haddini idam hükmünü getirerek vereceğiz demeliyiz.
Canla başla destek veren zor gün dostu Bozkurtlar ile birlikte mücadeleye devam edip öncelikle Başkanlık sistemine geçiş için hızlı hareket etmeli, ne gerekiyorsa Yeni Anayasa için yapılması gereken yapılmalıdır.
Hatta bir adım ötesine gidip Yeni Anayasamızda "Mecelle" den de destek almalı, Ahmet Cevdet Paşa'nın muhteşem çalışmasını yeniden yaşanılır kılmalıyız.
Böyle bir çalışmayla düşmanlarımızı iki defa boğazlamış, şehit kardeşlerimizin intikamı da almış olacağız. Adaleti tam getirecek hukuk sisteminin temerküz etmemiş olması adaletin tecellisini geciktirir. Geciken bir adalet de adalet sayılmaz.
Bir hukukçu olarak konunun ehemmiyetini bildiğimden, pratik sahadaki hukukçularımızın işleri Mecelle'nin uygulanmaya başlaması ile kolaylaşacaktır. Ecdadın bize bıraktığı muhteşem çalışmalar yeniden insanlığa hayat verir hale gelecektir.
Madem ki düşmanlarımız alçakça saldırıyorlar biz da Hak ve hakikat adına mertçe mücadele etmeli, namerdin oyunlarına mertçe karşılık vermeliyiz.
İş bu raddeye geldiğine göre, hem Başkanlık sistemine geçelim hem de hukuk sistemimiz başkanlık sistemine yaraşır şekilde yapılandırılmadı, temeli sağlam olan bir hukuk sistemi adaletin gerçekleşmesinde hayati görev yüklenecektir.
Geriye dönüşü olmayan bir yola girildi, uyuyan devin uyanmasını istemeyen alçakların kahpe saldırıları ile yüzleşmekteyiz...
Terör saldırıları ile bizleri yıldıramayacaklarını, karşı taktiklerle onlara göstermeliyiz. Bin yıllık bu topraklara kök salmış bir medeniyetin devamının temsilcileri olarak, edinmiş olduğumuz Anadolu tecrübesini, kahpe saldırganlara ve arkalarındaki sinsi odaklara anlayacakları yöntemlerle göstermeli, asla ve asla hedeflerimizden vazgeçmemeliyiz...
Daha bir azimle mücadeleye devam etmeliyiz... Vazgeçersek eğer, onurumuzu, vatanımızı, malımızı, canımızı da kaybedeceğimizi hatırlamalıyız...
Hayat, iman ve mücadeleden ibarettir. Hayatın kazanılması mücadele ile, yani cihat ile gerçekleşir... şehitlerimiz olmadan da mücadele başarıya ulaşmaz... Şehit kanları bizi yeniden köklerimizle buluşturacak, kurutulmaya çalışılan medeniyet damarlarımız böylece yeniden yaşam vermeye başlayacak...
Elbette yeni Anayasa çalışmalarında Mecelle meselesi konunun uzmanları tarafından gözönünde bulundurulmuştur. Ama yine de burada birlikte hatırlamakta fayda olabileceğine inanıyorum.