Para vakıfları denilen iktisadi bir kurumun hem sosyal hem de ticari açıdan toplumun gelişmesinde önemli bir rol üstlendiğini göz önüne alarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.
İktisadi faaliyetlerin temeli servetin kullanımından elde edilecek karın görünür kılınmasıdır. Bu yüzden insanlar kazançlarını öncelikle kar merkezli ayarladıklarından iktisadi faaliyetlerin de kar getiren bir araç olmasına önem gösterirler.
Kar unsuru her insan için temel arzu iken bir Müslüman için salt bir kar unsurunun göz önüne alınması yeterli değildir, aynı zamanda üretimden tüketime kadar geçen bütün safhalarda elde edilecek karın da meşru olması önemlidir. Meşru olmayan bir kar Müslümanın ilgi alanına girmez ve girmemelidir. Bu yüzdendir ki İslam Ekonomisi (İktisadı), İslam Bankacılığı, İslami Finans gibi müesseseler tesis edilmiştir.
Dün oturum başkanlığını yapmış olduğum bir doktora savunma toplantısında tartışılmaya sunulan doktora tezi Para Vakıfları üzerineydi.
Aynı gün gazetemize makale yazma günüm de olduğundan ne tür bir yazı kaleme almayı düşünürken, Para Vakıfları üzerine yazmanın hiç de yabana atılır bir düşünce olmadığını toplantı başlamadan kurul üyelerinden bir hocanın "ya üstat biz biliyoruz ki sizler Osmanlı döneminde bu para vakıfları konusunda çok ciddi çalışmalar yaptınız, ümmetin sosyal dokusunun refaha kavuşturulması için inanılmaz ufuklar açtınız, oysa şimdi bu anlamda pek ciddi çalışmaların olmadığını görüyor ve üzülüyoruz" sorusunu bana sorması ile fark etmiş oldum.
Her işte olduğu gibi yazmak için de bir vesile şarttır hiç kuşkusuz. Vesileler yaratan Rabbime şükrederek, kalemimi günümüz dili ile klavyemin tuşlarını parmaklarımın hizmetine verdim.
Toplumun alışık olduğu Vakıf kavramına Osmanlılar yeni bir ufuk açarak işlevini genişletmişler, toplumun adeta can damarı haline gelen vakıfların hizmet sahasına kan pompalamışlardı.
Hem dünyasının, hem de ahiretinin mamur olmasını isteyenler vakıf yapma yarışına girmişler, konularının çeşitliliğinden rakamlara sığdıramayacağımız sayıda vakıflar tesis etmişlerdir. Özellikle Sahabe döneminde vakıf bırakmayan hiçbir kimse kalmamış denilir. Yeryüzündeki ilk mabet Kabe'nin aynı zamanda ilk vakıf eseri olduğunu da hatırlarsak, vakıfsız bir toplum düşünmek imkansız hale gelir.
Her ne kadar vakıf anlayışı çok eskilere dayansa da araştırmacıların ulaşabildiği bilgilere göre bilinen ilk para vakıf örneğini Osmanlı'da görmekteyiz.
Paranın vakıf olarak kullanılmasına yönelik Şeyhu'l-İslam Ebusuud Efendi'nin (ö.1574) "nakit para vakfında, malın cinsinin (mislin) devamı, kendisinin (aynın) devamı hükmündedir" vermiş olduğu fetvası ile para vakıflarının önü açılmış, yaygınlık kazanmıştır.
Kayıtlara göre ilk Para Vakfı örneğini Fatih Sultan Mehmed Han'ın gelirinin yeniçeri ocaklarına verilen etlerin sübvansiyonunda kullanılmak üzere vakfettiği 24.000 altın tutarındaki vakıfta rastlıyoruz. Yüz yıldan daha az bir dönem içerisinde (1456–1551) 1161 civarında para vakfı kurulmuş ve bu sayı giderek artmış, şimdi de bütün dünyanın ilgi odağı haline gelecek şekilde araştırmalar yapılmakta, yeni uygulama örnekleri keşfedilmektedir.
Osmanlı döneminde paranın vakıf olarak kullanılmasına yeni bir anlayış getiren Osmanlı uleması da hayırla yad edilecektir.
Hal böyle iken Para Vakıfları konusunda İslam Aleminin ciddi çalışmalar yapmakta geri durması anlaşılır gibi değil. İşin daha da ilginci Batı dünyasında vakıf çalışmaları ve insanların Vakıf yolu ile bağış yapma alışkanlığı Müslümanlardan daha çok oluşudur. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki Batı dünyasındaki üniversitelerin çoğu bir vakfın koruması ile varlığını devam ettirmektedir.
Bu açıdan bakılınca "giving behaviour" dediğimiz insanları vermeye yönelten davranışlar iyice araştırılmalı ve toplumun bu davranışını artırıcı çalışmalar yapılmalıdır.
Batı insanı her nekadar dini değerlerini kaybetmiş olsa da kendi insanına yardım etme değerini hep canlı tutmuştur. Sayısız yerüstü ve yeraltı zenginliklerimize rağmen fakirlerin çoğunun hala Müslümanlar arasında oluşu bu acı gerçeği ortaya koymaktadır maalesef.
İşte bu yüzden Para Vakıflarının işlevi artırılarak devamettirilmelidir.