Sözüm, SÖZCÜ gibi, ağzından gerçek vatanseverlere, müminler üzerine yaylım ateş kurşunlar salan, hipnoza girmiş Müslümanlara…
Sözüm, fesat komiteleri tesirinde kalarak yörüngesine girmiş, ağır vaka birilerinin peşinde melankolik olmuş Müslümanlara…
Sözüm, gavur esaretindeymişiz gibi, dava adamlarının milletimizi maddi, manevi inkişaf ettirmesinden rahatsız olan, aslında kendisi esir olup, bizi de esarete itmeye çalışan naylon Müslüman'a…
Sözüm, Cumhuriyet, Hürriyet vs. gibi, ülkeyi dışarının isteğine göre karıştırmaya çalışan dindar görünümlü basına:
Ders sonrası ağabeylerle muhabbet ediyoruz… Emekli Albay Galip Ağabeyi, Melih Ağabeyi, hemşerim Yahya kardeş çaylarımızı yudumlarken bir kardeş Erzurum'dan aldığı bir duyumu bizimle paylaştı… 'Güya Mehmet Kırkıncı Hoca Ak Partiye oy vermeyecekmiş. ' Canım sıkılmış, bunun olacağına da ihtimal vermemiştim:
" Durun! Sıcağı sıcağına Erzurum'dan babamı arayalım ve gerçeği öğrenelim." dedim.
Babamı aradım. Onlarda sohbet ediyorlarmış, durumu anlattım babamın canı sıkıldı ve:
"oğlum bu da Paralelcilerin oyunu. Dur bak İdris kardeşe vereyim söylesin"
Telefonu İdris Ağabey aldı:
"Selahattin bey, babanın dediği gibi bu tamamen çirkin bir iftiradır. Hocamda Biz de üstadın talebeleri ile hareket ediyoruz; oyumuz Ak Partinindir…" telefondan sonra zaten inanmadığım yalana kanaatim pekişmişti. Hoparlörü açtığım için ağabeylerde aynı şeyi işitmişlerdi…
Allah hepsinden razı olsun; bütün şuurlu cemaatler ve nur talebeleri küfrün ateş ettiği yere ateş etmiyorlar, hatta onların atışlarına kalkan olmaya çalışıyorlar… Küfrün ateş ettiği yere ateş etmek peşinen naylon Müslümanlığı kabul etmektir! Tekrar üstüne basa basa söylüyorum: Biz Erdoğan'ı, Davutoğlu'nu ve kısaca Ak partiyi sade ve sadece Ülkenin maddi kalkınmasına verdikleri emek için, manevi kalkınmasına da engel olmadıkları için seviyoruz… Üst Hainlere maşa olmuşlar bilsin ki: Erdoğan ve Ak parti memlekete ve İslam'a zarar verecek olsalar biz onlardan daha fazla Erdoğan ve Ak parti düşmanı oluruz… Biz hiç kimseye göbekten bağlı değiliz… Memleketimize hizmet veren ve İslam'a düşman olmayıp, yardımcıda olmaya çalışan kim olursa olsun sever ve dua ederiz… Değilse beddualarımızı üstüne koyar Allah'a havale ederiz… Ha şunu da bilin bizim bedduamız naylonda olmaz. Duamızda Allah içindir, bedduamızda Allah içindir… Biz sizler gibi efsunlu değil, şuurla ve sadece Allah için seviyoruz Erdoğan'ı ve Ak Partiyi…
Sadece harpte, o da kafir düşmana karşı ruhsat verilen hile ve yalan çizmelerini giymiş ehli imanın üzerine yürüyen ve fesat komitelerine bilerek yada bilmeyerek uşaklık eden hasta Müslümanlar: İyileşmek en başta size iyi gelecek… Bir Müslüman hele din adına, hizmet adına yola çıkmış kişilerin, gurupların, oluşumların, yalanı silah olarak kullanmaları öyle çirkin bir şey ki… Gavurun veremeyeceği zararı tahribi bu bizim efsunlanmış Müslümanlar veriyor; hem içeride, hem dışarıda…
Kendisini dev aynasında gören, acayip makamlara yine kendisini transfer eden hasta ruhlu kişi, peşine taktığı insanları maddi ve manevi uçuruma çekiyor… Ateş edilen yer: Tüm özgürlükleri vermiş ve var olan eksiklerinde giderilmesine arzu taşıyan, memleket sevdalısı Erdoğan… Körü körüne saldıranlar, zındıkanın oluşturduğu senfoni… Bu senfoniye anlı secde gören yakışmıyor… Zaten ellerine fırsat geçtiğinde de sizi de boğacaklar... Kendi kardeşine ihanet edene, gavur bile güvenemez; iş biter hesap kesilir... Ahhh! Birde Allahın keseceği hesap var ki!…