Şu şuursuz bize bir bakın hele\u2026

0

Siz ey okuyucu, bu yazıda an an sizi yazdığım düşüncesine kapılıp bana kızmaya meylolursanız, sakın içgüdünüze adanmayın, zira ben kendimi yazdım, kendimi çizdim…

Ben kendimin kontrolünde değilim. Ben bana ait olmayan ne kadar cahiliye metaforu var ise onun aciz kölesine dönüşmüş zavallı hülyalardayım. Beni bana unutturmuşlar. Ben kendi değerlerimin düşmanı iken, hücrelerim başkasının masasında başkasının heva ve hevesine hizmette kusur etmiyor. Ruhumu ve hayallerimi, üç kuruş için kendi nefsini cariye eden adamlara sunmuş, düşmanı tanıyamamış gariban bir şark çocuğu.

Biz ve ben.

Beni ve bizi tüketim çılgınlığıyla sarhoş ederlerken, onlar benim halsizliğimin eğlencesiyle sarhoş. Ben cehaletin lideri olmuşum. Rasizmin uşağı, nazizmin narkozunda, faşismin kıskacında idealist bir mütefekkir olmuşum.

Kibrin ruhsuzluğunda, sakiliğiyle mağrur olan, şuursuz emellerin buhranında, çöküş alametleriyle dopdolu iken, ham hayaller kuran, ben gerici şovenist, İslam'ı anlayamayan, anlayamayıp yaşayamayan, yaşayamayıp anlatamayan kısır bir demagog,

ezberci bir totolog…

Biz, ben, Ebu Zer'i anlayamayan, zayıf cılız etkisiz niteliksiz birer söz gelenekçisi.

Kahvesinin köpüğünden heyecan alan klavye coşkusundaki slogan mücahidi. Ruhsuzluğumun şuursuzluğuna taklitsel konforlarla fistan dikmek tam da bizim işimiz. Taşra nefretidir bizi zapt eden, İslam'ın bütün çağlara yaydığı çağdaşlık umudunu, beynine algılatamayan bir ilkel yaratık zombiliği alameti bu bizdeki.

Nasıl da aldanmışım, nasıl da aldatmışlar, kartondan bir kuklaymışım ben, elin ellerinde oyuncak…

Nasıl da unutmuşum, nasıl da unutturmuşlar bana beni, bana Medine medeniyetini…

Yerli ve imani hayaller kokan ümitlerimi kaybetmişim. Özgüvenimizi yıkmışlar. Atalet zehrine boğmuşlar. Yüreğine şaşkınlığın hançerini saplamışlar. Muhammed Mustafa'yı sana unutturarak, sana son darbeyi vurmak istemişler. Bir Ebu Bekir olmanı engellemişler. Edep nedir, haya nedir lügatinden çıkarmak istemişler. Seni Ali'ye düşman, onun sevenlerini sana düşman eylemişler.

Unutma ki sen aşksın, aşıksın, aşıklar tepesinde iman ve adalet bayrağını coşa coşa sallayansın, sallayandın, küfre ve küffara karşı dimdik duransın, durandın. Amma ve lakin sana aşkı zina diye belletmişler. Seni ruhsuzluğun şarabıyla yıkamışlar, Seni yaşıyorken ölmekten beter etmişler. Değerlerini aşındıra aşındıra, kalbinin inancını heder etmişler.

Her cenkte yenilen sen, neden sen, ''Allah'tan başka galip yok iken'' ve sen Allah'ın yolunda iken… Üzerindeki külü silkelemenin demi gelmedi mi...

Medine medeniyetinin etrafında şekillenen uygarlık birikimini yaşamanın gönüllere fasıl fasıl yaşatmanın demi gelemedi mi?