Bendenizin de katıldığı bir televizyon yayınında avukat arkadaşımız anlatmıştı:
-Düğünde gülüp oynayan kız ve erkek tarafları arasında, “Takılar sizde kalmayacak, bizde
kalacak!” kavgası çıkıyor…
Taraflar birbirine giriyor…
Konu karakola taşınıyor…
Nikâhlı çift daha evlerine gitmeden iş bozuluyor.
İlk gece yaşanmadan konu yargıya taşınıyor.
Yepyeni evliler boşanıyor.
Bu boşanmadan dolayı, “yarım günlük koca”ya “süresiz nafaka” cezası kesiliyor.
Adam yıllardır nafaka ödüyor!
*
Hakim hiç birlikte olunmamış bir evlilik hakkında böyle bir karar verir mi?
Canlı yayında söylendi bu, orada başka hukukçu da vardı.
O da Süresiz Nafaka uygulamasının “zulme” dönüştüğünü söyledi.
Nafaka süresiz…
Son nefese kadar!
Alacaklı taraf kayıt dışı çalışıyor, gelirinin çoğunu saklıyorsa…
Fırıldaklar çeviriyorsa, ispatlaman neredeyse imkânsız.
Bir de süreç zorlu, yüksek masraflı ve stresli…
Süresiz nafakayı alan nice kişi, bu düzenli gelirden olmamak için resmi nikâh yapmıyor.
Fiilen biriyle evli gibi yaşıyor, alttan alttan aynı evde kalıyor, ortak hayat kuruyor ama kâğıt
üzerinde evli görünmediği için nafakayı almaya devam ediyor.
Bu durumda yapılması gereken, nikâh dışı birlikteliği tam mânâsıyla ispat etmek.
Bir de…
Nafaka alacaklısının “haysiyetsiz hayat sürmesi ” halinde borç kesiliyor ama…
Bunu ispat etmek de çok zor.
“Özel hayatın gizliliği” denilen bir durum var.
Boşanmış olsalar bile, eski “eş”in özel hayatını (örneğin yeni ilişkisini) gizlice
videoya çekmek kesinlikle suç.
Gayri meşru ilişkiyi nasıl ispat edeceksin?
*
Özetle, birçok durumda süresiz nafakadan kurtulmak mümkün değil.
Süresiz nafakaya mahkûm olan boşanmış kişi, bir başkasıyla evlenince de o borcu
her ay tıkır tıkır ödemeye devam ediyor…
Yani…
Süresiz nafaka uygulaması bazı çevreler tarafından “kadın hakkı” olarak sunuluyor ama mağdur edilen nice hanımefendi de var.
Süresiz nafaka ödenememesi halinde “hapis yatıran” bir mahkûmiyet.
Öncelikle nafaka alacaklısı ödenmeyen nafaka için ilâmlı icra takibi başlatıyor.
Ödeme emri tebliğ edildikten sonra 7 gün içinde ödeme yapılmazsa maaşa, emekli
aylığına veya mal varlığına haciz konulabiliyor…
Alacak bu yolla tahsil edilemezse, alacaklı, icra (ceza) mahkemesine şikâyette
bulunabiliyor. Şikâyet üzerine, ödenmeyen her dönem (aylık nafaka) için ayrı ayrı 3 aya kadar
tazyik hapsi cezası verilebiliyor.
Bu hapis ertelenemiyor, para cezasına çevrilemiyor; sadece şikâyet edilen dönemin
nafakası ödenirse tahliye olunuyor.
Birikmiş borçlar için tekrar tekrar şikâyet edilebiliyor, yani teoride fazla hapis
riski var.
Süresiz nafaka mahkûmiyeti, evet.
Bu mesele nasıl çözüme kavuşacak?
Çalışmalardan bazıları yansıyor kulislere.
Hazırlanan taslaklarda evlilik süresine bağlı sınırlı süreli nafaka modeli öne çıkıyor:
- 3 yıl evlilik → yaklaşık 5 yıl nafaka,
- 5 yıl evlilik → yaklaşık 7 yıl nafaka,
- 10 yıl evlilik → yaklaşık 12 yıl nafaka.
Kısa evliliklerde ömür boyu yük kalkıyor.
Öte yandan…
Çekişmeli boşanmalarda arabuluculuk zorunlu hale getirilecek..
Bu da öyle ümit edilir ki çok işe yarayacak.
***
Aile, süresiz nafaka, 6284’ün istismara açık olması gibi konular üzerinde en fazla duran yazarlardan biriyimdir herhalde.
Niceleri topa girmiyor.
En yerli ve milli takılanlar topa girmiyor.
İktidara en fazla destek veren olma yarışındakiler topa girmiyor.
Oysa…
Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, iktidarın birçok önde geleni bu meseleler üzerinde duruyor…
Ailemize yönelik tehditlere dikkat çekiyor.
Biz Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın “varoluşsal tehdit” olarak nitelendirdiği karanlık
tablonun ortadan kalkmasına katkı için yazıp duruyoruz.
Konuşup duruyoruz da…
Yargı paketlerine nedense girmiyor “Süresiz Nafaka’ya son” düzenlemesi…
Bekliyoruz efendim.
Ha şunu da ifade ederek bitireyim de “kişisel mesele” zannedilmesin:
Benim, şahsen "Süresiz Nafaka" derdim yok. Bir yakınımda da yok bu dert, çok şükür.
Ben, Manevi Vatan’ın zemininin kaymasından endişe ettiğim için yazıyorum bunları!
Yazmayanların böyle bir derdi yok galiba!
Kavanoz dipli menfaat dünyasında!