Suudi Arabistan, Erdoğan'ın Yamacında

0

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Umre ziyaretinin ön planda olduğu iki günlük Suudi Arabistan ziyareti gerçekleştirdi. Suudi Arabistan ziyareti Türk Medyasında 'Türkiye-Suudi Arabistan antlaştı' şeklinde lanse edilse de aslında bu gezi malumun ilanıydı. Bu seyahat gerçekleşmeden önce Suudi Arabistan, Ortadoğu'daki gelişmeler konusunda (Mısır konusu hariç) zaten Türkiye ile anlaşmıştı. Kral Selman-Erdoğan buluşması sadece Ortadoğu ve Dünya'ya resmi bir mesaj özelliği taşıyordu. Zira, Erdoğan'ın yeni Kral Selman ile görüşmesi otuzar dakika heyetler arasında, otuzar dakika da devlet başkanları arasında baş başa gerçekleşmişti.

Osmanlı İmparatorluğu dağıldıktan sonra Ortadoğu'da İslam'ın liderliği için İran ve Türkiye karşı karşıya gelirken, Arap toplumun liderliği için Suudi Arabistan ve Mısır çekişmiştir. Seküler veya Muhafazakar yönetimler dönem dönem yer değişse devakanın ana ekseni bu. Her ne kadar Ortadoğu, Mısır'da Mursi iktidarı devrilinceye kadar Türkiye'nin lehine şekillense de Darbeci Sisi'nin iktidarından, Yemen'in Husiler tarafından ele geçirildiği tarihe kadar İran-Suudi Arabistan ortaklığıyla Türkiye'nin aleyhine dönmüştü. Tam da ''Değerli Yalnızlık'' söylemi bu döneme gelmektedir. Bu bağlamda İran ve Suudlar bölgeyi kendi çıkarlarına göre şekillendirmek istemesine rağmen, Türkiye'nin Ortadoğu politikalarıyla uyuşmuyordu.

Suudi Arabistan Politikasındaki Değişim

Mısır darbesinde karşı karşıya gelen Türkiye ve Suudi Arabistan, Kral Abdullah'ın vefatına kadar, iki ülke arasında 'Soğuk Savaş' yaşanmaktaydı. Ancak, Yemen'de İran darbesinin gerçekleşmesiyle, Suudi Arabistan iç siyasetini etkileyebileceği ve Ortadoğu'daki etkinliğinin de zarar görebileceği düşüncesi, Suud yönetiminin Ortadoğu politikalarında değişime neden oldu.

Türkiye ve Suudi Arabistan, Suriye'de Esed'in gitmesini istiyor. Her iki ülkede Suriye muhalefetini destekliyor ve yardım ediyor. Suriye'de Sünni bir yönetimin işbaşı yapması konusunda da benzer bir görüş hakim. Lakin Müslüman Kardeşler'in (İhvan) Arap Baharı'nda olduğu gibi demokratik yöntemlerle bir dalga yaratması, Suud Monarşisi'nin korkutuyor. Aslında Yemen'de Husi darbesine kadar da İhvan'a karşı olmasının olumsuz yönlerini de umursamıyorlardı.

Öncelikle belirtelim Suud halkı, Krallıktan memnun değil. Memnuniyetsizlik %80'in üzerinde. Suud krallığın, seküler darbeci Sisi'nin yanında yer alması ve maddi yardımlarda bulunması çelişkili ve ahlaksız bir politika olarak yorumlanıyor. Son olarak Yemen'de İran'ın yönetimi ele geçirmesiyle Suudlar istemeden olsa Türkiye ile buzları eritmek istiyor. Çünkü Suudi Arabistan Krallığı'nın birinci gayesi, Krallığın bekası ve kadim rakibi/hasmı İran'ın her geçen gün artan etkisinin önünü kesmek. Bu arada müttefiki ABD yönetiminin Suudi Arabistan'a rağmen İran'la ilişkileri ilerletmek istemesi ve Yemen'de Husilerle diyalog arayışı içinde olması, son olarak ABD baskısıyla petrol fiyatlarını düşürmesi, Suudi Arabistan'ın politikalarında değişikliğe yol açtı. Suud yönetimi, beş gün içinde önce Ürdün Kralı Abdullah, sonra darbeci Sisi, arkasından Erdoğan'la görüşmesini İran'a karşı, Sünni bir blok oluşturma çabası olarak da yorumlanabilir.

Erdoğan'ın ziyareti sırasında değindiği üzere, 'Mısır konusunda' görüş farklılığı olsa da Türkiye ve Suudi Arabistan, Ortadoğu'da ki birçok konuda hem fikir. Suudlar, Monarşinin geleceği için İhvan konularında kırmızı çizgileri bulunsa da, Türkiye'nin hatırına ve Yemen'de Husilere karşı oluğu için, İhvan'a karşı bir yumuşama söz konusu. Bu arada ABD'deki Suud Diasporasının Türkiye'ye karşı negatif tavırlarını unutmamak gerek.

Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesi beklenirken Musul, Halep ve Yemen'de yeni gelişmeler ışığında taşlar yerine otururken, son sözün Türkiye'nin söyleyeceği açıkça ortadır. Dolayısıyla, Devletin başı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderlik vasfı, söylemleri, takındığı tavır, aldığı politik kararlar bölgenin geleceğini kuşkusuz etkileyecektir. 'Kuyruğu dik tutma' politikası yürüterek pragmatik davranan Suud yönetimi, İran etkisine karşı Türkiye ile dolayısıyla Erdoğan'ın yanında olduğunu dünyaya ilan etti. Sonuç olarak,Suudi Arabistan, İran'la Ortadoğu'da kapışmak için Suudi Arabistan iç siyasetini etkilememesi için İhvanla karşı karşıya gelmek istemiyor. Bunun için tek umutları İhvan'la barışmak veya sürtüşmemek. Türkiye ile iyi ilişkiler sürdürmek istiyor. Son söz olarak Başbakan Davutoğlu'nun da belirttiği gibi "Türkiye olarak Orta Doğu'daki değişim dalgasının öncüsü ve lideri olmaya devam edeceğiz."

Yazıyı yazdığım saatlerdeKrallığın sahip olduğu Saudi Arabian Oil Co petrol şirketi son 3 yılın en yüksek petrol zammını yaptı. Erdoğan'ın güvenini almak sanırım böyle bir şey. Yanaşın bakalım Erdoğan'ın yamacına…

Hüsamettin Aslan

@HusamettinAslan

drhusamettin@hotmail.com

Düzeltme:

Geçen Hafta kaleme aldığım yazıda Süleyman Şah'ı Osman Gazi'nin Babası olarak hatalı ifade etmişim, doğrusu Osman Gazi'nin Dedesi olarak ifade etmem gerekirdi. Bu yanlışlıktan ötürü okuyucularımdan özür dilerim.