YAZARLAR

Tüm Yazıları Talip Koktaş

Bakış açısı

29.06.2020 00:01

İki kere iki her zaman dört etmiyor. Çok iddialı bir söz olduğunun ve matematikçilerin, hatta en ufak bir matematik bilgisi olanların bile bu söze hemen itiraz ettiklerini duyar gibiyim. Olur mu kardeşim, iki kere iki her zaman dört eder, bu güneşin doğudan doğması ve batıdan batması gibi gerçektir ve asla itiraz kabul etmez deyişlerinizi buradan duyuyorum. Evet, kendinize göre haklısınız. Sizin dediğiniz gibi olsun var sayalım ve iki kere iki dört etsin. Ama bu yazımda sonuç dört olmayacak, buna emin olabilirsiniz. Neyse meseleyi polemik konusu yapmadan müsaadenizle yazımıza devam edelim.

Nerde kalmıştık? İki kere iki her zaman dört etmez demiştim ve tepkiler gecikmeden gelmeye başlamıştı ve biz tepkileri şimdilik bir kenara koyarak yazımıza devam ediyorduk.

Dünyada milyarlarca insan var ve her insan kendi içinde ayrı bir dünyadır. Her birinin zihin dünyası, kalp çarpıntısı, nefes alışverişi ve hatta sesi bile birbirinden farklıdır. Bir insanı çoğu zaman sesinden tanır ve diğer insanlardan ayırt edebiliriz. Böyle bir dünyada insanlara söyleyeceğiniz sözlerin onlardaki tesirinin aynı olmasını beklemek de haliyle imkânsız gibi görünüyor.

Bir babanın iki evladına verdiği aynı öğütten evlatların anlayışı ve uygulayış biçimleri bile farklı oluyor. Kardeşler bile aynı kaynaktan beslendiği halde ileriki hayatlarında farklı tercihlerde bulunabiliyor ve farklı yaşamları seçebiliyorlar. Bu durum maddî ve gözle görülebilir bir şeyi almak için böyleyken soyut olan nasihat ve akıl verme işinin karşındaki muhatabında aynı etkiyi göstermesini beklemek ve aynı tepkiyi alacağını düşünmek biraz ütopik geliyor insana.

Karşımızda bulunan insanlara anlattığımız her şey öncelikle o insanın o güne kadar getirdiği bilgi, birikim, deneyim ve ırsî özelliklerinin süzgecinden geçerek şahsî istekleri çerçevesinde şekillendikten sonra onun hayatında vücut bulmaya başlıyor. Bazen de insanlar kendilerine anlatılan öğütleri hiç dinlemeden direkt olarak hayat çöplüğüne atıveriyor.

Bir öğretmen bir sınıfta bulunan bütün öğrencilere aynı şeyleri anlatmasına rağmen sınav yaptığında öğrenciler farklı puanlar alıyor. Bu da onların karşılarına çıkan olaylara verdikleri tepkilerle ilgilidir. Ayrıca yukarıda da değindiğimiz gibi geçmişten gelen bir takım özellikleri ile ilintilidir. Aynı puanı almalarını beklemek tek tip insan yetiştirdiğimiz anlamına gelmiştir ki bu konu daha büyük problemlere kapı aralamış oluyor demektir. Eğer durum böyle ise ve tek tip insan yetiştirmiş isek işte o zaman iki kere iki dört etmiş demektir. Kanımca böyle bir durum istisnadan öte değildir.

Çok değer verdiğimiz bu hayat, kim bilir belki de bu kadar değerli değildir ve geldik, gördük, gidiyoruzdur.

Bir de olayın şu boyutu var: Daha önce hiç baklava görmemiş birine istediğiniz kadar baklavanın tatlı ve lezzetli bir şey olduğunu anlatın, o bunu anlamayacaktır. Baklavanın şeklinden bahsettiğiniz zaman daha önce kafasında o şekle benzer eşyalarla onu eşleştirecek ve kendi zihnine göre ona bir anlam verecektir. Bunun doğurduğu sonuca ise şekilcilik denmektedir ve bu da olayın nitelikten ziyade nicelik boyutuyla ilgilenir.

İnsanların nitelik değil de niceliğin, soyut değil de somutun peşinden gitmesinin temelinde kendi aklını referans alıp aklının üstünlüğüne inanması ve maalesef ki şahsi egosu yatmaktadır. Bu da insanı uçurumun kenarına geldiğini fark ettirmeden büyük bir boşluğa bırakacaktır. O zaman iş işten çoktan geçmiş olacaktır. İnsan uçurumdan aşağı düşerken hala iki kere iki dört eder iddiasını bağıra bağıra son çırpınışlarıyla söylemeye devam edecektir.

Evet, şimdi ilk sözümü hatırlayalım; iki kere iki dört eder ama iki kere iki her zaman dört etmez. İçimizde yeni şeylere kapı açmak ve bakış açımızı değiştirip ufkumuzu genişletmek umuduyla, kalın sağlıcakla...

Son Haberler

  • 1

    UMAD Yüksek İstişare Kurulundan Ayasofya'ya ilişkin açıklama

  • 2

    Almanya'dan Libya'da 'Sirte ve Cufra' teklifi

  • 3

    Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem

  • 4

    Sivas'ta sağanak sele neden oldu

  • 5

    Galatasaray'ın ilk 2'ye girme şansı kalmadı

Ayakkabı kokusu nasıl geçer?
Mide bulantısına ne iyi gelir?
Gözde kızarıklık neden olur?
İçki ve kumar neden haram?
Sadaka yerine geçen dua
Yasin suresi, Yasin suresinin okunuşu ve anlamı
Müminun suresinin faziletleri ve faydaları
Müminun suresinin nüzul sebebi...
Müminun suresinin okunuşu nasıldır?
Ağız kanserinin belirtileri nelerdir?
Kaplumbağa kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Kabıd zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(08.07.2020)
Dolar ne kadar? 08.07.2020
İslam'da içki içmek neden haram?
Bel fıtığı ameliyatsız nasıl geçer?
Şeker hastalığı neden olur?
Baş ağrısına ne iyi gelir?
Fakirlikten kurtulmak için okunacak dua ve sureler
Saffa suresi, Saffat suresinin okunuşu ve anlamı
Nur suresinin faziletleri ve faydaları
Nur suresinin nüzul sebebi...
Nur suresinin okunuşu nasıldır?