Son günlerdeki gelişmeler bölgemizde ciddi değişimlerin olacağının işaretleri aslında. Peygamber Efendimiz'in (sav) müjdesinden hatırlıyoruz Roma'nın da fetholunacağını.
Bütün İslam Alemi'nin şerefle yadettiği 1453 Ortaçağ'ın kapanıp yeni çağın açıldığı, din düşmanlarının burunlarının sürtülüp inananların izzet ve şereflerinin bağışlandığı gün idi. Roma'nın Doğusu fethedilmiş Batısı fethedileceği günü beklemeye başlamıştı.
Doğu Roma'nın yani İstanbul'un fethedilmesi ile Batı dünyası yasa boğulmuş, İslam Alemi ve Müslümanlar mutluluğa garkolmuştu. Peygamber Efendimizin (sav) müjdesine nail olmaktan duydukları şerefle hem onurlanmışlar hem de tevazuyu kuşanmışlardı. Bu tevazu ile Allah (cc) nice önü alınmaz fetihlerin kapısını da aralayıvermişti.
Roma'nın fethinin gerçekleştirilebilmesi öncelikle İstanbul'un aslına dönderilmesi, yarı kalan Roma'nın fethinin tamamlanmasına bağlı. Bunun için bir çok olağanüstü gelişmelere hazırlıklı olmamız, bütün Müslümanları kapsayıcı, kardeşlik bilincini güçlendirici birliktelikleri gerçekleştirmemiz gerekiyor.
Aramızdaki mezhebi, dili, ırki ve coğrafi farklılıkları ayrım nedeni haline getirmeden, farklılığın zenginlik olduğu anlayışını geliştirip birlik ve beraberliğimizi sağlayıcı değerleri yüceltmemiz gerekiyor.
Bir elin parmaklarınının farklı boyutta olması nasıl ki yumruk olmanın gereği ise, ümmetin farklılıklardan oluşması da güçlü olmanın gereğidir. "Ümmetimin ihtilafı rahmettir" vizyonunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki birlik ve beraberliğimiz bozulmasın. Farklılığımızı zenginlikten ziyade, ayrılık nedeni olarak görürsek düşmaların oyuncağı haline geliriz.
Türkiye'nin kalbi İstanbul'u ve buna bağlantılı olarak bütün Türkiye'yi ve İslam Alemi'ni NATO'nun istilasından kurtardığımız gün yarı kalan Roma'nın fethi de başlamış olacak.
Ayasofya Camisi'nde ezanların okunmaya başlaması da fethin işaretlerinden biridir. Çok yakında İstanbul tamamen özüne dönderilecek ve akabinde Roma'nın fethine kapı aralanmış olacak Allah'ın inayetiyle.
İslam Alemi'ndeki bütün kan ve gözyaşının nedeni de İstanbul'un yeniden İslam ile bollaşmasına zemin hazırlamak içindir. Komşularımız ve ülkemizdeki sıkıntılar da doğumu beklenen bebeğin sancıları gibi, fethi beklenen Roma'nın sancılarıdır.
Allah (cc) kaderi ilahiyesini adım adım uyguluyor. Türkiye'nin NATO istilasından kurtarılabilmesi için yaşanması gerekenler var. Sancılar geldiği zaman acılar yaşanır, sonra mutluluk gelir. Bu defaki sancıların sonunda Müslümanlar huzura kavuşurken tuzak kuranlar ettikleriyle başbaşa kalacaklar.
Birbiriyle vuruşacak olanlar Müslümanlar olmayacak bu defa. Açıkça söylemek gerekirse "devlerin savaşı" olacak. Rusya son hızı ile savaş hazırlıklarına giriyor yıllarca kendisini zayıflatmak için ordular kurmuş, teknolojiler üretmiş ABD ile. Bir bakıma bu NATO'nun bölgeden çıkarılmasına yönelik bir savaş olacak.
Son günlerdeki gelişmeler de bu yönde. Yeryüzünde dengenin sağlanabilmesi için belirli aralıklarla Kainatın Yaratıcısı bir toplumu başka bir toplumla yok eder. Tuzaklar kuran, dürüst savaşmasını beceremeyen ABD ve yandaşları yok olacaklar. Clinton'un yada Trump'un kazanmış olması sonucu değiştirmeyecek.
Yaptıkları yüz yıllık zulümlerin cezasını sadece yenilmekle değil, tarih sahnesinden silinerek ödeyecekler. "Eğer Allah'ın, insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu," ayeti kerimesi tahakkuk edecek. Yeryüzünün yeniden huzuru buna bağlı.
Şimdi uzun zamandır yeryüzünde bozgunculuk çıkartan, dünyayı kan gölüne çevirenlerin yok edilme zamanı. Bunun için de Calut'un Talut ile yokedilmesi gibi NATO ve sırtını onlara dayayanlar hep birlikte yok edilecekler. İşte bu yüzden Türkiye tamamen NATO'nun etkisinden kurtulmak zorundadır.
Hiçbir oluşum tesadüfi değildir. FETÖ tuzak kurmuştu, ama sırtını dayadıkları ile birlikte tuzağa çekiliverdiler.
Fravun, Musa (as) ve ona inananları takip ederek bir bakıma Kızıl Deniz'de yokedilecekleri kaderi ilahiyesine doğru çekiliyor, Ebrehe ve Ordusu yok edilmek için Mekke'ye çekiliyordu. Onlar tuzak kuruyorlar, Allah da onları tuzağa çekiyordu.
Şimdi gelişmeleri bu yönde değerlendirerek Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşmasını doğru analiz edip sağlıklı tabana oturtmamız gerekiyor. Batı dünyası yaptıkları zulümlerde aşırıya kaçmışlar, Müslüman'ı Müslüman'a kırdırmışlar, teröristleri gizli ve alenen destekleyip masum insanları evlerinden, yurtlarından etmişler, çoluk çocuk demeden zulmü kemiğe dayandırmışlar. Artık bundan ötesi yok...
Tarih yeni bir döneme giriyor...